1 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Karar No : 99-13/99-40
Karar Tarihi : 04.03.1999
Toplantıya Katılan
Başkan: Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU (II. Başkan)
Üyeler: Bahaddin ELÇİ, Mehmet Zeki UZUN, Salih Zeki BENGÜ,
Aydın EMRE, Sadık KUTLU, Dr. Kemal EROL, İsmet CANTÜRK,
Nejdet KARACEHENNEM, Mustafa PARLAK
Soruşturma Heyeti :
Heyet Başkanı: Nejdet KARACEHENNEM, Rekabet Kurulu Üyesi,
Raportörler: Makbule BEKCAN, Murat ÇETİNKAYA, F. Yeşim AKCOLLU.
Taraflar:
-Şikayet Eden : Üniversal Yayıncılık Anonim Şirketi
Vekili Av. Hüseyin D. YARSUVAT
Polat Plaza B Blok Levent 80640 İstanbul
-Şikayet Edilen : Basın İzleme Araştırma Kurulu (BİAK)
Hakkında Soruşturma Yapılanlar:
1. Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık Anonim Şirketi
Hürriyet Medya Towers Güneşli / İSTANBUL
2. DYG Reklam ve İlan Hizmetleri Anonim Şirketi
Doğan Medya Center Bağcılar / İSTANBUL
3. Medya Basın Servisleri ve Ticaret Anonim Şirketi
Medya Plaza, Basın Ekspres Yolu Güneşli / İSTANBUL
4. Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık Anonim Şirketi
Türkocağı Cad. No:39/41 Cağaloğlu / İSTANBUL
5. İhlas Holding Anonim Şirketi
Çatal Çeşme Sok. No:17 Cağaloğlu / İSTANBUL
6. Uluslararası Reklamcılık Derneği
Büyükdere Cad. Çayır Çimen Sk. Emlak Kredi Blokları A/1 Daire:36
1.Levent / İSTANBUL
7. Reklamcılar Derneği
Yıldız Çiceği Sk. No: 19 Etiler / İSTANBUL
2 REKABET KURUMU
8. Reklamverenler Derneği
Gazeteciler Mah.Keskin Kalem Sk.No:15
Esentepe/İSTANBUL
9. Piar Gallup Araştırma Anonim Şirketi TN AGB Konsorsiyumu
Gazeteciler Mah. 23 Temmuz Meydanı No: 8 Esentepe
İstanbul
Dosya Konusu: Haklarında soruşturma yapılan teşebbüslerin/teşebbüs
birliklerinin imzaladıkları Basın İzleme Araştırma Sözleşmesi’nin “…kurucu
üyelerin dağıtım kanallarının dışında dağıtım kanalı kullanan diğer basın
kuruluşlarının BİAK’a üye olabilmeleri için Kurucu üyelerin onayı
gerekmektedir…” hükmünü içeren 2.1.8 inci maddesinin BİAK tarafından
gerçekleştirilen basın izleme araştırma piyasasına giriş engeli yaratması, yazılı
basın reklam piyasasında rekabeti sınırlayıcı etki doğurabilecek nitelikte
olması ve Üniversal Yayıncılık Anonim Şirketinin BİAK’a üyelik başvurusunun
sözleşmenin 2.1.8 inci maddesine dayanılarak reddedilmesinin 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal etmesi.
Raportör Görüşü: Üniversal Yayıncılık A.Ş.’nin üyelik talebinin kurucu üyelerin
toplu kararı sonucu kabul edilmemesi ile Yazılı Basın İzleme Araştırması
Piyasasında 4054 sayılı Kanun’a aykırı olan bir eylemin gerçekleştiği; ancak bu
eylemin Yazılı Basın Reklam Piyasasında hemen sonuç yaratmadığı, etkilerini
gelecekte göstereceği, diğer bir deyişle dergilere ilişkin araştırma sonucunu içeren
raporun Mart 1998 tarihinde yayımlanması öngörüldüğünden ve araştırma ancak bu
tarihten sonra reklamverenlerin ve reklam ajansları ile medya planlama ve satın alma
şirketlerinin kararlarında etkili olabileceğinden, sözleşmenin 19.01.1998 tarihinde,
dergilere ilişkin raporun yayımlanmasından önce, tadil edilmesi ve şikayetçi
teşebbüse davet gönderilmesi ile Üniversal Yayıncılık A.Ş. aleyhine rekabeti
sınırlayıcı etki yaratma ihtimalini taşıyan sürecin kesintiye uğradığı, bu dergi grubu
bünyesindeki yayınların da anketin uygulanmaya başladığı andan itibaren
ölçümlenmesi nedeniyle, Kanun’un 16 ncı maddesinin tatbik edilmesine ilişkin
koşulların oluşmadığı, aksi durumda, örneğin ölçümlenmemiş olması halinde, bu
yayınlara ilişkin veri bulunmayacağından dolayı uygulamanın gelecekte rekabeti
sınırlayıcı etki yaratması niteliği devam ediyor olacağından, 16 ncı madde
kapsamında değerlendirilebileceği,
4054 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi ve bu maddeye dayanılarak
çıkarılan 1997/6 sayılı Tebliğ’in 3 üncü maddesi uyarınca BİAK sözleşmesinin
05.11.1997 tarihinden başlayarak en geç 6 ay içinde Rekabet Kurulu’na bildirilmesi
gereken bir sözleşme olduğu, bildirim için öngörülen bu süre içerisinde sözleşmenin
Kanun’un 4 üncü maddesine aykırı olan maddeleri sözleşmeden çıkarıldığı veya tadil
edildiği için bildirimde bulunulmaması nedeniyle Kanun’un 16 ncı maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendinde öngörülen para cezasının tatbik edilemeyeceği,
Diğer taraftan, öngörülen süre içinde bildirimde bulunma ya da dosya konusu
olayda olduğu gibi bildirim süresi içinde anlaşmanın Kanun’a aykırı hükümlerinin
anlaşma metninden çıkarılması halinde Kanun’un 16 ncı maddesinin son fıkrasının
“açık bir biçimde” ihlal olması halinde para cezasını öngörmesi hususuna ilişkin
3 REKABET KURUMU
olarak ise; “açık ihlalin” fiyat anlaşmaları, pazar paylaşımları, piyasada faaliyet
gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkarılması
gibi ilk bakışta rekabet ihlali olarak nitelendirilebilecek türden ihlaller olması, BİAK
sözleşmesindeki rekabet ihlalinin ise ancak konunun uzmanlarınca yapılan belli bir
inceleme sonucunda anlaşılabilmesi nedeniyle 16 ncı maddenin ikinci fıkrasında
öngörülen cezanın uygulanamayacağı,
Ancak; bundan sonra ilgili ürün piyasasında benzer ihlallerin önüne
geçilmesini teminen,
-BİAK’a üye olma koşullarının,
-Araştırma sonucunda elde edilen verilerden üçüncü şahısların istifade
edebilmelerine ilişkin olarak BİAK’a ait olan “yararlandırma” hakkının kullanımına
dair koşulların,
belirlenerek Rekabet Kurulu’na bildirilmesi gerektiği.
OLAYLAR
- Üniversal Yayıncılık A.Ş. vekili Av. Hüseyin D. YARSUVAT tarafından gönderilen
ve Kurum kayıtlarına 12.11.1997 gün ve 885-13 sayı ile intikal eden şikayet
dilekçesinde; Üniversal Yayıncılık A.Ş.’nin 04.08.1997 tarihinde BİAK’a katılmak
üzere başvurduğu, ancak 30.10.1997 tarihli BİAK’tan aldıkları yazıda
başvurularının BİAK sözleşmesinin 2.1.8 inci maddesine dayanılarak
reddedildiği, bu durumun da 4054 sayılı Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddelerine
aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmüştür.
- Söz konusu şikayet üzerine, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in
55/1 inci maddesi uyarınca Kurum raportörleri tarafından hazırlanan 19.11.1997
tarihli ve E3-D1-97/4 sayılı İlk İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu’nun 20.11.1997
tarihli toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Kanun’un 40/1 inci maddesi
uyarınca konuya ilişkin önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
- Önaraştırma sonucunda, Kurum raportörleri tarafından hazırlanan 19.12.1997
tarihli ve D1/2/MB-97/4 sayılı Önaraştırma Raporu Rekabet Kurulu’nun
25.12.1997 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Kanun’un 41 inci
maddesi uyarınca, Türkiye Basın İzleme Araştırması Sözleşmesini imzalayan
taraflar hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
- 07.01.1998 tarihinde, Kanun’un 43/2 nci maddesi uyarınca ilgili taraflara
soruşturma açıldığına dair bildirimde bulunularak, taraflardan 30 gün içinde ilk
yazılı savunmalarını göndermeleri istenmiştir.
- Haklarında soruşturma açılan tarafların ilk yazılı savunmaları 23.01.1998 –
11.02.1998 tarihleri arasında Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
- Soruşturma Heyeti’nce tamamlanan, 25.09.1998 tarihli ve SR/98-2 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun’un 45/1 inci maddesi uyarınca, Başkanlıkça tüm
Kurul Üyeleri ile hakkında soruşturma açılan taraflara 29.09.1998 tarihinde tebliğ
edilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince söz konusu taraflardan 30 gün
içinde yazılı savunmalarını göndermeleri istenmiştir.
4 REKABET KURUMU
- Haklarında soruşturma yürütülen tarafların ikinci yazılı savunmaları Yeni Gün
Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. dışında süresi içinde Kuruma intikal
etmiştir. (Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş.’nin ikinci yazılı
savunması Kurumumuza 26.11.1998 tarihinde intikal etmiştir.)
- Savunma yazılarının incelenmesi sonucunda; tarafların soruşturma raporunda
yer verilen hususlara esastan herhangi bir itirazlarının bulunmadığı anlaşılmış,
bunun üzerine 10.11.1998 tarihinde dosyanın görüşülerek karar verilebilmesini
teminen Kurul’a havalesini talep eden önerge Başkanlık Makamına sunulmuştur.
Bahse konu önerge, 24.11.1998 tarih ve 92 sayılı Kurul toplantısında ele
alınarak, 92/747-158 sayı ile “soruşturma safhası sonunda hazırlanan raporun
şikayetçi tarafa da tebliğ edilmesine” karar verilmiştir.
- Bu karar uyarınca, soruşturma raporu Üniversal Yayıncılık A.Ş.’ne tebliğ edilmiş,
adı geçen teşebbüsün 28.12.1998 tarihli görüş yazısı 29.12.1998 tarihinde
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Yine aynı Kurul kararı geğince, Soruşturma
Heyeti’nin 11.01.1999 tarihli ek yazılı görüşü aynı tarihte Kurul Üyeleri ve
hakkında soruşturma yürütülen tarafların yanısıra şikayetçi Üniversal Yayıncılık
A.Ş.’ne de bildirilmiştir.
- Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerden/teşebbüs birliklerinden
Reklamverenler Derneği, Reklamcılar Derneği, Uluslararası Reklamcılık Derneği,
Piar Gallup Araştırma A.Ş., İhlas Holding A.Ş. ve şikayetçi teşebbüs Üniversal
Yayıncılık A.Ş. ek görüşe ilişkin cevap yazılarını süresi içinde Kurumumuza
bildirmişlerdir. Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş., DYG Reklam ve İlan
Hizmetleri A.Ş. ve Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. tarafından ek
görüşe cevap verilmemiştir. Medya Basın Servisleri ve Ticaret A.Ş. tarafından
elden teslim edilen ek görüşe cevap yazısı ise, Kurumumuz kayıtlarına
01.03.1999 tarihinde intikal etmesi nedeniyle Kanun’un 45 inci maddesinin
üçüncü fıkrası gereğince dikkate alınmamıştır.
- Rekabet Kurulu 04.03.1999 tarihinde dosyaya ilişkin nihai kararını vermiştir.
1. İLGİLİ PAZAR
1.1. İlgili Ürün Pazarı
Soruşturmaya konu olan sözleşmenin incelenmesi sonucu, sözleşmenin birbiri
ile etkileşim içerisinde bulunan iki hizmet pazarında etkili olduğu anlaşılmıştır:
- Yazılı basın izleme araştırması piyasası
- Yazılı basın reklam piyasası
Yazılı Basın İzleme Araştırması Piyasasında Piar Gallup Araştırma A.Ş. ile
medya ve reklam sektörünün kullanımına sunulacak bir basın izleme araştırmasını
yapma kapasitesine sahip diğer bütün araştırma şirketleri hizmeti üreten ve arzeden
taraftır. Piyasanın talep tarafında ise,
reklam gelirlerini artırmayı amaçlayan basın sektörü,
reklam harcamalarını ekonomik ve etkin bir şekilde yönlendirmeyi planlayan
reklamverenler,
5 REKABET KURUMU
etkin medya planlaması ile doğru hedef kitlelere ulaşmaya çalışan reklam
ajansları bulunmaktadır.
Yazılı Basın Reklam Piyasasında ise ürün, “reklam yayınlama hizmeti” dir. Bu
hizmetin sağlayıcıları basın sektöründeki yayın grupları, alıcıları (talep edenleri) ise
reklamverenler ve reklamverenlere etkin medya planlaması sağlamaya yönelik
faaliyette bulunan reklam ajanslarıdır.
Diğer taraftan Üniversal Yayıncılık A.Ş., bünyesinde bulunan dergilerin
ölçümlenerek raporlanması için BİAK’a başvuruda bulunmuştur. Bu nedenle
belirlenen bu piyasaları dergi grubu ile sınırlandırmak gerekmektedir.
1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Soruşturma kapsamındaki Türkiye Basın İzleme Araştırması Sözleşmesi’nde
konu, kapsam ve tanımı yapılan araştırma çerçevesinde ölçümlenen yayınlar Türkiye
sınırları dahilinde satışı yapılan yayınlar olduğundan coğrafi pazar, Türkiye sınırları
olarak belirlenmiştir.
2. TESPİTLER, TARAFLARIN SAVUNMALARI VE BUNLARA İLİŞKİN HUKUKİ
DEĞERLENDİRMELER
2.1. Türkiye’de Okurluk Araştırmaları
Şikayet konusu sözleşme kapsamında yürütülecek olan Türkiye Basın İzleme
Araştırması’nın olarak adlandırılan araştırma, Türkiye’de ilk ulusal okurluk
araştırması niteliğini taşımaktadır ve henüz bulgularını ortaya koyma aşamasındadır.
BİAK araştırmasının amaçları,
- Türk medya ve reklam sektörlerinin gelişimine önemli katkılar sağlamak,
- Sektörün ortak kullanımına basın okurluk bilgileri sunmak,
- Sektör için “ortak birim-common currency” oluşturmaktır.
Örnek büyüklüğü, soru formu kapsamının genişliği itibarı ile Türkiye Basın
İzleme Araştırması’nın; Avrupa ve A.B.D’de gerçekleştirilen belli başlı gazete ve
dergi okurluğu araştırmalarından daha geniş ölçekli bir araştırma olduğu ve bugüne
kadar Türkiye’de hali hazırda sektörün ortak kullanımına sunulmuş en büyük ölçekli
okur araştırması olduğu konunun ilgilileri tarafından ifade edilmektedir.
2.2. Basın İzleme Araştırma Kurulu (BİAK)
BİAK, tüzel kişiliği bulunmayan, Avrupa ülkelerinde uygulanmakta olan
okurluk araştırmalarına benzer nitelikte bir araştırmayı gerçekleştirme ve finanse
etme amacı ile biraraya gelen reklam ajansları, reklamverenler ve mecra kuruluşları
temsilcilerinden oluşan, projenin işletilmesinden ve koordinasyonundan sorumlu
kuruldur.
Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde teşebbüs birliği kavramının,
“Teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da
tüzel kişiliği olmayan her türlü birlikleri” kapsadığı ifade edilmiştir.
6 REKABET KURUMU
Aynı maddede teşebbüs ise, “piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan,
satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir
bütün teşkil eden birimler” olarak tanımlanmaktadır.
Satışa arzettikleri gazete, dergi ve işlevleri gereği ifa ettikleri hizmet nedeniyle
basın kuruluşlarının bir teşebbüs olduklarına kuşku bulunmamaktadır. BİAK üyesi
diğer kuruluşlar olan Uluslararası Reklamcılık Derneği, Reklamcılar Derneği ve
Reklamverenler Derneği de yine teşebbüslerden oluşan ve tüzel kişiliği haiz
teşebbüs birlikleridir. Dolayısıyla BİAK, bünyesinde hem teşebbüs birliklerini hem de
teşebbüsleri bulunduran bir teşebbüs birliğidir.
2.3. Sözleşmenin İncelenmesi
- Taraflar
Sözleşme, aşağıda isimleri belirtilen dernekler ve araştırma şirketi ile 5 mecra
kuruluşu arasında, her mecra kuruluşu ile ayrı ayrı olacak şekilde imzalanmıştır.
Dolayısıyla sözleşme aynı hükümleri içeren ve tarafları mecra kuruluşu dışında aynı
olan 5 sözleşmeden oluşmaktadır. Sözleşmenin aynı olan tarafları aşağıda sayılan
teşebbüs/teşebbüs birlikleridir;
- Piar Gallup Araştırma A.Ş.-TN AGB Konsorsiyumu
- Uluslararası Reklamcılık Derneği
- Reklamcılar Derneği
- Reklamverenler Derneği
Aşağıda yer verilen teşebbüsler ise sözleşmenin tarafı olan mecra
kuruluşlarıdır;
- DYG Reklam ve İlan Hizmetleri A.Ş
- Medya Basın Servisleri ve Ticaret A.Ş
- Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş
- İhlas Holding A.Ş
- Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş.
- Abone
“Abone” ifadesi Sözleşmenin 2.1.5 inci maddesinde, “Sözleşmeye taraf olan
reklam mecrası niteliğindeki basın kuruluşları” olarak tanımlanmıştır.
- Kullanıcılar
Sözleşmenin 2.1.7 nci maddesine göre “kullanıcılar” deyimi “sözleşmeyi
imzalamış RD üyesi olan ve olmayan reklam ajanslarını, sözleşmeyi imzalamış
RVD’ne üye olan ve olmayan reklamverenleri, medya planlama ve satın alma
şirketleri ile BİAK tarafından ücret karşılığı satılmasına karar verilen kuruluşları”
ifade etmektedir.
- Kurucu Üye
Sözleşmenin 2.1.8 inci maddesinde kurucu üye kavramı şu şekilde
açıklanmıştır: “Kurucu üye deyimi bu araştırmanın başlangıcında yer alan Aboneleri
kapsar. Kurucu üyeler Medya Basın Servisleri ve Ticaret A.Ş., DYG Reklam ve İlan
7 REKABET KURUMU
Hizmetleri A.Ş., Doğan Yayın Holding A.Ş., İhlas Holding A.Ş., Yeni Gün Haber
Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. kuruluşlarını kapsar”
- Sözleşmenin Konusu
Sözleşme ile ifa edilecek hizmet, sözleşmenin 2.1.10 uncu maddesinde şu
şekilde tanımlanmıştır:
“Hizmet, temel amacı Türkiye’deki gazete ve dergi okurluğuyla ilgili üçer aylık
dönemlerde bilgi temin etmek olan ve yükleniciler tarafından gerçekleştirilecek olan
gazete ve dergi okurluğu araştırması anlamına gelir.”
Dolayısıyla BİAK tarafından sözleşme ile bir hizmet alımı söz konusudur.
Sözleşme ile alınan hizmet hem medya hem de reklam sektörünün kullanımına
sunulacak ortak bir basın izleme araştırması bilgisi temin etmeye yöneliktir. Bu
bilgilerin kullanımı ile reklamverenler için reklam harcamalarının ekonomik ve etkin
şekilde yapılması, reklam ajansları için etkin medya planlaması ile doğru hedef
kitlelere ulaşılması, mecra kuruluşları için ise sektörde reklam pazarının büyümesi ve
reklam gelirlerinin artması mümkün hale gelecektir ve bu bilgi bir araştırma şirketi
(Piar Gallup-TN AGB) tarafından belirli bir ücret karşılığında temin edilecektir.
Bu çerçevede sözleşme ile alınan hizmetin, 4054 sayılı Kanun kapsamında
bulunduğuna kuşku yoktur. Zira Kanun’un 3 üncü maddesi ile hizmet kavramı, “bir
bedel veya menfaat karşılığında yapılan bedeni, fikri veya her ikisi beraber olan
faaliyetler” olarak tanımlanmıştır.
- Sözleşmenin Süresi
Sözleşmenin başlangıç tarihi, 15.08.1997 olarak belirlenmiştir. Bu tarihten
itibaren sözleşmenin üç yıl süreli olarak uygulanması öngörülmüştür.
- Araştırmacı Şirketin Belirlenmesi
İhale sonucu Piar Gallup-TN AGB Konsorsiyumu, araştırmacı şirket olarak
belirlenmiştir.
- Örnek Seçim Yöntemi
Her ilde yapılacak görüşme sayısı, DİE nüfus bilgileri kullanılarak o ilin 15
yaş ve üstü nüfus oranına bağlı olarak belirlenmiştir. Örnek noktaları aylara tesadüfi
olarak dağıtılmış, buralardaki haneler tesadüfi ruta göre tespit edilmiş ve araştırma
“Kish” metoduna göre yapılmıştır.
- Örnek Yapısı
Araştırma 7 coğrafi bölgede, toplam 21 ilde, 15 yaş ve üstü yetişkinler ile
yapılacak yüzyüze görüşmelere dayanmaktadır. Yılda 48.000 anket
gerçekleştirilecektir.
Bu örnek yapısı, 15 yaş ve üstü tüm Türkiye nüfusunun %43’ü, il ve ilçe
merkezlerinden oluşan kent nüfusunun ise %70’idir.
8 REKABET KURUMU
- Soru Formu
Soru formu 74 sorudan oluşmakta uygulama süresi 40 ile 75 dakika arasında
değişmektedir. Bu çerçevede aşağıdaki bilgiler üretilmektedir.
Günlük, haftalık gazetelerin; haftalık, aylık, 2-3 aylık dergilerin okunma oranları
Okurların cinsiyet, yaş, meslek , gelir vb. demografik profilleri,
Okurların diğer medya izleme alışkanlıkları,
Okurlara ilişkin sahiplik ve tüketim alışkanlıkları bilgileri,
Yaşam biçimleri ve tutumlar.
- Ölçümleme kapsamına alınan yayınlar
Ölçümleme kapsamına tirajı 10.000 ve üzerinde olan “düzenli yayımlanan”
gazeteler ile tirajı 5.000 ve üzeri olan ve “düzenli yayımlanan” dergiler alınmıştır.
- Kalite Kontrol ve Denetim
Araştırmanın iç denetimi, doğrudan Piar Gallup Araştırma A.Ş. tarafından, dış
denetimi ise bağımsız bir birim (Eskişehir Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.
Dr. Ali Atıf BİR ve yardımcıları) tarafından gerçekleştirilmektedir.
- Araştırma Sonuçlarının Duyurulması
Türkiye Basın Okurluk Araştırması sonuçları, 3'er aylık “bilgi toplama”
dönemleri sonunda elektronik ortamda "ara rapor" niteliğinde ve 12 aylık dönem
kümülatif sonuçları içerecek "nihai rapor" niteliğinde, basılı olarak sunulmaktadır.
İlk bilgi toplama dönemi olan 15.08.1997-15.11.1997 dönemine ilişkin
araştırma sonuçları, 15.12.1997 tarihinde kullanıcı ve abonelere sunulmuştur. Ancak
bu rapor sadece gazetelere ilişkin verileri içermektedir. Şikayet konusu sözleşmenin
2.1.8 inci maddesi, dergilere ilişkin rapor yayımlanmadan sözleşme metninden
çıkarılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği, araştırma sonuçları sadece
BİAK abonesi yayın grupları bünyesinde bulunan yayınlar için raporlanmıştır.
Şikayetçi Üniversal Yayıncılık A.Ş.’ne ait yayınlardan Top Pop, Tele Star, (Haftalık)
Marie Claire, Marie Claire Maison, Adres (aylık), Beyaz Butik (3 aylık) adlı yayınlar
ölçümlenmekte, ancak Cine 5 dergisi ölçümlenmemektedir.
- Ödeme
Hizmet karşılığı ödenecek bedel 1.150.000 USD’dir. Gazeteler bu tutarın
%85’ini, dergiler ise %15’ini ödemektedirler.
- Sözleşmeye İlişkin Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamına giren anlaşmaları iki gruba
ayırmak mümkündür. Birinci grup anlaşmalar, rekabeti kısıtlamak amacına yönelik
anlaşmalardır. Bu tür anlaşmalarda taraflar rekabetin kısıtlanmasını istemektedir ve
anlaşma bu amacın elde edilmesinde bir araçtır. İkinci grup anlaşmalar ise,
rekabetin kısıtlanmasına neden olan anlaşmalardır. Burada amaç rekabetin
kısıtlanması dışındaki herhangi bir konudur; ancak piyasa koşulları ve tarafların
9 REKABET KURUMU
özellikleri nedeniyle anlaşmanın rekabeti kısıtlayıcı etkisi vardır ya da anlaşma böyle
bir etkiyi doğurabilecek nitelik taşımaktadır. Basın İzleme Araştırması Sözleşmesi,
aşağıdaki nedenlerden dolayı ikinci grupta yer alan anlaşmalardandır:
1- Sektördeki diğer okurluk araştırmaları da göz önüne alındığında, BİAK
araştırmasının sonuçları yazılı basın reklam piyasası açısından “tek geçerli ölçüt”,
sektörde kullanılan ifade ile “single currency”dir. Çünkü;
i) Araştırma örneklem büyüklüğü ve içerdiği yayın sayısı ile Türkiye’de bugüne
kadar yapılan okurluk araştırmalarının en kapsamlısıdır,
ii) Araştırma sonuçlarının güvenilirliğini artıracak bütün birimler (reklamverenler,
reklam hazırlayanlar, mecra kuruluşları) sözleşmenin taraflarıdır. Bağımsız bir
denetim birimi tarafından da araştırmanın dış denetimi ve kalite kontrolü
yapılmaktadır,
iii) Araştırma sonuçlarının veri olarak kullanıldığı optimum medya planlamasına
imkan veren bir yazılım programı da taraflara sunulmaktadır.
Bu unsurlar sözleşmenin amacının rekabeti kısıtlamak olmadığını, sektörde daha
önce gerçekleştirilmemiş bir oluşumu sağlamak olduğunu göstermektedir.
2- Üniversal Yayıncılık A.Ş.’nin üyelik başvurusuna BİAK tarafından BİAK
sözleşmesinin 2.1.8 inci maddesine dayanılarak olumsuz cevap verilmiştir. Bu husus
da rekebeti kısıtlama amacı olmayan bir sözleşmenin piyasa koşulları ve tarafların
özellikleri nedeniyle rekabeti kısıtlayıcı bir etkiyi doğurabilecek nitelik taşıdığını
göstermektedir.
2.4. TARAFLARIN BENZER NİTELİKTEKİ SAVUNMALARI
Taraflar ikinci yazılı savunmalarında soruşturma heyetinin hazırladığı
rapordaki tespit, değerlendirme ve sonuçlara katıldıklarını belirtmişlerdir. Ancak, ilk
yazılı savunmalarda Kurulumuzun yukarıda tespit ettiği ve hukuki değerlendirmesini
yaptığı bulgulara ilişkin itirazlarda bulunmuşlardır.
Muhatap kuruluşların savunma yazılarında ileri sürülen hususlar, benzer ve
benzer olmayanlar olmak üzere iki grupta ele alınmış ve öncelikle ortak olan
hususlara aynı başlıkta yer verilmiş, farklı olan hususlar ise takip eden 2.5 inci
bölümden itibaren her teşebbüs/teşebbüs birliği için ayrı ayrı incelenerek
değerlendirilmiştir.
2.4.1. Tek geçerli ölçüt
Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş., DYG Reklam ve İlan Hizmetleri A.Ş.,
Medya Basın Servisleri ve Ticaret A.Ş., Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık
A.Ş., İhlas Holding A.Ş., Reklamcılar Derneği, Uluslararası Reklamcılık Derneği
özetle;
BİAK tarafından yapılacak araştırma ve tespitler, Basın İzleme Araştırma
Piyasası ve Yazılı Basın Reklam Piyasası için tek geçerli ölçüt ve başvuru kaynağı
değildir. Bu sektörde yıllardan beri çeşitli ratingler, araştırmalar yapılmakta ve
yayımlanmaktadır. Ayrıca her iki piyasadaki teşebbüsler çok değişik verilere göre
hareket etmektedir. BİAK verilerinin piyasaları etkileyecek biçimde tek geçerli ölçüt
10 REKABET KURUMU
olduğunu söylemek mümkün değildir Ayrı araştırmalar ile de aynı ideal duruma
ulaşılması mümkündür. Bu nedenle de Kanun’un ilgili maddelerinin ihlali söz konusu
değildir.
savunmasında bulunmuşlardır.
Ancak, tarafların bu savunmaları aşağıda sayılan nedenlerden dolayı geçerli
değildir.
İlk ortak birim olma niteliği
- Türkiye Basın İzleme Araştırması’na kadar sektörün ortak kullanımına sunulmuş
basın okurluk bilgileri bulunmamaktadır.
- İlgili taraflarca böyle bir bilginin olmayışı, basın sektöründe
* Reklam pastasının büyümesine, reklam gelirlerinin artmasına,
* Reklam ajanslarının doğru hedef kitlelere ulaşmalarına,
*Reklamverenlerin reklam harcamalarını en etkin ve ekonomik şekilde
gerçekleştirmelerine engel teşkil ettiği ifade edilmiştir. Başka bir deyişle, sektörde
bugüne kadar çeşitli araştırmalar yapılmıştır; ancak yapılan bu araştırmalarla
yukarıda sıralanan hedeflere ulaşılamamıştır. Böyle bir ihtiyaçtan dolayı Türkiye
Basın İzleme Araştırması başlatılmıştır. Bu nedenle her biri bir bölüm gazete ve
dergiyi kapsayan, farklı araştırma teknikleri ile gerçekleştirilen ayrı araştırmalarla
da aynı sonuca ulaşılabileceği iddiası, BİAK’ın kuruluş amacı ve BİAK tarafından
yaptırılan araştırmanın özü ile çelişmektedir.
- Türkiye Basın İzleme Araştırması, sektör için ortak birim oluşturması amacıyla
planlanmıştır.
- Türkiye Basın İzleme Araştırması ulusal bazda gerçekleştirilen ilk araştırmadır.
- Türkiye Basın İzleme Araştırması dışında halen sektörün ortak kullanımına
sunulmuş ulusal nitelikte basın okurluk bilgileri bulunmamaktadır. Bu nedenle
araştırma, sektörde alternatifi olmayan bir araştırmadır.
Kapsam
21.08.1997 tarihli açıklama notunda kullanılan başlıkta, “Avrupa’nın En
Kapsamlı Medya Sektör Araştırması: Türkiye Basın İzleme Araştırması” ifadesi
kullanılmıştır. 05.12.1997 tarihinde Piar Gallup Araştırma A.Ş. tarafından yapılan
sunuş metninde ise, Araştırmanın Avrupa ülkelerinde gerçekleştirilen benzer
araştırmalarda belirlenenden daha fazla örnek sayısını içerdiği, soru formu kapsamı
açısından da çok daha detaylı olarak hazırlandığı ifade edilmiştir.
Güvenilirlik
Araştırma sonuçlarının güvenilirliğini artıracak bütün birimler; reklamverenler,
reklam hazırlayanlar, mecra kuruluşları sözleşme tarafıdır. Araştırmanın iç denetimi
Piar Gallup Araştırma A.Ş. tarafından yapılırken, bağımsız bir denetim birimi
tarafından da araştırmanın dış denetimi yapılmaktadır. Bu durum ise, Türkiye Basın
İzleme Araştırması’na en güvenilir okur araştırması niteliği kazandırmaktadır.
11 REKABET KURUMU
2.4.2. Tiraj
Tarafların savunma yazılarında;
araştırmanın kapsamının tiraj ile belirlendiği,
reklamverenler ve reklam ajansları için, yayınlanacak reklamların ulaşacağı
kitlenin büyüklüğü ve reklam fiyatının belirlenmesi bakımından tirajın önemli bir
gösterge teşkil ettiği,
mecra kuruluşlarının fizibilite çalışmalarının tiraj verilerine göre yapıldığı,
maliyetin belirlenmesi ve yatırımların hesaplanmasında en önemli unsur olduğu,
ifade edilmiştir.
Kurulumuzun bu konulara ilişkin aksi bir görüşü bulunmamakla birlikte, kurucu
üyelerin kullandığı dağıtım kanalları dışındaki kanalları kullanan yayın kuruluşlarının
tirajının sağlıklı olarak belirlenememesi gerekçesiyle bu kuruluşların üyeliği için BİAK
kurucu üyelerinin onayı şartının aranması subjektif olarak değerlendirilmiş, gazeteler
için 10.000 ve dergiler için 5.000 alt sınır olarak belirlenen tiraj rakamlarının sadece
ölçümlenecek yayınların belirlenmesinde kullanıldığı, buna karşılık başka hiç bir
aşamada kullanılmadığı tespit edilmiştir.
2.4.3. Sözleşme Maddesinin Uygulamaya Konulmaması
Taraflarca BİAK’ın yaptığı araştırmanın sonuçlanmadığı, henüz
yayımlanmadığı ve sözleşmeye dayalı yapılan bir eylem olmadığı, bu nedenle
Kanun’un 4/d ve 6/a maddelerinin unsurlarının gerçekleşmediği iddia edilmiştir.
Taraflar uygulamaya geçilmediğini iddia etmektelerse de Üniversal Yayıncılık
A.Ş’nin BİAK üyelik talebini kabul etmemekle yazılı basın izleme araştırması
piyasasında uygulamaya geçmiş bulunmaktadırlar. Ancak araştırma sonuçları
dergilere ilişkin olarak yayımlanmadığı için yazılı basın reklam piyasasında etki
yaratmadığı iddiaları doğrudur. Buna karşılık, sözleşmenin Kanun’un 4 üncü
maddesinin kapsamında değerlendirilebilmesi için rekabeti sınırlayıcı eylemin
gerçekleşmesi zorunlu değildir. Zira Kanun’un söz konusu maddesi ile,
‘belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan ya da dolaylı olarak rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama
- amacını taşıyan
- veya bu etkiyi doğuran
- ya da doğurabilecek nitelikte olan
- teşebbüsler arası anlaşmalar
- uyumlu eylemler
- teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri’
hukuka aykırı olarak tanımlanmış ve yasaklanmıştır.
2.4.4. İhlale Son Verilmesi
Taraflarca; soruşturma açıldıktan sonra, ancak dergilere ilişkin raporlar
yayımlanmadan önce 19.01.1998 tarihinde akdedilen ek sözleşme ile sözleşmenin
12 REKABET KURUMU
2.1.8 inci maddesinin iptal edildiği, sözleşmenin 2.1.7 inci ve 4.3 üncü maddelerinin
tadil edildiği ifade edilmiştir.
Esas itibarıyla sözleşme, 4054 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesinin;
“Geçici Madde 1’de belirtilen esaslar çerçevesinde atanacak Rekabet Kurulu,
Rekabet Kurumu teşkilatını oluşturduktan sonra bu durumu bir tebliğ ile ilan eder.
İlan tarihinde var olan her türlü anlaşma ve kararlar, bu tarihten itibaren 6 ay içinde
Kurula bildirilir.”
hükmü uyarınca, bildirilmesi gereken anlaşmalar kapsamındadır.
Yukarıdaki madde hükmü ile, Kanun’a uyum sağlanması amacıyla 6 aylık
geçiş süresi öngörülmüştür. İlan tarihinde varolan anlaşmalar ve kararların bildirilmiş
olması teşebbüs ve teşebbüs birliklerine iki önemli koruma sağlamaktadır.
Birinci olarak, Kanun’un 10 uncu maddesi uyarınca bildirilmemiş anlaşmalara
muafiyet hükümleri uygulanmayacağından bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi
ile anılan Kanun maddesinde belirtilen koşul sağlanmış olacaktır.
İkinci olarak, Kanun’un 16 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca “süresi içinde
bildirilmiş anlaşma ve kararlara, bu Kanun hükümlerini açık bir biçimde ihlal
etmemeleri durumunda Kurulun vereceği nihai karara kadar geçecek süre için para
cezası uygulanmaz”.
Kanun’un yukarıda yer verdiğimiz geçici 2’nci maddesinin 2’nci cümlesi,
11.11.1997 tarih ve 23167 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
1997/6 sayılı “Rekabet Kurumu Teşkilatının Oluşturulmasından Sonra
Teşebbüslerin ve Teşebbüs Birliklerinin 4054 sayılı Kanun’dan Doğan Hak ve
Yükümlülüklerine İlişkin Tebliğ”in “Mevcut Anlaşma Uyumlu Eylem ve Kararların
Bildirimi” başlıklı 3’üncü maddesinde;
“Teşebbüslerin, 05.11.1997 tarihinde var olan 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamındaki her türlü anlaşma ve uyumlu eylemleri ile teşebbüs birliklerinin
kararları da, 05.11.1997 tarihinden başlayarak en geç 6 ay içinde Kurulumuza
bildirilecektir.”
şeklinde tekrar edilmiştir. Ancak Kurum’a bu süre içinde taraflarca herhangi bir
bildirimde bulunulmamıştır.
Türkiye Basın İzleme Araştırması Sözleşmesi 05.11.1997 tarihinde mevcut ve
uygulanmakta olan bir sözleşmedir. 25.12.1997 tarihinde soruşturma kararı alınmış
ve karar Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca 07.01.1998 tarihli yazılar ile taraflara
bildirilmiştir. Taraflar; sözleşmenin ilgili maddesini, bildirim tarihinden sonra
19.01.1998 tarihinde imzaladıkları ek sözleşme ile tamamen sözleşmeden kaldırmış
ve Üniversal Yayıncılık A.Ş.’ne davet mektubu göndermişlerdir. Bir başka ifade ile
bildirim için öngörülen 6 aylık süre içinde sözleşmenin soruşturma açılmasına neden
olan Kanun’un 4 üncü maddesine aykırı maddesini, taraflar sözleşme metninden
çıkarmış, ayrıca rekabeti sınırlayıcı etki yaratabilecek nitelikteki iki maddesini de tadil
etmişlerdir. Bu nedenle yukarıda adı geçen tebliğin ilgili maddesi uyarınca 1997/2
nolu Tebliğ ile öngörülen Form-1 ile bildirilmek zorunluluğu bu sözleşme açısından
ortadan kalkmış bulunmaktadır.
13 REKABET KURUMU
Diğer taraftan, sözleşmenin bildirilmesi zorunlu sözleşmelerden olmadığına
ilişkin kanaat, sözleşmenin imzalanmasından ek sözleşmenin imzalanmasına kadar
geçen süre içinde ihlalin varlığını ve Üniversal Yayıncılık A.Ş.’nin üyelik talebinin
kurucu üyelerin toplu kararı ile kabul edilmemesi eylemini ortadan kaldırmamaktadır.
Ancak dergilere ilişkin araştırma sonucunu içeren raporun Mart 1998 tarihinde
yayımlanması öngörüldüğünden, araştırma ancak bu tarihten sonra reklamverenlerin
ve reklam ajansları ile medya planlama ve satın alma şirketlerinin kararlarında etkili
olabilecektir. Bu nedenle eylem Yazılı Basın İzleme Araştırması Piyasası’nda
gerçekleşmiştir. Ancak bu eylem hemen sonuç yaratmayacak, etkilerini gelecekte
Yazılı Basın Reklam Piyasası’nda gösterecektir. Üniversal Yayıncılık A.Ş. aleyhine
rekabeti sınırlayıcı etki yaratma ihtimalini taşıyan bu süreç ise, 19.01.1998 tarihinde
sözleşmenin tadil edilmesi ve davet gönderilmesi ile kesintiye uğramıştır. Diğer
taraftan bu süreç içinde sözleşme ile öngörülen anketin uygulanmaya başlandığı, bu
nedenle rekabeti sınırlayıcı potansiyel etkinin hala devam ettiği ileri sürülebilir ise
de, Üniversal Yayıncılık A.Ş. bünyesindeki yayınlar da anketin başından itibaren
ölçümlendiğinden ve bu yayınlara ilişkin veri girişi yapıldığından uygulamanın
gelecekte rekabeti sınırlayıcı etki yaratması ihtimali bulunmamaktadır. Bu durum,
Kanun’un 16 ncı maddesinin tatbik edilmesine ilişkin koşulların değerlendirilmesi
safhasında dikkate alınmıştır.
2.4.5. Kasıt Unsuru
Taraflarca savunma yazılarında ifade edilen ortak hususlardan birisi de kasıt
ve suiniyet bulunmadığıdır.
Rekabeti engelleyici, sınırlayıcı, bozucu amaç ya da etkinin tarafların kastı ile
gerçekleştirilmiş olup olmaması, 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin
uygulanabilmesi açısından önem taşımamakta, kasıt, ihmal veya kusur gibi, taraf
iradelerine ilişkin subjektif değerlendirmeler, aykırılığı ortadan kaldırmamaktadır.
Ancak, bu husus ihlalin ağırlığı ve süresi ile birlikte taraflar hakkında hükmedilecek
ceza miktarının tespitinde gözönünde bulundurulmaktadır.
2.4.6. Soruşturmanın Muhatabı
- Doğan Yayın Holding A.Ş. yazılı savunmasında, ilgili piyasaya yönelik herhangi bir
ticari faaliyeti bulunmaması nedeniyle soruşturma muhatabı olmaması gerektiğini
ifade etmiştir.
Doğan Yayın Holding A.Ş., Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. ve Hür
Güç Gazetecilik Ticaret Turizm ve Organizasyon A.Ş. ayrı tüzel kişilikleri olmasına
rağmen, aynı ortak iradenin kontrolü altında bulundukları için bu teşebbüsler,
ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş.’nin
ilgili ürün pazarındaki birimleridir. Dolayısıyla Doğan Yayın Holding A.Ş.’nin ilgili
piyasaya yönelik herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığı savunması, bu
teşebbüsün BİAK sözleşmesine abone ve kurucu üye olarak imza atması nedeniyle
soruşturma kapsamında değerlendirilmesine engel değildir.
14 REKABET KURUMU
- İhlas Holding A.Ş. yazılı savunmasında, Türkiye Gazetesi’nin imtiyaz hakkının İhlas
Holding A.Ş.’den İhlas Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.’ye devredildiğini, bu nedenle
muhatabın da İhlas Holding A.Ş. olmadığını ifade etmiştir.
Türkiye Basın İzleme Araştırması Sözleşmesi’ni imzalayan tarafların
incelenmesi sonucunda, sözleşme metninde, İhlas Holding A.Ş. unvanı üzerinde
aynı teşebbüs Yönetim Kurulu Üyesi Ali Tubay GÖLBAŞI’nın imzasının bulunduğu,
muhatap teşebbüs tarafından 01.12.1997 tarihinde Türkiye Gazetesi’nin İhlas
Holding A.Ş. bünyesinden İhlas Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.’ne devredildiği ifade
edilmesine karşılık, 19.01.1998 tarihli Ek Sözleşme metninde de unvanı bulunan
teşebbüsün yine İhlas Holding A.Ş. olduğu ve yine imzanın Ali Tubay GÖLBAŞI’ya
ait olduğu, ayrıca sözleşmenin 2.1.8 inci maddesinde İhlas Holding A.Ş.’nin kurucu
üyeler arasında sayıldığı tespit edilmiştir.
2.5. TARAFLARIN BENZER NİTELİKTE OLMAYAN SAVUNMALARI
2.5.1. İHLAS HOLDİNG A.Ş.
2.5.1.1. Gazete ve Derginin Rakip Olamayacağı
İhlas Holding A.Ş.’nin yazılı savunmasında, sadece gazetelerinin ölçümlendiği
ve başvurunun dergilere ilişkin olduğu, dolayısıyla birbiri ile rakip olmayan gazete ve
dergi arasında mevcut olmayan bir rekabetin sınırlanmasının söz konusu
olamayacağı ifade edilmiştir.
Kurulumuz, başvurunun reddedilme gerekçesi olarak sunulan sözleşmenin
2.1.8 inci maddesinin abone ve kurucu üye sıfatıyla İhlas Holding A.Ş. tarafından da
kabul edilmesi nedeniyle, İhlas Holding A.Ş.’nin, bu eylemde ve bu eyleme dayanak
teşkil eden maddeyi içeren sözleşmenin uygulanmasında sorumluluğunun
bulunduğu sonucuna ulaşmıştır. Dolayısıyla, araştırma kapsamında İhlas Holding
A.Ş.’nin sadece gazetesinin ölçümleniyor olması İhlas Holding A.Ş.’yi soruşturma
kapsamına dahil etmemek için bir gerekçe olamaz.
2.5.1.2. Şikayet Konusu Başvuruya İlişkin Uygulama
İhlas Holding A.Ş. tarafından Üniversal Yayıncılık A.Ş.’nin üyelik talebine
ilişkin olarak herhangi bir cevap verilmediği, bunun da Uluslararası Reklamcılık
Derneği’nce gönderilen yazıya istinaden kabul anlamına geldiği, bu nedenle yasaya
aykırı bir eylemde bulunulmadığı ileri sürülmüştür.
Soruşturma heyetince, Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ile
İhlas Holding A.Ş. tarafından verilmiş herhangi bir yazılı cevap tespit edilememiştir.
Teşebbüslerin temsilcileri ile yapılan görüşmelerde de herhangi bir cevap verilmediği
ifade edilmiştir. Ancak, BİAK’ı temsilen Pınar KILIÇ tarafından Üniversal Yayıncılık
A.Ş.’ye gönderilen 03.10.1997 tarihli bir yazı ile Üniversal Yayıncılık A.Ş.’nin BİAK
üyelik talebinin kurucu üyelerin toplu kararı ile sözleşmenin 2.1.8 inci maddesine
istinaden reddedildiği bildirilmiştir. Dolayısıyla bir teşebbüs birliği kararı söz
konusudur.
Karar, çok taraflı bir hukuki muameledir ve birden fazla kimsenin içinde
bulundukları hukuki ilişkinin kendilerine tanıdığı oy hakkını kullanarak anlaşmaya
15 REKABET KURUMU
varmalarıdır. Karar, oluşması sırasında kendine tanınan oy hakkını kullanan kişinin
değil, oy hakkına sahip herkesin birleşik iradesini gösterir. Ancak birliğin kararı,
çoğunluğa katılmayan ya da kendisine tanınan oy hakkını kullanmamış olanları da
bağlar. Bununla birlikte üyelik talebine ilişkin görüşün bildirilmesi için öngörülen süre
içinde cevap verilmemiş olması hususu, Kanun’un 16 ncı maddesinin tatbik
edilmesine ilişkin koşulların değerlendirilmesi aşamasında dikkate alınmıştır.
2.5.1.3. Önde Gelen Kuruluşlar Arasında İmzalanması
İhlas Holding A.Ş. tarafından “Gazete reklamcılığındaki piyasa şartları ve
ölçüleri hususunda objektif ve bilimsel esaslara dayalı olarak tespit edilecek bilgi
teminine yönelik olarak, ülkemizin en önde gelen gazetelerinden biri olan Türkiye
Gazetesi’nin yine ülkenin en önde gelen diğer gazeteleri tarafından da imzalanan bir
sözleşmeye ‘Abone’ olarak imza koyması son derece normal karşılanmalıdır.”
hususu ileri sürülmüştür.
Soruşturmanın konusu, “ülkenin en önde gelen diğer gazeteleri tarafından
imzalanan objektif ve bilimsel esaslara dayalı olarak tespit edilecek bilgi teminine
yönelik bir sözleşmeyi” Muhatap Şirket’in ‘abone’ olarak imzalaması değil, imzalanan
sözleşmenin rekabeti sınırlayıcı hükümler içermesi, 2.1.8 sayılı maddeye dayanılarak
üyelik talebinin kurucu üyelerin toplu kararı ile reddedilmesi ve rekabeti
sınırlayabilecek nitelikte bir hüküm içeren sözleşmeye taraf olunmasıdır. Bu nedenle
Muhatap Şirket hakkında soruşturma açılmasında bir yanlışlık bulunmamaktadır.
2.5.2. PİAR GALLUP ARAŞTIRMA A.Ş.
Piar Gallup Araştırma A.Ş. tarafından sözleşmeye iş yüklenici olarak taraf
olunduğu, bunun da bir ihale sonucu gerçekleştiği, reklam piyasasında rekabetin
kısıtlanmasından hiçbir fayda görmeyeceği ileri sürülmüştür.
Araştırmacı şirketin ihale ile belirlenmesi rekabeti sınırlayıcı olarak
değerlendirilmemiştir. Ancak abone sayısındaki artış, sözleşmenin 2.1.8 inci
maddesine bağlı olduğundan; araştırmanın kapsamını, esas itibarıyla bu madde
belirlemektedir. Zira abonelerin bünyesinde bulunan gazete ve dergilerden tiraj alt
sınırını aşanlar, ölçümlenerek raporlanmaktadır. Piar Gallup Araştırma A.Ş. BİAK
bünyesinde yer almamakla birlikte sözleşmenin taraflarından birisidir ve sözleşme
sadece teknik şartnameden oluşmamaktadır. Sözleşmenin 2.1.11 inci maddesinde,
sözleşmenin ekleriyle bir bütün olduğu, “………sözleşme deyimi bu sözleşmenin ana
bölümü ile teknik şartnameyi kapsayan tüm belgeyi (kapsar)” şeklinde ifade
edilmiştir. Dolayısıyla sözleşmenin imzacı taraflarından birisi olması nedeniyle
araştırmacı şirketin ihale ile belirlenmiş olması, araştırmacı şirketin sorumluluğunu
ortadan kaldırmamaktadır. Reklam piyasasında rekabetin kısıtlanmasından fayda
sağlanmaması, Kanun’a aykırılığı ortadan kaldırmamaktadır. Bununla birlikte bu
hususlar 16 ncı maddenin uygulanmasına ilişkin koşulların değerlendirilmesinde
gözönünde bulundurulmuştur.
2.5.3. REKLAMCILAR DERNEĞİ
2.5.3.1. Üyelerinin Reklam Ajansları Olmaması
16 REKABET KURUMU
Adı geçen dernek tarafından yazılı savunmalarında, haklarında soruşturma
açılmasına dayanak yapılan reklam ajanslarının Reklamcılar Derneği’ne üye olduğu
görüşünün yasal ve doğru olmadığı belirtilmiştir. Ancak dernek tüzüğünün ilgili
maddeleri incelendiğinde, reklam ajanslarının karar alma mekanizmasında yer alan
ya da karar alma mekanizmasını etkileyebilen (üst düzey yönetici) reklamcıların üye
olabileceği ve bu kişilerin de üye oldukları anlaşılmıştır.
2.5.3.2. Reklamcılar Derneği 4054/3 Maddesindeki Teşebbüs Tanımına
Girmemektedir
Adı geçen dernek, yazılı basın izleme araştırması piyasasında olmadığını,
derneklerin üreten ve pazarlayan nitelikleri olamayacağını belirterek, 4054 sayılı
Kanun’un 3 üncü maddesine göre teşebbüs sayılamayacaklarını iddia etmiştir.
Esasen Reklamcılar Derneği bir teşebbüs olarak tanımlanmamış, teşebbüs
temsilcileri ile diğer gerçek kişilerden oluşan bir teşebbüs birliği olarak
değerlendirilmiştir. Nitekim Kanun’un 3 üncü maddesinde teşebbüs birliği için mal
veya hizmet üretmek ya da pazarlamak ya da ekonomik amaç gibi ölçütler
aranmamış, yalnızca “teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzel
kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlikler”e atıf yapılmakla
yetinilmiştir. Dolayısıyla Reklamcılar Derneği’nin 4054 sayılı Kanun anlamında bir
teşebbüs birliği olduğu hususunda bir şüphe bulunmamaktadır.
2.5.3.3. Reklamcılar Derneği’nin Rekabet Sınırlamasından Ekonomik Bir Yarar
Sağlamaması
Adı geçen dernek yazılı savunmasında, rekabetin sınırlanmasından ekonomik
bir yarar sağlanmadığını, rekabetin sınırlanmasının bundan yararlanacak üyelerinin
aleyhine olduğunu, bu nedenle soruşturmaya taraf olmamaları gerektiğini iddia
etmişlerdir.
Ekonomik yönü olan bir sözleşmeyi imzalamak suretiyle Reklamcılar
Derneği’nin BİAK sözleşmesi ile yaptığı işin ekonomik nitelik taşıdığına kuşku
bulunmamaktadır. Önemli olan rekabete aykırı bir sözleşmede taraf olarak
bulunmaktır. Kaldı ki; dernek üyelerinin daha kaliteli medya planlama hizmeti vermek
suretiyle bu hizmetten daha fazla komisyon geliri elde edecekleri açıktır; nitekim bu
durum, “verileri kullananların kullanmayanlardan daha avantajlı hale geçebilecekleri”
şeklinde muhatap kuruluş tarafından da ifade edilmiştir. Dolayısıyla üyelere
ekonomik hatta ticari çıkar sağlayan bir sözleşmeye taraf olunmuştur.
BİAK verilerinin, dernek üyesi olsun ya da olmasın tüm reklam ajanslarının
kullanımına açık olması ve reklam ajansları arasındaki piyasada rekabetin
engellenmesinin söz konusu olup olmaması, sözleşmenin 2.1.8 inci maddesinin ve
bu maddeye dayanılarak yapılan uygulamanın, Basın İzleme Araştırması Piyasası’na
giriş engeli yaratmasını ve Yazılı Basın Reklam Piyasası’nda rekabeti sınırlayıcı
etkisi olmasını ortadan kaldırmamaktadır.
2.5.3.4. Reklamcılar Derneği’nin İşlevi
Savunma yazılarında, derneklerinin BİAK sözleşmesi ile ilişkisinin
araştırmanın özü ile ilgili olmadığını, yalnızca amaçlarının üyelerinin güvenilir
17 REKABET KURUMU
verilere ulaşmasını sağlamak olduğunu, denetim giderlerini karşılamaları nedeniyle
sözleşmeyi imzaladıklarını belirtmişlerdir.
Ancak sözleşmeden doğan araştırma sonuçlarının denetimi de böyle bir
araştırma için oldukça önemlidir. Söz konusu araştırmanın sektörde ortak birim olma
niteliğini kazanmasındaki en önemli etkenlerden birisi de bu boyutta bir iç ve dış
denetime sahip olmasıdır. Dolayısıyla derneklerin sözleşmede taraf olmaları
sözleşmeye daha fazla etkinlik kazandırmıştır.
2.5.3.5. Reklamcılar Derneği’nin hakim durumda olmaması ve sözleşmenin
ihale sonucu gerçekleşmesi
Reklamcılar Derneği sözleşmenin ihale sonucu yapıldığını ve kendisinin
hakim durumda olmadığını ileri sürmüştür. Bu iddialar zaten rekabet ihlali olarak
değerlendirilmemiştir ve soruşturmanın kapsamı dışındadır.
2.5.4. ULUSLARARASI REKLAMCILIK DERNEĞİ
2.5.4.1. Üyelik Talebine İlişkin Yapılan İşlem
Uluslararası Reklamcılık Derneği yazılı savunmasında özetle; Üniversal
Yayıncılık A.Ş.’nin üyelik talebi üzerine, Uluslararası Reklamcılık Derneği’nin, bu
başvurunun kabul edilmesi halinde üyelerin daha az ücret ödeyeceğini, üyelerden
cevap alınmadığı takdirde Show Basın’ın üyelik işlemlerine başlanacağını tüm
üyelere bildirdiği, bazı üyelerin red cevabı vermesi üzerine Üniversal Yayıncılık
A.Ş.’nin BİAK’a kabul edilmediği ifade edilmiştir.
BİAK bir teşebbüs birliğidir ve başvuru bu teşebbüs birliğinin toplu kararı ile
reddedilmiştir. Teşebbüs birliği içinde bulunan teşebbüslerin karardan sorumlu
olmayacaklarını kabul etmek mümkün değildir. Savunma olarak ileri sürülen hususlar
Kanun’un 16’ncı maddesinin tatbik edilmesine ilişkin unsurların değerlendirilmesinde
gözönünde bulundurulmuştur.
2.5.5. REKLAMVERENLER DERNEĞİ
2.5.5.1. Basın İzleme Araştırmasına Taraf Olma Nedeni
Reklamverenler Derneği, yazılı savunmasında, sözleşmeye objektif kriterlerle
gerçekleştirilmesini sağlamak üzere taraf olduğunu, 2.1.8 inci maddeyi kabul etme
nedenlerinin yasalara, basın ahlak ve ilkelerine ve kamu düzenine aykırı neşriyatın
araştırma kapsamına alınmamasını sağlamak olduğunu ve araştırmaya katılmayı
talep eden hiçbir kuruluş için olumsuz yazılı ve şifahi görüşte bulunulmadığını ifade
etmiştir.
2.1.8 inci maddeyi kabul etme nedeni etik nedenlere bağlı olsa dahi madde
metninde buna yer verilmemesi ve uygulanış şekli Kanun’un 4 üncü maddesi
kapsamında değerlendirilmesine neden olmuştur. Dolayısıyla böyle bir durum bu
maddeyi içeren sözleşmeye taraf olunmasından doğan sorumluluğu ortadan
kaldırmamaktadır.
18 REKABET KURUMU
2.5.5.2. Show Basın’a Reklam Verilmesi
Reklamverenler Derneği, yazılı savunmasında, mensuplarının pazar dışına
çıkarıldığı ifade edilen Show Basın’a sözleşme öncesi ve sonrasında reklam
verdiklerini belirtmiştir. Bu durum Reklamverenler Derneği’nin böyle bir sözleşmeye
taraf olunmasından doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır; ancak
Kanun’un 16 ıncı maddesinin uygulanmasına ilişkin koşulların değerlendirilmesinde
dikkate alınması gereken bir husustur.
2.5.5.3. Ekonomik Fayda Sağlanmaması
Reklamverenler Derneği’nin yazılı savunmasında, sözleşmede yer alan ilgili
maddelerin derneklerine hiçbir ekonomik fayda sağlamadığı, rekabetin
sınırlandırılmasının dernek üyeleri aleyhine sonuç doğurduğu, bu itibarla dernek
amaçlarına aykırı olan bir rekabet ihlaline taraf olmalarının izahının mümkün
bulunmadığı belirtilmiştir.
Reklamverenler Derneği’nin BİAK sözleşmesi ile yaptığı işin, ekonomik niteliği
de olan bir sözleşmeyi imzalamak suretiyle, ekonomik nitelik taşıdığına kuşku
bulunmamaktadır. BİAK sözleşmesinin 2.1.8 inci maddesi ve bu maddeye
dayanılarak gerçekleştirilen uygulama nedeniyle rekabetin sınırlanmış olmasından
Reklamverenler Derneği’nin ekonomik bir yararının olup olmadığı değil, rekabeti
sınırlayıcı bir sözleşmede taraf olarak bulunmak önem taşımaktadır. “Ekonomik
faydanın olmadığı savunması” ise ancak hafifletici bir unsur olarak cezai yaptırımın
değerlendirilmesi safhasında ele alınabilecek bir durumdur.
SONUÇ
Yapılan görüşmeler sonucunda;
1- Türkiye Basın İzleme Araştırması Sözleşmesi’nin 2.1.8 inci maddesinin ve bu
maddeye dayanılarak gerçekleştirilen uygulamanın 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un 4’üncü maddesinin (d) bendi kapsamında
olduğuna,
2- Üniversal Yayıncılık A.Ş.’nin başvurusunun reddi ile gerçekleşen eylemin, red
tarihinden sözleşmenin 2.1.8 inci maddesinin sözleşme metninden çıkarılarak,
4.3 maddesi ve 2.1.7 nci maddesinin tadil edilerek ek sözleşmenin akdedildiği
19.01.1998 tarihine kadar yazılı basın izleme araştırma piyasasında devam
ettiğine, ancak bu tarihler arası dergilere ilişkin rapor yayımlanmaması ve
başvuru sahibi teşebbüs bünyesindeki yayınların da ölçümlenmesi nedeniyle
ihlalin yazılı basın reklam piyasasında sonuç yaratacak nitelikte olmadığına,
3- 1997/6 sayılı “Rekabet Kurulu’nun Teşkilatının Oluşturulmasından Sonra
Teşebbüslerin ve Teşebbüs Birliklerinin 4054 sayılı Kanun’dan Doğan Hak ve
Yükümlülüklerine İlişkin Tebliğ”in 3’üncü maddesinin “Teşebbüslerin, 05.11.1997
tarihinde varolan 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi kapsamındaki her türlü
anlaşma ve uyumlu eylemleri ile teşebbüs birliklerinin kararları da, 05.11.1997
tarihinden başlayarak en geç 6 ay içinde Kurulumuza bildirilecektir” hükmü
gözönünde bulundurularak, hakkında soruşturma yürütülen tarafların bu tarihten
19 REKABET KURUMU
önce, 19.01.1998 tarihinde, soruşturma açılmasına neden olan Kanun’un 4’üncü
maddesine aykırı sözleşme maddesini sözleşme metninden çıkarmış olmaları
nedeniyle bildirim zorunluluğunun bu sözleşme açısından ortadan kalktığına ve
Kanun’un 16’ncı maddesinin 1’inci fıkrasının (c) bendinde öngörülen para
cezasının tatbik edilmemesine,
4- Kanun’un 16’ncı maddesinin son fıkrasında geçen açık ihlal kavramının fiyat
anlaşmaları, pazar paylaşımları, piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot
ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkarılması gibi ilk bakışta rekabet ihlali
olarak nitelendirilebilecek türden ihlaller şeklinde anlaşılması gerektiği, BİAK
sözleşmesindeki rekabet ihlalinin ise ancak konunun uzmanlarınca yapılan belli
bir inceleme sonucunda anlaşılabilmesi nedeniyle 16’ncı maddenin ikinci
fıkrasında öngörülen cezanın uygulanmamasına,
5- Ancak bundan sonra ilgili ürün piyasasında benzer ihlallerin önüne geçilmesini
teminen objektif kıstaslar getirilmesi kaydıyla,
a) BİAK’a üye olma koşullarının,
b) Araştırma sonucunda elde edilen verilerden üçüncü şahısların istifade
edebilmelerine ilişkin olarak BİAK’a ait olan “yararlandırma” hakkının kullanımına
dair koşulların,
belirlenerek Rekabet Kurulu’na BİAK tarafından iki ay içinde bildirilmesine,
6- Kararın Danıştay yolu açık olmak üzere şikayetçiye ve ilgili teşebbüs/teşebbüs
birliklerine tebliğine,
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
REKABET KURULU BAŞKANLIĞI'NA
(Muhalefet Şerhi)
Kurulumuzca alınan 04.03.1999 tarih ve 99-13/99-40 sayılı karara aşağıdaki
nedenlerle katılmıyorum.
1. Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesine göre belirli bir mal
veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma
ya da kısıtlama amacı taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte
olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür
karar ve eylemleri hukuka aykırı kabul edilmekte ve yasaklanmaktadır.
Diğer bir ifadeyle anlaşmaların 4054 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi
çerçevesinde değerlendirilebilmesi için aşağıdaki hallerden en az birisine uygunluk
göstermesi gerekmektedir.
- Rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacı taşıması
- Bu etkiyi doğurması
- Bu etkiyi doğurabilecek nitelikte olması
Olayımızda ise 5'i Basın Mecra Kuruluşu, 3 Reklamcılık Derneği ve 1'i de
Araştırma Şirketinden oluşan teşebbüslerin bir araya gelerek Basın İzleme Araştırma
Kurumu'nu oluşturdukları.
20 REKABET KURUMU
Teşebbüs Birliğini oluşturan kuruluşların imzalamış oldukları, Basın İzleme
Araştırma Sözleşmesinin 2.1.8 maddesinde, BİAK'a üye olmak isteyen basın
kuruluşlarının üyelikleri ile ilgili olarak, BİAK kurucu üyelerinin uygun görüşlerinin
gerekli olduğunun öngörüldüğü
BİAK Sözleşmesinin 2.1.8 inci maddesine istinaden Universal Yayıncılık
A.Ş.'nin üyelik talebinin kurucu üyelerin toplu kararı sonucu kabul edilmediği,
Bu kararla birlikte Yazılı Basın İzleme Araştırması piyasasında 4054 sayılı
Yasa'nın 4 üncü maddesinin (d) bendine aykırı bir eylemin gerçekleştiği,
Universal Yayıncılık A.Ş.'nin konu ile ilgili olarak Kurumumuza yaptığı başvuru
Çalışma Usül ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 55/1 inci maddesi uyarınca Kurum
Raportörlerince değerlendirilerek 19.11.1997 tarihli ve E3-D1 97/14 sayılı İlk
İnceleme Raporunun düzenlendiği,
Anılan raporun Rekabet Kurulu'nun 20.11.1997 tarihli toplantısında
görüşülerek anılan konuda 4054 sayılı Kanun'un 40/1 inci maddesi uyarınca
önaraştırma yapılmasına karar verildiği,
Taraflardan alınan savunmalar ve yerinde yapılan tespitler sonucu, BİAK'ı
oluşturan Kurucu Üyelerce, anılan eyleme yönelik olarak öne sürülen
gerekçelerin yapılan eyleme yasal açıdan haklılık kazandırıcı yeterlilikte
görülmeyerek, BİAK Kurucularınca imzalanan Basın Araştırması Sözleşmesinin 2.1.8
inci maddesinin;
- BİAK tarafından gerçekleştirilen basın izleme araştırması hizmeti piyasasına
giriş engeli yarattığı,
- Yazılı basın reklam piyasasında rekabeti sınırlayıcı etki doğurabilecek
nitelikte olduğu, kanaatine varılarak,
Mezkur Fiilerin, 4054 sayılı Yasa'nın 4 üncü maddenin (d) bendi ile 6 ncı
maddenin (a) bendi kapsamında bulunduğu sonucuna ulaşıldığı ve konu ile ilgili
olarak,
Kurul'un 25.12.1997 tarih ve 308-80 sayı ile soruşturma kararı aldığı, yapılan
soruşturma sonucunda da; özetle, soruşturmaya konu Basın İzleme Araştırması
Sözleşmesinin 2.1.8 inci maddesinin 19.01.1998 tarihinde 4.3 ve 2.1.7 nci
maddelerinin tadil edilmek suretiyle sözleşme metninden çıkarılması, başvuru sahibi
şirketin şikayet konusu yaptığı ve rekabeti ihlal eder nitelikte görülen araştırma
sonuçlarının dergiler yönüyle yayımlanmaması ve başvuru sahibi teşebbüs
bünyesindeki yayınların da ölçümlenmesi, ve dolayısıyla ihlalin basın reklam
piyasasında sonuç yaratacak nitelikte olmaması da dikkate alınarak
Kanun'un 16 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (c) bendinde öngörülen para
cezasının tatbik edilmemesi, ayrıca yine olayın açık bir rekabet ihlali olmayıp ancak
konunun uzmanlarınca yapılan incelemeler sonucunda anlaşılabilmesi sebebiyle de
16 ncı maddenin ikinci fıkrasında öngörülen cezanın uygulanmaması
kararlaştırılmıştır.
Yukarıda da izah edildiği üzere BİAK'ı oluşturan Kurucu Teşebbüslerin
imzaladıkları, Basın Araştırması Sözleşmesinin 2.1.8 inci maddesinin rekabete aykırı
hükümler taşıdığı ve bu hükme dayanarak da Universal Yayıncılık A.Ş.'nin BİAK'a
21 REKABET KURUMU
üyelik başvurusunun reddedildiği, Kurul kararında zikredilmekte ancak karar
nedeniyle oluşmuş bir ihlalin bulunmaması dikkate alınarak 16 ncı maddeye göre
ceza uygulamasına gidilmemektedir.
Gerekçe yazımızın başında da değinildiği gibi anlaşmaların, 4054 sayılı
Kanun'un 4 üncü maddesi çerçevesinde değerlendirilebilmesi için rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıması yeterli olup rekabeti engelleyici
etkide bulunması zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu etkiyi doğurabilecek nitelikte
olması eylemin 4054 sayılı Yasa kapsamına dahil edilmesi için yeterlidir.
BİAK olayında ise, kurucu sözleşmenin 2.1.8 inci maddesinn rekabeti
engelleme, bozma amacı taşıması yanında, Universal Yayıncılık A.Ş.'nin üyelik
başvurusunun reddedilmesiyle, Sözleşme, bizzat tatbikata konulmuş, fiilen rekabeti
engelleyici hale getirilmiştir.
Bu itibarla söz konusu anlaşmanın ihlal edici sonuç doğurmaması ileri
sürülerek 16 ncı maddede yazılı para cezasının uygulanmaması Kanunun usul ve
esasına uygun değildir.
2. Diğer taraftan Kurul teşkilatının oluşturulduğu 05.11.1997 tarihinden
sonraki 6 aylık bir süre içerisinde (19.01.1998 tarihinde) rekabet ihlaline neden olan
BİAK sözleşmesinin, 2.1.8 inci maddesinin rekabet ihlaline sebep olmayacak
biçimde yeniden düzenlenmesi, rekabete aykırı eylemi 4054 sayılı Yasanın
kapsamından çıkarmamaktır.
Diğer bir ifadeyle 6 aylık süre içerisinde Kurula bildirilen 4054 sayılı Yasa
kapsamındaki bir anlaşma, Kurula bildirilmekle muafiyet şartlarını taşıyorsa muafiyet
hakkı kazanmaktadır. Yasada zamanında bildirilmemiş anlaşmalara muafiyet
hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür.
Diğer bir ifade ile 6 aylık süre içerisinde bildirilmiş olsa bile, rekabete aykırı
hükümler taşıyan anlaşmalar, muafiyet alamayacağı gibi aynı zamanda 16 ncı
maddenin ikinci fıkrası gereğince cezai işlem de uygulanacaktır.
Diğer taraftan, Kanunun, 16 ncı maddesinin 2 nci fıkrasına göre cezaya
çaptırılan Teşebbüs ya da Teşebbüs Birliklerinin, Yönetim Organların- da görev
alan, Gerçek Kişilere de maddede öngörülen cezanın uygulanması gerekir.
3. Kanunun 16 ncı maddesi incelendiğinde görüleceği üzere, Kanun Koyucu
aynen "Bu Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddesinde yasaklanmış olan davranışları
gerçekleştirdiği Kurul kararı ile sabit olanlarla bu Kanunun 11 inci maddesinin (b)
bendinde yazılı davranışlarda bulunanlara …….. para cezası verilir" ifadelerini
kullanmak suretiyle Kurula taktir hakkı bırakmamıştır.
Kurul, ancak hafifletici nedenleri dikkate alarak en üst ve en alt limitler
arasındaki bir cezayı takdir eder. Kurulun cezayı uygulamama yetkisi bulunmamaktır.
4. Yine dikkat edildiğinde görüleceği üzere BİAK, şikayet mevzuu, Basın
Araştırma İnceleme Sözleşmesinin 2.1.8 inci maddesini, olayın Rekabet Kurumu'na
iletilmesinden önce değil, Rekabet ihlali ile ilgili başvurunun Kurula iletilmesinden ve
Rekabet Kurumundaki sürecin başlamasından ve belli bir aşamaya gelmesinden
sonra değişmiştir.
22 REKABET KURUMU
Konu ile ilgili olarak Rekabet Kurumu'nda başlatılan inceleme ve araştırma
safhası geçmiş, soruşturma kararı alınmış, soruşturma sürerken rekabete aykırı
eylem ve işlemler düzeltilmiştir. Diğer bir ifade ile olayın ciddiyeti ve bu nedenle
cezai bir işleme muhatap kalınacağı ihtimalinin ortaya çıkması üzerine rekabete
aykırı ihlallere son verilmiştir.
Bu itibarla BİAK'ın rekabete aykırı eylem ve işlemlerinin iyi niyet esasına
dayanan davranışlar olarak değerlendirmenin mümkün olmadığı düşünülmekte,
rekabete aykırı sözleşme hükmünün değiştirilmesini de BİAK'ın rekabet ihlali içinde
olduğuna, kanıt teşkil eden bir uygulama olarak telakki etmek gerekmektedir.
5. Yine kararın 4 nolu bölünümde geçen olayın, Kanun'un 16 ncı
maddesindeki açık ihlal kavramına girmediği, anılan maddedeki açık ihlal kavramının
fiyat anlaşmaları, pazar paylaşımları, piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin
boykot yada diğer davranışlarla piyasa dışına çıkarılması gibi ilk bakışta rekabet
ihlali olarak nitelendirilebilecek türden ihlaller şeklinde anlaşılması gerektiği,
BİAK Sözleşmesindeki rekabet ihlalinin ise, ancak konunun
uzmanlarınca yapılan belli bir inceleme sonucunda anlaşılabilecek tarzda bir
durum olarak nitelendirilerek, zorlama bir düşünceyle, Kanunun 16 ncı
maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen cezanın, uygulanmaması kararının
yerinde olmadığı, kanaatini taşıyorum.
Zira rekabet ihlaline konu sözleşmenin, 2.1.8 maddesinin rekabeti
engellediği hususu, Mezkur Maddenin lafzı ve manasında açık olarak
görülebileceği gibi, bu husus başvuru sahibi Şirket Tarafından şikayet
dilekçesinde de açıkça belirtilmiştir.
BİAK'ın Kurucuları, Basın İzleme Araştırma piysasına, giriş engelleri
koyarak, yazılı basın reklam piyasasında, rekabeti sınırlayıcı etki doğurabilecek
nitelikte eylemler içerisinde olmuşlardır. Başvuru sahibi Şirket tarafından
Kuruma bildirilen ve Kurum Raportörlerince de ortaya konulan rekabet ihlaline
konu eylem, başlangıç aşamasında ifade edildiği gibi karar aşamasında da
değişmeksizin, ortaya konulmuştur. Bu itibarla konunun ancak uzmanlarınca
bilinebilecek bir rekabet ihlali olduğu şeklindeki zorlama görüşe katılmam
mümkün değildir.
Dolayısıyla Adıgeçen Teşebbüs Birliğine, Kanun'un 16 ncı maddesinin ikinci
fıkrasında yazılı cezanın uygulanması gerektiği izahtan varestedir.
6. Diğer taraftan, bilindiği üzere, mezkur rekabet ihlali ile ilgili olarak alınan
soruşturma kararı, olayın 4054 sayılı Kanun'un 4/d maddesi ile hakim durumun
kötüye kullanılması hallerinden olan 6/a maddesi kapsamında olduğu belirtilerek
alınmış olmasına rağmen raportörlerin 4 üncü madde çerçevesinde yoğunlaştıkları,
Kanun'un 6 ncı maddesine yönelik olarak inceleme yapılmadığı, oysa ki
kararın ilgili bölümlerinde değinildiği gibi BİAK'ı oluşturan basın kuruluşlarının
bu piyasada hakim konumda bulundukları basın piyasasındaki hakim
durumlarından hareketle, reklam piyasasında da, aynı hakim durumu
sürdürmeye çalıştıkları, ortada iken incelemenin, bu yönde sürdürülmemesini
bir eksiklik olarak görmekteyim.
23 REKABET KURUMU
Çoğunluk kararına muhalif yukarıdaki görüş ve kanaatlerimi bilgilerinize
sunarım.
Mehmet Zeki UZUN
Kurul Üyesi
REKABET KURULU BAŞKANLIĞI’na
(Muhalefet Şerhi)
04/03/1999 ve 99-13/99-40 nolu Kurul kararına aşağıdaki nedenlerle
katılamıyorum:
1- Kurulumuzun 25/12/1997 günlü BİAK Sözleşmesini imzalayan taraflar
hakkındaki soruşturma açılması kararı, Yasa'nın 4üncü maddesinin (d) fıkrası ile
6ncı maddesinin (a) fıkrasına aykırılık görüşüne dayanıyordu.
Ne var ki, soruşturma yanlızca (4/d)' ye aykırılık olup, olmadığı yönünde
sürdürülmüş, (6/a) yönünden inceleme ve değerlendirme yönüne gidilmemiştir. Olay,
bu bakımdan da irdelenmeliydi. Bu, soruşturma yönünden bir eksikliktir.
2- Anlaşma ile ihlalin varlığı kabul edilmiş olmasına rağmen, ceza vermekten
imtina edilmesi cihetine gidilmiştir. Oysa ki, ihlal gerçekleşince ceza verilip
verilmemesi Kurulumuzun taktirine bırakılmış bir husus değildir. İhlal varsa ceza
verilir; yoksa verilmez. İhlalin var olduğu görüşündeyim. İhlal hem (4/d) hem de (6/a)
açısından vardır. Her iki maddenin iki fıkrası birlikte ihlal edilmiştir.
3- İhlale son verme cezayı gerektirmez mi? İhlale son verilmiş olsa da ceza
verilmelidir.
Kast unsuru aranmaz. Tadilatın yapılmış olması da ihlali (dolayısı ile cezayı)
ortadan kaldıramaz. Çünkü asıl amaç piyasanın korunmasıdır.
4- İki ihlale rağmen bir ceza verilmeliydi.(16/2)
Mevzuatın yeni olması, rekabet kültürünün henüz oluşuyor olması, ihlale son
verilmesi, tadilat yapılması hususlarını da göz önünde tutarak asgari para cezası
olan %1'lik oranın uygulanması, ayrıca yine tüzel kişilerin yöneticilerine de şahsen
ceza verilmesi gerekirdi.
Sağlıklı ve etkin bir rekabet düzeninin oluşturulması için Yasa'mızın
öngördüğü caydırıcı kararları almaktan kaçınmamalıyız. Yarış yapılmalı, ama ,
kurallarına göre yapılmalı.
Kartelleşmeye göz yumarak, sağlıklı bir rekabet düzeni nasıl sağlanabilir?
Saygılarımla arz ederim. 08/03/1999
Bahattin ELÇİ
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy