Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D3/1/B.G.-01/1
Karar Sayısı : 01-10/106-26
Karar Tarihi : 27.02.2001
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Tamer MÜFTÜOĞLU.
Üyeler : Dr. Kemal EROL, M. Zeki UZUN, Sadık KUTLU, İsmet
CANTÜRK, Nejdet KARACEHENNEM, Mustafa PARLAK,
A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR,
Murat GENCER.
B-RAPORTÖR : Bülent GÖKDEMİR
C-BİLDİRİMDE BULUNAN: Robert Bosch GmbH temsilcileri
Av. İsmail G. ESİN ve Av. Tunç LOKMANHEKİM
Levent Cad. No:12, 80620 1. Levent/İSANBUL
D-TARAFLAR : Robert Bosch GmbH
Robert Bosch Platz 1, D-70839 Gerlingen-Schillerhöhe,
Postfach 10 60 50, D-70049 Stuttgart, ALMANYA
Mannesman Rexroth AG
Jahnstrasse 3-5, D-97816 Lohr am Main, ALMANYA
E-DOSYA KONUSU: Robert Bosch GmbH (Bosch) tarafından Mannesman
Rexroth AG(Rexroth)’nin kontrolünün bir "Kiralama Anlaşması" ile devralınması
işlemine izin verilmesi talebi.
F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 16.2.2001 tarih ve 8193 sayı ile
intikal eden bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un
7. maddesi ile 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme
ve Devralmalar Hakkında Tebliğ'in ilgili hükümleri uyarınca düzenlenen 26.2.2001
tarih, D3/1/B.G.-01/1 sayılı Birleşme Ön İnceleme Raporu 26.2.2001 tarih,
REK.0.07.00.00/12 sayılı Başkanlık önergesi ile 01-10 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır.
G-RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: Bosch tarafından Rexroth’un yönetiminin
kontrolünün bir şirket kiralama sözleşmesi vasıtasıyla devralması talebiyle yapılan
bildirimin değerlendirilmesi sonucunda; söz konusu devir işleminin, tarafların ilgili
ürün pazarındaki toplam pazar payları yönüyle, 4054 sayılı Kanun’un 7.
maddesine dayanılarak çıkarılan, 1998/2 sayılı Tebliğ ile değişik 1997/1 sayılı
(01-10/106-26)
2
Tebliğ’in 4. maddesi kapsamında izne tabi bir devralma olduğu, ancak sektördeki
yoğunlaşma, ürünlerin nitelikleri ve tarafların ilgili pazardaki pazar paylarının düşük
olması hususları göz önüne alınarak bildirim konusu devir işlemine izin
verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
1. İlgili Pazar
Ürün Pazarı: Devralma işlemi taraflarının ortak faaliyet alanları hidrolik ve
pnömatik üretimidir. Hidrolik ve pnömatik güç iletim yöntemleri; akışkanların
basınçlandırılmasını ve bu basınçlandırılmış akışkanların iletim ve denetimi
aracılığıyla modern yaşamda gerek duyulan mekanizmaların çalıştırılmasını
sağlayan yöntemlerdir. Söz konusu akışkanın bir sıvı olması durumunda sistem
için “hidrolik”, bir gaz olması durumunda ise “pnömatik” tanımlaması yapılmaktadır.
Bu bağlamda ilgili ürün pazarı öncelikli olarak hidrolik ve pnömatik üretimi olarak
ikiye ayrılmaktadır. Bununla birlikte, hidrolikler de kullanım alanlarının ve teknik
özelliklerinin farklılığı dolayısıyla gerek talep gerekse arz ikamesi yönünden mobil
ve endüstriyel hidrolikler olarak iki ayrı alt pazara ayrılmaktadır. Sonuç olarak
devralma işleminde; pnömatik, mobil ve endüstriyel hidrolik üretimi olmak üzere üç
farklı ürün pazarı tanımlanmıştır.
Coğrafi Pazar: Her ne kadar devralma işlemi Türkiye dışında gerçekleşecek olsa
da, Bosch’un, Türkiye’de ilgili pazarda faaliyet gösteren Bosch Sanayi ve Ticaret
A.Ş.’yi ve Rexroth'un da Mannesman Rexroth Hidrolik ve Otomasyon Sanayi ve
Ticaret AŞ’yi kontrol etmesi nedeniyle, Türkiye’deki hidrolikler ve pnömatikler
pazarı da bu devralmadan etkilenebilecektir. İlgili ürünler açısından bakıldığında,
devralma işlemi sonucunda etkilenecek coğrafi pazarın bütün ülkeyi kapsadığı
anlaşılmaktadır. Bu nedenle ilgili coğrafi pazar Türkiye Cumhuriyeti sınırları olarak
belirlenmiştir.
2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Siemens Aktiengesellscaft (Siemens) ve Bosch, Mannesman ile akdedilen bir
Hisse Devir sözleşmesi ile Atecs Mannesmann AG’nin %50+2 adet hissesini
satınalmak istemektedir. Ancak sözleşmeyi takiben yapılan ek bir sözleşme ile
alıcı konumundaki taraflardan Bosch söz konusu işlem üzerindeki haklarını
Siemense devretmiştir. Bosch, anılan ek sözleşme gereğince Rexroth’un
faaliyetlerinin kontrolünü münhasıran ele geçirmek amacıyla, Rexroth ile bir Şirket
Kiralama Anlaşması akdedecektir. Anılan şirket kiralama anlaşması hükümleri
uyarınca Bosch, Rexroth’un idari sorumluluğunu ve kontrolünü tek başına elde
edecek, Siemens’in Rexroth’un idaresinde veya kar zarar paylaşımında söz hakkı
olmayacaktır.
Nitekim Şirket Kiralama Sözleşmesi’nin 1. maddesinin ilk fıkrasında: “Robert
Bosch GmbH ve Siemens, kiraya verenin (Mannesman Rexroth AG) endüstriyel
(01-10/106-26)
3
yönetiminin Robert Bosch GmbH şirketi tarafından üstlenileceğini kabul
etmişlerdir. …Robert Bosch GmbH tarafından işlerin yönetiminin kolaylaştırılması
için Kiraya veren işbu Sözleşme ile tüm işi Kiralayana (Robert Bosch GmbH)
kiralar” denilmektedir.
Aynı anlaşmanın 2. maddesinin üçüncü fıkrasında: “Kiralayan, işbu sözleşmenin
yürürlükte kaldığı süre boyunca Kiraya verenin şirketini kısmen ve tümüyle
kullanma ve Kiralayanın şirketi ile birleştirme hakkına sahiptir. Bu kiralama
ilişkisinin sona ermesi ile birlikte Kiralayan varsa gerekli değişiklikleri yapacaktır”
denilmek sureti ile sözleşme süresi boyunca Rexroth’un kontrolünün münhasıran
Bosch’un elinde bulunacağı belirtilmiştir. Söz konusu anlaşma, 1.1.2001 tarihinde
yürürlüğe girecek ve 31.12.2010 tarihi itibariyle başlayan takvim yılının sona
ermesinden 12 ay önce yazılı olarak yapılacak bildirim ile feshedilebilecektir.
Dolayısıyla kiralanan Rexroth’un kontrolü en az on yıl boyunca Bosch’a
geçmektedir.
1997/1 Sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin alınması Gereken Birleşme ve
Devralmalar Hakkında Tebliğ’in 2. maddesinde, 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi
çerçevesinde birleşme ve devralma sayılan hallerin neler olduğu belirtilmiştir. İlgili
maddenin (b) bendinde tanımlanmış olan; “Herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin
malvarlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine
yönetmide hak sahibi olma yetkisi veren araçları devralması veya kontrol etmesi”
birleşme ve devralma sayılan hususlardan biridir.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında: “Bu tebliğ bakımından kontrol, ayrı ayrı ya da
birlikte, fiilen ya da hukuken bir teşebbüs üzerinde belirleyici etki uygulama
olanağını sağlayan haklar, sözleşmeler veya başka araçlarla ve özellikle bir
teeşebbüsün malvarlığının tamamı veya bir kısmı üzerinde mülkiyet veya
işletilmeye müsait bir kullanma hakkıyla veya bir teşebbüsün organlarının
oluşumunda veya kararları üzerinde belirleyici etki sağlayan haklar veya
sözleşmelerle meydana getirilebilir.
Kontrol hak sahipleri ya da bir sözleşmeye göre hakları kullanmaya yetkili kılınmış
olan veya böyle bir hak ve yetkisi olmamakla birlikte fiilen bu hakları kullanma
gücüne sahip olan kişiler veya teşebbüsler tarafından elde edilmiş kabul edilir”
denilmek suretiyle kontrol unsurunun tanımı yapılmıştır. Ancak kontrolün, belirli bir
süre için akdedilmiş anlaşmalar vasıtasıyla geçici olarak elde edilmesi durumu
yeterince açık değildir. Tebliğ’e göre kontrol, teşebbüs kararları üzerinde belirleyici
etki sağlayan haklar veya sözleşmelerle meydana getirilebilir. O halde belirli bir
süre için akdedilmiş sözleşmeler yoluyla kontrol devri olup olmadığını tespit
edebilmek için, söz konusu sözleşmelerin, teşebbüs kararları üzerinde belirleyici
etki yaratıp yaratmadığına bakılmalıdır.
Belirleyici etki yaratılması iki şekilde olabilir. Birincisi, işletmenin mülkiyetine veya
malvarlığının tamamına ya da bir kısmını kullanma hakkına sahip olmak. İkincisi
ise, işletmenin organlarının oluşumunda, bu organlarda yapılan oylamalarda ya da
(01-10/106-26)
4
alınan kararlarda nihai sonucu etkileyebilme imkanı veren haklara sahip olmak
veya bu hakları sağlayan bir sözleşme akdetmektir.
Münhasır olarak kontrolün el değiştirmesi genellikle bir teşebbüsün hisselerinin
%50’sinden fazlasının ele geçirilmesi halinde gerçekleşmektedir. Diğer yandan
kontrolün, sahip olunan pay ile bağlı olmaksızın, bir işletmenin organlarının
oluşumunda, kararlarında ve oylamalarında belirleyici etkide bulunma imkanı
veren haklar yoluyla da elde edilebileceği öngörülmüştür. Diğer bir deyişle bir
işletme üzerinde azınlık pay sahipliği de, o işletmenin kontrolünün ele geçirilmesini
sağlayabilir. Böyle bir durum, hukuken azınlık hisselerine bazı özel hakların
tanındığı hallerde ortaya çıkabilir. Bunlar, azınlığa çoğunluk oyu sağlayan imtiyazlı
hisseler verilmesi veya işletmenin stratejik ticari kararlarını belirleyebilme imkanı
veren diğer hakların tanınması yoluyla olabilir.
Başvuruya ilişin olarak, Bosch’un bir şirket kiralama sözleşmesi vasıtasıyla
Rexroth’un kontrolünü ele geçirip geçirmediğini anlamak için, Siemens’in söz
konusu kiralanan şirketin %50+2 hissesini iktisab etmesine rağmen, Bosch'un ilgili
kiralama sözleşmesi hükümleri uyarınca belirleyici etkide bulunabilme hakkına
sahip olup olmadığı incelenmelidir. Yukarıda değinilen Şirket Kiralama
Sözleşmesi’nin 1.1 ve 2.3 maddelerinin yanı sıra ilgili sözleşmede yer alan birçok
hüküm de Bosch’un, Rexroth’un kontrolü üzerinde belirleyici etkide
bulunabileceğini göstermektedir.
Başvuru konusu devralma işleminde Siemens’in, kendisine normal koşullarda
çoğunluk hakkı veren Rexroth’un hisselerinin %50+2 adedini elde etmesine karşın,
Rexroth’un kontrolü, 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında, en az on yıl boyunca
tamamen Bosch’a geçmektedir.
Burada rekabet hukuku bakımından dikkat çekici olan nokta, söz konusu devralma
işlemi neticesinde Bosch ile Siemens arasında bir yapısal bağlantı kurulmasıdır.
Bosch ile Siemens arasında kurulan yapısal bağlantının, Siemens’in ilgili ürün
pazarında faaliyet göstermemesi nedeniyle, rekabeti engelleyici herhangi bir etki
yaratmayacağı düşünülmektedir.
Ciro ve Pazar Payları
Devralma işlemi taraflarının ilgili ürün pazarları olan; pnömatikler, mobil hidrolikler
ve endüstriyel hidrolikler bakımından ilgili coğrafi pazarda son üç yıla ait ciro ve
pazar payları şöyledir:
Pnömatikler
Şirketler Ciro (milyon TL)
Rexroth Bosch
1997 45.036 112.590
1998 109.857 183.095
1999 108.419,2 162.628,8
(01-10/106-26)
5
Pazar Payı (%) Rexroth Bosch
1997 1.7 3.3
1998 2.8 4.2
1999 2.0 2.2
Mobil Hidrolikler
Şirketler Ciro (milyon TL) Rexroth Bosch
1997 337.770 45.036
1998 512.666 366.190
1999 813.144 867.353,6
Pazar Payı (%)
1997 4.3 0.4
1998 3.6 2.4
1999 5.0 5.3
Endüstriyel Hidrolikler
Şirketler Ciro (milyon TL) Rexroth Bosch
1997 1.351.080 135.108
1998 2.087.283 292.956
1999 3.252.576 596.305,6
Pazar Payı (%)
1997 18.3 1.7
1998 18.5 2.6
1999 21.5 3.9
Tablolarda yer alan rakamlardan anlaşılacağı üzere, tarafların toplam ciroları
hesaplandığında, en yüksek cironun oluştuğu 1999 yılı için tarafların üç pazardaki
toplam ciroları 5.800.427.200.000 TL.'dir. Söz konusu rakamlara göre, pnömatikler
ve mobil hidrolikler pazarında tarafların toplam ciro ve pazar payları 1997/1 sayılı
Tebliğ’in 4. maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin 1998/2 sayılı Tebliğ’de
belirtilen 25.000.000.000.000 TL ciro ve %25 pazar payı eşiklerini aşmamaktadır.
Endüstriyel hidrolikler pazarında ise yine söz konusu ciro eşiği aşılmamakla birlikte
tarafların, %25.4 seviyesinde gerçekleşen 1999 yılı pazar payları toplamı %25’lik
eşiğin üzerindedir. Bu nedenle bildirim konusu devralma işleminin 1997/1 sayılı
Tebliğ kapsamında izne tabi bir işlem olduğu anlaşılmaktadır.
Pazarlarının yapısı incelendiğinde, pnömatiklerde, pazar payları yaklaşık olarak
%75’ler seviyesinde seyreden beş büyük firma ve bunların yanısıra pazar payları
toplamı yaklaşık %25 olan küçük ölçekli yaklaşık 200 adet firmanın faaliyet
gösterdiği görülmektedir. Pazar payları toplam %75 olan beş büyük firma içinde
devralma işlemi taraflarının pazar payları toplamı ortalama %5 seviyesindedir.
(01-10/106-26)
6
Mobil hidrolikler pazarında, pazar payları toplamı yaklaşık %25 olan altı büyük
firma ile %75 olan ve sayıları 200’ü bulan küçük ölçekli firmalar faaliyet
göstermektedir. Altı büyük firma içinde Bosch ve Rexroth’un pazar payları toplamı
ortalama %7 seviyesindedir.
Pazar payı eşiğinin aşıldığı tek pazar olan endüstriyel hidrolikler pazarında ise,
pazar payları toplamı %45’lerde olan yine altı firma ile yaklaşık %55 pazar payına
sahip ve yine sayıları 200’e yaklaşan küçük ölçekli firma faaliyet göstermektedir.
Pazarın yaklaşık yarısını oluşturan altı firma içinde devralma işleminin tarafları
olan Bosch ve Rexroth’un pazar payları toplamı; 1997 yılında %20, 1998’de %21.1
ve 1999’da %25.4 seviyesinde artan bir eğilim göstermektedir.
Her üç pazarda da faaliyet gösteren firmaların hiçbirisinin tek başına, rakiplerinden
bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarları gibi ekonomik
parametreleri belirleyebilme gücüne sahip olduklarını söyleyebilmek mümkün
görünmemektedir. Diğer yandan sayıları pnömatikler pazarında beş, mobil ve
endüstriyel hidrolikler pazarında ise altı olan büyük firmaların, sayıları 200
civarında olan ve pnömatiklerde pazar payları toplamı %25, endüstriyel
hidroliklerde %55 ve mobil hidroliklerde %75 seviyesinde olan rakiplerini dikkate
almaksızın pazarda birlikte hakim durumda bulunduklarını ileri sürmek de mümkün
görünmemektedir.
Yine hakim durumun önemli bir göstergesi olan ürünün niteliği gözönüne
alındığında yukarıdaki görüş desteklenmektedir. Pazar, yeniliklerin az ölçüde
etkilediği homojen ürünler tarafından oluşturulduğu taktirde, rekabetin bu ürünlerin
fiyatları üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır. Böyle bir durum, yoğunlaşma
derecesi yüksek piyasalarda firmalar arası koordinasyonun sağlanmasını
kolaylaştırmaktadır. Bu şartların süregeldiği piyasalar toplu bir hakim durumun
varolması için daha elverişlidir. Buna karşılık, söz konusu ürünlerin heterojen
olması genellikle fiyatların belirlenmesini ve firmalar arası koordinasyonu
zorlaştırmaktadır.
Devralma işlemi taraflarının arzettiği ürünler; plastik kalıp makinaları, takım
tezgahları, torna tezgahları, kaldıraç ve konveyor sistemlerinin içinde bulunduğu
endüstriyel makinalar sektörü, otomotiv, beyaz eşya gibi son derece geniş bir ürün
yelpazesinde kullanılan dolayısıyla son derece heterojen ürünlerdir.
1997/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinin ikinci fıkrasında: “Hakim durum yaratmayan
veya bir hakim durumu güçlendirmeyen ve bunun sonucu olarak ülkede veya bir
bölümünde etkin rekabeti önemli ölçüde engellemeyen birleşme veya
devralmalara izin verilir” denilmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere, devralma işlemi taraflarının pazar payı eşiğini aştıkları
tek pazar olan endüstriyel hidrolikler üretimi pazarında toplam pazar payları %25’in
(01-10/106-26)
7
biraz üzerindedir. Esasen, bu oranın, rakiplerin pazar payları ve ürünlerin niteliği
de göz önüne alındığında bir hakim durum yaratması imkan dahilinde değildir.
I-SONUÇ
Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler ışığında, Robert Bosch GmbH
tarafından Mannesman Rexroth AG’nin yönetiminin kontrolünün bir şirket kiralama
sözleşmesi vasıtasıyla devralınması talebiyle yapılan bildirimin değerlendirilmesi
sonucunda; söz konusu işlemin, 4054 sayılı Kanun'un 7. maddesine dayanılarak
çıkarılan 1998/2 sayılı Tebliğ ile değişik 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin
Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında izne
tabi bir devralma olduğuna; ancak, bu işlem sonucunda, aynı Kanun maddesi
hükmünde belirtilen bir hakim durumun yaratılması veya mevcut bir hakim
durumun güçlendirilmesi ve böylece rekabetin olumsuz yönde etkilenmesinin
sözkonusu olmadığına, bu nedenle de bildirim konusu işleme izin verilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy