1 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya No : D3/T.E.-99/11 (MENFİ TESPİT/ MUAFİYET)
Karar No : 99-53/575-363
Karar Tarihi: 22.11.1999
TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU,
Üyeler : Dr. Kemal EROL, Mehmet Zeki UZUN, Sadık KUTLU,
İsmet CANTÜRK, Nejdet KARACEHENNEM, Mustafa PARLAK, A. Ersan GÖKMEN,
R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER
BİLDİRİMDE BULUNAN: Atlas Gıda Paz. San. ve Tic. A.Ş.
Vekili Av. Teoman Seyithanoğlu
Atatürk Bulvarı 199/A-12 06680 Kavaklıdere-ANKARA
TARAFLAR: - Ülker Gıda San. ve Tic. A.Ş.
Davutpaşa Cad. No: 10 34015 Topkapı-İSTANBUL
- Atlas Gıda Paz. San. ve Tic. A.Ş.
Davutpaşa Cad. No: 10 34015 Topkapı-İSTANBUL
- İstanbul Gıda Dış Tic. A.Ş.
Davutpaşa Cad. No: 10 34015 Topkapı-İSTANBUL
- Üstün Gıda San. ve Tic. A.Ş.
Davutpaşa Cad. No: 10 34015 Topkapı-İSTANBUL
- Anadolu Gıda San. A.Ş.
Esenboğa yolu 21. km. Ankara
- Dura Unlu ve Şekerli Gıda Maddeleri Üretim ve Satışı A.Ş.
Davutpaşa Cad. No: 10 34015 Topkapı-İSTANBUL
- Distribütörler
DOSYA KONUSU: Ülker Gıda San. ve Tic. A.Ş., Atlas Gıda Paz. San. ve Tic.
A.Ş., İstanbul Gıda Dış Tic. A.Ş., Üstün Gıda San. ve Tic. A.Ş., Anadolu Gıda
San. A.Ş. ve Dura Unlu ve Şekerli Gıda Maddeleri Üretim ve Satışı A.Ş. ile
distribütörler arasında akdedilen distribütörlük sözleşmesine menfi
tespit/muafiyet verilmesine ilişkin talep.
RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili başvurudaki sözleşmenin tek elden dağıtım
anlaşması niteliğinde olduğu; bu tür anlaşmaların münhasır bölge, rakip malları
dağıtmama gibi rekabet sınırlamaları içerdikleri dikkate alındığında menfi tespit
belgesi verilemeyeceği;
2 REKABET KURUMU
Sözleşmenin Kanun’un 5 inci maddesinde belirtilen şartların tamamını
sağlamamasından dolayı muafiyet almasının mümkün olmadığı;
Sözleşmede yer alan ve soruşturma döneminde tespit edilen uygulamaların,
Kanun’un m.16/son fıkrası anlamında açık ihlal olması nedeniyle m.16/II fıkrası
uyarınca para cezası uygulanması gerektiğine ilişkin 25.03.1999 tarih ve SR/99-2
sayılı Soruşturma Raporunun sonuç bölümünde yer alan hususların dikkate alınması
gerektiği;
Yeni distribütörlük sözleşmesinin grup muafiyeti kapsamında
değerlendirilebilmesi için 12 nci maddesinin Rapordaki görüş yönünde tadil edilmesi
gerektiği
düşünülmektedir.
DEĞERLENDİRME
Ülker Gıda San. ve Tic. A.Ş., Atlas Gıda Paz. San. ve Tic. A.Ş., İstanbul Gıda
Dış Tic. A.Ş., Üstün Gıda San. ve Tic. A.Ş., Anadolu Gıda San. A.Ş. ve Dura Unlu ve
Şekerli Gıda Maddeleri Üretim ve Satışı A.Ş. ile distribütörler arasında akdedilen
distribütörlük sözleşmesine menfi tespit/muafiyet verilmesine ilişkin talebiyle
04.05.1998 tarih ve 1054 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden bildirim üzerine,
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 5 ve 8 inci maddeleri ile
1997/3 sayılı Tek Elden Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin ilgili
hükümleri uyarınca, Raportörler Tarkan ERDOĞAN ve Pelin UYANIK tarafından
yapılan inceleme sonucu düzenlenen 04.11.1999 tarih, D3/T.E.-99/11 sayılı Muafiyet
Öninceleme Raporu’nu içeren 17.11.1999 tarih, REK.0.007.00.00/110 sayılı
Başkanlık Önergesi, 22.11.1999 tarih ve 99-53 sayılı Kurul toplantısında ele
alınmıştır.
02.07.1998 tarih ve 98-72 sayılı Kurul toplantısında, sürmekte olan
önaraştırma ya da soruşturma konusu olan anlaşma, uyumlu eylem ya da kararlara
ilişkin muafiyet/menfi tespit başvurularının yürüyen mevcut dosyaları ile birleştirilerek
değerlendirilmesine karar verilmiştir. Buna bağlı olarak, bu dosyanın konusu
sözleşme de 26.03.1998 tarih ve 98-59/436-57 sayılı Kurul Kararı uyarınca yürütülen
Soruşturma ile birlikte değerlendirilmiştir.
Yürütülen soruşturma çerçevesinde, Ülker Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin
Kurumumuza 17.08.1999 tarih ve 2660 sayı ile intikal eden üçüncü yazılı
savunmasının ekinde yeni düzenlenen anlaşma örneği gönderilmiştir.
Dosya mevcudu bilgilerden anlaşıldığı üzere, ilgili pazar Türkiye Cumhuriyeti
sınırları dahilinde bisküvi, çikolata, şekerleme, kek, gofret ürünleri pazarı olarak
tespit edilmiş, öncelikle menfi tespit başvurusu değerlendirilmiştir. Sözkonusu
distribütörlük sözleşmesinin tek elden dağıtım anlaşması niteliğinde olduğu; bu tür
anlaşmaların münhasır bölge, rakip malları dağıtmama gibi rekabet sınırlamaları
içerdikleri dikkate alındığında menfi tespit belgesi verilmeyeceği sonucuna ulaşılmış;
3 REKABET KURUMU
anlaşmanın 1997/3 sayılı Tek Elden Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği çerçevesinde değerlendirilmesine geçilmiştir.
Distribütörlük sözleşmesinin 3 üncü maddesinde öngörülen, “Distribütör’ün
faaliyet sınırlarını ŞİRKET (Ülker) belirleyecektir. Distribütör belirlenen sınırların
dışına kesinlikle ŞİRKET ürünlerini satamaz” şeklindeki hüküm, pasif satışları
engelleyici niteliktedir. Bu hükme göre, distribütörler komşu bölgelerden gelmesi
olası bir talebi reddedeceklerdir. Dolayısıyla, distribütörler, karşılıklı olarak, komşu
bölgelerdeki aracılar için birer alternatif temin kaynağı olma özelliklerini kaybetmiş
olacaktır. Bu madde distribütörlerin gerçekleştirebilecekleri aktif satışın yanısıra
pasif satışı da engelleyebileceğinden, sözkonusu madde nedeniyle distribütörlük
sözleşmesi 1997/3 sayılı Grup Muafiyeti Tebliğinden yararlanamamaktadır.
Distribütörlük Sözleşmelerinin Fiyat Belirleme başlıklı 13 üncü maddesinde
öngörülen “DİSTRİBÜTÖR’ün ve alt satıcıların satış fiyatlarını şirket belirler.
DİSTRİBÜTÖR ve alt satıcılar ŞİRKET’in belirleyeceği fiyatların üstünde bir fiyatla
satış yapamazlar. Rekabet sebebiyle ŞİRKET’in tespit ettiği cari fiyat listesindeki
fiyatların altında yapılacak satışlar ŞİRKET’in onayına bağlıdır. ŞİRKET’in işbu yetkisi
yasalar çerçevesinde kamu yararına dengeli, ucuz ve istikrarlı bir fiyatın
oluşturulması ve muhafazası amaçlıdır.” şeklindeki hüküm distribütörün ve alt
satıcıların, yani perakende satış noktalarının satış fiyatlarınının Ülker tarafından
belirlendiğini göstermektedir.
Distribütörlük Sözleşmelerinin 12 nci maddesinde öngörülen “DİSTRİBÜTÖR,
ŞİRKET’in belirleyip uygulamaya koyduğu toptancı, perakendeci vb. sirkülerini
uygulamak zorundadır. Bu sirküler fiyat, iskonto, vade, satış koşulları, promosyonlar,
hediye dağıtımı, reklam kampanyaları vs. ilgili olabilir” şeklindeki hüküm, distribütörün
satışlarında Ülker tarafından belirlenen fiyat, vade, iskonto gibi satış koşullarını
uygulamak zorunluluğunu vurgulamaktadır.
Distribütörlük sözleşmelerinin 10 uncu maddesinde de, Ülker tarafından
yapılan fiyat geçişlerinde distribütöre verilen eski fiyatlı malların en az ¾’ünü eski
fiyattan satma yükümlülüğü getirilmektedir. Bu hükme göre Ülker, artık distribütörün
mülkiyetinde olan bir malı distribütörün hangi fiyattan satacağı konusunda tasarruf
sahibi olmaktadır.
Distribütörlük sözleşmelerinin 14 üncü maddesinde, Özel Seçilmiş Müşterilere
(ÖSM) hangi özel şartlarda satış yapılacağına ve bu müşterilerin ne şekilde satış
yapacaklarına sağlayıcı ve distribütör birlikte karar verirler ifadesi yer almaktadır.
Yine aynı madde uyarınca, ÖSM’nin tespiti veya bu müşterilere uygulanacak satış ve
pazarlama politikalarında anlaşmazlık sözkonusu olduğunda Ülker’in belirlediği
politikalar uygulamaya konacaktır. Bu madde Ülker’e ve distribütöre ÖSM gibi
müşterilerin raf fiyatlarını birlikte belirleme imkanı tanımasının yanısıra anlaşmazlık
halinde Ülker’e fiyatları belirleme hakkı vermektedir.
4 REKABET KURUMU
Distribütörlük Sözleşmesinin yeniden satış fiyatının belirlenmesi ile ilgili 10,
12, 13 ve 14 üncü maddeleri, sözkonusu sözleşmeleri 1997/3 sayılı Tebliğ’in
kapsamı dışına çıkartmaktadır.
İlgili sözleşme, grup muafiyetinden yararlanamadığı için 4054 sayılı Kanun’un
5 inci maddesinde yer alan dört koşul çerçevesinde bireysel muafiyet
değerlendirmesi yapılmıştır.
Distribütörlük sisteminde distribütör kendisine tahsis edilen münhasır bölgede
satış ve pazarlama faaliyetlerine yoğunlaşabilmekte ve dağıtım kanalları
rasyonelleşmektedir. Sistemin işleyişi, tüketicinin talebinin zamanında
karşılanabilmesine, gereksiz stok bulundurulmamasına neden olmakta ve bunların
sonucunda maliyetler düşmekte ve gelirin artmasıyla birlikte yatırımlar da
artmaktadır. Dolayısıyla sözleşme, Kanun’un 5 inci maddesinin (a) bendi anlamında
yararlı sonuçlar doğurmaktadır.
Dağıtım sistemiyle birlikte tüketicinin de yararlandığı sonuçlar oluşmaktadır.
Sistemde mallar tüketiciye daha sağlıklı koşullarda ve hızlı bir şekilde ulaşmaktadır.
Ayrıca sistemin amaçlarından birisinin penetrasyonu arttırmak olduğu dikkate
alındığında tüketicinin tüm ürün çeşitlerine ulaşması kolaylaşmaktadır. Bu
nedenlerle, sözleşme Kanun’un 5 inci maddesinin (b) bendi anlamında tüketici
yararına sonuçlar doğurmaktadır.
Kanun’un 5 inci maddesinin (c) bendi gereği ilgili piyasanın önemli bir
bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması gerekmektedir. İlgili ürün pazarı bisküvi,
çikolata, şekerleme, kek, gofret ürünleri pazarıdır. Pazar oligopol piyasa
yapısındadır. Yoğun reklam kampanyaları ile desteklenen bir marka bağımlılığı
sözkonusudur. Piyasada faaliyet gösteren 5-6 büyük firma pazarın büyük bir kısmına
hakimdir. Bu tür dağıtım anlaşmalarında marka içi rekabetin kısıtlanmasına izin
verilirken markalar arası rekabetin artması teşvik edilmektedir. Ancak marka içi
rekabetin tamamen ortadan kalkmaması gerekmektedir. İlgili distribütörlük
sözleşmesindeki yeniden satış fiyatını belirleyen ve pasif satışların engellenmesine
yol açan hükümler marka içi rekabeti tamamen ortadan kaldırmaya yöneliktir. Bu
hüküm nedeniyle Kanun’un 5 inci maddesinin (c) bendindeki koşul yerine
getirilmemektedir.
Son olarak, Kanun’un 5 inci maddesinin (d) bendi uyarınca anlaşmanın ortaya
çıkardığı yararlı etkilerin elde edilmesi için rekabet kısıtlaması zorunlu olmalıdır; bir
başka deyişle anlaşmanın ortaya çıkardığı yararlara ulaşabilmek için gerekenden
fazla rekabet sınırlaması olmamalıdır. Halbuki yeniden satış fiyatının belirlenmesi
sonucunu yaratan ve pasif satışları engelleyen rekabet sınırlamaları olmadan da
sözkonusu yararlara ulaşmak mümkündür. Bu nedenle, Kanun’un 5 inci maddesinin
(d) bendi koşulu da yerine getirilmemektedir.
Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sözkonusu dört koşul aynı
anda sağlanmamaktadır. Bu nedenle sözleşmenin bireysel muafiyet alması mümkün
değildir.
5 REKABET KURUMU
Soruşturma kapsamında üçüncü yazılı savunma ile birlikte Kurumumuza
gönderilen yeni distribütörlük sözleşmesi, 12 inci maddesi hariç olmak üzere 1997/3
sayılı Tebliğ’e uygun hale getirilmiştir. Yeni sözleşmenin 12 nci maddesi, “Distribütör,
Şirketin belirleyip uygulamaya koyduğu toptancı, perakendeci vb. sirkülerini
uygulamak zorundadır. Bu sirküler tavsiye niteliğini taşıyan fiyatlar, iskonto, vade,
satış koşulları ile ilgili olacaktır.” biçimindedir. Her ne kadar sirkülerdeki fiyatların
tavsiye niteliğinde olduğu vurgulanmış ise de, bir önceki cümlede distribütörün
sirküleri uygulamak zorunda olduğunun belirtilmesi fiyatların tavsiye niteliğinde
olduğunu göstermemektedir. Bu itibarla, yeniden satış fiyatının belirlenmesine
yönelik hüküm yeni sözleşmede varlığını sürdürmektedir. İlgili hükümdeki yeniden
satıcıların sirküleri uygulamak zorunda olduğu ifadesinin çıkarılması gerekmektedir.
SONUÇ
Yapılan değerlendirmeler sonucunda, Ülker Gıda San. ve Tic. A.Ş., Atlas
Gıda Paz. San. ve Tic. A.Ş., İstanbul Gıda Dış Tic. A.Ş., Üstün Gıda San. ve Tic.
A.Ş., Anadolu Gıda San. A.Ş. ve Dura Unlu ve Şekerli Gıda Maddeleri Üretim ve
Satışı A.Ş. ile distribütörler arasında akdedilen distribütörlük sözleşmesinin;
tek elden dağıtım anlaşması niteliğinde olması nedeniyle menfi tespit
belgesi verilemeyeceğine,
1997/3 sayılı “Tek Elden Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği” kapsamına girmediğine,
Kanun’un 5 inci maddesinde öngörülen koşulların tamamını
sağlamamasından dolayı bireysel muafiyet almasının mümkün olmadığına,
1997/3 sayılı Tebliğe aykırı maddelerinin, Kanun’un m.16/son fıkrası
anlamında açık ihlal niteliğinde olup olmadığı ve buna bağlı olarak, Kanun’un m.16/II
fıkrası uyarınca para cezası uygulanıp uygulanmayacağı konularına yönelik
kararların, yürütülen soruşturmaya ilişkin nihai kararla birlikte verilmesine,
yeniden düzenlenen 12 nci maddesinde yeniden satış fiyatının
belirlenmesine yönelik ifadelere yer verilmesi ve bu nedenle Kanun’a aykırılığın
halen devam etmesinden dolayı sözleşmenin değiştirilmiş bu haliyle de 1997/3 sayılı
Tebliğ’den yararlanamadığına,
12 nci maddesinin yukarıda belirtilen görüş doğrultusunda tadil edilmesi
halinde, yeni distribütörlük sözleşmesinin 1997/3 sayılı Tebliğ kapsamında
muafiyetten yararlanabileceğine,
ilgili maddesinde öngörülen düzeltmelerin yapılması için, kararın
tebliğinden itibaren ilgili taraflara 45 gün (kırkbeş) süre verilmesine, ihlallere derhal
son verilmesi gerektiğinin taraflara bildirilmesine, verilen sürede sözleşmedeki
aykırılıkların giderildiğinin Kurumumuza tevsik edilmesine, aksi takdirde
sözleşmelerin geçersiz olacağının ve gerekli düzeltmeler yapılmadan uygulanmaya
devam edilmesi halinde, haklarında soruşturma açılacağının ve 4054 sayılı
Kanun’un 16 ve 17 nci maddeleri uyarınca işlem yapılacağının taraflara
bildirilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy