Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D1/1/H.H.Ü-99/1 (Menfi Tespit / Muafiyet)
Karar Sayısı : 99-44/466-295
Karar Tarihi : 28.09.1999
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU.
Üyeler : Sadık KUTLU, İsmet CANTÜRK, Nejdet KARACEHENNEM,
Mustafa PARLAK, A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR,
Murat GENCER.
B- RAPORTÖRLER: Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Abdülgani GÜNGÖRDÜ
C- BAŞVURUDA BULUNAN: - Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.
Temsilcileri: Dr. Ateş Kut, Alpaslan Akıncı
Camhan, Barbaros Bulvarı No:125 Beşiktaş/İstanbul
D- TARAFLAR: - Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.
Camhan, Barbaros Bulvarı No:125 Beşiktaş/İstanbul
- Sierracin/Sylmar Corporation’un bir bölümü olan
Sierracin/Transtech.
12780 San Fernando Road Sylmar, California 91342 USA
E- DOSYA KONUSU: Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. ile
Sierracin/Sylmar Corporation’un bir bölümü olan Sierracin/Transtech
arasında imzalanan imalat / teknik yardım / teknik veri lisans anlaşmasına
ilişkin menfi tespit/muafiyet talebi.
F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 4.5.1998 tarih, 996 sayı ve 23.12.1998
tarih, 4115 sayı ile giren başvurular üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 5 ve 8 inci maddeleri uyarınca düzenlenen 21.09.1999 tarih,
D1/1/H.H.Ü-99/1 sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Ön İnceleme Raporu, 22.09.1999
tarih, REK.0.05.00.00/81 sayılı Başkanlık önergesi ile 99-44 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. ile
Sierracin/Sylmar Corporation’un bir bölümü olan Sierracin/Transtech arasında
imzalanarak, 04.08.1995 tarihinde yürürlüğe giren “İmalat / Teknik Yardım /
Teknik Veri Anlaşması”na;
- Anlaşmanın II/A maddesi ve devamı maddelerinde yer alan, anlaşma
ürünlerinin Türkiye’de üretimi ile ilgili olarak münhasır hak verilmesinin, 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesinde tanımlanan
rekabeti bozucu uygulamalardan olduğu, bu bakımdan aynı Kanun’un 8 inci
99-44/466-295
2
maddesi gereği talep edilen “Menfi Tespit Belgesi”nin verilmesinin yerinde
olmayacağı,
- Bununla beraber, anılan Kanun’un 5 inci maddesinde belirtilen koşulların
tamamını sağlaması nedeniyle söz konusu anlaşmaya, başvuru tarihi olarak kabul
edilen 23.12.1998’den geçerli olmak üzere, 5 yıl süre ile muafiyet tanınmasının
uygun olacağı
düşünülmektedir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
1. İlgili Pazar
a) Ürün Pazarı: Başvuruya konu lisans anlaşması polikarbonatlı kurşun
geçirmez emniyet camlarının üretimi ile ilgilidir. Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları
A.Ş. (Şişecam)'a bağlı olan Trakya Cam Sanayi A.Ş. Otocam Fabrikası temperli
otomobil camları, lamine ön camlar ve kurşuna dayanıklılığı artırılmış çok katlı
lamine camlar yanında polikarbonatlı kurşun geçirmez emniyet camlarının
üretimini de gerçekleştirmektedir.
Polikarbonatlı kurşun geçirmez camlar, genel olarak emniyet camları sınıfında
yer almakta ve hafifliği, darbelere, kimyasal maddelere, çizilmeye ve çıplak ateşe
karşı dayanıklılığı, optik kalitesi ve ışık geçirgenliği, farklı iklim koşullarındaki
performansı ve montaj kolaylığı ile diğer emniyet camlarından ayrılmaktadır.
Polikarbonatlı kurşun geçirmez emniyet camları, koruma ve güvenlik amacıyla
başta askeri güvenlik gerektiren araç ve mahaller olmak üzere, bazı konutlar, iş
yerleri, müzeler, psikiyatri klinikleri, hapishaneler, nükleer tesisler, büyükelçilikler,
bankalar, raylı ve hızlı taşıma araçları ve bazı gemiler gibi çeşitli alanlarda
kullanılmaktadır.
Buna göre, ilgili ürün pazarı polikarbonatlı kurşun geçirmez emniyet camları
olarak belirlenmiştir.
b) Coğrafi Pazar: Sierracin/Transtech tarafından Şişecam’a verilen lisansın
kullanımı ile ilgili coğrafi sınır lisans anlaşmasının I/E maddesinde Ek Belge A’ya
atıf yapılarak belirlenmiştir. Buna göre, anlaşmanın coğrafi pazar olarak sınırı
Türkiye Cumhuriyeti ulusal sınırları ile, sayılan çeşitli kıtalardaki 27 farklı ülke
sınırıdır. Ancak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 'Kapsam'
başlıklı 2 nci maddesinde yer alan “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde…” hükmü
gereği ilgili coğrafi pazar, Türkiye Cumhuriyeti sınırları olarak kabul edilmiştir.
2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Şişecam ile ABD sermayeli Sierracin/Sylmar Corporation’un bir bölümü olan
Sierracin/Transtech (Transtech) arasında, Şişecam Grubu tarafından 24.7.1995,
Sierracin/Sylmar Corporation Grubu tarafından ise 7.7.1995 tarihinde
imzalanarak, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nın 4.8.1995 tarihli tescilinden
sonra uygulamaya konulan “İmalat / Teknik Yardım / Teknik Veri Anlaşması”yla,
Şişecam veya yan kuruluşlarına, Transtech teknolojisinin kullanıldığı veya bu
99-44/466-295
3
teknolojiyi içeren havacılık harici cam kaplı polikarbonat ve lamine cam
ürünlerinin, belirtilen bölgelerde imal edilmesine ve satılmasına yönelik olarak
lisans verilmiştir.
Bu sözleşmenin Rekabet Kurumu’nun teşkilatını oluşturduğunu ilan ettiği 5
Kasım 1997 tarihinde yürürlükte olması nedeniyle, 1997/6 sayılı “Rekabet
Kurumu Teşkilatının Oluşturulmasından Sonra Teşebbüslerin ve Teşebbüs
Birliklerinin 4054 Sayılı Kanun’dan Doğan Hak ve Yükümlülüklerine İlişkin Tebliğ”
hükümleri uyarınca 4 Mayıs 1998 tarihinde bildirimde bulunulmuş, ancak 1997/2
sayılı Tebliğ ekinde yer alan “Menfi Tespit/Muafiyet Başvuru/Bildirim Formu”nun
eksik olduğunun tespit edilmesi üzerine, 18.12.1998 tarih ve 2672 sayılı yazı ile
eksikliğin giderilmesi istenilmiş, buna istinaden gönderilen cevabi yazı
23.12.1998 tarih ve 4115 sayı ile Kurumumuz kayıtlarına intikal ettiğinden, aynı
Tebliğ’in 6 ncı maddesi uyarınca başvuru 23.12.1998 tarihinde yapılmış
sayılmaktadır. Muafiyet ve/veya menfi tespit başvuruları ile ilgili izlenecek usule
ilişkin olarak, Rekabet Kurulu’nun 10.9.1998 tarih ve 82/647 no’lu Kararının 3
üncü maddesi uyarınca, Kanun’un 16 ncı maddesinin (c) fıkrasının uygulanması
bakımından, başvurunun zamanında yapıldığı kabul edilmektedir.
Söz konusu bildirimde, lisans anlaşması için menfi tespit, bunun mümkün
olmaması halinde ise muafiyet talep edilmektedir.
2.1. Menfi Tespit Değerlendirmesi
Şişecam ile Transtech arasında akdedilmiş olan “İmalat / Teknik Yardım / Teknik
Veri Anlaşması”nın “Hakların sınırlanması” başlıklı III/A maddesinde yer alan;
lisans verenin bu lisansı anlaşmada belirlenen kullanım alanları ile sınırlaması
bunların haricindeki kullanım alanları için kısıtlamalar getirmesi hususu, lisans
anlaşmalarının bir özelliğidir. Çünkü lisans, önceden kapalı olan kapıları açma
özelliğine sahiptir. Bu haliyle sahiplikten ziyade bir nevi kiralama, belli süreler için
lisansörün sahip olduğu bilgiyi ve tekniği uygulama ve karşılığında belli ücretler
ödeme işidir. Lisans veren, lisans alanın bu lisansı hangi konuda kullanacağına,
dolayısıyla nerelerden kazanç sağlayacağına kendisi karar verebilmektedir.
Özellikle patentli bir ürünün lisansının verilmesi sürecinde bu unsur daha da
önem kazanmaktadır. Patent anlaşmaları, doğası gereği belli bir süre için
sahibine tekel hakkı vermektedir. Keza, know-how da yeni gelişmelerin önünü
açmaktadır. Bu özellikleriyle teknik ve ekonomik gelişmenin sağlanması, belli
sınırlar içerisinde bu gelişmeyi sağlayanın çıkarlarını gözeterek yapılmalıdır.
Bu nedenle, ilk bakışta lisans alan kişi ve lisansın kullanım alanları üzerine
getirilen kısıtlamalar, rekabet sınırlaması gibi görünse de esasında lisans
anlaşmalarının ayrılmaz bir parçasıdır.
Lisans anlaşmasının yine “Hakların sınırlanması” başlıklı III/A maddesinde yer
alan “…anlaşma ürünlerini anlaşma bölgesinin dışında imal etmesi, kullanması
veya satması ya da anlaşma ürünlerinin nihai olarak anlaşma bölgesinin dışına
99-44/466-295
4
ihraç edilmesi amacıyla anlaşma ürünlerini başkalarına imal etmesi, kullanması
veya satması…türden hiçbir hak vermemiştir.” hükmü gereği coğrafi pazar,
uluslar arası anlamda sınırlandırılmış, bu bölgelerin nereler olduğu da lisans
anlaşmasının I/E maddesinde, Ek Belge A’ya atıf yapılarak sayılmıştır. Ancak,
söz konusu kısıtlamanın Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışındaki bölgeler için
öngörülmüş olması sebebiyle, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un kapsamı ile ilgili 2 nci maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde
mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her
türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı
anlaşma, uygulama ve kararlar…” olarak belirlenmiş çerçevenin dışında
kaldığından, rekabeti sınırlayıcı bir husus olarak değerlendirilmemektedir.
Lisans anlaşmasının II/A maddesinde; lisans verenin, Türkiye Cumhuriyeti
sınırları içinde, lisans anlaşmasının süresi sona erene kadar, lisansın kullanımı
ile ilgili olarak, lisans alana münhasır bir hak vereceğine dair bir hüküm yer
almaktadır. Bunun anlamı, lisans verenin, bu süre zarfında söz konusu lisansı bir
başkasına vermeyeceği gibi, kendisinin de bu coğrafi pazarda, ilgili ürünün
üretimi konusunda faaliyette bulunmayacağını kabul etmesidir.
Başvuru konusu lisans anlaşmasının bu hükmü ile Şişecam, münhasır bir hak
elde etmekte ve ilgili ürün pazarının Türkiye Cumhuriyet’i sınırlarında tekel
konumuna gelmektedir. Bu da, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Belirli bir mal veya
hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya
da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte
olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu
tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.” hükmüne uymakta olduğundan,
söz konusu anlaşmaya, talep edilen menfi tespit belgesi verilmesi mümkün
değildir.
2.2. Muafiyet Değerlendirmesi
Bireysel muafiyet 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 5 inci
maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; Rekabet Kurulu, ilgililerin talebi
üzerine, Yasa’da aranan şartların tamamının varlığı halinde, teşebbüsler arası
anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarının, aynı Kanun’un 4 üncü
maddesi hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasına karar verebilmektedir.
Kanun’un 5 inci maddesine göre, muafiyet verilebilmesi için aranan koşullar
şunlardır:
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme
ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu
olandan fazla sınırlanmaması.
99-44/466-295
5
Yukarıdaki koşulların tamamını taşıyan anlaşma, uyumlu eylem veya teşebbüs
birliği kararlarına en çok 5 yıl süre ile muafiyet verilebilmektedir. Bu noktada,
Transtech’le Şişecam arasında akdedilen “İmalat / Teknik Yardım / Teknik Veri
Anlaşması”nın II/A maddesinde ve müteakip maddelerinde düzenlenen Türkiye
sınırlarında, anlaşma ürünlerinin imalatı ile ilgili olarak münhasır hak veren
hükmünün, yukarıda sıralanan muafiyet alabilme koşulları çerçevesinde
değerlendirilmesi gerekmektedir:
2.2.1. Malların üretimi veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni
gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin
sağlanması:
Yeni bir malın üretilmesi, bir malın dağıtım ve hizmet kanallarındaki gelişme ile
tüketicinin o mala daha kolay ulaşmasının sağlanması, ekonomik veya teknik
açıdan bir malın üretimi veya dağıtımı ile ilgili olarak yeni gelişme ve
iyileştirmelerin sağlanması şartları (diğer şartları da taşımak koşuluyla) ile bazı
anlaşma, uyumlu eylem veya teşebbüs birliklerinin kararları, Kanun’un 4 üncü
maddesinin uygulanmasından muaf tutulabilmektedir.
Şişecam’ın söz konusu polikarbonatlı kurşun geçirmez emniyet camlarının
üretimi konusunda yatırım yapma gerekçesi, ticari kar amaçlı olmaktan ziyade,
askeri nitelikte ve savunma politikalarıyla ilgilidir. Çünkü, Şişecam askeri zırhlı
araçlar ve yüksek balistik koruma gerektiren araç ve mekanlar için vazgeçilmez
bir ürün olan polikarbonatlı kurşun geçirmez emniyet camlarının, Türkiye’de
üretimini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Lisans anlaşmasının süresinin
bitiminden sonra da, Şişecam, söz konusu ürünün üretimi konusunda edineceği
bilgi ve teknolojiyi muhafaza etmeye ve kullanmaya devam edecektir.
Polikarbonatlı kurşun geçirmez emniyet camlarının Türkiye’de üretimi ile stratejik
öneme sahip yeni bir ürün, dolayısıyla da yeni bir teknoloji ülkemize
kazandırılmış olmaktadır.
2.2.2. Tüketicinin bundan yarar sağlaması:
4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamında olan bir anlaşmanın, aynı
Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca muaf tutulabilmesi için, bu anlaşma sonucunda
üretilecek mal veya hizmetten veya dağıtım kanalları gibi ürünün tüketiciye
ulaşmasında etkili olan unsurların geliştirilmesi sonucunda tüketicinin bir fayda
elde etmesi gerekmektedir. Bir mal veya hizmetten tüketicinin yarar sağlaması,
öncelikle o mal veya hizmetin fiyatının düşmesi olarak algılansa da, bu fayda;
mal veya hizmetin kalitesinin yükselmesi, tüketiciye daha iyi hizmet sunulması,
arzın sürekliliği, hatta yeni bir rakibin ilgili ürün pazarına girmesi vb. şekillerinde
de ortaya çıkabilmektedir.
99-44/466-295
6
Burada tüketici, son kullanıcı durumundaki şahıslardan ziyade, üretim ve/veya
dağıtım zincirinin herhangi bir seviyesindeki kişi olarak düşünülmelidir. Tüketici,
üreticilerden, nihai satış birimlerine kadar geniş bir yelpaze içerisinde bulunabilir.
Yani nihai tüketici faydayı doğrudan elde edebileceği gibi dolaylı olarak da elde
edebilir.
Söz konusu lisans anlaşması ile üretilecek polikarbonatlı kurşun geçirmez
emniyet camı Türkiye pazarına yerli üretim olarak yeni girdiğinden, tüketicilere bu
noktada bir çok yönüyle doğrudan fayda sağladığı söylenebilir.
Yerli üretimin tüketiciye diğer faydaları ise, arzın sürekliliği, ürüne az miktarda
ihtiyacı olan tüketiciler için malın kolayca tedarik edilebilir olması, kalite ve üretim
hatalarına karşı tüketicilerin muhatap bulabilmeleridir.
2.2.3. İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması:
Şişecam, polikarbonatlı kurşun geçirmez emniyet camlarının üretim lisansını
alarak, bu ürünün üretimini gerçekleştirmeden önce, söz konusu ürünün
Türkiye’de üretimi yapılmamaktaydı. İhtiyaç duyulan ürün yurt dışındaki
üreticilerden ithalat yolu ile temin edilmekteydi. Lisans anlaşmasından önce ülke
içerisinde polikarbonatlı kurşun geçirmez emniyet camı üretimi olmadığı için bu
alanda herhangi bir rekabet de söz konusu değildi. Bu nedenle, lisans
anlaşmasından sonra ilgili pazarda rekabetin ortadan kalkmasından söz etmek
mümkün değildir. Aksine bu ürünü üreten ve Türkiye’ye coğrafi bakımdan yakın
sayılan İsrail, İtalya, İspanya, İngiltere gibi ülkelerdeki yabancı şirketlerle
rekabete girileceği, polikarbonatlı kurşun geçirmez emniyet camı ürününün en
azından ithalatı belli seviyede tutacak bir fiyata satılacağı, böylece uluslar arası
bir rekabetin yaşanacağı söylenebilir.
Ayrıca, lisans anlaşmasının II/A maddesi ve devamı maddelerinin anlaşma
konusu ürünün üretimi ile ilgili olarak, Türkiye sınırlarında Şişecam’a verilen
münhasır hak ile, her ne kadar Şişecam, Türkiye’de bu ürünün üretimi
konusunda, bir anlamda tekel hakkı niteliği taşıyan, ayrıcalıklı bir konuma geliyor
gibi görünse de, bu tekel hakkının genel olarak Türkiye’de üretilecek olan tüm
polikarbonatlı kurşun geçirmez emniyet camlarıyla ilgili olmayıp sadece lisans
veren şirket olan Transtech’le ilgili olduğunun gözden kaçırılmaması
gerekmektedir. Yani, Transtech dışında söz konusu üretim teknolojisi ve bilgisine
sahip olan bir teşebbüsün, Türkiye’de bir başka teşebbüse lisans vermek veya
bizzat kendisi üretim yapmak suretiyle Türkiye pazarına girmesinin önünde
herhangi bir engel bulunmamaktadır.
99-44/466-295
7
2.2.4. Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için
zorunlu olandan fazla sınırlanmaması:
Burada, taraflar veya pazar üzerine getirilen rekabet kısıtlarının, söz konusu
anlaşma sonucu oluşacak kazanımların ortaya çıkması için zorunlu olması
kastedilmektedir.
Üretiminden kullanım alanlarına kadar çok özel bir niteliğe sahip olan
polikarbonatlı kurşun geçirmez emniyet camları belli bir tüketici kesimine
hitap eden çok sınırlı bir pazara sahiptir. Ürün pazarı, karlılık, müşteri potansiyeli
gibi özellikleri nedeniyle, bir tek teşebbüse izin verebilen doğal bir tekel pazarı
niteliğinde olup, Şişecam’a anlaşma ürünlerinin üretimi ile ilgili olarak verilen
münhasır hak da bu pazar özelliğinin sonucudur.
Şişecam tarafından lisans anlaşmasının gereği olarak ödenen lisans ücretleri ile
royaltilerin, geçen dört yıla rağmen karşılanamamış olması, ilgili ürün pazarının
durumunu ve karlılığını açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca, Trakya Cam Sanayi
A.Ş. Otocam Fabrikası’nın son üç yıl içerisinde, m2 ve ciro olarak, emniyet
camlarının (ki polikarbonatlı kurşun geçirmez camlar emniyet camları içerisinde
oldukça küçük bir yere sahiptir), toplam cam satışları içerisinde teşkil ettiği orana
bakıldığında, bu ürün grubunun Otocam Fabrikası’nın toplam üretiminin ne kadar
küçük bir kısmını teşkil ettiği görülmektedir.
Şişecam yetkililerince verilen bilgiye göre, pazarın bu niteliğinden dolayı
polikarbonatlı kurşun geçirmez emniyet camlarıyla ilgili verilen tüm lisans
anlaşmalarında lisans alana, anlaşma ürünlerinin üretimi ile ilgili olarak aynı veya
benzer münhasır hak verilmektedir.
Buna göre, Şişecam'a polikarbonatlı kurşun geçirmez emniyet camlarının
Türkiye'de üretimi ile ilgili olarak verilen münhasır hakkın, ürünün pazar koşulları
ile ilgili zorunlu bir unsur olduğu ve lisans anlaşmasından lisans alanın beklediği
faydayı sağlayabilmesi için de gerekli olduğu kabul edilmiştir.
I- SONUÇ
Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. ile Sierracin/Sylmar Corporation’un bir
bölümü olan Sierracin/Transtech arasında imzalanarak, 4.8.1995 tarihinde
yürürlüğe giren “İmalat / Teknik Yardım / Teknik Veri Anlaşması”na;
– Anlaşmanın II/A maddesi ve devamı maddelerinde yer alan, anlaşma
ürünlerinin Türkiye’de üretimi ile ilgili olarak münhasır hak verilmesinin, 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesinde
tanımlanan rekabeti bozucu uygulamalardan olduğu, bu bakımdan aynı
Kanun’un 8 inci maddesi gereği talep edilen “Menfi Tespit Belgesi”nin
verilemeyeceğine,
99-44/466-295
8
– Bununla beraber, anılan Kanun’un 5 inci maddesinde belirtilen koşulların
tamamını sağlaması nedeniyle, söz konusu anlaşmaya başvuru tarihi olarak
kabul edilen 23.12.1998’den geçerli olmak üzere, 5 yıl süre ile muafiyet
tanınmasına,
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy