AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞME KARARI ve
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No. 40875/12
Mehmet ŞAHİN ve diğerleri/TÜRKİYE
Başkan
Egidijus Kūris,
Hâkimler
Pauliine Koskelo,
Frédéric Krenc
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Dorothee von Arnim’in katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 23 Mayıs 2023 tarihinde Komite halinde toplanarak,
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan davanın temelinde bulunan ve Şanlıurfa Barosuna bağlı Avukat A. Arıcı tarafından temsil edilen 22 Türk vatandaşının (“başvuranlar”) (başvuranların listesi ve başvuranlarla ilgili bilgiler, ekte bulunan tabloda yer almaktadır), 20 Nisan 2012 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvuruyu (no. 40875/12),
Başvurunun, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmesine ilişkin kararı,
Tarafların görüşlerini dikkate alarak, gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVANIN KONUSU
1. Başvuru, başvuranlar tarafından edinilen ve tapu kütüğünde alanı 624.920 m² olarak tescil edilen bir arazinin alanının küçültülmesiyle ilgilidir. Bu alan, 1938 yılında ortaklığın giderilmesi kapsamında verilen bir mahkeme kararıyla, yani taşınmazın başvuranlar tarafından edinildiği 1965 yılından önce tapu kütüğüne kaydedilmiştir.
2. Hazine tarafından açılan dava sonucunda, 1976 yılında yapılan kadastro çalışmalarının ardından, 1938 yılında tapu kütüğünde tescil edilen alanın hatalı olduğuna, başvuranların tapu belgesine bu alanın tekabül etmediğine ve başvuranların yalnızca bu alanın 475.600 m2’si için mülkiyet hakkını ileri sürebileceğine karar verilmiştir.
3. Ulusal mahkemeler tarafından verilen nihai karar, 13 Aralık 2011 tarihinde kesinleşmiştir. Kararın tebliğ tarihi bilinmemektedir.
4. Başvuranlar, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi alanında, tapu kütüğünde belirtilen alan bulgularına dayanarak edindikleri taşınmazın alanının küçültülmesinden şikâyet etmektedirler.
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
5. Mahkeme, başvuran Nazlı Şahin’in 21 Aralık 2014 tarihinde vefat ettiğini tespit etmektedir. Mahkeme, vefat eden başvuran adına davayı devam ettirmek istediğini belirten hiçbir varisin bulunmaması sebebiyle ve Sözleşme ve Protokolleri ile güvence altına alınan haklara riayet edilmesini etkileyen özel koşulların bulunmadığını dikkate alarak, söz konusu başvuran bakımından başvurunun incelenmesine artık devam edilmesine gerek olmadığı kanaatine varmaktadır. Sonuç olarak, başvurunun, bu başvuranla ilgili olarak kayıttan düşürülmesine karar vermektedir (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi).
6. Mahkeme, Hükümetin ileri sürdüğü iç hukuk yollarının tüketilmesi kuralına ilişkin kabul edilemezlik itirazıyla ilgili olarak, Hükümet tarafından sunulan içtihatlarla ilgili unsurlara göre, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devletin sorumlu olduğunu öngören Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesine dayandırılan bir davanın, hatalı olduğu ortaya çıkan tapu kayıtlarından kaynaklanan zararlar için tazminat elde edilmesine imkân verdiğini gözlemlemektedir.
7. Mahkeme bu bağlamda, Yargıtay’ın tapu kayıtlarının tutulmasa kavramına dair kapsamlı bir yorumu kabul ettiğini ve bu yorumun, kadastro çalışmalarının sonuçları veya mahkeme kararları da dâhil olmak üzere, tapu belgelerinin tesis edildiği ve sicile kaydedildiği veya değiştirildiği her türlü işlemi kapsadığını kaydetmektedir (bu konudaki içtihatların değerlendirilmesine ilişkin bir açıklama için bk. Muharrem Güneş ve diğerleri/Türkiye, no. 23060/08, §§ 32-42, 24 Kasım 2020).
8. Mahkeme bu sebeple, bu hükümle sunulan hukuk yolunun, hem teoride hem uygulamada etkin ve etkili olduğu ve iddia edilen ihlali telafi edecek nitelikte olduğu kanaatine varmaktadır.
9. Mahkeme, başvuranların, başvurunun sunulduğu dönemde mevcut olan bu hukuk yoluna başvurmak için hiçbir girişimde bulunmadıklarını veya böyle bir davanın, davanın koşullarında etkinliğinden şüphe duyulmasına yol açacak herhangi bir iddia sunmadıklarını gözlemlemektedir (Ubay ve diğerleri/Türkiye (k.k.), no. 16252/04, 30 Eylül 2008; Sunol/Türkiye (k.k.) [Komite], no. 52624/09, §§ 15-18, 1 Aralık 2020 ve Topçu ve diğerleri/Türkiye (k.k.) [Komite], no. 24320/11, §§ 40-42, 18 Mayıs 2021).
10. Dolayısıyla, Hükümetin itirazının kabul edilmesi ve başvurunun geri kalanının, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1 ve 4. fıkraları uyarınca reddedilmesi gerekmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun Nazlı Şahin ile ilgili kısmının kayıttan düşürülmesine;
Başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna
karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, ardından 15 Haziran 2023 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Dorothee von Arnim Egidijus Kūris
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
EK
Başvuranlar Listesi:
No.
Adı SOYADI
Doğum Tarihi
Uyruğu
İkametgâh Adresi
1.
Mehmet ŞAHİN
1952
Türk
Şanlıurfa
2.
Ayşe ASLAN
1977
Türk
Şanlıurfa
3.
Emine DEMİR
1962
Türk
Şanlıurfa
4.
Abdülkerim ŞAHİN
1973
Türk
Şanlıurfa
5.
Adile ŞAHİN
1942
Türk
Şanlıurfa
6.
Ahmet ŞAHİN
1958
Türk
Şanlıurfa
7.
Bekir ŞAHİN
1952
Türk
Şanlıurfa
8.
Fatma ŞAHİN
1978
Türk
Şanlıurfa
9.
Fatma ŞAHİN
1985
Türk
Şanlıurfa
10.
Halil ŞAHİN
1969
Türk
Şanlıurfa
11.
Halime ŞAHİN
1969
Türk
Şanlıurfa
12.
Hüseyin ŞAHİN
1976
Türk
Şanlıurfa
13.
Mehmet ŞAHİN
1982
Türk
Şanlıurfa
14.
Müslüm ŞAHİN
1979
Türk
Şanlıurfa
15.
Mustafa ŞAHİN
1961
Türk
Şanlıurfa
16.
Nazlı ŞAHİN
1950
Türk
Şanlıurfa
17.
Ömer ŞAHİN
1984
Türk
Şanlıurfa
18.
Zeynep ŞAHİN
1980
Türk
Şanlıurfa
19.
Vatfiye SAVAŞ (ŞAHİN)
1964
Türk
Şanlıurfa
20.
Nuriye ÜSTÜNDAĞ
1961
Türk
Şanlıurfa
21.
Zeliha YILMAZ
1965
Türk
Şanlıurfa