T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/540 Esas - 2025/328
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/540 Esas
KARAR NO : 2025/328
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA İHBAR OLUNAN :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/10/2023
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl dava dilekçesinde özetle; Sakarya 2. İcra Dairesi 2023/4396 E. Sayılı dosyada şirketin sigortalı adresinde 12.05.2022 tarihinde Davalı ait elektrik direğinde çıkan yangın neticesinde sigortalıya ait iş yerinin hasarlanmasına sebep olduğunu, Söz konusu yangın sebebi ile ortaya çıkan hasar tazminatı şirketimizce karşılandığını, TTK. 1472. md. nedeni ile Davacı Sigorta Şirketi tarafından ödenmek zorunda kalınan tazminatın rücuen tahsili talepli ilamsız takip yapıldığını, davalı taraf süresinde itiraz etmiş ve icra dosyası durdurulduğunu, söz konusu yangının çıkmasında sigortalının kusuru bulunmayıp, asli ve tam kusurlu Davalı Şirket olduğu görülmekte olduğunu, davacı sigorta şirketince karşı taraf veya karşı taraflara expertiz raporu, Banka ödeme dekontlarında görüleceği üzere maddi zarar ödendiğini, dava dışı Sigortalı ile davacı şirket arasında sözleşme ve bir delil anlaşması mahiyeti taşıması nedeni ile anılan poliçe kapsamında, müvekkil şirket üçüncü kişilerce neden olunan hasarlanmaların tazmin miktarını, tazminat ödedikten sonra kusurlu taraflara rücu etme hakkına sahip olduklarını, Sakarya 2. İcra Müdürlüğü 2023/4396 E. sayılı dosya borçlusunun haksız ve mesnetsiz itirazının iptalini, Takibin devamı ile icra takibine haksız olarak itiraz eden borçlu/davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücrettinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dava cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça Sigortası Poliçesi kapsamında sigortalısına ait adreste 12/05/2022 tarihinde meydana gelen hasar sebebiyle ödediği 38.987,50 TL'nin faiziyle birlikte rücuen tahsili için şirket aleyhine başlattığı icra takibine yapmış olduğumuz itirazın iptali talepli açılan dava haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, açılan davayı ve davacının taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte kusuru bulunduğuna veya ne kadar kusurlu olduğuna dair resmi bir inceleme yapılmamıştır. Söz konusu olayda kusurlu/ kusursuz sorumluluk iddiası sebebiyle meydana gelen zararın tarafından karşılanması gerektiğinin kabulü mümkün olmadığını, Davacının sigortalısına yaptığı ödemenin kendi poliçe şartlarına uygun olup olmadığı, (sovtaj bedelinin tespiti, eksik sigorta olup olmadığı vs.) olay tarihinde süresi dolmamış geçerli bir sigorta poliçesi mevcut olmadığı, poliçe şartlarında söz konusu durumu kapsayan geçerli bir poliçe mevcut olup olmadığı, poliçe şartları gereğince yapılan ödemede tenzil yoluna gidilmesi için gerekli sigortalı kişinin kusurunun bulunup bulunmadığı gibi ödemenin geçerliliği açısından önemli hususların araştırılması gerekmekle davacı ile sigortalısı arasında mevcut bulunan poliçe içeriğinin incelenmesi, halefiyet şartları oluşup oluşmadığı vs. açısından değerlendirilme yapılması gerektiğini, Meydana gelen bu olayda herhangi bir kusuru bulunmamakla birlikte yerine getirmesi gereken yükümlülüklerinde bir ihlali söz konusu olmadığını, kullanıcı tarafından gerekli koruma sisteminin tesis edilmemesi, cihaz ve tesisatların ekonomik ömrünü tamamlaması, cihazların kalitesiyle ilgili problemlerden ve yanlış kullanımından oluşan hatalar sonucunda meydana gelen cihaz ve teçhizat hasarlarının müvekkil şirketinden tahsili mümkün olmadığını, hukuki dayanaktan yoksun olarak tarafımıza yöneltilmiş olan iş bu haksız davanın öncelikle usulden reddine aksi halde esastan reddine, davanın ihbarına ve de takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2024/298 Esas sayılı dava dava dilekçesinde: Davacı şirketin adresindeki iş yeri önünde 12/05/2022 tarihinde enerji nakil hattından kaynaklanan yangın meydana geldiğini, çıkan yangın neticesinde ürün ve mallarının zarar gördüklerini, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminat taleplerinin 12/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama harcı ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2024/298 Esas sayılı dava cevap dilekçesinde özetle:Açılan davayı ve davacının taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı kusuru bulunduğuna veya ne kadar kusurlu olduğuna dair resmi bir inceleme yapılmadığını, söz konusu olayda kusurlu/kusursuz sorumluluk iddiası sebebiyle meydana gelen zararın tarafından karşılanması gerektiğinin kabulünün mümkün olmadığını, davalının sorumlu olduğu düşünülse bile davalı şirketin nezdinde 3. Şahıs ve ürün sorumluluk sigortası kapsamında sigorta teminatı dahilinde olduğuun, Bu sebeple iş bu davada davacının taleplerinin zikredilen sigorta şirketine yöneltilmesi ve davanın sigorta şirketine ihbar edilmesini, iş bu haksız davanın öncelikle usulden reddine aksi halde esastan reddine, davanın ihbarına yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Asıl dava, Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigorta Poliçesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Birleşen dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Asıl ve birleşen davanın temelindeki olay, birleşen dava davacı şirketin adresindeki işyerinin önünde 12.05.2022 tarihinde çıkan yangın nedeniyle birleşen dava davacı şirketin ürün ve mallarının zarar görmesi şeklindedir.
Asıl ve birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlık: 12.05.2022 tarihinde elektrik direğinde çıkan yangın nedeniyle asıl dava davacı sigortalısının ve birleşen dava davacısının zararının oluşup oluşmadığı, sigortalıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yangın nedeniyle davalının kusurlu olup olmadığı, asıl davada davacının sigortalısına ödemiş olduğu tazminatın rücuen davalıdan tahsil edilip edilmeyeceği ve ve bu kapsamda yürütülen takip dosyasına yapılan itirazın yerinde olup olmadığı, birleşen davada haksız fiilden kaynaklı tazminatın talep edilip edilemeyeceği, ve bu kapsamda yürütülen takip dosyasına yapılan itirazın yerinde olup olmadığı hususundadır.
Asıl davada davacı sigorta şirketi, sigortalısının kanuni halefi sıfatıyla eldeki davayı açmıştır.
Asıl davaya konu Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigorta Poliçesi'nin taraflarının davacı şirket ile birleşen dava davacısı olduğu, poliçe geçerlilik tarihinin 04.04.2022-04.04.2023 tarihleri arası olduğu görülmüştür.
Asıl davaya konu Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2023/4396 Esas sayılı dosyası incelenmiş olup, davacının alacaklı, davalının borçlu olduğu, asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.488,44 TL üzerinden takibin yürütüldüğü, davalının boca itirazı üzerine takibin 17.04.2023 tarihinde durduğu, arabuluculuk süreci de tamamlandıktan sonra davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına 12.05.2022 tarihinde adresinde davalı ait elektrik direğinde çıkan yangından dolayı başsavcılığınızca soruşturma yürütülüp yürütülmediği hususu sorulmuş olup verilen cevapta 2022/22574 sayılı soruşturma dosyası ile taraflarının müşteki olarak şüpheli olarak olduğu ve suçun taksirle yangına neden olma olduğu, suç tarihlerinin tuttuğu ancak tarafların olmadığı hususu bildirilmiştir.
Davaya konu olayın çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerden olduğundan resen seçilen bir inşaat mühendisi bilirkişi, bir elektrik mühendisi bilirkişi ve bir yangın alanında uzman bilirkişiden oluşturulan heyet ile mahallinde keşif icra edilmiştir.
Keşif sonrası sunulan 19.04.2024 tarihli bilirkişi kök raporunda meydana gelen yangının davalıya ait elektrik direğinden kaynaklanmadığı, dış etkenlerden kaynaklandığı, çıkan yangın nedeniyle elektrik direğinin de hasar aldığı belirtilmiştir.
Rapor taraflara tebliğ edilmiş ve rapora karşı itirazlar incelenmiştir.
Bilirkişi raporu alındıktan sonra mahkememizin 2024/298 Esas sayılı dosyasının mevcut dosyayla birleşmiştir. Hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde birleşen davada ileri sürülen beyanların ve ibraz edilen delillerin incelenmesi ve ayrıca rapora karşı itirazların incelenmesi için dosya heyete tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesi istenmiştir.
Bilirkişi heyeti 26.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda da yangının çıkış nedenin elektrik direğinden kaynaklandığına dair bulguya rastlanmadığını belirtmiştir.
Davalı tarafın çıkan yangından sorumluluğunu 6098 sayılı TBK'nın 69. Maddesinde belirtilen kusursuz sorumluluk hali kapsamında değerlendirmek gerekecektir.
Somut olayda;
Meydana gelen yangının davalıya ait elektrik direğinden gelen bir etki sonucu (örneğin bakım eksikliği gibi) meydana geldiğine dair somut delil bulunamamıştır. Özellikle kök ve ek bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere elektrik direği ve çevresindeki materyallerin dışarıdan gelen etkiler ile tutuşma ihtimali de vardır. Dosya da yer alan yangın raporunda da yangının nasıl ortaya çıktığına dair kesin bir ifade yer almamaktadır. Dolayısıyla yangının ortaya çıkmasında asıl ve birleşen dava davalısının bir kusuru olmadığına kanaat getirilmiştir.
Birleşen dava davacı vekili tanık deliline başvurmuş olsa da dava dilekçesine ek yaptığı ifade tutanaklarında tanıkları ifadelerinin yer aldığı, buna göre yangınla ilgili bilgi vermelerine rağmen yangının nasıl çıktığına ilişkin somut beyanları yoktur. Ayrıca da hangi konularda dinletmek istedikleri konusunda beyanda bulunmamışlardır. Tanıkların anlatılan durumları da dikkate alınarak teknik inceleme ile yangının elektrik direğinden çıktığı sabit olmadığından ve bu durumun aksi teknik inceleme yerine tanık beyanlarıyla çözümlenemeyeceğinden tanıkların dinlenmesi uygun bulunmamıştır.
Asıl ve birleşen davada ileri belirtilen taleplerden asıl ve birleşen dava davalısının 6098 sayılı TBK'nın 69. Maddesi kapsamında kusuru olmadığından asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Asıl dava bakımından
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 110,20-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Asıl ve birleşen dava davalısı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin asıl dava davacısından alınarak asıl ve birleşen dava davalısına verilmesine,
4-Asıl dava davacısı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.120,00-TL'nin (sarf kararı olmadığından dönem itibariyle uygulanan tarife dikkate alınarak takdiren) asıl dava davacısından alınarak Hazineye irat kaydına,
7-Gerekçeli kararın HMK 321/2 md. Gereği taraflara tebliğine,
Birleşen 2024/298 Esas sayılı dava bakımından
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın birleşen dava davacısından alınarak hazineye irad kaydına,
3-Asıl ve birleşen dava davalısı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin birleşen dava davacısından alınarak asıl ve birleşen dava davalısına verilmesine,
4-Birleşen dava davacısı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep eden tarafa iadesine,
6-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.800,00-TL'nin asıl dava davacısından alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, asıl dava davacı vekili, birleşen dava davacı vekili, asıl ve birleşen dava davalı vekili yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 20/05/2025
Katip
Hakim