T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/313 Esas - 2025/643
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/313 Esas
KARAR NO : 2025/643
BAŞKAN :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ticari Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2023
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı tarafın iddiaları ;
Davalı şirket ile davacıya ait otel işletmesinde kullanılmak üzere 1.000.000 Kcal/h döner ızgaralı kazanın teslimi ve montajı için 29/08/2022 tarihinde sözleşme düzenlendiği, sözleşme gereğince sözleşme tarihinden itibaren 60 gün içinde nakliyeye hazır hale getirileceği ve 7 günde montaj yapılacağının taahhüt edildiğini, yine sözleşme gereğince davacıya ait eski kazanın davalıya verilmesinin kararlaştırılması sebebiyle davacı tarafından eski kazanın teslim tarihine yakın sökülerek yerin hazırlandığını,
Davalının kazanı süresinde teslim etmemesi üzerine yapılan girişimlerin sonuçsuz kaldığını, süreçte sıcak su sisteminin ve ısıtmanın kullanılamadığını, bu sebeple müşteri kaybının ve memnuniyetsizliğinin yaşandığını ve itibarın zedelendiğini,
Davalıya 18/11/2022 tarihli ihtarnamenin gönderilerek teslimde gecikilen her gün için tazminat talep edildiğini, ihtarname üzerine 23/11/2022 tarihinde sözleşmedeki şartları taşımayan ürünün davacıya sevk edildiğini ancak kurulumunun dahi yapılmadığını sadece bir teknisyenin gönderildiğini, acil ihtiyaç sebebiyle teknisyenin yönlendirmesi ile eksikliklerin giderilmeye çalışıldığını ancak bu kişinin de ayrılması ile sonuç alınamadığını,
Bunun üzerine 30/11/2022 tarihli ikinci ihtarnamenin gönderilerek geçerli bir teslimat yapılmadığının bildirildiğini ve oluşan zararların giderilmesinin istendiğini, gönderilen ürünün (dava dilekçesinde sayılan ve o aşamada tespit edilebilen) çok sayıda eksikliğinin ve ayıplarının bulunduğunu, mevcut ayıplar sebebiyle oteli saran dumanlarla zarar oluştuğunu,
Davalının sözleşmeye aykırı olarak gönderdiği 413.000,00 TL bedelli faturanın davalıya iade edildiğini, davalının cevaben gönderdiği 22/12/2022 tarihli ihtarname kapsamında gecikmeyi ve eksiklikleri kabul ettiğini ancak durumu düzeltmek ve zararı gidermek için hiçbir şey yapmadığını, haricen teknik destek almak zorunda kaldıklarını ve tespit edilen eksikliklerin 06/01/2023 tarihli e-posta ile davalıya bildirildiğini ancak cevap alınamadığını, 12/01/2023 tarihinde davalıya üçüncü ihtarnamenin gönderilerek öncekilere ilaveten tespit edilen eksik ve ayıplı hususların tekrar bildirilerek giderilmesinin ve tazminat ödenmesinin talep edildiğini,
Davalıdan cevap alınamaması üzerine davalının eski çalışanı Yasin İslam isimli kişiden yardım alarak montajı tamamlatmak ve eksiklikleri gidermeye çalışmak zorunda kaldıklarını, bu işlemlerin tutanak altına alındığını, bu uygulama ile kazanın çalışır hale getirilebilmesine rağmen bazı eksikliklerin giderilmesi için kazanın en az 7 gün kapalı kalacak olması sebebiyle mevsim itibariyle eksikliklerin ve ayıpların tamamen giderilemediğini,
Davacının bedel ödeme ediminin 225.000,00 TL sinin yerine getirdiğini, bakiye 75.000,00 TL nin ise teslimde yapılmasının kararlaştırıldığını, teslim olmadığından muaccel olmayan bakiye ödemenin yapılmadığını, kaldı ki davacı tarafından yapılan bu masrafların bu bakiye bedelin çok üstünde olduğunu,
Taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını belirterek dava konusu işin ve malın ayıplı olması sebebiyle ayıp oranında bedel tenzilini ve oluşan değer kaybı ile meydana gelen zararların tazminin, bu kapsamda (belirsiz alacak davası olarak) 20.000,00 TL maddi tazminatın 29/10/2022 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve ayrıca bakiye bedel olan 75.000,00 TL borçlarının davalıya bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının maddi tazminat açık olmaması sebebiyle açıklama alınmış, Davacı vekili 20.000,00 TL maddi tazminat taleplerinin; 5.000,00 TL sinin bedelde indirim talebine, 5.000,00 TL sinin kazanın çalışabilir duruma gelmesi için davacı tarafından yapılan/yapılması gereken masraflar talebine, 5.000,00 TL sinin itibar kaybı talebine, 5.000,00-TL sinin kazanç kaybı talebine ilişkin olduğunu belirtmiştir.
Davalı tarafın savunmaları;
Davanın konusu zararın belirlenebilir olması itibariyle belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,
Davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun ve kötüniyetli olduğunu,
Taraflar arasında imzalanan sözleşme tanzimini müteakip, sözleşmede belirtilen süre içerisinde davacının davalı şirkete ödemesi gereken peşinat tutarı ile ödenecek taksit tutarlarını geciktirdiğini, bu haliyle davacının edimini geç ifa ettiğini, dolayısıyla teslimdeki gecikmenin bundan kaynaklandığını, sözleşme bedelinin 350.000,00 TL + KDV olmak üzere toplam 413.000,00 TL olduğunu, halen bakiye 100.000,00 TL borcunu ödemediğini,
Sözleşmede belirtilen döner ızgaralı 1.000.000 Kcal/h kapasiteli kazanın davacı firmaya teslim edildiğini ve davalının personellerinin davacının ihtarname gönderdiği tarihte dahi davacı firmada montaj için çalıştıklarını ve kurulumu yaptıklarını,
Sözleşme gereğince davacının eski sıcak su kazanının 50.000,00 TL bedelle davalı tarafından alınmasının ve faturalandırma halinde borca mahsup edilmesinin kararlaştırıldığını, ancak davacının 413.000,00 TL tutarlı faturayı iade ettiğini ve eski kazan için davalı şirkete fatura kesmediğini,
Taraflar arasında şifahi anlaşmalarda davacı adresinin uzak olması itibariyle bazı malzemenin davacı firma tarafından mahallinde karşılanması ve yapılacak sarf giderlerinin davalıya fatura edilmesi halinde davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, Ancak bu konuda davacı tarafından herhangi bir ihbar ve ihtarda bulunulmadığını ve kullanılar sarf malzemeleri ile ilgili de davalı şirkete bir fatura düzenlenmediğini,
Davalı şirket teknisyenlerinin davacının otelinde kazanın verimli çalışması ve eksikliklerin giderilmesi için çalıştıklarını, iddia edilen ayıp ve eksikliklerin ispatının gerektiğini, belirterek davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık
1-Taraflar arasındaki sözleşme bedelinin (KDV dahil) 350.000,00 TL mi 413.000,00 TL mi olduğu,
2-Davalının teslimde gecikmesinin bulunup bulunmadığı,
3-Taraflar arasında kurulum için bazı malzemenin davacı firma tarafından mahallinde karşılanarak davalıya ayrıca fatura edilmesi yönünde bir ek anlaşmanın bulunup bulunmadığı,
4-Davalı tarafından yapılan teslimin ve kurulumun sözleşmeye uygun olup olmadığı,
5-Teslim edilen kazanda ayıp ve eksiklik bulunup bulunmadığı, varsa mahiyeti (açık/gizli)
6- Davacı tarafından iddia edilen ayıp ve eksikliklerin giderilmesi için davacı tarafından yapılan işlemlerin ve masrafların neler olduğu,
7-Dava konusu kazanda giderilmemiş ayıp ve eksik iş bulunup bulunmadığı ve bunların giderim maliyeti, (bedelde indirim hesabına esas olacak şekilde)
8-Giderilen / giderilecek olan ayıp ve eksik işler sebebiyle kazanın değerinde sonuç olarak azalma olup olmadığı,
9-Davacının ayıplı mal ve hizmet sebebiyle itibar kaybının bulunup bulunmadığı,
10-Davacının ayıplı mal ve hizmet sebebiyle kazanç kaybının bulunup bulunmadığı, varsa davalının teslimde temerrüt tarihinden kazanın sıcak su ve ısınma hizmeti verebildiği tarihe kadarki miktarı hususlarındadır.
Dava eser sözleşmesinde ayıp sebebiyle bedelde indirim ve tazminat talebine ilişkindir.
Sözleşme ve ekleri dosyaya getirtilmiş, anılan noter ihtarnamelerinin tebliğ şerhli örnekleri celp edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları istenmiş, taraflar arasındaki yazışmalar ve dava konusu esere ilişkin fotoğraf video gibi kayıtlar ile davacının yaptığı harcamalara ilişkin kayıtlar getirtilmiş ve delil olarak değerlendirilmiştir.
Tanık ....duruşmada mahkememizce alınan beyanında: "Ben dava konusu kazanın ilk kurulma aşamasında yoktum, daha sonra sorun çıkınca davacı şirket teknik müdürü bana ulaştı ve benden yardım istedi, ben bu tarihten öncesinde davalı şirketle iş yapmıştım, beni otel müdürü arayıp sorun çözmem için yardım istediği tarihte davalı şirketle bir iş ilişkim yoktu, daha önceki tarihlerde taraflar arasında yapılan bazı işlerde bulunmam sebebiyle davacı şirketin yetkilileriyle tanışıyordum, bu sebeple beni bildiklerinden bana ulaştılar, ben kazanın bulunduğu otele gidip incelemelerimi yaptım, kazanda montaj hataları, ekipman eksikliği bulunduğu, yapısal ve uygulamaya yönelik hatalar olduğunu tespit ettim, bu doğrultuda bir inceleme yapıp davacı tarafa bildirdim, yazılı hale de getirip kendilerine verdim, işleyen bir sistem olduğu için ve kapatmak mümkün olmadığı için mümkün olan müdahaleleri yaparak arızaları mümkün mertebe gidermeye ve kazanı çalışır hale getirdim, ben müdahale etmeden öncede çalışıyordu ancak verimsizdi, benim yapmış olduğum müdahale ile mümkün olan seviyeye çıktı, ancak tamamen düzeltme mümkün olmadı. Bu tarihten sonra yapılan hiçbir işlemlerle ilgili bir bilgim ve dahilim yoktur, ben ilk aşamada gerekli müdahaleyi yaptım, davacı taraf yaz sezonunda uygun bir zamanda tam bir tamiratı yapacaktı, ben bu konu hakkında ......arızaları ve yapılması gereken işlemleri ve sonrasında yaptığım işlemleri yazılı olarak bildirmiştim, (dava dilekçesine ekli Yasin İslam imzalı davacıya hitaben yazılmış yazılar gösterilerek sorulduğunda) bana göstermiş olduğunuz ve okuduğunuz imzalı dilekçe üzerindeki hususlar doğrudur, yapmış olduğum tespitler burada açıkça yazılmıştır. Benim taraflar arasındaki sözleşme ve teknik şartnameden bilgim yoktur, kazanın sözleşmeye uygun olup olmadığını da bilemem." demiştir.
Mahallinde talimat mahkemesi aracılığıyla keşif yapılmış, tanık ...keşif mahallinde dinlenmiştir.
Bilirkişi heyetinden Mahkememizin 25/10/2023 tarihli ön inceleme tutanağındaki taraf iddia ve savunmaları ile uyuşmazlık konuları doğrultusunda; Dava konusu döner ızgaralı kazanın teslimi ve montajının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olup olmadığı, Teslim edilen kazanda ayıp ve eksiklik bulunup bulunmadığı, Varsa ayıpların mahiyeti (açık/gizli) ile bu ayıp ve eksikliklerin giderilmesi için davacı tarafından yapılan işlemlerin ve masrafların neler olduğu, bu masrafların yapılan işe göre piyasa koşullarına uygun olup olmadığı, Dava konusu kazanda giderilmemiş ayıp ve eksik iş bulunup bulunmadığı ve bunların dava tarihi itibariyle piyasa koşullarına göre giderim maliyeti, (bedelde indirim hesabına esas olacak şekilde), Giderilen / giderilecek olan ayıp ve eksik işler sebebiyle kazanın değerinde sonuç olarak azalma olup olmadığı, varsa dava tarihi itibariyle değeri hususlarında rapor istenmiştir.
Keşif mahallinde talimat mahkemesince dinlenen tanık ...."Ben 9 yıldır davacı otelde teknik servisinde çalışıyorum, davalı şirketi bilmiyorum, dava konusu makineyi biliyorum, bu dava konusu makine ....diye birinden alındı, .... Bey davalı şirketin sahibidir, bu makine 2022 yılı yaz aylarında satın alındı, bu makine yerleştirilmeden önce bunun yerinde başka bir makine daha vardı, amirlerimiz tarafından yeni makinenin geleceğini, bu nedenle eski makinenin kaldırılması gerektiğini bize söyledi, eski makineyi biz kaldırdık, davalıya teslim ettik, davalı tarafın belirtmiş olduğu, tarihten yaklaşık 40 gün sonra makine geldi, 40 gün boyunca otelin sıcak su ve ısıtma sorunu oldu, bu süre içinde misafir kaybına uğradık, misafirlerimiz şikayete başladı, bu olaylar kış ayında oldu, bu nedenle otel hiçbir şekilde ısınmadı ve misafir gelmesini bırak, olan misafirler bile oteli terk etmeye başladılar, sürekli gelen misafirlerimiz bile kendi paralarını alarak oteli terk etmeye başladılar, şimdi ki makinede de sıkıntı var, sürekli duman çıkarıyor, davalı şirket makinenin parçalarını gönderdiler, kurulumunu bizim oteldeki personeller yaptı, bazı parçalar da eksikti, biz kendi imkanlarımızla bu parçaları tamamladık, gelmeyen parçalar, reglatör, baca fanı, plastik parçalar, yakma fanı eksikti, sistemin kendisinde bir hata vardır, biz malı koyduğumuzda hazneden direk ateş fırlıyor, mal hazneden yanmamış olarak yan taraftan kül bölümünden fırlıyor, gelen usta cehennemliğin yaptığı bölümün kendi ustası değildi, kendi eliyle yapmaya çalıştı, ilk hafta yıkıldı, sonradan biz urfada usta bulduk, yaptırdık, kazanın yan tarafında şişme oldu, Urfadan usta bulduk, gelip o sac parçasını söktü, 3 gün içinde sıcak su ve ısınma veremedik, otoparkı da sürekli duman basıyor, koyduğumuz pelet sürekli alt taraftan çiğ olarak yani yanmamış olarak çıkıyor, sıcak su kalorifer, göbek taşı, çamaşırhane, hamam gibi yerlerde 90 çuval pelet yiyordu, şimdi ise sadece kaloriferler çalışmasına rağmen günlük yine 90 çuval gidiyor, Baca fanı, fanın olduğu borular tek parça olarak gelmedi, burda parça parça alındı ve kaynak yapıldı, ama randuman tutmadı, kazanın sacları normalde 8 bar suya dayanması gerekiyor, bizim kazanın sacları 3,5-4 barda patladı, gelen usta sacı 2 katına çıkardı, ve bize söylediği bu kazan 3,5 barı bulmaması gerekiyordu, 3,5 barın altında olan kazan 2. Kata su göndermez." demiştir.
Bilirkişi heyeti 11/09/2024 tarihli bilirkişi raporunu dosyaya sunmuştur. Mevcut teknik bilirkişi raporunun istenen hususları karşılar nitelikte denetim ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle davacı vekilinin itirazları kabul edilmemiş ek rapor alınmasına gerek duyulmamıştır.
Davacının kazanç kaybının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı hususlarının tespiti amacıyla ayrıca bilirkişi incelemesi yapılmış, sektör bilirkişisi ile muhasebeci bilirkiişiden davacının söz konusu kazandan kaynaklı sıcak su sorunu sebebiyle kazanç kaybının olup olmadığı araştırılmış, bu çerçevede otelin müşteri kayıtları ile Şanlıurfa ilindeki benzer otellerin o döneme ilişkin konaklama verileri getirtilmiştir.
Talimat yolu ile yapılan bilirkişi incelemesinde bilirkişilerden; Mahkememizin ön inceleme tutanağındaki tespitlere, tarafların iddia ve savunmaları ile sundukları delillere, mahkememizce dosyaya getirtilen Şanlıurfa'daki otellere ilişkin doluluk oranları bilgilerine, davacı tarafından sunulan otel kayıtlarına ve ihtiyaç duyulması halinde otel kayıtlarında yerinde yapılacak inceleme ile elde edilecek verilere göre; Sözkonusu kazan alışverişinin ve davacı tarafından yapılan ödemelerin davacının ticari kayıtlarına ne şekilde yansıdığı, Davacının işlettiği ....'de davalı tarafından kurulan kazanın ayıplı olması ve müşterilerine yeterli sıcak su ve ısınma hizmeti verememesinden kaynaklı olarak; davacının 04/11/2022 ile 30/05/2023 tarihleri arasında gerçek olarak müşteri kaybının bulunup bulunmadığı, varsa bu müşteri kaybı sebebiyle net kazanç kaybının miktarı, Bu kazanç kaybının 22/12/2022 tarihi öncesi ve sonrası miktarlarının ne olduğu hususları sorulmuştur.
Bilirkişi heyeti 21/02/2025 tarihli raporunu sunmuştur. Alınan raporun kapsamı ve incelemenin mahiyeti ile dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, kazanç kaybına ilişkin rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmekle taraf vekillerinin rapora yönelik itirazları reddedilmiştir. Bilirkişilerce yapılan incelemenin sektör verilerine ve ticari kayıtlara dayanması ve gerçekçi olması itibariyle isabetli olduğu, başkaca bir değerlendirmenin mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının sunduğu müşteri yorumları da incelendiğinde otel müşterilerinin sıcak su ihtiyacını karşılama konusundaki hizmet eksikliğinin davacının müşteri ve kazanç kaybına yol açmasının herkesçe kabul edilecek bir durum olduğu açıktır. Bu sebeplerle kazanç kaybı yönünden bu rapor hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili 11/09/2024 tarihli bilirkişi raporu sonrasında 30/12/2024 tarihli dilekçesi ile bedel arttırım talebi ile belirsiz alacak davası olarak açtığı bedelde indirim talebini 338.000,00-TL ayıbın giderilmesi için yapılan masraf tazminatı talebini 80.430,20-TL olarak belirlemiş ve harcı tamamlamıştır.
Davacı vekili 21/02/2025 tarihli bilirkişi raporu sonrasında ise 09/05/2025 tarihli dilekçesi ile belirsiz alacak davası olarak açtığı kazanç kaybı tazminat talebini 201.843,83-TL olarak belirlemiş ve harcı tamamlamıştır.
Eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Eser sözleşmelerinde kural olarak yüklenici işinin ehli ve basiretli bir iş adamı olarak yükümlendiği imalâtı fen ve sanat kurallarına, sözleşmeye, iş sahibinin amacına uygun tamamlayarak teslim etmek zorundadır. İmalâtın ayıplı olması halinde iş sahibinin hakları TBK 475. Maddesinde sayılmıştır. Maddedeki düzenlemeye göre;
"Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.
2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır."
Davacı iş sahibi eseri alıkoyup bedelde indirim talebinde bulunmaktadır. Alınan bilirkişi raporunda eserin sözleşmede öngörülen özellikleri taşımadığı ve beyan edilen fayda ve işlevi sağlamadığı mevcut eksikliklerin ve ayıpların yapılacak yaklaşık 200.000-TL tutarındaki ek tamiratlarla dahi tam olarak giderilemeyeceği ve beklenen faydayı sağlamayacağı, sözleşmeye uygun bir eser tesliminin bulunmadığı, eserin mevcut haliyle hurda olarak kabulünün gerektiği ve hurda değerinin 16.050,00 TL den ibaret olduğu belirtilmiştir. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olduğu ve eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımadığı anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere davalının eser teslimi edimini yerine getirmediği, teslim ettiği kazanın sözleşmedeki şartları taşımadığı, tamiratla dahi kullanılabilir hale gelmeyeceği açıktır. Bu durumda davacının sözleşmeden dönme yerine bedelde indirim talep etmesinin yerindeliği ayrıca değerlendirilmelidir. TBK nun 475 maddesinde satış sözleşmelerindeki ayıp sebebiyle seçimlik hakların düzenlendiği TBK 227 maddesinin son fıkrasındaki gibi bir sınırlama bulunmamaktadır.
TBK 227/son maddesi "Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." şeklindedir. Buna benzer bir düzenleme eser sözleşmesi hükümlerinde yer almamaktadır. Bu sebeple davacının bedelde indirim talebi ile bağlı kalınmış, talep bedelde indirim olarak sınırlı kapsamda değerlendirilmiş, sözleşmeden dönme hükümleri uygulanmamıştır.
Davalı taraf sözleşme bedelinin KDV hariç 350.000,00 TL olduğunu savunmuş ve KDV dahil 413.000,00 TL tutarlı faturayı düzenleyerek davacıya göndermiş ise de taraflar arasındaki sözleşmeye göre söz konusu kazanın bedelinin 300.000,00 TL +KDV olduğu sabittin. Kaldı ki davacı kendisine sözleşmeye aykırı tutarla gönderilen faturayı kayıtlarına işlememiştir. Bu sebeple değerlendirme bedelin (sözleşme tarihi itibariyle %18 oranında) KDV hariç 300.000,00 TL olduğu temelinde yapılmıştır.
Sözleşmeye göre 75.000,00 TL peşin 150.000,00 TL 15/10/2022 tarihinde 75.000,00 TL ise iş bitiminde ödenecektir. Yine sözleşmenin 11. maddesine göre davacıdaki eski kazan davalı tarafından alınacak ve bedelden mahsup edilecektir. Davacı 01/09/2022 ile 17/10/2022 tarihleri arasında davalıya 225.000,00 TL nakit ödeme gerçekleştirmiştir. Davalının kabulünde olduğu üzere eski kazanın takas bedeli 50.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Davalının kazanı davacıdan 29/11/2022 tarihinde tutanakla teslim aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı taraf davalıya toplam 275.000,00 TL ödeme yapmış bulunmaktadır. Sözleşmeye göre teslim öncesinde yapılacak ödeme miktarı KDV hariç 225.000,00 TL dir. KDV dahil hesaplandığında teslim öncesinde davacının ödemesi gereken bedel borcu 265.500,00 TL olmaktadır. Davacı sözleşme ile belirlenen (teslim öncesinde) ödeme yükümlülüğünü fazlasıyla yerine getirmiş bulunmaktadır. Sözleşmede bakiye (KDV Hariç) 75.000,00 TL ödemenin teslimde yapılacağı düzenlenmiştir. Somut olayda davalının teslim borcunu yerine getirmediği ve davacının otelinde kurulan -sözleşmeye tümden aykırı ayıplı- kazanın teslim olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Sözleşmeye göre işin sözleşme tarihinden itibaren 60 gün içinde (29/10/2022) teslim edilmesi gerekmektedir. Davalı bu tarihte teslimi gerçekleştirmemiş, davacının ihtarı sonrasında 23/11/2022 tarihinde sözleşmeye uymayan kazan davacıya sevk edilmiş ancak kurulum tam olarak gerçekleştirilmemiş, davacı tarafından yapılan inceleme neticesinde 30/11/2022 tarihli ihtarnamenin gönderilerek eserin ayıplı olduğunun ve sözleşmeye aykırılık olduğunun davalıya ihbar edilmiştir. Ayıp ihbarında bulunulması gerekli görülse dahi davacı yasal süresinde ayıp ihbarında bulunmuştur.
Dava konusu eserin ayıplı değeri (hurda değerinden ibaret) 16.050 TL'dir. Eserin KDV dahil 354.000,00 TL olan bedelinden 16.050,00-TL mahsup edildiğinde indirim yapılması gereken tutar 337.950,00 TL dir. Davacı talep arttırım dilekçesi ile bedelde indirim talebini 338.000,00 TL olarak belirlemiştir. Davacının bedelde indirim talebi kısmen kabul edilmiş ve 337.950,00-TL indirim yapılmıştır.
Davacı tarafından davalıya nakit ve eski kazanın verilmesi suretiyle yapılmış olan toplam ödeme miktarı 275.000,00 TL dir. Bu ödemeden bilirkişi raporunda belirlenen ayıplı değer (16.050 TL) mahsup edilerek davacının fazladan ödenmiş olduğu bakiye 258.950,00 TL nin eserin teslim edilmesi gereken tarih olan 29/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki 29/08/2022 tarihli eser sözleşmesine göre iş tesliminde son taksit olarak 75.000,00 TL nin ödenmesi kararlaştırılmıştır. Ancak somut olayda davacı tarafça sözleşmeye uygun bir teslim gerçekleştirilmediğinden ve eser olarak davacıya teslim edilen kazanın tamir ile düzelemeyecek derecede ağır ayıplı olması itibariyle 16.050,00 TL değerde hurdadan ibaret olduğundan -bedelde indirim miktarı nazara alındığında- davacının davalıya bakiye borcu da bulunmamaktadır. Davacının menfi tespit talebi de kabul edilmiştir.
Davacı eserin tamiri için yapılmış olan 80.430,20 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemektedir. 11/09/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı tarafından yapılan bu giderlerin gerekli ve piyasa fiyatları ile uyumlu olduğu belirlenmiştir. TBK 475/son maddesine göre ayıplı eser sebebiyle davacının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Davacının tamirat için yapmış olduğu 80.430,20-TL giderin bu kapsamda tazminat olarak davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacının davalıya gönderdiği ilgili ihtarname kapsamına göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 23/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte 80.430,20-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Davacının diğer bir talebi kazanç kaybına ilişkindir. Davacının bahsi geçen kazanın zamanında ve sözleşmeye uygun olarak teslim edilmemiş olması itibariyle otel müşterilerine sıcak su hizmetinde aksama yaşadığı ve bunun müşteri ve dolayısıyla kazanç kaybına sebep olduğu açıktır. Davacının sunduğu müşteri yorumlarında da bu aksaklığın olumsuz eleştirilere sebep olduğu görülmektedir. Bu hususta muhasebeci bilirkişi ve otel işletmeciliği konusunda uzman sektör bilirkişisinden somut verilere dayanan kapsamlı ve denetime elverişli 21/02/2025 tarihli rapor alınmıştır. Bu rapora göre davacının ayıplı kazandan kaynaklanan kazanç kaybının 201.843,83 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Bu sebeple davacının kazanç kaybı tazminat talebinin kabulüne, 201.843,83 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Davacı; davalının sözleşmeye aykırı davranması ve geç teslim nedeniyle en yoğun dönemde rezervasyonların iptal edilmesi, gelen misafirlerin bir çoğunun otel ücretini dahi ödemeden ayrılması, davacı şirket hakkında onlarca olumsuz yorum yazılması, bu süreçte onlarca rezervasyonun iptal edilmiş olması gibi nedenlerle davacı şirkette meydana gelen itibar kaybı için 5.000,00-TL tazminat talebinde bulunmuştur. Davacının itibar kaybı tazminat talebi manevi tazminat mahiyetindedir. Dava konusu hadisede davacının kişilik haklarının zedelendiği sabit olmadığı gibi sözleşmeye aykırılık hali kişilik haklarının ihlali olarak değerlendirilemez. Bu sebeple itibar kaybı (manevi tazminat) talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ayıp sebebiyle bedelde indirim talebinin kısmen kabulüne, dava konusu eserin ayıplı değerinin 16.050 TL olduğu kabul edilmekle eserin KDV dahil 354.000,00 TL olan bedelinde 337.950,00 TL indirim yapılmasına, fazlaya ilişkin (50,00 TL) istemin reddine,
Buna göre;
a) Davacı tarafından davalıya nakit ve eski kazanın verilmesi suretiyle yapılmış olan toplam 275.000,00 TL ödemeden bilirkişi raporunda belirlenen ayıplı değerin (16.050 TL) mahsubu ile fazladan ödenmiş olan bakiye 258.950,00 TL nin 29/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacının 29/08/2022 tarihli eser sözleşmesi kapsamında iş tesliminde son taksit olarak ödenmesi kararlaştırılan KDV hariç 75.000,00 TL borcunun ise bulunmadığının tespitine,
2-Davacı tarafından eserin tamiri için yapılmış olan 80.430,20 TL maddi tazminatın ilgili ihtarname kapsamına göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 23/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının kazanç kaybı tazminat talebinin kabulüne, 201.843,83 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacının 5.000,00 TL ticari itibar tazminatı (manevi tazminat) talebinin koşulların oluşmaması sebebiyle reddine
5-Kabul edilen toplam değer (620.224,03 TL) üzerinden belirlenen 42.367,50 TL nispi karar harcından peşin alınan ve tamamlama olarak yatırılan 12.590,90 TL nin mahsubu ile eksik kalan 29.776,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen değer üzerinden AAÜ uyarınca belirlenen 97.033,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından peşin ve tamamlama harç olarak yatırılan ve hükmolunan değere göre belirlenen karar harcından mahsup edilmesi itibariyle tamamen davalı sorumluluğunda kalan 12.590,90-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin maddi tazminat talepli davalara ilişkin olduğu kabul edilmekle; 179,90 TL başvuru harcı, 1.912,35 TL keşif harcı, 70.000,00 TL bilirkişi ücretleri, 1.000,00 TL araç ücreti, 8.533,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 81.627,25-TL yargılama giderinin -haklılık durumuna nazaran tamamının- davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Mahkememizin 03.12.2024 ve 03/01/2025 tarihli ara kararları ile verilen ve Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2024/14721 Esas sayılı dosyasında infaz edilen ihtiyati haciz kararları sebebiyle teminat olarak alınmış olan ... Bankası'nın 1274434 nolu ve 22.01.2025 tarihli 82.000-TL tutarı kesin ve süresiz teminat mektubunun -İİK 259/2 maddesi gözetilerek- talep halinde teminatı sunan davacı tarafa tutanak ile iadesine, İhtiyati haczi tamamlayıcı merasim olarak İİK 264/3 maddesinin (Esas hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmaya mecburdur.) icra müdürlüğünce gözetilmesine,
10-Reddedilen itibar kaybı tazminat (manevi tazminat) talebi açısından davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, bedelde indirim talebi açısından reddedilen kısım (50,00 TL) sebebiyle AAÜT uyarınca belirlenen 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ayrıca verilmesine,
12-Ara buluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL ara bulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
13-Gerekçeli kararın HMK nun 321/2 maddesi gereği talep aranmaksızın taraflara tebliğine,
14-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde talep aranmaksızın yatıran tarafa iadesine,
Dair; Davacı vekilinin yüzünde, Davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer asliye ticaret mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
08/10/2025
Katip
¸E-İmzalıdır
Başkan
¸E-İmzalıdır