Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2025-4-018 (Devralma) Karar Sayısı : 25-17/401-186 Karar Tarihi : 30.04.2025 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Birol KÜLE Üyeler : Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK, Ayşe ERGEZEN, Cengiz ÇOLAK, Rıdvan DURAN B. RAPORTÖRLER : Burak SAĞLAM, Büşra ÖZKUL, Ebru Betül YILMAZ C. BİLDİRİMDE BULUNAN : Alat Technologies Company Temsilcisi: Arif Göktuğ SELVİTOPU Orjin Maslak, Eski Büyükdere Caddesi No:27 K:11 Maslak/İstanbul (1) D. DOSYA KONUSU: AIC Parent Inc. ile Cinven VII GPCo tarafından ortak kontrol edilen TK Elevator Topco GmbH ile The Public Investment Fund’un tek kontrolünde bulunan Alat Technologies Company tarafından; üzerinde belli oranlarda hissedarlığa sahip olacakları bir ortak girişim kurulması işlemi. (2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 05.03.2025 tarih ve 64362 sayı ile intikal eden, eksiklikleri en son 21.04.2025 tarih ve 66797 sayılı yazı ile tamamlanan bildirim üzerine düzenlenen 25.04.2025 tarihli ve 2025-4-018/Öİ sayılı Ön İnceleme Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır. (3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle, dosya konusu işleme izin verilmesinde sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir. G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME (4) Başvuruda The Public Investment Fund (PIF) tarafından kontrol edilen Alat Technologies Company (ALAT) ile AIC Parent Inc. (AIC PARENT) ve Cinven Capital Management General Partner Limited (CINVEN VII GPCO) tarafından ortak kontrol edilen TKE GRUBU1 tarafından bir ortak girişim/OG kurulması işlemine izin verilmesi talep edilmiştir. (5) İlk aşamada “Topco Yatırımı” olarak ifade edilen işlemde; Vertical Topco S.à.r.l.’ye2 ilişkin ortak yatırım sözleşmesi uyarınca ALAT’ın, TKE GRUBU’nun kontrol hakkı bahşetmeyen %(.....) oranındaki hissesini dolaylı olarak devralacağı, bu noktada ALAT’ın stratejik kararların alınmasını engelleyecek veto haklarının olmayacağı ve TKE GRUBU’nun ortak kontrolünün yine CINVEN VII GPCO ve AIC PARENT üzerinde kalacağı belirtilmektedir. İkinci aşamada ise taraflar arasında akdedilen Hissedarlar Sözleşmesi hükümleri uyarınca ALAT (nihai olarak PIF) ve TKE GRUBU’nun sırasıyla %49 ve %51 oranında hissedarlığa sahip olacakları bir ortak girişim kurulması hedeflenmektedir. 1 Raporun bu kısmından sonra TK Elevator Ibérica Holding S.L.U. (TK IBERICA), TK Elevator Topco GmbH (TK TOPCO) ile birlikte TKE GRUBU olarak anılacaktır. 2 İştirakleriyle birlikte TKE GRUBU’nu oluşturan Vertical Topco S.à.r.l., TK TOPCO’nun dolaylı hissedarıdır.
25-17/401-186 2/6 (6) Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in (2010/4 sayılı Tebliğ) 5. maddesinde, “Bu Tebliğ bakımından kontrol, ayrı ayrı ya da birlikte, fiilen ya da hukuken bir teşebbüs üzerinde belirleyici etki uygulama olanağını sağlayan haklar, sözleşmeler veya başka araçlarla meydana getirilebilir. Bu araçlar özellikle bir teşebbüsün malvarlığının tamamı ya da bir kısmı üzerinde mülkiyet veya işletilmeye müsait bir kullanma hakkı, bir teşebbüsün organlarının oluşumunda ya da kararları üzerinde belirleyici etki sağlayan haklar veya sözleşmelerdir.” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre, “Bağımsız bir iktisadi varlığın tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak girişimin oluşturulması, bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bir devralma işlemidir. Bu tür işlemlerde, işlem taraflarının her biri devralan olarak kabul edilir.” Buna göre 2010/4 sayılı Tebliğ kapsamında bir ortak girişim işleminin; i) ortak kontrolün bulunması, ii) ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık olarak kurulması unsurları açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. (7) Başvuru ve Hissedarlar Sözleşmesi hükümleri incelendiğinde sunulan bilgiler doğrultusunda yeni kurulacak OG’nin Yönetim Kurulu, Hissedarlar Sözleşmesi’nin 7.2. maddesi uyarınca, (.....) TKE GRUBU ve (.....) ALAT tarafından atanacak toplam (.....) üyeden oluşacaktır. TKE GRUBU, Yönetim Kurulu başkanını ve sekreteri atarken ALAT ise başkan yardımcısını atayacaktır. İlk iki toplantıda toplantı yeter sayısı, ALAT ve TKE GRUBU tarafından atanan ilk toplantıda (.....), ikinci toplantıda (.....) yöneticinin hazır bulunmasını gerektirecektir. Ancak üçüncü toplantıda yeter sayı, yalnızca TKE GRUBU tarafından atanan en az (.....) yöneticinin hazır bulunmasıyla sağlanacaktır. Ancak bu uygulamanın aşağıda detaylarına yer verilecek olan stratejik kararlar için (“Kurula Ayrılan Konular” ve “Hissedarlara Ayrılmış Konular”) geçerli olmayacağı hususu Ana Sözleşme’nin 7. maddesinin 3. fıkrası3 ile hüküm altına alınmıştır. (8) Diğer yandan Hissedarlar Sözleşmesi’nin 14.1. maddesinde yer alan hükümden TKE GRUBU ve ALAT’ın, OG üzerindeki ortak kontrollerini stratejik kararlar üzerinde sahip oldukları veto haklarıyla birlikte tesis edecekleri anlaşılmaktadır. İlgili maddede ALAT tarafından atanan en az (.....) ve TKE GRUBU tarafından atanan en az (.....) Yönetim Kurulu üyesinin söz konusu kararı onaylamak için oy kullanmış olması şartıyla, ilgili konuda hazır bulunan ve oy kullanma hakkına sahip olan Yönetim Kurulu üyelerinin salt çoğunluğunun ön onayı olmaksızın, OG tarafından Ana Sözleşme’de yer alan “Kurula Ayrılan Konular” başlıklı konulardan herhangi biriyle ilgili olarak hiçbir işlem yapılamayacağı veya karar alınamayacağı ifade edilmektedir. Buna göre Ana Sözleşme’nin 7/4. maddesi uyarınca Kurula Ayrılan Konular’dan bazıları şunlardır: (…..TİCARİ SIR…..) (9) Ek olarak hissedarlar düzeyinde her bir hissedarın yazılı olarak veya söz konusu konuya ilişkin ayrı ve özel bir hissedar kararında lehte oy kullanarak önceden onayı olmaksızın, Ana Sözleşme’de “Hissedarlara Ayrılmış Konular” başlıklı konulardan herhangi biriyle ilgili olarak OG taraflarının hiçbir işlem yapamayacağı veya karar alamayacağı ifade edilmektedir. Buna göre Ana Sözleşme’nin 9/2. maddesi uyarınca Hissedarlara Ayrılmış Konular’dan bazıları şunlardır: (…..TİCARİ SIR…..) 3 İlgili Ana Sözleşme’nin 7. maddesinin ilgili bendi (.....) şeklindedir.
25-17/401-186 3/6 (10) Dolayısıyla yukarıda detaylarına yer verilen Ana Sözleşme’nin “Kurula Ayrılmış Konular” ve “Hissedarlara Ayrılmış Konular” başlığı altında yer alan stratejik kararların alınması noktasında OG taraflarından her ikisinin de olumlu oyunun olmasının şart kılınması sebebiyle OG’nin işlem taraflarının ortak kontrolünde bulunacağı kanaatine varılmıştır. (11) Planlanan işlem sonucu kurulacak olan OG, faaliyetlerini kalıcı olarak yerine getirmek için tüm kaynaklara sahip olacaktır. Başvuruya göre OG’nin bağımsızlığının sağlanabilmesi için yeterli başlangıç sermayesi olarak ana şirketler yaklaşık (.....) TL katkıda bulunma hususunda anlaşmaya varmıştır4. Diğer yandan TKE GRUBU; TK Elevator Saudi Arabia Limited’daki (TKE SAUDI ARABIA) hissedarlığını OG’ye öz sermaye olarak sunarak katkıda bulunacaktır5. TKE SAUDI ARABIA ise 1984 yılından bu yana asansör ve yürüyen merdivenlerin montajı, servisi ve modernizasyonu sektöründe faaliyet göstermekte olup 2023 mali yılında (.....) euro ciro elde etmiştir. Öte yandan taraflar, planlanan işlem sonrasında OG’nin piyasada bağımsız olarak faaliyet göstereceğini ve müşterilere doğrudan erişebileceğini de belirtmektedir. Özellikle, TKE GRUBU’nun, OG’ye TKE SAUDI ARABIA aracılığıyla katkıda bulunması sebebiyle, OG’ye günlük operasyonlarına adanmış bir yönetim ekibi ve ana şirketlerinden bağımsız olarak faaliyet göstermesi için yeterli varlık, personel ve mali kaynak sağlanacağını vurgulamaktadır. (12) Ortak Girişim, başta Suudi Arabistan olmak üzere asansör ve yürüyen merdiven gibi dikey ve yatay ulaşım ünitelerinin üretimi, tedariki, kurulumu ve bakımı konularında faaliyet gösterecektir. Hissedarlar Sözleşmesi uyarınca OG, Suudi Arabistan’da TKE GRUBU’nun ürün ve hizmetlerinin münhasır tedarikçisi olarak hizmet verecektir. Ayrıca Bildirim Formu’nda, TKE GRUBU’nun ihale yoluyla bir satın alma süreci yürütmesi ve OG’nin en iyi teklifi veya ihaleye katılan başka bir tarafla eşit şartlarda bir teklif sunması halinde, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA ülkeleri) bölgesinin geri kalanında TKE GRUBU’nun ürün ve hizmetlerini satmak için “tercih edilen tedarikçi statüsüne” sahip olacağı belirtilmektedir. Öte yandan OG’nin yeni fikri mülkiyet geliştirmek ve yeni teknolojileri araştırmak için bir araştırma ve geliştirme departmanı kuracağı ifade edilmektedir. (13) OG’nin satış ve satın almalar bakımından ana şirketlere bağımlı olup olmayacağı hususunda ise taraflar; OG’nin ana şirketlerine yapılan satışlara veya ana şirketlerinden yapılan alımlara bağımlı olmayacağını, OG’nin ürün ve hizmetlerini ağırlıklı olarak üçüncü kişi müşterilere satacağını, ana şirketlerine ve bağlı kuruluşlarına yapacağı satışların TKE GRUBU’nun MENA bölgesindeki ürün tedarikinden kaynaklanabileceğini, OG ile TKE GRUBU arasında herhangi bir ortak girişim-ana şirket ilişkisinde alışılagelmiş olan bir dizi yan anlaşma yapılacağını ve OG’ye Suudi Arabistan’da (ve potansiyel olarak MENA bölgesinde) ürün ve hizmetlerinin pazarlanması ve tedariki için TKE GRUBU tarafından dağıtım ağını kullanma hakkı verileceğini belirtmektedir. (14) Diğer yandan OG’nin kendi dağıtım ve pazarlama ağlarını kurmakta veya TKE 4 Hissedarlar Sözleşmesi’nin 3.4. maddesine göre ALAT, OG’ye (.....) euro (yaklaşık (.....) TL) tutarında nakit katkıda bulunacaktır. TKE GRUBU ise; TKE SAUDI ARABIA bünyesinde yer alan (.....) euro (yaklaşık (.....) TL) değerindeki hissedarlığı ile OG’ye öz sermaye olarak katkıda bulunacaktır. 5 TKE GRUBU, TKE SAUDI ARABIA hisselerini ortak girişime ek sermaye katkısı olarak devredecektir. Dolayısıyla TKE SAUDI ARABIA tarafından sağlanacak katkı sermaye katkısı olarak gerçekleşecektir. Bununla birlikte Hissedarlar Sözleşmesi’nin 3.6. maddesi uyarınca TKE SAUDI ARABIA’nın OG’nin bir iştiraki olacağı, ekipmanın yanı sıra üçüncü taraf ekipmanlarının pazarlama, tedarik, kurulum, bakım ve modernizasyon hizmetlerinden sorumlu olmasının yanı sıra ekipmanların paketleme, montaj, test ve üretimini gerçekleştireceği belirtilmektedir.
25-17/401-186 4/6 GRUBU’nun bir ülkede faaliyet göstermediği durumlarda MENA bölgesindeki diğer üçüncü kişilerin dağıtım ağlarına itimat etmekte serbest olacağı ve OG’nin sınırlı ölçüde ana şirketlerine satış yapacağı fakat satın alma politikasını belirlemekte özgür kalacağı vurgulanmaktadır. Bununla birlikte OG’nin, TKE GRUBU ile bir tedarik anlaşması imzalayacağı, münhasırlık arz etmeyen bu anlaşma kapsamında OG’nin, TKE GRUBU’ndan bileşen sipariş edebileceği ve OG’nin üçüncü kişilerden ekipman, bileşen, yedek parça ve/veya hizmet temin edebileceği, bu hizmetin temin edilmesi durumunda ise ticari ilişkilerin maliyet artı yöntemine ve emsallere uygun şartlara dayalı olacağı dolayısıyla OG’nin büyük ölçüde ana şirketlerinden ekonomik olarak özerk olacağı ifade edilmektedir. İlaveten OG, Hissedarlar Sözleşmesi’nin 26.2. maddesi uyarınca faaliyetlerini belirsiz bir süre boyunca sürdürülebilir şekilde devam ettirmeyi amaçlamaktadır. (15) Kontrol Kılavuzu’nun 85. paragrafında “Ortak girişimin sadece bir başlangıç süresi için faaliyetlerinde neredeyse tamamen ana şirketlerine yaptığı satışlara veya onlardan yaptığı alımlara bağlı olması normalde tam işlevsellik niteliğini etkilemez. Bu tür bir ilişki ortak girişimin pazarda yer edinmesi için gerekli olabilir. Ancak, söz konusu pazara özgü koşullara bağlı olarak, normal şartlarda bu süre üç yılı geçmemelidir” denilmekte, 86. paragrafta ise ortak girişim cirosunun %50’den fazlasını üçüncü kişilere yaptığı satışlardan elde ediyorsa, bunun tipik olarak bir tam işlevsellik göstergesi olacağı, şayet ortak girişim ana şirketlerine üçüncü kişilere davrandığı şekilde davranacaksa ortak girişimin tahmini satışlarının en azından %20’sinin üçüncü kişilere yapılacak olmasının da yeterli olabileceği belirtilmektedir. Bu çerçevede OG’nin pazarda var olması ve kalıcı bir değişiklik meydana getirebilmesi için OG’nin ticari faaliyetlerinin çoğunun üçüncü taraflarla yapacağını öngören bu anlaşmaların makul olduğu kanaati hâsıl olmuştur. Ayrıca, taraflarca üçüncü taraflara yapılan satışların çoğunluğu oluşturacağı vurgulanmıştır. Dolayısıyla OG’nin işlem taraflarıyla ve bunların herhangi bir portföy şirketiyle kalıcı olarak önemli miktarda alım ve satım yapması gibi bir hedefi bulunmadığı anlaşılmakta ve OG’nin işlem sonrasında operasyonel ve ekonomik açıdan bağımsız olacağı kanaatine varılmaktadır. (16) Yukarıda da değinilen sözleşme hükümleriyle insan kaynağı, operasyonel süreçler ve finansal kaynaklar ayrıntılı olarak tanımlanmış ve OG belli bir süre ile sınırlandırılmamıştır. Ayrıca OG’nin özellikle başlangıç aşamasında ana şirketlerin altyapısını ve satış kanallarını kullanması söz konusu olup bu ilişkiler mesafeli ve münhasır olmayacak şekilde kurgulanmıştır. Dolayısıyla işlem sonrası OG’nin ana teşebbüslerin işlevlerini yerine getirmenin ötesinde pazarda, bağımsız ve tam işlevsel şekilde faaliyet göstereceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda, bildirime konu işlem, 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesindeki esaslar çerçevesinde tam işlevsel bir ortak girişim olarak nitelendirilmiştir. Tarafların ciro bilgilerinden başvuru konusu işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin ilk fıkrasının (a) ve (b) bendi uyarınca izne tabi bir işlem olduğu görülmektedir. (17) Başvuruda OG’nin asansörler ve yürüyen merdivenler gibi dikey ve yatay ulaşım ünitelerinin üretimi, tedariki, kurulumu ve bakımı alanlarında faaliyet göstereceği belirtilmektedir. OG taraflarının dünya çapında yönettikleri fonlar aracılığıyla çok çeşitli sektörlerde faaliyetleri bulunmaktadır. Buna göre, ana şirketlerden olan PIF (ALAT aracılığıyla) Suudi Arabistan’da ve küresel düzeyde gıda-tarım, enerji, finansal hizmetler, imalat, gayrimenkul, lojistik ve dijital sektörler dâhil olmak üzere çeşitli sektörlerde doğrudan ve dolaylı yatırımlara sahiptir. PIF Türkiye’de ise uçak kiralama, elektronik oyun, finans, maden ve enerji alanlarında faaliyet gösteren şirketleri bünyesinde barındıran portföy şirketleri aracılığıyla faaliyet göstermektedir.
25-17/401-186 5/6 (18) Bir diğer ana teşebbüs konumunda olan AIC PARENT (TKE GRUBU aracılığıyla); küresel düzeyde sağlık, sanayi, teknoloji, perakende, tüketici ve eğlence, iş ve finansal hizmetler dâhil olmak üzere çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere yatırım yapılması ve yatırım fonlarının yönetimi alanında faaliyet gösterirken Türkiye’de ise yatırım yaptığı portföy şirketleri aracılığıyla savunma, havacılık, termoplastik, çok kanallı teslimat, yazılım, telekomünikasyon, sağlık, gaz motorları üretimi, gıda, iletişim, parfüm, moda, endüstriyel bakım, ilaç, varlık ve mülk yönetimi alanlarında hizmet sunmaktadır. Diğer yandan CINVEN VII GPCO (TKE GRUBU aracılığıyla) küresel düzeyde ticari hizmetler, tüketici, finansal hizmetler, sağlık, sanayi, teknoloji, medya ve telekomünikasyon olmak üzere çok çeşitli alt sektörlerde faaliyet gösterirken Türkiye’de ise yatırım yaptığı portföy şirketleri aracılığıyla dezenfektan üretimi, ilaç/sağlık, zirai ürünler, beton katkıları, elektronik güvenlik sistemleri, dijital reklam çözümleri, içerik pazarlama, klinik laboratuvar alanlarında faaliyet göstermektedir. (19) Bu noktada başvuruda da ayrıca belirtildiği üzere OG taraflarının faaliyet alanları arasında Türkiye’de herhangi bir yatay ve/veya dikey örtüşme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan başvuruda OG’nin temel olarak Suudi Arabistan’da ve potansiyel olarak da MENA bölgesinde asansör ve yürüyen merdiven gibi ulaşım ünitelerinin üretimi, tedariki, kurulumu ve bakımı pazarında faaliyet göstereceği ifade edilmektedir. Diğer yandan ALAT tarafından iletilen cevabi yazıda kısa vadede, ortak girişimin Türkiye'de faaliyette bulunmasına ilişkin herhangi bir planın mevcut olmadığı, uzun vadede ise Hissedarlar Sözleşmesi’nde; OG’nin, TKE GRUBU’nun ürün ve hizmetlerini MENA bölgesinde satmak için öncelikli tedarikçi konumunda olacağının öngörüldüğü ve TKE GRUBU’nun bir tedarik sürecini ihale yoluyla yürüttüğü takdirde tedarik süreçlerinin sonuçlarına bağlı olarak gelecekte Türkiye’de faaliyette bulunabileceği ifade edilmektedir. Bu noktada yakın vadede OG’nin Türkiye’de faaliyet göstermeyi planlamadığı anlaşıldığından ve dolayısıyla OG’nin, ana şirketler ile aynı, alt/üst veya komşu ürün pazarlarında Türkiye’de faaliyet göstermeyeceği görüldüğünden mevcut durumda işlemle birlikte Türkiye pazarında mevcut veya potansiyel herhangi bir yatay/dikey örtüşme oluşmayacağı anlaşılmaktadır. (20) Diğer yandan 2010/4 sayılı Tebliğ’in 13. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir ortak girişim işleminin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi açısından rekabetçi davranışların koordinasyonu riski taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. OG taraflarının Türkiye’de ilgili pazarlarda veya alt/üst pazarlarda faaliyeti bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra tarafların başka alanlarda da Türkiye’de örtüşen bir faaliyeti bulunmamaktadır. Ana teşebbüslerin Türkiye’de OG’nin faaliyet gösterdiği ilgili pazarlarda veya alt/üst pazarlarda faaliyetlerinin bulunmaması ve OG’nin Türkiye’de yakın vadede faaliyet göstermeyecek olması sebepleriyle işlemin Türkiye özelinde koordinasyon riski yoluyla rekabeti kısıtlama ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. (21) Yukarıda yer verilen inceleme ve değerlendirmeler sonucunda söz konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında başta hâkim durum yaratılması ya da mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır.
25-17/401-186 6/6 H. SONUÇ (22) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında izne tabi olduğuna; işlem sonucunda etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilmesine, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy