Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2024-4-036 (Ortak Girişim) Karar Sayısı : 24-41/981-424 Karar Tarihi : 10.10.2024 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Birol KÜLE Üyeler : Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN, Cengiz ÇOLAK, Rıdvan DURAN C. BİLDİRİMDE BULUNAN : - Turk Elektronik Para Anonim Şirketi Temsilcileri: Av. Dr. Cihan DOĞAN, Dr. Buğra KESİCİ, Av. Ferhat DOĞAN, Av. Deniz TANLI Gürsel Mah. İmrahor Cad. No: 29, Premier Kampüs Ofis, A127, 34400 Kağıthane/İstanbul (1) D. DOSYA KONUSU: Turuncu Holding AŞ’nin kontrolü altında bulunan Turk Elektronik Para Anonim Şirketi tarafından Nebim Neyir Bilgisayar Sanayii ve Hizmetleri Anonim Şirketi’nin hisselerinin bir kısmının devralınması ile anılan teşebbüs üzerinde ortak kontrol kurulması işlemi. (2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 29.08.2024 tarih ve 55752 sayı ile intikal eden, 08.10.2024 tarih ve 57359 sayı ile eksiklikleri tamamlanan bildirim üzerine düzenlenen 09.10.2024 tarihli ve 2024-4-036/Öİ sayılı Ön İnceleme Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır. (3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle dosya konusu işleme izin verilmesinde sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir. G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME (4) Yapılan bildirim ile Turuncu Holding AŞ’nin (TURUNCU HOLDİNG) kontrolü altında bulunan Turk Elektronik Para Anonim Şirketi (TURKPARA) tarafından Nebim Neyir Bilgisayar Sanayii ve Hizmetleri Anonim Şirketi’nin (NEBİM) hisselerinin %(.....)’inin devralınması işlemine izin verilmesi ve böylelikle NEBİM’in ortak kontrolünün devralınması işlemine 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) ve 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ (2010/4 sayılı Tebliğ) çerçevesinde izin verilmesi talep edilmektedir. (5) Bildirim konusu işlemin temelini taraflar arasında 15.08.2024 tarihinde imzalanan Pay Alım ve Satım Sözleşmesi ile Pay Sahipleri Sözleşmesi oluşturmaktadır1. İşlemin ekonomik gerekçesi, “(.....)” şeklinde belirtilmektedir. Bildirilen işlemin ekonomik değerinin ise (.....) şeklinde hesaplanacağı ifade edilmektedir. (6) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin birinci fıkrasına birleşme ve devralma sayılan hallerden biri olarak; “kontrolde kalıcı değişiklik meydana getirecek şekilde bir veya daha fazla teşebbüsün tamamının ya da bir kısmının doğrudan veya dolaylı 1 Söz konusu sözleşmeler TURKPARA ile NEBİM hissedarları arasında imzalanmıştır. B. RAPORTÖRLER : Esma AKSU, Ali GEZBELİ, Rabia BALTACI, Orhan Enes ÖZERDEM
24-41/981-424 2/15 kontrolünün, hisse ya da mal varlığının satın alınmasıyla, sözleşmeyle veya diğer bir yolla bir ya da daha fazla teşebbüs veya hâlihazırda en az bir teşebbüsü kontrol eden bir veya daha fazla kişi tarafından devralınması” hali sayılmıştır. (7) Bununla birlikte 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Bağımsız bir iktisadi varlığın tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak girişimin oluşturulması, bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bir devralma işlemidir. Bu tür işlemlerde, işlem taraflarının her biri devralan olarak kabul edilir.” hükmüne yer verilmiştir. (8) 2010/4 sayılı Tebliğ’e ek olarak ayrıca, Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz’un (Kontrol Kılavuzu) 78. paragrafında “(…) birkaç teşebbüsün başka bir teşebbüsün tamamının ya da bir kısmının ortak kontrolünü üçüncü kişilerden devralmalarını içeren ve 17. paragrafta belirtilen kriterleri karşılayan bir işlem, tam işlevsellik kriterini göz önünde bulundurmak gerekmeksizin, Tebliğ uyarınca Kanun kapsamında bir yoğunlaşma teşkil edecektir.” denilmektedir. (9) 2010/4 sayılı Tebliğ’in yukarıda yer verilen maddesi uyarınca ortak girişimler bakımından aranan koşullar; kurulan ortak girişim şirketinin, kurucu teşebbüsler tarafından “ortak kontrol” altında tutulması ve kurulan şirketin, “bağımsız bir iktisadi varlık” niteliği taşımasıdır. Bununla birlikte Kılavuzun 78. paragrafında yer verilen kılavuz hükmü uyarınca tam işlevsellik kriteri yapılan değerlendirmede göz önünde bulundurulmayacaktır. Bu doğrultuda bildirime konu olan işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ kapsamında tam işlevsel bir ortak girişim niteliğini haiz olup olmadığı bakımından yalnızca ortak kontrolün bulunup bulunmadığı incelenecektir. 2010/4 sayılı Tebliğ uyarınca ortak kontrolün bulunmasına yönelik değerlendirmelere aşağıda yer verilmektedir: (10) Ortak kontrolün varlığının gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit ederken ana teşebbüslerin eşit oy hakkına sahip olması veya karar organlarında eşit üyeyle temsil edilmesi; ana teşebbüslerden bazılarının azınlık paylarına sahip olmasına rağmen veto haklarını elinde bulundurması, oylamalarda ortak hareket edilmesi gibi hususlar belirleyici olmaktadır. Yani, ortak kontrol sadece hissedarlık yapısıyla değil, karar alma süreci, yönetim mekanizması, şirketin önemli kararlarında veto hakkının varlığı, hukuki/fiili olarak oy haklarının birlikte kullanılması ihtimalleri ve belirleyici oyun (casting vote - kesin neticeyi belirleyen oy) yokluğu gibi faktörlerin değerlendirilmesiyle, niceliksel olmaktan çok niteliksel olarak test edilen bir kavramdır. (11) Halihazırda NEBİM’in %100 hissesine sahip olan SİSA2, GÖDEK3 ve DEMİROĞLU4 aileleri, sahip oldukları payların %(.....)’ini satmayı ve %(.....)’sini kontrolünde tutmaya devam etmeyi planlamaktadır. Bu kapsamda işlem öncesi SİSA, GÖDEK ve DEMİROĞLU aileleri tarafından değişen ittifaklarla5 kontrol edilen NEBİM’in hisselerinin %(.....)’inin TURKPARA tarafından devralınmasıyla birlikte NEBİM’in SİSA AİLESİ ve DEMİROĞLU AİLESİ ile TURKPARA aracılığıyla TURUNCU HOLDİNG tarafından ortak kontrol edilmesi planlanmaktadır. İşlem sonrası GÖDEK AİLESİ’nin fiili olarak şirket yönetiminde söz sahibi olmayacağı belirtildiğinden ortak kontrolün taraflarının TURKPARA ile birlikte SİSA AİLESİ ve DEMİROĞLU AİLESİ olduğu değerlendirilmektedir. 2 (.....) (%(.....)) ile (.....) (%(.....)) SİSA AİLESİ olarak anılmaktadır. 3 (.....) (%(.....)), (.....) (%(.....)), (.....) (%(.....)) GÖDEK AİLESİ olarak anılmaktadır. 4 (.....) (%(.....)), (.....) (%(.....)) ve (.....) (%(.....)) DEMİROĞLU AİLESİ olarak anılmaktadır. 5 2021-2024 yılları arasında gerçekleştirilen yönetim kurulu toplantılarına katılan isimler incelendiğinde her aileden en az bir yönetim kurulu üyesinin çoğunlukla yönetim kurulu toplantılarına katılım sağladığı anlaşıldığından işlem öncesinde NEBİM’in değişen ittifaklarla kontrol edildiği değerlendirilmektedir.
24-41/981-424 3/15 (12) Kontrol Kılavuzu’nun 51. paragrafında “Ortak kontrol, iki ana şirket arasında oy haklarında ya da karar alma organlarındaki temsilde eşitlik olmadığı durumlarda veya ikiden fazla ana şirket olduğu hallerde de söz konusu olabilir. Şöyle ki azınlık hissedarlarının ortak girişimin stratejik ticari davranışı için gerekli olan kararları veto etmelerini sağlayan haklara sahip olduğu durumlarda ortak kontrolden söz edilebilir. Veto hakları ortak girişimin ana sözleşmesinde ya da ana şirketler arasındaki hissedarlık anlaşmasında belirlenmiş olabilir. Veto hakları genel kurul toplantılarındaki karar alma nisapları vasıtasıyla ya da ana şirketlerin yönetim kurulunda temsil edildiği ölçüde yönetim kurulu vasıtasıyla kullanılabilir.” ifadeleri yer almaktadır. (13) Taraflar arasında imzalanan Pay Sahipleri Sözleşmesi’ne göre TURKPARA’nın NEBİM’in paylarının %(.....)’ine tekabül eden (A) grubu payların sahibi olacağı, NEBİM’i hâlihazırda değişen ittifaklar ile kontrol eden ve bildirilen işlem ile paylarının belli bir kısmının satışını gerçekleştirecek olan SİSA, GÖDEK ve DEMİROĞLU ailelerinin ise devre konu teşebbüsün %(.....)’sine tekabül eden (B) grubu paylara sahip olacağı ifade edilmektedir. Ayrıca Pay Sahipleri Sözleşmesi’nin, “Şirketin Kurumsal Yönetimi” başlıklı 8. maddesine göre, NEBİM’in yönetim kurulunun genel kurul tarafından seçilen toplam beş üyeden oluşacağı, bunlar arasından üç üyenin (A) grubu pay sahibi TURKPARA tarafından aday gösterileceği, iki üyenin ise (B) grubu pay sahiplerinin/azınlık hissedarların çoğunluğu tarafından aday gösterileceği görülmektedir. (B) grubu pay sahiplerine beş kişiden oluşacak yönetim kuruluna iki üye önerme imtiyazı tanınmış olup söz konusu düzenlemenin dışında (B) grubu pay sahipleri arasında yönetim kurulu üyesinin seçimine ilişkin ayrı bir sözleşme imzalanmamıştır. Öte yandan atanacak iki yönetim kurulu üyesinin de aynı aileden seçilmesinin planlanmadığı, yönetim kuruluna azınlık hissedarlar tarafından atanacak kişilerin SİSA AİLESİ üyelerinden (.....) ve DEMİROĞLU AİLESİ üyelerinden (.....) olacağının öngörüldüğü ifade edilmiştir. Pay Alım ve Satış Sözleşmesi’nin 6.2.6.2. maddesine göre de (B) Grubu Pay Sahipleri’nin aday göstereceği (.....) ve (.....)’nun yeni yönetim kurulu üyeleri olarak atanacağı hükme bağlanmıştır. (14) Pay Sahipleri Sözleşmesi’nin “Toplantı ve Karar Yeter Sayısı ve Oylama” başlıklı 8.7. maddesine göre, yönetim kurulu toplantıları için toplantı yeter sayısının yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğu ile karar yeter sayısının ise toplantıya katılan yönetim kurulu üyelerinin basit çoğunluğu ile belirleneceği hükme bağlanmıştır. Önemli yönetim kurulu kararlarına6 ilişkin gerçekleştirilen yönetim kurulu toplantılarında ise en az bir (B) grubu yönetim kurulu üyesinin de toplantıya katılımı ve gereken nisaba ek olarak karar alınabilmesi için en az bir (B) grubu yönetim kurulu üyesinin olumlu oy vermesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle (B) grubu yönetim kurulu üyeleri stratejik kararlara (bütçenin onaylanması ve bütçede değişiklik yapılması) ilişkin veto hakkına sahip olacaktır. (15) Bu kapsamda anılan Sözleşme hükümleri çerçevesinde (A) grubu hissedarlardan TURKPARA’nın (B) grubu hissedarlardan SİSA AİLESİ ve DEMİROĞLU AİLESİ üyeleri tarafından atanacak iki üyeden herhangi biri ile NEBİM’in önemli yönetim kurulu kararlarında işbirliği içinde hareket etmek zorunda olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Pay Sahipleri Sözleşmesi’nin 14. maddesine göre, kilitlenme halinde belirleyici 6 Pay Sahipleri Sözleşmesi’nin 8.8. maddesinde ise önemli yönetim kurulu kararları arasında; (.....) NEBİM’in ticari faaliyetlerine ilişkin stratejik kararlar olup Pay Sahipleri Sözleşmesi ile tanınan diğer konulardaki veto hakları ise daha ziyade finansal menfaatlerin korunmasına yöneliktir.
24-41/981-424 4/15 oy yetkisi ana şirketlerden hiçbirine verilmemiş olup bu durum her bir tarafça atanacak temsilciler arasında müzakere yoluyla çözülecek şekilde kurgulanmıştır7. (…..)8. (16) Kılavuzun “Ortak Kontrol” başlığında altında “3.3.4. Ortak Kontrole İlişkin Diğer Etkenler” başlığının 68. paragrafında yer alan “Belirleyici Oy” alt başlığında ““Ortak kontrolün var olması için belirleyici oyun tek bir ana şirkete ait olmaması gerekir, zira bu gibi bir durum belirleyici oya sahip olan şirketin tek kontrolüne yol açacaktır. Bununla birlikte, söz konusu belirleyici oyun uygulamadaki önemi ve etkililiği kısıtlıysa ortak kontrol de mümkün olabilir. Belirleyici oyun yalnızca bir dizi tahkim aşamasından ve uzlaşma girişimlerinden sonra veya çok kısıtlı bir alanda uygulanabilmesi halinde, ya da belirleyici oyun kullanılmasının bir satış opsiyonunu tetiklediği ve bunun ciddi bir mali külfet ifade ettiği durumlarda, ya da ana şirketlerin karşılıklı bağımlılığının belirleyici oyun kullanılmasını mümkün kılmadığı hallerde belirleyici oyun varlığına rağmen ana şirketlerin ortak kontrolünden söz edilebilir.” hükmü yer almaktadır. (17) Görüldüğü üzere ilgili Kılavuz hükmünden de yola çıkarak dosya konusu işlem değerlendirildiğinde kilitlenme halinde tarafların belli süre içerisinde karşılıklı olarak anlaşamamaları durumu ilgili Kılavuz maddesinde belirtilen uzlaşma girişimlerine işaret etmekte veya devamında yer alan satış opsiyonu şeklinde bir çözüm sunulmasının ortak kontrole yol açabileceği açıkça belirtilmiştir. Ayrıca ortak girişime konu çok sayıda kurul kararı incelendiğinde9 de kilitlenme halinde belirleyici etkinin kimseye verilmediği nihayetinde anlaşmazlık konusuna ilişkin ortak girişimin feshi veya bir ortağın diğer ortağa hissesini devretmesi şeklinde çözümlerin sözleşmeyle düzenlendiği görülmektedir. (18) Bu noktada öncelikle (B) grubu hissedarların kendi aralarında karar alma yetkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda (B) grubu pay sahipleri içerisinde bulunan kişilerden hiçbirinin tek başına karar alabilecek çoğunluğa sahip olmadığı, (B) grubunun önereceği yönetim kurulu üyelerinden yalnızca birinin bile anılan karara olumlu oy vermesinin kararın alınması için yeterli olduğu, bu açıdan NEBİM’in stratejik kararlarının alınmaması için (B) grubu pay sahiplerinin önerdiği yönetim kurulu üyelerinin ikisinin de toplantıya katıldığı kurguda ikisinin de birlikte olumsuz oy vermesi gerektiği, aksi halde bu iki yönetim kurulu üyesinden birinin olumlu oy, diğerinin olumsuz oy vermesi durumunda dahi ilgili kararın alınabildiği anlaşılmaktadır. Şöyle ki tarafların ancak birlikte hareket etmeleri halinde söz konusu veto hakkının azınlık hissedarları bakımından belirleyici etki uygulama imkanı vereceği görülmektedir. (19) Bu doğrultuda, (B) grubu yönetim kurulu üyelerinin, birlikte hareket ederek, önemli yönetim kurulu kararlarının alınmasını engelleme imkânı/olasılığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Taraflardan elde edilen bilgilere göre, işlem öncesinde NEBİM’in 7 Pay Sahipleri Sözleşmesi’nin 14.1. maddesi (.....) hükmünü haizdir. 8 Bahse konuya hükme ilişkin Sözleşmenin 14.2. maddesi şu şekildedir: (.....) 9Kurulun 21.12.2023 tarih ve 23-60/1182-422 sayılı MHI-MEC kararında, taraflar arasında imzalanan Ortak Girişim Sözleşmesi’nin 26. maddesinde yer alan “Çözümsüzlük” başlığında tarafların stratejik konularda anlaşamaması durumunda bir kilitlenmenin meydana geleceği, (.....) ifade edilmiştir. Benzer şekilde Kurulun 08.12.2022 tarih ve 22-54/829-339 sayılı Dalsan-Rigips kararında, taraflar arasında imzalanan Hissedarlar Sözleşmesi’nin 3.4.2. maddesinde yer alan “Kilitlenme” başlığında tarafların stratejik konularda anlaşamaması durumunda bir kilitlenmenin meydana geleceği, (.....) belirtilmiştir. Benzer şekilde 30.06.2022 tarih ve 22-29/486-195 sayılı Goldman-Sojitz kararında, taraflar arasında imzalanan Ortak Girişim Sözleşmesi’nin 8. bölümünde “Deadlock (Tıkanma) ve Çekilme” başlığında tarafların stratejik konularda anlaşmazlığına düştüğünde bir kilitlenmenin meydana geleceği, (.....) hükme bağlanmıştır.
24-41/981-424 5/15 stratejik kararlarının NEBİM’in ticari menfaatleri doğrultusunda, ortak olarak aynı doğrultuda alındığı, farklı yönde karar alınmadığı belirtilmiştir. Bununla birlikte devralma işlemi sonrasında azınlık hissedarlar tarafından atanacak üyelerin aynı yönde karar alacağını hükme bağlayan herhangi bir düzenleme bulunmasa da işlem öncesinde olduğu gibi NEBİM’in ticari menfaatleri gözetilerek aynı doğrultuda karar alınmasının beklendiği ifade edilmiştir. Konuya ilişkin taraf temsilcisi tarafından gönderilen son üç yılda (2021-2024 yılları arasında) gerçekleştirilen yönetim kurulu toplantıları incelendiğinde, NEBİM’in yönetim kurulunda SİSA AİLESİ ile DEMİROĞLU AİLESİ’nden en az bir üyenin toplantılara düzenli olarak katıldığı ve şimdiye kadar alınan kararların oy birliği ile alındığı anlaşılmıştır. (20) Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz’un (Kontrol Kılavuzu) 53. paragrafında da belirtildiği üzere, ortak girişimde ortak kontrolü devralanın fiiliyatta belirleyici etki uygulayacağının ortaya konulması gerekmemekte, böyle bir imkân ve ihtimalin varlığı yeterli olmaktadır. Kontrol Kılavuzu’nun 61. paragrafında ise; “(…)Azınlık hissedarları arasında ortak girişimle ilgili haklarını birbirlerine karşı kullanmayacak kadar güçlü ortak menfaatler olması durumunda fiili olarak ortaklaşa hareket etme hali görülebilir. Ancak ortak girişimde ana şirketlerin sayısı ne kadar çoksa böyle bir durumun görülme olasılığı o kadar azdır. Ana şirketler arasında ortak girişimin stratejik amaçlarına erişmek için karşılıklı bağımlılık derecesinin yüksek olması ortaklaşa çıkarların varlığına gösterge olabilir. Bu, özellikle ana şirketlerin her birinin ortak girişimin faaliyeti için çok önemli unsurları sağladığı durumlarda geçerlidir (örneğin belirli teknolojiler, know-how ya da tedarik anlaşmaları). Bu durumda ana şirketler ortak girişimin stratejik kararlarını engelleyebilir ve dolayısıyla veto haklarıyla ilgili açık bir hüküm olmasa bile ortak girişime ilişkin stratejik kararları ancak karşılıklı mutabakatla alabilirler. Bu nedenle ana şirketlerin işbirliği yapması gerekir.” hususuna yer verilmektedir. (21) Bildirim Formu’nda yer alan bilgiler ile taraf temsilcisi ve satıcılar tarafından gönderilen cevabi yazılarda, SİSA AİLESİ ile DEMİROĞLU AİLESİ üyelerinin NEBİM ile birlikte sektörde uzun yıllardır perakende, toptan satış ve üretim sektörleri için optimize edilmiş kurumsal kaynak planlama ve mağazacılık yazılımları alanında önemli bir know how, teknoloji ve tecrübeye sahip olduğu, NEBİM’in zengin müşteri portföyü ve hizmet kalitesiyle piyasada önemli bir yer edindiği, pay sahiplerinin NEBİM’i strateji yönünde farklı ve daha hızlı büyümeye yönelik alternatifleri değerlendirdiği ve strateji olarak NEBİM’in zengin müşteri portföyüne alıcı tarafın zengin çözümlerini sunmayı ve müşterilerin verimlerinin ve memnuniyetlerini artırmayı planladığı, alıcı grubun çözümlerinin müşterilere sunulması ile NEBİM’in önemli ciro artışları sağlamasının da hedeflendiği ifade edilmiştir. Ayrıca pay sahiplerinden SİSA AİLESİ ile DEMİROĞLU AİLESİ’nin işlem sonrasında da NEBİM bünyesinde aktif olarak yönetim kurullarında görev yapmaya devam edecekleri ve NEBİM dışında başka herhangi bir teşebbüste faaliyetlerinin bulunmadığı/bulunmayacağı ve NEBİM’in ticari menfaatleri doğrultusunda stratejik kararların alınmasında geçmişte (son üç yıl içerisinde) ortak hareket edildiği ve işlem sonrasında da ortak hareket etmeye devam edecekleri belirtilmiştir. (22) Bu doğrultuda SİSA AİLESİ ve DEMİROĞLU AİLESİ’nin geçmiş oy kullanma davranışlarının aynı yönde olması ile ticari menfaatlerini koruyacak şekilde organize
24-41/981-424 6/15 hareket ettikleri/edecekleri bilgilerinden hareketle, oy haklarını birbirlerine karşı kullanmayacak kadar güçlü ortak menfaatlere sahip olduğu değerlendirilmektedir. (23) Bu bilgiler kapsamında işlem sonrasında önemli konularda karar alınabilmesi için SİSA AİLESİ ve DEMİROĞLU AİLESİ tarafından atanan yönetim kurulu üyelerinin aynı yönde hareket etmelerini sağlayacak fiili birliğin bulunduğu değerlendirilmektedir. Bu kararlar, NEBİM’in ticari faaliyetlerine ilişkin stratejik kararlar olup bu husus Kontrol Kılavuzu’nun 48. paragrafında “(…) Belirli bir hissedara bir teşebbüste stratejik kararları belirleme yetkisi veren tek kontrolün aksine, ortak kontrolün özelliği iki ya da daha fazla ana şirketin önerilen stratejik kararları reddetme yetkisinden kaynaklanan kilitleme olasılığıdır. Ortak kontrole sahip hissedarlar ortak girişimin ticari politikasına karar verirken ortak bir anlayışa sahip olmak ve işbirliği yapmak zorundadır. Hissedarlar (ana şirketler) kontrol edilen teşebbüsle (ortak girişim) ilgili önemli kararlarda mutabakata varmak zorundaysa ortak kontrol söz konusudur.” şeklinde ifade edilmiştir. (24) Toplantı nisabının sağlanması ve dolayısıyla karar alınabilmesi için anılan taraflardan en az bir kişinin Yönetim Kurulu toplantılarında hazır bulunması gerekliliği, stratejik kararların alınmasında (B) grubu hissedarlara veto hakkı tanınması ayrıcalığı ile (B) grubu hissedarların yönetim kurulu üyelerinin (SİSA AİLESİ ve DEMİROĞLU AİLESİ’nin) kendi içerisinde de fiili olarak birlikte hareket edeceğinden hareketle SİSA AİLESİ ve DEMİROĞLU AİLESİ’nin devre konu NEBİM üzerinde TURUNCU HOLDİNG ile birlikte ortak kontrole sahip olacağı değerlendirilmektedir. (25) Yukarıdaki bilgi ve değerlendirmeler neticesinde, bildirime konu işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesindeki esaslar çerçevesinde tam işlevsel bir ortak girişim olarak nitelendirilebileceği değerlendirilmektedir. (26) Tarafların ciroları 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin birinci fıkrasında yer alan (a) ve (b) bentlerindeki ciro eşiklerini aşmasa dahi, NEBİM’in yazılım sektöründe perakende, toptan satış ve üretim sektörleri için optimize edilmiş kurumsal kaynak planlama ve mağazacılık yazılımları geliştiren bir teknoloji teşebbüsü olması nedeniyle bildirim konusu işlemin Kuruldan izin alınması gereken bir devralma işlemi niteliğinde olduğu değerlendirilmektedir. (27) Tarafların faaliyet alanları incelendiğinde, devre konu NEBİM; kurumsal kaynak planlama ve mağazacılık yazılımları geliştirme, satış ve pazarlama alanlarında faaliyet göstermektedir. NEBİM, özellikle hazır giyim, konfeksiyon, ayakkabı, büyük mağazacılık, ev tekstili, halı, mobilya, züccaciye, optik, kozmetik, aksesuar ve diğer perakende sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların/mağazaların iş yönetim süreçlerine ilişkin Kurumsal kaynak planlama (ERP) yazılımı hizmetleri vermektedir. Kurumsal kaynak planlama (ERP) yazılımları, şirketin farklı departmanlarındaki süreçleri (muhasebe, üretim, envanter vb.) tek bir sistemde entegre eden yazılımı ifade etmektedir. NEBİM’in ERP yazılımı olan Nebim V3 yazılımı kapsamında genel olarak aşağıdaki fonksiyonlar yer almaktadır: - Ürün Yönetimi, - Satın Alma, - Üretim, - Depo Yönetimi, - Satış (Toptan Satış, Perakende Satış), - CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), - İnsan Kaynakları ve Personel Ücretleri, - Finans ve Muhasebe, - Veri Ambarı ve İş Zekâsı Raporları
24-41/981-424 7/15 (28) Nebim V3 yazılımı ağırlıklı olarak hazır giyim, halı-çeyiz-mobilya-züccaciye, optik ve kozmetik sektörlerinde faaliyet gösteren üretici, toptancı ve perakendeci firmalar tarafından kullanılmaktadır. Kurumsal kaynak planlama (ERP) yazılımının alt pazarlarından kurumsal proje yönetimi yazılımları, projelerin planlanması, yürütülmesi ve kaynak yönetimini sağlayan yazılım, proje takibini kolaylaştırırken; finansal yönetim sistemleri yazılımları, mali süreçlerin (bütçeleme, muhasebe, nakit akışı) yönetimi için kullanılan yazılımlardır. İnsan kaynakları yönetimi (HRM) yazılımları ise çalışanların işe alım, performans ve maaş işlemlerini yöneten, insan kaynakları operasyonlarını desteklemek için kullanılan yazılımlardır. (29) Hâlihazırda NEBİM’i kontrol eden, bildirilen işlemin gerçeklemesi akabinde de ortak kontrolde taraf olması planlanan SİSA AİLESİ ve DEMİROĞLU AİLESİ’nin NEBİM haricinde doğrudan veya dolaylı olarak üzerinde kontrol sahibi olduğu başka herhangi bir teşebbüs bulunmamaktadır. NEBİM’in ortak kontrolünü iştiraki TURKPARA vasıtasıyla devralan TURUNCU HOLDİNG ise 2001 yılından beri genel itibarıyla doğrudan ve dolaylı olarak kontrol ettiği teşebbüsler aracılığıyla, finans, finansal teknolojiler, finansal teknolojilere yönelik yazılım, hizmet ve eğitim sektörleri alanlarında faaliyet göstermektedir. Aşağıda yer alan tabloda TURUNCU HOLDİNG tarafından doğrudan ve dolaylı olarak kontrol edilen bahse konu şirketlere ve faaliyet alanlarına yer verilmektedir: Tablo 1: TURUNCU HOLDİNG Tarafından Kontrol Edilen Şirketler Hakkında Bilgi TURUNCU HOLDİNG Tarafından Kontrol Edilen Şirketler Faaliyet Alanları TURKPARA (1) 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun (6493 sayılı Kanun) kapsamında elektronik para ihraç etmeye yetkili bir kuruluştur. TURKPARA, işletmeler ve bireysel kullanıcılar için mevzuatlara uygun olarak elektronik paranın ihraç edilmesini ve sunduğu ödeme çözümleri aracılığı ile ön ödemeli akıllı kimlik kartlarının, finansal bir altyapı ile kullanılmasını sağlamaktadır. 2014 yılında kurulan şirket Türkiye’deki ilk lisanslı elektronik para kuruluşu olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. TURK Finansal Teknoloji AŞ (TFT) TFT, ödeme sistemleri pazarında iş geliştirmek isteyen kurum ve kuruluşlara teknik altyapı, tasarım, yazılım ve benzeri hususlarda danışmanlık hizmeti, proje geliştirme ile ödeme sistemlerinde kullanılmak üzere üretilecek cihazların yazılım ve teknik altyapısının oluşturulması ve güncellenmesinin yürütülmesi, ödeme hizmetleri ile ilişkilendirilebilecek yazılım uygulamaları veri tabanı, tasarım veri tabanı uygulamaları, sunucu yazılımlarının üretimi, mevcut ödeme sistemlerine ilişkin projeler üzerinde periyodik olarak güncellemelerin yapılması, bunların entegrasyonun ve satışının yapılması, satış sonrası hizmet verilmesi alanlarında faaliyet göstermektedir. Bunlara ek olarak, ödeme sistemleri ile ilgili lisans ve know-how anlaşmalarının yapılması, elektronik para ihracı ve ödeme çözümleri konularında yazılım ve altyapı projeleri hazırlanması alanlarında da faaliyet göstermektedir. TFT’nin 2022 yılı yazılım gelirlerinin %(.....)’ından fazlasının grup içi şirketlere verilmiş olan hizmetlerden elde edildiği ifade edilmektedir. Eçözüm Bilgi Teknolojileri AŞ (EÇÖZÜM) TURUNCU HOLDİNG şirketlerinden olan EÇÖZÜM, internet ortamında elektronik tahsilat yapılabilmesi için gerekli olan yazılımları üretmekte ve geliştirmektedir. EÇÖZÜM’ün faaliyet alanı temel olarak elektronik ortamdaki sanal mağazalar özelinde çevrim içi ödemelere ilişkin yazılım geliştirilmesine yöneliktir. Bu kapsamda EÇÖZÜM, çevrim içi tahsilat sistemi olan Netekstre, Posrapor (POS10 ve sanal POS raporlama sistemi), E-DBS (doğrudan borçlandırma sistemi) ve TÖS (toplu ödeme 10 Point of Sale.
24-41/981-424 8/15 TURUNCU HOLDİNG Tarafından Kontrol Edilen Şirketler Faaliyet Alanları sistemi) ürünleri ile finansal işlemleri tek ekrandan ve zaman tasarrufu sağlayarak otomatize hale getiren yazılımlar geliştirmektedir. Momento Reklam ve Pazarlama Ticaret AŞ (MOMENTO) Ortak girişim şirketi olan MOMENTO11, reklam ve pazarlama alanlarında faaliyet göstermektedir. Bu çerçevede hediye, hediye paketi, hediye çeki, kupon, indirim çekleri ve ön ödemeli kartların; internet ve mağazalar aracılığıyla alım satımını, ithalat ve ihracatını gerçekleştirmekte olup aktif olarak yazılım geliştirme alanına giren herhangi bir iş/işlem yürütmemektedir. Random Teknoloji Filo Kiralama Ltd. Şti (RANDOM) CD, kaset vb. ortamlardaki bilgisayar yazılımlarının ve verilerin asıl (master) kopyalarından çoğaltılması ve filo kiralama alanında faaliyet göstermektedir. Ek olarak filo kiralama alanında faaliyet gösteren RANDOM’un 2022-2023 yıllarında yazılım alanında faal olmadığı belirtilmektedir. Univera Bilgisayar Sistemleri Sanayi ve Ticaret AŞ (UNIVERA) (2) UNIVERA, farklı sektör ihtiyaçları doğrultusunda çoklu kanal satış yönetimi, iş ortağı yönetimi, mobil ekip yönetimi, depo ve üretim yönetimi, sahadan veri toplama, tedarik yönetimi gibi alanlara ilişkin yazılım hizmeti sağlamaktadır. Ayrıca UNIVERA, Univis Bilişim Destek Hizmetleri Sanayi ve Ticaret AŞ (UNIVIS) adındaki bağlı şirketi aracılığıyla otomatik tanımlama, veri toplama, nesnelerin internetine ilişkin donanım satışı, teknik servis ve bilişim destek hizmetleri alanlarında faaliyet göstermektedir. TURK Finansman AŞ (TURKFIN) (3) Finansman şirketi olarak faaliyet göstermektedir. Param Merkezi Yönetim Destek Hizmetleri AŞ (PARAM) (4) İşletmelere stratejik, mali, pazarlama, üretim, iş süreçleri gibi konularda destek hizmetleri vermek üzere kurulmuş bir şirket olarak faaliyet göstermektedir. Turk Filo Araç Kiralama AŞ (TURKFİLO) (5) Filo araç kiralaması alanında faaliyet göstermektedir. Bir Dünya Eğitim Hizmetleri Gıda Turizm ve İnşaat Ticaret AŞ (BİRDÜNYA) (6) Özel eğitim öğretim hizmetleri alanında faaliyet göstermektedir. Fınvest Dış Ticaret A.Ş. (7) Yatırım bankacılığı faaliyeti yürütmek üzere kurulmuş bir şirkettir. Operasyonel bir cirosu yoktur. Twisto payment a.s., Nikita engine s.r.o., Twisto Polska Sp. z o.o., Twisto FinCo s.r.o., Twisto FinCo PLSp. z o.o. (8) Genel itibarıyla finans alanında faaliyet göstermek üzere kurulu bu şirketlerin hâlihazırda Türkiye’de ve küresel düzeyde herhangi bir faaliyeti bulunmamaktadır. (9) Kaynak: Bildirim Formu (30) Yukarıda yer verilen tablodan görüleceği üzere, TURUNCU HOLDİNG bünyesinde faaliyet gösteren iştiraklerden EÇÖZÜM, TFT, RANDOM ve UNIVERA/UNIVIS yazılım pazarında faaliyet göstermekte olup EÇÖZÜM, elektronik ortamlarda online bilgi alışverişi, hesap görüntüleme ve tahsilat yapabilmesi için yazılım üretmesi ve geliştirilmesi; TFT, iş geliştirmesi amacıyla teknik altyapı ve yazılım alanlarında danışmanlık hizmeti verilmesi ve ödeme sistemleri ile ilişkili olabilecek yazılım ve veri tabanlı uygulamaların geliştirilmesi; RANDOM, bilgisayar programı geliştirilmesi ve çoğaltılması ile her türlü teknik altyapının kurulması; UNIVERA/UNIVIS ise yazılım sektöründe faaliyet göstermekle birlikte sunmuş olduğu hizmetler ile teşebbüslerin yönetim, tedarik zinciri, üretim, satış-dağıtım ve satış sonrası hizmetler organizasyonu gibi faaliyetleri kapsamında ürünler sunmaktadır. TFT’nin çok büyük çoğunlukla grup 11 MOMENTO’nun hisselerine TURKPARA ve (.....) %(.....)’şer oranında sahiptir.
24-41/981-424 9/15 içi hizmet sağlayan bir yazılım şirketi olduğu, bu açıdan piyasadaki faaliyeti yok denecek kadar az olduğu, RANDOM’un ise halihazırda filo kiralama faaliyeti dışında operasyonel faaliyetinin bulunmadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla TURUNCU HOLDİNG bünyesindeki geriye kalan yazılım şirketlerinden UNIVERA ve EÇÖZÜM’ün faaliyetlerine detaylı değinilecek olursa UNIVERA, farklı sektör ihtiyaçlarına yönelik olarak çoklu kanal satış yönetimi, iş ortağı yönetimi, mobil ekip yönetimi, depo ve üretim yönetimi, sahadan veri toplama, tedarik yönetimi gibi konularda yazılım hizmeti sunmaktadır. EÇÖZÜM ise online tahsilat yazılımı (Netahsilat) ve finansal işlemleri tek ekrandan, zaman tasarrufu sağlayarak otomatize hale getiren yazılımlar (Netekstre, Posrapor, E-DBS ve TÖS) geliştirerek bu ürünleri üçüncü kişilere satmaktadır. (31) Tarafların faaliyet alanları incelendiğinde TURUNCU HOLDİNG ile NEBİM’in faaliyet alanları arasında en geniş tanımıyla yazılım pazarında yatay seviyede örtüşme olduğu değerlendirilmektedir. (32) Bildirim Formu’nda yer verilen Avrupa Birliği Komisyonunun (Komisyon) kararlarına bakıldığında yazılım piyasası en tepede iş yazılımı (business software) ve tüketici yazılımı (consumer software) şeklinde ikiye ayrılmaktadır12. İş yazılımı ise kendi içerisinde genel olarak altyapı yazılımları (infrastructure software) ve uygulama yazılımları (application software) olarak kategorize edilebilmektedir. İş uygulama yazılımları, bir işletme, hükümet veya başka bir kuruluşta planlama, yürütme veya iş birliğinin bazı yönlerini ele alan yazılım programlarından oluşmaktadır. Bu uygulamalar genel olarak (i) kişisel üretkenlik uygulamaları [kelime işlem (word processing), elektronik tablolar (spreadsheets) ve müşteri tarafı iş birliği uygulamaları (client-side collaborative applications)] ve (ii) kurumsal uygulama yazılımları [enterprise application software] olarak ikiye ayrılabilmektedir13. Bu kapsamda yazılım pazarı aşağıdaki gibi özetlenebilecektir: I. Tüketici Yazılımları II. İş yazılımları a. Altyapı yazılımları b. Uygulama yazılımları 1. Kişisel üretkenlik uygulamaları 2. Kurumsal uygulama yazılımları 2.1. Kurumsal kaynak planlama yazılımları (ERP) 2.1.1. İnsan Kaynakları Yönetimi Yazılımları (HCM) 2.1.2. Finansal Yönetim Sistemleri Yazılımları (FMS) 2.1.3. Kurumsal Proje Yönetimi Yazılımları (EPM) 2.2. Müşteri İlişkileri Yönetimi Yazılımları 2.3. Tedarik Zinciri Yönetimi Yazılımları 2.4. Tedarikçi İlişkileri Yönetimi Yazılımları 2.5. Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi Yazılımları 2.6. İş Analitiği Yazılımları 2.7. İçerik Hizmetleri (33) Kurumsal uygulama yazılımları (EAS) ise bir işletmeyi kurumsal veya şube düzeyinde etkin bir şekilde yönetmek için gereken temel iş işlevlerini destekleyen yazılımlardır14. Temelde kaynak ve üretim planlaması yapmak, kurumsal finansmanı yönetmek, satış ve pazarlama işlevlerini otomatikleştirmek veya kurumsal projelerde yer alan kaynakları yönetmek gibi işlevleri bulunmaktadır. Satış, kiralama, kiraya verme veya 12 Avrupa Komisyonu, Case M.3216 - Oracle/Peoplesoft, 26 Ekim 2004, para. 15. 13 Avrupa Komisyonu, Case M.3216 – Oracle/Peoplesoft, 26 Ekim 2004, para. 15. 14 Avrupa Komisyonu, Case M.3216 – Oracle/Peoplesoft, 26 Ekim 2004, para. 17.
24-41/981-424 10/15 bir hizmet olarak raftan ticari olarak temin edilebilen EAS, paketlenmiş uygulamalarla aynı işlevleri yerine getiren ancak kurum içinde ve/veya dışarıdan danışmanların yardımıyla geliştirilen özelleştirilmiş yazılımlardan ayırt edilmek için “paketlenmiş yazılım” olarak adlandırılmaktadır15. (34) Komisyona göre, kurumsal uygulama yazılımı piyasası; kurumsal kaynak planlaması (enterprise resource planning, “ERP”), müşteri ilişkileri yönetimi (customer relationship management), tedarik zinciri yönetimi (supply chain management), tedarikçi ilişkileri yönetimi (supplier relationship management), ürün yaşam döngüsü yönetimi (product lifecycle management) ve iş analitiği16 (business analytics) olarak alt bölümlere ayrılabilmektedir17. Konuya ilişkin Komisyon kararları incelendiğinde18, bu piyasalar bakımından somut dosya özelinde ve ilgili işlem bakımından gerektiği ölçüde dar piyasa tanımı yoluna gidildiği tespit edilmiştir. Komisyonun ilgili ürün piyasasını kurumsal uygulama yazılımları piyasası seviyesinde tanımladığı kararlar olduğu gibi kurumsal kaynak planlama seviyesinde tanımladığı kararlar da bulunmaktadır. (35) Rekabet Kurulunun (Kurul) konuya ilişkin kararlarına bakıldığında ise Kurul tarafından nihai bir piyasa tanımı yapılmadığı görülmektedir. Örneğin, Nagarro’nun MBİS’i devralma kararında nihai piyasa tanımı yapılmadan, ERP yazılımları pazarı, ERP hizmet ve danışmanlık pazarı, ERP kurulum bakım destek hizmetleri pazarı gibi piyasa tanımları üzerinden işlem değerlendirilmiştir19. Kurul tarafından verilen Mikro kararında ise “…muhasebe işlemleriyle ilgilenen profesyonellere yönelik kurumsal yazılım hizmeti sunan MİKRO’nun ve EMÜKELLEF’in (i) geniş kapsamda “kurumsal uygulama yazılımları” ve (ii) dar kapsamda “kurumsal kaynak yazılımları” faaliyetleri arasında Türkiye’de yatay örtüşme bulunduğu…” değerlendirmesinde bulunulmuştur20. Son olarak Kurul, Mikro Yazılımevi Yazılım Hizmetleri Bilgisayar Sanayi ve Ticaret AŞ'nin ortak kontrolünün Team System S.p.A. tarafından devralınması işlemine yönelik yapılan başvuruyu değerlendirdiği kararında, tarafların ticari faaliyetleri arasında Türkiye’de kurumsal kaynak yazılımları pazarında yatay örtüşme bulunduğunu tespit etmiştir21. (36) Özetle Komisyon, bu piyasalar bakımından somut dosya özelinde ve ilgili işlem bakımından gerektiği ölçüde dar piyasa tanımı yapma yoluna gitmiştir. Komisyonun ilgili piyasayı kurumsal uygulama yazılımları piyasası seviyesinde tanımladığı kararlar olduğu gibi kurumsal kaynak planlama seviyesinde tanımladığı kararlar da bulunmaktadır. Kurul da genel olarak pazarı kurumsal uygulama yazılımı piyasası seviyesinde tanımlamayı tercih etmekle beraber, ihtiyaç duyulması durumunda, kurumsal kaynak planlama piyasası seviyesinde pazar tanımı yapılabileceğine dair bir yaklaşım benimsemiştir. Bu emsaller ışığında dosya konusu işleme ilişkin etkilenen pazarların genel olarak (i) yazılım piyasası ve (ii) kurumsal uygulama yazılımı şeklinde ikiye ayrılabileceği değerlendirilmektedir. Yukarıda yer alan kararlardan daha dar bir pazar tanımına gidilmesi mümkün olsa da NEBİM’in, kurumsal uygulama pazarının bir 15 Avrupa Komisyonu, Case M.3216 – Oracle/Peoplesoft, 26 Ekim 2004, para. 17. 16 İş analitiği uygulamaları, Avrupa Komisyonunun SAP/Business Objects kararında (Case No: COMP/M.4944) ve IBM/Congos kararında (Case No: COMP/M.4987) kurumsal karar alma süreçlerini desteklemek için verilerin izlenmesi, analiz edilmesi ve yönetilmesine yönelik araçlar ve uygulamalar olarak tanımlanmıştır. 17 Avrupa Komisyonu, Case M.10060 - Francısco Partners / Marlin Equity Partners / Conan Holdco, 11 Şubat 2021, para. 12; M.8984 – M.4944 – SAP / Business Objects (2007), para. 7. 18 Avrupa Komisyonu, , Case M.8984 - HG/Vista/Allocate; Case M.9447 - Hitachi/ABB (Power Grid Division); Case M.10709 - Partners Group / Forterro, 19 Rekabet Kurulu’nun 18.05.2023 tarih ve 23-23/433-146 sayılı Nagarro SE kararı. 20 Rekabet Kurulunun 13.10.2022 tarih ve 22-47/676-287 sayılı Mikro kararı. 21 Rekabet Kurulunun 10.08.2023 tarih ve 23-37/694-240 sayılı Mikro Yazılımevi kararı.
24-41/981-424 11/15 alt kırılımı olan “kurumsal kaynak planlama (ERP)” piyasasında faaliyet gösterdiği, işlem taraflarından TURUNCU HOLDİNG’in ise iştiraki UNIVERA/UNIVIS aracılığıyla kurumsal uygulama pazarının bir alt kırılımı olan “tedarik zinciri yönetimi”; bir diğer iştiraki EÇÖZÜM’ün ise kurumsal uygulama yazılımı piyasasında olduğu düşünülmekle birlikte, net bir konumlandırma yapmanın güç olduğu ancak faaliyetlerinin genel olarak kurumsal uygulama yazılımı piyasasının “iş analitiği” başlığı altında değerlendirilebileceği belirtildiğinden tarafların kurumsal uygulama yazılımı pazarının alt kırılımlarında örtüşen pazarların bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca taraflardan gelen cevabi yazıda TURUNCU HOLDİNG bünyesindeki bu teşebbüslerin faaliyetlerinin NEBİM’in faaliyet gösterdiği pazarlarla herhangi bir ilişkisinin olmadığı da ifade edilmiştir. (37) Bu kapsamda ilgili pazarın en geniş şekilde yazılım pazarı olarak tanımlanması durumunda işlem taraflarının işlem sonrası birleşik pazar payının %(.....)’in altında kalacağı ifade edilmektedir. Öte yandan ilgili pazarın kurumsal uygulama yazılımı pazarı olarak ele alınması durumunda da Bildirim Formunda yer verilen bilgiler çerçevesinde işlem taraflarının toplam pazar payının sınırlı olacağı anlaşılmaktadır. (38) Kurumsal uygulama yazılımı pazarında işlem tarafları ile aynı pazarda faaliyet gösteren önemli rakip teşebbüslerin son üç yıldaki pazar payları incelendiğinde işlem taraflarından TURUNCU HOLDİNG’e atfedilen pazar payları kurumsal uygulama yazılımı pazarı faaliyet gösteren iştirakleri EÇÖZÜM (%(.....) ve UNIVERA/UNIVIS’in (%(.....)) pazar payları toplamından oluşmaktadır. Bu kapsamda işlem taraflarının son üç yıldaki kurumsal uygulama yazılımları pazarındaki pazar payları toplamının %(.....) ile %(.....) arasında değiştiği ve pazarda SAP (%(.....)), Logo Yazılım (%(.....)), Mikro Group (%(.....)), Microsoft (%(.....)) ve Oracle (%(.....)) gibi daha yüksek pazar payına sahip önemli oyuncuların bulunduğu anlaşılmaktadır. (39) Daha alt pazarlarda örtüşme bulunmasa da işlem tamamlayıcılık ve komşuluk ilişkisi bağlamında ele alındığında ise teorik olarak, NEBİM’in yazılımına farklı ürün veya hizmetlerin entegre edilmesinin mümkün olduğu, mevcut durumda da müşterinin ihtiyacına göre yazılıma bir ürün veya hizmet entegre edilebildiği ancak bunların tamamen müşterinin ihtiyacına göre geliştirilen ve müşterinin tercihine göre eklenen ilave ürün veya hizmetler olduğu, bu tarz bir entegrasyon maliyetine girilmesi için yeterli sayıda müşteriden talep gelmesi, ticari olarak bu hususun kârlı olduğunun değerlendirilmesi ve bu entegrasyonların geliştirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. İleride böylesi bir talebin bulunması durumunda, TURUNCU HOLDİNG bünyesinde bulunan şirketlerin çözümlerinden bazılarının NEBİM’in yazılım çözümleriyle çalışılabilirliğine yönelik iş stratejileri geliştirilebileceği ifade edilmiştir. (40) “Yatay Olmayan Birleşme ve Devralmalar Hakkında Kılavuz”a göre çok pazarlı yoğunlaşmalar (konglomera), birbirleriyle tamamlayıcılık ya da zayıf ikame ilişkisi olan veya aynı ürün serisi içinde yer alan ürünlerin sağlayıcıları arasındaki işlemlerdir. Yani bu tür yoğunlaşmalarda, birleşen teşebbüslerin arasındaki ilişki ne tam anlamıyla yatay (aynı ilgili pazarda bulunma) ne de dikey (sağlayıcı-alıcı ilişkisi) türde bir ilişkidir. Bu tür devralmalara ilişkin rekabet hukuku kaygıları bağlama (tying) ve paket satış (bundling) vasıtasıyla pazar kapama üzerinde yoğunlaşmaktadır. Ancak, bu uygulamaların rakipler aleyhine pazarı kapama sonucu doğurabilmesi için birleşik teşebbüsün söz konusu pazarların birinde hâkim durumda olması gerekmektedir. Paket satış veya bağlama uygulamalarının önemli etkilere yol açması ancak birleşme taraflarından en az birisinin ürünlerinin müşterilerce oldukça önemli bir ürün olarak değerlendirilmesi ve bu ürünün az sayıda alternatifinin bulunması halinde söz konusu olabilecektir. NEBİM’in kurumsal uygulama pazarının bir alt kırılımı olan kurumsal
24-41/981-424 12/15 kaynak planlama pazarındaki 2021-2023 yılları arasında pazar payının tahmini %(.....) seviyelerinde olduğu; devralan TURUNCU HOLDİNG’in iştiraki UNIVERA’nın kurumsal uygulama pazarının bir alt kırılımı olan tedarik zinciri yönetimi pazarında 2021-2023 yılları arasında pazar payının tahmini %(.....) seviyelerinde olduğu; bir diğer iştiraki EÇÖZÜM’ün piyasa daha dar tanımlandığında, sunduğu hizmetler bakımından hizmetlerin birçok kuruluş tarafından da sunulabiliyor olması ile bu piyasaların yeni olgunlaşıyor olması sebebiyle son derece ihmal edilebilir pazar payı olacağı, son olarak TURKPARA’nın ödeme hizmetleri pazarında yaklaşık %(.....) (pazar kapsamının çok daha sınırlı tutulduğu -bankaların hariç tutulduğu- alternatif hesaplamalarda pazar payı en çok %(.....)’e yükselmektedir) olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda kurumsal uygulama pazarının alt pazarlarında ve TURKPARA’nın faaliyet gösterdiği ödeme hizmetleri pazarındaki pazar paylarının riskli eşikte olmadığı, ne TURUNCU HOLDİNG’in ne de NEBİM’in bu tarz bir ürün bağlaması yapılabilecek pazar gücünün bulunmadığı görülmektedir22. NEBİM ile TURUNCU HOLDİNG’in herhangi bir ürün veya hizmetinin bağlanmasının ticari bir strateji olarak planlanmadığı da ifade edilmiştir. (41) Bununla birlikte TURUNCU HOLDİNG tarafından kontrol edilen TFT’nin temel olarak ödeme hizmetleri pazarına ilişkin altyapı tedariki hizmetleri23 pazarında faaliyet gösterdiği düşünüldüğünde, NEBİM’in de yazılım hizmeti sunması nedeniyle bu pazara giriş yapıp yapamayacağının, başka bir deyişle potansiyel rakip olarak görülüp görülemeyeceğinin de arz ikamesi bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir. Altyapı hizmetleri bir ödeme işleminin başarılı bir şekilde gerçekleşmesi için gerekli yazılım, donanım ve operasyonel hizmetleri oluşturmakta ve bunlar tüketiciler, üye işyerleri, ödeme hizmeti sağlayıcıları, ödeme sistemi ve kart şemaları arasında bağlantıyı sağlamaktadır. NEBİM’in yazılım şirketi olmasından hareketle ödeme hizmetleri pazarında altyapı yazılımı geliştirebileceği düşünülse de NEBİM tarafından bahse konu hizmetlerin sunulabilmesi için sadece yazılım alanında geliştirilecek aksiyonların yeterli olmayacağı, ileri teknoloji yazılımların geliştirilebilmesi için yüksek sermaye ihtiyacı, know-how birikimi, hizmetin devamlılığı için fiziki ve personel yatırım ihtiyacı, pazarlama ve dağıtım kanallarının geliştirilmesi, bilgi sistemleri güvenliği altyapısının kurulumu, sistemler arası hata araştırma ve düzeltme süreçlerinin entegrasyonu, lisansa tabi ürün ve hizmetleri sunma yeterliliği gibi birtakım ek unsurların kaçınılmaz olduğu belirtilmektedir. Öte yandan yazılım geliştirme faaliyetleri kapsamında VISA, MasterCard ve BKM sertifikasyon sürecinden geçilmesi, ödeme hizmeti sağlayıcılarının geliştirdiği katı kuralların mevcudiyeti, kullanılacak güvenlik donanımlarının yüksek maliyet gerektirmesi, işlemlerin güvenlik, finansal ve hizmet kesintisi gibi açılardan risk barındırması, yazılımların güncel ve aktif tutulması bakımından üst seviye destek ihtiyacı gibi nedenler de söz konusu pazarda farklı bir alanda faaliyet göstermeye başlamanın zorlukları olarak sayılmaktadır. Zira ödeme 22 Ürün bağlama, ilgili ürün piyasasında %30’un aşılmadığı durumlarda 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında sağlanan korumadan yararlanmaktadır. 23 Ödeme hizmetlerine ilişkin altyapı tedarik hizmetleri temel olarak, kart, POS ve ATM’lere ilişkin sunulan altyapı hizmetleri olmak üç farklı alt pazara ayrılabilmektedir. Bu noktada kart ile ödeme hizmetlerine ilişkin altyapı tedariki hizmetleri daha çok kart hamilleri ve ödeme hizmeti sağlayıcılarına yönelik olarak karşımıza çıkmakta olup kartın basım ve dağıtım aşamasından ilgili kartlarla ödemelerin gerçekleştirilmesine kadar çeşitli yazılım, donanım ve operasyonel süreçleri içermektedir. POS ile ödeme hizmetlerine ilişkin altyapı hizmetleri ise üye işyerleri ve ödeme hizmeti sağlayıcıları çerçevesinde kurgulanan POS temini, kurulumu ve entegrasyonundan ilgili POS’larla ödeme kabul edilebilmesine kadar birçok yazılım, donanım ve operasyonel unsurdan oluşmaktadır. ATM’lere ilişkin altyapı tedariki hizmetleri de ATM cihazı, kurulum ve bakımından ATM’ler üzerinden işlem yapılabilmesinin teminine kadar çeşitli yazılım, donanım ve operasyonel süreci kapsamaktadır.
24-41/981-424 13/15 sistemi alanında kullanılan yazılımların; ulusal ve uluslararası literatürde yüksek nitelikli teknoloji ürün sınıfı içinde yer aldığı, geliştirilmeleri için alanında uzman ve kalifiye çalışanlara ihtiyaç duyulduğu, yazılımın geliştirilmesi kadar güncellenmesinin de önem arz ettiği belirtilmektedir. Sonuç olarak bu pazarlara giriş yapmanın teknik, finansal ve operasyonel açıdan zahmetli olduğu, finansal, beşeri yatırımlar, know-how birikimi ve uluslararası kabul görmüş standartlara uyumu gerektirdiği, bu çerçevede gerekli zaman ve yatırım bakımından kısıtlamaların altyapı tedariki pazarında arz ikamesini sınırlandırdığı değerlendirilmektedir. (42) Taraflar arasında herhangi bir teşebbüsün yazılım hizmetine ihtiyaç duymasının mümkün olması nedeniyle teorik bir dikey ilişki olduğu söylenebilecekse de taraflar arasında tipik bir girdi ilişkisi olduğunu söylemek mümkün değildir. Devre konu NEBİM’in hâlihazırda, TURUNCU HOLDİNG’in kontrol ettiği herhangi bir teşebbüsten herhangi bir ürün veya hizmet almadığı, tersi şekilde TURUNCU HOLDİNG’in kontrol ettiği teşebbüslerin de NEBİM’den herhangi bir ürün veya hizmet almadığı, dolayısıyla işlem tarafları arasında işlem öncesinde herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı anlaşılmaktadır24. (43) Yine de TURUNCU HOLDİNG bünyesinde yazılım alanında faaliyet göstermeyen iştiraklerin yazılım hizmeti alma ihtimali olmasından hareketle potansiyel bir dikey örtüşmenin söz konusu olabileceği, bu sebeple bu teşebbüslerin pazar paylarına bakıldığında, devralan TURUNCU HOLDİNG’in esas faaliyet alanı olan TURKPARA aracılığıyla ödeme hizmetleri pazarında yaklaşık %(.....) (pazar kapsamının çok daha sınırlı tutulduğu -bankaların hariç tutulduğu- alternatif hesaplamalarda pazar payı en çok %(.....)’e yükselmektedir), diğer iştirakleriyle faaliyet gösterdiği alanlarda ise pazar paylarının %(.....) düşük olduğu, devre konu NEBİM’in ise yazılım hizmetleri pazarında %(.....)’lük pazar payına sahip olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, tarafların pazar paylarına dair hesaplamalar dar bir çerçevede yapılmış olup genel pazar büyüklüğünde teşebbüsün ilgili pazarlardaki paylarının düşebileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bakımdan, işlem sonrasında oluşacak birleşik teşebbüsün işlemden etkilenebilecek pazarlar bakımından herhangi bir müşteri ya da girdi kısıtlamasına yol açmasının mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. (44) İlaveten TURUNCU HOLDİNG’in yazılım sektöründe faaliyet gösteren iştiraklerinin sunduğu hizmetler incelendiğinde, bu iştirakler tarafından çoğunlukla fintek alanında yazılım faaliyeti gösterildiği, NEBİM tarafından sunulan yazılım hizmetlerinin ise üretim ve stok ile ilintili olan kurumsal kaynak planlama alanında yoğunlaştığı görülmekte, dolayısıyla işlem taraflarının faaliyetlerinin birbirinden farklılaştığı değerlendirilmektedir. Bu kapsamda taraflarca sunulan yazılım hizmetinin farklılaşması, kurumsal uygulama yazılımı pazarında faaliyet gösteren ve güçlü konuma sahip yerli ve küresel oyuncuların bulunması, bu pazara giriş önünde yüksek yatırım gereksinimi gibi engeller olmaması sebepleriyle bildirilen işlemin gerçekleşmesi halinde tarafların faaliyetleri arasında rekabet karşıtı bir etki doğmayacağı değerlendirilmektedir. (45) Ek olarak Bildirim Formunda yer alan bilgilere göre, tarafların küresel düzeydeki konumları incelendiğinde25, tarafların kurumsal uygulama yazılımları pazarındaki son 24 TURUNCU HOLDİNG’in %(.....) pay sahibi olduğu BNR Teknoloji AŞ (HOPİ) ile NEBİM arasında bir ticari ilişki bulunduğu belirtilse de TURUNCU HOLDİNG’in HOPİ üzerinde kontrol sahibi olmadığı belirtilmiştir. 25 NEBİM’in yazılım uygulamalarının yurt içi müşteriler tarafından Türkiye’de kullanıldığı, yurtdışı faaliyetlerinin oldukça sınırlı olup yalnızca yerli müşterilerin yurt dışı iştiraklerine satışları içerdiği ifade edilmiştir.
24-41/981-424 14/15 üç yıldaki toplam pazar paylarının %(.....)’in oldukça altında olduğu (%(.....) ile %(.....) arasında) ve pazarda Microsoft (%(.....)), Saft (%(.....)), Deltek (%(.....)) gibi yüksek pazar payına sahip önemli oyuncuların bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla pazarda çok sayıda rakip oyuncunun faaliyet göstermesi, bu rakipler arasında pazar gücü yüksek teşebbüslerin bulunması ve işlem taraflarının pazar payında yaşanacak kümülatif artışın sınırlı olması hususları birlikte değerlendirildiğinde bildirim konusu işlemin gerek yazılım pazarı gerekse kurumsal uygulama yazılımları pazarında Türkiye ve küresel düzeyde rekabetçi bir endişeye yol açmayacağı değerlendirilmektedir. (46) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 13. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir ortak girişim işleminin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi açısından rekabetçi davranışların koordinasyonu riski taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. NEBİM ile TURUNCU HOLDİNG’in faaliyetleri arasında yatay seviyede geniş anlamda yazılım hizmetleri; dar anlamda ise kurumsal uygulama yazılımları alanlarında yatay örtüşme bulunsa da bu faaliyetler arasında önemsiz seviyede yatay örtüşme bulunmaktadır. Ayrıca NEBİM ile TURUNCU HOLDİNG’in faaliyetleri arasında dikey seviyede Türkiye’de herhangi bir örtüşme bulunmamaktadır. Son olarak ortak girişim taraflarından TURUNCU HOLDİNG ile azınlık hissedarların NEBİM dışında Türkiye’de yürüttükleri faaliyetleri arasında başka alanlarda da örtüşme bulunmamaktadır. Bu bağlamda bildirim konusu işlemin koordinasyon riski taşıma olasılığı bulunmadığı değerlendirilmektedir. (47) Yapılan inceleme ve değerlendirmeler ışığında, işlem taraflarının etkilenen pazarlardaki paylarının düşük olması, rakiplerinin konumu ve incelenen tüm pazarların rekabetçi bir yapıda olması nedeniyle bildirime konu işlem ile herhangi bir pazarda başta hâkim durum yaratılması ya da bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal ve hizmet piyasasındaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmadığı değerlendirilmektedir. (48) Yukarıda yer verilen inceleme ve değerlendirmeler doğrultusunda, bildirim konusu işlem neticesinde 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde başta hâkim durumun yaratılması veya mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunun ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır.
24-41/981-424 15/15 H. SONUÇ (49) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi olduğuna; işlem sonucunda etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilmesine, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy