AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR BaĢvuru No. 55549/11 Sağlık İnşaat Turizm Sanayi Taahhüt ve Tic. Ltd. Şti. / Türkiye Başkan András Sajó, Yargıçlar IĢıl KarakaĢ, Nebojša Vučinić, Helen Keller, Paul Lemmens, Robert Spano, Jon Fridrik Kjølbro, ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Abel Campos’un katılımıyla 7 Nisan 2015 tarihinde Daire olarak toplanan Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi (Ġkinci Bölüm), gerçekleĢtirdiği müzakere sonucunda, © T.C. Adalet Bakanlığı, 2015. Bu gayri resmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve DıĢ ĠliĢkiler Genel Müdürlüğü, Ġnsan Hakları Daire BaĢkanlığı tarafından yapılmıĢ olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak belirtilmiĢ olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koĢulu ile Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve DıĢ ĠliĢkiler Genel Müdürlüğü, Ġnsan Hakları Daire BaĢkanlığına atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir. 2 SAĞLIK ĠNġAAT TURĠZM SANAYĠ TAAHHÜT VE TĠCARET LTD. ġTĠ. / TÜRKĠYE KARARI 16 Ağustos 2011 tarihinde ibraz edilen baĢvuru dilekçesi ile davalı Hükümet’in sunduğu görüĢler ve baĢvuran tarafından cevaben sunulan görüĢleri göz önünde bulundurarak aĢağıdaki kararı vermiĢtir: OLAYLAR 1. BaĢvuran Sağlık ĠnĢaat Turizm Sanayi Taahhüt Ve Ticaret Ltd. ġti., Türk hukukunda sınırlı sorumluluğa sahip olan bir Ģirket olup, merkezi Nazilli-Aydın’da bulunmaktadır. ġirket, Mahkeme önünde, Aydın Barosuna bağlı Avukat Y. Tunçbilek tarafından temsil edilmiĢtir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiĢtir. A. Davanın Koşulları 2. BaĢvurunun kendine özgü koĢulları, taraflarca ifade edildiği Ģekilde, aĢağıdaki gibi özetlenebilir: 3. BaĢvuran, inĢaat Ģirketi olarak 1995 yılında, bina inĢa etmek üzere bir taĢınmaz satın almıĢtır. 4. BaĢvuran 12 Eylül 1995 tarihinde, söz konusu binaları inĢa etmek amacıyla, taĢınmazının parselasyonunu yapmıĢtır. BaĢvuran, parselasyon iĢlemi sırasında, taĢınmazın 7.034,93 m2’lik kısmını tören alanı olarak kullanılmak üzere bedelsiz olarak Nazilli Belediyesi’ne devretmiĢtir. 5. Belediye 21 Eylül 1995 tarihli kararla bu parselasyonu onaylamıĢ ve baĢvurana öngörülen binaları inĢa etme izni vermiĢtir. Belediye meclisi tarafından, baĢvuranın tören alanı yapılmak üzere Belediye’ye devrettiği taĢınmazda imar planı değiĢikliği yapılmıĢtır. 6. Bununla birlikte, Belediye, tören alanı yapılması öngörülmüĢ olan düzenlemeyi gerçekleĢtirmemiĢtir. 7. Söz konusu taĢınmaz 2 Mart 2001 tarihinde arsa vasıflı olarak tapuya tescil edilmiĢtir. SAĞLIK ĠNġAAT TURĠZM SANAYĠ TAAHHÜT VE TĠCARET LTD. ġTĠ. / TÜRKĠYE KARARI 3 8. Belediye Meclisi 3 Temmuz 2001 tarihinde imar planını yeniden incelemiĢ ve baĢvuran tarafından devredilen taĢınmazı kamu hizmetine ayırmıĢtır. 9. Belediye Meclisi 12 Haziran 2002 tarihinde, mülkü, üzerine Adalet Sarayı inĢa edilmek üzere Adalet Bakanlığı’na tahsis etmiĢtir. Buna karĢılık, Belediye, mülkiyeti Hazine adına kayıtlı 5.589,33 m2 yüzölçümünde bir baĢka taĢınmazı elde ederek, otobüs park alanı olarak kamunun kullanımına sunmuĢtur. 10. Adalet Sarayının inĢasına 2 Kasım 2004 tarihinde baĢlanmıĢtır. 11. BaĢvuran, Belediye’ye devrettiği taĢınmazın değerinin tespit edilmesi amacıyla 28 Haziran 2005 tarihinde Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne baĢvurmuĢtur. 12. Asliye Hukuk Mahkemesi bilirkiĢi incelemesi yapılmasına karar vermiĢtir. 13. BilirkiĢiler, keĢif sonrası 3 Temmuz 2005 tarihinde raporlarını sunmuĢlardır. BilirkiĢiler, düzenlenen raporda, 7.034,93 m2 yüzölçümündeki bir parselin, baĢvuran Ģirket tarafından, bedelsiz olarak, tören alanı yapılmak üzere Nazilli Belediyesi’ne devredildiğini; keĢif tarihinde ise, söz konusu parsel üzerine, Adalet Sarayı inĢaatına baĢlanmıĢ olduğunu ve yüzölçümünün 6.369,55 m2 olduğunu kaydetmiĢlerdir. BilirkiĢiler, sadece arsa değerini 527.619 Türk lirası (Olayların meydana geldiği dönemde yaklaĢık 331.835 avro’ya tekabül etmekteydi.) olarak hesaplamıĢlardır. 14. BaĢvuran 19 Eylül 2005 tarihinde, bilhassa Ģartlı bağıĢlamanın düzenlendiği Borçlar Kanununun 244. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen kurala dayanarak (aĢağıdaki 26. paragraf), Belediye’nin söz konusu mülkün devredilmesi kapsamında belirlenen koĢullara riayet etmediği gerekçesiyle Belediye aleyhine dava açmıĢ ve mahkemeden devredilen taĢınmazın değerine karĢılık gelen tazminat talep etmiĢtir. 4 SAĞLIK ĠNġAAT TURĠZM SANAYĠ TAAHHÜT VE TĠCARET LTD. ġTĠ. / TÜRKĠYE KARARI 15. Asliye Hukuk Mahkemesi hâkimi, 2 Mart 2007 tarihinde, çok sayıda bilirkiĢi ile birlikte taĢınmaz üzerinde keĢif yapmıĢtır. 16. BilirkiĢiler 3 Eylül 2007 tarihinde kesinlenmiĢ raporlarını sunmuĢlardır. BilirkiĢiler, taĢınmazın sadece arsa değerinin 477.712 Türk lirası (Olayların meydana geldiği dönemde yaklaĢık 265.395 avroya tekabül etmekteydi.) olduğunu belirlemiĢlerdir. 17. Asliye Hukuk Mahkemesi, 15 Kasım 2007 tarihinde, imar planı değiĢikliği sonucu uğranılan zarara iliĢkin davanın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle konu bakımından (ratione materiae) görevsizlik kararı vermiĢtir. 18. BaĢvuran, bu karara karĢı temyiz baĢvurusunda bulunmuĢtur. 19. Kararın temyizi üzerine Yargıtay, 23 Eylül 2008 tarihinde, uyuĢmazlığın 2942 sayılı KamulaĢtırma Kanunu’nun 35. maddesinin uygulanmasıyla ilgili olduğu ve bu konuda da adli mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle kararı bozmuĢtur. 20. Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesi, 1 Nisan 2009 tarihinde, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, baĢvuranın tazminat talebini reddetmiĢtir. 21. Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesi, ilgilinin, söz konusu mülk üzerinde artık mülkiyet iddiasında bulunamayacağı ve karĢılığını isteyemeyeceği kanaatine varmıĢtır. 22. Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesi bu bağlamda, 2942 sayılı KamulaĢtırma Kanunu’nun 35. maddesini gerekçe göstererek, özel parselasyon sonunda malikinin muvafakatı ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmıĢ bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı ve karĢılığının istenemeyeceğini belirterek davayı reddetmiĢtir. 23. Yargıtay, 28 Eylül 2010 tarihinde, 15 Kasım 2007 tarihli kararın “usul ve yasaya uygun” olduğu gerekçesiyle baĢvuranın temyiz talebini reddetmiĢtir. SAĞLIK ĠNġAAT TURĠZM SANAYĠ TAAHHÜT VE TĠCARET LTD. ġTĠ. / TÜRKĠYE KARARI 5 24. BaĢvuran karar düzeltme talebinde bulunmuĢtur. 25. Yargıtay 18 Mayıs 2011 tarihinde, “karar düzeltme için gereken koĢulların bir araya gelmediği” gerekçesiyle baĢvuranın karar düzeltme talebini reddetmiĢtir. B. İlgili İç Hukuk Kuralları ve Uygulaması 26. Olayların meydana geldiği dönemde yürürlükte olan Borçlar Kanununun 244. maddesinin 3. fıkrasına göre, Ģartlı bağıĢlamada, bağıĢlanan, haklı bir sebep olmaksızın bağıĢın yapılmasında belirtilen koĢullara riayet etmemesi halinde, bağıĢlayan, bağıĢlama sözünü geri alabilir ve bağıĢlananın zenginleĢmesi ölçüsünde, bağıĢlama konusunun geri verilmesini isteyebilir. 27. 2942 sayılı KamulaĢtırma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca, imar mevzuatı gereğince –düzenlemeye tabi tutulan- yol, yeĢil saha ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerler için, eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulması veya karĢılığının istenmesi mümkün değildir. Aynı durum, özel parselasyona konu olan ve maliklerin muvafakatı ile kamu hizmetine yönelik kullanım amacıyla devredilen yerler için de geçerlidir. 28. Yargıtay’ın, 2942 sayılı KamulaĢtırma Kanunu’nun 35. maddesiyle ilgili olarak, eski malikler tarafından idareye devredilen mülklerin iadesine iliĢkin talebi sistematik olarak reddettiği yerleĢik içtihadı bulunmaktadır (28 Mayıs 1996 tarihli ve 1996/5090 sayılı, 29 Mayıs 2000 tarihli ve 2000/8413 sayılı, 11 Mart 2001 tarihli ve 2001/3361 sayılı, 2 Nisan 2002 tarihli ve 2002/685 sayılı, 24 Kasım 2005 tarihli ve 2005/12736 sayılı kararlar). 29. 2942 sayılı KamulaĢtırma Kanunu’nun “Bir idareye ait taĢınmaz malın diğer idareye devri” baĢlıklı 30. maddesinin somut olayla ilgili kısımları Ģu Ģekildedir: 6 SAĞLIK ĠNġAAT TURĠZM SANAYĠ TAAHHÜT VE TĠCARET LTD. ġTĠ. / TÜRKĠYE KARARI “Kamu tüzelkiĢilerinin ve kurumlarının sahip oldukları taĢınmaz mal, (…) diğer bir kamu tüzelkiĢisi veya kurumu tarafından kamulaĢtırılamaz. TaĢınmaz mala; (…) ihtiyacı olan idare, 8 inci madde uyarınca bedeli tespit eder. Bu bedel esas alınarak ödeyeceği bedeli de belirterek mal sahibi idareye yazılı olarak baĢvurur. Mal sahibi idare devire muvafakat etmez veya altmıĢ gün içinde cevap vermez ise anlaĢmazlık, alıcı idarenin baĢvurusu üzerine DanıĢtay ilgili idari dairesince incelenerek iki ay içinde kesin karara bağlanır.” ġĠKÂYETLER 30. BaĢvuran, SözleĢme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlâl edildiğini ileri sürmektedir. HUKUKĠ DEĞERLENDĠRME 31. BaĢvuran, SözleĢme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlâl edildiğinden Ģikâyet etmektedir. ĠĢbu madde aĢağıdaki Ģekildedir: “Her gerçek ve tüzel kiĢinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koĢullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da baĢka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” 32. BaĢvuran, Mahkeme’nin özellikle Karaman/Türkiye (No. 6489/03, 15 Ocak 2008) davasında verdiği karara atıfta bulunarak, mülkünün baĢlangıçta öngörülenden baĢka bir kullanıma ayrılması nedeniyle, idarenin, taĢınmazının devredilmesi sırasında belirlenen koĢullara riayet etmediğini ileri sürmektedir. Bu durum kendisi açısından olumsuz sonuçlar doğurmuĢ ve genel menfaatin gerekleri ile bireysel hakların korunmasının gerekleri arasında bulunması gereken adil dengeyi bozmuĢtur. SAĞLIK ĠNġAAT TURĠZM SANAYĠ TAAHHÜT VE TĠCARET LTD. ġTĠ. / TÜRKĠYE KARARI 7 33. Hükümet, baĢvuranın iddiasına karĢı çıkmaktadır. BaĢvuranın, SözleĢme’ye Ek 1. No.lu Protokol’ün 1. maddesi anlamında bir “mülke” sahip olmadığını ileri sürmektedir. Hükümet, ilgilinin söz konusu taĢınmazı kendi isteğiyle belediyeye devretmesi nedeniyle anılan taĢınmaz üzerindeki mülkiyet hakkından etkin olarak yararlanma konusunda “meĢru beklenti”ye sahip olduğunu da iddia edemeyeceği kanaatindedir. Hükümet’e göre, baĢvuranın söz konusu mülk üzerindeki mülkiyet hakkından etkin olarak yararlanması konusunda en azından “meĢru beklenti”ye sahip olduğunu yasal olarak iddia etmeye devam edebileceği varsayılsa dahi, ihtilaf konusu müdahale her ne olursa olsun kanunla öngörülmüĢ olup, ilgilinin mülkiyetine saygı hakkı ile kamu yararı arasında âdil bir denge gözetilmiĢtir. Hükümet, ilgili tarafından devredilen taĢınmazın, kamu hizmetine yönelik olarak Adalet Sarayı inĢasına ayrılmıĢ olduğunu belirtmektedir. 34. Mahkeme’nin öncelikle, mülkiyetine saygı hakkının ihlal edildiğini iddia eden baĢvuranın, SözleĢme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi anlamında mülkiyet hakkı bulunup bulunmadığını tespit etmesi gerekmektedir. 35. Mahkeme somut olayda, baĢvuranın, parseli ilkin tören alanı olarak kullanılmak üzere idareye devrettiğini gözlemlemektedir. Daha sonrasında, idarenin söz konusu taĢınmazı devir amacına uygun olarak kullanmadığını tespit etmesi üzerine baĢvuran, mülkiyetinin kaybı nedeniyle tazminat almak amacıyla ulusal mahkemeler önünde dava açmıĢtır. 36. Dolayısıyla, baĢvuranın mülkiyet iddiasında bulunduğu mülk, bir zamanlar kendisine ait olsa da, baĢvuruda bulunduğu sırada artık kendi malvarlığında bulunmuyordu BaĢka bir ifadeyle, açılan davanın konusu “halen maliki olunan bir mülkle” ilgili olmayıp, ilgili tazminat davası açtığı sırada taĢınmaz üzerinde malik sıfatına da sahip değildi. 8 SAĞLIK ĠNġAAT TURĠZM SANAYĠ TAAHHÜT VE TĠCARET LTD. ġTĠ. / TÜRKĠYE KARARI 37. Bu bağlamda, Mahkeme, SözleĢme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin mülk edinme hakkını güvence altına almadığını hatırlatmaktadır (Fener Rum Erkek Lisesi Vakfı/Türkiye, No. 34478/97, § 52, 9 Ocak 2007). 38. Bununla birlikte, “mülk” kavramının “mevcut mülkleri” olduğu gibi, baĢvuranların, en azından, mülkiyet hakkından etkin bir Ģekilde kullanma yönünde “meĢru beklenti”ye sahip oldukları iddiasında bulunabilecekleri, alacaklar da dâhil olmak üzere, malvarlığı değerlerini de kapsayabileceğinin altını çizmek gerekmektedir (Kopecký/Slovakya [BD], No. 44912/98, § 35, AĠHM 2004-IX). 39. BaĢvuranın, mevcut ve talep edilebilir herhangi bir alacak hakkının doğup doğmadığı bakımından en azından “meĢru beklenti”ye sahip olup olmadığının tespit edilmesi ile ilgili olarak Mahkeme, baĢvuranın ulusal mahkemeler nezdinde dava açtığı sırada, KamulaĢtırma Kanunu’nun, kamu yararı amacına yönelik bir tesis yapılması için idareye devredilen bir mülkün iade edilmesini talep etme imkânı tanımadığını kaydetmektedir (karĢılaĢtırınız, Motais de Narbonne/Fransa, No. 48161/99, § 18, 2 Temmuz 2002). Borçlar Kanunu’nun 244. maddesi uyarınca, bağıĢlananın, haklı bir sebep olmaksızın bağıĢın yapılmasında belirtilen koĢullara riayet etmemesi halinde, bağıĢlayan, bağıĢlamayı geri alabilmektedir. Bununla birlikte, ulusal mahkemeler, Ģartlı bağıĢlama ile ilgili özel hukuk kurallarının, kamu yararı amacına yönelik tesis yapılması için idareye devredilen mülklere uygulanmayacağı kanaatine varmıĢlardır. Ulusal mahkemeler, 2942 sayılı KamulaĢtırma Kanunu’nun 35. maddesine atıfta bulunarak, baĢvuranın ihtilaf konusu mülkün eski maliki olarak herhangi bir mülkiyet iddiasında bulunamayacağı sonucuna varmıĢlardır (yukarıdaki 20- 23. paragraflar). 40. Mahkeme, bu değerlendirmede herhangi bir keyfilik görmemektedir. Bilhassa, olayların meydana geldiği dönemde, nihai karar mercii olan Yargıtay’ın konuyla ilgili yerleĢik içtihadı olduğunu tespit etmekte ve KamulaĢtırma Kanunu’nun kamu yararı amacına yönelik tesis yapılması SAĞLIK ĠNġAAT TURĠZM SANAYĠ TAAHHÜT VE TĠCARET LTD. ġTĠ. / TÜRKĠYE KARARI 9 için idareye devredilen mülklerin idaresini düzenlendiği 35. maddesi uyarınca eski maliklerin mülkiyet iddiasında bulundukları davaları reddettiğini saptamaktadır (yukarıdaki 28. paragraf). 41. Öte yandan, Mahkeme, mevcut davanın, yukarıda anılan Karaman davası ile Beneficio Cappella Paolini/Saint-Martin (No. 40786/98, § 33, AĠHM 2004-VIII) ve Motais de Narbonne davalarından farklı olduğu kanısındadır. Söz konusu davalarda, ihtilaf konusu taĢınmazlar, kamu yararı amacına yönelik tesis yapılması için ayrılmamıĢ olup, bu durum SözleĢme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi anlamında sorun teĢkil etmekteydi. Ancak somut olayda durum böyle değildir. Mevcut davanın koĢullarında, ihtilaf konusu taĢınmaz üzerine Adalet Sarayı inĢa edilmiĢ olduğundan, idare tarafından kamu hizmetine ayrılmıĢtır. Söz konusu mülkün baĢlangıçta tören alanı olarak kullanılmasının öngörüldüğü doğru olsa da, yerel imar planı sonradan Adalet Bakanlığı’nın ihtiyaçları doğrultusunda değiĢtirilmiĢtir. Belediye tarafından, söz konusu taĢınmaz ile Hazineye ait bir baĢka taĢınmaz trampa edilmiĢ ve her iki taĢınmaz sırasıyla iki idare adına tapuya tescil edilmiĢtir. Söz konusu trampa iĢlemi, konuya uygulanabilir kurallara riayet edilerek gerçekleĢtirilmiĢtir. BaĢvuran tarafından devredilen taĢınmaz üzerine, Adalet Sarayı inĢa edilmiĢtir. Diğer taĢınmaz da, yine kamunun kullanımına sunulmuĢtur. 42. Bu nedenle, yukarıdaki açıklamalar ıĢığında Mahkeme, baĢvuranın, taĢınmazı idare tarafından kamu hizmetine tahsis edilmesi nedeniyle, mülkünün iade edilmesini ya da iade edilmemesi halinde, taĢınmazının değerine karĢılık gelen tutarda tazminat almayı yasal olarak isteyemeyeceği kanısındadır. 43. Bu koĢullarda, Mahkeme, baĢvuranın SözleĢme’ye Ek 1. No.lu Protokol’ün 1. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi anlamında bir “mülk”e sahip olmadığı kanaatindedir. Bu nedenle, söz konusu hükmün güvenceleri somut olayda uygulanamaz. ĠĢbu Ģikâyet, 35. maddenin 3. fıkrası anlamında SözleĢme hükümleriyle konu bakımından (ratione 10 SAĞLIK ĠNġAAT TURĠZM SANAYĠ TAAHHÜT VE TĠCARET LTD. ġTĠ. / TÜRKĠYE KARARI materiae) bağdaĢmaz olup, 35. maddenin 4. fıkrası uyarınca reddedilmelidir. Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle, BaĢvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. ĠĢbu karar Fransızca dilinde tanzim edilerek, 30 Nisan 2015 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiĢtir. Abel Campos András Sajó BaĢkan Yazı ĠĢleri Müdür Yardımcısı
Full & Egal Universal Law Academy