Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-2-01 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 03-51/576-252
Karar Tarihi : 17.7.2003
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : A. Ersan GÖKMEN, Murat GENCER,
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL,
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
Kublay ATASAYAR, Süreyya ÇAKIN
B- RAPORTÖRLER : Murat ÇETİNKAYA, Bayram Ali GEÇGİL,
Ayşe Özlem UZUN
C- BAŞVURUDA
BULUNAN : - Reklamcılar Derneği
Temsilcisi: Prof. Dr. Arif ESİN
Akaretler Sıraevleri S. Seba Cad. No:35
34330 Beşiktaş/İstanbul
D- İLGİLİ TARAF : - Reklamcılar Derneği
Yıldız Çiçeği Sok. No:19 80630 Etiler/İstanbul
E- DOSYA KONUSU : Reklamcılar Derneğinin biri taslak sözleşmeler
diğeri tavan fiyat listesi olmak üzere iki tavsiye kararına ilişkin menfi tesbit
belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.
F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 7.1.2003 tarih, 71 sayı ve 19.6.2003
tarih, 2800 sayı ile giren başvuru üzerine 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 5. ve 8. maddeleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda
düzenlenen 7.7.2003 tarih, 2003-2-01/MM-03-MÇ sayılı Muafiyet Ön İnceleme
Raporu, 7.7.2003 tarih ve REK.0.06.00.00/78 sayılı Başkanlık önergesi ile 03-51
sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
1- Reklamcılar Derneğinin taslak sözleşmelere yönelik tavsiye kararının,
a) - Reklam Ajansı Seçim Sözleşmesi
- Medya Planlama ve Satın Alma Sözleşmesi
ile ilgili olan kısmına herhangi bir değişiklik olmaksızın menfi tespit belgesi
verilebileceği,
03-51/576-252
2
b) - Reklam Filmi Oyunculuk / Fotomodellik Sözleşmesi'nden ve
- Reklam Filmi Dublajcılık Sözleşmesi'nden
ödeme koşullarına ilişkin ifadelerin çıkarılması koşuluyla, kararın bu
sözleşmelerle ilgili olan kısmına, bu sözleşmelerin uygulanması
sonucunda rekabetin olumsuz yönde etkilenmeyeceği düşüncesiyle menfi
tespit belgesi verilebileceği, aksi takdirde söz konusu sözleşmelerin menfi
tespit belgesi ya da muafiyet alamayacağı,
c) - Reklamveren - Reklam Ajansı Hizmet ve İşbirliği Sözleşmesi
- Reklam Filmi Yapımı ve Eser Sahipliğinden Doğan Mali Hakların
Devri Sözleşmesi
ile ilgili kısmına ise yapılan inceleme ve değerlendirmelerde ulaşılan
sonuçlar nedeniyle menfi tespit belgesi verilemeyeceği, ancak ödeme
koşullarına ilişkin belirtilen düzenlemelerin sözleşmelerde yapılması ve
hakların devrinin de sözleşme süresi ile sınırlı olduğunun açıkça
belirtilmesi şartıyla, muafiyet verilebileceği, ancak muafiyet süresinin,
sektörün çok dinamik bir yapıya sahip olması nedeniyle 5 yıldan daha kısa
süreli tespit edilmesinin uygun olacağı,
2- Reklamcılar Derneğinin tavan fiyata yönelik tavsiye kararına ise menfi tespit
belgesi ve muafiyet verilemeyeceği,
3- Sözleşmelerdeki gerekli değişiklik ve düzeltmelerin yapılarak, yapılan
değişikliklerin en geç 30 gün içinde Rekabet Kurumuna bildirilmesi gerektiği,
4- Şu anda, Reklamcılar Derneğinin internet sayfasında yayımlanmakta olan bu
tavsiye kararların (sözleşmeler ve tavan fiyat listelerinin) internet sayfasından
kaldırılması ve tavan fiyat listesinin bir daha yayımlanmaması gerektiği,
gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra ise sözleşmelerin yayımlanmasında bir
sakınca bulunmadığı,
ifade edilmiştir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Reklamcılar Derneği ve Kapsam
1984 yılında kurulan Reklamcılar Derneğinin amaç ve hedefleri, Dernek
Tüzüğü'nün 3. maddesine göre;
"Reklamcılar Derneği, günümüzde ekonominin ve toplumun değişen
ve gelişen ihtiyaçlarını reklamcılık ve pazarlama haberleşmesinde
karşılayabilmek ortak bağıyla birleşen, kişilik itibariyle ve ticari yönden
saygın üyelerden oluşan, kar amacı taşımayan bir kuruluştur. Bu
dernek şu amaç ve hedefleri gözetir:
a. Her üyenin kişisel ehliyetini artırmak ve yeterliliğini daha da
geliştirmek için, üyeler arasında bilgi, tecrübe ve düşünce
değişimine olanak hazırlamak.
03-51/576-252
3
b. Reklam standart ve uygulamalarını geliştirmek; başka
kuruluşlarla işbirliği yoluyla iletişim sektörünün bir bütün olarak
gelişmelerden yararlanmasını sağlamak.
c. Yeni eğilimlerin, olanakların, tekniklerin ve metodolojilerin
araştırma yapılmasını gerektirdiği durumlarda, inceleme ve
tahlil çalışmalarını başlatmak.
(Derneğin faaliyet ve hizmetleri koşullar ve ihtiyaçlar doğrultusunda
olacaktır. Reklamverenleri, reklam ajanslarını ve reklam mecralarını
temsil eden kuruluşların mevcut olduğu ve etkili faaliyet gösterdiği
alanlarda Reklamcılar Derneği'nin rolü, üyeleri arasında her zaman
teşvik ettiği yüksek standart ve ilkeleri örneklendirecek çalışmalar
yapmak ve kuruluşlarla işbirliğine gitmektir.
Böyle uzmanlaşmış kuruluşların bulunmadığı veya etkili faaliyet
göstermedikleri durumlarda, Reklamcılar Derneği, reklamcılığın ticari
ve toplumsal rolleri konusunda hakem, uzlaştırıcı ve danışman olarak
hizmet sunar.)" şeklindedir.
Bu çerçevede, kar amacı gütmeyen ve temel amaç ve hedefleri yukarıda
belirtilen, birer teşebbüs sayılan reklam ajanslarından (reklam ajanslarının
temsilcilerinden) oluşan ve bir teşebbüs birliği niteliğinde olan Reklamcılar
Derneğinin, sektörün ekonomik yapısını etkileyebilecek nitelikteki faaliyetleri ve
kararları 4054 sayılı Kanun kapsamındadır.
Dosya mevcudu bilgilerden, en son verilere göre Reklamcılar Derneğinin, halen
67 reklam ajansı ve 4 medya şirketini temsilen 95 üyesinin bulunduğu ve
derneğin bu üyelerinin, reklam iş hacminin yaklaşık %85'ini gerçekleştiren reklam
ajanslarını temsil ettiği anlaşılmaktadır.
H.2. İlgili Pazar
Bildirimin konusu olan tavsiye taslak sözleşmeler ve tavan fiyat uygulamalarında,
ticari ilişkinin bir tarafında her zaman reklam ajansı bulunacaktır. Reklamcılar
Derneği üyeleri olan veya olmayan reklam ajanslarının faaliyet gösterdiği alan;
reklam ajanslarının, medya satınalma şirketlerinin, mecra kuruluşlarının ve
reklamveren teşebbüslerin de dahil olduğu reklam yapım hizmetleri pazarıdır. Bu
pazarın tekrar alt pazarlara da bölümlendirilmesi mümkündür. Çünkü, reklam
ajansının reklamverene sunduğu hizmet, reklam ajansının film yapımcısı şirketten
aldığı hizmet ve diğer hizmetler birbirlerine göre farklı özelliktedirler. Ancak, bu
incelemenin amacı açısından pazarın sınırlarının bu şekilde belirlenmesi yeterli
bulunmuş, daha ayrıntılı bir bölümlendirmeye gidilmesine gerek görülmemiştir.
Söz konusu hizmetin ve hizmeti talep edenlerin bulunduğu yerin belirli bir coğrafi
bölge ile sınırlı olmadığı ve bu hizmetlerin hem hizmet arz eden hem de hizmet
talep eden açısından tüm Türkiye’de yapılabildiği göz önünde bulundurularak ilgili
coğrafi pazar, Türkiye Cumhuriyeti sınırları olarak kabul edilmiştir.
03-51/576-252
4
H.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.3.1. Taslak Sözleşmelerin Tavsiye Edilmesine İlişkin Kararın ve Sözleşme
Maddelerinin İncelenmesi
Son yıllarda, reklamcılık sektörü dünya ölçeğinde rekabetle karşı karşıya kalmaya
başlamıştır. Bu nedenle, bu alanda belirli standart ve kuralların oluşturulmasının
zorunlu hale geldiği düşüncesinden hareketle, Reklamcılar Derneği ve
Reklamverenler Derneği yönetim kurullarınca bu standartlar, tavsiye niteliğindeki
sözleşmeler halinde somut belgelere dönüştürülmüştür. Bildirim dosyasındaki
ifadelere göre, taslak sözleşmelerin hazırlanmasındaki amaç,
"Reklamcılık sektöründe faaliyet gösteren reklam ajansı, medya
ajansı, reklam yapım şirketi ve cast ajansı konumundaki
teşebbüslere birbirleriyle olan ilişkilerinin ne şekilde sürdürüleceği,
faaliyet gösterdikleri alan itibariyle çalışmalarının neleri kapsayacağı,
gösterdikleri hizmetlerin hangi aşamalardan oluşması gerektiği,
tarafların hak ve yükümlülüklerinin kapsamları ve çalışma
koşullarının belirlenmesi hususlarında bir anlamda rehberlik hizmeti
vermek" şeklinde belirlenmiştir.
Taslak sözleşmeler, tek tip hazırlanmış çerçeve anlaşmalar niteliğindedir. Bu
anlaşmaların bir tarafında, her zaman için (Reklamcılar Derneği üyesi olsun ya
da olmasın) bir reklam ajansı bulunmaktadır. Aşağıda öncelikle söz konusu
sözleşmelerde yer alan ve rekabet mevzuatı açısından önemli olduğu tespit
edilen maddelere, kısa açıklamalarla birlikte yer verilmiştir. Sözleşmelere yönelik
madde bazında yapılan tespit ve kısa değerlendirmelerin ardından da
sözleşmelerin tavsiye edilmesine yönelik kararın menfi tespit/muafiyet
değerlendirmesi yapılmıştır.
H.3.1.1. Reklam Ajansı Seçim Sözleşmesi
Reklamveren ile reklam ajansları arasındaki ilişkileri düzenleyen bu sözleşme,
reklamverenin ürünü/hizmeti için ihtiyaç duyduğu tanıtım hizmetinin, yaptığı icap
sonucunda çağrıya katılan reklam ajansları tarafından, karşılıklı mutabakat ile
tarafların kararlaştıracağı ücret üzerinden sunumunun yapılması konusunu
düzenlemektedir.
Bu sözleşmede Kanun’un 4. maddesine aykırı bir durum bulunmamaktadır.
H.3.1.2. Reklamveren-Reklam Ajansı Hizmet ve İşbirliği Sözleşmesi
Reklamverenle reklam ajansı arasındaki ilişkinin temel ilkelerini, çalışma şekil ve
şartlarını açık hale getirmek amacıyla hazırlanmış olan bu sözleşme,
reklamverenle reklam ajansı arasındaki ilişkiye belli standartlar getirmeyi
hedeflemektedir. Bu sözleşmenin "Hakların Geçerliliği" başlıklı 11. maddesinde,
"Ajans’ın Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) gereğince sahip
olduğu veya üçüncü kişilerden sözleşmelerle devraldığı mali haklar,
bu sözleşmede belirlenen ücretin ödenmesi koşulu ile ve bu ücret
03-51/576-252
5
ödendiği sürece, reklamverenin kullanımına açık olacaktır.
Reklamveren bu mali hakları devralmak isterse Ajans ile ayrıca
bedel üzerinde anlaşmak zorundadır.
Yukarıda anılan, kullanımı ya da devri söz konusu olan haklar,
a) Emredicilik kriteri izin verdiği ölçüde FSEK’in 14, 15,16,17.
maddelerindeki eser sahipliği
b) 20, 21, 22, 23, 24. maddelerindeki mali haklardır.
Ajans dışarıya yaptırdığı işlerde, varsa bu tür mali hakları,
Reklamveren’in kullanımına sunmak üzere işi yapandan tümüyle ve
koşulsuz olarak devralmakla yükümlüdür." şeklindedir.
Bu madde ile ajansa, izleyen bölümlerde de incelenecek olan sözleşmelere
benzer şekilde birtakım eser sahipliği ve mali hakları diğer taraflardan devralmak
zorunluluğu getirilmektedir. Oysa, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun
(FSEK) belirtilen maddeleri incelendiğinde, ajansın iş yaptığı tarafların söz
konusu haklarını ajansa devretmek zorunda olmadıkları görülmektedir.
Dolayısıyla devir işlemi, ancak diğer taraflarca kabul edilirse yapılabilecektir.
Kanunun bu hükümlerinin aksine, taslak sözleşmenin anılan maddesinde devir
zorunluluğunun öngörülmesi piyasada varolan dengeleri bozacak niteliktedir.
Şöyle ki, böyle bir sözleşme maddesinin sektörde genel kabul görülerek
uygulanması, ajansları, kendilerine bu hakları tamamıyla ve koşulsuz olarak
devreden yapımcılarla anlaşma yapmaya, devretmeyen yapımcılarla ise iş
yapmamaya yöneltecektir. Ayrıca, böyle bir zorunluluk varmış gibi sözleşme
maddelerinin uygulanması sonucunda, piyasada reklam ajansı ve reklamveren
dışındaki diğer teşebbüslerin bağımsız karar verebilmelerinin engellenme olasılığı
bulunmaktadır. Böyle bir engelin FSEK’ten kaynaklanmadığı, aksine, FSEK’ten
doğan hak devirlerinin sözleşmelerde zorunluluk olarak yer almasından
kaynaklandığı ise açıkça ortadadır.
H.3.1.3. Reklam Filmi Yapımı ve Eser Sahipliğinden Doğan Mali Hakların
Devri Sözleşmesi
Reklam ajansı ile film yapım şirketi (yapımcı) ve yönetmen arasında imzalanacak
olan bu sözleşme ile reklam ajansının reklam filminin yapılması konusunda film
yapım şirketiyle anlaşarak reklam filmini oluşturması, bu süreç içerisinde işin
yapılmasına yönelik koşulların belirlenmesi ve işin tamamlanmasıyla ortaya çıkan
eser üzerindeki mali ve fikri hakların devri düzenlenmektedir.
Söz konusu taslak sözleşmenin 3. maddesine göre sözleşmenin konusunu, belirli
bir ürün veya hizmet için vücuda getirilen bir reklam filminin yapım işinde,
a) Tarafların, reklam filminin yapım sürecindeki yükümlülükleri ve
b) FSEK 8. maddesi uyarınca reklam eserinin birlikte sahibi olan
tarafların, bu reklam filmi üzerindeki eser sahipliğinden doğan
haklarının, ajansa devri ile ilgili esaslar oluşturmaktadır.
FSEK’in 8. maddesi, genel olarak eser sahipliğinden bahsetmektedir. Bu
maddenin ifadesinden, reklam filmi üzerindeki eser sahipliğinden doğan hakların
ajansa devir edilmesinin zorunlu olduğu anlaşılmamaktadır. Dolayısıyla
03-51/576-252
6
yapımcının, sözleşmenin bu maddesine dayanarak elinde bulunan tüm hakları
ajansa devretmek zorunda olduğu iddia edilemeyecektir. Bu çerçevede, ilgili
piyasada önemli sayıda ajansın sözleşmenin bu maddesine dayanarak aşağıda
ele alınacak olan hakların kendilerine devredilmesi yönündeki olası bir baskısı
piyasadaki arz-talep dengesini ve rekabetçi unsurları yapımcılar aleyhine
bozabilecek niteliktedir. Bu nedenle, sözleşmenin konusu olarak bu maddede
belirtildiği şekilde, hakların devredileceğinin bir ön kabul olarak ileri
sürülemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Sözleşmenin 11. ile 17. maddeleri fikri hakları ve bu hakların devrini
düzenlemektedir. Fikri hakların devri hususunda dikkat edilmesi gereken
maddeler 11., 12. ve 13. maddelerdir. Söz konusu maddeler aşağıdaki şekilde
düzenlenmiştir:
"Madde 11: Ajansın hazırladığı iletişim stratejisi, yaratıcı reklam fikri,
reklam konsepti, filmin senaryosu, storyboard’u ve yine ajansın
biraraya getirdiği diğer eser sahipleri ve bağlantılı hak sahiplerince
vücuda getirilen sözleşme konusu reklam filmi üzerindeki haklar, BK
md. 385 ve FSEK m 10/4 hükümleri delaliyle münhasıran reklam
ajansı tarafından kullanılacaktır. Bu çerçevede söz konusu eser
üzerinde birlikte eser sahipliğini düzenleyen FSEK m. 8, 9 ve 10.
maddeler yerine öncelikle işbu Sözleşme hükümleri uygulanacaktır.1
Madde 12: Taraflar işbu Sözleşme ile vücuda getirilen esere bağlı
tüm haklarını yine bu Sözleşmenin tarafı olan Ajansa inhisari olarak
devretmiştir.
Bu cümleden olarak;
a) Emredicilik kriteri izin verdiği ölçüde FSEK’in 14., 15., 16. ve 17.
maddeleri uyarınca sahip olunan haklar ile,
b) FSEK’in 20, 21, 22, 23, 24 ve 25. maddelerinde yazılı mali hakların
tümü ve ayrıca esere bağlı olarak eser hakkında ve üzerinde
borçlandırıcı ve tasarrufi işlem yapmayı olanaklı kılan sair tüm haklar,
c) FSEK’in 80. maddesi gereğince yapımcıların, diğer birlikte eser
sahiplerinden ve/veya icracı sanatçıdan devraldığı mali hakları
kullanma yetkisi
iş bu Sözleşmenin Taraflarınca 9. maddede belirtilen ücret
karşılığında Ajans’a bila kaydı şart ve hukuki ve maddi ayıplardan
arındırılmış olarak devir edilmiştir.
Buna göre ajans, tarafların aynı zamanda FSEK md. 52 şartlarına
uygun olduğunu kabul ettikleri iş bu sözleşme ile reklam filminin
işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve işaret, ses ve/ya görüntü nakline
yarayan araçlarla umuma iletim haklarını, bir başka ifadeyle her
mecrada ve şekilde ticaret mevkiine koyma hakkını bila kaydı
1 Borçlar Kanunu’nun 385. maddesi ise şu şekildedir: “İş sahibi, işi kabul etmekte direnirse işçi,
taahhüt ettiği işi yapmaya zorlanamaz. Sözleşmede yazılı ücreti istemeğe hakkı vardır. Şu kadar
ki, işi yapmadığından dolayı biriktirdiği veya başka bir işten kazandığı veya kazanmaktan kasten
kaçındığı şeyi alacağına mahsup ettirmek zorundadır.”
03-51/576-252
7
devralmıştır. Bu çerçevede diğer taraflar eser üzerinde mülkiyet hakkı
iddasında bulunamazlar.
d) İş bu devir, başta yapımcı olmak üzere reklam ajansı dışındaki
diğer tarafların FSEK md. 80 uyarınca komşu hak sahipleri ile
bağlantılı hak sahiplerinin (oyuncu, dublajcı, icracı, sunucu) haklarını,
kayıtsız şartsız devir almalarını konu edinen bir sözleşmeden doğan
tüm haklarını da kapsar. Diğer taraflar, bir sözleşme ile devir aldıkları,
bu hakları (komşu, bağlantılı hklr.) ajansa devir yükümünü tekeffül
etmiş bulunmaktadır.
e) Taraflar ayrıca, bu sözleşmenin konusu eserin FSEK md. 13/son,
41 ve 81. maddelerinde tanzim edilen tevsike ilişkin hak ve yükümleri
ve yine FSEK 57. maddesinde yazılı asıl veya çoğaltılmış nüshalara
ilişkin mülkiyet haklarını da yukarıda belirtilen şartlarda ve belirtilen
bedel kapsamında ajansa devretmişlerdir. Bu devir ile birlikte diğer
taraflar, filmin asıl nüshasının ajansa teslimini de taahhüt ederler.
Madde 13: Ajans, yasa gereği ve iş bu Sözleşme kapsamında sahip
olduğu haklar üzerinde, bir şarta bağlı olmaksızın tasarruf
edebilecektir. Ajans, bu çerçevede sahip olduğu hakların kullanım
hakkını bir başkasına verebileceği gibi, süreli veya süresiz olarak bir
başkasına da devredebilir."
Sözleşmenin yukarıda bahsedilen maddeleri ile daha önce de belirtildiği üzere,
zımnen hakların ajansa devredilmesinin zorunlu olduğu kabul edilmektedir.
Halbuki, her ne kadar sözleşmenin 11. maddesinde FSEK’in 8., 9. ve 10.
maddeleri yerine öncelikle sözleşmenin hükümleri uygulanacağı ifade edilmişse
de, FSEK’in 9. ve 10. maddelerine göre,
“birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir
bütün teşkil ediyorsa, eser sahibi, onu vücuda getirenlerin birliğidir”
ve
“birden fazla kimselerin birlikte vücuda getirdikleri eserin kısımlara
ayrılması mümkünse, bunlardan her biri vücuda getirdiği kısmın
sahibi sayılır.”
Buna göre, FSEK’in, taraflarca anlaşmaya varıldığı takdirde devredilebileceğini
belirttiği hakların, bu sözleşme ile devredilmesi zorunlu hale getirilmektedir. Bu
çerçevede FSEK’ten doğduğu belirtilen, bütün hakların tek bir elde toplanmasına
olanak tanıyan sözleşmelerin ve sözleşme hükümlerinin rekabet mevzuatı
açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü, elinde hemen hemen bütün
hakları bulunduran ajanslar grubunun işlem ve eylemlerinin piyasada yaratacağı
etkiler, ellerindeki hakları daha kısıtlı olan ajanslar grubuna göre daha farklı
olabilecektir.
Hakların bu şekilde tamamen yapımcılardan alınarak ajanslara devredilmesinin
bireysel olarak piyasada olumsuz etkileri olmamakla birlikte, bu sözleşmelere
yönelik Reklamcılar Derneği tavsiyesinin daha önce de belirtildiği gibi sektörde
birçok ajans tarafından katı bir şekilde uygulanması sonucunda yapımcıların
rekabetçi bir ortamda karar almaları olumsuz yönde etkilenebilecektir.
03-51/576-252
8
Yine bununla bağlantılı olarak, haklar tamamıyla devredilse bile, yukarıda
belirtilen sakıncalar nedeniyle, bu devrin belirli bir süre için yapılması uygun
olacaktır. Halbuki, sözleşmede hakların devrine yönelik bir süre kısıtı
bulunmamaktadır. Sözleşmelerde bu hakların devrinde belirli bir sürenin geçerli
olacağına ilişkin düzenlemelere yer verilmesi gerekmektedir.
Bu noktada sektördeki mevcut durumu da göz önünde bulundurmak yararlı
olacaktır. Raportörlerce yapılan görüşmeler ve elde edilen bilgiler neticesinde, şu
anda sektörde tek tip sözleşme uygulamasının bulunmadığı görülmüştür. Hatta,
ajanslar ve yapım şirketlerinin ifadelerine göre, birçok ajans sözlü olarak anlaşma
yapmaktadır. Yazılı olarak yapılan anlaşmaların incelenmesi neticesinde de,
FSEK’ten kaynaklanan hakların, şu anda Reklamcılar Derneği tarafından tavsiye
edilmesine karar verilen sözleşmelere göre daha esnek bir şekilde
devredilmesinin hükme bağlandığı görülmektedir. Bir başka deyişle, ajansların
karşısında yer alan diğer tarafların, bir anlamda hem belirli bir pazarlık gücü
bulunmakta, hem de bu durum piyasada ajanslarla anlaşacak olan yapımcıların
kendileri arasında rekabetin olmasını sağlamaktadır.
Bu çerçevede, yukarıda belirtilen olumsuz etkileri nedeniyle, sektördeki mevcut
durum da dikkate alınarak, Reklamcılar Derneğinin bu sözleşmeyi tavsiye
etmesine yönelik kararına menfi tespit belgesi verilmesi uygun görülmemiştir.
4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, sayılan şartların tamamının varlığı halinde
ve ilgililerin talebi üzerine teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs
birlikleri kararlarının 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulabileceği
hükmü yer almaktadır. Bu şartlar;
a) malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme
ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b) tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c) ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d) rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu
olandan fazla sınırlanmaması,
şeklindedir. Bu koşulların tümünü içeren başvurulara en çok 5 yıl süre ile
muafiyet verilebilmektedir. Muafiyet talebine yönelik olarak, bildirim dosyasında
ve başvuruda bulunan teşebbüs birliğinden daha sonra talep edilen bilgilerde, bu
sözleşmenin muafiyet şartlarını sağladığı ifade edilmiştir. Bu ifadelere göre, söz
konusu sözleşme muafiyet şartlarını şu şekilde sağlamaktadır:
a) (Muafiyetin 1. şartı) Reklamcılık sektörü teknik yönü ağır basan bir
uzmanlık ve hizmet anlayışı gerektirmektedir. Sektörün oldukça
dinamik olan yapısının pazara yeni giren rakipler için giriş engeli
olmasının önüne sektörde ancak belirli etik ve ticari standartların
belirlenmesi ile karşı çıkılabilecektir. Bu çerçevede tavsiye edilen bu
sözleşmede belirli standartların ortaya konulması ile hizmetlerin
sunulmasında iyileşme ve sektörde teknik olarak da gelişmeye yol
açılabilecektir.
03-51/576-252
9
b) (Muafiyetin 2. şartı) Sözleşmelere genel olarak bakıldığında, hizmet
kalitesinde iyileşme ve sektörde belli bir düzen sağlanması sonucunda
nihai tüketici de dolaylı olarak bir fayda sağlayacaktır. Ayrıca, hakları
belirli bir süre elinde bulunduran reklam ajansı büyük reklamverenler
karşısında daha güçlü konumda bulunabilecek ve yeni oluşacak fiyat-
kalite dengesi de dolaylı olarak tüketiciyi olumlu yönde
etkileyebilecektir.
c) (Muafiyetin 3. ve 4. şartları) Sözleşmelerin zorunlu olmaması, taraflara
sözleşme serbestisi verilmesi, gerektiğinde karşılıklı anlaşma ile bazı
maddelerin değiştirilebilmesi ve bu sözleşmelerin yalnızca tavsiye
kararlar olarak sektörün bilgisine ve kullanımına sunulması, ilgili
piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmasına yol
açmayacağının ve rekabetin gereğinden fazla etkilenmeyeceğinin bir
göstergesidir.
Ancak, sözleşmenin eklerinde bulunan, örneğin “BÜTÇE” tablosunda yer alan
‘…%50… ,… %25… ve …15 gün…’ gibi ödeme koşullarına ilişkin ifadelerinin
sözleşmelerden çıkarılması gerekmektedir. Zira bu ifadeler, fiyatı dolaylı olarak
tespit eden unsurlardır ve esasen tarafların karşılıklı olarak serbest iradeleri ile
belirlenmeleri ve pazarda yer alan teşebbüslerin bu hususlarda da birbirleri ile
rekabet halinde bulunmaları gerekmektedir.
Dolayısıyla, belirtilen bu hususların sözleşmeden çıkarılması koşuluyla,
Reklamcılar Derneğinin tavsiye kararının söz konusu sözleşmeye yönelik kısmına
muafiyet tanınabilecektir.
H.3.1.4. Reklam Filmi Oyunculuk/Fotomodellik Sözleşmesi ve Reklam Filmi
Dublajcılık Sözleşmesi
Reklam ajansı veya vekili yapım şirketi ile oyuncu/fotomodel veya vekili cast
ajansı arasında imzalanacak olan Reklam Filmi Oyunculuk/Fotomodellik
Sözleşmesi, reklam filminde veya fotoğraf çekiminde rol alacak oyuncunun ilgili
kanunlar uyarınca sahip olduğu komşu haklarına dayalı mali haklarının reklam
ajansına devrini kapsamaktadır.
Reklam ajansı veya vekili yapım şirketi ile dublajcı veya vekili cast ajansı
arasında imzalanacak olan Reklam Filmi Dublajcılık Sözleşmesi ise, reklam
filminde dublajcı olarak rol alacak kişinin çalışma koşullarını, tarafların
yükümlülüklerini ve ayrıca dublajcı şahsın ilgili kanunlar uyarınca sahip olduğu
komşu haklarına dayalı mali haklarının reklam ajansına devrini düzenlemektedir.
Bu sözleşmelerde de, belirli hakların (özellikle mali hakların) ajansa
devredilebileceğinin kabulü vardır. Ancak, oyuncunun dublajcının veya bunların
vekillerinin, haklarını ajansa devretmesinde piyasayı olumsuz yönde
etkileyebilecek bir yön tespit edilememiştir.
Bununla birlikte, önceki bölümlerde de ifade edildiği gibi, bu çeşit tavsiye
niteliğindeki sözleşmelerde fiyatta ve diğer ödeme koşullarında herhangi bir tek
tiplik olmaması gerekmektedir. Fiyat ve fiyatı oluşturan bu unsurlar, tarafların
serbest iradeleri ile rekabetçi bir ortamda tespit edilmelidir. Çünkü, ödeme tarihi,
03-51/576-252
10
miktarı, indirim koşulları ve diğer benzer şartlar rekabetin önemli
unsurlarındandır. Bu unsurlar üzerinde yapılan bir anlaşmanın fiyat üzerinde
anlaşma yapmaktan farkı yoktur. Reklam Filmi Oyunculuk/Fotomodellik
Sözleşmesi taslağının 1., 3., 4., 5. ve 6. maddeleri ile Reklam Filmi Dublajcılık
Sözleşmesi taslağının 1., 3., 4. ve 5. maddelerinde de (çeşitli yüzde oranları
belirtilmek suretiyle) ödeme koşullarına yönelik tespit edilmiş unsurlar
bulunmaktadır.
Bu sebeple, anılan maddelerde tespit edilmiş olan sürelerin ve oranların
sözleşmeden çıkarılması gerekmektedir; aksi takdirde menfi tespit belgesi
verilmesi veya muafiyet tanınması söz konusu olamayacaktır.
H.3.1.5. Medya Planlama ve Satın Alma Sözleşmesi
Medya ajansı ile reklam veren kuruluşlar arasında imzalanacak olan bu sözleşme
ile medya ajansı tarafından ulusal ve yerel mecralar için müşteri adına medya
planlaması yapılmasına ve reklam yeri satın alma hizmetlerine ilişkin esaslar ve
koşullar belirlenmektedir.
Söz konusu sözleşme incelendiğinde, diğer sözleşmelerde yer alan hak devrine
ilişkin veya fiyatı dolaylı olarak etkileyebilecek maddelere rastlanmamaktadır.
Sözleşmenin 5. maddesinde düzenlenmiş olan müşterinin ödeyeceği komisyon
yüzdeleri “%xx” ve “%yy” şeklinde düzenlenerek tarafların takdirine bırakılmıştır.
Bu çerçevede, söz konusu sözleşmenin tavsiye edilmesinde rekabet mevzuatı
açısından bir sakınca bulunmamaktadır.
H.3.2. Taslak Sözleşmelerin Tavsiye Edilmesine Yönelik Kararın
Değerlendirilmesi
Reklamcılar Derneğinin sözleşmelere ilişkin tavsiye kararının ilk bakışta, bu
kararla sektörde belirli standartların getirilmesi amacı güdüldüğü için olumlu
etkileri olacağı ifade edilebilir. Ancak, bu karara ilişkin menfi tespit/muafiyet
incelemesinin tam anlamıyla yapılabilmesi için, tavsiye edilen bu sözleşmelerin
sektörde yer alan ajansların hepsi veya büyük bir kısmı tarafından aynen
uygulanması sonucunda ilgili piyasada rekabetin nasıl etkilenebileceğinin
değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, piyasanın yapısı, Reklamcılar
Derneği ve bu Derneğin üyeleri olan reklam ajansları ile Reklamverenler
Derneğinin bu piyasadaki yeri ve önemi göz önünde bulundurularak,
sözleşmelerde yer alan maddelerin ve sözleşmelerin bir bütün olarak
yaratabilecekleri olası etkilerin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Ancak, sözleşmelere ilişkin ayrıntılı incelemelere geçmeden önce genel bir
değerlendirme yapılması yerinde olacaktır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, bu
sözleşmeler ilgili piyasada, yatay anlamda bütün reklam ajanslarının biraraya
gelip böyle bir uygulamayı yapmak için anlaşmaya varmaları suretiyle yaratılacak
olan etki ile aynı nitelikte etkilere yol açacaktır. Bu durum, Reklamcılar Derneğinin
hem sözleşmelere, hem de fiyatlara ilişkin bildirim konusu tavsiye kararlarının
yatay boyutunu oluşturmaktadır. Diğer taraftan da bu sözleşmeler, bir yanda
reklam ajansı, diğer yanda reklam ajansının hizmet aldığı veya sunduğu
03-51/576-252
11
teşebbüsler olacağı için dikey bir özelliğe de sahiptir. Alınan bu kararların, yatay
ve dikey etkilerinin ayrı ayrı değerlendirilmeleri gerekmektedir.
Yatay etkileri açısından, sözleşmelerin reklam ajansları arasında herhangi bir
koordinasyona yol açmayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Bunun yanı
sıra, bu sözleşme taslakları kesinlikle tavsiye niteliğinde olmalı ve ajanslar
kendilerini bu sözleşmelere uymakla yükümlü ve zorunlu hissetmemelidirler.
Şayet, ajanslar böyle bir zorunluluk içinde olurlarsa, sözleşmelerin tavsiye niteliği
ortadan kalkmış, fiili bir zorunluluk ortaya çıkmış olacaktır. Dosyanın incelenmesi
ve raportörlerce yapılan görüşmeler neticesinde elde edilen bilgilere göre, bu
sözleşmelerin tavsiye niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, bu sözleşmelerin
kati surette belirlenen format çerçevesinde yapılma zorunluluğu da
bulunmamaktadır. Reklamcılar Derneğine üye olan reklam ajansları bu
sözleşmeleri uygulamayabileceği gibi, Reklamcılar Derneğine üye olmayan bir
reklam ajansı da bu sözleşmeleri örnek alarak sözleşmeler düzenleyebilecektir.
Bu bilgiler doğrultusunda sözleşmelerin, yatay olarak rekabeti olumsuz yönde
etkileyebilecek bir yapısının bulunmadığı görülmektedir.
Bu yatay etkilerin yanı sıra, bu sözleşmelerin dikey olarak da (cast ajansları,
reklam filmi yapımcıları ve diğerleri üzerinde) etkileri olacaktır. Zira, sözleşmelerin
bir tarafı her zaman için bir ajans iken, diğer tarafı da belirtilen teşebbüslerden
birisi olacaktır. Bu bağlamda, sözleşmelerin dikey olarak da zorlayıcı olmaması
gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, bir reklam ajansı, sözleşme yapacağı herhangi
bir film yapımcısı üzerinde, “sözleşme formatı tavsiye edilen nitelikte olacaktır”
şeklinde bir baskı uygulamamalıdır. Böyle bir zorlayıcı tutumun, birçok reklam
ajansı tarafından uygulanması durumunda, sözleşmenin içeriğine yönelik aşağıda
yapılacak olan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, sektörde yer alan diğer
taraflar olumsuz yönde etkilenebilecektir.
Bunların yanı sıra, dikey ilişkileri düzenleyen bu tip sözleşmeler birbirine rakip
olan teşebbüsler (ajanslar) tarafından düzenlenirken, sözleşmelerde fiyat ve
ödeme koşulları kesinlikle tek tip olmamalıdır. Bir başka deyişle bu
sözleşmelerde, sözleşmenin taraflarınca, bağımsız iradeleriyle ve karşılıklı
pazarlık ve anlaşma yoluyla belirleyecekleri fiyat ve fiyatı oluşturan unsurlar olan
diğer ödeme koşullarının tek tipleştirilmemesi gerekmektedir. Aksi takdirde,
rekabetin en önemli boyutu olan fiyat rekabeti ortadan kaldırılmış olacaktır.
Söz konusu sözleşmeler bu bakış açısıyla değerlendirildiğinde, sözleşmelerde
tarafların anlaşacakları ücret, reklamın yayınlanacağı mecralar, sözleşmenin
süresi ve buna benzer özel nitelikteki hükümler ilgili taraflara bırakılmıştır. Ayrıca,
bazı emredici hükümler saklı kalmak kaydıyla tarafların yazılı ve açık kabulü ile
şartların değiştirilebileceğine dair hükümler de mevcuttur.
Ancak, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi bakımından anlaşma, uyumlu eylem ve
teşebbüs birliği kararlarının amacının yanı sıra, bunların uygulanması sonucunda
meydana gelen ya da gelebilecek olan etkilerin de rekabeti kısıtlayıcı olmaması
gerekmektedir. Mevcut taslak sözleşmeler bu bakımdan incelendiğinde,
hazırlanmalarındaki amaç, her ne kadar reklam hizmetleri pazarının daha etkin
işlemesini sağlamak olsa da, çeşitli maddelerinde yer alan ve hakların devrini
03-51/576-252
12
düzenleyen hükümleri nedeniyle, düzenlendikleri şekilde uygulanmaları halinde
reklamcılık hizmetleri pazarında birtakım olumsuz etkilerin ortaya çıkma olasılığı
bulunmaktadır. Şöyle ki, sözleşmeyi imzalayan ajans, yapım ile ilgili birçok fikri
mülkiyet hakkının kendisine devredilmesini sağlamakta, böylelikle de
sözleşmenin diğer tarafları üzerinde bir güce sahip olmaktadır. Bu durumun
piyasanın bütününü olumsuz yönde etkilemeyeceği ileri sürülebilir. Ancak,
bağlayıcılığı olmadan tavsiye niteliğinde çıkan teşebbüs birliği kararlarının,
pazarda önemli sayıda işletme ya da önde gelen büyük işletmeler tarafından
uygulanmaya başlanması halinde, pazarda yer alan diğer işletmeler (özellikle de
küçük boyutlu işletmeler) kendilerini tavsiye niteliğindeki bu kararlarla bağımlı
hissedebilirler. Bu durumda, teşebbüs birliği kararları, tavsiye olmaktan çıkarak
teşebbüsleri bağlayıcı ve rekabeti sınırlayıcı kararlar haline dönüşebilir.
Reklamcılar Derneğinin söz konusu tavsiye kararlarının bu tip etkiler
doğurmayacağı iddia edilebilir. Ancak, film yapım şirketleriyle yapılan
görüşmelerde "Reklamcılar Derneği tarafından yayınlanan sözleşmelerin
piyasadaki aktörler tarafından anayasa gibi bir referans kaynak olarak
algılanacağı ve zamanla teamül halini alacağı" ifade edilmiştir. Özellikle, Rekabet
Kurulundan menfi tespit almış taslak sözleşmelerin pazarda referans sözleşmeler
haline gelme ihtimalinin çok yüksek olduğu vurgulanmıştır. Böyle bir durumda da,
reklamcılık sektörüne yeni giriş yapan ya da göreli olarak daha az tecrübesi ve
bilgisi olan piyasadaki aktörler, bu sözleşmeleri ve bu sözleşmelerden doğan hak
ve yükümlülükleri birer zorunlulukmuş gibi algılayacaklar ve bunları kendilerine
dayanak olarak kullanacaklardır. Bu şekilde, başlangıçta tavsiye şeklinde
çıkarılan ve pazara standardizasyon getirme amacı güden bu sözleşmelerin
zaman içinde yaygın hale gelmeleri kaçınılmaz olacaktır. Zira, Reklamcılar
Derneğinin internet sayfasında “RD Standartları” başlığı altında bu sözleşmeler
yayınlanmaya başlanmıştır. Bu durumun yaratabileceği bir tehlike, internet gibi
kitlelere ulaşmayı son derece kolaylaştıran bir mecrada yayınlanan sözleşmelerin
zaman içinde pazardaki aktörler arasında tek tip olarak kullanılmaya başlanması
ve bunlardan daha farklı bir sözleşme hazırlamak isteyen aktörlerin, piyasada o
ana kadar kabul görmüş olan sözleşmelerden farklı kendi sözleşme şartlarını
karşı tarafa kabul ettirmekte güçlükle karşılaşmaları olasılığıdır.
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, Derneğin internet sayfasında, “RD
Standartları” başlığı altında yer alan,
"Sözü edilen standartların tarafları bağlayan somut belgelere
dönüştürülmesi çağımızın bir gerekliliği olarak karşımıza çıkıyor. Beş
yıl önce Derneklerimizin Yönetim Kurullarının yoğun çaba ve
çalışmaları sonunda ‘ilke’ler olarak benimsenen kuralların artık
taraflar için bağlayıcı olmasa da, tavsiye niteliğinde ‘sözleşme’
formatında düzenlenmesi gerekiyor."
şeklindeki açıklamada bahsedilen ‘Dernekler’in, Reklamcılar Derneği ile
Reklamverenler Derneği olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmelerdeki hüküm ve
şartlar, bu iki derneğin tarafları arasında belirlenmiştir. Konuyla ilgili olarak
raportörlerce yapılan görüşmeler sırasında da, sözleşmelerin hazırlanmasında
nihai aşamada film yapım şirketleri, cast ajansları, oyuncular/fotomodeller ya da
03-51/576-252
13
medya ajanslarından tam anlamıyla bir fikir birliği sağlanacak şekilde görüş
alınmadığı anlaşılmıştır.
Piyasadaki mevcut yapı ise, elde edilen bilgiler çerçevesinde şu şekildedir: Bazı
ajanslar yazılı bir sözleşme yapmaksızın, bazı ajanslar ise Reklamcılar Derneği
tarafından tavsiye edilen sözleşmeler kadar ayrıntılı olmamakla birlikte, çeşitli
yazılı sözleşmeler çerçevesinde faaliyetlerini yürütmektedir.
Bildirim dosyasında ve daha sonra yapılan yazışmalarda; ilgili teşebbüs birliği
tarafından, Avrupa Reklam Ajansları Birliği (EAAA) ve İngiltere Reklamverenler
Derneği (ISBA) ile Reklamcılar Derneğinin (IPA) hazırladığı belgelerden
yararlanılarak taslak sözleşmelerin düzenlendiği ifade edilmiştir. Ancak,
bahsedilen belgeler incelendiğinde, bu belgelerde sözü edilen sözleşme
hükümlerinin genellikle reklamveren ve reklam ajansı arasındaki ilişkiyi
düzenlediği ve hakların reklam ajansına devrini söz konusu taslak sözleşmelerde
düzenlendiği şekilde ele almadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, bildirim formunun
6.2. maddesinde, benzer sözleşmelerin Avrupa Birliği’nde de uygulandığı ifade
edilirken, Reklamcılar Derneği tarafından tavsiye edilen sözleşmeler ile Avrupa
Birliği’nde uygulanan sözleşmelerin bire bir aynı olmadığı gerçeği göz ardı
edilmiştir. Bu nedenle, incelenen sözleşmelerin kendilerine has özellikleri
bulunduğu için, “AB rekabet hukukunu temel alan Türk rekabet hukukuna göre de
bu sözleşmelerin sakıncalı sayılmaması gerektiği” şeklindeki bir iddia da ileri
sürülemeyecektir.
Bu çerçevede, yukarıda yer verilen hususlar nedeniyle, sözleşmelerde özellikle
hakların devri ve ödeme koşullarına yönelik tespitler ile ilgili maddeler, reklamcılık
hizmetleri pazarında mevcut rekabetçi yapıyı bozacak şekilde, tek tarafın
güçlenmesine yol açabilecek niteliktedir. Bu durumda, uzun vadede piyasadaki
rekabet olumsuz yönde etkilenebilecektir.
H.3.3. Tavan Fiyatların Tavsiye Edilmesine İlişkin Karara Yönelik
Başvurunun İncelenmesi ve Değerlendirilmesi
Bildirim formunda ve ek bilgi isteme yazısına verilen cevap yazısında,
Reklamcılar Derneğinin, Dernek yönetim kurulunun aldığı karara dayanarak
hazırladığı tavan fiyat listesinin temel amacı, reklamcılık piyasasındaki aktörlere
ve reklamverenlere yapılan işin değeri hakkında rehberlik hizmetinde bulunmak
ve bunları sektördeki mevcut maddi koşullardan haberdar etmek şeklinde ifade
edilmiştir.
Reklamcılar Derneği tarafından hazırlanan söz konusu tavan fiyat listesi,
Derneğe üye ajansların verdikleri reklam hizmetlerinin tavan fiyatlarını
belirlemektedir. Tavsiye niteliğinde olduğu belirtilen bu listenin, tavsiye taslak
sözleşmelerde olduğu gibi, üye ajanslar tarafından uygulanma zorunluluğu
bulunmamaktadır. Ancak bu listeler H.3.1.3., H.3.1.4. ve H.3.2. sayılı bölümlerde
ayrıntılı olarak yer verilenlere benzer nedenlerle rekebeti kısıtlayıcı etkiler
yaratabilecek niteliktedir.
03-51/576-252
14
Bu nedenle tavan fiyat uygulaması, piyasada yaratabileceği etkiler bakımından,
Kanun’un 4. maddesinde özellikle belirtilen hallerden biri olan “Mal veya
hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile
her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” ile uygunluk göstermektedir.
Listenin tavsiye niteliğinde olması ve Dernek tarafından listeye uymayan
ajanslara herhangi bir yaptırım uygulanmaması, bu uygunluğu ve dolayısıyla
Kanun’a aykırılığı ortadan kaldırmamaktadır.
I- SONUÇ
Reklamcılar Derneğinin biri taslak sözleşmeler diğeri de tavan fiyat listesi olmak
üzere iki tavsiye kararına ilişkin yukarıda yer verilen tespitler ve yapılan
değerlendirmeler doğrultusunda;
1- Reklamcılar Derneğinin taslak sözleşmelere yönelik tavsiye kararının,
a) - Reklam Ajansı Seçim Sözleşmesi
- Medya Planlama ve Satın Alma Sözleşmesi
ile ilgili olan bölümlerine menfi tespit belgesi verilmesine,
b) - Reklam Filmi Oyunculuk / Fotomodellik Sözleşmesi’nden ve
- Reklam Filmi Dublajcılık Sözleşmesi’nden
ödeme koşullarına ilişkin ifadelerin çıkarılması koşuluyla, kararın bu
sözleşmelerle ilgili olan kısmına, bu sözleşmelerin uygulanması sonucunda
rekabetin olumsuz yönde etkilenmeyeceği kanaatine varıldığından, menfi tespit
belgesi verilmesine, aksi takdirde söz konusu sözleşmelerin menfi tespit belgesi
ya da muafiyet alamayacağına,
c) - Reklamveren - Reklam Ajansı Hizmet ve İşbirliği Sözleşmesi
- Reklam Filmi Yapımı ve Eser Sahipliğinden Doğan Mali Hakların
Devri Sözleşmesi
ile ilgili kısmına ise yapılan inceleme ve değerlendirmelerde ulaşılan sonuçlar
nedeniyle menfi tespit belgesi verilemeyeceğine, ancak ödeme koşullarına ilişkin
ifadelerin çıkarılması ve hakların devrinin de sözleşme süresi ile sınırlı olduğunun
açıkça belirtilmesi şartıyla ve bildirim tarihi olan 3.1.2003’ten itibaren 3 yıl süreyle
muafiyet tanınmasına,
2- Reklamcılar Derneğinin tavan fiyata yönelik tavsiye kararına menfi tespit
belgesi verilemeyeceğine ve muafiyet tanınamayacağına,
3- Yukarıda belirtilen gerekli değişiklik ve düzeltmeler yapılarak, sözleşmelerde
yapılan değişikliklerin en geç 30 gün içinde Rekabet Kurumuna bildirilmesine,
aksi halde, Kurulca öngörülen düzeltmeler yapılmaksızın uygulamaya geçildiği
tespit edildiği takdirde, 4054 sayılı Kanun’un 56. maddesi uyarınca sözleşmelerin
geçersiz olacağının, Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca haklarında soruşturma
açılacağının ve aynı Kanun’un 16. ve 17. maddeleri uyarınca işlem yapılacağının
taraflara bildirilmesine,
03-51/576-252
15
4- Şu anda Reklamcılar Derneğinin internet sayfasında yayımlanmakta olan
tavsiye kararlarının (sözleşmeler ve tavan fiyat listelerinin) internet sayfasından
kaldırılması ve tavan fiyat listesinin bir daha yayımlanmaması gerektiğinin, gerekli
düzenlemeler yapıldıktan sonra ise sözleşmelerin yayımlanmasında bir sakınca
bulunmadığının ilgili teşebbüs birliğine bildirilmesine,
OY BİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy