T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 20... Esas - 20...
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Geri alım hakkına dayalı)
DAVA TARİHİ : 22/09/2023
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 12/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Geri alım hakkına dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı tarafın iddiaları; Davalı bankadan kullanılan kredinin teminatı olarak davacıya ait iki taşınmazın (1/2 hissenin) davalı bankaya devredildiğini, aralarındaki anlaşma gereği kredi borcunun ödenmesi sonrasında bu taşınmazların davacıya iade edileceğinin kararlaştırıldığını, vefa hakkının tapu siciline tescil edildiğini, taşınmazların diğer yarı hissesine yönelik aynı sebeple diğer .....tarafından açılan davanın Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin ....Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde kabul edildiğini, davalı bankanın taşınmazı iade etmeye yanaşmadığını belirterek mahkemece belirlenecek bedelin depo edilmesi karşılığında, dava konusu taşınmazların yarı hissesinin davalı banka adına olan kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı taraf savunmasında; Davacı şirket ve dava dışı .....ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine kredilerin teminatını teşkil eden dava konusu taşınmazları da içerir şekilde tasfiye protokolü yapıldığını, buna göre taşınmazların kredi borçlarına karşılık 01.09.2015 tarihinde davalı mülkiyetine geçirildiğini, taşınmazlar için borçluya 01.03.2017 tarihine kadar geri alım hakkı tanınmasına ve 21.12.2018 tarihine kadar ek süre verilmesine rağmen davacı tarafça protokol gereği ödemelerin yapılmadığını, alacağa karşılık taşınmaz devrinin mutad ödeme niteliğinde olduğunu, aradan geçen beş yıl sonrasında bu davanın açılmasının iyiniyetli olmadığını, ahde vefa (sözleşmeye bağlılık) ilkesine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık:
a)Davacı ile davalı arasında kredi teminatı olarak gösterilen dava konusu ipotekli taşınmazların 01.09.2015 tarihli protokol gereği kredi borcunun tasfiyesi amacıyla davalı bankaya devrinin ve bu protokol ile davacıya tanınan vefa hakkının geçerli olup olmadığı,
b)Davacının ileri sürdüğü vefa hakkına dayanarak taşınmazları geri alıp alamayacağı,
c)Vefa hakkına istinaden taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescili koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Dava, geri alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı şirket ile davalı banka arasında 26/01/2012, 22.11.2013 ve 09.09.2015 tarihli 3 adet Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davacının bu kredi sözleşmelerinde asıl borçlu olduğu, davacı ......Şti ile davalı banka arasında 29.05.2018 tarihli protokol düzenlendiği ve kredi borcu nedeni ile ipotek konulan taşınmazların toplam 2.535.000,00-TL karşılığı bankaya devrine ( 945 ada 1 parsel, 943 ada 1 parsel 945 ada 7 parsel,157 parsel (yeni 849 ada 3 parsel) nolu taşınmazların) ve bu bedelden 2.534.300,00 TL'sinin ....Şti 'nin borcundan mahsubuna, 700,00 TL'sinin ise istihbarat ve operasyon ücretinden kaynaklanan borçlara mahsup edilmesine karar verildiği, bankanın devir tarihinden itibaren 24 ay içinde yazılı olarak bankaya ulaşılacak şekilde bankaya müracat edilmesi halinde eski malike veya göstereceği 3.kişiye vefa hakkı tanıyacağını taahhüt ettiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyası olan ve eldeki dosyada mahkemeye yön gösteren ....Esas sayılı dosyasındaki Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesinin 202.....Esas 20...... Karar sayılı İstinaf ilamında da belirtildiği üzere; Taraflar arasında akdedilen kredi genel sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine çekilen ihtarname üzerine taraflarca imzalanan protokol kapsamında davacı borçluya ipotek konusu taşınmazların satışı karşılığında vefa hakkı (geri alım hakkı) tanındığı ortadadır. Geri alma hakkına ilişkin sözleşmenin geçerliliği resmi şekil şartına tabidir ancak; şekle uyulmaması nedeniyle hükümsüz olan sözleşme taraflarca fiilen
uygulanmışsa ya da geçersizliği ileri sürmenin dürüstlük kuralına aykırı görülebildiği diğer durumlarda hakkın kötüye kullanılması söz konusu olacaktır. Somut olayda şekil şartlarına uymayan geri alım sözleşmesi her iki tarafça icra edildiğinden dürüstlük kuralı gereği artık geçersizliğinin ileri sürülmesi mümkün değildir.
Taraflar arasında imzalanan 29/05/2018 tarihli protokolün taşınmazların geri satımı ve vefa hakkı tanınması bölümünde tapuya tescilden itibaren 24 aylık süre içerisinde yazılı olarak bankaya ulaşacak şekilde talepte bulunulması ve kredi borcunun protokolde belirtilen faiz ve sair masraflar ile birlikte tamamen ödenmesi durumunda taşınmazların eski malikine veya göstereceği 3. şahsa satımının yapılacağı kararlaştırılmıştır. Geri alım hakkına konu ve eldeki bu davaya konu yapılan 157 parsel (yeni 849/3) 31.05.2018 tarihinde 945 ada 1 parsel ise 08.06.2018 tarihinde davalı banka adına satış yolu ile tapuya kayıt ve tescil edilmiş olmakla geri alım hakkı süresi protokolde tanınan 24 aylık sürenin sona erme tarihi olan 08/06/2020 tarihidir.
İlgili BAM kararı doğrultusunda taraflardan "bankaya süresi içinde noter ihtarnamesi keşide edilerek protokol kapsamında geri alım hakkının kullanılmak istenildiğinin bildirilip bildirilmediği, banka tarafından da cevab-ı ihtarname ile geri alım bedelinin belirtilerek geri alma hakkına ilişkin cevap verilip verilmediği" hususları sorulmuştur.
Davalı banka bu doğrultuda davacı tarafından 20/04/2022 tarihli 04587 yevmiye numaralı ihtarnamesinin geri alım hakkı sonlandıktan sonra bildirildiği cevabını vermiş, davacı da istenen hususlarda beyan vermemiştir. Davacının bildirdiği ihtarname (.... Noterliği 04587 no 20.04.2022 tarihli ihtarnamesi) süre itibariyle bildirim koşullarını taşımamaktadır. Ayrıca davacının süre uzatım talebi konulu 2018 tarihli dilekçeleri de farklı sözleşmelere ve taşınmazlara ilişkin olup, eldeki dava açısından yazılı bildirim (ihtar) olarak kabulü de mümkün değildir.
Bu sebeple ayrıca bir bilirkişi incelemesine gerek duyulmamış ve Mahkememiz dosyası olan ......Esas sayılı dosyasının birleşen dosyada hüküm kurulmamış olmasından dolayı kaldırıldığı anlaşılmakla kapsam ve mahiyeti itibariyle bekletici mesele yapılmasını gerektirir bir durum olmadığı değerlendirilerek mevcut dosya kapsamı hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur.
Davacı protokol hükümlerine uygun olarak süresinde geri alım hakkını kullanmadığından 945 ada 1 parselin tamımına ve 849 ada 3 parselin (eski 157) 1/2 hissesine yönelik davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken maktu karar harcının peşin yatan ve tamamlama olarak yatırılan nispi karar harçlarından (toplam 109.702.88-TL) mahsubu ile fazla alınan 109.087,48-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 789.906,06 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kalem yönetmeliği gereği gerekçeli kararın talep halinde taraf vekillerine tebliğine,
6-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek ya da başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi . 03/12/2025
Başkan
¸E-İmzalıdır
Üye
¸E-İmzalıdır
Üye
¸E-İmzalıdır
Katip
¸E-İmzalıdır