T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/464 Esas - 2025/691
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/464 Esas
KARAR NO : 2025/691
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/08/2023
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan "Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının" yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili tarafından Mahkememize ibraz edilen 29/08/2023 havale tarihli dava dilekçesi ile özetle; Davacının davalı ile aralarında 22.07.2019 tarihli Projesi A, B, E, F, G Bloklar Kapı, Kapak, Banyo Dolap ve Banyo Tezgah Birim Fiyat Usulü Yapım İşi Sözleşmesinin akdedildiğini, taraflar aralarındaki sözleşme uyarınca, davacı şirkete ait Evi projesindeki A, B, E, F ve G bloktaki panel kapılar, şaft kapakları, hilton alt dolap ve hilton tezgahların birim fiyat bedel usulü yapımı konusunda mutabık kalındığını, davalı ile yapılan sözleşme uyarınca, ilk olarak A, B, E, F ve G blok olmak üzere 5 blokta yapımı kararlaştırılan işin toplam bedelinin tahmini 1.135.12,00-TL+ KDV şeklinde belirlendiğini, bu tutarın 525.000,00-TL + KDV tutarlık kısmının davacı şirketin yapacağı ve her birisinin değeri 175.000,00TL+KDV olarak belirlenen 3 adet yarı bağımsız dairenin mülkiyetinin davalı yana devredilmesi şeklinde ödeneceğinin belirlendiğini, akabinde tarafların 29.07.2019 tarihinde sözlü olarak Univa Öğrenci Evi'nin A ve B blokları için Laminat Parke İmalat İşleri'nin Anahtar Teslim Götürü Bedel Usulü Yapım İşi konusunda anlaştıklarını, yapılacak bu işin de bedelinin 136.500,00-TL + KDV olarak belirlendiğini, daha sonra taraflar arasında akdedilen 12.11.2019 tarihli Ek Protokol ile sözleşmelerin ödeme koşullarında bir takım değişiklikler yapıldığını, taraflar arasında birisi sözlü olmak üzere akdedilen her iki sözleşmenin toplam bedelinin 1.271.624,00-TL + KDV olduğunu, Protokol ile davalı yana toplam değeri 1.225.000,00-TL+KDV olan 7 adet yarı bağımsız dairenin devri ve geri kalan kısmının nakit olarak ödenmesinin kararlaştırıldığını, yine aynı protokolün 2. sayfasında söz konusu 7 adet ünitenin devrinin sözleşmelerin ifasından sonra devredileceğinin düzenlendiğini, davacı şirket tarafından 29.04.2020 tarihinde davalı yana 1 ünite bedeli 175.000,00-TL + KDV olan ve toplam 826.000,00-TL bedelli 4 adet ünitenin (4 adet yarı bağımsız daire) devrinin yapıldığını, bu taşınmazların Sakarya ili, Serdivan ilçesi, G24C02B3A pafta, 18202 parsel B Blok, A giriş, K:1, No:27A bağımsız bölüm 1/2 hisse, A Blok, B giriş, K: 3, No: 32B bağımsız bölüm 1/2 hisse, G Blok, A giriş, No: 1B bağımsız bölüm 1/2 hisse, A Blok, B giriş, K: 1. Bodrum, No: 2B bağımsız bölüm 1/2 hisse olduğunu, bununla birlikte davalı yanın iban nolu hesabına farklı tarihlerde olmak üzere toplam 243.000,00-TL nakit ödeme yapıldığını, yani davalı yana toplam 1.069.000,00-TL tutarında bir ödeme yapıldığını, davalıya toplam 1.069.000,00-TL tutarında bir ödeme yapılmış olmasına karşın davalının, 22.07.2019 tarihli ve 29.07.2019 tarihli sözleşmeler uyarınca yapmakla yükümlü olduğu edimleri tam ve eksiksiz şekilde ifa etmediğini, davacının protokol uyarınca sözleşmelerin ifasından sonra sözleşmeler ve protokole konu taşınmazların devrini gerçekleştirecekken, sözleşmeler tam ve eksiksiz ifa edilmeden 29.04.2020 tarihinde 4 adet ünitenin (4 adet 1/2 hisse) davalı yana devrinin gerçekleştirildiğini, davalının davaya konu her iki sözleşmedeki projede bir kısım işleri yapmışsa da sözleşmeleri tam ve eksiksiz şekilde yerine getirmediğini, Beyoğlu 18. Noterliği'nden keşide edilen 12.01.2023 tarihli ve 1047 yevmiye sayılı ihtarnamesi ve 18. Noterliği'nden keşide edilen 08.03.2023 tarihli ve 4608 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalıya ihtarname çekildiğini, ancak davalı yan tarafından şirkete hiç bir ödeme yapılmadığını, sözleşmeler ve protokol uyarınca davalı yana 826.000,00-TL değerinde taşınmaz devri ve 243.000,00-TL nakit olmak üzere toplam 1.069.000,00-TL ödeme yapılmış ise de davalının kendisine yapılan ödemenin karşılığını tam ve eksiksiz şekilde yerine getirmediğini, taraflar arasındaki 22.07.2019 tarihli sözleşme ile davalı yanın temerrüdü halinde cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını belirterek, davalının sözleşme 1,sözleşme 2 ve ek protokoldeki yapmakla yükümlü olduğu edimlerin eksik ifasının tespiti ile davalıya yapılan ödemenin mahsubu neticesinde bakiye kısım olan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000-TL'nin ve davalı yanın kusuru sebebiyle yaşanan gecikme için sözleşme 1'in 25.2. maddesi uyarınca hesaplanacak cezai şart için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000-TL'nin davalıdan tahsili ile tarafına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından Mahkememize ibraz edilen 09/10/2023 tarihli cevap dilekçesi ile özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğinden hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddini; sözleşme konusu tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, hiçbir somut delil bulunmayan ve işin tamamlanma tarihinin üzerinden yaklaşık 3,5 yıl sonra işin eksik ve ayıplı yapıldığı gibi iddialarla basiretli tacir tanımına tamamen aykırı bir şekilde ikame edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; Taraflar arsında yapılan Projesi A, B, E, F, G Bloklar Kapı, Kapak, Banyo Dolap ve Banyo Tezgah Birim Fiyat Usulü Yapım İşi sözleşmesi gereği işin zamanında teslim edilmemesi iddiası ile ödenen fazla bedelin iadesi ve cezai şart istemine ilişkin alacak davasıdır.
Davacı ile davalı arasında akdi ilişki, iş bedelinin davalı yükleniciye ödendiği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Taraflar arasında yapılan 22.07.2019 tarihli Projesi A, B, E, F, G Bloklar Kapı, Kapak, Banyo Dolap ve Banyo Tezgah Birim Fiyat Usulü Yapım İşi Sözleşmesi, 29.07.2019 tarihinde sözlü olarak yapıldığı iddia edilen Evi'nin A ve B blokları için Laminat Parke İmalat İşleri Anahtar Teslim Götürü Bedel Usulü Yapım İşi ve 27.11.2019 tarihli ek protokol çerçevesinde davalının yüklenilen edimleri yerine getirip getirmediği, yerine getirilen işlerin fiziki oranının ne kadar olduğu, eksik işler nedeniyle davacının hangi miktarda alacak talep edebileceği, işlerin sözleşme hükümleri gereği zamanında teslim edilip edilmediği, davalının cezai şart talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarının ne kadar olduğu hususlarındadır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairelerinden, Serdivan Tapu Müdürlüğünden ve Serdivan Belediye Başkanlığı'ndan istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek incelenmiştir
Mahkememizce keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve keşif sonucu alınan 30/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...dava konusu Sakarya İli, Serdivan İlçesi, Serdivan Mahallesinde bulunan Projesi A, B, E, F, G Bloklar Kapı, Kapak, Banyo Dolap ve Banyo Tezgah Birim Fiyat Usulü Yapım İşinde ve A ve B Blokun Laminat Parke İmalat İşleri ile ilgili heyetimizden Mahkemenizce talep edilen yerine getirilen işlerin fiziki oranı; (538.188,00 + 133.264,95) / 1.271.624,00 = %52,80 oranında davalı tarafından yapılmış olacağı..." görüş ve kanaati bildirmişlerdir.
Mahkememizce, taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda ek rapor için dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 07/11/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; "...Dava konusu Sakarya İli, Serdivan İlçesi, Serdivan Mahallesinde bulunan Projesi A, B, E, F, G Bloklar Kapı, Kapak, Banyo Dolap ve Banyo Tezgah Birim Fiyat Usulü Yapım İşinde ve A ve B Blokun Laminat Parke İmalat İşleri ile ilgili yerine getirilen işlerin fiziki oranı; (537.457,58 + 133.260,25) / 1.271.624,00 = %52,75 oranında davalı tarafından yapılmış olacağı, davacı firmaya iade edilmesi gereken tutarın ve cezai şartın hesaplanmasının hesap uzmanı bilirkişisi tarafından yapılması gerektiği... " görüş ve kanaati bildirmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı gereğince 27/02/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "...a- Davacının sözleşmeyi feshetmesinde kanuni ve sözleşmesel olarak haklı olmaması halinde: Takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere taraflar arasında imzalanan sözleşme de davacının yan edimlerini yerine getirmediği tespit edilmesi nedeni ile davacının sözleşmeyi feshetmesinde haklı nedeninin olmaması takdir edilirse davacının davalı taraftan cezai şart talep etme hakkının olmadığı değerlendirilecektir. b- davacının sözlemeyi haklı nedenle feshettiği kabul edilmesi halinde: Davacının davalı ile aralarında 22.07.2019 tarihli Projesi A, B, E, F, G Bloklar Kapı, Kapak, Banyo Dolap ve Banyo Tezgah Birim Fiyat Usulü Yapım İşi Sözleşmesi, 29.07.2019 tarihinde sözlü olarak Evi'nin A ve B blokları için Laminat Parke İmalat İşleri'nin Anahtar Teslim Götürü Bedel Usulü Yapım İşi konusunda anlaştıkları ve daha sonra taraflar arasında akdedilen 12.11.2019 tarihli Ek Protokol ile sözleşmelerin ödeme koşullarında bir takım değişiklikler yapıldığını, taraflar arasında birisi sözlü olmak üzere akdedilen her iki sözleşme kapsamında; Davacı. firması 2019 ve 2020 ticari defterlerine davalı firmasından almış olduğu mal ve hizmetlere ait 2 adet hakediş faturası ile toplam KDV dahil 313.612,73.-TL tutarlı faturaları ticari defterleri kayıtlarına almıştır. Davacı . firması 2019 ve 2020 ticari defterlerine davalı firmasına hakediş tutanaklarında görüleceği üzere %3 ve %6 teminat kesintisi, %46,25 barter kesintisi, dış kapı Hk. kesintisi, banka ödemeleri ve 4 adet 1/2 hisseli öğrenci evi satışı ile toplam 1.156.145,02.-TL tutarlı ödeme yaptığı ticari defter kayıtlarında görülmüştür. Yukarıda yer alan açıklamalar kapsamında davacı firması 2019 ve 2020 ticari defterlerinde yer aldığı üzere davalı firmasına yapmış olduğu sözleşmeler ve ek protokol kapsamında toplam 1.156.145,02.-TL tutarlı ödeme yaptığı, davalı firmasından sözleşmeler kapsamında KDV dahil 313.612,73.-TL tutarlı hakediş faturaları aldığı ve davacı firması davalı firmasından 2019 ve 2020 ticari defterlerine göre toplam 842.532,29.-TL alacaklı olduğu, 2021, 2022 ve 2023 dönemleri ticari defterlerinde herhangi bir ticari işlem olmadığı, Cezai şart olarak (22/01/2023-27/08/2023 aralığı için) 74.576,07 TL talep edebileceği ..." şeklinde rapor sunmuştur.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
Eser sözleşmesi, taraflarına haklar sağlayan ve borçlar yükleyen, tam iki taraflı bir iş görme akdidir. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, teknik ve sanatsal ilkelere ve amaca uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle yükümlüdür ( 6098 sayılı TBK. m.470).
Eser sözleşmelerinde yüklenicinin, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorunluluğu (TBK 471/1); İş sahibinin ise, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunluğu vardır.(TBK 474/1)
İş sahibinin ödeme borcu ise TBK'nın 479. addesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel hale gelir.
Yine TBK'nın 484, maddesinde iş sahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebileceği, 485. Maddesinde ise eserin tamamlanması, işsahibi ile ilgili beklenmedik olay dolayısıyla imkânsızlaşırsa yüklenici, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini isteyebileceği belirtilmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2015 tarih ve 2015/1876 E.-6237 K. sayılı kararında; "...Davacı bu sözleşmenin iş sahibi, davalı ise yüklenicisi konumundadır. Davaya konu sözleşme nakit karşılığı düzenlenmiş olduğundan haklılık durumuna bakılmaksızın tek taraflı irade beyanıyla feshi mümkündür. Nitekim davacıda 12.08.2011 tarihli ihtarnamesiyle sözleşmeyi feshetmiştir. Sözleşmenin feshi halinde taraflar aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteyebilir. Davacı iş sahibi de davasında davalı tarafa verilen 25.000,00 TL miktarındaki avans ödemesinin davalıdan tahsilini istemiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davalı yüklenicinin gerçekleştirdiği imalâtın bedeli 1.150,00 TL olarak saptanmıştır. Bu durum karşısında iş bedeli olarak verilen 25.000,00 TL'den gerçekleştirilen imalât bedeli mahsup edildikten sonra fazla ödenen 23.850,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar vermek gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle bu istemin tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış, açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir." denilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 12/10/2023 T. 2023/3027 E. Ve 2023/328 K. Sayılı ilamında "sözleşmenin feshi sebebiyle iş sahibi davacı kusurlu kabul edilmiş ise de menfi zarar talebi bulunmadığından reddedilecek zarar kalemi asıl dava yönünden bulunmadığı iş sahibinin yükleniciye verdiği bedeli sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde geri isteyebileceği açık olmakla davacının kusuruyla sözleşmenin feshine sebep olduğundan menfi zarar talep edemeyeceği nitekim tazminat yönünden talebi de bulunmadığından talep edilen 50.000,00 TL'nin sözleşmenin feshi dolayısıyla sebepsiz zenginleşme kapsamında davacıya iadesi gerektiğini" belirtmiştir.
Yargıtay 23 Hukuk Dairesi 03.12.2015 T. 2014/6623 E. Ve 2015/7866 K. Sayılı ilamında "Sözleşmeden haklı olarak dönen (davacı) taraf, direnime düşmekte tamamen kusurlu olan (davalı) taraftan ancak olumsuz zararını isteyebilir. Her iki tarafın da kusuru varsa, olumlu ya da olumsuz zararın tazmini talebinde bulunamazlar... taraflar sözleşme nedeniyle birbirlerinin malvarlığına kattıkları değerlerin iadesini isteyebilecektir. Borçlu, alacaklının talep ettiği olumsuz zararı ödemek istemiyorsa, direnime (temerrüde) düşmekte kusurlu olmadığını kanıtlamak zorundadır..." şeklinde belirtmiştir.
Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılayacağı ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.10.2024 tarih, 2023/1854 Esas, 2024/3701 Karar Sayılı ilamında, "...eser sözleşmesine dayalı bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan ilamsız takibe itirazın iptali davasında, taraflar arasında mutfak imalatlarının yapılmasına dair eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, işin yapıldığı, faturaların düzenlendiği, ancak bedelinin ödenmediğinin ileri sürüldüğü, taraflar arasında TTK'nın m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine kaydedildiği, faturalara davalının yasal sürede itirazda bulunmadığı ve HMK'nın 222. maddesi gereğince davacı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu..." belirtilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. Maddesi "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." şeklinde düzenlenmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Tarafların kabulünde olan ve dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmenin 1. Maddesinde taraflar işveren davacı ve yüklenici davalı, 3. Maddesinde yapılacak işin konusu, 6. Maddesinde sözleşmenin türü ve bedeli 9. Maddesinde işe başlama ve bitirme tarihi, 11. Maddesinde ödeme yeri ve şartları, 22. Maddesinde yüklenicinin sorumluluğu, 25. Maddesinde ise gecikme halinde uygulanacak cezalar, İşveren ve Yüklenici temerrüdü ve sözleşmenin feshi olarak belirlenmiştir.
Somut olayda davacı vekili, davalı tarafça işin süresi içinde tam ifa edilmediğini belirterek, davalıya yapılan ödemenin mahsubu neticesinde bakiye kısım ve cezai şart talep ettiği anlaşılmaktadır.
Uygulanması gereken TBK'nın yukarıda anılı maddeleri gereği, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu, yüklenicinin, gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi rapor ve ek rapor ile de sabit olduğu üzere, üstlendiği işin teslimini gerçekleştiremediği; ancak davalı tarafın üstlendiği işlerin teslimini gerçekleştirmeme sebebi, işin teslimini yerine getirmesi için uygun bir ortamın oluşturulmadığı, dolayısıyla da iş sahibi davacının kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça, işin tesliminin süresinde yerine getirilmemesinin sebebi, sözleşmeyi fesheden davacı iş sahibi olduğu ve dolayısıyla da gecikme cezası uygulanamayacağı dosya kapsamıyla sabittir. Sözleşmenin feshi sebebiyle iş sahibi davacı kusurlu olsa da yükleniciye verdiği bedeli sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde geri isteyebileceği, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu aldırılan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere, davacı şirketin, davalı şirkete 1.156.145,02.-TL tutarlı ödeme yaptığı, davalı firmasından sözleşmeler kapsamında KDV dahil 313.612,73.-TL tutarlı hakediş faturaları aldığı ve davacı taraf, davalı şirketten 2019 ve 2020 ticari defterlerine göre toplam 842.532,29.-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Yargılama sırasında tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucu alınan bilirkişi raporunda davacının davalı firmasından sözleşmeler kapsamında KDV dahil 313.612,73.-TL tutarlı hakediş faturaları aldığı belirtilmiş ise de, teknik bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında davalı yüklenicinin gerçekleştirdiği imalâtın bedeli 670.717,83.-TL olarak saptandığı, bu durum karşısında iş bedeli olarak verilen 1.156.145,02.-TL'den gerçekleştirilen imalât bedeli mahsup edildikten sonra fazla ödenen 485.427,19.-TL'nin davalıdan TBK'nın 117. Maddesi uyarınca takipten önce ihtar gönderilerek davalının temerrüde düşürüldüğü, ancak davacı vekilinin işlemiş faize ilişkin talebinin (ıslah dilekçesi ile talep edildiği) yerinde olduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının fazladan ödenen imalat bedeli yönündeki davasının kısmen KABULÜ ile;
485.427,19.-TL'nin temerrüt tarihi olan 22/01/2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 33.159,53-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 8.744,20 -TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 24.415,33-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
a-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 76.814,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 57.137,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 8.744,20 Islah Harcı, olmak üzere toplam 9.283,9.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d- Davacı tarafından fazladan yatırılan 5.558,75-TL ıslah harcının talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacının cezai şart talebi yönündeki davasının REDDİNE,
a-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 743,65-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
b-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 28.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 3.030,30-TL Keşif Harcı, 2.357,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 33.387,80-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 17.672,22TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 3.210,00-TL ücretin kabul red oranına (%52,93 kabul, 47,07 red) dikkate alınarak 1.699,05 (1.849,28)-TL'sinin davalıdan, bakiyesinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,
6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin (e-duruşma) yüzüne karşı, verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/10/2025
Katip
¸E-İmzalıdır
Hakim
¸E-İmzalıdır