Olaylar ve Olgular: Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne sunduğu başvurusunda Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanarak, ömür boyu gelire ilişkin olarak idare mahkemeleri huzurunda yürütülen yargılamaların usul bakımından adil olmadığından şikayetçi olmuştur. Davalı Hükümet, başvuran iç hukukta öngörülen şekilde Adalet Şansölyesi aracılığıyla yerel mahkemelerde tazminat talebinde bulunmadığından, başvurunun kabul edilemez olduğunu iddia etmiştir.
Hukuksal Değerlendirme – 35 § 1 Maddesi: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Eriksson / İsveç (no. 60437/08, 12 Nisan 2012) kararında, Yüksek Mahkeme’nin 3 Aralık 2009 tarihli kararından (NJA 2009 N 70) itibaren, İsveç’te iddia edilen Sözleşme ihlallerini tazminat vermek suretiyle telafi edebilen etkin bir hukuk yolu bulunduğunu göz önünde bulundurmuştur. Sözleşme’nin 6. maddesinin önceden pek çok Yüksek Mahkeme davalarının konusu olduğundan ve Adalet Şansölyesi’nin zaten gerekçesiz kararlar konusunu ele almış olmasından dolayı, Mahkeme mevcut davada farklı bir sonuca varmak için herhangi bir sebep görmemiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihadından, tazminatın uygun bir telafi olduğu açıkça anlaşıldığından, başvuranın tek uygun telafinin davasının tekrar görülmesi olduğu iddiası reddedilmiştir. Hukuk yoluna ilişkin olarak, başvuranlar İsveç’te mevcut olan iki potansiyel etkin hukuk yolundan birini seçebilirlerdi. Bu hukuk yolları Şansölye’ye şikayette bulunmak veya umumi mahkemeler önünde Devlete dava açmaktır. Başvuran bu iki hukuk yolundan herhangi birine başvurmadığından, başvurusu kabul edilemez bulunmuştur.
Sonuç: kabul edilemez (iç hukuk yollarının tüketilmemesi).
Full & Egal Universal Law Academy