Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2025-4-059 (Soruşturma/Uzlaşma) Karar Sayısı : 26-09/267-95 Karar Tarihi : 12.03.2026 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Birol KÜLE Üyeler : Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN, Rıdvan DURAN, Ayşe USLU CEVLEK B. RAPORTÖRLER: Bilge YILMAZ, Esma AKSU, Ayberk GÜLTEKİN, Mehmet Emin GÜNER, Orhan Enes ÖZERDEM C. İLGİLİ TARAF : - Geskopikit Dijital Kopyalama Sistemleri Sanayi ve Ticaret AŞ Temsilcileri: Av. Yunus Emre Öztaş, Av. Mehmet ÖZCAN Ataköy 7-8-9-10 kısım Mah. Çobançeşme E-5 Yanyol Cad. Nef Ataköy 22 B Blok Daire 134 Bakırköy/İSTANBUL D. BAŞVURUDA BULUNAN : - Gizlilik talebi bulunmaktadır. (1) E. DOSYA KONUSU: Kyocera Document Solutions Europe Management B.V., Kyocera Bilgitaş Turkey Doküman Çözümleri AŞ ve Geskopikit Dijital Kopyalama Sistemleri Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak Rekabet Kurulunun 06.11.2025 tarih ve 25-41/991-M kararı ile açılan soruşturma kapsamında, Rekabet Kurulunun 12.02.2025 tarih ve 26-05/129-MUA sayılı uzlaşma ara kararına istinaden Geskopikit Dijital Kopyalama Sistemleri Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından gönderilen uzlaşma metni neticesinde anılan teşebbüs bakımından yürütülen soruşturmanın uzlaşma usulü ile sonlandırılması. (2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Kyocera Document Solutions Europe Management B.V. (KYOCERA EMEA), Kyocera Bilgitaş Turkey Doküman Çözümleri AŞ (KYOCERA BİLGİTAŞ) ve Geskopikit Dijital Kopyalama Sistemleri Sanayi ve Ticaret AŞ (GESKOPİKİT) tarafından 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesinin ihlal edildiği iddiası. (3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 17.10.2024 tarih ve 57775 sayı ve 09.09.2025 tarih ve 73275 sayı ile intikal eden gizlilik talepli şikâyet başvuruları çerçevesinde Rekabet Kurulunun (Kurul) 11.09.2025 tarih ve 25-34/820-M sayılı kararlarıyla; Kyocera Document Solutions Europe Management B.V., Kyocera Bilgitaş Turkey Doküman Çözümleri AŞ ve Geskopikit Dijital Kopyalama Sistemleri Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal edip edilmediğinin tespiti amacıyla 4054 sayılı Kanun’un 40. maddesinin birinci fıkrası uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. (4) 06.11.2025 tarihli Kurul toplantısında ise, KYOCERA EMEA ve KYOCERA BİLGİTAŞ’tan oluşan ekonomik bütünlük ve GESKOPİKİT’in 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespiti amacıyla aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına 25-41/991-M sayı ile karar verilmiştir. (5) Bu kapsamda GESKOPİKİT’e yapılan 21.11.2025 tarihli ve 129114 sayılı Soruşturma Bildirimi ve KYOCERA BİLGİTAŞ’a yapılan 21.11.2025 tarihli ve 129110 sayılı
26-09/267-95 2/19 Soruşturma Bildirimi 26.11.2025 tarihinde taraflarca tebellüğ edilmiştir. Sürecin devamında; GESKOPİKİT tarafından Kurum kayıtlarına 02.12.2025 tarih ve 77396 sayı ile KYOCERA BİLGİTAŞ tarafından 12.12.2025 tarih ve 77955 sayı ile intikal ettirilen yazılar aracılığıyla uzlaşma başvurusunda bulunulmuştur. (6) GESKOPİKİT tarafından yapılan uzlaşma başvurusu incelendiğinde ilgili başvuruda özetle; 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında; GESKOPİKİT’in yeniden satıcılarının satış fiyatlarına müdahale etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmiş olabileceği iddiası bakımından uzlaşma sürecinin başlatılması talep edilmiştir. (7) Ek olarak GESKOPİKİT tarafından 24.12.2025 tarih ve 78470 sayı ile intikal eden belge ile taahhüt başvurusu yapılmış olup söz konusu başvuruda özetle; 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında; - GESKOPİKİT tarafından paralel ithalatın kısıtlanması yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilmiş olabileceği, - GESKOPİKİT’in aktif/pasif ayrımı gözetmeksizin yeniden satıcıların satış yapacağı müşteri ve bölgelere yönelik kısıtlamalarda bulunmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmiş olabileceği hususundaki rekabet sorunlarını giderebilmek üzere taahhüt sunma sürecinin başlatılması talep edilmiştir . (8) Bunun yanı sıra KYOCERA EMEA ve KYOCERA BİLGİTAŞ’tan oluşan ekonomik bütünlük tarafından da Kurum kayıtlarına 22.12.2025 tarih ve 78359 sayı ile intikal eden bir diğer dilekçe ile rekabet sorunlarını giderebilmek adına taahhüt sunma sürecinin başlatılması talep edilmiştir. (9) GESKOPİKİT tarafından Kurum kayıtlarına intikal ettirilen taahhüt ve uzlaşma beyanlarına istinaden 24.12.2025 tarih ve 2025-4-059/BN-01 sayılı Bilgi Notu hazırlanmıştır. Anılan Bilgi Notu, Kurulun 25.12.2025 tarihli toplantısında görüşülerek; − GESKOPİKİT’in bayilerin ürün sunacağı bölge/yeniden satıcı ve müşterilere ilişkin kısıtlamalarda bulunduğuna ve paralel ithalatın engellenmesine yönelik şüphe doğuran eylemlerine ilişkin taahhüt sunma talebinin kabul edilerek taahhüt görüşmelerine başlanmasına ve − GESKOPİKİT tarafından yeniden satış fiyatlarını tespit etme eylemine ilişkin yapılan uzlaşma başvurusunun kabul edilerek uzlaşma görüşmelerine başlanmasına 25-49/1213-M sayı ile karar verilmiştir. (10) Kurulun anılan kararı doğrultusunda 26.12.2025 tarihinde GESKOPİKİT ile Kurum merkezinde taahhüt ve uzlaşma görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelik’in (Uzlaşma Yönetmeliği) 6. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca uzlaşma tarafı teşebbüs hakkında ileri sürülen iddiaların içeriği, isnat edilen ihlalin niteliği ve kapsamı, ticari sır ve diğer gizli bilgiler korunarak ihlal isnadına dayanak teşkil eden bilgi, belge ve bulgular, sürecin uzlaşma ile neticelenmesi halinde uygulanabilecek indirim oranı ve teşebbüse uygulanabilecek idari para cezası aralığı hususlarına ilişkin olarak GESKOPİKİT’in bilgi edinmesi sağlanmıştır. Uzlaşma görüşmesi sonrasında, idari para cezasının tespitinde dikkate alınması talep edilen hafifletici sebeplere ilişkin GESKOPİKİT tarafından
26-09/267-95 3/19 sunulan cevabi yazılar, 26.12.2025 tarih ve 78605 sayı ile 27.01.2026 tarih ve 79779 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. (11) Ayrıca Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Önaraştırmalarda ve Soruşturmalarda Sunulacak Taahhütlere İlişkin Tebliğ’in (Taahhüt Tebliği) 6. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ticari sırlar ve gizli bilgiler korunarak inceleme konusu eylemlerinin ortaya çıkardığı rekabet sorunları ve anılan rekabet sorunlarının tespitine dayanak teşkil eden bilgi ve belgelere ilişkin GESKOPİKİT yetkililerinin bilgi edinmeleri sağlanmıştır. Teşebbüs ile gerçekleştirilen toplantının ardından GESKOPİKİT’in hazırladığı taahhüt metni 13.01.2026 tarih ve 79208 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. (12) Bu doğrultuda hazırlanan 09.02.2026 tarihli ve 2025-4-059/BN-02 sayılı Bilgi Notu Kurulun 12.02.2026 tarihli toplantısında görüşülmüştür. Bu kapsamda teşebbüsün, yeniden satıcılara yönelik müşteri ve bölge kısıtlaması ile paralel ithalatın kısıtlanması eylemlerine ilişkin sunmuş olduğu taahhütler bağlayıcı hale getirilmiştir1. Yeniden satış fiyatının tespitine yönelik davranışlara ilişkin olarak ise uzlaşma usulü kapsamında Kurul tarafından; 1. GESKOPİKİT tarafından yeniden satıcılarının satış fiyatlarının tespitine ilişkin eylemi suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiğine, 2. Bu nedenle, GESKOPİKİT’e 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve 15.02.2009 tarihli ve 27142 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik” (Mülga Ceza Yönetmeliği) ile 27.12.2024 tarih ve 32765 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in (Ceza Yönetmeliği) karşılaştırılması sonucunda lehe veya aleyhe bir durumun ortaya çıkmaması nedeniyle Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ve 7. maddesi uyarınca 2024 yılı gayrisafi geliri üzerinden %(.....) oranında olmak üzere 5.262.562,80 TL idari para cezası uygulanmasına, 3. 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin yedinci fıkrası ve Uzlaşma Yönetmeliği’nin 4. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse verilecek idari para cezasında %25 oranında indirim uygulanmasına, 4. Bu kapsamda uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse 2024 yılı gayrisafi geliri üzerinden nihai olarak %(.....) oranında ve 3.946.922,10 TL tutarında idari para cezası uygulanmasına, 5. Uzlaşma Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, uzlaşma metninin Kuruma gönderilebilmesi için ara kararın tebliğinden itibaren anılan teşebbüse 15 gün süre verilmesine, 6. Uzlaşma metninin süresi içinde gönderilmemesi halinde, Kurulun ara kararıyla bağlı olmadığına 12.02.2026 tarih ve 26-05/129-MUA sayı ile karar verilmiştir. 1 Yeniden satıcılara yönelik müşteri ve bölge kısıtlaması ile paralel ithalatın kısıtlanması eylemlerine ilişkin GESKOPİKİT tarafından sunulan taahhütler kapsamında Kurulun 12.02.2026 tarihli ve 26-05/129-46 sayılı kararı ile; yürütülen soruşturmanın yeniden satıcılara yönelik müşteri ve bölge kısıtlamasına ve paralel ithalatın kısıtlanmasına ilişkin iddialar bakımından taahhütle sonlandırılmasına karar verilmiştir.
26-09/267-95 4/19 (13) İlgili uzlaşma ara kararı 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Elektronik Tebligat” başlıklı 7/a numaralı maddesinin dördüncü fıkrasındaki “Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” hükmü uyarınca GESKOPİKİT tarafından 17.10.2025 tarihinde tebellüğ edilmiş olup uzlaşma ara kararına istinaden GESKOPİKİT tarafından hazırlanan uzlaşma metni ise 02.03.2026 tarih ve 81494 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. (14) Yukarıda yer verilen süreç sonucunda hazırlanan 05.03.2026 tarih ve 2025-4-059/BN-03 sayılı Bilgi Notu görüşülerek karara bağlanmıştır. (15) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notu’nda özetle; - Kurulun 12.02.2026 tarihli ve 26-05/129-MUA sayılı uzlaşma ara kararı ile GESKOPİKİT tarafından sunulan uzlaşma metni çerçevesinde, anılan teşebbüs hakkındaki soruşturmanın yeniden satış fiyatlarını tespit etmeye yönelik davranışlar bakımından uzlaşma usulü ile sonlandırılabileceği, - Böylece Kurulun 06.11.2025 tarihli ve 25-41/991-M sayılı kararı uyarınca 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak yürütülen soruşturmanın sonlandırılabileceği ifade edilmiştir. I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME I.1. İncelenen Taraf Hakkında Bilgi: GESKOPİKİT (16) GESKOPİKİT, 22.11.2017 tarihinde kurulmuş olup tüm payları (.....) aittir. Teşebbüsün faaliyet alanı fotokopi makineleri, sarf malzemeleri ve yedek parçaların satışı ile kiralama hizmetlerini kapsamaktadır. Kyocera markalı ürün portföyünde A3/A4 çok fonksiyonlu cihazlar, A3/A4 yazıcılar, üretim yazıcıları, toner ve bakım kitleri gibi sarf malzemeleri ile yedek parçalar ve yazılım çözümleri bulunmaktadır. Bu kapsamda Kyocera markalı ürünlerin, teşebbüsün toplam cirosunun ortalama olarak %(.....)’sini oluşturduğu belirtilmektedir. KYOCERA BİLGİTAŞ’ın dışında, (.....) yetkili satıcısı olarak faaliyet göstermektedir. Ayrıca müşterilerin talepleri ve ihtiyaçları doğrultusunda yetkili tedarikçilerden temin edilen (.....), (.....), (.....), (.....), (.....) ve (.....) markalarına ait ürünlerin alım ve satımını da gerçekleştirmektedir. Tablo 1: GESKOPİKİT Hissedarlık Yapısı Hissedarlar Hissedarlık Oranı (.....) %100 Kaynak: Cevabi Yazı. I.2. İlgili Pazar I.2.1. Sektör Hakkında Bilgi (17) KYOCERA BİLGİTAŞ ve KYOCERA BİLGİTAŞ yeniden satıcısı GESKOPİKİT’in faaliyet alanları genel itibarıyla ofis sistemleri grubu ürünleri olarak adlandırılabilecek baskı, kopyalama, tarama ve doküman yönetimi çözümlerinden oluşmaktadır. Bu kapsamda söz konusu alanda faaliyet gösteren teşebbüslerin pazarladığı ürün grupları aşağıdaki şekilde özetlenebilmektedir:
26-09/267-95 5/19 - A3 ve A4 çok fonksiyonlu yazıcılar (siyah-beyaz ve renkli), - Lazer ve mürekkep püskürtmeli tek fonksiyonlu yazıcılar, - Fotokopi ve tarayıcı cihazları, - Bunlara entegre yazılım çözümleri (örneğin MyQ, KYOCERA Net Admin, Fleet Services), - Yedek parça, sarf malzemesi ve bakım hizmetleri. (18) Baskı ve kopyalama ürünleri pazarı kullanım şekline bağlı olarak ev tipi ve ofis tipi baskı ve kopyalama ürünleri olarak ikiye ayrılmaktadır2. Ofis tipi ürünler veya diğer bir ifadeyle ofis sistemleri grubu ürünleri iş amaçlı profesyonel görüntüleme ürünleri ve tüketici görüntüleme ürünleri olmak üzere iki temel alana ayrılmaktadır3. (19) İş amaçlı profesyonel görüntüleme ürünleri; ofis kullanımı veya profesyonel kullanım amaçlı kopyalama makineleri, dijital üretim yazıcıları, büyük ve geniş formatlı mürekkep püskürtmeli yazıcılar, lazer yazıcılar, çok fonksiyonlu aygıtlar ve ilgili aksesuarları ve sarf malzemelerini kapsamaktadır. Tüketici görüntüleme ürünleri ise iş birimi yayın ekipmanları, hesap makineleri, kompakt dijital kameralar, dijital SLR kameralar, video kameralar, görüntü tarayıcılar, değiştirilebilir lensler, mürekkep püskürtmeli çok fonksiyonlu yazıcılar, faks ve ilgili aksesuarları ve sarf malzemelerinden oluşmaktadır. (20) Ofis sistemleri grubu ürünlerinin diğer alt başlığını temsil eden geniş ölçekli yazıcılar ise; tüketiciler tarafından tabela, afiş, poster, araç ve bina reklam baskıları, fotoğraf, grafik ve prova baskılama, bilgisayar destekli tasarımlar (CAD) ve dijital üretim için kullanılmaktadır. (21) Türkiye’de söz konusu pazarda büyük ölçüde ithal ürünler hâkimdir. Yerli üretim bulunmamakta; küresel üreticilerin Türkiye operasyonları genellikle distribütör veya temsilci aracılığıyla yürütülmektedir. Türkiye pazarında KYOCERA BİLGİTAŞ dışında başlıca rakipler; Canon, Ricoh, Konica Minolta, Xerox, HP, Sharp ve Epson markaları olup bu markalar da Türkiye’de genellikle benzer biçimde distribütör-bayi kanalıyla faaliyet göstermektedir. Bazı markalar (örneğin HP) doğrudan ithalat ve çevrim içi satış modeliyle de son kullanıcılara ulaşmaktadır. (22) Pazar, yalnızca cihaz satışına değil, hizmet temelli baskı çözümleri (Managed Print Services – MPS) ve doküman yönetimi yazılımlarına da dayanmaktadır. Bu kapsamda KYOCERA BİLGİTAŞ, kurumsal müşterilerine cihaz kiralama, bakım, toner tedariki ve uzaktan izleme hizmetlerini içeren entegre çözümler sunmaktadır. Benzer şekilde Canon ve Ricoh gibi rakip markalar da yazılım tabanlı baskı yönetim sistemleri aracılığıyla faaliyet göstermektedir. Pazarda kamu ihaleleri, büyük ölçekli kurumsal tedarikler ve kiralama modeli uygulamaları satış hacminin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bu tür toplu alımlar, markaların pazar paylarının yıllar itibarıyla dalgalanmasında belirleyici rol oynamaktadır. (23) Yukarıda yer verilen bilgiler doğrultusunda, Türkiye baskı ve kopyalama pazarı, yüksek ithalat bağımlılığı, güçlü uluslararası rekabet ve distribütör-bayi temelli dağıtım yapısı ile karakterize edilmektedir. Söz konusu pazarlarda yüksek pazar payına sahip önemli sayıda uluslararası sağlayıcı faaliyet göstermektedir. Dolayısıyla faaliyet gösterilen pazarların rekabetçi bir yapıya sahip olduğu değerlendirilmektedir. 2 Kurulun 04.06.2024 tarih ve 24-24/572-241 sayılı Kurul kararı. 3 Kurulun 29.03.2012 tarih ve 12-14/447-128 sayılı Kurul kararı.
26-09/267-95 6/19 I.2.2. İlgili Ürün Pazarı (8) İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’da (İlgili Pazar Kılavuzu) belirtildiği üzere ilgili ürün pazarının tespitinde; ürünü satın alan veya hizmetten yararlanan tüketicinin gözünde, söz konusu ürünün/hizmetin fiyatı, kullanım amaçları, fiziksel özellikleri ve nitelikleri bakımından yüksek oranda benzerlik gösteren ya da yüksek ikame edilebilirliği olan mal ve hizmetlerden oluşan pazarlar dikkate alınmaktadır. (9) Mezkûr soruşturma konusu geniş anlamda Kyocera markalı baskı ve kopyalama ürünlerine ilişkin iddialara yöneliktir. Nitekim KYOCERA BİLGİTAŞ'ın Türkiye pazarına sunduğu söz konusu ürünler ve hizmetler, temel olarak iki ana kategori altında sınıflandırılmaktadır. Bu kategorilerden ilki (i) ana ürün ve hizmetler, yazıcılar, yazıcı aksesuarları, sarf malzemeleri, yazılım, servis ürünleri ve kopya başı servis hizmetlerini içermektedir. İkinci kategori ise (ii) diğer ürün ve hizmetler ise kâğıt ürünleri, doküman ve iş akışı yönetimi, siber güvenlik ve birleşik iletişim çözümlerini kapsayan bilgi iletişim teknolojileri ve bunlarla bağlantılı diğer kurumsal hizmetlerden oluşmaktadır. KYOCERA BİLGİTAŞ, pazara sunduğu ve ana arz portföyünün merkezinde yer alan yazıcı ürünlerini giriş seviyesi ve profesyonel segmentte konumlandırılmış renkli ve siyah-beyaz yazıcılar ile çok fonksiyonlu yazıcılar olarak tanımlamakta olup, faaliyet gösterdiği ürün pazarını A3 ve A4 formatındaki ofis yazıcılarının satışı şeklinde ifade etmektedir. Öte yandan başvurular kapsamında GESKOPİKİT’e yöneltilen iddialar açısından yapılan incelemede, iddiaların Kyocera markalı ürünlere yönelik olduğu dikkate alındığında farklı bir ilgili pazar tanımı yapılmasını gerektiren bir hususun bulunmadığı görülmektedir. (10) Avrupa Komisyonunun (Komisyon) 2003 yılına ait Konica/Minolta kararında4 fotokopi makineleri özelinde siyah-beyaz çıktı ve renkli çıktı ayrımı yapılmıştır. Komisyon bu durumu, pazarda genel kabul görmüş temel bir ayrım olduğunu kabul etmektedir. Kaldı ki her iki taraf da siyah-beyaz fotokopi makinesi üretip satarken, renkli fotokopi makinelerinin yalnızca Minolta tarafından üretilmesi de bu ayrımı destekler niteliktedir. Ayrıca anılan kararda, yazıcının çıktı verme hızına göre üç farklı aralık belirlenmiştir. Komisyon tarafından yapılan pazar araştırması, hızın alt segmentasyon için makul bir ölçü olduğunu gösterse de kesin bir pazar tanımı yapılmasını gerekli görmemiştir. (11) Komisyonun 2006 yılına ait tek fonksiyonlu ürünleri konu alan Ricoh/Danka kararında5 fotokopi makineleri, yazıcılar ve faks makinelerinin üç ayrı ürün pazarı oluşturabileceği değerlendirilirken çok fonksiyonlu cihazlar için herhangi bir ilgili pazar tanımı yapılmamıştır. Diğer taraftan bahsi geçen kararda, ofis kullanımlarında kopyalama, yazdırma ve faks özelliklerini birleştiren çok fonksiyonlu cihazlara doğru evrildiği belirtilmiştir. (12) Komisyonun 2009 yılına ait Canon/Oce kararında6, ofis sistemleri grubu ürünleri normal ve geniş ölçekli ürünler olmak üzere ikili ayrıma tabii tutulmuştur. Normal ölçekli ürün başlığı altında baskı ve kopyalamanın işlevine, rengine ve hız aralığına göre ilave ayrım yapılmaktadır. Bu çerçevede baskı ve kopyalamanın işlevine göre yapılan değerlendirmede, tek fonksiyonlu ürünler ile çift fonksiyonlu ürünler olmak üzere ikili bir ayrıma gidilmiştir. Bu kapsamda, tek fonksiyonlu ürünler yalnızca tek bir işlevi yerine getirebilmekte olup bu tür cihazlar sadece ya kopyalama ya da sadece yazdırma fonksiyonuna sahip olmaktadır. Öte yandan, çok fonksiyonlu ürünler ise kopyalama, tarama, yazdırma gibi işlevlerden en az ikisine sahip olmaktadır. Aynı 4 Case No: COMP/M.3091. 5 Case No: COMP/M.4434. 6 Case No: COMP/M.5672.
26-09/267-95 7/19 kararda Komisyon geniş ölçekli yazıcıların baskı teknolojisine, baskı yapabilecekleri medyaya, medyanın genişliğine ve baskı kapasitelerine göre alt sınıflandırmalara tabii tutulabileceğini ifade etmiştir. (13) Diğer yandan Kurulun benzer nitelikte baskı ve kopyalama pazarına ilişkin kararları incelendiğinde; Kurulun 04.06.2024 tarih ve 24-24/572-241 sayılı Epson kararında, ilgili ürün pazarının “baskı, kopyalama ve görüntüleme ürünlerinin satışı pazarı” olarak belirlenebileceği ve bu pazarın “ev tipi” ile “ofis tipi” şeklinde alt ayrımlara tabi tutulabileceği, nitekim bireysel kullanıma yönelik ev tipi ürünler ile kurumsal müşterilerin yoğun kullanımına yönelik, daha zengin donanıma sahip ofis tipi ürünlerin sahip oldukları nitelikler ve fiyat seviyesindeki farklılıklar sebebiyle farklı pazarları teşkil ettiği hususları belirtilmiş olup İlgili Pazar Kılavuzu uyarınca dosyada kesin bir pazar tanımlamasına gerek görülmemiştir. (14) Ek olarak Kurulun 12.06.2024 tarih ve 24-26/640-265 sayılı Canon kararında, ilgili ürün pazarının “baskı ve kopyalama ürünleri” ile “foto/video ürünleri” olarak ele alınabileceği, baskı ve kopyalama pazarının ise talep ikamesinin düşük olması nedeniyle “ev tipi” ve “ofis tipi” olarak ikiye ayrılabileceği, zira bireysel kullanım için tasarlanan ev tipi ürünler ile kurumsal müşterilere hitap eden ve daha zengin donanıma sahip ofis tipi ürünlerin boyut, teknik özellikler ve fiyat seviyesi bakımından farklılaşarak birbirlerinin alternatifi olamayacağı hususları belirtilmiştir. (15) Bu açıklamalar ışığında talep ikamesi değerlendirildiğinde, tüketiciler nezdinde ev tipi ve ofis tipi ürünler arasında talep ikamesinin düşük olduğu görülmektedir. Özellikle bireysel kullanıcılar tarafından tercih edilen ev tipi ürünlerin, ofis tipi ürünleri tercih eden kurumsal şirketlerden oluşan müşteri kitlesi için bir alternatif olamayacağı anlaşılmaktadır. Benzer şekilde ofis tipi ürünlerin de bireysel kullanıcılar için ev tipi ürünlerin ikamesi olarak kabul göremeyeceği değerlendirilmektedir. Ev tipi ürünler, gerek ebat ve boyut gerekse teknik donanım bakımından bireysel kullanım için tasarlanmış, kapasite bakımından düşük kullanıcı sayısına hitap eden ve kullanıcısı tarafından günlük rutinde yoğun bir şekilde ihtiyaç duyulmayan ürünler olarak nitelendirilebilecektir. (16) Ofis tipi ürünler ise birden fazla kullanıcının kullanımına açık olup, günlük rutinde iş akışlarının ve buna bağlı evrak işlerinin gerektiği gibi sağlanması noktasında yoğun bir kullanıma maruz kalan ürünlerdir. Bu ürünler, çoğunlukla kurumsal şirketler, kamu kurumları ve işyerlerinden oluşan müşteri kitlesinin çeşitli ihtiyaçlarına cevap verebilmesi amacıyla ev tipi ürünlere nazaran daha zengin bir donanıma ve ilave teknik özelliklere sahiptir. Buna bağlı olarak ev tipi ürünler ile ofis tipi ürünlerin fiyatları da farklılık göstermektedir. Dolayısıyla tüketiciler bakımından baskı, kopyalama ve görüntüleme ürünleri başlığı altında ev tipi ve ofis tipi ayrımındaki ürünlerin sahip olduğu nitelikler ve iki ürün grubu arasındaki fiyat seviyesindeki farklılıklar sebebiyle, ev tipi ve ofis tipi ürünlerin farklı ilgili ürün pazarlarını teşkil ettiği değerlendirilmektedir. (17) Öte yandan konu arz ikamesi bakımından ele alındığında; ev tipi ve ofis tipi ürünlerin arzı noktasında mevzuattan kaynaklanan yükümlülükler, pazar önündeki giriş engelleri ve maliyetler açısından kayda değer bir farklılığın söz konusu olmadığı, zira ev tipi ürünlerin üretimi için katlanılan maliyet kalemlerinde önemli ölçüde bir farklılık olmadan ofis tipi ürünlerin üretiminin de gerçekleştirilebildiği değerlendirilmektedir. (18) Nihayetinde, dosya konusu iddiaların Kyocera markalı baskı ve kopyalama ürünlerine yönelik olduğu ve KYOCERA BİLGİTAŞ’ın da temel pazarını “A3 ve A4 formatındaki ofis yazıcılarının satışı” olarak ifade ettiği göz önünde bulundurulduğunda, ilgili ürün pazarının belirlenmesi noktasında Kurulun emsal nitelikteki Epson ve Canon
26-09/267-95 8/19 kararlarında yapılan “baskı ve kopyalama ürünleri” pazar tanımı ile “ofis tipi” ve “ev tipi” ayrımının takip edilebileceği değerlendirilmektedir. (19) Yukarıda anılan bilgi, değerlendirme ve Kurul kararları ışığında, ilgili ürün pazarının "baskı, kopyalama ve görüntüleme ürünlerinin satışı pazarı" olarak belirlenebileceği ve bu çerçevede “ev tipi baskı, kopyalama ve görüntüleme ürünlerinin satışı pazarı” ile “ofis tipi baskı, kopyalama ve görüntüleme ürünlerinin satışı pazarı” şeklinde alt kırılımlara da gidilebileceği değerlendirilmektedir. (20) Diğer taraftan İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafında, "İnceleme konusu işlem, gerek ürün gerekse coğrafi açıdan olası alternatif pazar tanımları çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyorsa ya da alternatif tüm tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu oluyorsa pazar tanımı yapılmayabilir" ifadesi yer almaktadır. Bu çerçevede mevcut dosyada, ulaşılan sonucu değiştirmeyeceği için herhangi bir ilgili ürün pazarı tanımlaması yapılmamıştır. I.2.3. İlgili Coğrafi Pazar (21) İlgili coğrafi pazar belirlenirken, ilgili bölge ile komşu bölgeler arasında ilgili mal ve hizmetlerin özellikleri, giriş engelleri, teşebbüslerin pazar payları veya mal ve hizmetlerin fiyatları bakımından hissedilir bir farklılığın olup olmadığı gibi unsurlar dikkate alınmaktadır. İnceleme konusu ilgili ürün pazarlarında yer alan ürünler bakımından pazara giriş, arz kaynaklarına ulaşım, üretim, dağıtım, pazarlama ve satış şartlarının bölgesel bir farklılık göstermediği göz önüne alınarak ilgili coğrafi pazarın “Türkiye” olarak belirlenebileceği değerlendirilmektedir. I.3. Değerlendirme I.3.1. Yeniden Satış Fiyatının Tespitine İlişkin Değerlendirmeler I.3.1.1. Yeniden Satış Fiyatının Tespitine İlişkin Teorik Çerçeve (22) 4054 sayılı Kanun’un “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde "...mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmaları… bu Kanun kapsamına girer." düzenlemesine yer verilmektedir. (23) 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde ise “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm, teşebbüsler arası anlaşma, karar ve uyumlu eylemlere uygulanmakta olup temel amacı, her bir teşebbüsün kendi ticari politikalarını ve piyasadaki faaliyetlerini tek başına, diğer teşebbüslerden bağımsız olarak belirlemesini sağlamaktır. Söz konusu maddenin ikinci fıkrasında özellikle hangi hallerin bu kapsamda yer aldığı düzenlenmekte ve “Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” bu hallerden biri olarak sayılmaktadır. (24) Mevcut dosya bakımından tedarikçi ile perakende satış kanalında faaliyet gösteren satıcıların dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet göstermeleri nedeniyle, tedarikçi teşebbüs ve yeniden satıcı teşebbüsler arasındaki ilişkinin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'nin (2002/2 sayılı Tebliğ) “Kapsam” başlıklı 2. maddesi çerçevesinde bir dikey ilişki olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, sağlayıcı tarafından yeniden satıcılarına yönelik yeniden satış fiyatının belirlenmesi
26-09/267-95 9/19 uygulamaları da 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan eylemler arasında yer almaktadır. (25) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında yer alan bazı anlaşmalar, belli koşulları taşımaları halinde söz konusu maddenin hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulabilmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin son fıkrası ile, söz konusu maddenin birinci fıkrasında sayılan şartların gerçekleşmesi halinde Kurulun belirli konudaki anlaşma türlerine grup olarak muafiyet tanıyabileceği hüküm altına alınmıştır. Nitekim Kurul, bu hükme dayanarak 2002/2 sayılı Tebliğ’i yayımlamıştır. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde “Üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar”ın yine bu Tebliğ’de sayılan koşulları taşıması koşuluyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulacağı hükme bağlanmıştır. Yine aynı Tebliğ’in 4. maddesinde anlaşmaları ilgili Tebliğ ile sağlanan grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran sınırlamalara yer verilmiştir. Bu sınırlamalar arasında “Alıcının kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesi” hali sayılmış olup bu tür hükümleri içeren davranışlar ilgili Tebliğ kapsamında sağlanan grup muafiyetinden yararlanamamakta ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki yasaklamaya tabi hale gelmektedir. (26) Yukarıda izah edildiği üzere, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olan yeniden satış fiyatının belirlenmesi uygulamalarının amacı itibarıyla mı rekabeti kısıtlayıcı olduğu, yoksa ihlalin ortaya koyulabilmesi için etki analizine mi tabi tutulması gerektiği hususu da önem arz etmektedir. Bu konuda yapılacak tespitler bakımından hem ikincil mevzuat hem de Kurul kararları yol gösterici olacaktır. (27) Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz’un 8. paragrafında, “Bazı anlaşmaların amacının rekabeti sınırlamak olduğu ilk bakışta görülebilecek kadar açıktır.” ifadelerine yer verilmiş olup, bu anlaşmalara verilen örnekler arasında yeniden satış fiyatının belirlenmesi ve yeniden satış fiyatına asgari sınır getirilmesi halleri de sayılmıştır. Buna ek olarak, aşağıda yer verildiği üzere Kurulun son dönemdeki kararlarında yeniden satış fiyatının belirlenmesine ilişkin yaklaşımı; ürünlerin piyasadaki fiyatının takip edilmesinin ve alıcılara uygulamaları gereken yeniden satış fiyatının iletilmesinin, alıcıların bağımsız ticari kararları neticesinde belirlemeleri gereken perakende satış fiyatına doğrudan müdahale niteliği taşıdığı ve yeniden satış fiyatının serbest rekabet koşulları çerçevesinde belirlenmesini engellediği yönündedir. Bu çerçevede Kurul tarafından, rekabetin en önemli unsurlarından biri olan fiyata müdahale edilmesinin çoğunlukla amaç bakımından bir rekabet kısıtı teşkil edeceği, dolayısıyla bu tür uygulamaların 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında muafiyet almasının da mümkün olamayacağı belirtilmektedir. (28) Türkiye uygulamasında yeniden satış fiyatının belirlenmesine ilişkin detaylı düzenlemelere 2002/2 sayılı Tebliğ’de ve Dikey Anlaşmalar İlişkin Kılavuz’da (Dikey Kılavuz) yer verilmiştir. Dikey Kılavuz’un 17. paragrafına göre, alıcının sabit veya asgari satış fiyatının belirlenmesi anlaşmayı grup muafiyetinden çıkaran ihlallerden olmakla birlikte, sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla sağlayıcının, alıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya alıcıya satış fiyatını tavsiye etmesi mümkündür. Alıcıya bildirilen azami veya tavsiye nitelikteki satış fiyatının asgari veya sabit fiyata dönüşmemesi için, söz konusu fiyatların azami veya tavsiye niteliğinde olduğunun yayınlanan fiyat listelerinde ya da ürünün üzerinde açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
26-09/267-95 10/19 (29) Dikey Kılavuz’un 18. paragrafında ise yeniden satış fiyatının belirlenmesi uygulamasının doğrudan yapılabileceği gibi dolaylı olarak da gerçekleştirilebileceği ifade edilmektedir. Sağlayıcı teşebbüsler akdetmiş oldukları dikey anlaşmalara açık hüküm koymak suretiyle alıcının satış fiyatını doğrudan belirleyebileceği gibi, aynı ihlali değişik uygulamalar vasıtasıyla dolaylı yollarla da gerçekleştirebilir. Dikey Kılavuz’un 18. paragrafında; alıcının kar marjının belirlenmesi, tavsiye fiyat niteliğinde ilan edilmiş bir fiyat seviyesinden alıcının uygulayabileceği indirim oranının en üst seviyesinin belirlenmesi, alıcının tavsiye edilen fiyatlara uyduğu oranda kendisine ilave indirimlerin uygulanması ya da bu fiyatlara uymaması durumunda teslimatın geciktirilmesi, askıya alınması veya anlaşmanın sona erdirilmesi şeklinde alıcının tehdit edilmesi ya da fiilen bu tür cezai yaptırımların uygulanması durumları yeniden satış fiyatının belirlenmesinin dolaylı olarak uygulanmasına örnek olarak sayılmıştır. Yeniden satış fiyatının belirlenmesinin dolaylı yoldan belirlenmesi uygulamaları da 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmaktadır. (30) Dikey Kılavuz’un 19. paragrafına göre, yeniden satış fiyatının belirlenmesine yönelik doğrudan veya dolaylı yöntemler, alıcıların uyguladığı fiyatların sağlayıcı tarafından izlenebildiği ve kontrol edilebildiği durumlarda daha etkili olacaktır. Örneğin, standart fiyat listelerinden farklı fiyatlardan satış yapan alıcıları rapor etme konusunda tüm alıcılara getirilecek bir yükümlülük sağlayıcının pazarda uygulanan fiyatları kontrol etmesini önemli ölçüde kolaylaştıracaktır. (31) 16.06.2020 tarihli ve 7246 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 4054 sayılı Kanun’un 41. ve 43. maddeleri değiştirilmiş ve Türk rekabet hukukuna göz ardı edilebilirlik (De Minimis)7 ile taahhüt müesseseleri kazandırılmıştır. 16.03.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “2021/2 sayılı Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Önaraştırmalarda ve Soruşturmalarda Sunulacak Taahhütlere İlişkin Tebliğ” (2021/2 sayılı Tebliğ) ve “2021/3 sayılı Rekabeti Kayda Değer Ölçüde Kısıtlamayan Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Teşebbüs Birliği Karar ve Eylemlerine İlişkin Tebliğ” (2021/3 sayılı Tebliğ) ile anılan müesseselerin uygulanma usul ve esasları belirlenmiştir. Buna göre ihlal konusunu oluşturan davranışın açık ve ağır ihlal olması durumunda, söz konusu ihlal anılan tebliğlerin kapsamı dışında tutulmaktadır. Açık ve ağır ihlalleri oluşturan davranışlar ilgili tebliğlerde sayılmış olup “üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren teşebbüsler arası ilişkide alıcının sabit veya asgari satış fiyatının belirlenmesi” durumu açık ve ağır ihlallerden biri olarak belirtilmiştir. (32) Ülkemiz rekabet hukuku uygulamaları göz önüne alındığında yeniden satış fiyatının belirlenmesine ilişkin birçok dosyada, yeniden satış fiyatının belirlenmesinin amaç yönünden rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olduğu ortaya konulmuştur. Bir diğer ifade ile Kurulun yukarıda bahsi geçen kararları çerçevesinde, yeniden satış fiyatının sağlayıcı 7 Rekabet Terimleri Sözlüğü’nde göz ardı edilebilirlik olarak Türkçeleştirilen kavrama ilişkin şu ifadelere yer verilmektedir: “Tam açılımı, “De Minimis non curat lex/praetor” olan terimin Türkçe karşılığı “Hukuk teferruatla, pek önemsiz meselelerle meşgul olmaz” şeklinde ifade edilmektedir. Toplam pazar payı belli bir eşiğin altında kalan teşebbüs faaliyetlerinin rekabet üzerindeki etkilerinin ihmal edilebilir düzeyde olduğu kabul edilerek rekabet otoritelerince göz ardı edilebilmesidir. Ancak, kartel gibi önemli ihlaller De Minimis kapsamı dışındadır.” Bkz. https://www.rekabet.gov.tr/tr/Sayfa/Yayinlar/rekabet-terimleri-sozlug u/terimler-listesi?icerik=d3ea5f65-f025-43ba-8474-91ff5979f85b, Erişim Tarihi: 27.01.2026.
26-09/267-95 11/19 tarafından belirlenmesi, piyasada etki doğurup doğurmamasına bakılmaksızın amaç bakımından rekabet ihlali olarak değerlendirilmektedir. (33) Diğer yandan yeniden satış fiyatının belirlenmesinin, mehaz AB rekabet hukuku mevzuatı kapsamında da amaç bakımından rekabeti kısıtladığı kabul edilmektedir. 2014 yılında Komisyon tarafından yayımlanan “Amaç Yönünden Rekabet Kısıtlarına İlişkin Kılavuz”un 3.4. maddesinde yeniden satış fiyatının belirlenmesinin amaç yönüyle rekabeti kısıtlayıcı olduğu ifade edilmiştir. (34) 2022 yılında Komisyon tarafından yayımlanan 2022/720 sayılı ‘Avrupa Birliğinin İşleyişine Dair Anlaşma’nın (ABİDA) 101. maddesinin üçüncü fıkrasının Dikey Anlaşma ve Uyumlu Eylemlere Uygulanmasına İlişkin Komisyon Tüzüğü’ (2022/720 sayılı Komisyon Yönetmeliği)’nin 4. maddesinde ağır kısıtlamalar arasında sayılan “taraflarca sunulan teşvikler veya uygulanan baskı neticesinde sabit ya da asgari satış fiyatına dönüşmediği sürece tedarikçi tarafından tavsiye satış fiyatı veya azami satış fiyatı uygulanması haricinde alıcının kendi satış fiyatını belirleme ehliyetini kısıtlamanın” dikey anlaşmayı 2022/720 sayılı Komisyon Tüzüğü’nün 2. maddesinde belirtilen muafiyetin kapsamı dışına çıkaracağı düzenlenmiştir. (35) Komisyon tarafından yine 2022 yılında yayımlanan Dikey Kısıtlamalara İlişkin Kılavuz’un 186. paragrafında ise “yeniden satış fiyatının belirlenmesi doğrudan uygulanabilir. Bu durum, alıcının müşterilerine uygulamak zorunda olduğu fiyatı doğrudan belirleyen veya sağlayıcının yeniden satış fiyatını belirlemesine izin veren veya alıcının belirli bir fiyat seviyesinin altında satış yapmasını yasaklayan sözleşme hükümleri veya uyumlu eylemler için geçerlidir. Kısıtlama, tedarikçinin fiyat artışı talep etmesi ve alıcının bu talebe uyum sağlaması durumunda da açıktır.” ifadeleri yer almaktadır. (36) Özetle hem Türk hem de AB rekabet hukuku uygulamasında yeniden satış fiyatının belirlenmesi, üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren teşebbüsler arasındaki ilişkilerde amaç bakımından rekabeti kısıtlayan ağır bir ihlal olarak değerlendirilmektedir. I.3.1.2. Yeniden Satış Fiyatının Tespitine İlişkin Bulgu ve Değerlendirme Bulgu-30 (24) 17.09.2025 tarihinde GESKOPİKİT’te gerçekleştirilen yerinde incelemede, GESKOPİKİT Yönetim Kurulu Başkanı (.....)’in mobil cihazından alınan ve 30.07.2025 tarihinde (.....) ile “(.....)” olarak kayıtlı KYOCERA BİLGİTAŞ Distribütör Kanalı Müdürü(.....) isimli kişi arasında gerçekleştirilen WhatsApp yazışmasında yer alan ifadelere aşağıda yer verilmiştir: 30.07.2025 (.....) [GESKOPİKİT]: “[Kyocera markalı ürüne ilişkin fiyat bilgilerini de içeren ve daha önce GESKOPİKİT yetkilisi (.....)’e iletilen 8 adet görsel iletilmiştir.]” (.....) [GESKOPİKİT]: “Fiyatlara zam yaptım” (.....) [GESKOPİKİT]: “(.....) a da attım” (…..) [GESKOPİKİT]: “Bilgin olsun” (.....) [KYOCERA BİLGİTAŞ]: “Bende herkese yaptırdım abi merak etme” (.....) [GESKOPİKİT]: “(.....) yı8 da uyar canım” 8 “(.....)” ifadesi ile kast edilen teşebbüsün Kyocera markalı ürünlerin yeniden satıcısı olan (.....) olduğu değerlendirilmektedir.
26-09/267-95 12/19 (.....) [GESKOPİKİT]: “275 ten paylaşıyor hala” (.....) [KYOCERA BİLGİTAŞ]: “Herkes fiyatını yukarı çekiyor” Bulgu 30’a İlişkin Değerlendirme (25) GESKOPİKİT Yönetim Kurulu Başkanı (.....) ile KYOCERA BİLGİTAŞ Distribütör Kanalı Müdürü(.....) arasında geçen konuşmada GESKOPİKİT yetkilisi (.....) tarafından kullanılan “fiyatlara zam yaptım”, “(.....) a da attım” ve “bilgin olsun” ifadeleri ile Kyocera markalı ürünlerin yeniden satıcısı olan GESKOPİKİT tarafından Kyocera markalı ürünlere ilişkin uygulanan yeniden satış fiyatları konusunda KYOCERA BİLGİTAŞ’a bilgi verildiği görülmektedir. Bunun akabinde, KYOCERA BİLGİTAŞ yetkilisi (.....) tarafından dile getirilen “Bende herkese yaptırdım abi merak etme” ifadesinden KYOCERA BİLGİTAŞ tarafından Kyocera markalı ürünlerin yeniden satıcılarının fiyatlarına zam yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Yazışmanın devamında GESKOPİKİT yetkilisi (.....) tarafından yazılan “(.....) yı da uyar canım” ve “275 ten paylaşıyor hala” ifadelerinden GESKOPİKİT yetkilisi (.....) fiyatına zam yapmayan Kyocera markalı ürünlerin yeniden satıcısı (.....)’yı KYOCERA BİLGİTAŞ’a bildirdiği ve bu konuda KYOCERA BİLGİTAŞ yetkilisinin aksiyon almasını talep ettiği değerlendirilmektedir. Bunun sonucunda da KYOCERA BİLGİTAŞ yetkilisinin “Herkes fiyatını yukarı çekiyor” ifadesini kullandığı ve GESKOPİKİT tarafından talep edilen uyarı talebinin hayata geçirilerek KYOCERA BİLGİTAŞ tarafından, Kyocera markalı ürünlerin yeniden satıcılarının bağımsız şekilde belirlemeleri gereken satış fiyatlarına zam yaptırılmak suretiyle müdahale edildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu bulgudan KYOCERA BİLGİTAŞ’ın yeniden satıcısı GESKOPİKİT’in, diğer yeniden satıcıların fiyatlarını takip ederek KYOCERA BİLGİTAŞ’a bildirdiği, bu şekilde kendi zam yaptığı fiyat seviyesine diğer yeniden satıcıların da uymasını istediği ve bu isteğinin KYOCERA BİLGİTAŞ tarafından karşılandığı anlaşılmakta olup GESKOPİKİT’in yeniden satıcılarının satış fiyatlarını tespit etmek yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği kanaatine varılmıştır. I.3.2. Genel Değerlendirme (26) Yukarıda yer alan bulguya ilişkin tespit ve değerlendirmeler bir bütün olarak ele alındığında, GESKOPİKİT’in KYOCERA BİLGİTAŞ ile gerçekleştirdiği yazışmalarda kendi alt bayilerine fiyat artışlarını bildirdiği, diğer yeniden satıcıların uyguladığı fiyatları izleyerek düşük fiyat uygulayanları KYOCERA BİLGİTAŞ’a ilettiği ve bu doğrultuda fiyatların yukarı yönlü güncellenmesini sağladığı; bu suretle GESKOPİKİT’in bayilerinin yeniden satış fiyatlarına doğrudan ve/veya dolaylı müdahale ederek yeniden satış fiyatının tespiti niteliğinde bir davranış sergilediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla GESKOPİKİT’in söz konusu eylemleriyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmiş olduğu değerlendirilmektedir. (27) Bu kapsamda, GESKOPİKİT’in ihlal niteliğindeki davranışları nedeniyle anılan teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu doğrultuda devam eden bölümde, teşebbüsün yeniden satış fiyatına müdahale eylemleri kapsamında yapmış olduğu uzlaşma başvurusu çerçevesinde, Ceza Yönetmeliği ile Uzlaşma Yönetmeliği kapsamında tayin edilecek idari para cezasına ilişkin yapılan değerlendirmelere yer verilecektir. I.3.3. Ceza Yönetmeliği Kapsamında Yapılan Değerlendirme (28) 27.12.2024 tarih ve 32765 sayılı Resmi Gazete ile Ceza Yönetmeliği güncellenmiş ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Böylelikle, 15 Şubat 2009 tarih ve 27142 sayı ile Resmi
26-09/267-95 13/19 Gazete’de yayımlanan aynı isimli yönetmelik (Mülga Ceza Yönetmeliği) yürürlükten kaldırılmıştır. Teşebbüs tarafından yapılan savunmalara geçmeden önce güncellenen Ceza Yönetmeliği ile birlikte rekabet hukuku ihlallerinin ceza rejiminde esaslı değişiklikler yapıldığının belirtilmesi gerekmektedir. (29) Yenilenen Ceza Yönetmeliği ile temel ceza oranının “kartel” ve “diğer ihlaller” şeklinde sınıflandırılmış ihlal türlerine bağlı olarak belirlendiği yaklaşımdan vazgeçilmiş olup özellikle ihlalin niteliğinin ve rekabet üzerindeki olumsuz etkisinin dikkate alındığı yeni bir yöntem benimsenerek “kartel” ve “diğer ihlaller” ayrımına dayanan alt ve üst sınırlar da kaldırılmıştır. (30) Ayrıca Ceza Yönetmeliği ile ihlalin süresine bağlı artırımda dikkate alınacak zaman aralıkları kısaltılmıştır. Diğer yandan cezanın teşebbüsün sübjektif koşullarına göre uyarlanmasına imkân tanımak amacıyla ve Kurul içtihadı dikkate alınarak, ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar gözden geçirilmiş; ağırlaştırıcı unsurlara bağlı artırım oranının alt sınırı ile hafifletici unsurlara bağlı indirim oranlarının alt ve üst sınırları kaldırılmıştır. (31) Ceza Yönetmeliği’nin 4. maddesinde idari para cezası belirlenirken öncelikle temel para cezasının hesaplanacağı; ardından ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar göz önünde bulundurularak temel para cezasının arttırılmasının ve/veya cezadan indirim yapılmasının söz konusu olacağı düzenlenmektedir. Bu bilgiler akabinde teşebbüsün ceza takdirine ilişkin savunmalarına ve bu savunmalar kapsamında yapılan değerlendirmelere yer verilmektedir. (32) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasında: “Bu Kanun’un 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir.” hükmüne yer verilmiştir. (33) Teşebbüs hakkında ceza tayini yapılırken, Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “(1) Temel ceza oranı, başlangıç ceza oranına, koşulları bulunuyorsa, ihlalin süresi nedeniyle artırım yapılarak tespit edilir. (2) Başlangıç ceza oranı, özellikle, ihlal dolayısıyla gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı ile ihlalin niteliğinin açık ve/veya ağır olup olmadığı gözetilmek suretiyle belirlenir. (…)” hükümleri göz önünde bulundurulmalıdır. (34) Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca başlangıç ceza oranının belirlenmesinde ilgili teşebbüslerin “ihlal dolayısıyla gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı ile ihlalin niteliğinin açık ve/veya ağır olup olmadığı” gibi hususların dikkate alınması gerekmektedir. (35) Yukarıda yer alan tespit ve değerlendirmeler neticesinde, GESKOPİKİT’in yeniden satıcılarının satış fiyatlarını tespit etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bakımdan yeniden satış fiyatının tespitinin Taahhüt Tebliği’nde açık ve ağır ihlal olarak ele alınmış olması nedeniyle, GESKOPİKİT’in ihlal
26-09/267-95 14/19 konusu eyleminin Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında “açık ve ağır ihlaller” kategorisi kapsamında ele alınması gerekmektedir. (36) Başlangıç ceza oranının tayinine ilişkin olarak GESKOPİKİT tarafından, uzlaşma neticesinde belirlenecek ceza miktarı bakımından esas alınacak cironun sadece Kyocera markalı ürünlerin yeniden satışından elde edilen gelirler üzerinden hesaplanması gerektiği ileri sürülmüştür. Bu bağlamda, GESKOPİKİT’in 2024 yılı cirosunun (.....) TL olduğu, bu tutarın (.....) TL’lik kısmının Kyocera markalı ürünlerin yeniden satışından elde edildiği belirtilmiştir. Ancak 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasında “Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir.” hükmü ile Ceza Yönetmeliği’nin 4. maddesinin üçüncü fıkrasında “Bu Yönetmelik hükümleri gereğince belirlenecek idari para cezası miktarı, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirleri üzerinden hesaplanır ve bu gelirlerin yüzde onunu aşamaz...” ibareleri yer almaktadır. Görüldüğü üzere, 4054 sayılı Kanun’da olduğu gibi Ceza Yönetmeliği’nde de ceza oranının uygulanması adına temel alınacak ciro için marka bazlı veya ilgili ürün pazarı bazlı cironun dikkate alındığı bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Nitekim Danıştay’ın yerleşik içtihadında9 da, idari para cezasının belirlenmesinde ilgili ürün pazarı cirosunun ya da marka bazlı cironun değil, teşebbüsün toplam cirosunun dikkate alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Dolayısıyla Kanun ve Ceza Yönetmeliği’nde yer alan açık hükümler uyarınca teşebbüsün yalnızca Kyocera markalı ürünlerden elde edilen ciro esas alınarak ceza belirlenmesi yönündeki talebinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı, ceza hesabında GESKOPİKİT’in toplam cirosunun dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. (37) Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasında ise ihlalin süresinin temel para cezasının tespitinde dikkate alınacağı düzenlenmiştir. Anılan maddede; “(3) Başlangıç ceza oranı; a) Bir yıldan uzun, iki yıldan kısa süren ihlallerde beşte biri oranında, b) İki yıldan uzun, üç yıldan kısa süren ihlallerde beşte ikisi oranında, c) Üç yıldan uzun, dört yıldan kısa süren ihlallerde beşte üçü oranında, ç) Dört yıldan uzun, beş yıldan kısa süren ihlallerde beşte dördü oranında, d) Beş yıldan uzun süren ihlallerde bir katı oranında, artırılır.” hükmüne yer verilmiştir. (38) GESKOPİKİT’e yönelik olarak ihlal isnadına dayanak teşkil eden tek belge Bulgu-30’da yer alan 30.07.2025 tarihli yazışmadır. Bu kapsamda ihlalin 1 yıldan kısa sürmesi sebebiyle Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca başlangıç ceza oranında artırım yapılmasına gerek olmadığı değerlendirilmektedir. 9 Danıştay 13. Dairesinin 24.06.2008 tarihli ve E: 2006/1149, K: 2008/5031 sayılı; 24.06.2008 tarihli ve E: 2006/1041, K: 2008/5023 sayılı; 14.10.2008 tarihli ve E: 2006/5791, K: 2008/6795 sayılı; 02.06.2010 tarihli ve E: 2007/9916, K: 2010/4599 sayılı; 08.05.2012 tarihli ve E: 2008/9080, K: 2012/965 sayılı (Bemka); 09.05.2012 tarihli ve E: 2008/8485, K: 2012/968 sayılı (Hes Elektrik) kararları.
26-09/267-95 15/19 (39) Diğer yandan Ceza Yönetmeliği’nin 6. maddesinde ağırlaştırıcı unsurlar; 4054 sayılı Kanun’un 4. ve/veya 6. maddesinin ihlal edildiğinin Kurul tarafından tespit edilmesinden sonra aynı teşebbüs veya teşebbüs birliği tarafından 4054 sayılı Kanun’un 4. ve/veya 6. maddesinin tekrar ihlal edilmesi, soruşturma kararının tebliğinden sonra ihlale devam edilmesi, ihlalde belirleyici etkinin bulunması ile Uzlaşma Yönetmeliği’nin 12. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan gizlilik yükümlülüğünün ihlal edilmesi olarak sayılmaktadır. Bu kapsamda GESKOPİKİT’in ihlale konu eylemleri bakımından herhangi bir ağırlaştırıcı unsurun bulunmadığı değerlendirilmektedir. (40) Bununla birlikte temel para cezasının indirilmesini gerektirecek haller Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinde; - Yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi haricinde, yerinde incelemenin daha kısa sürede tamamlanmasını veya daha etkin şekilde gerçekleştirilmesini sağlayan fiziksel ve/veya teknik imkânların sunulması suretiyle ya da yerinde inceleme esnasında inceleme konusuyla bağlantılı olan ilave bilgi veya belgelerin incelenen tarafça kendiliğinden sunulması suretiyle yerinde incelemeye yardımcı olunması, - İhlalde diğer teşebbüslerin zorlamasının bulunması, - İhlale katılımın sınırlı olması, - İhlal konusu faaliyetlerin yıllık gayri safi gelirler içerisindeki payının düşük olması, - İdari para cezasına esas alınan yıllık gayri safi gelirler içinde yurt dışı satış gelirlerinin bulunması şeklinde örnek olarak sayılmıştır. Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinde bahsi geçen hafifletici sebepler tahdidi olmayıp örnek olarak sayılmıştır. Bu kapsamda ilgili maddede bahsedilmeyen bir husus da teşebbüs tarafından somut şekilde ortaya konulduğu takdirde hafifletici unsur olarak dikkate alınabilecektir. (41) Bu minvalde, GESKOPİKİT tarafından; - Kyocera markası dışında (.....), (.....), (.....), (.....), (.....) ve (.....) gibi farklı markalardan da ürün tedarik edildiği ve bu markalara ilişkin satış, kiralama, servis hizmetlerinin verildiği, bu kapsamda 2024 yılı itibarıyla toplam (.....) TL cironun sadece (.....) TL'lik kısmının Kyocera markalı ürünlerin satışından elde edildiği, dolayısıyla Kyocera markalı ürünlerden elde edilen cironun toplam ciro içindeki payının oldukça kısıtlı olduğu, - İhlal teşkil ettiği değerlendirilen fiillerin temelde KYOCERA BİLGİTAŞ ve KYOCERA EMEA’dan oluşan ekonomik bütünlük tarafından belirlenen satış politikaları çerçevesinde ortaya çıktığı, garanti destek politikası ile paralel ithal ürünlerin takibi ve raporlanmasına yönelik eylemlerin ise sözleşmesel yükümlülüklerden kaynaklandığı hususları ileri sürülmüş ve bu hususların hafifletici unsur olarak dikkate alınması talep edilmiştir. (42) Bu çerçevede, 2024 yılında Kyocera markalı ürünlerin satışından elde edilen ciro, teşebbüsün aynı yıldaki toplam cirosunun %(.....) tekabül etmektedir. Söz konusu ciro verisi incelendiğinde, teşebbüsün ihlale konu Kyocera markalı ürünlerin satışından elde ettiği cironun, teşebbüsün toplam cirosu içindeki payının düşük olarak nitelendirilebileceği değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, GESKOPİKİT hakkında Ceza
26-09/267-95 16/19 Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında hafifletici unsur olarak temel para cezasında indirim uygulanabileceği değerlendirilmektedir. (43) Bununla birlikte GESKOPİKİT tarafından; ihlal teşkil eden fiillerin, temelde KYOCERA BİLGİTAŞ ve KYOCERA EMEA’dan oluşan ekonomik bütünlük tarafından tayin edilen satış politikalarının bir neticesi olarak ortaya çıktığı, nitekim garanti destek politikası ile paralel ithal ürünlerin takibi ve raporlanmasına yönelik uygulamaların ise doğrudan bayilerle akdedilen sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülükler çerçevesinde yürütüldüğü ifade edilmiştir. (44) Bu kapsamda, ihlal isnadına dayanak teşkil eden Bulgu-30 incelendiğinde, GESKOPİKİT’in alt bayilerin uyguladığı satış fiyatlarını izlediği, bu fiyatların yukarı yönlü olarak güncellenmesine yönelik girişimlerde bulunduğu ve söz konusu süreci bizzat yönettiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda GESKOPİKİT’in, yeniden satıcıların fiyatlandırma davranışlarına müdahalede bulunmak suretiyle rekabeti kısıtlayıcı nitelikte eylemleri fiilen ve icrai biçimde gerçekleştirdiği görülmektedir. (45) Dosya kapsamında, yeniden satış fiyatının belirlenmesine veya bayilerin fiyat güncellemelerine yönelik olarak GESKOPİKİT’e, sağlayıcı konumundaki KYOCERA BİLGİTAŞ tarafından doğrudan bir yönlendirme yapıldığına işaret eden herhangi bir yazılı belgeye veya açık bir talimata rastlanmamıştır. GESKOPİKİT ile KYOCERA BİLGİTAŞ arasında iletişim ve iş ilişkisi bulunmakla birlikte, yeniden satış fiyatının belirlenmesine ilişkin eylemler bakımından, GESKOPİKİT’i bağlayan veya yönlendiren nitelikte bir talimat ya da sözleşmesel yükümlülük tespit edilememiştir. (46) Sağlayıcı ile bayiler arasındaki sözleşmesel ilişkilerde, paralel ithalatın takibi ve müşteri/bölge sınırlamalarına ilişkin bazı düzenlemelerin bulunduğu anlaşılmakla birlikte, yeniden satış fiyatının belirlenmesine yönelik olarak bu tür sözleşmelerde herhangi bir hükme yer verilmediği görülmektedir. Dolayısıyla, yeniden satış fiyatına müdahaleye ilişkin eylemlerin, sağlayıcı tarafından belirlenen satış politikalarının zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıktığı yönünde bir değerlendirme yapılmasına imkân bulunmamaktadır. (47) Bu itibarla, yeniden satış fiyatına müdahaleye ilişkin ihlal bakımından, GESKOPİKİT’in ticari iradesinin sağlayıcı konumundaki teşebbüs tarafından belirleyici ölçüde sınırlandığı veya söz konusu eylemlerin sağlayıcı zorlamasıyla gerçekleştirildiği sonucuna ulaşılması mümkün değildir. GESKOPİKİT’in, bağımsız bir ekonomik birim olarak ihlal teşkil eden davranışların icrasında aktif ve belirleyici bir rol üstlendiği dikkate alındığında, bu hususun Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında hafifletici unsur olarak değerlendirilmesi uygun görülmemektedir. (48) Yukarıda yer verilen açıklamalar kapsamında, Mülga Ceza Yönetmeliği ve Ceza Yönetmeliği’nin bütüncül şekilde değerlendirilmesi ve teşebbüs lehine olan düzenlemenin uygulanması gerekmektedir. Bu çerçevede, başlangıç ceza oranı Mülga Ceza Yönetmeliği’ne göre %(.....) olarak tespit edilmiş, ihlalin bir yıldan kısa sürmesi nedeniyle artırıma gidilmemiştir. Teşebbüs bakımından hafifletici nedenlerin bulunduğu değerlendirilmiş ve %(.....) indirim uygun görülmüş ve ceza oranı %(.....) olarak öngörülmüştür. Ceza Yönetmeliği’ne göre yapılan değerlendirmede ise yine başlangıç ceza oranı %(.....) olarak takdir edilmiş, süre nedeniyle bir artırım yapılmamış, hafifletici unsur nedeniyle %(.....) indirim öngörülmüş ve ceza oranı %(.....) olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla Mülga Ceza Yönetmeliği ve Ceza Yönetmeliği birlikte değerlendirildiğinde teşebbüs açısından her iki yönetmeliğe göre hesaplanan ceza oranı (%(.....)) ve dolayısıyla ceza miktarlarının (5.262.562,80 TL) aynı olduğu ve karşılaştırılması
26-09/267-95 17/19 sonucunda lehe veya aleyhe bir durumun ortaya çıkmamasının söz konusu olmadığı görülmektedir. Bu bağlamda Ceza Yönetmeliği dikkate alınmıştır. I.3.4. Uzlaşma Yönetmeliği Kapsamında Yapılan Değerlendirme (49) Uzlaşma Yönetmeliği’nin 7. maddesi; “Kurul, uzlaşma görüşmelerinin tamamlanmasını takiben sürece ilişkin ara kararını verir. Kararda aşağıdaki hususlara yer verilir: (…) e) Uzlaşma metninin Kuruma gönderilmesi için verilecek ve on beş günü aşmayacak kesin süre, f) Uzlaşma metninin süresi içinde gönderilmemesi halinde, Kurulun ara kararda yer verilen hususlarla bağlı olmayacağı.” hususlarını hüküm altına almaktadır. (50) İçeriğine yukarıda yer verilen uzlaşma ara kararı GESKOPİKİT tarafından 17.02.2026 tarihinde tebellüğ edilmiş olup uzlaşma ara kararına istinaden hazırlanan uzlaşma metni 02.03.2026 tarih ve 81494 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Bu bakımdan GESKOPİKİT tarafından gönderilen uzlaşma metninin süresi içinde Kuruma ulaştığı değerlendirilmektedir. (51) Öte yandan Uzlaşma Yönetmeliği’nin “Uzlaşma metni” başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında; “1) Uzlaşma tarafı, uzlaşma ara kararında bildirilen hususları kabul etmesi halinde, aşağıdaki unsurları içeren bir uzlaşma metnini sunar: a) Uzlaşma tarafının ihlalin varlığını ve kapsamını kabul ettiğine dair açık beyanı, b) Kurulun uzlaşma tarafına ihlal nedeniyle verebileceği azami idari para cezası oranı ve miktarı ile tarafın uzlaşma usulü çerçevesinde bu ceza oranını ve miktarını kabul ettiği, c) Uzlaşma tarafının hakkındaki iddialar konusunda yeterli derecede bilgilendirildiği ve kendi görüşlerini ve açıklamalarını aktarmak için tarafa yeterli imkân tanındığı, ç) İdari para cezasının ve uzlaşma metninde yer alan hususların uzlaşma tarafınca dava konusu yapılamayacağı.” hükmüne yer verilmiştir. (52) GESKOPİKİT tarafından gönderilen uzlaşma metninde özetle; - GESKOPİKİT tarafından yeniden satıcıların satış fiyatlarının belirlenmesi yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği ve bu kapsamda uzlaşma usulü sonucunda GESKOPİKİT’e 2024 yılı gayrisafi geliri üzerinden nihai olarak %(.....) oranında ve 3.946.922,10 TL tutarında idari para cezası uygulanmasının kabul edildiği, - İhlalin niteliği, kapsamı ve idari para cezası hakkında GESKOPİKİT’e yeterli derecede bilgilendirme yapıldığı, GESKOPİKİT’e görüşlerini aktarma imkânının tanındığı ve ihlal tespitinin, uzlaşma metninde yer alan hususların ve GESKOPİKİT hakkında uygulanacak olan idari para cezasının dava konusu yapılmayacağı
26-09/267-95 18/19 ifade edilmiş olup GESKOPİKİT hakkında yürütülmekte olan soruşturmanın uzlaşma ile neticelendirilerek Uzlaşma Nihai Kararı verilmesi talep edilmiştir . (53) Bu kapsamda GESKOPİKİT tarafından gönderilen uzlaşma metninin Uzlaşma Yönetmeliği’nin 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan unsurları içerdiği görülmektedir. (54) Uzlaşma Yönetmeliği’nin 9. maddesinin birinci fıkrasında ise; “(1) Uzlaşma metninin Kurum kayıtlarına girmesinden itibaren on beş gün içinde, Kurul tarafından ihlal tespitinin ve idari para cezasının yer aldığı bir nihai kararla ilgili taraf bakımından soruşturma sonlandırılır.” hükmüne yer verilmiştir. (55) Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, Kurulun 12.02.2026 tarihli ve 26-05/129-MUA sayılı uzlaşma ara kararı ile GESKOPİKİT tarafından sunulan uzlaşma metni çerçevesinde Ceza Yönetmeliği kapsamında hesaplanan idari para cezasının %25 oranında indirilmesi; teşebbüse 2024 yılı gayrisafi geliri üzerinden nihai olarak %(.....) oranında ve 3.946.922,10-TL tutarında idari para cezası uygulanması ve teşebbüs hakkındaki soruşturmanın uzlaşma usulü ile sonlandırılması sonuçlarına varılmıştır. J. SONUÇ (56) Rekabet Kurulunun 06.11.2025 tarih ve 25-41/991-M sayılı kararı uyarınca 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak yürütülen soruşturma kapsamında 12.02.2025 tarih ve 26-05/129-MUA sayılı uzlaşma ara kararına istinaden Geskopikit Dijital Kopyalama Sistemleri Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından gönderilen uzlaşma metni; 02.03.2026 tarih ve 81494 sayılı yazı ile süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Uzlaşma metni ihlalin varlığı ve kapsamı ile uzlaşma ara kararında öngörülen azami idari para cezası oranları ve tutarları teşebbüs tarafından açıkça kabul edilmiş olup, 1. Geskopikit Dijital Kopyalama Sistemleri Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından yeniden satıcılarının satış fiyatlarının tespitine ilişkin eylemi suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiğine, 2. Bu nedenle, Geskopikit Dijital Kopyalama Sistemleri Sanayi ve Ticaret AŞ’ye 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve 15/2/2009 tarihli ve 27142 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik” ile 27.12.2024 tarih ve 32765 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in karşılaştırılması sonucunda lehe veya aleyhe bir durumun ortaya çıkmaması nedeniyle 27.12.2024 tarih ve 32765 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ve 7. maddesi uyarınca 2024 yılı gayrisafi geliri üzerinden %(…..) oranında olmak üzere 5.262.562,80-TL idari para cezası uygulanmasına, 3. 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin yedinci fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına
26-09/267-95 19/19 Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelik”in 4. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse verilecek idari para cezasında %25 oranında indirim uygulanmasına, 4. Bu kapsamda uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse 2024 yılı gayrisafi geliri üzerinden nihai olarak %(…..) oranında ve 3.946.922,10-TL tutarında idari para cezası uygulanmasına, 5. Böylece Rekabet Kurulunun 06.11.2025 tarihli ve 25-41/991-M sayılı kararı uyarınca yürütülmekte olan soruşturmanın Geskopikit Dijital Kopyalama Sistemleri Sanayi ve Ticaret AŞ bakımından uzlaşma usulü ile sonlandırılmasına gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy