T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/795 Esas - 2025/56
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/795 Esas
KARAR NO : 2025/56
HAKİM : Haluk ÜNAL 179668
KATİP : Feride Sinem KURTULUŞ 253507
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 3- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av....
Av. ...
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 20/09/2022
KARAR TARİHİ : 04/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacı tarafın 08/08/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı ...'un yaralandığı, davacıların murisi olan ...'un vefat ettiği, ...'nın ise yaralı olarak kurtulduğunu, ilgili kaza toplam 15 kişinin hayatını kaybettiğini ve 17 kişinin yaralandığını, müvekkilleri olan ... ve ...'un vefat eden ...'un Anne ve babası olup, diğer müvekkil ...'nın vefat edenin kızı ve aynı zamanda yarada yaralanan kişilerden olduğunu, kazada vefat eden ...'un müvekkilleri olan emekli annesi ve babası ... ve ... ile yaşamakta ve üniversite öğrencisi ve kızı olan ... ile birlikte tüm müvekkillere maddi destek sağladığını, ... hakkında BTM ile giderilebilir şekilde bir rapor düzenlense de, kaza sonrası müvekkilinin yüzünde ve vücudunun diğer bölgelerinde hayatı boyunca taşımak zorunla olduğu bir takım izler kaldığını, öte yandan, müvekkilin annesinin vefat ettiği bu elim kaza yüzünden yaşadığı psikolojik travmayı halen atlatamadığını, travma sonrası kalıcı stres bozukluğu sebebiyle halen tedavi gördüğünü, diğer müvekkiller ..., ...'un ise ...'un vefata sebebiyle sahip oldukları, destekten yoksun kaldıklarını, Tüm bu nedenlerle; fazlaya ve başkaca sorumlulara ilişkin her türlü hakların saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak; davacı ... için; 22.07.2018 tarihli trafik kazasında müvekkilin görmüş olduğu maddi zarar sebebiyle; a-) ... Taşımacılık ... c-) Doğa Sigorta Anonim Şirketi d-) Ak Sigorta Anonim Şirketi e) ... Mirasçıları'ndan müştereken ve müteselsilen alınmak üzere sürekli sakatlık, bakım, mahrum kalınan kar sebebiyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla / belirsiz alacak olarak, kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduatta uygulanan en yüksek faiziyle şimdilik 500,00-TL maddi tazminatın, Davacılar ..., ... ve ... için ...'un kazada vefat etmesi sebebiyle, a-) ... c-) ... d-) Ak Sigorta Anonim Şirketi e) ... Mirasçıları'ndan müştereken ve müteselsilen alınmak üzere destekten yoksun kalma sebebiyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla / belirsiz alacak olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduatta uygulanan en yüksek faiziyle şimdilik 200,00 TL maddi tazminatın, Davacı ...'nın kaza nedeniyle meydana gelen izler ve kaza sonrası yaşadığı stres, travma, üzüntü ve sakatlık nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla / belirsiz alacak olarak dava tarihinden itibaren yasal faiziyle şimdilik 200.000,00 TL manevi tazminatın,a)... ve b) ... Mirasçıları'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... diğer davacılar ... ve ...'un ...'un vefatı sebebiyle yaşadığı stres, travma, üzüntü nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla / belirsiz alacak olarak dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte her biri için 150.000,00 TL olmak üzere toplamda 450.000,00 TL manevi tazminatın, a) ... Ve b) ... Mirasçıları'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkillere verilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin süresinde verdiği 31.10.2022 Tarihli cevap dilekçesi ile; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, Kazazedenin maluliyeti zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası genel şartları uyarınca belirlenmiş maluliyet raporu dosyaya sunulmadığını, davacının, müvekkil Şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, başvurunun usule uygun olarak yapılmadığını, müvekkil şirketin gerekli araştırmayı yapmasının kasten engellendiğini, HMK 114 vd uyarınca dava şartı noksanlığından huzurdaki dava usulden reddedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davanın usulden reddini, mahkeme esastan inceleme yapacak ise, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, davacının güncel maluliyet durumunun tespiti için; Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi Yönetmelik hükümlerine uygun olarak sağlık kurulu raporunun alınmasını, tedavi gideri taleplerinin reddini, kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddini, sayın mahkemeniz aksi kanaatteyse dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, kaza tespit tutanağı ve alkol raporunun taraflarına tebliğini, kendi aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.s
Davalı ... vekilinin süresinde verdiği 22.11.2022 Tarihli cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı ititrazında bulunduğu, yine manevi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, davalının gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini aldığından dolayı sorumluluğuna gidilemeyeceği, müteveffa şoför Kerem Başol'un herhangi bir kusurlu eyleminin bulunmadığı, soruşturma aşamasında alınan raporda davalı şirkete herhangi bir kusur verilmediği, kaldı ki davacıların emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasına sebebiyet verdikleri, bu hususun müterafik kusur olduğu, tüm bu nedenlerle; Manevi tazminat taleplerinin belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği hususu da gözetilerek davaların usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davaların esastan reddini, davacıların destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin taleplerinin HMK madde 31 uyarınca hangi davacı yönünden ne kadar miktarda talep olduğu somutlaştırılacak şekilde aydınlatılmasını, dava konusu olay kaynaklı zararın bulunup bulunmamadığının tespiti için ATK'ya sevk edilerek rapor aldırılmasını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı kazazedenin ve müteveffanın kaza anında emniyet kemeri takmamış olması nedeniyle maddi ve manevi tazminata karar verilmesi halinde müterafik kusur indiriminin uygulanmasını, dava dilekçesinde adı geçen Davacı ...'nın vücudundaki izlere ilişkin hastane raporlarının celbini, müteveffa ...'un gelirinin tespiti adına SGK' dan müteveffanın Prime Esas Kazancının sorulmasını, SGK'ya müzekkere yazılarak davacılara kaza nedeniyle rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının, ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, tazminat hesaplaması yapılması durumunda bu tutarların tazminat hesaplamasından düşülmesini, ...ve ...'ye müzekkere yazılarak davacılara söz konusu kaza sebebiyle ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapıldı ise yapılan ödemelerin ne kadar olduğu hususlarının sorulmasını, yargılama gideri ile AAÜT uyarınca belirlenecek ücreti vekaletin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 07.11.2022 Tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacıların açmış olduğu dava ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından usule ve yasal mevzuata aykırı olarak müvekkil kurum aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini, Müvekkili ...'un; Zonguldak 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/861 E., 2021/1001 K. Sayılı kararı ile 27212559744 T.C. Kimlik nolu ...'un mirasını kayıtsız şartsız reddettiğini, dilekçe ekinde sunduklarını, Zonguldak 2. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen karar kesinleşmiş olup müvekkilinin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin iş bu Esas sayılı (2022/795 Esas) dosyasının 31/01/2023 tarihli duruşmasında verilen ara kararı ile; dosyaya gelen Zonguldak 2. SHM'nin 2021/861 Esas 2021/1001 Karar sayılı ilamı göz önüne alındığında davalı ... yönünden dosyanın iş bu Esas (2022/795 Esas) sayılı dosyasından tefriki ile mahkememizin 2023/54 Esas (YENİ ESAS) sırasına kaydedildiği, diğer davalılar yönünden iş bu Esas (2022/795 Esas) sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, haksız eylemden kaynaklanan (trafik kazası) maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu olayda, davacı ... ve müteveffa ... davalı ...'ne ait otobüste yolcu olarak bulunduğu esnada meydan gelen trafik kazası nedeni bedensel zarara uğradığı, eldeki davanın, dava ... ve müteveffa ...'un içerisinde yolcu olarak bulunduğu otobüsün işleteni olan ..., ... plakalı aracın zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı olduğu ileri sürülen ... Şirketine, kasko sigorta poliçesi kapsamında ..., ... plakalı aracın sürücü olan ...'un mirasçılarına karşı birlikte açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkindir; görev itirazı yargılamanın her aşamasında, usul hukukuna ilişkin hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın taraflarca ileri sürülebileceği gibi, davayı gören mahkeme de, bu yönde bir itiraz olmasa bile, görevli olup olmadığını kendiliğinden değerlendirmekle yükümlüdür. Her dava, usul hukukunun kamu düzenine ilişkin kurallarının gösterdiği görevli mahkeme hangisi ise orada görülür. Bu konuda kazanılmış hak da olmaz.
Taşıma sözleşmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunda düzenlenmiş olduğu uyuşmazlık dışıdır. Her ne kadar taşıma sözleşmesi TTK'da düzenlenmişse de, 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
Somut olayda davanın açıldığı 20.09.2022 tarihi itibariyle , 6502 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu, davacıların davalılardan ... bilet kesen teşebbüs sahibi, işleteni olduğu, davacı ... ve müteveffa ...'un ... araçta yolcu olarak bulunmakla, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici sıfatına haiz olduğu, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı kabul edildiğinden; davalılardan ... yönünden yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait bulunmaktadır.
Davanın müstakilen diğer davalılar, yolcu otobüsünün sigortacısına açılması halinde esasen sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davalardaki özel yetki kuralı gereğince 6102 sayılı TTK 4.maddesi gereğince, sürücü ve işleten ile birlikte sigortacıya karşı birlikte açılan davada sigorta şirketleri yönünden Ticaret Mahkemesi özel görevli mahkeme olması nedeni ile Asliye Ticaret Mahkemesinde davanın görülmesi gerektiği düşünülebilecek idi.
Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinde hangi davaların birlikte görüleceği ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı ... ve müteveffa ...ile yolcu otobüsünün sigortacısı arasında yolcu taşıma sözleşmesi ve bir taşıma ilişkisi bulunmadığından; bahsi geçen davalılar yönünden uyuşmazlığı inceleme görevi tüketici mahkemesine ait değil ise de, iş bu dava, araç işleteni, teşebbüs sahibi olan ve hizmet veren konumda olan ...'ne karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir.
Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca, davaya konu temel uyuşmazlığın, tüketici işlemi sayılan taşıma ilişkisinden kaynaklanması ve anılan davalılar hakkındaki davanın da Asliye Hukuk Mahkemesi ve Ticaret Mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Nitekim, Yargıtay HGK'nın 14.02.2019 tarih, 2017/409 Esas, 2019/159 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. ( aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/5725 Esas, 2019/601 Karar- Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/19421 Esas, 2018/9990 Karar- Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/6054 Esas, 2016/8577 karar sayılı vb. ilamları)
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, davada Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek; HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun İHTARINA,
Dair, Davalı ...vekilinin yüzünde, diğer tarafların yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/02/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı