T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 202... Esas - 202....
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 202......Esas
KARAR NO : 202.......
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 31/10/2023
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...şirketi adına kayıtlı ...... plakalı aracın sürücüsü ....'in, Sakarya Kuzey Terminali kavşağında motorlu bisikleti ile geçiş yapana ....'e çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ....'in tam kusurlu olduğunu, davacının yaralanmaları neticesinde sağ bileğinde kısıtlılık oluştuğunu, davalı şirkete ait aracın .....A.Ş tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, 30/07/2022 tarihli dilekçe ile sigortaya başvuru yapıldığını, arabulucuya yönlendirildiklerini ancak anlaşamadıklarını, davalılardan şimdilik 50.000,00-TL cismani zarar, 10.000,00-TL kazanç kaybı talep etmiştir.
Davalı ....Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun gerçeği yansıtmadığını, müvekkili olan şirketin herhangi bir sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığını, yetki itirazlarının bulunduğunu ve davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Kusur durumlarının tespitini, davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını, davacının koruma başladığı ve koruma gözlüğünün bulunmadığını, reklektif de olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ....vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafa alkol testi yapılmadığını, motorlu bisikletin trafik tescilinin bulunmadığını, kazada onunda kusurunun bulunduğunu, uyarıcı ışık, reflektör ve güvenlik ekipmanlarının bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Açılan dava, 22.07.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebinden ibarettir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: 22.07.2022 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı kazaya karışan araçların kusur oranlarının ne olduğu, davacının sürekli ve geçici iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığı, kaza nedeniyle maddi tazminat taleplerinin davalılardan tahsil edilip edilemeyeceği hususlarında olduğu anlaşıldı.
Davaya konu kaza; 22.07.2022 tarihinde ....ili, ....İlçesi, ...mahallesi, ...Caddesini takiben ....kavşağında davacının tescilsiz motorlu bisikleti ile orta ada etrafından dönüşle kavşak dışına geldiği esnada davalı ....'in .......plakalı aracı ile dönel kavşağa girmesi neticesinde kazanın gerçekleştiği tespit edilmiştir.
Sakarya ...Asliye Ceza Mahkemesinin 202.... Esas, Sakarya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 202.... Esas sayılı dosyaları UYAP sistemi üzerinden celp edilerek incelenmiştir.
KTK 97. Maddesi kapsamında davacı vekilinin davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı tespit edilmiş, dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı anlaşıldı.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de düzenlenmiştir. Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713).
Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının, gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektirdiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum, ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de, burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de, bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb. gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak görülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğu kabul edilmelidir. (Yargıtay 17 HD 2015/4618 Esas 2017/10383 Karar)
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddelerde ise zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre bir motorlu taşıtın işletilmesinden dolayı ortaya çıkacak zararlardan dolayı işleten aynı zamanda sürücü değil ise sürücü ile birlikte müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir.
Kusur yönünden yapılan değerlendirmede;
Dosyada ekli kaza tespit tutanağında .... plakalı araç sürücüsü davalı .....'in KTK'nın 57/1-b bendinde söz edilen kuralı ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, davacının kural ihlali yapmadığı belirtilmiştir.
Davaya konu kazayla ilgili olarak "Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçu kapsamında Sakarya ... Asliye Ceza Mahkemesinin 202... Esas sayılı dosyası ile kovuşturma yürütüldüğü tespit edilmiştir. Sözü edilen dosyada kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarında davalı ...'in asli kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizin 17.12.2025 tarihli celsesinde tarafların kusur oranlarının tespiti için dosya ATK'ya tevdi edilmiştir.
ATK'dan alınan 08.01.2025 tarihli kusur raporunda özetle; "Davalı sürücü .....'in %100 oranında kusurlu olduğu, davacı kusursuz olduğu şeklinde mütalaada bulunulmuştur.
Olayın meydana gelme şekli, dosyadaki delillere göre; davalı ....'in .....plakalı aracı ile geçiş hakkına öncelik vermeden kavşağa girdiği esnada orta adadan kavşak çıkışına doğru gelen davacının tescilsiz motorlu bisikletine çarptığı, davacının bedensel zarara uğradığı, kazanın meydana gelmesinde davalı .....'in %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacının ise kusurunun olmadığı anlaşılmıştır. Aksi yönde yapılan itirazlar yerinde görülmemiştir.
Sürekli iş göremezlik oranı, geçici iş göremezlik süresi bakımından değerlendirmede;
Mahkememizin ara kararı gereği davacının sürekli iş göremezlik oranı ve geçici iş göremezlik süresi tespiti için dosya ATK'ya tevdi edilmiştir.
Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 23.08.2024 tarihli raporunda " Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5(yüzdebeş) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." mütalaa edilmiştir.
Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 23.08.2024 tarihli raporunun denetlemeye müsait ve itibar edilebilir olduğuna kanaat getirilmiştir. Davacı ile ilgili kaza nedeniyle yapılan tüm hastane tetkikleri temin edilmiş olması sonrası raporun sonrasında sunulmuş olması nedenleriyle rapora karşı yapılan itirazlar yerinde görülmemiştir. Ayrıca dosyada çelişki oluşturacak bir delil de mevcut değildir.
Dosya kapsamında dinlenen tanıklar davacının işlettiği dükkanı 1-2 ay sonra açtığını beyan etmişler, davalı vekili geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olarak değil, tanık ifadeleri dikkate alnarak belirlenmesi gerektiği itirazında bulunmuştur. Davacının SGK hizmet dökümünde 4b olarak primlerin ödendiği, bu durumda davacının çalışmadan da primlerini ödemiş olabileceği, ayrıca tanıkların kazayı doğrudan görmedikleri, dükkanın açık olmasının davacının kazanç sağlayıp sağlamadığını göstermeyeceği, kazanca yönelik doğrudan görgülerinin olamayacağı anlaşılmakla itiraz yerinde görülmemiştir.
Sorumluluk yönünden;
6098 sayılı TBK'nın 49/1. maddesinde, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Yine aynı Yasanın 50/1. Maddesinde Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK.nun 54 maddesinde bedensel zararların özellikle, 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş, 61. Maddesinde de birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddelerde ise zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre bir motorlu taşıtın işletilmesinden dolayı ortaya çıkacak zararlardan dolayı işleten aynı zamanda sürücü değil ise sürücü ile birlikte müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir.
Kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilen davalı Zafer Gecikmiş yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeler doğrultusunda aracın sürücüsü olarak, davalı ....Şirketi aracın maliki olarak davacının bedensel zararlarından sorumludur. Davalı sigorta şirketi de davalı ......Şirketi'nin maliki olduğu .....plakalı aracın sigortacısı olup poliçe hükümleri nedeniyle davacının bedensel zararlarınında poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla sorumludur. Davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik poliçe kapsamında yer aldığı tespit edilmiştir.
Davalıların sorumluluğu müteselsil sorumluluktur.
Aktüerya yönünden;
Mahkememizin 25.03.2025 tarihli celsede dosya aktüerya bilirkişisi ....'e tevdi edilmiştir.
Aktüerya Hesap Bilirkişisi ... 01.09.2025 tarihli raporunda davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 599.105,21 TL olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının 22.001,40 TL olduğunu belirtmiştir.
Aktüerya bilirkişisinin TRH 2010 tablosunu esas alarak Progresif Rant Formülüne göre ve 1.8 teknik faiz uyulanmadan hesaplama yapması isabetli bulunmuştur.
Tarafların kusur oranları, davacının kaza tarihi itibariyle maluliyet durumu ve usulüne uygun hesaplama yapılması nedeniyle 01.09.2025 tarihli aktüerya raporuna itibar edilmiştir. Buna göre yapılan hesaplamaya göre davacının sürekli iş göremezlik zararı ile geçici iş göremezlik zararının toplamda 621.106,61 TL olduğu sonucuna varılmıştır.
Davaya konu kazada davacının müterafik kusurunun olup olmadığı resen dikkate alınmıştır. 6098 sayılı Borçlar Kanun’un, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Borçlar Kanun’un 52.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, davacının kırık oluşma şeklindeki yaralanmasında koruyucu ekipman giymemesi de gözetildiğinde neticenin meydana gelmesinde müterafik kusur kabul edilmiştir. TBK'nın 52. madde hükmüne göre resen müterafik kusurun değerlendirilmesi gereklidir. Yerleşik yargı uygulamaları nazara alınarak davacının maddi tazminat miktarında %20 oranında indirim taktir edilmiş, davacı lehine 496.885,28 TL maddi tazminata tazminatına hükmolunmuştur.
Bu doğrultuda bedel artırım dilekçesi de dikkate alınarak davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebinin müterafik indirim ile kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı .....Şirketi ve davalı .....yönünden kaza tarihi olan 22.07.2022 tarihinden itibaren, avalı .....Anonim Şirketi yönünden temerrütün gerçekleştiği tarih olan 24.08.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Davacının tacir olmaması, motorlu bisikletin ticari olmaması nedenleriyle kabul edilen miktarlara yasal faiz işletilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
-Davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle kısmen kabulüne, 479.284,16-TL sürekli iş göremezlik ve 17.601,12 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 496.885,28 TL maddi tazminatın, davalı .....Anonim Şirketi ve davalı Zafer Gecikmiş yönünden kaza tarihi olan 22.07.2022 tarihinden itibaren, davalı .....Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrütün gerçekleştiği tarih olan 24.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı .....Şirketipoliçede belirtilen sakatlık tazminat limiti 430.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olarak, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya yönelik talebin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 33.942,23-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 10.606,95-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 23.335,28-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, (davalı ....A.Ş'nin 29.373,3-TL miktarınca sınırlı sorumlu olmak üzere)
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 79.502,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ...A.Ş'nin 68.800,00-TL miktarınca sınırlı sorumlu olmak üzere)
4-Davada red olan kısmın belirlenen tazminat bedelinden müterafik kusur indirimi yapılması neticesinde ortaya çıkması, bu şekilde indirim yapılması halinde davalılar lehine vekalet ücreti verilmeyecek olması nedeniyle davada red olan kısım yönünden vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 1.024,65-TL Peşin/nisbi Harcı, 9.582,30-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 10.876,80TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 10.277,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.277,00-TL'nin yargılama giderinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.600,00-TL'nin (sarf kararı olmadığından şimdilik takdiren) davalı Anadolu ...Sigorta A.Ş'den alınarak
8-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, diğer davalıların yokluğunda yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/12/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır