Olaylar –Başvuranın aile üyelerinden biri 2003 yılının Ekim ayında polis tarafından gözaltına alınmıştır. Sonrasında ise şüpheli kişi, savcının huzuruna çıkarılmıştır, savcı bir soruşturmanın başlatılmasını ve şüphelinin adli denetim altına alınmasını istemiştir. Şüphelinin avukatıyla görüşme hakkının bulunması nedeniyle, polis ve eşlik eden korumalar şüpheliyi mahkeme binasındaki sıradan bir odaya götürmüşlerdir. Avukatının talebi üzerine, şüphelinin kelepçeleri çıkarılmış ve kendisine eşlik eden iki polis memuru, şüpheli kişi ile avukatının özel olarak görüşebilmeleri için odayı terk etmiştir. Ancak polis memurları, her ihtimale karşı, cam bir panel aracılığıyla şüpheliyi gözetim altında tutmuşlardır. Görüşme başladıktan yaklaşık yirmi dakika sonra, söz konusu şüpheli yerinden kalkmış, pencereye doğru gitmiş ve atlayarak intihar etmiştir.
Hukuki Değerlendirme – Madde 2: Fransa hukukunda “deferement”, diğer bir deyişle polis gözaltısının resmi olarak sona ermesi ile ilgili bireyin bir yargıcın huzuruna çıkarılması arasındaki zaman, inkar edilemez şekilde bir nezaret tedbiridir, uygulama bakımından polis gözaltısı ile benzer özelliktedir ve ilgili birey adli denetim kapsamında, soruşturma makamlarının gözetimi altında tutulmaktadır.
Yerel makamlar, şüphelinin intihar edeceğini bilecek durumda değildir. Şüpheli, polis gözaltısında tutulduğu sırada ve nakledilme esnasında kendisi ile görüşen herkese karşı sakin bir tutum sergilemiştir. Şüpheliyi muayene eden psikiyatrist, şüphelinin durumunu istikrarlı olarak değerlendirmiş ve hatta, polis gözaltısına alınması durumunun şüpheliyi ciddi bir şekilde üzmediğini kaydetmiştir. Yetkililerin, söz konusu zamanda şüphelinin kendisine verilen dört öğün yemekten üçünü yemeyi reddetmesinin bir uyarı işareti olduğunu anlamış olmalarının gerekebileceği doğrudur. Ancak, bu durum kendi başına, soruşturmacıların ve eşlik eden görevlilerin muhtemel bir intihar riskinin söz konusu olduğuna ilişkin olarak uyarılması için yeterli değildir.
Durum böyle olunca ve yetkililerin şüphelinin intihar edebileceğini biliyor olduğu ya da bilmesi gerektiğine inanmak için herhangi bir tarafsız gerekçe olmamasından ötürü, Sözleşme’nin 2. maddesi uyarınca üzerlerine düşen pozitif yükümlülükler, yetkililerin bu davada bir kimsenin hayatının korunması için gerekli olan temel önlemlerden başka herhangi bir özel tedbir almasını gerektirmemiştir.
Ayrıca, eşlik eden memurlar şüphelinin avukatı ile özel bir görüşme yapmasına olanak sağlamak için odadan çıkmış olsalar bile, cam bir panel aracılığıyla şüpheliyi gözetim altında tutmuşlardır. Şüphelilerin polis gözaltısında tutulmalarının sona ermesi ile bir yargıcın huzuruna çıkarılmaları arasındaki sürede güvenlikleri hususu daha kesin bir yasal çerçevenin getirilmesini gerektirmiş, dolayısıyla eşlik ettikleri kimselerin psikolojik durumlarının ve bu kimselerin intihar etmeleri riskinin değerlendirilmesi işlemi yalnızca polisin görevi olmaktan çıkmıştır. Ancak, herhangi bir özel riskin tespit edilmediğinden ya da tespit edilme zorunluluğu olmadığından, bu davada alınmış olan önlemler yeterli düzeydedir ve dava, Devlet tarafından Sözleşme’nin 2. maddesinin getirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinde bir başarısızlığın söz konusu olmadığını ortaya koymuştur.
Son olarak, bu dava, Mahkeme’nin Sözleşme’nin 2. maddesinin esas bakımından ihlal edilmiş olduğuna karar verdiği Eremiášová ve Pechová / Çek Cumhuriyeti (23944/04, 16 Şubat 2012) davasından farklılık göstermiştir. Şüphelinin bariz bir şekilde pencereden atlayarak kaçma teşebbüsünde bulunurken kendisini öldürdüğü Eremiášová ve Pechová / Çek Cumhuriyeti davasında, yetkililerin aslında bir kaçma teşebbüsü olasılığının bulunduğunu öngördüklerini işaret eden adımlar atmış oldukları görülmüştür. Dahası, olay, somut davada olduğu gibi doğası gereği gizli kalması gereken avukatla görüşme esnasında değil de, ilgili bireyin tuvaletlerden polis merkezinin başka bir bölümüne götürülmesinde kendisine eşlik eden polis memurlarının tümüyle denetimi altında tutulduğu esnada gerçekleşmiştir.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle).
Full & Egal Universal Law Academy