Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2025-4-009 (Devralma) Karar Sayısı : 25-14/329-156 Karar Tarihi : 10.04.2025 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Birol KÜLE Üyeler : Ahmet ALGAN, Şükran KODALAK, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN, Cengiz ÇOLAK, Rıdvan DURAN B. RAPORTÖRLER : Burak SAĞLAM, Emine YAŞAR, Ayberk GÜLTEKİN, Mehmet Emin GÜNER, Ebru Betül YILMAZ C. BİLDİRİMDE BULUNAN : Birleşik Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para AŞ Temsilcileri: Av. Özgün ÖZTUNÇ, Av. Erse KAHRAMAN Sülün Sokak No:8 1. Levent Beşiktaş/İstanbul (1) D. DOSYA KONUSU: Ordu Yardımlaşma Kurumunun tek kontrolünde bulunan Birleşik Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para AŞ ile Özgür BAYRAKTAR tarafından kontrol edilen Turan Teknoloji AŞ’nin tek kontrolünün Birleşik Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para AŞ tarafından devralınması işlemi. (2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 31.01.2025 tarih ve 62228 sayı ile intikal eden, eksiklikleri en son 25.03.2025 tarihli ve 65325 sayılı yazı ile tamamlanan bildirim üzerine düzenlenen 07.04.2025 tarihli ve 2025-4-009/Öİ sayılı Ön İnceleme Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır. (3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle, dosya konusu işleme izin verilmesinde sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir. G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME (4) Başvuruda özetle; Ordu Yardımlaşma Kurumunun (OYAK) kontrolünde olan Birleşik Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para AŞ (BİRLEŞİK ÖDEME) ile Özgür BAYRAKTAR tarafından ortak kontrol edilen Turan Teknoloji AŞ’nin (TURAN TEKNOLOJİ) tek kontrolünün BİRLEŞİK ÖDEME tarafından devralınması işlemine izin verilmesi talep edilmiştir. (5) Başvuruda işlem çerçevesinde birden çok pay devir işleminin gerçekleştirileceği ve bu devirlerin tek bir amaç doğrultusunda yapılacağı belirtilmiştir. İlk aşamada her biri ile ayrı ayrı olmak üzere BİRLEŞİK ÖDEME ile - Akif Cahit ERDOĞAN, - Albaraka Portföy Yönetimi AŞ Sglobe Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (ALBARAKA SGLOBE), - Ali Altuğ KOCA, - Colendi Yapay Zeka ve Büyük Veri Teknoloji Hizmetleri AŞ (COLENDI), - Kuveyt Türk Portföy Yönetimi AŞ Lonca Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (KUVEYT TÜRK PORTFÖY), - Metin TARAKÇI, - Re-Pie Portföy Yönetimi AŞ’nin Sekizinci Karma Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (RE-PİE SEKİZ), - Stratup-1 Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (RE-PİE STARTUP) ve
25-14/329-156 2/8 - Üçüncü Karma Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (RE-PİE ÜÇ) arasında gerçekleştirilecek dokuz farklı devir protokolünün var olduğu görülmektedir. Söz konusu devir işlemlerinin tamamlanmasının akabinde ikinci aşamada ise BİRLEŞİK ÖDEME ve Özgür BAYRAKTAR arasında imzalanacak olan pay devir protokolü yer almaktadır. (6) 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in (2010/4 sayılı Tebliğ) 5. maddesinin dördüncü fıkrasında “[…] kısa bir zaman dilimi içerisinde menkul kıymetlerle seri bir şekilde gerçekleşen yakın ilişkili işlemler, bu madde kapsamında tek bir işlem olarak kabul edilir.” hükmü yer almakta, Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz’un (Kontrol Kılavuzu) 36. paragrafında ise “Tebliğ’in 5. maddesinin 4. fıkrasında kısa bir zaman dilimi içerisinde menkul kıymetlerle seri bir şekilde gerçekleşen yakın ilişkili işlemlerin, bu madde kapsamında tek bir yoğunlaşma olarak kabul edileceği düzenlenmektedir. Bu tür işlemlerde yoğunlaşma “tek ve belirleyici” hissenin devralınmasıyla sınırlı olmayıp makul olan kısa bir sürede devralınan bütün menkul kıymetleri kapsamaktadır.” ifadesi bulunmaktadır. Bu hükümlerden hareketle, iki aşamada gerçekleştirilecek her bir pay devrinin tek bir işlem olarak ele alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. (7) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin birinci fıkrası; “Kontrolde kalıcı değişiklik meydana getirecek şekilde; (a) İki veya daha fazla teşebbüsün birleşmesi ya da (b) Bir veya daha fazla teşebbüsün tamamının ya da bir kısmının doğrudan veya dolaylı kontrolünün, hisse ya da malvarlığının satın alınmasıyla, sözleşmeyle veya diğer bir yolla bir ya da daha fazla teşebbüs veya hâlihazırda en az bir teşebbüsü kontrol eden bir ya da daha fazla kişi tarafından devralınması Kanunun 7’nci maddesi kapsamında birleşme veya devralma işlemi sayılır.” hükmünü haizdir. (8) Planlanan işlem öncesinde devre konu TURAN TEKNOLOJİ’nin paylarının %(.....)’i Özgür BAYRAKTAR’a, %(.....)’i BİRLEŞİK ÖDEME’ye, %(.....)’sı Albaraka Portföy Yönetimi AŞ Fintech Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’na, %(.....)’sı KUVEYT TÜRK PORTFÖY’e, %(.....)’si Rota Portföy Yönetimi AŞ 3DOTS Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’na, %(.....)’u Neo Portföy Yönetimi AŞ Türkaz Gayrimenkul Yatırım Fonu’na, %(.....)’ü Albaraka Portföy Yönetimi AŞ Sglobe Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’na, %(.....)’ü RE-PİE ÜÇ’e, %(.....)’ü COLENDİ’ye, %(.....)’ü Tera Portföy Yönetimi AŞ Tech Invest Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’na, %(.....)’u Akif Cahit ERDOĞAN’a, %(.....)’u Metin TARAKÇI’ya, %(.....)’u Yakup DOĞAN’a, %(.....)’sı RE-PİE STARTUP’a, %(.....)’sı Coucasus Ventures LLC’ye, %(.....)’u Ali Altuğ KOCA’ya ve %(.....)’ü RE-PİE SEKİZ’e aittir. (9) Planlanan işlem sonrasında ise; TURAN TEKNOLOJİ’nin paylarının %(.....)’sı Özgür BAYRAKTAR’a, %(.....)’i BİRLEŞİK ÖDEME’ye, %(.....)’i Rota Portföy Yönetimi AŞ 3DOTS Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’na, %(.....)’sı Albaraka Portföy Yönetimi AŞ Fintech Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’na, %(.....)’i Tera Portföy Yönetimi AŞ Tech Invest Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’na, %(.....)’sı Neo Portföy Yönetimi AŞ Türkaz Gayrimenkul Yatırım Fonu’na, %(.....)’sı Coucasus Ventures LLC’ye ait olacaktır. (10) Bildirilen işlem kapsamında devre konu TURAN TEKNOLOJİ’nin kontrol yapısının daha iyi anlaşılabilmesi için yönetim/kontrol yapısına ve TURAN TEKNOLOJİ’nin karar alma süreçlerine değinilmesi gerekmektedir. Teşebbüs tarafından gönderilen cevabi yazıda; Pay Devri, Sermaye İştirak ve Pay Sahipleri Sözleşmesi’nde TURAN TEKNOLOJİ’nin paylarının (.....) grubu olmak üzere (.....) gruba ayrıldığı; her bir pay
25-14/329-156 3/8 sahibinin Genel Kurulda (.....) oy hakkının olduğu, diğer taraftan, TURAN TEKNOLOJİ’nin (.....) grubu paylarının (.....) Özgür BAYRAKTAR’a, (.....) grubu paylarının (.....) ise BİRLEŞİK ÖDEME’ye ait olduğu ve (.....) ile (.....) grubu paylara belirli imtiyazların tanındığı, bu imtiyazların ise (.....) üyeden oluşan Yönetim Kurulunun (.....) üyesinin (.....) grubu paylara sahip hissedarlar tarafından, (.....) üyesinin ise (.....) grubu paylara sahip hissedarlar tarafından seçilmesine ilişkin olduğu ifade edilmiştir. Yönetim Kurulunun karar alma mekanizması incelendiğinde ise mevcut Hissedarlık Sözleşmesi’ne göre kararların olağan olarak (.....) alındığı, ancak yine aynı sözleşmede belirtilen bazı kararlar için ağırlaştırılmış toplantı ve karar nisaplarının öngörüldüğü, bu kapsamda alınacak kararlar için toplantıya (.....) grubu hissedar tarafından seçilen üyenin katılması ve olumlu oy kullanması gerektiği görülmektedir. (11) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin ikinci fıkrası “kontrol, ayrı ayrı ya da birlikte, fiilen ya da hukuken bir teşebbüs üzerinde belirleyici etki uygulama olanağını sağlayan haklar, sözleşmeler veya başka araçlarla meydana getirilebilir. Bu araçlar özellikle bir teşebbüsün malvarlığının tamamı ya da bir kısmı üzerinde mülkiyet veya işletilmeye müsait bir kullanma hakkı, bir teşebbüsün organlarının oluşumunda ya da kararları üzerinde belirleyici etki sağlayan haklar veya sözleşmelerdir.” hükmünü amirdir. İlaveten, Kontrol Kılavuzu’nun 52. paragrafında; “Belirleyici etki uygulama imkânı sağlayan veto haklarının ortak girişimin işletme politikası hakkındaki stratejik kararlarla ilgili olması gerekmekte olup yatırımcıların finansal çıkarlarının korunması için normalde azınlık hissedarlarına verilen veto haklarının ötesine geçmesi gerekmektedir.” hususu belirtilmiştir. Aynı Kılavuz’un 53. paragrafında ise bütçe, işletme planı, önemli yatırımlar ya da üst yönetimin atanması gibi kararların belirleyici etki sağlayan veto hakları kapsamında olduğundan bahsedilmiştir. (12) Bu çerçevede, mevcut hissedarlık sözleşmesindeki ağırlaştırılmış nisap tayin edilen kararlar incelendiğinde; bunlardan bazılarının işletme sermayesinin korunmasına – yani yatırımcıların finansal çıkarlarının korunmasına – yönelik olduğu, bazılarının ise “(.....)”, “(.....)” ile “(.....)” gibi teşebbüsün faaliyetlerinin sürdürülmesinde belirleyici etki yaratacak kararlara yönelik olduğu görüldüğünden TURAN TEKNOLOJİ’nin, Özgür BAYRAKTAR ve BİRLEŞİK ÖDEME tarafından ortak kontrol edildiği kanaatine varılmıştır. (13) Öte yandan bildirime konu işleme izin verilmesi durumunda oluşacak olan TURAN TEKNOLOJİ’nin kontrol yapısının tespiti adına “Pay Sahipleri Sözleşmesi”nin incelenmesi gerekmektedir. Anılan sözleşmede BİRLEŞİK ÖDEME’nin (.....) grubu pay sahibi, Özgür BAYRAKTAR'ın (.....) gurubu pay sahibi, Rota Portföy Yönetimi Anonim Şirketi 3 Dots Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, Albaraka Portföy Yönetimi Şirketi Anonim Şirketi Sglobe Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, Tera Portföy Yönetimi Anonim Şirketi Tech Invest Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, Neo Portföy Yönetimi Anonim Şirketi Türkaz Gayrimenkul Yatırım Fonu ve Caucasus Ventures MMC’nin ise (.....) grubu pay sahipleri olacağı belirtilmiştir. (14) Aynı sözleşme kapsamında (.....) ve (.....) grubu paylara ise bazı imtiyazların tanınmış olduğu görülmektedir. Bu çerçevede bildirime konu işleme izin verilmesi halinde; Yönetim Kurulunun toplam (.....) üyeden oluşacağı, bunlardan (.....) grubu pay sahibi tarafından, (.....) ise (.....) grubu pay sahibi tarafından gösterilecek adaylar arasından seçileceği, Yönetim Kurulu Başkanı’nın ise daima (.....) grubu üye, Başkan Yardımcısı’nın ise (.....) grubu üye tarafından seçileceği görülmektedir. İhdas edilecek Yönetim Kurulunun toplantı ve karar nisapları incelendiğinde kararların esas olarak (.....) ile alınacağı, ancak sözleşmede belirtilen bazı konular bakımından ağırlaştırılmış
25-14/329-156 4/8 nisapların tayin edildiği ve bu konular için belirlenen toplantı ve karar nisabının (.....) grubu üyenin toplantıya katılması ve olumlu oy kullanması ile sağlanacağı anlaşılmaktadır. İlgili kararlar incelendiğinde ise bunların tümünün işletme sermayesinin korunmasına – yani yatırımcıların finansal çıkarlarının korunmasına – yönelik konuları içerdiği görülmektedir1. (15) Ayrıca Pay Sahipleri Sözleşmesi’nin 5.6 numaralı “Şirketin Günlük Yönetimi” başlığı altında; (.....) hususları belirtilmektedir. Yukarıdaki madde hükümlerinde yer alan “Kurucu Ortak” ifadesinin kimi nitelediği incelendiğinde ise aynı sözleşmenin ilgili kısmında “Kurucu Ortak” ifadesinin Özgür BAYRAKTAR’ı nitelediği anlaşılmaktadır. Nitekim mezkûr sözleşmenin “Taraflar” başlığında Özgür BAYRAKTAR; “Kurucu Ortak” veya “B Grubu Pay Sahibi” olarak belirtilmiştir. Bu kapsamda, Pay Sahipleri Sözleşmesi”nde yer alan anılan hükümler çerçevesinde TURAN TEKNOLOJİ’nin iş planı ve yıllık bütçesinin hazırlanması ile teşebbüsün günlük yönetiminin Özgür BAYRAKTAR’a verildiği görülmektedir. (16) Bununla birlikte söz konusu yetkilendirmenin sınırlı olduğu, zira yatırımcıların finansal çıkarlarının korunmasına ilişkin kararlar haricindeki kararlarını salt çoğunlukla alan ve (.....) üyesinin BİRLEŞİK ÖDEME’nin belirlediği ve toplamda (.....) üyeden oluşan Yönetim Kurulunca çıkarılacak iç yönergeler ile teşebbüsün günlük faaliyet ve operasyonlarının yönetimine ilişkin yetkilerin tadil edilebileceği, ilaveten teşebbüsün “İş Planı ve yıllık Bütçesi”nin nihai halinin Yönetim Kurulunun onayına sunulacağı ve nihai halinin bu suretle şekilleneceği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan Yönetim Kurulunun karar ve toplantı nisabının üyelerin (.....) – yani BİRLEŞİK ÖDEME- tarafından sağlanacağı dikkate alındığında belirleyici etki sağlayan haklara esasında BİRLEŞİK ÖDEME’nin sahip olacağı ve mevcut durumda ortak kontrol edilen TURAN TEKNOLOJİ’nin işlem ile birlikte BİRLEŞİK ÖDEME’nin tek kontrolüne geçeceği anlaşılmaktadır. Sonuç olarak planlanan işlem ile devre konu TURAN TEKNOLOJİ’nin kontrol yapısında kalıcı değişiklik meydana geleceğinden, bildirim konusu işlem 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesi çerçevesinde bir devralma işlemi niteliği taşımaktadır. (17) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinde ise söz konusu Tebliğ kapsamına giren bir birleşme veya devralma işleminin Kurulun iznine tabi olması için; “a) İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının yedi yüz elli milyon TL’yi ve işlem taraflarından en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı iki yüz elli milyon TL’yi veya b) Devralma işlemlerinde devre konu varlık ya da faaliyetin, birleşme işlemlerinde ise işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun iki yüz elli milyon TL’yi ve diğer işlem taraflarından en az birinin dünya cirosunun üç milyar TL’yi aşması halinde söz konusu işlemin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kuruldan izin alınması zorunludur.” hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda teşebbüslerin ciro bilgileri incelendiğinde, işlem taraflarından OYAK’ın cirosunun, ilgili maddede öngörülen eşikleri aştığı ancak bir diğer işlem tarafı olan TURAN TEKNOLOJİ’nin cirosunun bahsi geçen ciro eşiklerinin altında kaldığı görülmüştür. (18) Bununla birlikte, 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin ikinci fıkrasında; “Türkiye coğrafi pazarında faaliyet gösteren veya ar-ge faaliyeti olan ya da Türkiye’deki kullanıcılara hizmet sunan teknoloji teşebbüslerinin devralınmasına ilişkin işlemlerde; birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yer alan iki yüz elli milyon TL eşikleri aranmaz.” hükmü yer almaktadır. 2010/4 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinin (e) bendinde ise teknoloji teşebbüsleri kavramının dijital platformlar, yazılım ve oyun yazılımı, finansal 1 (.....) vb. hükümler (Bkz. Pay Sahipleri Sözleşmesi’nin 5.4. “Yönetim Kurulu Toplantı Nisabı” başlıklı maddesi.).
25-14/329-156 5/8 teknolojiler, biyoteknoloji, farmakoloji, tarım kimyasalları ve sağlık teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren teşebbüsleri veya bunlara ilişkin varlıkları kapsadığı düzenlenmiştir. Bu doğrultuda, TURAN TEKNOLOJİ’nin genel anlamda finansal teknolojiler alanında faaliyet gösterdiği hususu dikkate alındığında; TURAN TEKNOLOJİ’nin 2010/4 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinin (e) bendinde belirtilen “teknoloji teşebbüsü” tanımı kapsamında yer aldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bildirim konusu işlemin, 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Rekabet Kurulunun iznine tabi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. (19) Devralan konumunda olan BİRLEŞİK ÖDEME, Oyak Portföy Yönetimi AŞ Üçüncü Girişim Sermayesi Yatırım Fonu vasıtasıyla OYAK tarafından kontrol edilmekte olup küresel ölçekte Türkiye, Azerbaycan, Romanya, Gürcistan ve Birleşik Krallık olmak üzere 5 farklı ülkede faaliyet göstermektedir. BİRLEŞİK ÖDEME, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun (6493 sayılı Kanun) kapsamında lisanslı bir ödeme ve elektronik para kuruluşu olup en genel çerçevede elektronik para ve ödeme hizmetleri, dijital cüzdan ve mobil ödeme çözümleri, ödeme sistemleri altyapısı sağlama ve finansal teknoloji çözümleri alanlarında faaliyet göstermektedir. (20) BİRLEŞİK ÖDEME’nin kontrolüne sahip olan OYAK ise 1961 yılında 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kanunu çerçevesinde kurulmuş, tüzel kişiliği haiz, özel hukuk hükümlerine tabi, mali ve idari açıdan özerk ve kuruluş amacı üyelerine sosyal yardım ve hizmet sağlamak olan bir emeklilik fonudur. OYAK, çok sayıdaki iştiraki aracılığıyla geniş bir yelpazede faaliyetlerini sürdürmekte olup küresel ölçekte Türkiye dışında Hollanda, Romanya, Singapur, Finlandiya, Polonya, KKTC, Fransa, Fas, Özbekistan, Dubai, Lüksemburg, Avusturya, İngiltere, Almanya, ABD, Avustralya, Çin, Brezilya, Hindistan ve Japonya olmak üzere 20 farklı ülkede de yer almaktadır. Bu kapsamda OYAK, iştirakleri aracılığıyla; demir çelik ve metal işleme, madencilik ve maden işlemleri, inşaat ve yapı malzemeleri, enerji ve yenilenebilir enerji, otomotiv ve mobilite, lojistik ve taşımacılık, kimya ve endüstriyel ürünler, tarım ve gıda, finans ve bankacılık, bilişim, teknoloji ve güvenlik, turizm ve tesis yönetimi gibi alanlarda faaliyet göstermektedir. (21) Devre konu teşebbüs konumunda bulunan TURAN TEKNOLOJİ ise 6493 sayılı Kanun ve diğer ilgili mevzuat uyarınca herhangi bir lisansa sahip olmadığından elektronik para ve ödeme hizmetlerini uygun lisansa sahip bir ödeme ve elektronik para kuruluşu ile 6493 sayılı Kanun uyarınca kurduğu temsilcilik ilişkisi çerçevesinde sunmaktadır. Bu faaliyetlerin çerçevesinin net bir şekilde ortaya konması adına temsilcilik kavramanın ele alınmasında fayda bulunmaktadır. (22) Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı İle Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik’in (Ödeme Hizmetleri Yönetmeliği) 3. maddesinin birinci fıkrasının (tt) bendinde temsilcinin “Kuruluş adına ve hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, (cc) bendinde ise kuruluşun “Ödeme kuruluşları ve elektronik para kuruluşlarını” ifade etmekte olduğu, aynı Yönetmelik’in 18. maddesinin birinci fıkrasında ödeme kuruluşunun “ödeme hizmetlerini elektronik veya fiziki kanallar üzerinden temsilci aracılığıyla” yürütebileceği, aynı maddenin devam eden ikinci fıkrasında kuruluşun “temsilciyi, temsilcilik sözleşmesinin imzalanmasından itibaren on beş iş günü içerisinde, birinci fıkrada yer alan listeye kaydettirmek üzere Birliğe bildirmekle yükümlü” olduğu ve ödeme kuruluşunun, “Birlik tarafından oluşturulan listeye kaydedilmemiş temsilcisi aracılığıyla ödeme hizmeti” sunamayacağı belirtilmektedir. İlaveten, Ödeme Hizmetleri Yönetmeliği’nin 18. maddesinin sekizinci fıkrası “Kuruluş, temsilcinin temsil ilişkisi kapsamında sunduğu hizmetlerin Kanuna ve
25-14/329-156 6/8 bu Yönetmeliğe uygun yürütülmesinden sorumludur. Kuruluş, temsilcinin kuruluş adına ve hesabına hizmet verdiğinin, hem sağlanacak bilgi ve belgelerde hem de çalışma yeri nezdinde açık ve herhangi bir şüpheye mahal vermeyecek gösterim şekilleriyle müşterilere bildirilmesini temin eder.” hükmünü haizdir. (23) Bu hükümler dikkate alındığında, ödeme kuruluşları ve elektronik para kuruluşları ile bunların temsilcileri tarafından sunulan hizmetlerin esasında yine ödeme ve elektronik para kuruluşları adına ve hesabına sunulduğu anlaşılmaktadır. Nitekim temsilci sıfatını haiz teşebbüsün, ödeme ve elektronik para kuruluşu olmadan bahse konu hizmetleri sunamayacağı, ayrıca Ödeme Hizmetleri Yönetmeliği’nin 18. maddesinin dokuzuncu fıkrasında temsilcinin hizmet sunumundan ödeme ve elektronik para kuruluşunun da sorumlu olduğu ve ödeme ve elektronik para kuruluşunun, temsilcinin seçiminde gerekli özeni gösterdiğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı, aynı maddenin on ikinci fıkrasında ise ödeme ve elektronik para kuruluşunun, temsilci aracılığıyla yürüteceği ödeme hizmetlerinin sorunsuz şekilde sürdürülmesinden sorumlu olacağı hususları düzenlenmektedir. (24) Ayrıca teşebbüs vekili tarafından sunulan cevabi yazılar incelendiğinde; TURAN TEKNOLOJİ’nin 6493 sayılı Kanun ve diğer ilgili mevzuat uyarınca herhangi bir lisansa sahip olmadığı, bu nedenle dijital cüzdan hizmetini kendi başına sunamadığı, söz konusu hizmetin yürütülebilmesi için uygun lisansa sahip bir ödeme veya elektronik para kuruluşuyla temsilcilik ilişkisi kurulması gerektiği, ancak bu şekilde faaliyet konusu olan hizmeti sunabildiği ve bu bakımdan TURAN TEKNOLOJİ’nin, BİRLEŞİK ÖDEME adına ve hesabına hareket ettiği beyan edilmektedir. İlaveten TURAN TEKNOLOJİ’nin faaliyetlerinin dijital cüzdan ve ön ödemeli kart hizmetlerine yönelik temsilcilik faaliyeti ile sınırlı olduğu belirtilmekte olup bu çerçevede TURAN TEKNOLOJİ’nin 6493 sayılı Kanun kapsamında olmayan herhangi bir ticari faaliyetinin de bulunmadığı hususları ifade edilmektedir. Ayrıca BİRLEŞİK ÖDEME tarafından, TURAN TEKNOLOJİ’nin başkaca bir lisanslı ödeme kuruluşu ile temsilcilik ilişkisinin bulunmadığı, ancak TURAN TEKNOLOJİ’nin lisanslı başka bir ödeme ve elektronik para kuruluşu ile temsilcilik ilişkisi bulunmasının önünde gerek mevzuat gerekse de sözleşmesel anlamda bir engelin bulunmadığı, daha açık bir deyişle, TURAN TEKNOLOJİ’nin başka ödeme ve elektronik para kuruluşları ile de temsilcilik ilişkisi kurabileceği belirtilmektedir. (25) Diğer taraftan, TURAN TEKNOLOJİ ile BİRLEŞİK ÖDEME arasındaki ilişkinin Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’da (Dikey Kılavuz) düzenlenen acentelik ilişkisine benzer bir nitelik arz ettiği de söylenebilecektir. Zira teşebbüsler mal veya hizmetlerin alım veya satımında bağımsız teşebbüsleri kullanmak yerine zaman zaman acentelik sistemini de tercih edebilmektedirler. Bu doğrultuda, Dikey Kılavuz’un acentelik sözleşmelerine ilişkin hükümlerine değinilecektir. (26) Dikey Kılavuz’da, müvekkil hesabına aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelere ilişkin olarak acenteye getirilen sınırlamaların genellikle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadığı belirtilmektedir. Teşebbüsler arasındaki ilişkinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olup olmadığını belirleyen faktörün; acentenin, müvekkili tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk üstlenip üstlenmediği hususuna dayandığı, şayet, acentenin müvekkili adına yapmış olduğu ya da aracılık ettiği sözleşmeden dolayı herhangi bir mali veya ticari risk almadığı durumda, acente ile müvekkil arasındaki ilişkinin aynı Kanun’un 4. maddesi kapsamı dışında kalacağı ve böyle bir durumda, acentenin alış veya satış faaliyetinin BİRLEŞİK
25-14/329-156 7/8 ÖDEME’nin faaliyetlerinin bir parçası olarak değerlendirildiği söylenmektedir2. Bu hükümler çerçevesinde TURAN TEKNOLOJİ’nin faaliyetlerini, BİRLEŞİK ÖDEME adına ve hesabına yürütmesinden hareketle herhangi bir ticari ve mali risk üstlenmediği, yalnızca BİRLEŞİK ÖDEME’nin acentesi/temsilcisi olduğu sonucuna varılmış, dolayısıyla BİRLEŞİK ÖDEME ile TURAN TEKNOLOJİ arasında herhangi bir dikey ilişki bulunmadığı sonucuna varılmıştır. (27) Tüm bu hususlar doğrultusunda, TURAN TEKNOLOJİ’nin ödeme ve elektronik para kuruluşu lisansına sahip olmadığı, dijital cüzdan hizmetini kendi başına sunamadığı ve BİRLEŞİK ÖDEME’nin temsilcisi olarak faaliyet gösterdiği, TURAN TEKNOLOJİ’nin BİRLEŞİK ÖDEME’nin adına ve hesabına hareket ettiği ve BİRLEŞİK ÖDEME’nin TURAN TEKNOLOJİ’nin sunduğu hizmetlerden sorumlu olduğuna dair Ödeme Hizmetleri Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri dikkate alındığında, iki teşebbüsün aynı pazarda rekabet ettiğinin söylenemeyeceği, zira TURAN TEKNOLOJİ’nin, BİRLEŞİK ÖDEME’nin temsilcilik ilişkisi kapsamında onun adına hizmet sunarak faaliyetlerini yürüttüğü; lisans şartlarını sağlamadan evvel kendi başına bağımsız bir elektronik para veya ödeme hizmeti sağlayıcısı olarak piyasada faaliyet gösteremeyeceği, dolaysıyla aralarındaki ilişkinin, rekabetçi bir yapıdan ziyade, lisans sahibi ödeme ve elektronik para kuruluşunun temsilcisi sıfatıyla hizmet sunmaya dayandığı kanaatine varılmıştır. Diğer bir deyişle, BİRLEŞİK ÖDEME ile TURAN TEKNOLOJİ arasında herhangi bir yatay örtüşmenin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, TURAN TEKNOLOJİ’nin BİRLEŞİK ÖDEME’nin nam ve hesabına hareket etmesi ve acentelik faaliyetlerine konu hizmetler bağlamında esaslı bir ticari risk üstlenmiyor olması dikkate alındığında, TURAN TEKNOLOJİ ile BİRLEŞİK ÖDEME’nin faaliyetleri arasında 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğ’de belirlenen türde herhangi bir dikey ilişki kurulamayacağı, bu bakımdan tarafların faaliyetleri arasında herhangi bir dikey örtüşmenin de bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. (28) Yukarıda yer verilen inceleme ve değerlendirmeler sonucunda söz konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında başta hâkim durum yaratılması ya da mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır. 2 Acentenin, acentelik faaliyetlerinin sürdürülmesi ile ilgili riskleri taşıyor olması, taraflar (müvekkil-acente) arasındaki ilişkinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu anlamına gelmemektedir.
25-14/329-156 8/8 H. SONUÇ (29) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında izne tabi olduğuna; işlem sonucunda etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilmesine, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy