Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2004-4-65 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 05-46/668-170
Karar Tarihi : 13.7.2005
Dosya Konusu : Ro-Ro gemi işletmecilerinin kartel oluşturmak
suretiyle 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettikleri iddiaları.
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ,
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN 10
B- SORUŞTURMA HEYETİ
Başkan : Rıfkı ÜNAL
Raportörler : Süleyman CENGİZ, Mehmet ÖZDEN
C- ŞİKAYET EDEN : Uluslararası Nakliyeciler Derneği
Nispetiye Cd. Seher Yıldızı Sk. No:10
80630 Etiler/İstanbul
20
D- HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR
- UN Ro-Ro Grubu
- UN Ro-Ro İşletmeleri A.Ş.
- UN Denizcilik A.Ş.
- N Deniz Taşımacılığı A.Ş.
- UN Deniz İşletmeciliği A.Ş.
- UN Gemicilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Salacak İskele Arkası Sk. Kız Kulesi Villaları A-1 No:15 Üsküdar/İstanlbul
- Ulusoy Ro-Ro Grubu 30
- Ulusoy Ro-Ro İşletmeleri A.Ş.
- Ulusoy Martı Ro-Ro İşletmeleri A.Ş.
- Ulusoy Gemi İşletmeleri A.Ş.
- Ulusoy Denizyolları İşletmeciliği A.Ş.
- Ulusoy Deniz taşımacılığı A.Ş.
- Ulusoy Lojistik Taşımacılık ve Konteyner Hizmetleri A.Ş.
Gazeteci Ümit Deniz Sk. No:16 3. Levent/İstanbul
E- İDDİALARIN ÖZETİ: Hakkında soruşturma yürütülen iki Ro-Ro grubunun,
Türkiye-İtalya arasındaki Ro-Ro faaliyetleri ile ilgili olarak, navlun bedellerini 40
05-46/668-170
2
beraberce belirlemeye yönelik anlaşma yapmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddiası.
F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 1.4.2004 tarih ve 1649 sayı ile intikal eden
Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) adına Yönetim Kurulu II. Başkanı İzzet
SALAH ile UND Yönetim Kurulu Başkanı Çetin NUHOĞLU imzalı şikayet dilekçesinin
incelenmesi sonucu hazırlanan 30.4.2004 tarih, 2004-4-65/İİ-04-SY sayılı İlk
İnceleme Raporu, Kurul’un 13.5.2004 tarih ve 04-34/383-M sayılı toplantısında
görüşülmüş ve 4054 sayılı Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına
gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. 50
4.8.2004 tarih ve 2004-4-65/ÖA-04-SY sayılı Önaraştırma Raporu, Rekabet
Kurulu’nun 19.8.2004 tarihli toplantısında görüşülmüş ve Kurul'un 04-56/754-M sayılı
Kararı ile, UN Ro-Ro Grubu ve Ulusoy Ro-Ro Grubunun Türkiye-İtalya arasındaki
Ro-Ro faaliyetleri ile ilgili olarak, navlun bedellerini beraberce belirlemeye yönelik
anlaşma yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddiası ile
sınırlı olmak üzere, Kanun'un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına, diğer
iddialar hakkında ise, “Şikayet dilekçesinde yer verilen iddiaların daha önce Kurul
tarafından değerlendirilerek karara bağlanmış iddialar ile aynı olduğu anlaşıldığından,
bu iddialara yönelik olarak yeniden 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilip edilmediğinin 60
değerlendirilmesine girerek bir karar istihsaline yer olmadığı" gerekçesiyle işlem
yapılmamasına karar verilmiştir.
4054 sayılı Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca ilgili teşebbüslere haklarında
soruşturma açıldığına dair bildirimler yapılmış ve söz konusu bildirimlere cevaben
Kurum kayıtlarına 30.9.2004 tarih ve 5424 ve 5425 sayılar ile tarafların ilk yazılı
savunmaları intikal etmiştir.
Yürütülen soruşturmanın sonunda hazırlanan 18.2.2005 tarih ve S.R./05-1 sayılı
Soruşturma Raporu, aynı Kanun’un 45. maddesi uyarınca tüm kurul üyeleri ile ilgili 70
taraflara tebliğ edilmiştir. Gönderilen bildirimlere cevaben; UN Ro-Ro Grubu ve
Ulusoy Ro-Ro Grubunun, ikinci yazılı savunmaları süresi içerisinde Kurum kayıtlarına
23.3.2005 tarih ve 1802 sayı ile girmiştir.
Haklarında soruşturma yürütülen teşebbüslerden UN Ro-Ro Grubu ve Ulusoy Ro-Ro
Grubu’nun süresi içinde savunma yazılarını göndermelerini takiben Kanun'un aynı
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ek yazılı görüş düzenlenmiştir.
Anılan teşebbüslerin ek görüşe karşı savunma yazıları süresi içinde Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir. İlgili teşebbüslerin cevap sürelerinin son günü olan 80
8.5.2005 tarihi itibarıyla yürütülmekte olan soruşturma tamamlanmıştır. Hakkında
soruşturma yürütülen teşebbüslerin talebi ve 4054 sayılı Kanun'un 46. maddesi
uyarınca, 30.6.2005 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmış, 14.7.2005 tarihinde
Kurul kararı taraflara tefhim edilmiştir.
05-46/668-170
3
G- RAPORTÖR GÖRÜŞÜ
Soruşturma Heyeti'nde yer alan Raportörler tarafından;
90
- Ulusoy Grubu ve UN Grubu arasında 12.10.2000 tarihinde yapılan Protokol’ün,
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde rekabeti kısıtlayıcı teşebbüsler arası
anlaşma niteliğinde olduğu; bu sebeple Ulusoy Grubu’nun ve UN Ro Ro Grubu’nun,
aynı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 13.215 YTL’den az olmamak
üzere bir önceki yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirlerinin %10’una kadar para
cezası ile cezalandırılması gerektiği,
- Ulusoy Grubunun başlıca ortaklarından olan ve Grup şirketlerinin yönetim
kurullarında yer alan Saffet ULUSOY’un UN Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve Erol
SOYLU’nun Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmasının, anılan iki teşebbüs 100
arasında koordinasyona yol açması sebebiyle rekabeti kısıtlayıcı etkisinden dolayı,
bu kişilerin UN Ro-Ro Grubunda yönetim kurulu başkanı, üyesi ya da teşebbüsün
kararlarında etki sahibi olacakları herhangi başka bir pozisyonda bulunmalarının
Kurul tarafından yasaklanması gerektiği,
görüşlerine yer verilmiştir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar 110
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı: Ro-Ro taşımaları kapsamında; lokomotifler, vagonlar, kendi
tekerleğiyle hareket edebilen veya çekilebilen bütün araçlar, makineler ve nakil
vasıtaları yer almaktadır. İnceleme konusu bakımından öne çıkan Ro-Ro taşıma türü
ise ihraç ve ithal malları uluslararası TIR anlaşmaları çerçevesinde taşıyan TIR
kamyonlarının deniz yolu ile yabancı ülkelere taşınmasıdır. Örneğin, karayolundan
Romanya, Bulgaristan, Macaristan gibi birkaç ülkeyi geçerek orta ve batı Avrupa’ya
ulaşmak yerine, deniz yolu ile İtalya-Trieste limanına ulaşıp daha sonra karayolundan
devam ederek Türk ihracat mallarını ihracat yapılan ülkelere ulaştırmak, uluslararası
nakliye ile iştigal eden teşebbüslerin tercih ettiği bir yöntemdir.
Ro-Ro “tekerlekli ve mobil yük” gemileri kendi tekerleği ile hareket edebilen araçların 120
taşınmasına müsait olacak şekilde, bu amaca özgü olarak inşa edilmektedir.
Dolayısıyla Ro-Ro tekerlekli yük taşımacılığı, deniz yolu ile yapılan; kuru yük, dökme
yük, konteyner, tanker gibi taşımalardan ayrılmaktadır. Solas Konvansiyonu’na göre
Ro-Ro yük gemilerinde personel dışında en fazla 12 kişi taşınabilmektedir. Bu
bakımdan Ro-Ro yük taşıması otomobil ve yolcu taşıyan feribotlardan da farklılık arz
eder. Bu açıklamalar ışığında ilgili ürün pazarı, "tekerlekli ve mobil yük taşıyan Ro-Ro
gemileri ile yapılan tarifeli deniz taşımacılığı pazarı" olarak tespit edilmiştir.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar: İstanbul ve İzmir çıkışlı, Trieste (İtalya) varışlı hatlar
birbirine ikame oluşturduğundan, ilgili coğrafi pazar İstanbul-Trieste (Haydarpaşa ve
05-46/668-170
4
Ambarlı birbirine ikame) ve Çeşme-Trieste’den ibaret olan (Türkiye-İtalya) Akdeniz 130
Ro-Ro hatları olarak belirlenmiştir.
H.2. Yapılan Tespitler ve Deliller
H.2.1. Şikayetçi İle Yapılan Görüşme
Görevli raportörlerin UND yetkilileri ile dernek adresinde yaptıkları görüşmede, söz
konusu şahıslarca, 1995 yılında 2000 ABD Doları olan İstanbul-Trieste hattı bilet
fiyatının 1998 yılında bir rakibin piyasaya girmesi ve rekabetin oluşması sonucu 1750
ABD Doları'na düştüğü belirtilmiştir. Yetkililer, ayrıca, karayolunu kullanan 140
nakliyecilerin yabancı ülkelerde her bir sınır kapısında ödedikleri, ülkeler arasındaki
anlaşmalarla belirlenen geçiş ücretlerinin 2001 yılına kadar yüksek olduğunu ve
gerek bu ücretlerin yüksekliği, gerekse sınır kapılarındaki bürokrasinin yasal ve yasal
olmayan çokluğu karşısında Ro-Ro’ya talebin bu dönemde giderek arttığı ifade
etmişlerdir.
H.2.2. UN Ro-Ro’da Yapılan İnceleme
Raportörlerce, 6.7.2004 tarihinde şikayete konu teşebbüslerden UN Grubu’nda
yapılan incelemede, UN Denizcilik A.Ş. yetkilisi ile görüşülmüştür. Anılan şahıs, UN 150
Ro-Ro Grubu’nun toplam 8 gemisi ile Ambarlı-Trieste ve Haydarpaşa-Trieste düzenli
hattında çalıştığını, Türkiye’deki Ro-Ro taşımacılığının 125 nakliyeci tarafından 90’lı
yıllarda Yugoslavya’daki iç savaşın ihracat ve Türkiye’den Avrupa’ya taşımacılık
yapan nakliyecileri olumsuz etkilemesi üzerine Ulusoy’un öncülüğünde ve devlet
desteğiyle 2 gemi satın alınarak İstanbul’dan başlatıldığını, daha sonra Ege
Bölgesi’ndeki nakliyecilerin baskısıyla 2 geminin Çeşme’ye kaydırılarak Çeşme-
Trieste hattının kurulduğunu, Rusya krizinin olumsuz etkileri dolayısıyla Karadeniz
hattındaki gemilerin de fazla kapasitelerinin Çeşme’ye kaydırıldığını, UN Ro-Ro
Grubu’nun zamanla yatırım hamlesine başladığını ve 2'şer gemilik filolar şeklinde
eski gemilerin satılıp yeni gemilerin satın alındığını, etüd ve proje masrafları 160
nedeniyle ilk gemilerin pahalıya alındığını, ancak aynı gemi tipinden memnun kalınıp
etüd ve proje masraflarından tasarruf sağlanmasıyla yeni gemilerin daha ekonomik
fiyatlarla alınabildiğini, Ro-Ro taşımacılığında ilk başta hattın oturtulmasının zor
olduğunu, ancak şu anda %80-90 doluluk oranları ile başarılı bir şekilde düzenli
olarak Ro-Ro taşımacılığı yaptıklarını, Trieste’nin açık liman olması, işlem hacminin
yüksekliği, Türkiye’den Avrupa’ya yapılan taşımacılıkta en yakın liman olması gibi
sebeplerle avantajları olduğunu, ihracat limanı olan Çeşme’den kalkan gemilerin
İzmir, Ege Bölgesi, İç Anadolu ve Akdeniz Bölgesi’ne hitap ettiğini, ithalat limanı
İstanbul Limanı’nın daha uzak mesafe olan İstanbul-Trieste hattı nedeniyle büyük
gemilerle hizmet verdiğini, ileriye yönelik olarak 10-15 yıllık projelere göre, 170
Haydarpaşa Limanı yalnızca turistik gemilere hizmet vereceğinden UN’nin Tuzla’da
Ro-Ro gemilerinin yanaşabileceği bir liman yatırımı yapmakta olduğunu belirtmiştir.
Yetkilinin söz konusu görüşmeye ilişkin tutanakta;
05-46/668-170
5
- UN Grubu’nun Ro-Ro faaliyetleri hakkındaki soruya, “Grubun 8 adet gemisi var.
Haydarpaşa-Trieste ve Ambarlı-Trieste arasında taşımacılık yapıyorlar. Gemiye göre
değişmekle birlikte bir seferde tam kapasite ile çalıştığı takdirde bir gemi ile 125-225
tır taşınıyor. UN Grubu ilk şirketlerinin kurulduğu 1993 yılından beri söz konusu deniz
taşımacılığı faaliyetlerini yürütmektedir. Müşterilerimiz yurt içinden çeşitli bölgelerden 180
kara nakliyecileri ile ülkemizden geçen yabancı kara nakliyecileridir.” şeklinde cevap
verdiği,
- Navlun fiyatlarının belirlenmesi hakkında, “Girdilerdeki ve liman hizmet
ücretlerindeki değişiklikler dikkate alınarak yönetim kurulunca belirlenmektedir.”
ifadesini kullandığı,
- UN Grubu’nun bilet fiyatlarında Ulusoy Grubu ile eşzamanlı yaptığı zamlara ilişkin
olarak, “Girdi fiyatlarındaki artışlar sektördeki tüm şirketleri etkiler. Dolayısıyla eğer
zam yapılacak ise sektördeki şirketler bir araya gelerek hangi tarihte ve miktarda zam 190
yapacaklarına veya indirim uygulayacaklarına müşterilerden gelen istekleri de göz
önünde bulundurarak birlikte karar verebilirler. Ayrıca her iki şirketin de yakıt giderleri,
personel giderleri ve liman masrafları hemen hemen aynı olduğundan zam yapılması
gerektiğinde her iki firmanın da aynı tarihte ve aynı tutarda zam yapması normaldir.”
dediği,
- UN Grubu’nun fiili veya potansiyel rakipleri ve pazar payı hakkında sorulan soruyu,
“Rakibimiz kara yoludur. Karadan giden nakliyecileri de deniz yoluna döndürebilmek
ana hedeflerimiz arasındadır. Pazar payımız tahmini olarak % 55 tir.” şeklinde
cevaplandırdığı, 200
- Ulusoy Grubu ile UN Grubu’nun hitap ettiği müşteriler bakımından farklılık olup
olmadığına ilişkin soruya ilişkin olarak, “Hayır yok, aynı sektöre hitap ediyoruz.
Nakliyeci biletinin her iki hatta da geçerli olduğunu bildiği için her iki firmayı da
kullanabilir.” dediği,
anlaşılmıştır.
H.2.3. UN RO-RO’dan Elde Edilen Belgeler:
UN Ro-Ro yetkililerinden alınan yıllara göre gidiş-dönüş navlun fiyatları ABD Doları 210
bazında şöyledir:
Haydarpaşa Kumport Kumport Hızlı Tarih
C/U
($)
S/T
($)
L
($)
C/U
($)
S/T
($)
L
($)
C/U
($)
S/T
($)
L
($)
20.3.199
4
1900 1900 2100
1.1.1995 1900 1600 2100
19.12.19
95
2100 1750 2300
05-46/668-170
6
21.7.199
7
2000 1650 2150
9.6.1998 1750 1500 1900
29.7.199
8
1750 1350 1900
26.6.199
9
1750 1350 1900 1600 1350 1750
23.10.19
99
1750 1350 1900 1500 1350 1650
1.4.2000 1825 1400 1975 1550 1375 1700
18.4.200
1
1825 1400 1975 1550 1375 1700 1550 1375 1700
11.7.200
1
1825 1400 1975 1750 1350 1900 1750 1350 1900
9.10.200
1
1800 1375 1950 1650 1300 1800 1750 1350 1900
1.3.2003 1900 1450 2050 1850 1425 2000
1.2.2004 2000 1525 2150 1950 1500 2100
(C/U: Komple ünite, S/T: Yarı römork, L: Kamyon römork)
UN’de yapılan yerinde incelemede, Cüneyt SOLAKOĞLU’nun Ro-Ro pazarına ilişkin
genel bir değerlendirme olarak hazırladığı İngilizce çalışmanın, “Market Share and
Market Control” (Pazar Payı ve Pazar Kontrolü) başlıklı sayfasında aşağıdaki alt
başlıklar görülmektedir.
- Important Developments in 2001 ( 2001 yılındaki önemli gelişmeler)
-Seperation of DB Cargo Line (Deniz Nakliyatı Kargo’nun Ayrılması)
-Deal with Ege Ro-Ro (Our ex-competitor) (Eski rakibimiz Ege Ro-Ro ile anlaşma) 220
- Çeşme Line (our control capabilities on this line) Çeşme Hattı (bu hattı kontrol
edebilme kabiliyetlerimiz)
UN Ro-Ro’dan alınan "Havuz Sonuç ve Tahmini" başlıklı belgede yer alan 2001 yılı
ilk 6 ayına ait tabloda, Çeşme’den Trieste’ye yapılan Ro-Ro sefer sayıları, taşınan
araç miktarları, navlunlar gibi bilgiler yer almaktadır. Söz konusu veriler Ulusoy Ro-
Ro’dan alınan taşıma analizi tablosunun 2001 yılı 6 aylık verileri ile önemli ölçüde
çakışmakta olup belgenin başlığı da iki teşebbüs arasında koordinasyon ve işbirliği
olduğunu kanıtlamaktadır.
H.2.4. Ulusoy Ro-Ro’da Yapılan İnceleme 230
5.7.2004 tarihinde şikayete konu teşebbüslerden Ulusoy Grubu’nda yapılan
incelemede, şirket Genel Müdürü ile görüşülmüş, yapılan görüşmede şirketleri ve
aynı gruba bağlı olan diğer şirketlerin Ro-Ro taşımacılığı alanındaki faaliyetleri ve
kapasiteleri hakkında “4 ü Çeşme-Trieste, 1 i uluslararası piyasada çalışan 5 adet
Ro-Ro gemisine sahibiz. 1996 Haziranı’ndan beri faaliyet gösteriyoruz. 2 si 145-150
05-46/668-170
7
araç alıp 16-16,5 mil hız yapar. Diğer 2 si 85 araç kapasiteli olup 16,5-17 mil hız
yapar.1i 105 araç alıp 16,5-17 mil yapar” demiştir.
İlgili tutanağa göre, Genel Müdür;
- Diğer hatlarda faaliyet göstermemelerinin nedenlerine ilişkin soruyu, “Kapasite
meselesi bu. İhracat kapasitesine yönelik gemi sunumu fazlasıyla var. Bizim de o 240
hatlara girmemiz atıl kapasiteye neden olacaktır. Karlılık olsa diğer hatlara da gireriz.
Yeni bir gemi yatırımının dönüşü 15 yıl olarak görülüyor.”,
Fiili veya potansiyel rakipleri hakkındaki soruyu, “ Herkes. Müşteri kendisine en yakın
liman hangisi ise, o limana gider. Ro-Ro’nun rakibi karayoludur ve konteynerdir.
Çünkü maliyetleri daha azdır. Deniz trafiğinin İstanbul ve İzmir arasındaki dağılımı
aşağı yukarı 4:1 şeklindedir. Bu nedenle pazarlar İstanbul ve Ege olarak ayrı
düşünülmelidir.”
şeklinde cevaplamıştır.
Söz konusu şahıs, son bir yıl içinde UN Grubu ile aynı tarihlere rastlayan zamlar
hakkında ise, “Sanıyorum gerekçelerimiz aynı olduğu için aynı tarihlere rastlamıştır. 250
Yakıt fiyatlarının yükselmesi, döviz kurlarındaki değişmeler gibi sebeplerle zam
yaptık. Ayrıca fiyatlarımızda indirim yaptığımız dönemler de olmuştur. Örneğin 25/1
bonus uygulaması başlattık. Zaten aynı zamanda birbirimizin rakibi olmamızdan
dolayı aynı tarihlerde zam yapmamız da normaldir” demiştir.
H.2.5. Ulusoy Ro-Ro’dan Elde Edilen Belgeler
Ulusoy Grubu yetkililerinden alınan Çeşme-Trieste hattındaki yıllar itibarıyla navlun
fiyatları ABD Doları bazında aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.
C/U S/T L Tarih
GD G D GD G D GD G D
3.9.200
0
170
0
1100 100
0
1375 1000 900 1850 1350 1250
1.10.20
01
165
0
1075 975 1300 975 875 1800 1325 1225
1.3.200
3
175
0
1125 102
5
1375 1012 912 1900 1375 1275
1.2.200
4
185
0
1250 115
0
1450 1000 900 2000 1300 1275
Ulusoy’dan elde edilen ve tarafları UND Ro-Ro İşletmeleri A.Ş. ve UND Denizcilik ile 260
Ulusoy Denizyolları A.Ş. olan 12.10.2000 tarihli Protokol’de;
“Bir tarafta; UND Ro-Ro İşletmeleri A.Ş. ve UND Denizcilik A.Ş. (bundan böyle UND
Ro-Ro olarak anılacaktır), diğer tarafta Ulusoy Denizyolları A.Ş.(bundan böyle
05-46/668-170
8
ULUSOY) olarak anılacaktır), çalıştırmakta oldukları, İstanbul-Trieste ve Çeşme-
Trieste hatlarında aşağıdaki şekil ve şartlarla bir işbirliğinde mutabık kalmışlardır.
UÇAK: İstanbul-Ljubliyana arasında şoförlerin taşınması konusunda, Çeşme’deki
gemi sefer günleri ve kapasiteleri, Adria ile UND arasındaki uçak kira sözleşmesi,
UND’nin İstanbul’daki Ro-Ro hattının koltuk ihtiyacı v.b göz önüne alınarak
aşağıdaki hususlarda mutabık kalınmıştır:
ULUSOY’un Çeşme’den Trieste’ye yapacağı seferlerin Çeşme kalkışları; 270
Çarşamba-Cuma ve Pazar günleri, Trieste’den kalkışları ise, Pazar, pazartesi ve
Çarşamba günleri olacaktır. …
yukarıdaki programa riayet edilmesi kaydı ile UND, ULUSOY’dan beher gemisinin
Çeşme’den kalkışı için uçak katkısı olarak 3.250$ götürü ücret tahsil edecektir….
ÖKOMBİ KATKISI: UND Ro-Ro nun, Avusturya belgesi temini amacıyla
yürütmekte olduğu Villach-Wels ÖKOMBİ Tren operasyonunun aylık direkt
maliyeti, tarafların fiilen taşıdıkları (Türkiye çıkışı esastır) araç sayısı oranında
paylaşılacaktır. Maliyet, ÖKOMBİ’nin o ay UND Ro-Ro’ya kestiği fatura tutarından
araç başına Trieste’de yine UND Ro-Ro tarafından tahsil edilmekte olan 120 DM.’
ın düşülmesi ile bulunacaktır. … 280
İTALYAN BELGE MALİYETİ PAYLAŞIMI: İlave İtalyan Belgesi temini için, KUKU
toplantı protokolü gereğince İtalyan plakalı römorklara gidiş dönüş bilet fiyatı
olarak 800$ uygulanacak ve ayrıca İtalyan plakalı çekicilere çektirilecek 2 Türk
römorkuna 1 bedelsiz bilet verilecektir. Bu uygulama sonucunda ortaya çıkacak
gelir kaybı, UND Ro-Ro, EGE Ro-Ro ve ULUSOY tarafından taşıdıkları araç
sayısı bazında paylaşılacaktır. Bu paylaşımı UND Ro-Ro yapacak ve taraflara
tebliğ edecektir….
DÖNÜŞ BİLETLERİNİN TANINMASI: Trieste’den dönüş biletleri taraflar arasında
muteberdir. Ancak 3 er aylı dönemlerde, taraflar ellerindeki diğer tarafa ait dönüş
biletlerini takas edecekler ve takas sonucunda arta kalan dönüş biletleri ise, bilet 290
sahibi firma tarafından beher dönüş 350 U.S. Dolar bedelle satın alınacaktır.
Ödeme U.S.$ olarak yapılacaktır.
…
taraflar halen uygulamakta oldukları tarife ve ödeme koşullarını diğer tarafın
mutabakatı olmaksızın değiştirmeyeceklerdir. Böyle bir durum işbu
protokolün başka bir ihtara hacet kalmaksızın sona ermesi anlamındadır.
…
…
05-46/668-170
9
ULUSOY, Trieste’deki acente tayini konusunda UND Ro-Ro’yu takip etmek
zorundadır. Ancak Acente ile mali ve hukuki ilişkilerde bağımsız olacaktır. 300
İşbu protokol hükümleri 1 Eylül 2000 den itibaren 1 yıl süre ile geçerli olup, bitim
tarihinden 45 gün evvel, taraflardan birince feshi yazılı olarak ihbar edilmediği
takdirde kendiliğinden 1 er yıllık sürelerce uzamış sayılacaktır.” denilmektedir.
Söz konusu protokol ticari ve teknik pek çok işbirliğine yönelik olup söz konusu
işbirliklerinin halen devam ettiği görüldüğünden protokolün de devam ettiği
anlaşılmaktadır.
H.2.6. Ro-Ro Hizmetinden Yararlananların Görüşleri
310
Anadolu’nun, Ege ve Marmara dışındaki bölgelerinden yük alıp Avrupa’ya gidecek
olan kamyonlar açısından İzmir ile İstanbul Ro-Ro limanlarının mesafe bakımından
birbirine ikame olabilecekleri, Ro-Ro hizmetinden yararlanan teşebbüsler tarafından
dile getirilmektedir. Roder’den Haberler Dergisi’nin 2002/2 sayısında, Çeşme-Trieste
hattı ile ilgili olarak aşağıdaki görüşler yer almaktadır:
“...Çeşme-Trieste arasındaki düzenli seferler, ilk olarak RO-RO işletmelerinin 7.
gemisi UND Marmara’nın devreye girmesiyle başlamıştı. Bu hattaki ilk seferi 19 Ocak
1997 tarihinde Kaptan Burhanettin IŞIM gemisi gerçekleştirmişti. Haftada bir geminin
sefer yaptığı Çeşme-Trieste hattındaki gemi sayısı 2 Eylül 1999 tarihinde üçe 320
çıkarıldı. ...Egeli taşımacılar ise haftada üç geminin yetersiz olmasından yakınıyor ve
gemi sayısının artırılmasını istiyor… İzmirli taşımacılar her gün gemi olması
durumunda doluluk oranının yükseleceğini savunuyor.” Anılan Dergide, bu görüşü
savunanlardan biri olan Yaka Nakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali
KASALI’nın şu sözlerine de yer verilmiştir: “Mersin’den ve Kayseri’den hareket eden
bir araç, İstanbul’da her gün bir gemi olduğunu biliyor. Oysa İzmir’de haftada 3 gün
gemi kalkıyor. Dolayısıyla İzmir’de sunulan kapasite düşük. İstanbul’daki gemiler 180-
200 araç kapasiteli. İzmir’dekiler 65 ile 90 araç kapasiteli. Dolayısıyla İzmir’de
nakliyeciyi garanti altına alacak bir sıklık yok. Bu rekabette şartlar eşit değil. Teorik
olarak İzmir’den her gün gemi olduğunu, gelenin mutlaka gemiye bineceğini 330
varsayarsak İzmir’in şansının artacağını düşünüyorum. Bunun göstergelerinden biri
de şu: Bir gemi varken doluluk oranı çok düşüktü. İki gemiye çıktı, iki geminin
toplamındaki doluluk oranı yükseldi, üç gemiye çıkınca daha da yükseldi.”
Dergide, ayrıca, Karmer Nakliyat yetkilisinin, hattaki doluluk oranının artması için
Haydarpaşa-Trieste hattına göre fiyatın biraz daha cazip hale getirilmesi gerektiği
görüşü belirtilmiştir. Öte yandan, İzmirli taşımacıların her gün gemi olması
durumunda sadece İzmirli taşımacılara değil doğudaki ve güneydeki taşımacılara da
hitap edeceği, Çeşme hattında her gün gemi olmadığı için güney ve doğudaki
taşımaların zorunlu olarak Haydarpaşa hattını tercih ettikleri, ayrıca benzer gemilerle 340
İstanbul’dan yapılan taşımayla İzmir’den yapılan taşımanın yolculuğu bir gün
farkettirdiği, yönündeki ifadeleri yer almaktadır.
05-46/668-170
10
Ege İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Başkanı ve TİM Yürütme Kurulu Üyesi olan
Mustafa TÜRKMENOĞLU Çeşme-Trieste hattının başlamasıyla sağlanan avantajları
şöyle dile getirmektedir: “Ro-Ro bir ihtiyaçtır...Bu Ege hinterlandı açısından, ihracatçı
ve nakliyeci için ihtiyaç haline geldi. En basitinden amortisman, İstanbul’a gidiş
mesafesinin kazanılması, karayolundaki trafik yoğunluğunun azalması gibi avantajları
var. Ayrıca Ro-Ro’nun Bursa’dan ve Orta Anadolu’dan pay alır hale gelmesi söz
konusu. Gün avantajı da var. İstanbul’a göre bir gün kazanılıyor.” 350
Bu görüşler, İstanbul ve İzmir çıkışlı, Trieste (İtalya) varışlı hatların birbirine ikame
oluşturduğunu açıkça göstermektedir..
H.2.7. Taraflardan Talep Edilen Bilgiler
Taraflardan talep edilen bilgi ve belgelerden aşağıdaki tespitlere ulaşılmıştır.
- Soruşturma’nın sürdüğü dönemde Ulusoy Grubu 22.10.2004 tarihinde, UN Grubu
da 23.10.2004 tarihinde bir fiyat artışına gitmişlerdir. Aşağıda her iki grup için fiyat 360
artışından önceki ve sonraki gidiş-dönüş fiyatları karşılaştırmalı olarak yer almaktadır:
Ulusoy Grubu UN Grubu Fark
Kamyon Römork 2.000 2.150 150
Komple 1.850 2.000 150
22/23 Ekim
2004 öncesi
Dorse 1.450 1.525 75
Kamyon Römork 2.060 2.225 165
Komple 1.910 2.075 165
22/23 Ekim
2004 itibarıyla
Dorse 1.500 1.585 85
Kamyon Römork 60 75
Komple 60 75
Fark
Dorse 50 60
- Ulusoy Grubu’nun 1.12.2004 tarihinde taşıyıcılara yapılan bir bildirim ile 8.12.2004
tarihi itibarıyla fiyatların, son fiyat artış tarihindeki Dolar-Euro çapraz kur oranı
üzerinden Euro olarak uygulanacağı bildirilmektedir. UN Grubu da, 1.12.2004 tarihi
itibarıyla para birimi olarak Euro kullanılması uygulamasına geçmiştir.
- 2003 ve 2004 yıllarında gerçekleştirilen seferlerde Çeşme-Trieste hattında %80'in 370
üzerinde, İstanbul Trieste hattında %80 civarında doluluk oranlarına ulaşıldığı
görülmüştür.
H.2.8. Şikayetçi Tarafından Sağlanan Diğer Bilgiler
Şikayetçi UND vekili tarafından gönderilen ve soruşturma konusu sektör ve taraflara
ilişkin yorumlar ve bilgiler içeren yazıda aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:
05-46/668-170
11
“Halen RODER Müdürü olan, eski UND Genel Müdürü Cumhur Atılgan tarafından
22.9.1998 tarihinde tüm UND üyelerine gönderilmiş olan yazıda…, İstanbul-Trieste 380
yerine İzmir-Trieste hattının kullanılmasıyla “Türkiye-İtalya arasında zaman açısından
gidiş-dönüş 2 günlük kısalma olacağı gibi, Haydarpaşa-Trieste hattında yaşanan
yoğunluğun bir miktar hafiflemesi de söz konusu olacaktır… Bu bağlamda, Çeşme-
Trieste arasında tesis edilen hatta faaliyet gösteren gemilere araçlarınızı mümkün
olduğu mertebede yönlendirmeniz bizleri bu hattı geliştirmekte teşvik edecektir”
ifadeleri yer almaktadır.
İstanbul-Trieste arasındaki 1152 deniz mili mesafe ortalama 54-60 saat sürerken,
Çeşme-Trieste arasındaki 942 deniz mili mesafe, aynı nitelikte gemilerin kullanılması
şartıyla 40 saate inmektedir. Bu durumda gidiş-dönüş yolculuğunda 1.5-2 günlük süre 390
kazanılması mümkün hale gelmektedir. Diğer yandan, yüksek oranda ihracatın
gerçekleştiği Bursa’dan İstanbul ya da İzmir’e ulaşmak, gerek mesafe gerekse yol
kalitesi açısından büyük oranda benzerlik taşımaktadır.
Mevcut durumda hem UN Grubu hem de Ulusoy Grubu Ro-Ro şirketlerinin yönetim
kurullarında Saffet Ulusoy’un görev yapıyor olmasının sağladığı koordinasyon
sayesinde, daha yavaş ve teknolojisi oldukça eski gemilerin Çeşme-Trieste hattına
kaydırılması sonucunda, 210 deniz mili daha kısa ve daha uygun seyir koşullarına
sahip olan bu hat, İstanbul-Trieste hattı ile aynı sürede (60 saat) kat edilir hale
getirilmektedir. Diğer bir ifadeyle, Saffet Ulusoy’un UND başkanı olduğu 1998 yılında 400
ikame pazarlar olduğu UND tarafından açıkça ifade edilen iki hat, daha sonra UN
Grubu ile Ulusoy Grubu arasındaki rekabetçi davranışların koordinasyonu sonucunda
birbirine ikame hatlar olmaktan bilinçli olarak çıkarılarak iki hat arasındaki rekabet
ortadan kaldırılmıştır.
Iki hattın birbirine ikame olduğuna dair bir diğer belge, RODER’in web sitesinde
10.11.2003 tarihli “Trieste’deki yoğunluk” başlıklı haberdir... Haberde, “Gidişte
İstanbul’dan gidiş-dönüş bilet alan komple araçların Çeşme’ye dönmesi durumunda;
(İstanbul gemisi için) sıra beklemek yerine, Çeşme dönüşlü gemilerin kullanılması,
Trieste’de oluşan yoğunluğun aşılmasında yardımcı olacaktır.” denilerek, Çeşme 410
limanı alternatif gösterilmektedir.”
Özetle, İstanbul-Trieste hattına alternatif olduğu Saffet Ulusoy tarafından da kabul
edilen İzmir-Trieste hattı, UN Grubu ve Ulusoy Grubu arasındaki koordinasyon
sayesinde (UN Grubu’nun Çeşme’den çekilmesi, yavaş ve eski gemilerin Çeşme’ye
kaydırılması v.s.) alternatif olmaktan çıkarılmıştır.”
H.2.9. Savunmaların Değerlendirilmesi
Rekabet Kurumu kayıtlarına 30.9.2004 ve 23.03.2005 tarihlerinde intikal eden birinci 420
ve ikinci yazılı savunmalar ile 30.06.2005 tarihinde düzenlenen Sözlü Savunmada
öne sürülen hususlar ve bunlara ilişkin değerlendirmeler aşağıda yer almaktadır:
05-46/668-170
12
1) “İlgili ürün pazarının “tekerlekli ve mobil yük taşıyan Ro-Ro gemileri ile yapılan
tarifeli deniz taşımacılığı pazarı” olarak tanımlanması yerinde değildir; İstanbul ve
Çeşme’den İtalya’ya yapılmakta olan Ro-Ro taşımacılığı, Avrupa ve Dünya’daki
uygulamalardan farklı olarak kıyıya paralel ro-ro’culuk özelliği taşımakta, dolayısıyla
Türkiye – İtalya hattında Ro-Ro sadece alternatif bir ulaşım şekli oluşturmakta,
karayolu taşımacılığı ile arasında bir rekabet ilişkisi bulunmakta, birbirine ikame
hizmetler niteliği taşıyan karayolu taşımacılığı ile Ro-Ro aynı ilgili ürün pazarında 430
bulunmaktadır. Bu noktadan hareketle, ilgili ürün pazarı, Türkiye çıkışlı varışlı TIR
taşımacılık pazarı olarak kabul edilmelidir. Nitekim Ro-Ro taşımacılığı sektöründe
uygulanan navlun fiyatlarında meydana gelecek artışın, nakliyecilerin Ro-Ro’ya olan
talebini azaltacağı buna karşılık karayoluna olan talebi artıracağı Rekabet Kurulu’nun
27.06.2002 tarih ve 02-41/468-196 sayılı kararında da yer almaktadır.”
TIR taşımacılığı ile Ro-Ro taşımacılığı arasında birbirlerini ikame edebilmelerinden
kaynaklanan kısmi bir rekabetçi ilişki bulunmaktadır. Bununla birlikte, Ro-Ro
taşımacılığı aynı zamanda TIR taşımacılığını tamamlayıcı bir özellik taşıdığından;
başka bir deyişle, Ro-Ro taşıyıcıları, TIR taşıyıcıları için sağlayıcı özelliği de 440
taşıdıklarından, özellikle inceleme konusu somut olay çerçevesinde TIR
taşıyıcılarının hizmet talep eden sıfatıyla, incelenen rekabet kısıtlamalarının
muhtemel mağdurları durumunda bulundukları dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, ilgili
ürün pazarı tanımlanırken Ro-Ro taşımacılığı ile TIR taşımacılığı arasındaki ikame
ilişkisinden önce arz talep ilişkisinin dikkate alınması yerinde olacaktır. Dolayısıyla,
somut olay çerçevesinde ilgili ürün pazarının “tekerlekli ve mobil yük taşıyan Ro-Ro
gemileri ile yapılan tarifeli deniz taşımacılığı pazarı” olarak tanımlanmasının yerinde
olduğu kanaatine varılmıştır.
2) “Kurulun soruşturma açılmasına ilişkin kararında, ilgili coğrafi pazar İstanbul 450
Trieste ve Çeşme – Trieste’den ibaret olan Türkiye – İtalya Ro-Ro hatları olarak
belirlenmiştir. Ancak İstanbul çıkışlı Ro Ro ile Çeşme çıkışlı Ro Ro, birbirinden
bağımsız ve ayrı iki coğrafi pazar olarak kabul edilmelidir. Bu limanlar, doğrudan
hinterlandlarında bulunan çıkış noktaları için tek tercihtirler. Orta Anadolu, Karadeniz,
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden İstanbul’a ulaşmak İzmir’e göre
hem daha kısa hem de daha vasıflı yol anlamına gelmektedir. Nitekim Rekabet
Kurulu, 27.06.2002 tarih ve 02-41/468-196 sayılı kararında bu hususu vurgulamıştır.”
İstanbul Trieste ve Çeşme-Trieste hatlarının birbirinden bağımsız ve ayrı iki coğrafi
pazar olarak kabul edilmeleri gerektiği ve Rekabet Kurulunun 27.6.2002 tarih ve 02-460
41/468-196 sayılı kararı ile bu yaklaşımı benimsediği yönündeki savunmalara ilişkin
olarak, öncelikle, Rekabet Kurulu’nun söz konusu kararında, rekabet ihlali teşkil
etmediği açıkça belirtilen bir uygulamanın değerlendirilmesi çerçevesinde coğrafi
pazara değinilmiş olup, söz konusu coğrafi pazar tanımlaması, yapılan bu
değerlendirme tarihi itibarıyla Kurul bilgisinde bulunan, fiili duruma ilişkin bilgi ve
belgelere dayanmaktadır. Ne var ki, inceleme konusu “Protokolün” tespiti, Rekabet
Kurulunu, İstanbul-Trieste ve Çeşme-Trieste hatlarının birbirinden bağımsız iki
coğrafi pazar olarak tespit edilmesine götüren fiili durumun, rekabetin kısıtlanması
yoluyla suni olarak oluşturulduğunu ortaya koymuştur.
05-46/668-170
13
470
Diğer yandan, savunmalarda ifade edildiği üzere, gerek Çeşme gerekse İstanbul
limanlarının doğrudan hinterlandı konumundaki bölgeler için her iki limanın birbirine
rakip olmasının mümkün olmadığı tartışmasızdır. Bununla birlikte, savunmalarda
belirtilenin aksine, Orta, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan hareket eden TIR’lar için
İstanbul limanının, Çeşme limanına açık bir üstünlüğü yoktur. Nitekim, ilgili
Önaraştırma Raporunda da bu yönde çeşitli ifadeler bulunmaktadır. Her ne kadar,
her iki limandan aynı anda hareket eden gemiler aynı zamanda Trieste’ye
ulaşıyorlarsa da, iki teşebbüs hizmetleri arasındaki fark (fiyat farkı gibi) da dikkate
alınmalıdır. Dolayısıyla, Anadolu’nun en azından bazı bölgelerinden hareket edecek
TIR’lar için, Ro- Ro’ya binmek üzere İstanbul’a yönelerek yüksek navlun fiyatı 480
ödemek ile Çeşme’ye yönelerek daha uzun bir mesafeyi karadan kat’etmek ve bunun
giderlerine katlanmak arasında kararsız kalınması kuvvetle muhtemeldir. Bu
teşebbüslerin, UN ve Ulusoy Ro-Ro teşebbüslerinden birini diğerine tercih etmesi
sürecinde, UN Ro-Ro ile Ulusoy Ro-Ro kaçınılmaz olarak rekabetçi bir ilişki
çerçevesinde karşı karşıya gelmektedir. Ne var ki, inceleme konusu protokolün ilgili
hükümleri çerçevesinde, UN ve Ulusoy Ro-Ro teşebbüsleri rekabetçi davranışlarını
kısıtlamakta ve yukarıda tarif edilen karar durumunda bulunan teşebbüslerin
kararlarına piyasa dışı mekanizmalarla müdahale etmektedirler.
Ayrıca Soruşturma Raporu'nun ilgili bölümlerinde yer alan, gerek sektör
temsilcilerinin gerekse TIR taşımacılarının çeşitli ifadeleri, Çeşme-Trieste ile İstanbul-490
Trieste hatlarının birbiri ile rekabet halinde bulunabileceklerini ortaya koymaktadır.
3) “UN ve Ulusoy Grupları, farklı iki hatta hizmet sunduklarından aralarında bir
rekabet olması mümkün değildir. Rakip olmayan iki teşebbüsün de bir anlaşma ile
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal etmeleri olanaksızdır.”
UN ve Ulusoy Ro-Ro teşebbüslerinin farklı iki hatta ve coğrafi pazarda bulundukları
savunmasına ilişkin yukarıda aktarılan değerlendirmelere ek olarak, iki farklı coğrafi
pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin, sırf coğrafi pazarları farklı olduğu için
anlaşarak rekabeti kısıtlamalarının mümkün olmadığı savunması da kabul edilebilir
değildir. Dolayısıyla, aksi yukarıda ortaya konmakla birlikte, UN ve Ulusoy Ro-Ro
teşebbüslerinin farklı iki coğrafi pazarda bulundukları bir an için kabul edilse bile, 500
teşebbüslerin birbirinden bağımsız olarak fiyat düzenlemesi yapmayacakları
hükmünü içeren bir anlaşma, iki farklı coğrafi pazarda rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşma
olarak değerlendirilebilir.
4) “01.03.2003 tarihinde yapılan zammın gerekçesi yakıt fiyatlarında meydana gelen
artıştır. Aynı tarihlerde, uluslar arası alanda da fiyat artışları meydana gelmiştir.
01.02.2004 tarihinde gerçekleştirilen fiyat artışının gerekçesi ise Dolar – Euro
oranında meydana gelen değişme nedeniyle teşebbüsün finans maliyetlerinin
artması olarak ifade edilmiştir. Yukarıdaki gerekçelere dayandırılan fiyat
ayarlamalarının eş zamanlı ve benzer oranlarda gerçekleştirilmesine ilişkin olarak ise,
teşebbüslerin aynı iş kolunda faaliyet göstermeleri ve buna bağlı olarak maliyet 510
kalemlerinin de benzerlik göstermesi ifade edilmektedir. Dışsal etkenlere de yine
benzer şekillerde tepki verilmesinin doğal olduğu ifade edilmektedir.”
05-46/668-170
14
Teşebbüslerin aynı sektörde faaliyet göstermeleri ve benzer maliyet fonksiyonlarına
sahip olmaları, ki bu son bölüm tartışamaya açıktır, aynı zamanda ve aynı oranda
fiyat artırmalarını açıklamaktan uzaktır. Dahası, farklı teknik özelliklere sahip gemileri
işleten farklı finansal yapıdaki teşebbüslerin, yakıt fiyatlarındaki artış ve döviz kuru
oranlarındaki değişikliklerden aynı şekilde etkilenerek, aynı miktarlarda fiyat artışına
ihtiyaç duyacaklarının kabul edilmesi mümkün değildir.
520
5) UN Ro-Ro Grubu ile Ulusoy Ro-Ro Grubu’nun birbirinden bağımsız iki rakip
teşebbüs olmadığı, aynı ekonomik bütünlük içinde yer aldıkları; UN Ro Ro
şirketlerinin kontrol yapısının anlaşılması için gerçek ve tüzel kişilerin hisselerinin
toplam içindeki paylarının dikkate alınmasının tek başına yeterli olmadığı, diğer
hukuki ve fiili etki araçları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği; bu çerçevede
Ulusoy’un, UN Grubunun % 28,8’ine sahip olduğu, ikinci ve üçüncü en büyük
hissedarların paylarının ise % 14,6 ve % 8 olduğu, toplam ortak sayısının ise 42’yi
bulduğu ve bunlar arasında Ulusoy’un en büyük hissedar olduğu, ayrıca Saffet
ULUSOY’un UN Ro Ro Yönetim Kurulunda bulunan pek çok kişi ile geçmişe dayanan
ilişkileri bulunduğundan bu kişilere sözünün geçtiği; Saffet ULUSOY ve Erol 530
SOYLU’nun yönetim kurulunda sürekli olarak görev aldıkları ve genel kurulda önemli
oranda söz sahibi oldukları ifade edilmekte, bu kriterlerin AB’nde de kontrolün
belirlenmesinde kullanıldığından bahisle Ulusoy Ro Ro’nun, UN Ro Ro’yu kontrol
ettiği ve bu nedenle iki teşebbüsün ekonomik birlik halinde kabul edilmeleri gerektiği
iddia edilmektedir.
Savunmada, kontrolün tesisi için kullanıldığı ifade edilen; geçmişe dayanan ilişkiler,
kişisel ilişkiler, yönetim kurulunda görev alınması nedeniyle üstlenilen stratejik karar
alma imkanlarının tanıdığı kontrol gücü, aralarında sadece % 28,8’lik bir hisse ilişkisi
olan iki teşebbüsün ekonomik birlik halinde kabul edilmeleri için yeterli değildir. 540
Hisselerin dağılımı dikkate alındığında, Ulusoy Grubunun büyük ortak olmakla birlikte
hakim ortak olmadığı görülmektedir. UN Ro Ro’nun hisse dağılımı dikkate
alındığında, hisselerin çok sayıda ortak arasında dağılmakla birlikte bu dağılımın,
Ulusoy Grubuna %28,8 hisse oranı ile tek kontrole sahip olma imkanı verecek
nitelikte olmadığı görülmektedir. Nitekim, UN Ro Ro’nun Ulusoy’dan sonra en büyük
üç ortağının hisse oranları toplamı, Ulusoy kontrolündeki hisselerden daha büyüktür.
Ayrıca, Ulusoy Grubu’nda yapılan incelemede, Genel Müdür Mesut CESUR ile
yapılan görüşmede (Soruşturma Raporu Ek-23); Son bir yıl içinde UN Grubu ile aynı
tarihlere rastlayan zamlar hakkındaki soruya, “Sanıyorum gerekçelerimiz aynı olduğu 550
için aynı tarihlere rastlamıştır. Yakıt fiyatlarının yükselmesi, döviz kurlarındaki
değişmeler gibi sebeplerle zam yaptık. Ayrıca fiyatlarımızda indirim yaptığımız
dönemler de olmuştur. Örneğin 25/1 bonus uygulaması başlattık. Zaten aynı
zamanda birbirimizin rakibi olmamızdan dolayı aynı tarihlerde zam yapmamız da
normaldir” şeklinde cevap verildiği, bu çerçevede iki teşebbüsün rakip olarak faaliyet
05-46/668-170
15
gösterdiklerinin kabul edildiği, dolayısıyla ekonomik birlik savının aksi yönde
değerlendirmede bulunulduğu görülmektedir.
6) Yapılan Anlaşmanın Muafiyet Alması Gerektiği İddiası,
Savunma yazısında, karşılıklı bilet tanınması uygulamasını düzenleyen anlaşmanın 560
4054 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde sayılan muafiyet şartlarını yerine getirdiği
iddia edilerek, anlaşmanın muafiyetten yararlanması gerektiği iddia edilmektedir. Ne
var ki soruşturma, anılan anlaşma çerçevesinde fiyatların koordine edilmesi
uygulamasına ilişkindir, ancak muafiyet şartlarına ilişkin olarak yazılı savunmada
aktarılan değerlendirmelerin söz konusu fiyat koordinasyonunun gerekliliğine ya da
etkinliğine ilişkin olarak bir değerlendirmede bulunmadığı anlaşılmıştır.
Diğer yandan, yazılı savunmada AB’de deniz taşımacılığını düzenleyen 4054/86
sayılı ve 823/2000 sayılı Tüzüklerin, sektöre sağladığı muafiyet de hatırlatılmaktadır.
Ne var ki 4056/86 sayılı Tüzüğün sağladığı muafiyet Ro Ro taşımalarını 570
kapsamamamakta, buna karşılık Ro Ro taşımalarını kapsayan 823/2000 sayılı
Tüzük de fiyat tespitini muafiyet kapsamında kabul etmemektedir.
I- GEREKÇE ve HUKUKİ DAYANAK
1. İstanbul-Trieste hattında faaliyet gösteren UN Ro-Ro ile Çeşme-Trieste hattında
faaliyet gösteren Ulusoy Ro-Ro Grupları arasında akdedilen, Soruşturma konusu
12.10.2000 tarihli Protokol’ün, "taraflar halen uygulamakta oldukları tarife ve ödeme
koşullarını diğer tarafın mutabakatı olmaksızın değiştirmeyeceklerdir. Böyle bir durum 580
işbu protokolün başka bir ihtara hacet kalmaksızın sona ermesi anlamındadır.”
şeklindeki hükmü, açıkça fiyat koordinasyonunu hedeflemektedir. Bu bakımdan,
protokolün söz konusu maddesi, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında
rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacı taşıyan bir anlaşma niteliğindedir.
2. 2004 yılı Ekim ayına kadar gerçekleştirilen fiyat artışlarının aynı miktarda ve aynı
tarihlerde olması, yukarıda aktarılan protokolün uygulandığını ortaya koymaktadır.
Aşağıdaki tabloda, UN Grubu ve Ulusoy Grubu’nun son dönemdeki gidiş-dönüş
navlun zamları karşılaştırmalı olarak sunulmaktadır:
590
Haydarpaşa ($) Ambarlı ($) Çeşme ($) Tarih
C/u S/t L C/u S/t L C/u S/t L
1.3.2003 100 75 100 100 75 100 100 75 100
1.2.2004 100 75 100 100 75 100 100 75 100
3) Ayrıca, 15.3.2003 tarihinden itibaren her iki teşebbüs tarafından da aynı ifadeler
kullanılmak suretiyle, Trieste’den dönüş bileti olmaksızın gelerek Çeşme veya
İstanbul limanlarında dönüş-gidiş bileti almak isteyen firmalara geçerli navlunlardan
komple üniteler ve kamyon römorklar için 200 ABD Doları, dorseler için ise 150 ABD
05-46/668-170
16
Doları fazla fiyat uygulanacağı belirtilmektedir. Bu deliller, ayrı tüzel kişilikleri olan iki
rakip teşebbüsün fiyat hareketlerinin, adeta aynı ekonomik birlik içinde yer alan ve
rakip olmayan iki şirkete ait fiyat hareketleri gibi seyrettiğini ortaya koymaktadır.
4) Ulusoy Ro-Ro Grubu’nda yer alan teşebbüslerin herbirinde %20 civarında hisse 600
sahibi olan ve bütün bu teşebbüslerin yönetim kurullarında görev alan Saffet
ULUSOY, aynı zamanda Ulusoy Grubu’nun UN Grubu’nda %26,4 hisseye sahip
olmasına dayanarak UN Grubu bünyesindeki Ro-Ro şirketlerinin yönetim kurulu
başkanlıklarını yürütmektedir. Buna ek olarak, Ulusoy Grubu’nda yer alan Ro-Ro
şirketlerinin herbirinde yaklaşık %5 hisse sahibi olan ve bütün bu şirketlerin yönetim
kurullarında görev alan Erol SOYLU, UN Grubu bünyesindeki şirketlerinlerin yönetim
kurullarında da yer almaktadır. Bağımsız ve rakip iki teşebbüsten birinin belli başlı
ortağı ve yönetim kurulu üyesinin diğerinin yönetim kurulu başkanlığı görevini
üstlenmesinin ve bunun yanında teşebbüslerin ortak birer yönetim kurulu üyelerinin
daha bulunmasının, teşebbüsler arasında rekabeti kısıtlayıcı nitelikte işbirliği 610
doğurucu bir etkiye sahip olması kaçınılmazdır. Böyle bir yapılanmanın, Ro-Ro
taşımacılığı gibi yoğunlaşma oranı çok yüksek bir sektörde ortaya çıkması ise, söz
konusu işbirliği ve koordinasyonu kolaylaştırıcı ve güçlendirici niteliktedir. Bu
çerçevede anılan kişilerin, UN Grubu şirketlerinin yönetim kurulu başkanı, üyesi ya da
teşebbüsün kararlarında etki sahibi olacakları herhangi başka bir pozisyonda
bulunmalarının rekabeti kısıtlayıcı bir etki yaratması kaçınılmazdır.
Ro–Ro taşıyıcısı teşebbüslerin son dönemde gerçekleştirdikleri fiyat artışlarının aynı
olmamasına dikkat ettikleri ve fiyat artış tarihlerinin, aralarında bir kaç gün olacak
şekilde seçildiği görülmektedir. Buna karşılık, yukarıda aktarılan yapılanma nedeniyle 620
koordinasyonsuz bir fiyat tespiti muhtemel görülmemektedir.
J-SONUÇ:
UN Ro Ro Grubu ve Ulusoy Ro Ro Grubu hakkında 19.8.2004 tarih, 04-56/754-M
sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapora,
toplanan delillere, sözlü savunma toplantısındaki açıklamalara ve incelenen dosya
kapsamına göre;
1. Ulusoy Grubu ve UN Ro-Ro Grubu’nun ekonomik bütünlük içinde olmadıkları ve 630
farklı teşebbüs olduklarına OYBİRLİĞİ ile,
2. Ulusoy Denizyolları İşletmeciliği A.Ş. ve UN Ro-Ro İşletmeleri A.Ş. arasında
12.10.2000 tarihinde yapılan Protokol’ün ”Taraflar halen uygulamakta oldukları tarife
ve ödeme koşullarını diğer tarafın mutabakatı olmaksızın değiştirmeyeceklerdir.
Böyle bir durum işbu protokolün başka bir ihtara hacet kalmaksızın sona ermesi
anlamındadır.” şeklindeki hükmünün 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olduğuna
OYÇOKLUĞU ile,
640
05-46/668-170
17
3) Bu nedenle Ulusoy Denizyolları İşletmeciliği A.Ş. ve UN Ro-Ro İşletmeleri A.Ş.’nin
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca idari para cezası ile cezalandırılmalarına OYBİRLİĞİ ile,
4) 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16. maddesi ikinci fıkrası
çerçevesinde UN Ro-Ro İşletmeleri A.Ş.’nin 2003 yılı sonunda oluşan yıllık gayri safi
geliri esas alınarak takdiren %(…..) oranına denk gelmek üzere (……………) YTL ve
Ulusoy Denizyolları İşletmeciliği A.Ş.’nin 2003 yılı sonunda oluşan yıllık gayri safi
geliri esas alınarak takdiren %(……) oranına denk gelmek üzere (…………..) YTL
idari para cezası ile cezalandırılmasına OYÇOKLUĞU ile, 650
5) Bir teşebbüsün yönetim organlarında görev alan kişi ya da kişilerin aynı pazarda
faaliyet gösteren bağımsız diğer bir teşebbüsün de yönetim organlarında görev
alması bu teşebbüsler arasında koordinasyon yaratılmasına sebep olacağından,
Ulusoy Ro-Ro Grubu şirketleri ile UN Ro-Ro Grubu şirketlerinin herhangi birinin
yönetim organlarında görev alan kişi ya da kişilerin, diğer grup şirketlerinin yönetim
organlarında görev almaması gerektiğine, halihazırdaki durumun 90 gün içerisinde
sona erdirilerek Rekabet Kurulu’na tevsik edilmesine, gerekli görülen düzeltmeler
yapılmadan uygulamaya devam edilmesi halinde haklarında soruşturma açılacağının
ve 4054 sayılı Kanun’un 16. ve 17. maddeleri uyarınca işlem yapılacağının taraflara 660
bildirilmesine OYBİRLİĞİ ile,
Danıştay yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
05-46/668-170
18
Rekabet Kurulu’nun 13.7.2005 Tarih ve 05-46/668-170 Sayılı Kararına
Karşı Oy
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı olarak değerlendirilen husus, 12.10.2000
tarihli Protokol’ün 2. sayfasında yer verilen “Taraflar halen uygulamakta oldukları tarife ve
ödeme koşullarını diğer tarafın mutabakatı olmaksızın değiştirmeyeceklerdir…” şeklindeki
ifadedir.
Oysa söz konusu hüküm, Protokol’ün “Dönüş Biletlerinin Tanınması” başlıklı
kısmında 3. fıkra olarak düzenlenmiştir ve her iki teşebüse ait navlun bedelleri ile ilgili
değil, gemi dönüş biletleriyle ilgilidir. Dolayısıyla bu maddenin de Protokol’ün diğer
maddeleriyle birlikte ilgili teşebbüslerin muafiyet talepleri çerçevesinde
değerlendirilebilmesi mümkündür.
Aksine, bahse konu madde teşebbüslerin birlikte navlun bedellerini belirlemelerine
yönelik olsaydı, bu takdirde ihlal olarak değerlendirilmesi gerekirdi.
Açıklanan nedenle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Mustafa PARLAK
Başkan
05-46/668-170
19
KARŞI OY GEREKÇESİ
(13.07.2005 tarihli ve 05-46/668-170 sayılı Kurul Kararı)
4054 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesinin 4 üncü fıkrası, Kurulun para cezasına
karar verirken, kastın varlığı, kusurun ağırlığı, ceza uygulanan teşebbüs veya
teşebbüslerin pazar içindeki gücü ve muhtemel zararın ağırlığı gibi unsurları dikkate
alacağını öngörmektedir.
Haklarında idari para cezası verilen teşebbüslerin ilgili pazarda oynadıkları rol,
pazarın veya sektörün ekonomik büyüklüğü ve önemi, nihayet idari para cezalarının
uygulanmasında güdülen “caydırıcılık” amacı dikkate alınmaksızın ceza miktarının
belirlenmesi yerinde olmadığı gibi, hafifletici nedenler ortaya konulmaksızın veya
belirtilmeksizin %0.5 gibi çok düşük bir oranın tespit edilmesi de, Kanun’un 16 ncı
maddesiyle uyumlu olmamıştır.
Bu itibarla ceza oranı ve miktarını belirleyen kararın 4 üncü maddesindeki
çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ M. Sıraç ASLAN
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy