T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/569 Esas - 2024/715
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/569 Esas
KARAR NO : 2024/715
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/10/2023
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı açık hesap ilişkisine konu alacağın Sakarya 2. İcra Müdürlüğü 2023/14856 E. No'lu takibine konu edildiğini, davalının itirazın üzerine takibin durduğunu arabululuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını belirterek itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesi ile icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir. Davacı taraf cevaba cevabında davacı şirket ile dava dışı ... Şirketin ayrı şirketler olup ayrı tüzel kişiliklere sahip olduklarını, davalı şirketin iddia edilen sözleşme ile dava konusu yapılan icra dosyasındaki alacağın ayrı olduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirkete gönderilen ödemenin dosyaya sunulan sözleşme kapsamında olmadığını ve davalının bu bedele karşılık bir hizmet ve ürün sunmadığını, dolayısıyla bu rakamın davacıya iadesinin gerektiğini, davalının beyanlarına göre sözleşmeye konu ödemelerin dava dışı ... Şirketi tarafından davalı şirkete tamamen yapıldığını, bu durumda davacı şirket tarafıdan davalının hesabına gönderilen 2.000.000 TL nin iade edilmesinin gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı tarafın savunmaları; Taraf şirket yetkililerinin kardeş olduğunu, tarafların 28.03.2023 tarihinde 10.000.000,00 TL bedelle davalı şirkete ait ...marka aracın alımı konusunda anlaştıklarını, bu aracın davacı şirket ile grup şirketi olan dava dışı ... adına tescil edileceğinin ve karşılığında 4.000.000,00 TL nakit ödeme yapılması ve 3.250.000,00 TL bedelle evin satımı sonrası nakit ödenmesi ve 750.000,00 TL değerdeki davacı şirkete ait olan BMW Marka aracın devri ve 2.000.000,00 TL bedelle çek verilmesi hususunda anlaşıldığını, BMW marka aracın devrinin Sakarya 8. Noterliği ... tarih ... Yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile yapıldığını, 2.000.000,00 TL çek verilmesinden ise vazgeçilerek Mayıs ayında 850.000,00 TL Haziran ayında da 850.000,00 TL kredi kartından çekilerek ödemenin gerçekleştiğini, Sakarya 2.Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile bahse konu aracın dava dışı grup şirketi ...'ya devredildiğini, aracı alan dava dışı grup şirketi ...Şirketinin bir takım ödemeleri davalıya ait hesaplara gönderdiğini, bakiye 2.000.000,00 TL nin ise 07.06.2023 tarihinde davacıya ait hesaptan davalıya gönderildiğini, ancak bu ödemenin satış yapılan dava dışı şirket tarafından yapılmaması sebebiyle aynı gün davacı şirkete iade edildiğini, davacının bu ödemeyi davalıya tekrar göndermesi sebebiyle şirket yetkililerinin kardeş olmasının da etkisiyle aralarındaki telefon görüşmesi ve muhasebecilerin iletişimi sonrasında bu ödemenin tekrar iade edilmediğini, bu suretle davacının dava dışı ...adlı grup şirketine satılan ... Model araca ilişkin davalıya ödeme yaptığını, davacıya takip konusu borçlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhinde başlatılan açık hesap ilişkisine dayanan 2.624.284,84 TL asıl alacak tutarlı icra takibi kapsamında davalının aralarındaki açık hesap ilişkisi uyarınca borçlu olup olmadığı, varsa borç miktarı, davacının ileri sürdüğü 2.000.000,00-TL'lik ödemenin davalının savunduğu şekilde dava dışı şirketin borcunun ödenmesi mahiyetinde olup olmadığı, itirazın iptali ve icra inkar tazminat koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarındadır.
İcra dosyası incelenmiş, icra takibinin usulüne uygun olduğu, dava şartlarının gerçekleştiği görülmüştür. Dava tacirler arasındaki açık hesap ilişkisine dayanan itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı itirazın iptali davasını takip ile uyumlu olarak açık hesap ilişkisine ve hesap özetine dayandırmıştır.
Tarafların aralarındaki ticari ilişkiye ait tüm ticari defter ve kayıtlar getirtilmiş, Dava dışı ...'ne müzekkere yazılarak davacı ve davalı şirketler ile olan ilişkilerine ait tüm ticari defter ve kayıtlar istenmiştir.
Davalı tarafın dayandığı araç satış sözleşme suretleri ilgili noterliklerden getirtilmiştir.
Davalının ileri sürdüğü ...marka ve model aracın 14/07/2023 tarihli resmi satış sözleşmesinde 7.565.000,00 TL bedelle davalı tarafından dava dışı şirkete satıldığı yazılmaktadır.
Dava konusu yapılan alacağın varlığı ve taraflar arasında araç satışından kaynaklı alışverişin tarafların ticari defter ve kayıtlarına ne şekilde yansıtıldığı ve davacının bu arç satışı kapsamında iddia edildiği gibi dava dışı şirketin borcunu ödemek maksadıyla 2.000.000,00 TL ödeme yapıp yapmadığı hususlarında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi ... 16/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
a)Davacının kendi ticari defterlerine göre takip tarihi itibarı ile davalıdan 2.624.284,84 TL alacaklı olduğu,
b)Davalının kendi ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacıya 2.658.204,84 TL borçlu olduğu,
c)Davalı ve davacı ticari defterleri arasındaki 33.920,00 TL farkın davalının yapmış olduğu bu tutardaki ödemelerinin ticari defter kayıtlarına alınmamasından kaynaklandığı,
d)Davalının araç satışı yaptığı dava dışı ... ile davalı şirket cari hesap kayıtlarının borç ya da alacak bakiyesi vermediği, bahsi geçer araç satış bedelinin satış senedinde de belirtildiği üzere 7.565.000,00 TL tutarlı olup davalının ve dava dışı şirketin kayıtlarına bu doğrultuda yansıdığı, ve ticari kayıtlara göre bakiye alacak borç bulunmadığı,
e)Dava dışı şirkete yapılan araç satışı ile ilgili olarak davacının kayıtlarına yansıyan bir husus bulunmadığı, belirtilmiştir.
Uyuşmazlığın mahiyeti, alınan bilirkişi raporunun kapsamı, bilirkişi tarafından yapılan tespitlerin iki tarafın birbirini doğrulayan ticari defterlerine dayanması hususları nazara alınarak rapora yönelik itirazların reddine ve ayrıca aynı gerekçelerle uyuşmazlığın tanıkla ispat edilemeyecek mahiyette olması ve karşı tarafın açık muvafakatinin bulunmaması gözetilerek tanık dinletme taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2505 Esas 2022/2800 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere;
HMK’nın 199. maddesinde yer alan “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir” şeklindeki tanımlama kapsamında ticari defterlerin de HMK anlamında ticari bir belge niteliğinde delil olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
TTK'nın 83/2. maddesinde, HMK'nın senetlerin ibrazı zorunluluğuna ilişkin hükümlerinin ticari işlerde de uygulanacağı düzenlenmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 220. maddesinde genel olarak ticari belgelerin, 222. maddesinde (22.07.2020 T. ve 7251 S.K/Madde 23. maddesi ile değişik) ise özel olarak ticari defterlerin ibrazı ve delil olması hususları ayrıca hüküm altına alınmıştır.
HMK’nın 220. maddesindeki düzenlemeye göre, mahkemece, ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna kanaat getirilirse ilgili tarafa bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verilmesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise kendisine yemin teklif edilmesi gerekir. Kendisinden ibraz istenilen tarafın bu hususta kendisine verilen kesin süreye rağmen bu süre içerisinde makul bir mazereti bulunmaksızın belgeyi ibraz etmemesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise bu hususta teklif olunan yemini kabul ve icra etmemesi halinde mahkemece, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilecektir. HMK’nın 222. maddesinde ise, münhasıran ticari defterlere ilişkin olarak, ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için; Kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları ise ancak sahibi aleyhine delil teşkil eder. Ayrıca söz konusu maddenin son fıkrası uyarınca, davadaki taraflardan birinin kendi defterlerine dayanmaksızın, münhasıran diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtmesine rağmen karşı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması halinde ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacaktır.
Yapılan yargılama ve toplanan delilleri göre: davacının davalıdan icra takibine konu yapılan 2.624.284,84 TL miktarla alacaklı olduğu hususu davalının kendi defterleri ile doğrulanan usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları ile sabittir. Davalı 07/06/2023 tarihinde davacı tarafça yapılan 2.000.000,00 TL tutarlı ödemenin dava dışı şirket ile aralarındaki ... marka ve model aracın üçüncü kişinin edimini ifa mahiyetinde olduğunu ileri sürmüş ise de; davacının davalı ile karşılıklı uyuşan kayıtlarında bu yönde bir açıklık olmadığı gibi bahsi geçen aracın resmi satış senedindeki bedelinin 7.565.000,00 TL olduğu ve bu satış bedelinin davalı ile dava dışı şirket kayıtlarına göre tamamının dava dışı şirket tarafından ödendiği, dolayısıyla davacının bu para transferinin iddia edildiği gibi araç satışından kaynaklandığı hususunun davalı tarafça ispatlanamadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davacının icra takibine konu yaptığı alacağı sabit görülmüş ve davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile alacağın kayıtlarla likit olmasına nazaran koşulları oluştuğundan %20 oranında icra inkar tazminatına hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kabulüne, Sakarya 2. İcra Müdürlüğü 2023/14856 esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına,
2-Koşulları oluşmakla hüküm altına alınan alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 524.856,96-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hesaplanan 179.264,90-TL nispi karar harcından peşin alınan 31.694,81 TL nin mahsubu ile eksik kalan 147.570,09 TL nispi karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen değer üzerinden AAÜT uyarınca belirlenen 348.671,33-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk dosyasından yapılan ve Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan; 31.694,81 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 6.000,00-TL bilirkişi gideri ve 898,57 TL posta masrafı olmak üzere toplam 38.863,23-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,
8-Kararın talep halinde taraf vekillerine tebliğine,
9-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 11/12/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza