Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2017-4-63 (Muafiyet/Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 18-13/241-112
Karar Tarihi : 03.05.2018
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Adem BİRCAN,
Şükran KODALAK, Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER : Cemal Ökmen YÜCEL, Hatice CESUR, Damla YAZ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu
Temsilcisi: Av. Dr. Oğuzkan GÜZEL
Mustafa Kemal Mahallesi 2110 Sokak No: 17
Çankaya/ANKARA
(1) D. DOSYA KONUSU: Riskli Sigortalılar Havuzu Çalışma Esasları ve Türkiye
Motorlu Taşıtlar Bürosu Yönetim Kurulu tarafından belirlenen İşleyiş Kuralları’na
menfi tespit verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 27.09.2017 tarih ve 6868
sayı ile intikal eden bildirimde, Riskli Sigortalılar Havuzu Çalışma Esasları (Çalışma
Esasları) ve Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu (TMTB) Yönetim Kurulu tarafından belirlenen
İşleyiş Kuralları’na menfi tespit belgesi verilmesi, menfi tespit belgesi verilemiyorsa
bahse konu Çalışma Esasları ve İşleyiş Kuralları’nın 2008/3 sayılı Sigorta Sektörüne
İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2008/3 sayılı Tebliğ) kapsamında olduğunun tespit edilmesi
ya da 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 5.
maddesi uyarınca bireysel muafiyet tanınması talep edilmektedir.
(3) Bildirim konusu işleme ilişkin ek bilgi yazısı 03.10.2017 tarihinde ve 7012 sayı ile Kurum
kayıtlarına girmiştir. Bildirim Formunun incelenmesi neticesinde 23.10.2017 tarih ve
13160 sayı ile TMTB’den bilgi istenmiş, TMTB’nin cevabı 07.11.2017 tarih ve 8123 sayı
ile kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Ayrıca başvuru konusu işleme ilişkin olarak
23.10.2017 tarih ve 13162 sayılı yazı ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nden (SBM)
ve 25.10.2017 tarih ve 13257 sayılı yazı ile Hazine Müsteşarlığından (HAZİNE) bilgi ve
belge talep edilmiştir. HAZİNE’nin cevabi yazısı 23.11.2017 tarihinde ve 8636 sayı,
SBM’nin cevabi yazısı ise 02.01.2018 tarihinde ve 15 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir. Konuya ilişkin olarak, Kurum’un Hukuk Müşavirliği’nden de görüş talebinde
bulunulmuştur. Bunlara ek olarak başvuruya ilişkin TMTB yetkilileriyle 13.02.2018
tarihinde Kurum bünyesinde bir görüşme yapılmıştır. Son olarak, SBM’den talep edilen
ilave bilgiler 14.02.2018 tarih ve 1329 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(4) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, Çalışma Esasları ve TMTB Yönetim Kurulu
tarafından belirlenen İşleyiş Kuralları’nın, kamusal bir yetkinin kullanıldığı düzenleyici bir
işlem niteliğinde olduğu, bu nedenlerle söz konusu düzenlemelerin 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesi anlamında bir teşebbüs ya da teşebbüs birliği davranışı olarak
değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla anılan başvuruya ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un
8. maddesi kapsamında menfi tespit belgesi verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
18-13/241-112
2/31
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. Pazara İlişkin Bilgi
(5) Sigorta, bir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği parayla
ölçülebilen zararını ödenen prim karşılığında gidermek veya ekonomik açıdan önemsiz
bir duruma getirebilmek amacıyla bu işle uğraşan kuruluşla yapılan iki taraflı bağlantı
sözleşmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda kurulan sözleşmelerde, bir tarafta
sigorta teminatı veren, ilgili kanun ve mevzuata göre sigortacılık faaliyetinde bulunmaya
yasal olarak yetkili bulunan “sigortacı”, diğer tarafta da tehlikeyle karşı karşıya olan
“sigorta ettiren/sigortalı” bulunmaktadır. Sigortalı; sigortanın bir tarafı olarak, teminat
kapsamındaki tehlikelerden herhangi birinin gerçekleşmesi durumunda, meydana gelen
hasarın tazmini talebinde bulunmaya yasal yetkili olan kişidir. Genellikle sigorta ettiren
ile sigortalı aynı kişi olmakla birlikte –dosya konusu sigorta türünde olduğu üzere- farklı
da olabilmektedir. Sigortacının sigortalıyı koruma yükümlülüğüne karşılık, sigortalının ya
da sigorta ettirenin de sözleşme ile saptanan prim adı altındaki bir meblağı ödeme
yükümlülüğü bulunmaktadır.
(6) Dünya genelinde ve ülkemiz mevzuatında genel kabul görmüş olan sigorta hizmetlerine
ilişkin ayrım “hayat sigortacılık hizmetleri” ve “hayat dışı sigortacılık hizmetleri”
şeklindedir. Bu bağlamda “hayat sigortacılık hizmetleri”; kişinin vefatı, kaza sonucu iş
göremez hale gelmesi, yaşlılık ve sakatlık gibi durumlarda kişinin geçiminin sağlamasına
ve ekonomik kayıpların telafi edilmesine yönelik “risk ağırlıklı hayat sigortaları” olarak
tanımlanabilecek sigorta ürünleri ile kişilerin ödemiş olduğu primlerin belirli bir kısmı ile
birikim taahhüdünde bulunması yoluyla emeklilik programlarına bir destek niteliği ve
yatırım gayesi taşıyan “birikimli hayat sigortaları” olarak tanımlanabilecek sigorta
ürünlerini kapsamaktadır. “Hayat dışı sigortacılık hizmetleri” ise kaza, sağlık, kara
araçları, raylı araçlar, hava araçları, su araçları, nakliyat, yangın ve doğal afetler, genel
zararlar, kara araçları sorumluluk, hava araçları sorumluluk, su araçları sorumluluk, genel
sorumluluk, kredi, emniyeti suiistimal, finansal kayıplar, hukuksal koruma ve destek
sigortası şeklinde 18 adet alt branşa ayrılmıştır1.
(7) Ülkemizde sigortacılık sektörünü düzenleyen temel mevzuat 14.06.2007 tarih ve 26552
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’dur
(Sigortacılık Kanunu). Sigortacılık Kanunu’nun, “Amaç ve Kapsam” başlığını taşıyan 1.
maddesinin ikinci fıkrasında Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketleri, reasürans
şirketleri, Türkiye Sigorta Birliği, aracılar, aktüerler ile sigorta eksperlerinin mezkûr
Kanun’a tabi olduğu, “Ruhsat” başlığını taşıyan 5. maddesinde sigorta şirketleri ve
reasürans şirketlerinin faaliyete geçebilmek için faaliyet göstermek istedikleri her bir
sigorta branşında HAZİNE’den ruhsat almak zorunda olduğu, sigorta şirketleri hayat ve
hayat dışı sigorta gruplarından sadece birinde faaliyet gösterebileceği ifade edilmiştir.
(8) HAZİNE, 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un
(4059 sayılı Kanun) 2. maddesinin (e) bendi ile 5. maddesinin (c) bendi çerçevesinde
sigortacılık sektöründe piyasayı düzenleme ve denetleme, piyasaya müdahale etme ve
Sigortacılık Kanunu’nun 34. maddesi kapsamında mevzuata aykırı işlemler konusunda
1 Sigortacılık Kanunu’nun 5. maddesi ve buna ilişkin olarak 11.07.2007 tarih ve 26579 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan 2007/1 sayılı Sigorta Branşlarına İlişkin Tebliğ’de hayat dışı sigortacılık hizmetleri
18 alt branşa, hayat sigortacılık hizmetleri ise 7 alt branşa ayrılmıştır. 05.08.2012 tarih ve 28375 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan Sigorta Branşlarına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2007/1)’de Değişiklik
Yapılmasına Dair Genelge ile hayat sigortacılık hizmetlerine “tontin” de eklenerek, hayat sigortacılık
hizmetleri alt branş sayısı 8’e ulaşmıştır.
18-13/241-112
3/31
yaptırım uygulama yetkisine sahiptir. 4059 sayılı Kanun’a göre HAZİNE’nin kendi
içerisinde sigortacılık faaliyetinden sorumlu olan birimleri; sigortacılık faaliyetlerinin
işleyiş esaslarını düzenleyen, mevzuatını hazırlayan ve uygulamasını izleyen ana hizmet
birimi olan Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve sigortacılık alanında faaliyet gösteren gerçek
ve tüzel kişi ve kuruluşların faaliyetlerini denetlemeyle görevli Sigorta Denetleme
Kurulu’dur.
(9) Başvuru konusu Çalışma Esasları ve İşleyiş Kuralları, Karayolları Motorlu Araçlar
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte
Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (Tarife Değişiklik Yönetmeliği) ile kurulan Riskli
Sigortalılar Havuzu’na (HAVUZ) ilişkin olup, hasar frekansı yüksek basamak ve/veya
araç gruplarına ait karayolları motorlu taşıtlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (Trafik
Sigortası) poliçeleri HAVUZ kapsamındadır. Sigortacılık Kanunu kapsamında öngörülen
Trafik Sigortası; poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü
şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet
vermiş olunmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (Karayolları
Trafik Kanunu) 85/1. maddesinde tanımlanmış hukuki sorumluluk çerçevesinde, aracın
işletenine düşen sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar teminat altına almakta
olup, aynı Kanun’un 91. maddesine göre motorlu araç işletenler tarafından yaptırılması
zorunlu bir sigorta türüdür. Mezkûr sigortanın kapsamı Karayolları Trafik Kanunu’nda yer
alan sigortalıdan talep edilebilecek tazminat talepleri ile sınırlı olup sadece üçüncü
şahıslara verilen zararları karşılamaktadır. Zira bu sigorta, sigorta ettirenin kendi aracının
hasarını ödememekte, bunun için ayrıca kasko sigortası yaptırılması gerekmektedir.
(10) Trafik Sigortası, on beş araç türü için yedi farklı basamakta düzenlenmektedir. Basamak
uygulaması motorlu araç işleteninin geçmiş dönemdeki hasar ve hasarsızlık durumunu
dikkate almaktadır. Uygulamada toplam yedi basamak bulunmakta ve trafiğe ilk kez
çıkacak kişiler için sigorta tarifeleri 4. basamaktan başlatılmaktadır. 4. basamaktaki
sürücü için prim hesaplamasında herhangi bir indirim veya artırım yapılmazken
sürücünün hasar geçmişi olması durumunda sigorta şirketleri tarafından farklı oranlarda
prim artırımı (1.-3. basamaklar), hasarsızlık geçmişi olması durumunda ise farklı
oranlarda prim indirimi (5.-7. basamaklar) yapılmaktadır.
(11) Trafik Sigortası sektörünü düzenleyen mevzuat hükümleri incelendiğinde; 2008 yılından
önce prim ve teminatların devlet tarafından belirlendiği, diğer bir deyişle tüketicilerin
Trafik Sigortası yaptırmak için ödeyecekleri bedeller ile bir kaza olması durumunda hak
sahiplerinin hak edecekleri tazminat miktarlarının kamu tarafından tespit edildiği
görülmektedir. Bununla birlikte Sigortacılık Kanunu’nun 2007 yılında yürürlüğe girmesi
sonrası, mezkûr Kanun’un 12. maddesi2 çerçevesinde ve yine Karayolları Motorlu
Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında
Yönetmelik (Tarife Yönetmeliği) ile yapılan değişiklik ile sigorta şirketlerinin
uygulayabilecekleri prim miktarlarının artırımı ve hasarsızlık indirimlerinin belli sınırlar
içinde şirketlerce karar verilebileceği ifade edilerek kısmi serbestliğe geçilmiş ancak
asgari teminat tutarlarının yine HAZİNE tarafından belirlenmesi uygulamasına devam
edilmiştir. Bahse konu bu artırım ve indirim sınırları HAZİNE tarafından kademeli olarak
genişletilmiş ve nihayet Tarife Yönetmeliği’nde 19.06.2013 tarih ve 28682 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan değişiklik ile prim artırım ve indirim limitleri kaldırılmış ve sigorta
şirketleri, 01.01.2014’ten 12.04.2017’de yürürlüğe giren tavan prim düzenlemelerine
2 Sigortacılık Kanunu’nun 12. maddesinin birinci fıkrasında şu ifadeler yer almaktadır: “Sigorta tarifeleri,
sigortacılık esasına ve genel kabul görmüş aktüeryal tekniklere uygun olarak sigorta şirketleri tarafından
serbestçe belirlenir. Ancak, bu Kanuna ve diğer kanunlara göre ihdas edilen zorunlu sigortaların teminat
tutarları ile tarife ve talimatları Bakan tarafından tespit olunur ve Resmî Gazetede yayımlanır.”
18-13/241-112
4/31
kadar anılan primleri serbestçe belirleyebilir hale gelmiştir. Asgari teminat tutarları ise
içinde bulunduğumuz dönem itibarıyla HAZİNE tarafından belirlenmeye devam
etmektedir. Bu noktada hemen belirtmek gerekir ki aşağıda ayrıntılı olarak ele alındığı
üzere yakın zamanda “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası
Primlerine ilişkin Genelgesi (2017/1)” (2017/1 sayılı Genelge) ile HAZİNE tarafından
anılan primlere ilişkin olarak 12.04.2017-31.12.2017 tarihleri arasında uygulanmak üzere
bir tavan getirilmiş, yine aynı genelge kapsamında prim artış ve primlerde indirim oranları
da belirlenmiştir. Anılan uygulama, Tarife Yönetmeliği’nde değişiklik getiren ve
03.05.2017 tarih ve 30055 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik yönetmeliği ile
de Tarife Yönetmeliği’nin Geçici 11. maddesine işlenmiştir. Mezkûr mevzuat uyarınca
31.12.2017 tarihinde sona ermesi öngörülen uygulama, 31.12.2017 tarih ve 30287 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik yönetmeliği çerçevesinde 2017 yılı Aralık ayı
azami primlerine %5 eklenerek uygulanmak suretiyle 2018 yılı için de geçerli kılınmıştır.
Bu çerçevede ilgili dönem boyunca prim serbestisinin de kısıtlandığı ifade edilebilecektir.
(12) Trafik Sigortası branşında faaliyet gösteren sigorta şirketleri primleri, Sigortacılık
Kanunu’ndaki düzenlemelere uygun olarak sigortacılık esasına ve genel kabul görmüş
aktüeryal tekniklere göre hesaplanmaktadır. Söz konusu aktüeryal hesaplamalarda il ve
araç türü temelinde, araç işleteninin hasar geçmişi, cinsiyeti, medeni hali, yaşı; işletilen
aracın türü, yaşı, yakıt tipi, markası, motor gücü, silindir hacmi, vites türü; ikamet edilen
ilin ve bazı durumlarda ilçenin yaş dağılımı, gelir ve eğitim düzeyi gibi çeşitli demografik
özelliklerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda parametre dikkate alınmaktadır.
Sigorta şirketleri, söz konusu parametreleri kendi sınıflandırmalarına ve risk
değerlendirmelerine göre farklı şekilde ağırlıklandırarak Trafik Sigortası primlerini
belirlemekte kullanmaktadır. Motorlu araç işletenlerin farklı hasar geçmişleri ve risk
düzeyleri olduğu gibi sigorta şirketlerinin de farklı risk üstlenme yatkınlığı ve kapasitesi
bulunmaktadır. Bu noktada HAZİNE’nin takdiri doğrultusunda Trafik Sigortası primlerine
müdahale edilmesinin her zaman mümkün olduğu belirtilmelidir. Keza, Sigortacılık
Kanunu’nun 12. maddesinin birinci fıkrasındaki “Sigorta tarifeleri, sigortacılık esasına ve
genel kabul görmüş aktüeryal tekniklere uygun olarak sigorta şirketleri tarafından
serbestçe belirlenir. Ancak, bu Kanuna ve diğer kanunlara göre ihdas edilen zorunlu
sigortaların teminat tutarları ile tarife ve talimatları Bakan tarafından tespit olunur ve
Resmî Gazetede yayımlanır.”, Tarife Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 6. fıkrasındaki
“Müsteşarlık, riski yüksek olan sigortalılar bakımından sigorta şirketleri arasında prim ve
hasar paylaşımı için özel kurallar getirebilir. Bu sigortalıların primi müsteşarlıkça tespit
edilir.” ve aynı Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasındaki “Müsteşarlık trafik sigortası
prim tutarlarının; sigorta şirketlerinin mali bünyelerinin güçlendirilmesi, sektörde haksız
rekabetin engellenmesi ve sigorta şirketlerinin sigorta yapmaktan kaçınmasının
önlenmesi amaçlarıyla sigortacılık esasları çerçevesinde değiştirilmesini isteyebilir.”
ifadelerinden HAZİNE’nin Trafik Sigortası primlerine müdahale etme yetkisine sahip
olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim işbu dosyanın konusu olan HAVUZ’a ilişkin olarak
03.08.2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete ile 11.07.2017 tarih ve 30121 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik yönetmelikleri ile Tarife Yönetmeliği’nin Sigorta
Priminin Tespiti Esasları başlıklı 4. maddesinin altıncı fıkrasına aşağıdaki hükümler
eklenerek uygulamaya yönelik kurallar tanımlanmıştır:
“(Ek: RG-3/8/2016-29790) [HAZİNE], riski yüksek olan sigortalılar bakımından sigorta
şirketleri arasında prim ve hasar paylaşımı için özel kurallar getirebilir. (Değişik cümle:
RG-11/7/2017-30121) Bu sigortalıların primi [HAZİNECE] tespit edilir.”
(13) Sigorta şirketlerinin kendi prim tespitinde kullandığı parametreler ve uyguladığı yöntemler
çeşitlilik arz etmesine rağmen prim hesaplamasının temel mantığı üç aşamadan
oluşmaktadır. İlk olarak, geçmişte oluşan hasar gerçekleşmelerine ilişkin istatistikler
18-13/241-112
5/31
(hasar frekansı3 ve hasar şiddeti4) dikkate alınarak hesaplanan risk primi ile
gerçekleşecek hasarların ödenmesini sağlayabilecek prim düzeyi tespit edilmektedir.
Sigorta şirketleri açısından primin belirlenmesindeki en önemli unsur risk priminin düşük
ya da yüksek değil doğru seviyede tahmin edilmesidir. İkinci aşamada risk primine masraf
payları, personel giderleri, acente komisyonu ve kar payı beklentisi eklenerek yazılacak
prim tutarı belirlenmektedir. Son aşamada ise yazılan prim tutarına vergi ve yasal kesinti
unsurları ilave edilerek sigortalıdan tahsil edilecek brüt prim tutarı elde edilmektedir.
(14) Sigorta şirketlerinin iç işleyişindeki görev dağılımına bakıldığında sürecin ilk aşamasında
aktüerya birimleri tarafından teknik hesaplamaların yapıldığı, teknik birimlerin ise
aktüerya biriminden aldığı bilgiler temelinde şirketin pazar hedeflerini ve kar-zarar
durumunu dikkate alarak fiyatı belirlediği görülmektedir. Acenteler ise kural olarak genel
müdürlük tarafından gönderilen tarifeler çerçevesinde poliçe hazırlamakta, primin tespit
edilmesi aşamasında herhangi bir rol üstlenmemektedir. Bu şekilde belirlenen söz
konusu Trafik Sigortası tarifeleri, yıl içerisinde hasar/prim oranları5 ve portföy analizleri
yapılarak üst yönetim tarafından revize edilebilmektedir.
(15) Trafik Sigortası hizmetleri pazarında primlerin belirlenmesine ilişkin verilen teknik
ayrıntıların ardından ilgili sektördeki fiyatlama davranışlarının değerlendirilmesi
açısından önem arz ettiği düşünülen, Trafik Sigortası hizmetinin yapısına ilişkin iki
hususun üzerinde durulmasında fayda görülmektedir. Bunlardan ilki, Trafik Sigortası’nda
hizmet alanın aslında sigortalı değil sigortalının zarar verdiği üçüncü kişi olması; ikincisi
ise, Trafik Sigortası’nın hem sigortalı hem de sigortalayan açısından oluşturduğu çift
taraflı bir zorunluluk ve sorumluluk olmasıdır.
(16) 2014 yılından itibaren Trafik Sigortası primlerinde tam serbestliğe geçilmesine rağmen
teminat miktarları, ödeme biçimleri ve süreçleri düzenlemelerle tespit edilmeye devam
edilmektedir. Bu durum sigorta şirketlerinin, sigortalının değişik ihtiyaçlarına yönelik farklı
Trafik Sigortası hizmeti seçenekleri sunma imkânını sınırlamakta, ödenen prim
karşılığında teşebbüslerin farklılaşabileceği yegâne alan olarak sunulan hizmet kalitesi
ön plana çıkmaktadır. Bu noktada ise önem arz eden husus, Trafik Sigortası’nın esas
itibariyle motorlu araç işletenlerinin üçüncü kişilere verdiği zararları güvence altına alması
ve dolayısıyla sigorta şirketinin sunacağı hizmetten yararlanacak asıl kişinin, poliçeyi
satın alan kişiden ziyade zarar gören üçüncü kişiler olmasıdır. Dolayısıyla, sigorta
şirketinin sunacağı hizmetin kalitesi poliçe yaptıran kişi açısından sınırlı bir öneme
sahiptir. Bu nedenle sigortalı, kendi üzerindeki doğrudan etkisi ve faydası sınırlı olan
“aynı ürün” için tercih yaparken belirleyici unsur, genellikle poliçe içeriğinden ziyade prim
tutarı olmaktadır.
(17) Trafik Sigortası poliçelerinin düzenlenmesinde hem sigortalı hem de sigorta şirketleri için
çift taraflı bir zorunluluk bulunmaktadır. Motorlu araç işletenlerin Trafik Sigortası
yaptırmaları zorunlu olduğu gibi bu alanda faaliyet gösteren sigorta şirketleri de bahse
konu sigorta poliçesini düzenlemek zorundadır. Sigortalının karar alma sürecinde fiyata
olan duyarlılığı ve sigorta şirketinin birçok düzenlemeye tabi ürüne ilişkin fazla bir ürün
farklılaştırma seçeneğinin olmaması, prim hesabının maliyetler kadar risk
değerlendirmelerine dayanması dikkate alındığında sistemin sürdürülebilirliği, finansal ve
3 Yazılan poliçelerden kaç adet hasar dosyası geleceğinin tahmin edilmesidir.
4 Yazılan poliçelerden gelecek hasar tutarının tahmin edilmesidir. Hasar şiddetinin belirlenmesinde hasar
dağılımının doğru tahmin edilmesi ve buna uygun olarak ortalama hasar şiddeti ve standart sapmasının
tahmin edilmesine çalışılmaktadır. Ortalama hasar şiddetinin dağılımı belirlenirken yıllar itibariyle
enflasyon, hasar maliyetleri, döviz kuru gibi etmenler dikkate alınmaktadır.
5 Hasar/prim oranı, ödeme yapılan hasarların toplanan primlere oranını ifade etmektedir. Hasar prim
oranına ilişkin ayrıntılı açıklamalara takip eden bölümde yer verilecektir.
18-13/241-112
6/31
hukuki istikrarı makul prim seviyelerini gerektirmektedir. Makul prim düzeyi ise HAZİNE
tarafından; “Primlerin sigortalı açısından ödenebilir seviyede olması, sigorta şirketi
açısından ise yükümlülükleri karşılamak için yeterli seviyede olması” şeklinde
tanımlanmıştır.
(18) Trafik Sigortası pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin prim üretimlerine göre 2014,
2015 ve 2016 yılına ait yıllık pazar paylarına aşağıdaki tabloda yer verilmiştir:
Tablo 1: Trafik Sigortası Branşında Faaliyet Gösteren Teşebbüslerin Yıllık Pazar Payları
Teşebbüs
Pazar Payı (%)
2014 2015 2016
AKSİGORTA 4,03 0,94 1,58
ALLIANZ SİGORTA 12,04 17,35 20,81
ANADOLU SİGORTA 13,01 13,03 11,87
ANKARA SİGORTA 1,07 0,80 0,89
AXA SİGORTA 27,18 17,12 13,94
BEREKET SİGORTA 0,71 0,59 0,52
DOĞA SİGORTA 0,47 2,81 4,02
DUBAİ STARR SİGORTA 0,00 0,00 0,00
EGE SİGORTA 2,64 2,02 0,02
ERGO SİGORTA 2,84 4,27 1,52
ETHICA SIGORTA 0,00 0,00 1,44
EUREKO SİGORTA 0,19 0,34 0,69
GENERALİ SİGORTA 0,81 0,98 0,47
GROUPAMA SİGORTA 3,19 1,64 0,69
GULF SİGORTA 0,00 0,02 0,02
GULF SİGORTA (ESKİ) 0,00 0,00 0,00
GÜNEŞ SİGORTA 4,31 3,30 2,01
GÜVEN SİGORTA 0,00 0,00 0,00
HALK SİGORTA 4,71 6,30 4,80
HDI SİGORTA 2,16 2,00 1,82
HÜR SİGORTA 0,23 0,03 0,00
KORU SİGORTA 0,40 1,02 0,63
LIBERTY SİGORTA 0,49 0,27 0,14
MAPFRE SİGORTA 9,67 14,08 12,11
NEOVA SİGORTA 2,57 2,89 4,44
ORIENT SİGORTA 0,01 0,01 0,06
RAY SİGORTA 1,57 1,52 1,45
SBN SİGORTA 0,42 0,49 0,64
SOMPO JAPAN SİGORTA 2,79 5,48 11,42
TÜRK NİPPON SİGORTA 0,06 0,11 1,17
TURKLAND SİGORTA 0,33 0,26 0,06
UNICO SİGORTA 0,49 0,08 0,13
YAPI KREDİ SİGORTA 1,41 0,02 0,00
ZİRAAT SİGORTA 0,09 0,11 0,64
ZURICH SİGORTA 0,12 0,17 0,05
TOPLAM ̴100,00 ̴100,00 ̴100,00
Kaynak: SBM’den gelen bilgi ve belgeler.
18-13/241-112
7/31
G.2. Sigorta Havuzları
(19) Başvuru konusu teşebbüs birliği kararı, Trafik Sigortası pazarında bazı gruplara ilişkin
prim ve risk hesaplarının toplulaştırılması ve yönetilmesini esas alan bir sigorta havuzuna
ilişkindir. Bu çerçevede başvuru konusu hususa geçmeden önce Türkiye’de hâlihazırda
işletilmekte olan sigorta havuzlarını konu etmek yerinde olacaktır. Bu çerçevede
Türkiye’de uygulamaya konan ilk sigorta havuzunun başvuru sahibinin TMTB’nin
halihazırda yürüttüğü “Yeşil Kart Sigorta Havuzu”, yakın zamanda uygulamaya konan
“Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” ve bir süredir
uygulanmakta olan, Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) ile Doğal Afet Sigortaları
Kurumu (DASK) kısa ele alınacaktır.
G.2.1. Yeşil Kart Sigorta Havuzu
(20) Yeşil Kart Sistemi olarak bilinen uluslararası motorlu taşıt sigorta sertifikası sistemi,
01.01.1953’te yürürlüğe girmiştir. Bu sistemin amacı, ülkeler arasında seyahat eden
motorlu taşıt kullanıcılarına yardımcı olmak ve ayrıca ilgili motorlu taşıt kullanıcılarının
seyahat ettikleri ülkelerde neden oldukları kazaların sonucunda zarar görenlerin
korunmasını sağlamaktır. Buna göre;
- Trafik kazasının meydana geldiği ülke, kazaya neden olan motorlu taşıt kullanıcısının
sürekli yaşadığı ülke olmasa dahi, verilen zarar karşılanacaktır.
- Bir motorlu taşıt işleteni, ziyaret ettiği her ülkenin sınırında ayrı bir sigorta poliçesi
yaptırma gereksinimi duymayacaktır.
(21) 60 yıldan fazla bir süredir uluslararası düzeyde varlığını sürdüren Yeşil Kart Sistemi’ne
45 ülke dahildir. Yeşil Kart Sigorta Sertifikasının sigorta ettirene verilmesi, ilke olarak bir
zorunlu motorlu taşıt sorumluluk sigortasının düzenlenmiş olması şartına bağlıdır. Yeşil
Kart Sistemi’nin işleyişini sağlamak, yani Yeşil Kart Sistemi dahilinde herhangi bir ülkeye
kayıtlı motorlu bir taşıtın ülkesi dışında neden olacağı trafik kazası sonucu ortaya çıkan
maddi ve/veya bedeni zararları karşılayabilmek amacıyla, sisteme dahil ülke hükümetleri
tarafından tanınan Yeşil Kart büroları kurulmuştur. Kendi ülkesinin Yeşil Kart bürosuna
üye olmak kaydıyla, ulusal sigorta şirketleri kendi ülkelerinin dışına seyahat edecek
araçlara Yeşil Kart Sertifikası düzenlemektedirler. Sigorta kapsamında iki kopya şeklinde
düzenlenmekte olup bu sistem kapsamında kullanılan tüm Yeşil Kart sertifikalarının,
sisteme üye ülkelerin oluşturduğu Bürolar Konseyi (Council of Bureaux – COBx)
tarafından belirlenen belirli bir şekilde olmak zorundadır.
(22) Bu çerçevede anılan sigortayı sağlamak ve sigorta kapsamındaki işlemleri yürütmek
üzere yurt dışında geçerli sigorta belgeleri düzenlemek ve bu kapsamda sebep olunan
hasarları karşılamak, ülkemizde geçerli bulunan sigorta sözleşmeleri kapsamında Yeşil
Kart Sigortası bulunan yabancı plakalı araçların sebep olduğu hasarların çözümlenip
giderimini sağlamak amacıyla, 28.06.2008 tarih ve 26920 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan “Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu’nun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında
Yönetmelik” (TMTB Yönetmeliği) çerçevesinde ve Sigortacılık Kanunu'nun 24.
maddesine dayanılarak TMTB kurulmuştur.
(23) Anılan yönetmelik çerçevesinde yukarıda yer verilen amaca yönelik olarak TMTB;
a. Üyelerinin katılımıyla sigorta veya reasürans havuzları tesis etmek, bu havuzları
yönetmek,
b. Üyelerince düzenlenen sigorta belgeleri çerçevesinde üyelerine garantör olmak,
c. Üyeleri tarafından uygulanmak üzere Büro kapsamındaki sigortalara ilişkin tarifeleri
hazırlamak
18-13/241-112
8/31
faaliyetlerini yerine getirmekle görevli olup, bu amaç çerçevesinde her türlü yerli ve
yabancı kuruluş, sigorta şirketi ile anlaşma yapabilir ve işbirliğinde bulunabilmesi
mümkündür. TMTB’nin yönetimine ilişkin genel kurul ve yönetim kurulu karar alıcı
konumdadır. Genel kurul, kara araçları sorumluluk sigorta branşında faaliyet ruhsatı
bulunan Büroya üye sigorta şirketlerinin birer üye ile temsil edildiği bir yapıda olup
görevleri arasında denetim kurulu ile bu yönetmelik uyarınca kendisine ayrılan yönetim
kurulu üyelerini ve yedeklerini seçmek, büronun yıllık çalışmalarına ve hesaplarına ait
yönetim kurulu ve denetim kurulu raporlarını incelemek gibi hususlar bulunmaktadır.
(24) Yönetim kurulu, Müsteşarlığı ve Birliği temsilen birer üye, Genel Kurulca üye şirketlerin
murahhas üye, genel müdür ve genel müdür yardımcıları arasından seçilecek dört üye
ve Büro müdüründen oluşmaktadır. Yönetim kurulunun görevleri arasında ise, Büronun
amaç ve görevlerinin gerçekleşmesi için her türlü kararı almak, işlemi tesis etmek, Büro
bütçesini hazırlayarak genel kurulun onayına sunmak, Büronun mevcutları ve gelirlerini
amaca uygun şekilde değerlendirmek, nemalandırılmasını sağlamak, hasarların tasfiyesi
hususunda karar vermek ve gerektiğinde bu amaçla borçlanmak, büro alacakları
konusunda dava veya takip aşaması da dahil olmak üzere her türlü sulh, feragat ve ibra
işlemlerinde bulunmak gibi hususlar bulunmaktadır.
(25) TMTB Yönetmeliği’nin 5. maddesinin (c) bendinde yer alan görev çerçevesinde
01.01.2018 tarihinden geçerli olmak üzere Yeşil Kart Sigorta Tarife ve Talimatı TMTB
tarafından yayımlanmıştır. Buna göre araç grubu, özel ya da tüzel olması, kısa/uzun
dönem kullanım ve hasarsızlık geçmişine göre prim ile indirim ve artırım miktarlarına
ilişkin tarifeler belirlenmiştir.
(26) Bu noktada Yeşil Kart Sigorta Havuzu’na yönelik olarak 2006 yılında yürütülen
önaraştırmaya ilişkin Kurul kararına da yer vermek gerekmektedir. Kurul’un 04.05.2006
tarih ve 06-32/391-101 sayılı kararında; TMTB, Türkiye Yeşil Kart Havuzu ve üye 11
(onbir) sigorta şirketinin fiyat tarifelerini belirlemek ve hasarsızlık indirimi vermemek
suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal edip etmedikleri iddiası inceleme
konusu olmuştur. Anılan Kurul kararında yapılan inceleme ve tespitler sonucunda;
Yeşil Kart Sigortası alanında faaliyet gösterecek tüm sigorta şirketlerinin üye
olmakla yükümlü bulundukları ve Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Denetim
Kurulu’ndan ibaret organlarının üye şirketlerin çeşitli düzeydeki temsilcilerinden
oluşan ve tüzel kişiliği haiz TMTB’nin 4054 sayılı Kanun anlamında bir teşebbüs
birliği niteliğinde olduğu,
Benzer şekilde, ilgili pazarda faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin aralarındaki
“Türkiye Yeşil Kart Reasürans Poolü Anlaşması” çerçevesinde, TMTB’ye üye olan
sigorta şirketlerinin üye olmakla yükümlü bulundukları ve Genel Kurul, Teknik
Komite ve Denetim Kurulu’ndan ibaret organlarının üye şirket yetkililerinden oluşan
ve tüzel kişiliği haiz olmayan Yeşil Kart Havuzu’nun 4054 sayılı Kanun anlamında
bir teşebbüs birliği niteliğinde olduğu,
Teşebbüs birlikleri niteliğinde oldukları kabul edilen TMTB ve Yeşil Kart
Havuzu’nun, ilgili ürünün sunulduğu pazarda faaliyet gösteren tüm teşebbüsleri
bünyelerinde bulundurdukları ve yurtdışında sınırlı ikameye sahip, yurt içinde ise
ikamesi bulunmayan bir hizmetin sunulması söz konusu olduğundan 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesi kapsamında hâkim durumda oldukları6
6 İlgili mevzuat kapsamında, Yeşil Kart Sigortası tanzim etmek isteyen her sigorta şirketinin TMTB’ye ve
Yeşil Kart Havuzu’na üye olmasının zorunlu olması, bununla birlikte HAZİNE’nin 28.06.1996 tarihli yazısı
ile Yeşil Kart Sigortası tarifelerinin Müsteşarlığın onayına gerek kalmaksızın TMTB tarafından yürürlüğe
konulmasının düzenlenmesi TMTB’nin yurt içinde hâkim durumda olduğuna delil teşkil ettiği, yurtdışında
18-13/241-112
9/31
sonucuna ulaşıldığı görülmektedir. Kararın devamında, dosya konusu iddialara ilişkin
olarak;
Teşebbüs birliği niteliğindeki TMTB’nin Yeşil Kart Sigortası tarifesi belirlemesinin
Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Yönetmeliği’ne dayandığı, anılan
Yönetmeliğin kanuni dayanağı olup olmadığı tartışmasının idari yargı alanına dahil
olduğu, öte yandan HAZİNE tarafından getirilen bir idari düzenleme ile
yetkilendirilen TMTB’nin tarife belirlemesinde 4054 sayılı Kanun kapsamında
sorumluluğunun bulunmadığı,
Yeşil Kart Sigortası tarifelerinde %150’ye varan artış yaşandığı iddialarına ilişkin
olarak yapılan incelemelerde Yeşil Kart Sigortası tarifesinin son üç yıl içerisinde
değişmediği, bunun yanında yurt içindeki tarifelerin yurt dışındaki tarifelere nazaran
düşük kaldığı ve yabancı reasürörlerin bu nedenle Türkiye’deki Yeşil Kart
Sigortalarını reasüre etmekten kaçındıkları, üç yıl öncesinde tarifede gerçekleşen
artışların ise pazardaki zararların bir sonucu olduğunun düşünüldüğü,
Bir diğer iddia olan hasar indirim oranlarının yapılmaması ve böylelikle uluslararası
nakliye sektöründe faaliyet gösteren teşebbüsler arasında rekabetin kısıtlandığı
iddiasına ilişkin TMTB ve sigorta şirketlerinden edinilen bilgiler kapsamında, Yeşil
Kart Sigortası’ndaki tazminat taleplerinin bildirilmesi süresinin uzun yıllara
yayılması ve Trafik Sigortası’nda olduğu gibi Yeşil Kart sisteminde TRAMER (Trafik
Sigortası Bilgi ve Gözetim Merkezi-TRAMER) olmamasının bir sonucu olarak sözü
edilen indirimin pratikte mümkün olmadığı, hasar prim oranın yıllar itibarıyla seyrine
bakıldığında 1997-2001 yılları arasında %125-135 arasında seyrettiği, 2001
yılından sonra ise %81’lerden %22’lere düştüğü, ancak bu durumun Yeşil Kart
Sigortası’ndaki tazminat taleplerinin ilgili ülke düzenlemelerine ve olay özeline bağlı
olarak 10 yıla kadar uzayabildiğinden TMTB’ye gelen hasar bildirimlerinin bu
dönemde henüz gerçekleşmemiş olmasından kaynaklandığı,
Yeşil Kart Havuzu bakımından ise, sigortacılık sektörüne yönelik grup muafiyet
tebliğinin henüz Türkiye’de uygulamada olmadığı, uygulamada olsaydı bile Yeşil
Kart Havuzu’nun ilgili pazarın tamamını oluşturduğundan grup muafiyetinden
yararlanmasının mümkün olmayacağı, öte yandan anılan Havuzun devlet
tarafından oluşturulması ve Yeşil Kart Sigortası pazarında faaliyet gösteren sigorta
şirketlerinin bu Havuza katılmasının yasal olarak zorunlu olması nedenleriyle,
teşebbüslerin faaliyetlerinden kaynaklanan bir ihlalin bulunmadığı
değerlendirmelerine yer verilmiş ve önaraştırma tarafı teşebbüsler hakkında soruşturma
açılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir. Bununla birlikte dosya kapsamındaki
bilgiler çerçevesinde 4054 sayılı Kanun’un 27. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi
kapsamında HAZİNE’ye;
- Yeşil Kart Sistemi’ne dahil birçok ülke uygulamaları ile paralel olarak, havuz
sisteminden ziyade, TMTB nezdinde garanti fonu oluşturulabileceği ve
ise, kısa mesafeli yurt dışına çıkan tüketiciler açısından hudut poliçesi (sadece o ülke için geçerli olan trafik
sigortası) Yeşil Kart Sigortası’na ikame iken, karayolu taşımacılığı ile iştigal eden kamyon ve TIR’lar
bakımından getirdiği maliyet ile birtakım fiili ve hukuki engeller (özellikle Bürolar Konseyi’nin 2003 tarihli İç
Tüzüğü’nün 7/2. maddesi çerçevesinde her büronun yetkili oldukları ülkedeki araçlar için poliçe
düzenleyebilmesi (İhtiyari olmakla birlikte, büroların zorunda kalmadıkça bu maddeyi uyguladıkları
anlaşılmıştır.), hudut poliçesinin ek masraflar getirmesi ve sadece o ülke sınırları içerisinde geçerli olması,
poliçe düzenleme prosedürlerinin farklı olması, vs.), bunun yanında karayolu taşımacılığının Yeşil Kart
Sigortası içindeki payının yaklaşık %93 olması da dikkate alınarak yurt dışı bürolarının TMTB’ye ikame
teşkil etmesinin muhtemel olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
18-13/241-112
10/31
- Sağlıklı fiyatlandırma yapılabilmesi için Trafik Sigortası’ndaki TRAMER sistemine
benzer bir sistemin kurulabileceği ve böylece hasar indirim oranlarının ve primlerin
daha etkin bir şekilde hesaplanabileceği
yönünde görüş bildirilmiştir.
G.2.2. Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası
(27) Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortası (Tıbbi Kötü Uygulama
Sigortası), 1219 sayılı Kanun’un7 Ek 12. maddesi çerçevesinde, kamu ve özel sağlık
kurumlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre göre
uzman olanların poliçede belirtilen mesleki faaliyetini ifa ederken karşı karşıya
kalabilecekleri maddi, manevi tazminat ve yargılama giderlerini karşılamaya yönelik
zorunlu bir mesleki sorumluluk sigortasıdır. Sözü edilen tazminat talepleri sözleşme
tarihinden önceki on yıllık dönemdeki veya sözleşme süresi içindeki mesleki faaliyeti
nedeniyle verdiği zararlara ilişkin olup on yıllık dönemin başlangıcı her halde
30.07.2009’u geçememektedir. Bununla birlikte, sigortalının mesleki faaliyete son
vermesi halinde, yukarıdaki teminata ek olarak, son sigorta sözleşmesi dönemindeki
mesleki faaliyetinden dolayı sözleşmenin bitiş tarihinden iki yıl sonrasına kadar ortaya
çıkabilecek talepler de teminat dahilindedir.
(28) Tıbbi Kötü Uygulama Sigortası sigortalı bakımından, bir başka ifadeyle kamu ve özel
sağlık kurumlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre göre
uzman olanlar tarafından yaptırılması zorunlu bir sigorta ürünüdür. Bu bakımından, Trafik
Sigortası’ndan farklı olarak, tıbbi kötü uygulama sigortası tek taraflı zorunluluk
getirmektedir. Bu çerçevede anılan Ek 12. maddede sigortanın, mesleklerini serbest
olarak icra edenlerin kendileri; özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışanlar için ilgili
özel sağlık kurum ve kuruluşları tarafından yaptırılacağı kural olarak getirilmiş ve
sigortası yaptırılmayan her bir kişi için ilgili mülki amir tarafından 5 bin TL idari para cezası
verileceği düzenlenmiştir.
(29) Yine 1219 sayılı Kanun’un Ek 12. maddesinin beşinci fıkrasına göre Tıbbi Kötü Uygulama
Sigortası’na ilişkin teminat tutarları ile uygulama usul ve esaslarının, Sağlık Bakanlığı’nın
görüşü alınarak HAZİNE tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Anılan düzenleme
uyarınca, HAZİNE tarafından, 21.07.2010 tarih ve 27648 sayılı Resmî Gazete’de Tıbbi
Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Tarife ve Talimatı
yayımlanmıştır. Anılan Tarife ve Talimat’ta, Tıbbi Kötü Uygulama Sigortası’nın dört risk
grubu8 için yedi basamakta düzenlendiği ve bu kapsamda sözü edilen dört risk grubuna
ilişkin;
- Azami teminat tutarlarının9,
- 4. basamak prim tutarlarının,
- 4. basamak üzerinden diğer basamaklara uygulanacak prim indirim ve artırım
oranlarının
tespit edildiği görülmektedir. Sözü edilen düzenlemeden Tıbbi Kötü Uygulama Sigortası
tarife ve teminatlarının HAZİNE tarafından belirlendiği ve sigorta şirketlerinin prim
serbestisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
7 14.04.1928 tarih ve 863 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tababet Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına
Dair Kanun.
8 Tarife ve Talimat’tan, dört risk grubundaki temel ayrımın sigortalının uzmanlık/faaliyet alanı olduğu ve
söz konusu gruplar içerisinde hangi uzmanlık/faaliyet alanları yer aldığının aynı Tarife ve Talimat ile
belirlendiği görülmektedir.
9 Teminat tutarı maddi, manevi tazminat ve yargılama giderleri için geçerlidir.
18-13/241-112
11/31
(30) Diğer yandan, HAZİNE tarafından 06.09.2017 tarihli ve 2017/4 sayılı Tıbbi Kötü
Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Hakkında Sektör Duyurusu
(2017/4 sayılı Sektör Duyurusu) yayımlanmıştır. Sektör duyurusunda;
“Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına ilişkin poliçe
düzenlenmemesi kaynaklı sıkıntıların giderilmesini teminen, 5684 sayılı Sigortacılık
Kanununun 12 nci maddesinin birinci fıkrasına istinaden, Başbakan Yardımcılığı
Makamından alınan 05.09.2017 tarih ve 22863 sayılı Onay Kapsamında prim ve
hasarın paylaşımına ilişkin ekte yer alan esaslar belirlenmiş olup, söz konusu
paylaşıma ilişkin işlemlerin Genel Sorumluluk Sigortası Branşında ruhsatı olan Güneş
Sigorta A.Ş. tarafından yürütülmesine karar verilmiştir.”
ifadelerine ve ekinde “Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası
Prim ve Hasar Paylaşımı Esasları”na yer verilmiştir.
(31) “Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Prim ve Hasar
Paylaşımı Esasları”, 01.07.2017 tarihinden itibaren düzenlenen Tıbbi Kötü Uygulama
Sigortası poliçelerini kapsamına almaktadır. Bu esaslara ilişkin işlemlerin, HAZİNE, TSB
ve prim ve hasar paylaşım sürecini yönetmekle Görevlendirilen Şirket yetkilisinden
oluşan üç kişilik bir “Değerlendirme Komitesi” tarafından yürütüleceği düzenlenmiş ve
yukarıda bahsi geçen sektör duyurusu ile prim ve hasar paylaşım sürecini yönetmekle
Görevlendirilen Şirket, Güneş Sigorta A.Ş. olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak,
HAZİNE’nin sektör duyurusu ile birlikte, zorunlu nitelik taşıyan Tıbbi Kötü Uygulama
Sigortası’nda havuz sistemine geçilmiştir.
(32) Tıbbi Kötü Uygulama Sigortası Havuzu’nun prim ve hasar paylaşımını içeren çalışma
prensiplerine bakıldığında, “Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk
Sigortası Prim ve Hasar Paylaşımı Esasları” çerçevesinde aşağıdaki gibi olduğu
anlaşılmaktadır:
- Prim ve ödenen hasarın şirketler arasında paylaşımının şirket, TSB ve SBM verileri
dikkate alınarak Görevlendirilen Şirket tarafından yapılmaktadır.
- Prim ve ödenen hasarın %50’si şirketler arasında eşit olarak, kalan %50 ise
şirketlerin Tıbbi Kötü Uygulama Sigortası primlerinden son 3 yıllık dönemde aldıkları
paya göre paylaştırılmaktadır. Bu oranların 20 puana kadar artırılması veya
azaltılması HAZİNE’nin yetkisindedir.
- Genel Sorumluluk Sigortası branşında yeni ruhsat alan şirket, yeni ruhsat aldığı yıl
eşit olarak paylaştırılan %50’lik kısımdan pay almakta ve paylaşım ruhsat aldığı
tarihten itibaren başlamaktadır.
- Şirketlerin primleri üzerinden yapılan aktarımlar (vergi ve diğer yükümlülükler) ile
aracı komisyonu ve operasyon maliyetinin karşılanması amacıyla Değerlendirme
Komitesince belirlenecek komisyon düşülerek gerçekleştirilmektedir.
- Değerlendirme Komitesi;
Primin taksitle tahsil edilmesi durumunda paylaşım kapsamında devredilecek
primi,
Görevlendirilen Şirkete ödenecek yönetim ücretini,
Sigorta şirketine ait herhangi bir reasürans anlaşmasının bulunması durumunda,
ilgili reasürans anlaşmasının özelliğini dikkate alarak devredilecek prime ve
paylaşıma konu olacak hasara ilişkin usul ve esasları
belirlemeye yetkilidir.
- Sigorta şirketi düzenlediği poliçenin hasar sürecini kendi yönetmektedir.
- Şirket ve Görevlendirilen Şirket arasındaki hesap ilişkisi aşağıdaki gibidir:
Değerlendirme Komitesi, düzenlenecek bordroların içeriğini belirlemeye
yetkilidir.
18-13/241-112
12/31
Sigorta şirketi, devir hesabı kayıtlarını, düzenlediği poliçelerin aylık istihsal ve
iptal bordroları ile ödenen tazminatları (maddi ve manevi) gösterir özet (icmal)
bordrolarını izleyen ayın yirminci gününe kadar Görevlendirilen Şirket’e
gönderecektir.
Akabinde Görevlendirilen Şirket, şirketin paylaşım kapsamındaki borcunu veya
alacağını gösteren hesap belgesini takip eden ay on beş gün içinde şirkete
gönderecektir.
Borçlu şirket hesap belgesinin kendisine gönderiminden itibaren on iş günü
içinde Görevlendirilen Şirket hesabına borcunu nakden ödeyecektir.
Görevlendirilen Şirket, borçlu şirketlere tanınan sürenin bitimini takip eden on iş
günü içinde alacaklı şirketlere gerekli ödemeleri yapacaktır.
- Görevlendirilen Şirket’te tutulan Hesap’ta
a) Devredilecek prim,
b) Ödenen hasar,
c) Paylaşım oranlarına göre şirket için hesaplanan prim tutarı,
ç) Paylaşım oranlarına göre şirket için hesaplanan hasar tutarı,
d) Geç ödemeler nedeniyle oluşan gecikme faizi borcu,
e) Geç ödemeler nedeniyle oluşan gecikme faizi alacağı
bilgileri yer almaktadır.
- Bu süreçte ortaya çıkabilecek ihtilaflı konular, Değerlendirme Komitesince
HAZİNE’nin uygun görüşü alınarak çözüme kavuşturulmaktadır.
(33) Yukarıda yer verilen Tıbbi Kötü Uygulama Sigortası’na ilişkin tüm iş ve işlemler ise
HAZİNE’nin denetimine tabidir.
G.2.3. Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM)
(34) TARSİM’in temelleri, 14.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5363 sayılı Tarım Sigortaları
Kanunu’na (5363 sayılı Kanun) dayanmaktadır. 5363 sayılı Kanun’un amacı 1. maddede,
“üreticilerin bu Kanunda belirtilen riskler nedeniyle uğrayacağı zararların tazmin
edilmesini temin etmek üzere, tarım sigortaları uygulamasına ilişkin usûl ve esasların
belirlenmesi” olarak tanımlanmıştır. 5363 sayılı Kanun’un 12. maddesi doğrultusunda
bitkiler, bitkisel ürünler ve seralar, tarımsal yapılar, tarım alet ve makineleri ile çiftlik
hayvanları için kuraklık, dolu, don, sel, taban suyu baskını, fırtına, hortum, deprem,
heyelan, yangın, kaza ve zararlılar ile hayvan hastalıklarının neden olacağı zararlar;
ve/veya TARSİM Yönetim Kurulu’nun teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenen ve
tarım sektörü bakımından önemli görülecek diğer riskler teminat altına alınmıştır.
TARSİM Yönetim Kurulu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve HAZİNE’den ikişer,
TSB, Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş.'den birer
olmak üzere toplam yedi üyeden oluşmaktadır. Kurul'un üç yıl süre ile görev yapacak ilk
üyeleri 16 Ocak 2006 tarihinde Bakan oluru ile atanmışlar ve göreve başlamışlardır.
(35) 5363 sayılı Kanun ile Tarım Sigortaları Havuzu adında bir havuz kurulmuştur. Anılan
sigorta havuzuna ilişkin olarak 5363 sayılı Kanun’un 4. maddesinde;
“Bu Kanun kapsamındaki risklerin teminat altına alınması, standart sigorta
poliçelerinin belirlenmesi, hasar organizasyonları, aktüerya çalışmaları, tazminat
ödemelerinin yapılması, reasürans teminatının sağlanması, tarım sigortalarının
geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve izlenmesi ile diğer teknik hizmetlerin yürütülmesi
amacıyla tüzel kişiliği haiz Havuz kurulmuştur. Havuz; kapsama alınan riskler için
sigorta, reasürans ve retrosesyon yapmaya yetkilidir. Sigorta şirketleri, bu Kanun
kapsamında tarım sigortaları alanında elde ettikleri primin tamamını Havuza
devretmekle yükümlüdür. Sigorta şirketlerine Havuza devrettikleri primler için Havuz
tarafından tahsil edilen kısmı üzerinden komisyon ödenir. Sigorta şirketleri tarafından
18-13/241-112
13/31
Havuza zamanında devredilmeyen primler 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Havuz, Bakanlık ve
Müsteşarlıkça müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek esaslar çerçevesinde
9 uncu maddede belirtilen Şirket tarafından yönetilir. Havuzun merkezi İstanbul'dur.
Havuz, bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri bakımından 5018 sayılı Kamu Mali
Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tâbi değildir.”
ifadeleri bulunmaktadır. 5363 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile TARSİM Yönetim
Kurulu’nun yapısı tanımlanmış ve 9. madde ile havuzun işletilmesine ilişkin iş ve işlemleri
yürütmek üzere havuza katılan sigorta şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olacağı anonim
şirket statüsünde bir şirket kurulması kurala bağlanmıştır. Bu hüküm doğrultusunda
kurulan Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş. anılan madde çerçevesinde yönetim
kurulunun belirleyeceği usul ve esaslar kapsamında tazminat ödemelerine ilişkin esas
teşkil edebilecek hasar tespit işlemlerine yönelik çalışma ve organizasyonlar, risk
paylaşımı ve transferi ile reasürans planının uygulanmasına ilişkin işlemler, primlerin
tahsili ve tazminat ödemeleri, üreticileri bilgilendirmek, tarım sigortalarına ilişkin
bilgilendirme faaliyetleri ile havuz kaynaklarını yatırıma yönlendirmek ve ilgili diğer
işlemleri yerine getirmek ile görevlendirilmiştir. 5363 sayılı Kanun’un diğer maddelerine
(13 ve 14) göre havuza katılan sigorta şirketleri, tarım sigortası sözleşmelerini havuz
adına ve havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapmakta ve prim ile
riskin tamamını havuza devretmektedirler. Anılan maddeler çerçevesinde 5363 sayılı
Kanun kapsamındaki tarım sigortası teminatlarının münhasıran havuz tarafından
verileceği ve risk yönetimi açısından gerekli şartların sağlanması ve Kurul tarafından
uygun görülmesi halinde sigorta şirketleri ile müştereken de verilebileceği ifade edilmiştir.
Ürünler, riskler, bölgeler ve işletme ölçekleri itibariyle Devlet tarafından sağlanacak prim
desteği miktarları, her yıl Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından
belirlenmektedir. Devlet prim desteğinin miktarı her yıl için ürün, risk, bölge ve işletme
ölçekleri itibarıyla, Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmektedir. Nitekim 2018 yılında
kapsama alınacak riskler, ürünler ve bölgeler ile prim desteği oranları 04.12.2017 tarih
ve 2017/11094 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kararlaştırılmıştır.
(36) 5363 sayılı Kanun çerçevesinde akdedilecek tarım sigortaları sözleşmelerinin tabi
olacakları esasları belirlemek amacıyla çıkarılan Tarım Sigortaları Uygulama
Yönetmeliği, 18.05.2006 tarih ve 26172 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe
girmiştir. Anılan yönetmeliğin 7. maddesinde;
“(1) Tarım sigortası sözleşmelerinde uygulanacak tarife ve talimatlar, Kurul tarafından
hazırlanarak Bakan onayına sunulur.
(2) Tarifede belirlenecek sigorta priminin [5363 sayılı] Kanunun 13 üncü maddesi
çerçevesinde Devlet tarafından sağlanacak prim desteği haricinde kalan kısmı ile
sigorta sözleşmesine, bedeline veya primine ilişkin olarak mevcut veya ileride
konulabilecek vergi ve diğer yükümlülükler sigorta ettiren tarafından ödenir.
(3) Sigorta priminin ikinci fıkra uyarınca sigorta ettirenin sorumluluğunda bulunan
kısmının peşin ödenmesi esastır. Primin taksitle ödenmesi kararlaştırıldığı takdirde,
taksit tutarları ve vadeleri poliçeyle birlikte yazılı olarak sigorta ettirene verilir veya
poliçeye yazılır.
(4) Tarifede, sigorta şirketinin meydana gelen zararın sigorta bedelinin belirli bir
oranını veya miktarını aşmayan kısmını tazmin etmeyeceği şeklinde tenzil-i muafiyet
belirlenebilir. Muafiyet oranı, her bir risk için % 25 oranını aşamaz.
(5) Dördüncü fıkrada belirtilen muafiyetin yanı sıra, sigorta ettirenin üzerinde kalacak
kısım %50'yi geçmemek kaydıyla, müşterek sigorta yapılabilir.
(6) Muafiyet ve müşterek sigorta oranları poliçede belirtilir.”
18-13/241-112
14/31
hükümleri bulunmaktadır10. Bu çerçevede Bitkisel Ürün Sigortası, Sera Sigortası,
Büyükbaş Hayvan Sigortası gibi çeşitli risklere yönelik uygulanacak tarife ve talimatlar
çerçevesinde her risk grubu ve ayrıntılı sigorta bedeli ve prim hesaplamaları
belirlenmiştir. Örneğin 2018 yılı için Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası’na yönelik
Tarife ve Talimatlar çerçevesinde teminat türü (dolu, fırtına, sel, vs.), ürün türü (buğday,
arpa, çavdar, vs.) ve verime göre sigorta bedellerinin hesaplama esasları belirtilmiş ve
sigortalı ürünün ve sigortalı unsurların toplam primi; sigorta bedelinin, her bir riske ait
fiyat tablosundaki coğrafi tehlike bölgesine karşılık gelen prim oranı ile çarpılmasıyla
bulunacağı kurala bağlanmıştır.
G.2.4. Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK)
(37) 17.08.1999 tarihinde meydana gelen ve çok büyük can ve mal kaybına neden olan
Marmara Depremi’nden sonra kamu otoritesince deprem zararlarının en aza indirilmesi
amacıyla birçok tedbir alınmıştır. Bu tedbirlerin en önemlilerinden birisi de Zorunlu
Deprem Sigortası’na (ZDS) ilişkin düzenlemedir. 587 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname ile kurulan ve 27.09.2000 tarihinden itibaren konutlar için ZDS teminatı sunan
DASK, 18.08.2012’de yürürlüğe giren 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu (6305 sayılı
Kanun) ile birlikte daha sağlam yasal bir çerçeveye kavuşmuştur. DASK kamu tüzel
kişiliğine haiz bir “sigorta havuzu”dur ve ZDS teminatını sunmak üzere kurulmuştur.
Kamu ve özel sektör işbirliği ile oluşturulan özgün bir organizasyon yapısına sahip olan
DASK, kâr amacı gütmeyen bir kurumdur.
(38) 6305 sayılı Kanun’un 1. maddesinde amacın “binalarda deprem sonucu meydana
gelebilecek maddi zararların karşılanmasını teminen yaptırılacak zorunlu deprem
sigortası ile sigorta şirketlerince teminat verilemeyen veya teminat verilmesinde güçlükler
bulunan çeşitli afetler ve riskler sonucu meydana gelebilecek maddi ve bedeni zararların
karşılanabilmesini teminen sunulacak sigorta ve reasürans teminatlarına ilişkin usul ve
esasları”nı belirlemek olduğu ifade edilmiştir. Bu çerçevede aynı kanunun 3. maddesi ile,
sunulacak sigorta ve reasürans teminatları vermek üzere kamu tüzel kişiliğini haiz DASK
kurulmuştur. Aynı madde ile ayrıca DASK’ın yıllık hesap, iş ve işlemleri ile harcamalarının
HAZİNE tarafından denetleneceği ve HAZİNE’nin, DASK’ın faaliyetlerine ve denetim
sonuçlarına ilişkin olarak her yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’na
bilgi vereceği kurala bağlanmıştır. 6305 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca DASK’ın iş
ve işlemlerine ilişkin çalışma planını düzenlemek, tazminat ödemelerine ilişkin usul ve
esasların belirlemek ve tazminat ödemelerinin en kısa sürede yapılmasını sağlamak, risk
paylaşımı, reasürans ve retrosesyon planını onaylamak, DASK varlıklarının yatırıma
yönlendirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek, halkla ilişkiler, tanıtım ve eğitim
kampanyaları yapılmasına karar vermek gibi görevleri yerine getirmek üzere aynı
kanunun 4. maddesi ile DASK Yönetim Kurulu kurulmuştur. Kanuna göre DASK Yönetim
Kurulu biri başkan olmak üzere farklı konularda uzmanlaşmış üst düzey kamu görevlileri
(5), özel sektör yetkilisi (1) ve üniversite temsilcisinden (1) oluşmaktadır.
(39) 6305 sayılı Kanun’un 7. maddesinde ZDS teminatı münhasıran Kurum tarafından
verileceği; bu teminatın, risk yönetimi açısından şartların gerekli kılması durumunda ve
ilgili Bakan tarafından uygun görülmesi hâlinde sigorta şirketleri ile müştereken de
verilebileceği ifade edilmiştir. Aynı Kanun’un 13. maddesinde ise;
- ZDS’ye ilişkin tarife ve talimatlar ile azami teminat tutarının her yıl Bakan tarafından
belirleneceği ve Resmî Gazetede yayımlanacağı,
10 Tarım sigortası sözleşmelerinde uygulanacak tarife ve talimatların TARSİM Yönetim Kurulu tarafından
belirlenmesine ilişkin hükümler, 22/9/2005 tarihli ve 25944 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve yukarıda
yer verilen yönetmelik ile yürürlükten kalkan Tarım Sigortaları Uygulama Yönetmeliği’nde de
bulunmaktadır.
18-13/241-112
15/31
- Sigorta primlerinin tespitinde; binanın yüzölçümü, inşaat türü ve kalitesi, binanın
üzerinde bulunduğu arazinin zemin özellikleri, deprem riski ve benzeri unsurların
değerlendirileceği,
- ZDS bulunan ve deprem nedeniyle hasar gören binalara ilişkin tazminatın, gerekli
bilgi ve belgeler ile hasar tespitinin tamamlanmasını müteakip en geç otuz gün
içinde ödeneceği,
- ZDS’ye ilişkin uygulama usul ve esasları ile sigorta genel şartlarının HAZİNE
tarafından belirleneceği kurala bağlanmıştır.
(40) Nitekim HAZİNE tarafından 17.01.2018 tarih ve 30304 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliğinde Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Tebliğ ile prim ve sigorta bedellerine ilişkin esas alınacak miktarlar
belirlenmiştir.
G.2.5. Trafik Sigortası Riskli Sigortalılar Havuzu (HAVUZ)
(41) Yukarıda da ifade edildiği üzere Trafik Sigortası pazarında serbestleşme süreci
başlamış, ardından sigorta şirketlerinin fiyatlama davranışları, poliçe tanzim ve tahsilat
yöntemleri sektörde, kamuoyunda ve Kurul gündeminde tartışıla gelmeye başlamıştır.
Bu çerçevede, Trafik Sigortası pazarındaki serbestleşme süreci ile birlikte, Kurul
gündemine gelen ve karar verilen dosyalar incelendiğinde; ilgili pazarda faaliyet gösteren
teşebbüsler hakkında 2013 ve 2017 yıllarında soruşturma ile sonuçlanmamış iki
önaraştırma yapıldığı, 2016 yılında ise bir soruşturma açıldığı, bilgi değişimine ilişkin
olarak 2017 yılında HAZİNE’ye bir görüş yazısı gönderildiği görülmektedir. Dosya konusu
hususun değerlendirilmesi bakımından ilgili pazara yönelik Kurul tarafından tesis edilen
işlemleri kısaca ele almak yerinde olacaktır.
(42) 2007 yılında Trafik Sigortası tarifelerinde kademeli olarak serbestleşme süreci başlamış
olmakla birlikte, sigorta primleri, HAZİNE tarafından belirli bir asgari-azami bant
aralığında saptanmıştır. 2013 yılından itibaren serbest tarife sistemine geçilmesinin
ardından Trafik Sigortası için talep edilen sigorta primlerindeki artışlar gündeme gelmeye
başlamıştır. Konu hakkındaki şikâyetlerin Kurul gündemine de gelmesi üzerine
önaraştırma yapılmış, Trafik Sigortası pazarında faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin
aralarında anlaşmak suretiyle Trafik Sigortası primlerini arttırdıkları ve plastik üreticisi
firmalar ile poliçe akdetmeyi yahut mevcut poliçelerini yenilemeyi reddettikleri iddiaları
inceleme konusu olmuş ve yapılan önaraştırma neticesinde soruşturma açılmamasına
09.05.2013 tarih ve 13-27/369-171 sayı ile karar verilmiştir.
(43) Sigorta şirketlerinin aralarında anlaşmak suretiyle Trafik Sigortası primlerini arttırdıkları
iddialarının tekrar gündeme gelmesi ve özellikle 2015 ve 2016 yıllarındaki Trafik Sigortası
primlerinde yaşanan artışlar nedeniyle, Kurul’un 02.03.2016 tarih ve 16-07/137-M sayılı
kararı ile Trafik Sigortası alanında faaliyet gösteren sigorta şirketlerine ve TSB’ye
soruşturma açılmasına karar verilmiş, soruşturma sürecinin devamında sigorta
şirketlerinin aralarında anlaşmak suretiyle pazar paylaşımında bulundukları iddiaları da
inceleme konusuna dahil edilmiştir. Soruşturma Raporu ile teşebbüslerce yapılan sözlü
ve yazılı savunmaların Kurulca değerlendirilmesi neticesinde Kurulun 19.07.2017 tarih
ve 17-23/383-166 sayılı kararı ile hakkında soruşturma yürütülen tarafların Kanun’un 4.
maddesini ihlal etmediklerine ve dolayısıyla, Kanun’un 16. maddesi uyarınca bahse konu
teşebbüslere idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına karar verilmiştir.
(44) Bununla birlikte yürütülmekte olan soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde,
sigorta şirketleri tarafından Trafik Sigortası’nın da dâhil olduğu veri setini (TRAMER
kayıtları) esas alan “İş Zekası (Cognos)” ve “Dashboard (Kokpit)” isimli iki programın
kullanıldığı ve ayrıca Trafik Sigortası branşına yönelik olarak SBM’nin internet sitesi
18-13/241-112
16/31
üzerinden birtakım sorgulamaların yapılabildiği görülmüştür. Söz konusu uygulamalar ve
sorgulamalar sonucunda elde edilen veriler çerçevesinde sektörde yoğun bir bilgi
değişiminin olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda, rakip teşebbüsler arasında
sürdürülmekte olan mezkûr bilgi değişimi neticesinde ilgili piyasalarda rekabetin olumsuz
etkilenmesi ihtimalinin olduğu anlaşılmış ve Kurul’un 13.07.2017 tarih ve 17-22/347-M
sayılı kararı ile Cognos ve Kokpit uygulamaları kapsamında yapılan bilgi değişimi ve SBM
internet sitesi üzerinden gerçekleştirilen bilgi paylaşımının olası rekabeti kısıtlayıcı etkileri
hakkında 4054 sayılı Kanun’un 30. maddesinin birinci fıkrasının f) bendi çerçevesinde
HAZİNE’ye görüş bildirilmesine karar verilmiş ve anılan görüş 23.08.2017 tarih ve 10857
sayılı yazı ile gönderilmiştir.
(45) Anılan soruşturma hakkında nihai karar verilmeden önce, Trafik Sigortası’nın zorunlu
mahiyeti (hem sigorta eden hem de sigorta ettiren bakımından zorunlu olması) ve Trafik
Sigortası pazarının sürdürülebilirliği bakımından makul prim seviyesinin önem arz etmesi
de dikkate alınarak, HAZİNE tarafından 12.04.2017 tarihinde yürürlüğe girmek üzere
2017/1 sayılı Genelge yayımlanmış; böylece, tüm basamak ve araç gruplarında tavan
prim uygulaması başlamıştır. Esasında 2017/1 sayılı Genelge’ye benzer bir düzenleme
2015 yılında da yapılmış ve HAZİNE tarafından Tarife Yönetmeliği’nin 16. maddesine
dayanılarak sektöre gönderilen 27.10.2015 tarih ve 31927 sayılı yazı ile, kamyon,
kamyonet, minibüs, otobüs (sürücü dâhil 18-30 koltuk), otobüs (sürücü dâhil 31 ve üstü
koltuk) ve taksi araç türleri için 28.10.2015 tarihinden itibaren düzenlenecek poliçelerde
Trafik Sigortası branşında ruhsat sahibi sigorta şirketleri tarafından belirlenecek azami
brüt prim tutarları tespit edilmiş olup, azami brüt prim tutarlarının belirlenen prim
tutarlarını geçemeyeceği karara bağlanmıştır. Böylelikle, özellikle hasar frekansı yüksek
olan bu basamak ve araç türleri için oldukça yüksek prim teklifi verilmesinin önüne
geçilmesi ve primlerin sigorta şirketleri bakımından teminatları karşılayacak, sigortalılar
bakımından ise ödenebilecek seviyede olması planlanmıştır.
(46) Genelge’nin yürürlüğe girmesi ile birlikte, sigorta şirketlerinin poliçe tanzim etme ve
tahsilat yöntemindeki davranışları gündeme gelmeye başlamıştır. Nitekim Trafik
Sigortası branşında ruhsat sahibi olan sigorta şirketlerinin poliçe düzenlemek zorunda
olmalarına karşın çeşitli kanallar aracılığıyla bazı şirketlerin teklif vermemek suretiyle
poliçe düzenlemekten kaçındıklarına ilişkin başvuruların HAZİNE’ye intikal etmesi
üzerine 2017/1 sayılı Genelge’nin yürürlüğe girdiği tarihten bir gün sonra HAZİNE
tarafından “Zorunlu Trafik Sigortasını Yapmaktan Kaçınan Sigorta Şirketlerine Yönelik
Tedbirlere İlişkin Basın Açıklaması” yapılmış; ilgili basın açıklamasında Trafik Sigortası
için teklif vermediği ve tanzim etmekten kaçındığı tespit edilen şirketler hakkında,
Sigortacılık Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca adlî ve idarî işlem tesis edileceği
belirtilmiştir.
(47) Diğer yandan, sigorta şirketlerinin aralarında anlaşmak suretiyle Trafik Sigortası
ödemelerinde taksit uygulamasını kaldırdıkları ve ek zorluk yaratarak poliçe tanzim
etmekten kaçındıkları iddiaları Kurul’un da gündemine gelmiştir. Anılan iddialar üzerine
Kurul’un başlattığı başka bir önaraştırma çerçevesinde teşebbüslerde yerinde
incelemeler gerçekleştirilmiş ve elde edilen bilgi, belge, açıklama ve verilerin
değerlendirilmesi sonucunda sigorta şirketlerinin tahsilat uygulamaları ile poliçe tanzim
yöntemlerinin birbirinden farklılıklar arz ettiği ve söz konusu uygulama ve yöntemlerin
farklı zamanlarda uygulanageldiği, bahse konu bu durumun şirket iç yazışmaları ve
piyasadaki ekonomik gerekçelerle açıklanabildiği ve ayrıca dosya kapsamında birincil ve
ikincil nitelikteki delillerin de bulunmadığı dikkate alınarak soruşturma açılmasına gerek
olmadığına 03.07.2017 tarih ve 17-20/324-144 sayı ile karar verilmiştir.
18-13/241-112
17/31
(48) HAZİNE tarafından getirilen tavan prim uygulamasına ve basın açıklamasına rağmen
özellikle hasar frekansı yüksek araç türlerine ilişkin Trafik Sigortası poliçelerinin tanzim
etmekten kaçınmaların devam etmesi üzerine, kaçınma konusu basamak ve araç
türlerine ait risklerin ilgili branşta ruhsat sahibi olan tüm sigorta şirketlerine dağıtılması ve
böylece bu risklerin belirli sigorta şirketleri üzerinde yoğunlaşmasının önlenmesi ve hasar
frekansı yüksek olan basamak ve araç türlerinin sigortasız kalmasının önlenmesi
amacıyla tavan prim uygulamasının bir alt uygulaması olarak kamu tarafından HAVUZ
sistemine geçilmesi için çalışmalar başlatılmıştır.
(49) En nihayetinde, 11.07.2017 tarih ve 30121 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tarife
Değişiklik Yönetmeliği ile Tarife Yönetmeliği’ne “Riskli sigortalılar havuzu” başlıklı Geçici
12. madde eklenmiş ve böylece HAVUZ’un oluşturulması öngörülmüştür. İlgili maddede;
“(1) Bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin altıncı fıkrası çerçevesinde, hasar frekansı
yüksek basamak ve/veya araç grupları için 12/4/2017 tarihinden itibaren geçerli olmak
üzere “Riskli Sigortalılar Havuzu” kurulmuştur. Havuz kapsamındaki trafik sigortası
poliçelerine ilişkin prim ve hasar Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca Ek-4’teki esaslar
çerçevesinde sigorta şirketleri arasında paylaştırılır.
(2) 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 32 nci maddesinin dördüncü fıkrasına
dayanarak Müsteşarlık,
a) Havuz kapsamında trafik sigortası poliçesi düzenlemekten kaçınan ve bu
sebeple Müsteşarlıkça uyarılan sigorta şirketinin, bu durumu düzeltmemesi halinde,
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi ekranlarına erişim yetkisini 3 günden az 10
günden fazla olmamak üzere tedbir amaçlı olarak kaldırabilir.
b) Bahse konu kaçınma fiiline devam eden sigorta şirketi hakkında söz konusu
ekranlara erişim yetkisinin sürekli kaldırılması dâhil sigortacılık mevzuatında
öngörülen diğer tedbirleri uygulayabilir.”
ifadeleri yer almaktadır. Anılan hükme dayanılarak ve 12.04.2017 tarihinden itibaren
geçerli olmak üzere kurulan HAVUZ sisteminin işleyişine ilişkin esaslar ise söz konusu
Tarife Değişiklik Yönetmeliği’nin ekinde yer alan Çalışma Esasları’nda düzenlenmiştir.
Bu çerçevede, HAVUZ’un kapsamını düzenleyen Çalışma Esasları’nın 1. maddesinde
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“(1) 1, 2 ve 3. basamaklarda bulunan tüm araçları ile 4, 5, 6 ve 7. Basamaklardaki
taksi, minibüs (sürücüsü dâhil 10-17 koltuk), otobüs (sürücüsü dâhil 18-30 koltuk),
otobüs (sürücüsü dâhil 31 ve üstü koltuk), kamyon ve çekici türündeki araç grupları
Havuz kapsamındadır.
(2) Havuza ilişkin azami primlerin hesabı, komisyonlar ve diğer hususlar için Ek-4’teki
esaslar saklı olmak üzere, bu Yönetmeliğin Geçici 11 inci maddesindeki esaslar
uygulanır.
(3) Havuz kapsamındaki poliçelere ilişkin hesapların yönetimi Türkiye Motorlu Taşıt
Bürosu (TMTB) tarafından yapılır.”
(50) Anılan maddenin ilk fıkrasında HAVUZ kapsamındaki basamak ve araç türlerine yer
verildiği, ikinci fıkrasında ise HAVUZ kapsamındaki poliçeler için de tavan prim
uygulamasının geçerli olduğu ve son olarak üçüncü fıkrasında da kapsamdaki poliçelerin
hesaplarına ilişkin yönetimin TMTB tarafından gerçekleştirileceği görülmektedir. Bu
çerçevede, Nisan 2017 – Ocak 2018 döneminde HAVUZ kapsamında yer alan basamak
ve araç türleri bakımından poliçelerin adet ve prim üretimi bazında pazarı içerisinde sahip
olduğu paya aşağıdaki tabloda yer verilmektedir.
18-13/241-112
18/31
Tablo 2: Havuz Kapsamında Faaliyet Gösteren Teşebbüslerin Nisan 2017-Ocak 2018 Dönemi Poliçe
Adedi ve Prim Üretimleri Pazar Payları (%)
SIRKET Havuz İçinde Poliçe Adedi Pazar Payı Havuz İçinde Prim Pazar Payı
AKSİGORTA (…..) (…..)
ALLIANZ SİGORTA (…..) (…..)
ANADOLU SİGORTA (…..) (…..)
ANKARA SİGORTA (…..) (…..)
AXA SİGORTA (…..) (…..)
BEREKET SİGORTA (…..) (…..)
DOĞA SİGORTA (…..) (…..)
ERGO SİGORTA (…..) (…..)
ETHICA SIGORTA (…..) (…..)
EUREKO SİGORTA (…..) (…..)
GENERALİ SİGORTA (…..) (…..)
GROUPAMA SİGORTA (…..) (…..)
GULF SİGORTA (…..) (…..)
GÜNEŞ SİGORTA (…..) (…..)
HALK SİGORTA (…..) (…..)
HDI SİGORTA (…..) (…..)
KORU SİGORTA (…..) (…..)
LIBERTY SİGORTA (…..) (…..)
MAPFRE SİGORTA (…..) (…..)
NEOVA SİGORTA (…..) (…..)
ORIENT SİGORTA (…..) (…..)
QUICK SİGORTA (…..) (…..)
RAY SİGORTA (…..) (…..)
SBN SİGORTA (…..) (…..)
SOMPO JAPAN SİGORTA (…..) (…..)
TURKLAND SİGORTA (…..) (…..)
TÜRK NİPPON SİGORTA (…..) (…..)
UNICO SİGORTA (…..) (…..)
ZİRAAT SİGORTA (…..) (…..)
ZURICH SİGORTA (…..) (…..)
TOPLAM ̴̴100,00 100,00
Kaynak: SBM’den gelen bilgi ve belgeler.
(51) Çalışma Esasları’nın devamında, HAVUZ kapsamındaki poliçelerin prim ve komisyon
oranlarına ilişkin olarak, indirim oranları, aracı ve sigorta şirketlerinin komisyon oranları
belirlenmiş; poliçelere ilişkin primlerin ve ödenen hasarların sigorta şirketleri arasındaki
paylaşımının hesaplanması içinse iki aşama öngörülmüştür. Bu kapsamda;
1. Prim ve ödenen hasarların %50’sinin sigorta şirketleri arasında eşit olarak
paylaştırılacağı,
2. Kalan %50’sinin ise her yılın başında sigorta şirketlerinin Trafik Sigortası
pazarındaki primlerden son 3 yılda aldıkları paya göre hesaplanacak orana göre
dağıtılacağı ve yıl boyunca bu oranın sabit kalacağı
düzenlenmiştir.
(52) Bununla birlikte, Çalışma Esasları’nın “İhtilaflar” başlıklı 5. maddesinde sigorta şirketleri
ile HAVUZ arasındaki iş ve işlemlere ilişkin ihtilafların, HAZİNE’nin uygun görüşü alınarak
TMTB tarafından giderileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda, TMTB Yönetim Kurulu
tarafından İşleyiş Kuralları’na ilişkin taslak belirlenmiştir.
18-13/241-112
19/31
(53) Anılan İşleyiş Kuralları Taslağı TMTB tarafından 03.08.2017 tarihinde HAZİNE’ye
sunulmuş; HAZİNE tarafından anılan yönetmelik çerçevesinde yapılan inceleme ve
değerlendirme sonucunda uygun görülen metin (İşleyiş Kuralları) 09.08.2017 tarih ve
21206 sayılı yazı ile TMTB’ye iletilmiştir.
(54) İşleyiş Kuralları’nda öne çıkan düzenlemelere bakıldığında ilk olarak 4. maddesinde,
Çalışma Esasları’nda bahsi geçen prim ve hasar ödemelerinin sigorta şirketleri arasında
paylaştırılmasına ilişkin yukarıda yer verilen düzenlemeden hareketle, prim ve ödenen
hasarların %50’lik kısmının sigorta şirketleri arasında eşit şekilde paylaştırılmasının;
diğer %50’lik kısmının ise TSB verileri esas alınarak hesaplanmış orana göre
paylaştırılmasının esas alındığı görülmektedir.
(55) İşleyiş Kuralları’nda yukarıda yer verilen paylaşım oranlarının tespitinden sonra “Prim
devri” başlığını taşıyan 5. maddede ise toplanan primlerin hangi esaslara yönelik
devredileceğine ilişkin hususların belirlendiği görülmektedir. Anılan maddenin ikinci
fıkrasında aşağıdaki kural bulunmaktadır:
“(2) Yönetmeliğin Geçici 12 nci maddesinin yayımı tarihinden sonra düzenlenecek
poliçeler için Yönetim Kurulu basamak ve/veya araç grupları bazında, azami primleri
aşmamak üzere, Havuza devredilecek prim tutarını belirleyebilir.”
(56) Aynı maddenin beşinci fıkrasında da aşağıdaki kural getirilmiştir:
“[TMTB] Yönetim Kurulu;
a) Primin taksitle tahsil edilmesi durumunda Havuza devredilecek prime,
b) Şirkete ait herhangi bir reasürans anlaşmasının bulunması durumunda, ilgili
reasürans anlaşmasının özelliğini dikkate alarak Havuza devredilecek prime ve
paylaşıma konu olacak hasara,
c) Yürürlükteki bir trafik sigortası poliçesinin kullanım tarzı veya basamak değişikliği
nedeniyle Havuz kapsamına girişi veya Havuz kapsamından çıkışına
ilişkin usul ve esaslar belirleyebilir”
(57) Yukarıda bazı maddelerine yer verilen İşleyiş Kuralları, HAZİNE’nin TMTB’ye hitaben
yazdığı 09.08.2017 tarih ve 21206 sayılı yazı ekinde iletilmiş olup anılan metnin
HAZİNEce uygun görülen metin olduğu, ilgili yazıda ifade edilmiştir.
(58) Sürecin devamında 14.08.2017 tarihli TMTB Yönetim Kurulu Toplantısı’nda HAVUZ’un
işleyişine yönelik olarak, yukarıda yer verilen İşleyiş Kuralları’nın ilgili maddelerine
dayanılarak Toplantı Tutanağı ile bazı uygulama ayrıntıları belirlenmiştir.
(59) Toplantı Tutanağı’nda öne çıkan maddelere aşağıda yer verilmektedir:
“1- İşleyiş Kuralları Madde 4’te belirtilen Paylaşım Oranları ekli listede gösterilmiş olup,
%50’lik kısmın tespitinde TSB verileri esas alınmış, diğer %50’lik kısım ise üye
şirketlere eşit olarak dağıtılmıştır.
2- İşleyiş Kuralları Madde 5/2’ni uygulama şekli şöyle olacaktır:
11 Temmuz 2017 tarihinden sonra düzenlenecek poliçeler bakımından, HAZİNE
tarafından belirlenen azami primi aşmamak kaydıyla her bir üye düzenleyeceği
poliçenin primini belirleyebilir. Ancak Riskli Sigortalılar Havuzuna yapılacak devirler
azami prim üzerinden olacaktır. Diğer bir ifade ile havuza devredilecek prim,
Yönetmelikte belirlenen tavan primden, sigortalıdan alınan kesintiler düştükten sonra
kalan kısmın %76’sıdır.
18-13/241-112
20/31
Tavan prim üzerinden yapılan hesaplamanın örneği şöyledir:
KESİNTİ TÜRÜ MEVCUT ORAN (%)
Sigortalıdan Tahsil
Edilen
Banka ve Sigorta Muameleleri
Vergisi
5
Güvence Hesabı Katılım Payı
Oranı
2
Trafik Hizmetlerini Geliştirme
Fonu Payı
5
TOPLAM 12
Sigortacının Net
Prim Üzerinden
Ödeyecekleri
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)
Payı
10
Güvence Hesabı Şirket Payı 1
Aracı Komisyonu 8
Operasyon Gider Payı 5
TOPLAM 24
Devir Prim Hesaplaması ise aşağıdaki formüle göre yapılacaktır:
Devir Prim = (Brüt Tavan Prim/1,12) X 0,76
Mevcut kesinti tür ve oranlarında zaman içerisinde meydana gelebilecek
değişiklikler, aynı şekilde devir oranına da yansıtılacaktır. (...)
3- İşleyiş Kuralları Madde 5/5.a’da belirtilen sigorta priminin taksitle tahsil edilmesi
durumunda dahi Havuza devredilecek prim, azami prim üzerinden defaeten
olacaktır.
4- (...) Şirketin Havuza devir primi, azami (tavan) prim üzerinden ve reasürans devri
dikkate alınmaksızın hesaplanır
(...)
10- Havuz ve şirketler arasındaki işlemlere konu olan poliçe ve hasar dosyaları
Sigorta Bilgi Merkezi nezdinde kurulacak bir ortamda takip edilecektir. Şirketlerin ay
sonunda yapacakları bildirimlerde SBM ile mutabakat sağlamaları esastır.”
(60) Toplantı Tutanağı’nın 2. maddesinde yer alan tabloda, “Sigortalıdan Tahsil Edilenler”
bölümünde sigorta primine ek olarak ilgili mevzuat gereğince sigortalıdan tahsil edilmesi
gereken giderler ve bu gider kalemlerinin sigorta primine oranları belirtilmiştir. İlgili
mevzuat gereğince bu giderler, sigorta şirketleri tarafından sigorta ettirenlerden tahsil
edilerek ilgili kamu kurumlarına ödenmesi gereken oranları göstermektedir. Tablodaki
“Sigortacının Net Prim Üzerinden Ödeyecekleri” bölümünde ise ilgili mevzuat gereğince
sigortacının ödemekle yükümlü olduğu giderler ve bu gider kalemlerinin sigorta primine
oranları belirtilmiştir. Formüldeki brüt tavan prim, sigorta ettirenin ödemesi gereken
sigorta primi ile sigorta primine oranı %12 olan “Sigortalıdan Tahsil Edilenler” başlığı
altında yer alan giderlerin toplamını ve aynı zamanda sigortalının ödeyeceği azami tutarı
ifade etmektedir. Tablodaki net prim ise, sigortalının bahse konu giderler haricindeki
ödediği sigorta primini ifade etmektedir.
(61) Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, sigortacının ödeyeceği giderlerin
toplamının %24 olduğu, bu giderlerin düşülmesi sonrasında net primin %76’sının
HAVUZ’a devredilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Buna göre, Tarife Değişiklik
Yönetmeliği’nde belirtilen brüt tavan prim tutarı 1,12’ye bölünerek sigortalının ödemesi
gereken giderler brüt tavan primden düşülmekte ve böylece sigortalının ödeyeceği net
prim bulunmaktadır. Bu şekilde hesaplanan net prim tutarının 0,76 ile çarpılması
sonucunda sigortacının HAVUZ’a devredeceği prim bulunmaktadır.
(62) HAVUZ’a aktarılacak primin netleştirilmesi adına bir örnek üzerinden prim devrini
açıklamak yerinde olacaktır. Bu çerçevede 2. basamakta yer alan ve Ankara plakalı bir
18-13/241-112
21/31
otomobilin Kasım ayındaki primini tespit edebilmek için öncelikle, ilgili araç kategorisinin
2017/1 sayılı Genelge kapsamındaki 4. basamaktaki azami prim olan 807 TL’nin esas
alınması ve bu tutara Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları için aylık %1 oranında,
Eylül, Ekim ve Kasım ayları için ise aylık %1,5 oranında artışın uygulanması
gerekmektedir. Aylık artış oranlarının uygulanması ile 4. basamaktaki bir otomobilin
Kasım ayı azami primi 878,1 TL’ye ulaşmaktadır. Yine ilgili Genelge uyarınca bu tutara
Ankara ili için belirlenen %3 oranında artırım yapıldıktan sonra prim tutarı 904,44TL’ye
ulaşmaktadır. Son olarak örnekteki otomobilin 2. basamakta olması nedeniyle bu tutara
Genelge’de belirtilen %100 artışın uygulanması ile sigortalının ödeyeceği brüt tavan prim
tutarı 1.808,88 TL olarak hesaplanmaktadır.
(63) Sigortalıdan tahsil edilen tutarların brüt tavan primden çıkarılması ile net prim 1.615,07
TL olmaktadır. Sigorta şirketinin kendisinin ödemekle yükümlü olduğu giderler için
yapılacak kesinti tutarı, bir başka ifadeyle sigortacının net prim üzerinden ödeyecekleri
gider kalemleri toplamı 387,61 TL olup, bu giderler içerisindeki 80,75 TL’si operasyon
gideri olarak sigorta şirketinde kalmaktadır. Yukarıda yer verilen örnek üzerinden
yapılacak kesintilere aşağıdaki tabloda ve nihayetinde HAVUZ’a aktarılacak prime
aşağıdaki formülde yer verilmektedir:
Tablo 3: Sigorta Şirketlerince Havuza Aktarılacak Primin Hesaplanmasına İlişkin Örnek Tablo
Kesinti Türü Mevcut Oran (%) Kesinti Miktarı (TL)
Sigortalıdan
Tahsil Edilen
Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi 5 80,75
Güvence Hesabı Katılım Payı Oranı 2 32,30
Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonu Payı 5 80,75
TOPLAM 12 193,80
Sigortacının
Net Prim
Üzerinden
Ödeyecekleri
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Payı 10 161,50
Güvence Hesabı Şirket Payı 1 16,15
Aracı Komisyonu 8 129,20
Operasyon Gider Payı 5 80,75
TOPLAM 24 387,60
Devir Prim = (Brüt Tavan Prim / 1,12) X 0,76
1.227,45 = (1.808,88 / 1,12) X 0,76
(64) HAVUZ sisteminin işleyişine bakıldığında ise, hasar yönetim sürecinin Çalışma
Esasları’nın 2. maddesinin 2/b. fıkrasına göre sigorta şirketine ait olduğu görülmektedir.
Daha açık bir anlatımla, sigorta şirketi zararın tespiti için gerekli işlemleri ve masrafları
yapmakla, dosyanın tamamlanmasının ardından tazminatı ödemekle ve ilgili mevzuat
gereğince aktarması gereken verileri SBM’ye aktarmakla yükümlüdür. Aynı zamanda,
içeriği TMTB tarafından belirlenen Bordro ile yaptığı hasar ödemeleri ve aylık üretim
bilgilerini İşleyiş Kuralları’nda belirtilen sürelerde TMTB’ye bildirmesi gerekmektedir.
(65) TMTB ise, SBM’den aldığı aylık üretim, iptal, hasar ödemeleri, rücu, sovtaj ve muallak
hasar verilerini HAVUZ’da toplayarak Çalışma Esasları ve İşleyiş Kuralları çerçevesinde
ve tespit edilen paylaşım oranları nispetinde üye sigorta şirketlerine paylaştırmakla
görevlidir. Keza, İşleyiş Kuralları’nın 4. maddesinin birinci fıkrasında “Prim ve ödenen
hasarın şirketler arasında paylaşımı iki aşamalı olarak şirket, Birlik ve SBM verileri
dikkate alınarak TMTB tarafından yapılır” ifadesi bulunmaktadır. Ayrıca TMTB’nin, her bir
üye için düzenlenen ve HAVUZ’dan alacak veya borç bakiye bilgilerini de içeren hesap
belgesini ve üyelerin kendi payına düşen tutarları kalemler halinde bildirmesi
gerekmektedir. Hesap belgesinin üyelere gönderilmesinin ardından TMTB, İşleyiş
Kuralları’nda belirtilen süreler içinde, HAVUZ’a borçlu olan üyelerden tahsil ettiği tutarları
alacaklı olan HAVUZ üyelerine göndermektedir.
18-13/241-112
22/31
(66) Son olarak, HAVUZ’a ilişkin tüm iş ve işlemler ise Çalışma Esasları’nın “Değerlendirme
Komitesi ve Denetim” başlıklı 4. maddesinin 4. fıkrası gereğince HAZİNE’nin denetimine
tabidir.
G.3. Başvuru Konusu Projeyi Yürütecek Kuruluşlar Hakkında Bilgi
G.3.1. Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği (TSB)
(67) 1870’lerden itibaren Türkiye’de sigortacılık hizmetleri ve faaliyetleri ile ilgilenen sigorta
şirketleri aralarında meslek kuruluşu, sendika veya cemiyet şeklinde örgütlenme ihtiyacı
duymuşlardır. 1923 yılına gelindiğinde “Sigortacılar Kulübü” ve ardından yerine
Türkiye’de çalışmakta olan yerli ve yabancı tüm sigorta şirketlerinin üye olunmasının
zorunlu tutulduğu “Sigortacılar Cemiyeti Daire-i Merkeziyesi” ve takiben, 1959 yılında
7397 sayılı Sigorta Şirketlerinin Murakabesi Hakkında Kanun ile “Sigorta ve Reasürans
Şirketleri Birliği” olarak örgütlenmişlerdir. 1975 yılında anılan Birliğin ana tüzüğünde
yapılan değişiklikle unvanı “Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği” olarak kabul
edilmiş ardından, Sigortacılık Kanunu’nda 29.06.2012 tarihinde yapılan değişiklikle
unvanı “Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği” olarak değiştirilmiştir.
Anılan değişiklikle birlikte Birliğin logosu olarak “Türkiye Sigorta Birliği” ibaresi
kullanılmaya başlanmıştır. Teşebbüs birliği olan bu kuruluş herhangi bir şirketler grubuna
bağlı değildir.
(68) TSB’nin yapılanmasına, faaliyetlerine, organlarının görev ve yetkilerine ilişkin esaslar
14.06.2007 tarih ve 26552 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılık Kanunu’nun
“Meslek Örgütlenmeleri” başlığı altındaki 24 ve 25. maddelerinde ve anılan Kanun
maddelerine dayanılarak 02.01.2014 tarih ve 28870 sayılı Resmi Gazete’de11
yayımlanan Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği’nin Çalışma Usul ve
Esasları Hakkında Yönetmelik’te yer verilmiştir. Sigortacılık Kanunu’nun 24. maddesinin
sekizinci fıkrasında açıklandığı üzere TSB’nin amacı; mesleğin gelişmesini temin etmek,
üyelerinin dayanışma, birlik ve mesleğinin gerektirdiği vakar ve disiplin içinde
çalışmalarını sağlamak ve haksız rekabeti önlemek üzere gerekli kararları almak ve
uygulamak şeklinde düzenlenmiştir.
(69) Sigortacılık Kanunu’nun 24. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu kurumu niteliğinde
bir meslek kuruluşu olan TSB’ye giriş aidatını ödeyerek üye olmak zorundadır. Birliğin
39’u hayat dışı, 18’i hayat ve emeklilik, 4’ü hayat ve 2’si reasürans şirketi olmak üzere
63 üyesi aktif olarak faaliyette bulunmaktadır12.
(70) Sigortacılık Kanunu’nda da belirtildiği üzere TSB’nin görevleri arasında; mesleğin
gelişmesini sağlayıcı önlemler almak, bu amaçla araştırma kuruluşları tesis etmek ve bu
konudaki araştırma ve çalışmaları desteklemek, Türkiye’de sigortacılığı ve bireysel
emeklilik tasarruf ve yatırım sistemini temsil etmek ve tanıtmak için gerekli girişimlerde
bulunmak, gerektiğinde sigorta sözleşmelerine ilişkin rehber tarifeleri hazırlayarak
sektörün hizmetine sunmak, sigortacılık ve bireysel emeklilik tasarruf ve yatırım sistemi
mevzuatı ile kendisine verilen görevleri yerine getirmek ve aldığı kararların ve önlemlerin
uygulanmasını izlemek, uyulması zorunlu meslek kurallarını belirlemek, üyeleri
arasındaki haksız rekabeti önlemek amacıyla gerekli her türlü tedbiri almak ve
uygulamak, sigortacılıkta tahkimin işleyişini düzenlemek ve sigorta hakemlerinin listesini
tutmak gibi yetkileri bulunmaktadır.
(71) Bu noktada TSB tarafından yayımlanan Trafik Sigortası Rehber Tarife’nin (Rehber
Tarife) niteliklerini de ele almak yerinde olacaktır. Tarife Yönetmeliği’nin 15. maddesinin
11 Anılan Yönetmelik ile 1/7/2008 tarihli ve 26923 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Sigorta ve
Reasürans Şirketleri Birliğinin Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
12 [] (Erişim Tarihi: 11.04.2018)
18-13/241-112
23/31
üçüncü fıkrası, “Birlik, Müsteşarlığın belirlediği esaslar çerçevesinde bağlayıcı olmamak
kaydıyla Trafik Sigortası Rehber Tarifesi hazırlayabilir. Bu tarife, Birlik internet sitesinde
yayınlanır.” hükmünü amirdir. Bu çerçevede, 2008 yılından bu yana TSB tarafından söz
konusu Rehber Tarife’nin yayımlandığı bilinmektedir. TSB tarafından sigorta şirketlerine
yol göstermek amacıyla hazırlanan Rehber Tarife kapsamında, Trafik Sigortası
tarifesinde yer alan araç türleri için il bazında fiyat önerisinde bulunulmaktadır. Rehber
Tarife hazırlanırken sigorta şirketlerince TRAMER veri tabanına iletilen veriler
kullanılmakta, araç türü, sigortalı türü ve il bakımından şirketlerce gönderilen verilerin
toplamı kullanılarak genel bir tarife hazırlanmaktadır. Rehber Tarife’nin hazırlanmasında;
net poliçe adetleri, net poliçe primi, açılan hasar dosya adedi, ödenen hasar dosya adedi,
hasar miktarı (ödenen hasar ve muallak hasar toplamı) verileri kullanılarak gelecek yıllara
ait hasar tahmini yapılmakta ve risk primi hesaplanmaktadır. Ayrıca Rehber Tarife’nin
hazırlanmasında sektöre yönelik yapılan ve sektördeki prim üretimini ve hasar
ödemelerini etkileyecek değişiklikler de dikkate alınmaktadır.
(72) Birliğin çalışma esasları TSB tarafından hazırlanan ve HAZİNE tarafından onaylanan
yönetmelik ile belirlenmekte ve Birliğin tüm faaliyetleri Sigortacılık Kanunu’nun 24.
maddesinin 25. fıkrası uyarınca HAZİNE tarafından denetlenmektedir.
G.3.2. Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu (TMTB)
(73) TMTB, Sigortacılık Kanunu’nun 24. maddesine dayanılarak, motorlu araçların işletilmesi
nedeniyle sigortalı aracın bulunduğu yeşil kart sistemi dâhilindeki ülkelerin mali
sorumluluk sigortası kapsamında yurt dışında geçerli sigorta belgeleri düzenlemek ve bu
kapsamda sebep olunan hasarları karşılamak, ülkemizde geçerli bulunan sigorta
sözleşmeleri kapsamında yeşil kart sigortası bulunan yabancı plakalı araçların sebep
olduğu hasarların çözümlenip giderilmesini sağlamak amacıyla TMTB Yönetmeliği
çerçevesinde kurulmuştur.
(74) Bununla birlikte TMTB, TSB bünyesinde tüzel kişiliğe sahip olarak kurulmuş bir teşebbüs
birliğidir13. 4054 sayılı Kanun’da teşebbüs birliği, “teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak
için oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği bulunmayan her türlü birlik” olarak
tanımlanmıştır. TMTB Yönetmeliği’nin 1. maddesinde de TMTB’nin TSB bünyesinde
tüzel kişiliği haiz olarak kurulduğu belirtilmiştir. Ayrıca, TMTB’nin organları Genel Kurul,
Yönetim Kurulu, Denetim Kurulundan oluşmakta olup, söz konusu organların üye
teşebbüslerin temsilcilerinden oluşmaktadır. Yine aynı Yönetmeliğin 16. maddesinin 1.
fıkrasında Trafik Sigortası branşında ruhsat sahibi olan tüm sigorta şirketlerinin TMTB’nin
doğal üyesi oldukları düzenlenmiştir.
G.4. İlgili Pazar
G.4.1. İlgili Ürün Pazarı
(75) Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesi
sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına
sebep olması halinde doğan zararların karşılanmasını sağlamak üzere araç sahiplerinin
Trafik Sigortası yaptırmaları zorunlu kılınmıştır. Buna ek olarak yukarıda ayrıntılı olarak
açıklandığı üzere Tarife Değişiklik Yönetmeliği ile Tarife Yönetmeliği’ne “Riskli sigortalılar
havuzu” başlıklı Geçici 12. maddenin eklenerek hasar frekansı yüksek basamak ve/veya
araç grupları için başvuru konusu HAVUZ’a ilişkin uygulama başlatılmıştır. Aynı
düzenleme ile 1, 2 ve 3. basamaklarda bulunan tüm araçları ile 4, 5, 6 ve 7.
basamaklardaki taksi, minibüs (sürücüsü dâhil 10-17 koltuk), otobüs (sürücüsü dâhil 18-
30 koltuk), otobüs (sürücüsü dâhil 31 ve üstü koltuk), kamyon ve çekici türündeki araç
13 Kurul’un 04.05.2006 tarihli ve 06-32/391-101 sayılı Yeşil Kart Sigortası önaraştırma kararı.
18-13/241-112
24/31
gruplarından oluşan hasar frekansı yüksek basamak ve/veya araç gruplarının kapsama
alındığı ifade edilmiştir. Bu çerçevede başvuru konusu uygulamaya ilişkin ilgili ürün
pazarı, “1, 2 ve 3. basamaklarda bulunan tüm araçlar ile 4, 5, 6 ve 7. basamaklardaki
taksi, minibüs (sürücüsü dâhil 10-17 koltuk), otobüs (sürücüsü dâhil 18-30 koltuk), otobüs
(sürücüsü dâhil 31 ve üstü koltuk), kamyon ve çekici türündeki araç gruplarından oluşan
hasar frekansı yüksek basamak ve/veya araç gruplarına yönelik trafik sigortası pazarı”
olarak belirlenmiştir.
G.4.2. İlgili Coğrafi Pazar
(76) Sektörü ilgilendiren yasal düzenlemeler ve ilgili uygulamanın kapsamı değerlendirilerek
ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tanımlanmıştır.
G.5. TMTB’den Elde Edilen Bilgiler
(77) Dosya kapsamında değerlendirmek üzere TMTB’den bilgi talep edilmiştir. TMTB
tarafından gönderilen cevabi yazıda özetle;
- Uygulamada tüm havuz sistemlerinde nimet ve külfetin açık, şeffaf, adil ve
ölçülebilir olmasının ana ilke olduğu; külfetin karşılanması, yani rizikonun
gerçekleşmesi halinde ödenecek hasar tazminatının her bir sigortacı tarafından
havuza devredilecek primin tek olması halinde mümkün olduğu, aksi takdirde o
riziko için uygulanacak sigorta priminin hesaplama yöntemine katılmadığı halde,
rizikonun gerçekleşmesi durumunda yapılacak tazminat ödemesine her bir üyenin
katılımını beklemenin havuz koşuluna aykırı düşeceği,
- Trafik Sigortası primlerinin ve uygulanacak indirim ve artırım oranlarının sigorta
şirketlerince serbestçe belirlenebilmesi sonrası, sigorta ettirme yükümlülüğü olan
araç sahiplerinin özellikle hasar frekansı yüksek basamak ve/veya araç gruplarının
sigortaları için talep edilen sigorta primlerinin önceki yıllara oranla çok yükselmesi
ve sigorta şirketlerinin zorunlu olan sigorta poliçelerini düzenlemekten kaçınması
yönündeki şikâyetlerin artması üzerine HAZİNE tarafından 2017/1 sayılı Genelge
çıkartılarak azami prim uygulamasının başlatıldığı,
- Anılan düzenlemeye rağmen aynı sorunların devam etmesi üzerine HAZİNE
tarafından hasar frekansı yüksek basamak ve/veya araç grupları için HAVUZ
sistemine geçildiği,
- Bu kapsamda TMTB Yönetim Kurulu tarafından, Trafik Sigortası branşında 2016
yılına kadarki teknik ve mali zarar dikkate alınarak, HAZİNE tarafından belirlenen
azami prim tutarının bile HAVUZ kapsamındaki hasar frekansı yüksek basamak
ve/veya araç grupları için sağlanan sigorta teminatlarını karşılamayacağı öngörüsü
ile HAVUZ’a devredilecek primlerin tavan prim üzerinden yapılması gerektiğine
karar verildiği,
- HAVUZ’un işleyişi kapsamında Cognos üzerinden sigorta şirketi bazında tüm
sigorta şirketlerine ait prim, ödenen hasar, muallak hasar, miktar ve adet gibi
belirlenmiş verilere ilişkin raporların görülebildiği, ancak, bu bilgileri görmek için
gerekli olan yetkili kullanıcı girişi yetkisinin TMTB’de sınırlı sayıda kişiye
tanımlandığı,
- Bahsi geçen raporların ay kapama işlemleri tarihlerine bağlı olarak HAVUZ’a
devredilecek prim ve üyelere gönderilecek hesap belgesinde yer alacak verilerin
oluşturulması ve sigorta şirketleri ile yapılacak mutabakatlar bakımından önemli
olduğu,
- Tüm sigorta şirketlerinin söz konusu raporları çalıştırma ve görüntüleme yetkisinin
olduğu, bu raporlarda sigorta şirketlerinin HAVUZ’a devrettikleri ve payları oranında
HAVUZ’dan aldıkları tutarların gösterildiği, raporların poliçe detayları ile ilgili bilgi
18-13/241-112
25/31
içermediği, ayrıca bahsi geçen raporların her ay üyelere gönderilen hesap belgesi
ekinde yer aldığı,
- TSB’nin 2016 yılı üretim verileri esas alınarak yapılan hesaplamaya göre
HAVUZ’un toplam Trafik Sigortası pazarı içinde adet olarak yaklaşık %8,3’lük
kesimi ilgilendirdiği, prim üretiminin ise yaklaşık %24,4’lük kısmını oluşturduğu,
- İlerleyen yıllarda HAVUZ’un kapsamının gözden geçirilerek devam edeceğinin;
kapsamın değişmesi veya gözden geçirilmesinde sigorta şirketlerinin HAVUZ
kapsamındaki rizikoları sigortalama konusundaki yaklaşımlarına ve HAVUZ’un
işleyişine yapacakları katkılarına göre şekilleneceğinin düşünüldüğü
ifade edilmektedir.
G.6. HAZİNE’den Elde Edilen Bilgi ve Belgeler
(78) Muafiyet kapsamında değerlendirilmek üzere HAZİNE’den talep edilen bilgilere istinaden
gönderilen cevabi yazıda özetle;
- HAZİNE tarafından yayımlanan 2017/1 sayılı Genelge ile araç, basamak ve il
bazında Trafik Sigortası poliçelerine ilişkin azami prim belirlendiği,
- Ancak, azami prim uygulamasının yürürlüğe girmesini takiben gelen şikâyetlerden
özellikle hasar frekansı yüksek basamak ve/veya araç türleri için bazı sigorta
şirketlerinin poliçe düzenlemekten kaçındıklarının anlaşıldığı,
- Tarife Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 6. fıkrası kapsamında, hasar frekansı yüksek
basamak ve/veya araç grupları için düzenlenen poliçelerin Trafik Sigortası
branşında ruhsat sahibi tüm şirketlere dağıtılması, böylece riskin bazı şirket ya da
şirketler üzerinde yoğunlaşmasının engellenmesi ve bahsi geçen basamak ve araç
türlerinin sigortasız kalmaması için HAVUZ oluşturulduğu,
- Anılan Yönetmeliğin Geçici 12. maddesinde HAVUZ kapsamındaki Trafik Sigortası
poliçelerine ilişkin prim ve hasarların TMTB tarafından Çalışma Esasları
çerçevesinde sigorta şirketleri arasında paylaştırılacağının hükme bağlandığı,
- HAVUZ kapsamında olan poliçeler için alınan primler üzerinden HAVUZ’a
aktarılması gereken tutarın ve ödenen hasarın Çalışma Esasları çerçevesinde
belirleneceği ve yine bu Esaslar çerçevesinde TMTB tarafından belirlenen paylaşım
oranına göre sigorta şirketleri arasında paylaştırılacağı,
- Çalışma Esasları’nın “İhtilaflar” başlıklı 5. maddesi çerçevesinde, TMTB tarafından
İşleyiş Kuralları belirlendiği ve bu Kuralların HAZİNE’nin uygunluk görüşüne
sunulduğu, akabinde HAZİNE tarafından uygun görülen metnin TMTB’ye iletildiği,
- HAVUZ’un yeni bir uygulama olması nedeniyle gelir ve gider dengesinin
korunmasını teminen, poliçenin azami prim altından satılması durumunda da
HAVUZ’a azami prim üzerinden devir yapılmasının, TMTB’nin İşleyiş Kuralları ile
HAVUZ kapsamındaki basamak ve/veya araç türleri bazında azami primleri
aşmamak üzere, HAVUZ’a devredilecek prim tutarını belirleyebilmesinin uygun
görüldüğü,
- HAVUZ sisteminin azami prim uygulaması içerisinde bir yapı olarak yer aldığı
dikkate alındığında, Çalışma Esasları’nın 1. maddesinde HAVUZ kapsamındaki
poliçelere ilişkin primlerin tespitinde Tarife Yönetmeliği’nin 11. maddesindeki
esasların uygulanacağının düzenlendiği,
- Diğer yandan; TMTB’nin İşleyiş Kuralları ile aldığı kararın, sigorta şirketleri
tarafından HAVUZ’a devredilecek prim tutarını belirlemeye yönelik olduğu,
dolayısıyla sigorta şirketlerinin azami prim altında poliçe düzenleyebilmelerinin
mümkün olduğu,
- HAVUZ’a ilişkin tüm iş ve işlemlerin HAZİNE’nin denetimine tabi olduğu
ifade edilmektedir.
18-13/241-112
26/31
G.7. Değerlendirme
(79) 4054 sayılı kanunun 4. maddesi, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya
dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi
doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu
eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerini” yasaklamaktadır.
(80) Başvuru konusu işlem; trafik sigortası pazarında yer alan ve sigorta şirketlerinin poliçe
kesmekten imtina ettiği riskli sürücülerden oluşan belli basamak ve araç türlerine yönelik
olarak Tarife Değişiklik Yönetmeliği ile kurulan HAVUZ’a ilişkin Çalışma Esasları ve
teşebbüs birliği niteliğindeki TMTB’nin Yönetim Kurulu tarafından belirlenen İşleyiş
Kuralları’na menfi tespit belgesi verilmesi, menfi tespit belgesi verilemiyorsa bireysel
muafiyet tanınması ya da 2008/3 sayılı Tebliğ çerçevesinde grup muafiyetinden
yararlandığının tespiti talebinden oluşmaktadır. Anılan işlemin, ilgili yönetmelik
kapsamında bir kamu düzenlemesi ile kurulan HAVUZ’a ilişkin olmasının yanı sıra,
teşebbüs birliği niteliğindeki TMTB’nin, yönetmelikte düzenlenmeyen ancak HAZİNE
tarafından onaylanan ilgili mevzuat çerçevesinde, Tarife Değişiklik Yönetmeliği ve
Çalışma Esasları ile HAVUZ kapsamındaki poliçelere ilişkin hesapların yönetimi,
devredilecek prim oranları ve hesaplama yönteminin TMTB tarafından belirlenmesini
içeren TMTB Yönetim Kurulu Kararı ile İşleyiş Kuralları’nın HAZİNE’nin onayı ile
yürürlüğe girmesinin hukuki açıdan değerlendirilmesi ve bu onayın 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesi çerçevesindeki bağlayıcılığının belirlenmesi gerekmektedir.
(81) Bu nedenlerle mezkûr başvuruya konu Çalışma Esasları ve İşleyiş Kuralları’na ilişkin
olarak;
- İlgili pazardaki rekabete etkisinin değerlendirilmesi,
- Dayanağını ilgili mevzuattan alan ve bu anlamda kamusal bir yetkinin kullanıldığı
düzenleyici bir işlem niteliğinde olup olmadığı ve bu nedenlerle söz konusu
düzenlemelerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında bir teşebbüs ya da
teşebbüs birliği davranışı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin
belirlenmesi,
- İşlemin bir idari düzenleme sonucunda gerçekleştirilmediğinin; diğer bir ifade ile bir
teşebbüs birliği kararı olarak ele alınması gerektiğinin tespiti halinde ise 4054 sayılı
Kanun’un 4. ve 5. maddeleri kapsamında rekabetçi bir analiz yapılması
gerekmektedir.
G.7.1. Başvuruya Konu Olan Çalışma Esasları ve İşleyiş Kuralları’nın İlgili
Pazardaki Rekabetçi Yapıya Etkisine İlişkin Değerlendirme
(82) Yukarıda ayrıntılı olarak yer verilen süreç ve Toplantı Tutanağı incelendiğinde,
HAVUZ’un işleyişine ilişkin olarak bir teşebbüs birliği niteliğindeki TMTB tarafından alınan
kararlar arasında yer alan “…Riskli Sigortalılar Havuzuna yapılacak devirler azami prim
üzerinden olacaktır..” maddesinin halihazırda rekabet içerisinde bulunması beklenen
sigorta şirketlerinin HAVUZ kapsamındaki prim belirleme süreçlerindeki rekabeti ortadan
kaldırması ve HAVUZ kapsamındaki primlerin ilgili mevzuat ile belirlenmiş azami prime
eşitlenmesi sonucunu doğurması beklenmektedir. Nitekim SBM’den alınan veriler
incelendiğinde uygulamanın ilk dönemlerinde tavan primin oldukça altından primler ile
poliçeler oluşturulduğu, Yönetim Kurulu Kararı sonrası ise kesilen poliçelerin HAVUZ
kapsamındaki kesilen poliçelerin büyük çoğunluğunun tavan prime yakınsadığı; 2017
yılının Aralık ayı itibarıyla ise HAVUZ kapsamındaki poliçelerin %58,4’ünün tavan prim
ile aynı; %34,4’ünün ise tavan primin %5 altına kadarki primlerden oluşturulduğu
görülmektedir.
18-13/241-112
27/31
Grafik 1: HAVUZ Kapsamında Kesilen Poliçelerin Prim Karşılaştırması
Kaynak: SBM’den elde edilen bilgiler.
(83) Yukarıda yer verilen bilgi ve grafik incelendiğinde ilgili yönetmelik ve eki olan Çalışma
Esasları’nda açıkça belirtilmiş olmamasına rağmen HAZİNE tarafından uygun görülen
İşleyiş Kuralları’nda TMTB’nin Yönetim Kurulu için basamak ve/veya araç grupları
bazında, azami primleri aşmamak üzere, HAVUZ’a devredilecek prim tutarını
belirleyebilme yetkisi getirilmiştir. Bu doğrultuda TMTB Yönetim Kurulu tarafından,
yukarıda yer verildiği üzere, HAVUZ kapsamındaki teşebbüslerin oluşturduğu poliçelerin
HAVUZ’a devrinin tavan prim üzerinden yapılmasına yönelik bir kural getirilmiştir. Bu
kural sonucunda ise normal şartlarda teşebbüslerin farklı seviyelerde belirleyebilecekleri
primlerin tavan prim seviyesine yakınsadığı anlaşılmaktadır. Bu durumun ise ilgili
pazarda rekabeti kısıtlama etkisi yarattığı söylenebilecektir.
G.7.2. Başvuruya Konu Olan Çalışma Esasları ve İşleyiş Kuralları’nın Düzenleyici
İşlem Niteliğine İlişkin Değerlendirme
(84) Bahse konu Çalışma Esasları ve İşleyiş Kuralları, HAZİNE tarafından çıkarılan ve
11.07.2017 tarih ve 30121 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tarife Değişiklik
Yönetmeliği kapsamında kurulan HAVUZ’a ilişkindir. Bu kapsamda HAVUZ’un
kuruluşuna ilişkin süreci ve yukarıda ayrıntılarına yer verilen sistem işleyişini özetle ele
almak yerinde olacaktır.
(85) İlgili mevzuat kapsamında motorlu araç işletenleri, Trafik Sigortası yaptırmakla
yükümlüdür. Bir kaza sonucu bedeni ya da maddi hasar oluşması durumunda zarar
gören karşı tarafın hasarlarını tazmin etmek üzere motorlu araç işletenlere yüklenen
hukuki sorumluluğa yönelik olan Trafik Sigortası prim ve teminatlarının düzenlendiği
mevzuat hükümleri incelendiğinde ise 2008 yılından önce prim ve teminatların devlet
tarafından belirlendiği, Sigortacılık Kanunu’nun 2007 yılında yürürlüğe girmesi sonrası,
mezkûr Kanun’un 12. maddesi çerçevesinde ve yine Tarife Yönetmeliği ile kısmi
serbestliğe geçildiği, ardından HAZİNE tarafından artırım ve indirim sınırlarının kademeli
olarak genişletildiği ve nihayet Tarife Yönetmeliği’nde 2013 yılında yayımlanan değişiklik
ile sigorta şirketlerinin 01.01.2014’ten itibaren anılan primleri serbestçe belirleyebilir hale
geldiği görülmektedir.
0,00%
10,00%
20,00%
30,00%
40,00%
50,00%
60,00%
70,00%
80,00%
90,00%
100,00%
Tavan Prim - HAVUZ Kapsamında Kesilen Poliçe Primleri Karşılaştırması
Tavan Prim'in %5'ten fazla altında fiyatla kesilen primlerin oranı (%)
Tavan Prim ile %5 altına kadar fiyatla kesilen primlerin oranı (%)
Tavan Prim ile aynı fiyattan kesilen primlerin oranı (%)
18-13/241-112
28/31
(86) Trafik Sigortası sektörünü düzenleyen mevzuat hükümleri incelendiğinde, HAZİNE’nin
düzenleme ve denetleme yetkisine sahip olduğu ve bu yetkisinin 4059 sayılı Hazine
Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2/e.
maddesi ile 5/c. maddesinde düzenlendiği görülmektedir. HAZİNE’nin Trafik Sigortası
primlerine müdahale etme ve yaptırım uygulama yetkisi de mevcuttur. İlgili mevzuat
hükümlerinden HAZİNE’nin takdiri doğrultusunda Trafik Sigortası primlerine müdahale
edebilmesinin her zaman mümkün olduğu anlaşılmaktadır.
(87) Nitekim, 2015 yılında itibaren Trafik Sigortası primlerinde ortaya çıkan yükselme
nedeniyle, Trafik Sigortası’nın zorunlu mahiyeti dikkate alınarak sisteminin
sürdürebilirliğini teminen HAZİNE tarafından “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali
Sorumluluk Sigortası Primlerine İlişkin Genelge (2017/1)” ile tavan prim uygulamasına
geçilmiş, yine aynı genelge kapsamında prim artış ve primlerde indirim oranları da
belirlenmiştir. Bununla birlikte tavan prim uygulamasının devamında bazı sigorta
şirketlerinin, zorunlu olmasına rağmen özellikle riskli gruptaki araç işletenlerine poliçe
kesmekten kaçındıklarına ilişkin başvuruların HAZİNE’ye intikal etmesi üzerine 2017/1
sayılı Genelge’nin yürürlüğe girdiği tarihten bir gün sonra HAZİNE tarafından “Zorunlu
Trafik Sigortasını Yapmaktan Kaçınan Sigorta Şirketlerine Yönelik Tedbirlere İlişkin
Basın Açıklaması” yapılmış, ilgili basın açıklamasında Trafik Sigortası için teklif
vermediği ve tanzim etmekten kaçındığı tespit edilen şirketler hakkında, Sigortacılık
Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca adlî ve idarî işlem tesis edileceği belirtilmiştir.
(88) Devam eden süreçte HAZİNE’nin bağlı olduğu Başbakan Yardımcılığı tarafından da
25.06.2017 tarihinde bir basın açıklaması yapılmış ve bu hususun HAZİNE tarafından
takip edildiği ve kaçınmanın söz konusu olduğu Trafik Sigortası poliçeler için riskin
düzenlemelere harfiyen uyan şirketler üzerinde yoğunlaşmasını engelleyecek "Riskli
Sigortalılar Havuzu oluşturulacağı” ifade edilmiştir14. Aynı açıklamada ayrıca, söz konusu
HAVUZ’u TMTB’nin yöneteceği ve büronun işlemlerinin de HAZİNE tarafından takip
edilerek denetleneceği vurgulanmıştır.
(89) Akabinde, 11.07.2017 tarih ve 30121 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tarife
Değişiklik Yönetmeliği ile Tarife Yönetmeliği’ne, başvuru konusu olan “Riskli sigortalılar
havuzu” başlıklı Geçici 12. madde eklenmiş ve böylece HAVUZ kurulmuştur. İlgili madde
incelendiğinde sistemin işleyişine esas olarak hasar frekansı yüksek basamak ve/veya
araç grupları için 12/4/2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere “Riskli Sigortalılar
Havuzu” kurulduğu ve HAVUZ kapsamındaki Trafik Sigortası poliçelerine ilişkin prim ve
hasarın ise TMTB tarafından Yönetmelik Ek-4’teki Çalışma Esasları çerçevesinde sigorta
şirketleri arasında paylaştırılacağı kural olarak getirilmiştir.
(90) Çalışma Esasları incelendiğinde; 1, 2 ve 3. basamaklarda bulunan tüm araçlar ile 4, 5, 6
ve 7. basamaklardaki taksi, minibüs (sürücüsü dâhil 10-17 koltuk), otobüs (sürücüsü
dâhil 18-30 koltuk), otobüs (sürücüsü dâhil 31 ve üstü koltuk), kamyon ve çekici türündeki
araç grupları HAVUZ kapsamında olduğu, azami primlerin, komisyonlar ve diğer hususlar
için aynı yönetmeliğin geçici 11. maddesindeki esasların geçerli olduğu ve poliçelere
ilişkin hesapların yönetiminin TMTB tarafından yapılacağı ifade edilmiştir. Çalışma
Esasları’nın devamında, HAVUZ kapsamındaki poliçelerin prim ve komisyon oranlarına
ilişkin olarak, indirim oranları, aracı ve sigorta şirketlerinin komisyon oranları
belirlenmiştir. HAVUZ kapsamındaki poliçelere ilişkin primlerin ve ödenen hasarların
sigorta şirketleri arasındaki paylaşımının hesaplanması içinse iki aşama öngörülmüştür.
Bu kapsamda;
14
18-13/241-112
29/31
1. Prim ve ödenen hasarların %50’sinin sigorta şirketleri arasında eşit olarak
paylaştırılacağı,
2. Kalan %50’sinin ise her yılın başında sigorta şirketlerinin Trafik Sigortası
pazarındaki primlerden son 3 yılda aldıkları paya göre hesaplanacak orana göre
dağıtılacağı ve yıl boyunca bu oranın sabit kalacağı
düzenlenmiştir. Bununla birlikte, Çalışma Esasları’nın “İhtilaflar” başlıklı 5. maddesinde
sigorta şirketleri ile HAVUZ arasındaki iş ve işlemlere ilişkin ihtilafların, HAZİNE’nin
uygun görüşü alınarak TMTB tarafından giderileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda,
TMTB Yönetim Kurulu tarafından İşleyiş Kuralları’na ilişkin taslak belirlenmiştir.
(91) Anılan İşleyiş Kuralları Taslağı TMTB tarafından 03.08.2017 tarihinde HAZİNE’ye
sunulmuş, HAZİNE tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda uygun
görülen metin (İşleyiş Kuralları) 09.08.2017 tarih ve 21206 sayılı yazı ile TMTB’ye
iletilmiştir.
(92) İşleyiş Kuralları’nda öne çıkan düzenlemelere bakıldığında ilk olarak 4. maddesinde,
Çalışma Esasları’nda bahsi geçen prim ve hasar ödemelerinin sigorta şirketleri arasında
paylaştırılmasına ilişkin yukarıda yer verilen düzenlemeden hareketle, prim ve ödenen
hasarların %50’lik kısmının sigorta şirketleri arasında eşit şekilde paylaştırılmasının,
diğer %50’lik kısmının ise TSB verileri esas alınarak hesaplanmış orana göre
paylaştırılmasının esas alındığı görülmektedir. “Prim devri” başlığını taşıyan 5. maddede
ise toplanan primlerin hangi esaslara yönelik devredileceğine ilişkin hususların
belirlendiği görülmektedir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında aşağıdaki kural
bulunmaktadır:
“(2) Yönetmeliğin Geçici 12 nci maddesinin yayımı tarihinden sonra düzenlenecek
poliçeler için Yönetim Kurulu basamak ve/veya araç grupları bazında, azami primleri
aşmamak üzere, Havuza devredilecek prim tutarını belirleyebilir.”
(93) Aynı maddenin beşinci fıkrasında da aşağıdaki kural getirilmiştir:
“[TMTB] Yönetim Kurulu;
a) Primin taksitle tahsil edilmesi durumunda Havuza devredilecek prime,
b) Şirkete ait herhangi bir reasürans anlaşmasının bulunması durumunda, ilgili
reasürans anlaşmasının özelliğini dikkate alarak Havuza devredilecek prime ve
paylaşıma konu olacak hasara,
c) Yürürlükteki bir trafik sigortası poliçesinin kullanım tarzı veya basamak değişikliği
nedeniyle Havuz kapsamına girişi veya Havuz kapsamından çıkışına
ilişkin usul ve esaslar belirleyebilir”
(94) Yukarıda bazı maddelerine yer verilen İşleyiş Kuralları, HAZİNE’nin TMTB’ye hitaben
yazdığı 09.08.2017 tarih ve 21206 sayılı yazı ekinde iletilmiş olup, anılan metnin HAZİNE
tarafından uygun görülen metin olduğu ilgili yazıda ifade edilmiştir. Sürecin devamında
14.08.2017 tarihli TMTB Yönetim Kurulu Toplantısı’nda HAVUZ’un işleyişine yönelik
olarak, yukarıda yer verilen İşleyiş Kuralları’nın ilgili maddelerine dayanılarak Toplantı
Tutanağı ile bazı uygulama ayrıntıları belirlenmiştir.
(95) Toplantı Tutanağı’nda öne çıkan maddelere aşağıda yer verilmektedir:
“1- İşleyiş Kuralları Madde 4’te belirtilen Paylaşım Oranları ekli listede gösterilmiş olup,
%50’lik kısmın tespitinde TSB verileri esas alınmış, diğer %50’lik kısım ise üye
şirketlere eşit olarak dağıtılmıştır.
2- İşleyiş Kuralları Madde 5/2’ni uygulama şekli şöyle olacaktır:
18-13/241-112
30/31
11 Temmuz 2017 tarihinden sonra düzenlenecek poliçeler bakımından, HAZİNE
tarafından belirlenen azami primi aşmamak kaydıyla her bir üye düzenleyeceği
poliçenin primini belirleyebilir. Ancak Riskli Sigortalılar Havuzuna yapılacak devirler
azami prim üzerinden olacaktır. Diğer bir ifade ile havuza devredilecek prim,
Yönetmelikte belirlenen tavan primden, sigortalıdan alınan kesintiler düştükten sonra
kalan kısmın %76’sıdır. [...]”
(96) Yukarıda yer verilen yetkilendirme ile getirilen düzenleme, ilgili pazarda rekabeti
kısıtlayıcı etki doğurabilecek olmakla birlikte, ilgili kararı alan ve bu düzenlemeyi yürüten
TMTB’nin anılan kararının bir teşebbüs birliği kararı mı olduğu yoksa bir idari düzenleme
sonucu mu alındığının tespit edilmesi gerekmektedir.
(97) Yapılan başvuruda, HAVUZ sisteminin Bakanlık düzeyinde yapılan açıklamalar
sonrasında, idari nitelikte düzenleyici bir işlemle HAZİNE kontrolü altında kurulduğu ve
TMTB’nin sadece HAVUZ’un işleyişinden sorumlu olduğu ifade edilerek uygulamanın
4054 sayılı Kanun dışında olduğu iddia edilmekte ve anılan başvuruya ilişkin olarak menfi
tespit verilmesi talep edilmektedir.
(98) Yapılan incelemede HAVUZ’un kurulmasına ilişkin sürecin ilgili Bakanlık tarafından
başlatıldığı, HAZİNE tarafından oluşturulan Tarife Değişiklik Yönetmeliği’nin Resmi
Gazete’de yayımlanması ile sürecin resmi altyapısının oluşturulduğu görülmektedir.
Genel hatlarıyla bakıldığı zaman TMTB tarafından yürütülen sürecin, başvuruda ifade
edildiği üzere idari nitelikteki düzenleyici bir işlemin parçası olduğu görülmektedir.
Bununla birlikte ilgili mevzuatta net olarak ifade edilmemesine rağmen TMTB tarafından
HAVUZ’a aktarılacak prim tutarlarına yönelik “Tavan primden devir” uygulamasının
HAZİNE tarafından onaylandığı, fakat anılan uygulamanın HAVUZ kapsamındaki
primlerin yeknesaklaşması sonucunu doğurarak ilgili pazardaki rekabete olumsuz etkide
bulunabileceği görülmektedir. Bu hususa ilişkin olarak HAZİNE’den gelen görüşte;
- HAVUZ kapsamında olan poliçeler için alınan primler üzerinden HAVUZ’a
aktarılması gereken tutarın ve ödenen hasarın Çalışma Esasları çerçevesinde
belirleneceği ve yine bu Esaslar çerçevesinde TMTB tarafından belirlenen paylaşım
oranına göre sigorta şirketleri arasında paylaştırılacağı,
- Çalışma Esasları’nın “İhtilaflar” başlıklı 5. maddesi çerçevesinde, TMTB tarafından
İşleyiş Kuralları belirlendiği ve bu Kuralların HAZİNE’nin uygunluk görüşüne
sunulduğu, akabinde HAZİNE tarafından uygun görülen metnin TMTB’ye iletildiği,
- HAVUZ’un yeni bir uygulama olması nedeniyle gelir ve gider dengesinin
korunmasını teminen, poliçenin azami prim altından satılması durumunda da
HAVUZ’a azami prim üzerinden devir yapılmasının, TMTB’nin İşleyiş Kuralları ile
HAVUZ kapsamındaki basamak ve /veya araç türleri bazında azami primleri
aşmamak üzere, HAVUZ’a devredilecek prim tutarını belirleyebilmesinin uygun
görüldüğü,
- HAVUZ sisteminin azami prim uygulaması içerisinde bir yapı olarak yer aldığı
dikkate alındığında, Çalışma Esasları’nın 1. maddesinde HAVUZ kapsamındaki
poliçelere ilişkin primlerin tespitinde Tarife Yönetmeliği’nin 11. maddesindeki
esasların uygulanacağının düzenlendiği,
- Diğer yandan; TMTB’nin İşleyiş Kuralları ile aldığı kararın, sigorta şirketleri
tarafından HAVUZ’a devredilecek prim tutarını belirlemeye yönelik olduğu,
dolayısıyla sigorta şirketlerinin azami prim altında poliçe düzenleyebilmelerinin
mümkün olduğu,
- HAVUZ’a ilişkin tüm iş ve işlemlerin HAZİNE’nin denetimine tabi olduğu
18-13/241-112
31/31
ifade edilmiştir.
(99) Öte yandan Yeşil Kart Sigorta Havuzu’na yönelik olarak 2006 yılında yürütülen
önaraştırmaya ilişkin 04.05.2006 tarih ve 06-32/391-101 sayılı Kurul kararında da
yönetmelik ve düzenleyici işlem ilişkisi incelenmiştir. İlgili kararda iddialara yönelik olarak
TMTB’nin 4054 sayılı Kanun anlamında bir teşebbüs birliği niteliğinde olduğu ancak
TMTB’nin Yeşil Kart Sigortası tarifesi belirlemesinin Türkiye Sigorta ve Reasürans
Şirketleri Birliği Yönetmeliği’ne dayandığı, anılan yönetmeliğin kanuni dayanağı olup
olmadığı tartışmasının idari yargının görev alanında olduğu, öte yandan HAZİNE
tarafından getirilen bir idari düzenleme ile yetkilendirilen TMTB’nin, tarife belirlemesinden
dolayı 4054 sayılı Kanun kapsamında sorumluluğunun bulunmadığına karar verilmiştir.
(100) Ortaya konan bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, ilgili mevzuatla genel hatları
çizilmiş olsa dahi kanuni olarak sektörde düzenleyici ve primlere müdahale yetkisini haiz
kurum olan HAZİNE tarafından onaylanan bu uygulamanın kamusal bir yetkinin
kullanıldığı düzenleyici bir işlem niteliğinde olduğu ve bu bağlamda 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesi anlamında bir teşebbüs birliği davranışı olarak değerlendirilemeyeceği
sonucuna ulaşılmaktadır.
H. SONUÇ
(101) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. Riskli Sigortalılar Havuzu Çalışma Esasları ve Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu
Yönetim Kurulu tarafından belirlenen İşleyiş Kuralları’nın, kamusal bir yetkinin
kullanıldığı düzenleyici işlem niteliğinde olmaları nedeniyle, 4054 sayılı Kanun'un 4.
maddesi anlamında bir teşebbüs ya da teşebbüs birliği davranışı olmadıklarına,
2. Dolayısıyla anılan Çalışma Esasları’na ve İşleyiş Kuralları’na 4054 sayılı Kanun'un
8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi verilmesine
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy