T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/238 Esas - 2025/351
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/238 Esas
KARAR NO : 2025/351
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI - BİRLEŞEN DOSYA DAVALISI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI - BİRLEŞEN DOSYA DAVACISI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/04/2023
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili Av. ... tarafından UYAP üzerinden mahkememize ibraz edilen 26/04/2023 tarihli dava dilekçesi ile özetle; davacı ile davalı firma arasında 10/08/2021 tarihinde 1 adet daf ünitesi ve filtre pres sisteminin kurulması hususunda anlaşma sağlandığını, kurulacak sistemin adet fiyatı olarak 18,750 EURO kuru karşılığı 191.250,00 TL KDV hariç bedel kararlaştırıldığını, davalı tarafından 191.250,00-TL + 34.425,00-TL KDV + 50.000,00 - TL (Ek masraflar ) = 275.675,00 TL ödeme yapılması gerektiğini, davalı tarafça 100.675,00-TL eksik ödeme yapıldığını, davalı tarafça eksik ödeme yapılması üzerine davalı tarafa fatura kesilmek suretiyle eksik ödemenin tamamlanmasının talep edildiğini, müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmedeki yükümlülükleri olan kalan borçlarını ve ek masrafları ödemekten kaçındığını belirterek eksik ödeme tutarı olan 100.675,00 TL'nin davalı tarafça ödenmesi gereken kesin vade tarihi olan 10.04.2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsilini dava ve talep edilmiştir.
Davalı vekili Av. ...tarafından UYAP üzerinden mahkememize ibraz edilen 13/05/2023 tarihli cevap dilekçesi ile özetle; atık su arıtma tesisi yapılması hususunda 191.250,00 TL +KDV = 225.000,00 TL toplam bedel ile anlaşmaya varıldığını, müvekkili ...'nin davacı tarafa 11.08.2021 tarihinde 75.000 TL, 18.10.2021 tarihinde 50.000 TL hesabına, 27.10.2021 tarihinde 15961 çek nolu 04.11.2021 vade tarihli 50.000 TL bedelli çek ile, 27.10.2021 tarihinde ... nolu 28.10.2021 vade tarihli 50.000 TL bedelli çek ile toplam 225.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının sözleşmeden doğan tüm ödemeleri davacı şirkete yapmış olmasına rağmen, yüklenici davacı şirketin yapmış olduğu atık su arıtma tesisinin çevre mevzuatları kapsamında hiçbir işlev görmediği gibi bu zamana kadar çalışmadığını ve halen daha çalışmadığını, davacı tarafa Akyazı Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.04.2023 tarih ve 2023/6 D.İş sayılı tespit/keşif kararı ve yapılmayan eksik işlerin tamamlanması için Sakarya 5.Noterliğinin 17.04.2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile durumun ihtar edildiğiin, ancak davacı şirketin atık su arıtma tesisini yapmadığını, müvekkiline tam ve eksiksiz olarak teslim etmediğini ve çalıştırmadığını, davacı tarafın yapmış olduğu işlere karşılık davalı müvekkile 24.10.2022 tarih ve ... nolu 200.000 TL bedelli bir fatura kestiğini, davacı tarafın arıtma tesisini çalışır vaziyette tam ve eksiksiz olarak teslim etmediği, çalıştırmadığı ve ayıplı mal imal ettiğinden dolayı müvekkilinin gelen faturayı iade ettiğini, bu sebeple davacı tarafın faturaya dayalı hiçbir alacağının bulunmadığını, davacı tarafın sözleşme konusu atık su arıtma tesisini çalışır vaziyette tam ve eksiksiz olarak yapmadığı gibi sözleşme dışında başkaca da hiçbir şey yapmadığını, davacı tarafın 50.000 TL ek masraflar alacağını nereden çıkardığını ve neye dayanarak talepte bulunduğunu anlamadıkların, belgelendirilmeyen 50.000 TL ek masraflar alacağı talebini kesinlikle kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir.
Uyuşmazlık; davacı tarafından davaya konu atık su arıtma tesisinin yapılarak eksiksiz ve çalışır durumda davalıya teslim edilip edilmediği, davacı tarafından 10/08/2021 tarihindeki sözleşme dışında ek işlerin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ek işler kapsamında talep edilebilecek miktarın ne kadar olduğu, 10.08.2021 tarihli atık su arıtma tesisi yapımına ilişkin sözleşme kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarındadır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi, Akyazı Vergi Dairesi, ..., ..., ve ...'dan istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek incelenmiştir
Akyazı Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.04.2023 tarih 2023/6 Değişik sayılı tespit dosyası ve Sakarya 5. Noterliğinin 17.04.2023 Tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi celp edilerek incelenmiştir.
Mahallinde, refakate bir Mimar ve bir çevre mühendisi bilirkişi alınmak suretiyle keşif yapılarak bilirkişilerden rapor aldırılmış, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 24/03/2025 havale tarihli raporda sonuç olarak; "... (Yüklenici) firmasının ... Firması ile yapmış olduğu AAT Sözleşmesini 2872 sayılı Çevre Kanunu ve İlgili Mevzuatları gereği yerine getirmediği, AAT tesisinin 2018-14 sayılı "Atıksu Arıtma/Derin Deniz Deşarjı Tesisi Proje Onayı" Genelgesi gereğince alınması gereken uygunluk ve onayları almadığı için ... (Yüklenici) firmasının yapmış olduğu AAT'nin mevzuatlar çerçevesinde yeterli olmadığı" kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz ara kararı gereğince 06/06/2024 tarihli SMMM bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "...Davacının dava dilekçesinde 18.750 € karşılığı 191.250,00 TL üzerinden anlaşıldığı, 50.000,00 TL ek masraflar ile bu tutarın 275.675,00 TL yaptığını belirttiği, davalının buna karşılık anlaşmanın 225.000,00 TL olarak yapıldığını, 50.000,00 TL ek masraf bulunmadığını beyan ettiği, Sayın Mahkemenin kararı doğrultusunda ek masraf yapıldığı kabul edilirse davacının 50.675,00 TL alacağı olacağı, ek masraf olmadığı kabul edilirse de davacının alacak miktarının 675,00 TL olacağı, bu hesaplamaların davalı tarafından ciro edilen çeklerin ödendiği varsayımından hareketle yapılmış olduğu ödenmeyen çek bulunması durumunda bu tutarlara ilave edilmesi gerekeceği, ..." şeklinde rapor sunmuştur.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
ASIL DAVA AÇISINDAN:
6098 Sayılı TBK'nın;
470. maddesi, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü;
471. maddesi, "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.
Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.
Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir.
Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır." hükmünü; aynı kanunun 479/1. maddesi ise; "İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur." hükmünü
97. maddesi "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." hükmünü
480.maddesi "Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez.Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar,taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici,hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir."
481. Maddesi "Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir." hükmünü düzenlemiştir.
TMK'nın 6. maddesi, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü içermekte olup, taraflar iddialarını kanıtlamakla yükümlüdür.
Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği, Alıcı Ortama Atıksu Deşarjı Olan Kurum, Kuruluş Ve İşletmeler İçin Çevre İzni MADDE 37 - (Başlığıyla birlikte değişik:RG-30/3/2010-27537) (2) Her atıksu deşarjı için bu Yönetmelik çerçevesinde idarenin istediği çıkış suyu kalitesinin ve diğer şartların sağlanması koşuluyla, alıcı ortama her türlü evsel ve/veya endüstriyel nitelikli atıksuların doğrudan deşarjı için idareden çevre izni alınması mecburidir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 20.11.2018 tarihinde yayınlamış olduğu 2018-14 sayılı "Atıksu Arıtma/Derin Deniz Deşarjı Tesisi Proje Onayı" Genelgesinin "1.Projenin Hazırlanması ve Sorumluluklar" başlıklı bölümünde;
a) Onaya sunulan proje (atıksu arıtma/derin deniz deşarjı tesisi projesi), bu Genelgede yer alan şartları sağlayan firmalar tarafından hazırlanır. Proje Onay Dosyası ve Teknik Raporun hazırlanması ve sunumu, Bakanlık https://cygm.csb.gov.tr/su-ve-toprak-yonetimi-i-83470 adresinde yayımlanan Proje Onay ve Teknik Rapor Hazırlama Kılavuzuna göre yapılacaktır.
g) Projeyi hazırlayan, inşaatını ve/veya işletmesini yapan firmalar kendi konuları ile ilgili hususlarda, tesisin çevre izni kapsamında deşarj standartlarını/deniz ortamındaki seyrelmeyi sağladığının tespitine kadar sorumludur." hükümleri yer almaktadır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.10.2024 Tarih, 2023/1854 Esas, 2024/3701 Karar Sayılı ilamında, "...eser sözleşmesine dayalı bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan ilamsız takibe itirazın iptali davasında, taraflar arasında mutfak imalatlarının yapılmasına dair eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, işin yapıldığı, faturaların düzenlendiği, ancak bedelinin ödenmediğinin ileri sürüldüğü, taraflar arasında TTK'nın m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine kaydedildiği, faturalara davalının yasal sürede itirazda bulunmadığı ve HMK'nın 222. maddesi gereğince davacı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu..." belirtilmiştir.
BİRLEŞEN DAVA AŞISINDAN:
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun
475. Maddesi; "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." hükmünü düzenlemiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 09.03.2016 Tarih, 2015/3055 Esas 2016/1534 Karar sayılı kararında "Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme aktidir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacı karşılamasını arzu eder şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar.... İş sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kaidesine göre kabule icbar edilemeyeceği derecede kusurlu veya mukavela şartlarına aykırı olursa iş sahibi o şeyi kabulden imtina edilebilir. İş sahibinin Yasa'nın bu hükmünden yararlanabilmesi için teslim edilen eserin benzeri imalâtlarda bulunan değer ve kalitede olmaması, bu yüzden de iş sahibinin eserden beklediği amacı karşılamaması gerekir. Eseri kabulden kaçınma hakkı (Sözleşmenin feshi) eseri teslim almadan kaçınma şeklinde kullanılabileceği gibi eğer ayıplar teslimden sonra kullanmayla ortaya çıkıyorsa zamanaşımı süresi içerisinde bunların öğrenilmesiyle de kullanılabilir. İş sahibinin sözleşmenin feshi hakkını kullanması ile sözleşme geriye etkili olarak ortadan kalkar ve taraflar fesihten önce edimde bulunmuşlarsa bunların iadesini isteyebilirler..." şeklinde belirtilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 05/11/2024 tarih, 2024/1963 Esas, 2024/7720 Karar sayılı ilamında "Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “Karar tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplan ve Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 59.163,29 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.244,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 57.918,69 TL harcın davalı taraftan tahsili ile Hazineye irat kaydına,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanan ve Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 4.978,36 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.244,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.733,76 TL harcın davalı taraftan tahsili ile Hazineye irat kaydına,” ibaresinin yazılmasına, (5) numaralı bendinde yer alan "Davacı taraf yargılamada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle A.A.Ü.T 13/1-2 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 125.271,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin çıkartılarak yerine "Davacı taraf yargılamada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle A.A.Ü.T 13/1-2 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 11.660,64 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek onanmasına, " şeklinde belirilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
ASIL DAVA AÇISINDAN:
Davacı taraf, işi tamamlayıp teslim ettiğini, davalı tarafından 191.250,00-TL + 34.425,00-TL KDV + 50.000,00 - TL (Ek masraflar ) = 275.675,00 TL ödeme yapılması gerektiğini, davalı tarafça 100.675,00-TL eksik ödeme yapıldığını iddia etmiştir. Davalı ise sözleşmede belirtilen ödemeyi davacı şirkete tam ve eksiksiz olarak ödemesine rağmen, davacının işleri eksik ve ayıplı yaptığını iddia etmiştir. Davacı tarafın bu veriler nazara alındığında ek masraflar adı altında bir alacak talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce keşif mahallinde yapılan gözlemde, Arıtma tesisinin demonte halde bulunduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan keşif sonucunda bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen
24/03/2025 havale tarihli raporda, ... (Yüklenici) firmasının ... Firması ile yapmış olduğu AAT Sözleşmesini 2872 sayılı Çevre Kanunu ve İlgili Mevzuatları gereği yerine getirmediği, AAT tesisinin 2018-14 sayılı "Atıksu Arıtma/Derin Deniz Deşarjı Tesisi Proje Onayı" Genelgesi gereğince alınması gereken uygunluk ve onayları almadığı için ... (Yüklenici) firmasının yapmış olduğu AAT'nin mevzuatlar çerçevesinde yeterli olmadığı belirtilmiş, mahkememizce de bilirkişi raporunun gerekçeli ayrıntılı, bilimsel verilere uygun şekilde düzenlenmesi nedeniyle rapora itibar etmek gerekmiştir.
Taraflar tacir olup, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi ... Akın tarafından ibraz edilen 06/06/2024 tarihli raporda sonuç olarak; ek masraf yapıldığı kabul edilirse davacının 50.675,00 TL alacağı olacağı, ek masraf olmadığı kabul edilirse de davacının alacak miktarının 675,00 TL olacağı görüş ve kanaatini bildirdiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan bakiye 100.675,00-TL alacağı olduğundan bahisle eldeki davayı ikame ettiğini, davalının cevap dilekçesinde, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden müvekkil şirketin davacıya tüm ödemeleri yaptığını ve davacının herhangi bir bakiye alacağının kalmadığını, davacının, sözleşme konusu Atık Su Arıtma Tesisini çalışır vaziyette tam ve eksiksiz olarak yapmadığı gibi sözleme dışında başkaca da hiçbir şey yapmadığını beyan ettiği; aldırılan teknik bilirkişi raporunda, davacının yapmış olduğu AAT'nin mevzuat çerçevesinde yeterli olmadığının belirtildiği; davacı tarafın ek iş yapıp yapmadığının tespitinin mümkün olmadığı, bu durumda taraf şirketlerin ticari kayıtlarına göre davacının davalıdan herhangi 675,00.-TL alacağının bulunmuş ise de, davacının basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranış göstermediği ve üstlendiği işi eksik ve ayıplı yaptığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN:
Somut olayda, yukarıda detaylıca açıklandığı üzere, ayıplı eser benzeri imalâtlarda bulunan değer ve kalitede olmadığı gibi AAT'nin mevzuat çerçevesinde yeterli olmadığı aldırılan rapor ile sabittir ve mevcut ayıplar eserin reddini gerektirir derecededir. Eserin reddini gerektiren nedenler ortaya çıktığına göre iade yerine bedel indirimine hükmolunamaz. İş sahibi olan davacı (asıl davanın davalısı) sözleşmenin feshini ve eser bedeli olarak ödediğinin iadesini isteyebilir.
Davacı iş sahibi, Noter İhtarnamesi ile tespit edilen eksikliklerin 10 gün içerisinde tamamlanması, aksi halde 10.08.2022 tarihli sözleşmeden dönüleceğinin davalıya bildirmiş ve bedelin iadesini istemiştir. Bu ihtarname davalı tarafın sözleşmede belirlenen adresine tebliğe çıkartıldığı 27/04/2023 tarihinde "alıcı adreste tanınmıyor" notu ile iade edildiği görülmüştür.
Yapılan yargılama ve toplanan deliller ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli ve yeterli bulunan bilirkişi raporuna ve yukarıda belirtilen ilkelere göre;
Dava konusu AAT tesisinin, 2018-14 sayılı Atıksu Arıtma/Derin Deniz Deşarjı Tesisi Proje Onayı" Genelgesi gereğince alınması gereken uygunluk ve onayları almadığı için ... (Yüklenici) firmasının yapmış olduğu AAT'nin mevzuatlar çerçevesinde yeterli olmadığı ve ayıplı olduğu, ayıplı ürünün mevcut haliyle davacı tarafından kullanılmasının ve beklenen ekonomik faydayı sağlamasının mümkün bulunmadığı, dolayısıyla iade yerine bedelde indirim uygulanmasının amaca ve hakkaniyete uygun düşmediği, davacının sözleşmeden dönmede ve bedel iadesinde haklı olduğu, davacının sözleşmeden dönme ve bedel indirim seçimlik hakkı talebini davalıya usulüne uygun şekilde ilettiği anlaşılmıştır.
Dava konusu eserin halen davacı uhdesinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple öncelikle dava konusu Atık Su Arıtma Tesis sisteminin -giderleri davalıya ait olmak üzere- davalıya iadesi gereklidir. Malın iade sonrasında ürün bedeli 18.750 Euro'nun davalıdan tahsili mümkün olacaktır. Faiz başlangıcı malın davalıya iadesi tarihidir. Davalının eseri iade almaktan kaçınması halinde cebri icra marifetiyle iade mümkün olup, faiz başlangıç tarihi bu ihtimalde icra dosyası kapsamına göre belirlenecektir.
Davacı taraf dava açmadan önce delil tespiti dosyasında yapmış olduğu giderleri de asıl davada müddeabihe dahil ederek davalıdan tahsilini istemiştir. 22.03.1976 tarih ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince davanın açılmasından önce yapılan delil tespit giderleri yargılama giderlerinden sayılmaktadır. Bu içtihat 6100 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinden sonra da bir değişikliğe uğramamış olup geçerliliğini sürdürmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400-406. maddeleri uyarınca yapılan delillerin tespitine ilişkin giderler, aynı Kanun’un 323-333. maddelerinde yer alan yargılama giderlerindendir. Bu sebeple davacının delil tespiti dosyasında yapıtığı yargılama giderinin tahsili talebi hakkında ayrıca esasa ilişkin karar verilmemiş, bu talep yargılama giderleri içinde değerlendirilmiştir.
Birleşen davada harç ve vekalet ücretine hükmolunurken, yukarıda zikredilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/11/2024 Tarih, 2024/1963 Esas, 2024/7720 Karar sayılı kararı gereği yabancı paranın dava tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı esas alınmıştır.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
22/05/2025
A-) Asıl dava yönünden;
1-Davacının (birleşen davanın davalısı) davasının REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.103,88-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı (birleşen davanın davacısı) kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan (birleşen davanın davalısı) alınarak davalıya (birleşen davanın davacısı) verilmesine,
4-Davacı (birleşen davanın davalısı) tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan(birleşen davanın davalısı) alınarak Hazineye İrat kaydına,
B-) Birleşen dava yönünden;
1-Davacının (asıl davanın davalısı) bedel iadesi talebinin kabulüne, dava konusu Atık Su Arıtma Tesis sisteminin -giderleri davalıya ait olmak üzere- davalıya iadesine, 18.750,00 Euro'nun malın davalıya iadesi tarihinden itibaren Devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Harçlar Kanunu uyarınca dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 37.989,89-TL TL harçtan daha önce ödenen toplam 9.282.69 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 28.707,20- TL harcın davalıdan (asıl davanın davacısı) alınarak Hazineye gelir kaydına,
3- Davacı (asıl davanın davalısı) kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 87.420,72-TL vekalet ücretinin davalıdan (asıl dava davacısı) alınarak davacı (asıl davanın davalısı) ya verilmesine,
4- Davacı (asıl davanın davalısı) tarafından yapılan; 269.85 TL Başvuru Harcı, 9.282.69 TL Peşin/nisbi Harcı, 10.078.50 TL bilirkişi ücreti, posta ve sair masraflar ile delil tespiti dosyasında yapılan 3.392,4-TL tebligat, keşif ve bilirkişi giderleri, olmak üzere toplam 23.023,44-TL'nin davalı (asıl davanın davacısı) dan alınarak davacıya (asıl davanın davalısı) verilmesine,
5-Davalı (asıl davanın davacısı) tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.120,00-TL'nin davalıdan (asıl davanın davacısı) alınarak Hazineye İrat kaydına,
7-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,
8-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olarak karar verildi.29/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır