T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/460 Esas - 2024/604
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/460 Esas
KARAR NO : 2024/604
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/08/2023
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket temel eczacılık ürünleri ile eczacılık müstahzarlarının toptan ticaretini yapmakta olup üretim yapabilmek için davalının ürettiği makinalardan satın alma konusunda davalı ile teklif mektubu imzaladığını, söz konusu teklif mektubunun 4. Maddesinde ''...teslim tarihi peşinatın ve ödeme evraklarının alınmasına müteakip 60 iş günüdür.'' denildiğini, yine madde 5'te ''Satış sözleşmesinin kaşeli imzalı onayı ile birlikte peşinatın ödenmesi ve ödeme evraklarının ...'ya teslim edilmesiyle siparişe konu ürün üretime alınır ve teslim süresi başlangıcı olarak kabul edilir.'' denildiğini, Teklif mektubunun ödeme şartlarına ilişkin 9. Maddesinde ''Toplam Tutar 230.000 TL + KDV, Ödeme Şekli sözleşmeye müteakiben %50 siparişte nakit, kalan tutarın tamamı kurulumda yapılacaktır.'' denilmektedir. Yine 11. Maddede ''Satıcı firma tek seferlik kurulum işleminde, alıcı firmasında makineyi çalışır vaziyette teslim eder.'' denildiğini, Teklif mektubu taraflarca 04.02.2022 tarihinde imzalanarak sözleşmeye dönmüş olup müvekkil şirket buna istinaden 07.02.2022 tarihinde davalı şirkete ...şubesi ... hesap nolu ... çek nolu 142.000 TL bedelli çek verdiğini, davalı şirket 21/05/2022 tarihinde davacı şirketin işyerine makina teslimini yaptığını, ancak söz konusu makina eksik teslim edildiğini, 1 adet otomatik dolum makinası, 1 adet kapak sıkma makinası, 1 adet etiketleme makinası, 1 adet besleme tepsisi ve 1 adet toplama tepsisinin davalı tarafça teslim edilmesi gerektiğini, Söz konusu 5 parça bir arada olmadıkça makina kullanıma elverişli değildir ve üretim yapamadığını, ancak teslim sırasında toplama tepsisi ve besleme tepsisi teslim edilmediğini, etiketleme makinası ayarsız olarak teslim edildiğini, davacı şirket etiketleme makinasının ayarlanması için usta çağırmış ve 10.000 TL ödeme yaparak etiketleme makinasının ayarını yaptırmak zorunda kaldığını, Kapak sıkma makinasının sadece gövdesi gelmiş olup pnomatik triger havalı sıkma sistemi iki motorlu, üstten sıkma sistemi ve kapak sıkma kabinli sistem gelmediğini, Yine otomatik dolum makinasında flexi glas kapaklı sistem gelmediğini, davalı şirket 5-10 gün içerisinde eksikliği gidereceğini söylediğini, Ancak eksikliği gidermediği gibi davacı şirketin telefonlarına da cevap vermemiştir ve o günden sonra davacı şirket davalı şirkete ulaşamadığını, davacı şirket davalı şirkete 21/06/2023 tarihinde Kartal 9. Noterliği'nin ...Yevmiye Nolu ihtarnamesini göndermiş olup eksik parçaların tamamlanmasını istediğini, ancak eksiklik giderilmediği gibi davacı şirkete de herhangi bir dönüş yapılmadığını, bu nedenlerle davacının yasal haklarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebi artırmak kaydıyla şimdilik 240.000 TL tazminatın davalının temerrüt tarihi dikkate alınarak işletilecek reeskont faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı bahse konu makine için peşinat olarak peşin ve nakit ödeme yerine 25.02.2022 vade tarihli çek ile ödeme gerçekleştirdiğini, Bu kapsamda da teslimat süresinin başlangıcı peşinatın ödenme tarihi olan 25.02.2022 tarihi olduğunu, bu tarihten itibaren de 60 iş günü süreyi hesap ettiğinizde 60 iş gününün 24.05.2022 tarihinde dolduğu açıkça anlaşıldığını, davalı şirket makineyi 21.05.2022 tarihinde yani 60 iş günü içerisinde teslim ettiğini, bu kapsamda davalı şirketin temerrüde düştüğü iddialarının kabulü mümkün olmadığını, davalı şirket bahse konu sözleşme kapsamında makineyi imal etmiş ve davacı tarafında beyan ettiği üzere davacıya teslim edildiğini, davalı şirket bahse konu makineyi sözleşme şartlarına göre teslim etmiş olmasına rağmen davacı sözleşme harici taleplerde bulunmuş, davacının bu taleplerinin bakiye makine bedelinin ödenmesi kapsamında ayrıca ücretlendirilerek yapılabileceğinin belirtilmesi üzerine davacı sözleşme kapsamında ödemesi gereken bakiye ücreti ödemediğini, ve Kartal 9. Noterliğinin 21 Haziran 2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarını keşide ederek sanki makine hiç teslim edilmemiş gibi bir izlenim yaratmak istediğini, Davalı şirketin davacının bu ihtarına Üsküdar 24. Noterliği'nin 29 Haziran 2022 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap vermiş ve makinenin eksiksiz teslim edildiğini bir kere daha vurgulayarak bakiye ödemesini talep ettiğini, Hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu, Davalı şirket temerrürde düşmediğinden ve yine davalı T.B.K. Md.125 kapsamında derhal bildirim şartına uymadığından müspet zarar talep edemeyeceğinden haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya ve kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı müspet zararın tazminine yönelik tazminat istemine ilişkindir.
Dosyada ekli, taraflarca imzalanmış 04.02.2022 tarihli "Makina Teklif Formu Mektubu" başlıklı sözleşmeye göre taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesi niteliğinde olup, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenici (alt yüklenici)dir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Yüklenicinin borcu sözleşmeye ve fen ve tekniğine uygun şekilde ve zamanında işi teslim, iş sahibinin borcu ise, iş bedelinin ödenmesidir.
Kural olarak sözleşmenin haklı feshi halinde fesheden, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte olan, 6098 sayılı TBK'nın 125. maddesi uyarınca akdin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararın tazminini isteyebilir. Doktrinde hakim olan görüşe ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre burada oluşan zarar menfi (olumsuz) zarardır. Menfi zarar; sözleşmenin karşı tarafınca yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların (giderlerin) tamamının, başka bir anlatımla karşı tarafın mal varlığına girmese bile o sözleşme sebebiyle cepten çıkan paradır. Müspet zarar ise, sözleşme sebebiyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi sebebiyle meydana gelen zarardır. Bu niteliği gereği müspet zarar daima ileriye dönük olup, bir beklenti kaybıdır. Kısaca, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardır. Örneğin, kira geliri kaybı, geciken ifa sebebiyle ifaya bağlı ceza (TBK'nın 179/2 md.), seçimlik ceza (TBK'nın 179/I. md.), eksik işler bedeli, kâr kaybı müspet zarar kapsamındaki alacakları oluşturmaktadır.
Olumsuz zarar; dayanağını 6098 sayılı TBK'nın 125/3. madde hükmünden almakta olup, sözleşmenin, karşı tarafça yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan eylemli zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı, uğranılmayacak olan zarardır. Dolayısıyla, karşı tarafın malvarlığına girsin veya girmesin, sözleşme nedeniyle alacaklının cebinden (malvarlığından) çıkan ve yasal olarak harcanan paradır. Doktrinde hakim olan görüşe ve Yargıtay uygulamasına göre, burada oluşan zarar menfi (olumsuz) zarardır. Menfi zarar, genel bir anlatımla hukuken geçerli olmayan bir borç ilişkisinin geçerli olduğuna inanmaktan (güvenmekten) doğan zarardır. Bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların (giderlerin) tamamı, başka bir anlatımla karşı tarafın malvarlığına girmese bile o sözleşme nedeniyle cepten çıkan paradır. Olumsuz zarar, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, sözleşmeden dönen alacaklının haklı olması halinde, kusurlu borçludan isteyebileceği zarardır. İnşaatın yapımı süresince oturulacak ev için ödenmesi gereken kira bedeli ile yıkılan binanın enkaz bedeline yönelik talepler menfi (olumsuz) zarar kapsamındaki alacak kalemlerinden bazılarıdır. Her iki taraf da, haksız iseler, hiçbiri olumsuz zararlarının tazminini isteyemezler; sadece, birbirlerine kazandırdıkları yararlı şeylerin iadesini, nedensiz zenginleşme kurallarına göre talep edebilirler. Tazminat borcunun doğması için temel koşul "kusur" olduğundan, tazminat isteyen tarafın "kusursuz" olması gerekir. Bir tarafın "az kusurlu", diğer tarafın "çok kusurlu" olmasının bir önemi yoktur. Az kusurlu olan taraf da sözleşmenin bozulmasına kusuruyla sebebiyet vermiş sayılacağından tazminat isteyemez. Bu gibi durumlarda feshe taraflar "ortak kusuru" ile sebebiyet vermiş olacaklarından tazminat istenemez ve sözleşmenin tasfiyesi gerekir. Tasfiyeden amaç, tarafların sözleşme etkisinden kurtulması, sözleşmenin yapıldığı tarihteki durumlarına geri döndürülmesidir. Böylelikle taraflar eser sözleşmesi nedeniyle birbirlerinin malvarlığına kattıkları değerlerin iadesini isteyebilecektir. Borçlu, alacaklının talep ettiği olumsuz zararı ödemek istemiyorsa, direnime (temerrüde) düşmekte kusurlu olmadığını kanıtlamak zorundadır. Aksi halde, zarardan sorumlu olur. Çünkü, yasa koyucu, anılan 125/3. madde hükmünde borçlunun kusurlu olduğunu karine olarak kabul etmiştir. Bu karine, alacaklı lehine olup; alacaklı, borçlunun kusurlu olduğunu kanıtlamak zorunda değildir; sadece, kendi zararını ve bunun miktarını kanıtlaması yeterlidir. TBK'nın 125. maddede borçlunun temerrüdü halinde alacaklının seçim hakları düzenlenmiş olup, alacaklı sözleşmeden dönme yolunu seçmiş ise, sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zarar (menfi zarar), kapsamında kalmayan müspet zararlarını isteyemez.
Sözleşme kapsamında talep ve savunmaların incelenmesi için keşif yapılmış ve bilirkişi raporu temin edilmiştir.
Bilirkişi ... 04/03/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; Davacı şirket sözleşme gereği peşin ödemeyi 25.02.2022 tarihinde gerçekleştirmiş olup, sözleşme gereği 60 iş gününün dolması 24.05.2022 tarihinde ürünün tamamlanmış olarak teslim edilmesi gerekirken; davalı şirket 21.05.2022 tarihinde her ne kadar belirtilen süreyi aşmadan bir Makine teslimatı yapmış ise de Bu makinenin onlarca eksik ile teslim edilmiş olması kullanımı mümkün kılmamaktadır. Normalde sözleşme gereği makinenin çalışır vaziyette kurulumu tamamlanmış olarak teslim edilmesi gerekirken davacı şirket mağdur edilmiştir. Ve o tarihten bu yana hiçbir şekilde bu makineden yararlanmak mümkün olmamıştır. Bu haliyle makine ayıplı olmakla birlikte ; Eksikliklerinin tamamlanabilir ve çalıştırılabilir olduğu dolayısıyla ayıbının ortadan kalkabileceği düşüncesindeyim, Başlığı altında detayları açıklanmış olan Makineye ait I. Bölümde 4 eksik , II. Bölümde 4 eksik ve II. Bölümde 4 eksik tespit edilmiştir. Ayrıca Cihazın bir bütün olarak çalışabilmesi için 3 bölümü birbiriyle entegre çalışır hale getirmesi gereken birleştirme parçalarının olmadığı (Otomasyon işlevini yerine getirmeyecek durumda olduğu) ve Otomasyon ayarlarının yapılmadığı tespit edildi. Eksik ifa nedeniyle Davacı zarara uğramıştır. 3 Ana bölümden oluşan otomasyon sisteminin çalışmaz vaziyette olduğu ve bu haliyle işlevini yerine getirmesinin mümkün olmadığı, sözleşmede yer alan ürünün tamamlanmış ve teslim edilmiş sayılamayacağı davacı yan bu konuda beklenen faydayı sağlayamadığı için bu makinede yapması gereken işlevleri başka yöntemlerle yerine getirmek mecburiyetinde kalmış olmasıyla mağduriyet yaşamıştır.'' şeklinde rapor sunmuş olduğu görüldü.
Bilirkişi 28/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ''3 Ana bölümden oluşan otomasyon sisteminin çalışmaz vaziyette olduğu ve bu haliyle işlevini yerine getirmesinin mümkün olmadığı, sözleşmede yer alan ürünün tamamlanmış ve teslim edilmiş sayılamayacağı davacı yan bu konuda beklenen faydayı sağlayamadığı için bu makinede yapması gereken işlevleri başka yöntemlerle yerine getirmek mecburiyetinde kalmış olmasıyla mağduriyet yaşamıştır.'' şeklinde rapor sunmuş olduğu görüldü.
Somut olayda;
Taraflar arasında imzalanmış 04.02.2022 tarihli "Makina Teklif Formu Mektubu" başlıklı sözleşmeye göre iş sahibinin davacı, yüklenicinin davalı olduğu, bu sözleşmeye göre davalının sözleşmede sözü edilen makineyi teslim etmesi ve bunun karşılığında davacının 230.000,00 TL ve ilaveten KDV'yi ödemesi gerektiği görülmüştür. Davacının Kartal 9. Noterliğinin 21.06.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşme bedelin yarısından fazlasının ödendiğini, makinenin sözlemede belirtilen niteliklere uygun olmadan teslim edildiğini, 1 iş günü içerisinde eksikliklerin giderilmesini, aksi halde imzalanan sözleşmenin ikinci bir ihtara gerek kalmaksızın haklı nedenle feshedileceğini bildirir ihtarnameyi davalıya gönderdiği, ihtarnamenin davalıya 23.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı taraf tebliğ edilen ihtarnameye karşılık davacuya Üsküdar 24. Noterliğinin 29.06.2022 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiği, buna göre davacının 123.000,00 TL ödeme yaptığını, bakiye kısmın ödenmediğini, makinenin sözleşmede belirtilen kriterlere uygun olarak imal edildiğini, ödenmeyen kısmın 3 iş günü içerisinde ödenmesini belirttiği görülmüştür.
Davacı taraf makinenin eksik imal edilerek teslim edildiğini, davalı taraf da makinenin sözleşmeye uygun olarak imal edildiğini ve eksiklerin davacının harici taleplerinden kaynaklandığını ileri sürmüş olup davalı tarafın ihtarnamesi ve cevap dilekçesi de dikkate alınarak davacının Kartal 9. Noterliğinin 21.06.2022 tarih ve 31645 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği sonucuna varılmıştır. Yukarıda da sözü edildiği üzere eser sözleşmesinin feshedilmesi sonrası müspet zararın istenemeyeceği, yalnızca menfi zararın istenebileceği anlaşılmakla davacının müspet zararın giderilmesine ilişkin talebi yerinde görülmemiştir. Ayrıca davacı taraf sözleşmede belirlenen kendi ediminin tamamını da ödememiştir. Dolayısıyla yine müspet zararın tazmini yönündeki talep yerinde görülmemiştir. Yapılan açıklamamalar doğrultusunda davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 3.671,00-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 38.400,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep eden tarafa iadesine,
6-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (E-duruşma) yüzünde verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.25/10/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı