T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/618 Esas - 2025/592
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/618 Esas
KARAR NO : 2025/592
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA İHBAR OLUNAN:
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/11/2023
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait (çekici) ve (dorse) plakalı aracın 12/04/2023 tarihinde davalı Kadir Akdoğan'ın maliki ve sürücüsü, Sigorta'nın sigortacısı olduğu plakalı araç ile davalılardan 'in maliki, r'in sürücüsü ve nın sigortacısı olduğu plakalı araçlar arasında zincirleme trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre 'e ait aracın %25, müvekkiline %75 kusur atfedildiğini ve taraflarına akdedilen kusuru kabul etmediklerini, kaza neticesinde davacının aracında 350.000,00-TL hasar kaydı oluştuğunu, kaza nedeniyle aracın serviste 40 gün kaldığını ve kazanç sağlayamadıklarını, kusur durumunun tespit edilmesini, şimdilik 1.000,00-TL değer kaybı, 1.000,00-TL mahrum kalma tazminatı ve 1.000,00-TL hasar tazminatının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; plakalı sigortalı araç sürücüsünün dava konu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigortalı araç sürücüsünün zararın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
, temin edilen bilgi ve belgeler incelenmiştir.
Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmak suretiyle tanık Ahmet Dikmen'in beyanı aldırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklı tazminat isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık:12.04.2023 tarihli trafik kazasından dolayı kazaya karışan araçların kusur oranlarının ne olduğu, (çekici) ve (dorse) plaka numaralı araçta hasarın oluşup oluşmadığı, değer kaybının olup olmadığı, var ise hasar miktarı ve değer kaybı miktarı ile ile kar payı yoksunluğunun tahsili yönünde olduğu anlaşıldı.
Davaya konu kaza; 12.04.2023 tarihinde Kocaeli İli, Çayırova İlçesi, TOSB mevki, O.4-08 numaralı otoyol üzerinde davalı sürücü 'in sevk ve idaresindeki plaka sayılı otomobil seyir halindeyken kaza mahalline geldiği sırada idaresindeki aracın kontrolünü kaybedip sağındaki bariyerlere çarparak spin atması ve idaresindeki aracın sol ön kısımlarıyla, orta şeritte seyrini sürdüren davalı sürücü yönetimindeki plakalı kamyonun sağ ön-yan kısımlarına çarpması, bu çarpmanın ardından plakalı kamyonun sol arka kısımlarına ise gerisinden gelen sürücü idaresindeki plakalı çekicinin ön kısımlarıyla çarpması şeklinde meydana gelmiştir.
Davanın TTK'da düzenlenen sigorta hükümlerinden kaynaklandığından mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşıldı.
HMK 16. Maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğu, davacının yerleşim yeri adresinin Akyazı/Sakarya olduğu, davacının yerleşim yerinin Sakarya ili sınırları içerisinde kaldığı, mahkememizin davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
KTK 97. Maddesi kapsamında davacının davalı sigorta şirketlerine dava açılmadan önce müracaat ettiği, yine dava açılmadan önce arabulucuk dava şartının sağlandığı görülmüştür.
Kusura yönelik değerlendirme;
Dosyada ekli kaza tespit tutanağına göre meydana gelen kazada davalı Salih Güler'in 2918 sayılı Yasa'nın 52/1-b maddesinde belirtilen aracın hızını, yük ve teknik özelliği görüş, yol, hava, trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, dava dışı 'ın 56/1-c maddesinde belirtilen güvenli bir mesafeden izleme takip kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, davalı 'ın kusurunun olmadığı belirtilmiştir.
2023.E.445100 sayılı tahkim dosyası içerisinde yer alan 16.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda; dava dışı 'ın 2918 sayılı Yasa'nın 84/d maddesindeki arkadan çarpma kuralını ihlal ettiğinden tamamen 100/100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu, davalı 'ın kusursuz olduğu görüşü belirtilmiştir.
2023.E.445088 sayılı tahkim dosyası içerisinde yer alan 18.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda; davalı 'in 2918 sayılı Yasa'nın 52/1-b maddesinde belirtilen aracın hızını, yük ve teknik özelliği görüş, yol, hava, trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiğinden plakalı araca karşı %100 (yüzde yüz) asli kusurlu olduğu, davalı sürücü 'ın kusursuz olduğu ve sürücü 'ın 56/1-c maddesinde belirtilen güvenli bir mesafeden izleme takip kuralını ihlal ettiğinden plakalı araca karşı %100 (yüzde yüz) asli kusurlu olduğu görüşü belirtilmiştir.
Mahmemizce dosya ATK'ye tevdi edilmiştir.
ATK'nın 14.10.2024 tarihli raporunda davalı ’in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü 'ın kusursuz olduğu ve dava dışı 'ın kusursuz olduğu görüşü belirtilmiştir.
Somut olayda;
, sevk ve idaresindeki plaka sayılı otomobil ile idaresindeki aracın teknik özelliklerini, mevcut hava ve yol şartlarını dikkate alarak seyrini müteyakkız bir şekilde sürdürmesi, aracını şeridi içerisinde tutma özenini göstermesi gerekirken bahsedilen bu hususa riayet etmediği, idaresindeki aracın kontrolünü kaybederek önce mahaldeki bariyerlere çarptığı ve sonrasında spin atarak solunda seyrini sürdürmek isteyen davalı kamyon sürücüsüne çarptığı anlaşılmakla meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı sürücü , sevk ve idaresindeki plakalı kamyon ile bahse konu otoyolun orta şeridinde seyrini sürdürdüğü sırada sağında bulunan ve aracının kontrolünü kaybederek spin atan davalı sürücü Salih Güler idaresindeki otomobil ile kazaya karışmış ve dolayısıyla yaşanan kazadan ötürü kamyonun seyir durumu, hızı, mevcut hareketliliği etkilendiğinden kazanın meydana gelmesinde kusuru yoktur.
Dava dışı 'ın, önünde seyrini sürdürmekteyken kazaya karışan kamyona arkadan çarpması şeklinde gerçekleşen kazada; kamyonun olağan seyrinin bozulacağı anlaşıldığından takip mesafesinden bahsedilmeyeceği anlaşılmakla kazanın meydana gelmesinde kusuru yoktur.
ATK'nın 14.10.2024 tarihli raporundaki değerlendirmelere ve kusur oranlarına itibar edilmiş, meydana gelen kazalar arasında illiyet bağı olduğu sonucuna varılmıştır.
ATK'dan alınan 14.10.2024 tarihli kusur raporu ile kaza tespit etutanağı, tahkimde alınan raporlar arasında çelişki gözükse de ATK raporunun çelişkiyi giderecek şekilde olduğu, davacıya ait aracın kazanın oluş şekline göre güvenli takip mesafesi bırakması gerektiğinden bahsedilemeyeceği anlaşılmakla ATK raporundaki değerlendirmelere itibar edilmiştir.
Sorumluluğa yönelik değerlendirme;
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddelerde ise zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre bir motorlu taşıtın işletilmesinden dolayı ortaya çıkacak zararlardan dolayı işleten aynı zamanda sürücü değil ise sürücü ile birlikte müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir.
Davacının maliki olduğu (çekici)'nini sürücüsü dava dışı 'dır.
Meydana gelen kazada kusurunun olmadığı tespit edilen plakalı aracın maliki davalı ve davalı .'dir.
Mahkememizce yargılamada tam kusurlu bulunan plakalı aracın sürücüsü davalı , maliki davalı . ve .'dir.
Davaya konu taleplerin istenebilmesi kusurlulukla bağlantılı olduğundan ileri sürülen taleplerden meydana gelen kazada kusursuz olduğu tespit edilen davalı ve 'nin sorumluluklarının olmadığı sonucuna varılmıştır.
Kazanın etkisiyle davacının aracında ortaya çıkan zarardan dolayı KTK'nın 85 ve 90. maddelerine göre plakalı aracın sürücüsü davalı , maliki davalı . ve .'nin sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Hasar bedeli, değer kaybı ve mahrum kalınan kar yönünden yapılan değerlendirme;
Mahkememizce dosya ve 'a tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporu 16.01.2025 tarihinde sunulmuştur. Sunulan raporda özetle, plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli tutarının 350.000,00 TL olduğu, değer kaybı bedelinin 103.500,00 TL olduğu, aracın kaza anında kiralık olması ve davacının başlangıçta kira bedelini alması nedeniyle mahrum kalınan kar kaybı olmadığı belirtilmiştir.
Meydana gelen kazada plakalı aracın ön ve sağ yan taraflarından hasar aldığı, almış olduğu hasar sonrasında Ön Cam, Ön Panjur, Sağ Ön Rüzgarlıklar, Sağ Ön Kapı, Sağ Ön Çamurluk, Sağ Basamak, Kabin Ayakları, Kabin Lifti, Sağ Aynalar, Sağ Arka Rüzgarlık ve Sağ Arka Çamurluğun değişiminin yapıldığı, Sağ Yan Duvar, Sol Yan Duvar, Tavan Sacı, Arka Duvar, Şase düzeltme ve onarımlarının yapıldığı ve Ön Panjur, Ön Göğüs, Sağ Ön Rüzgarlık, Sağ Kapı, Ön Tampon, Tavan Sacı, Sağ-Sol Yan Duvarlar, Arka Duvar, Sağ Ön Çamurluk, Sağ Basamağın boyama işlemlerinin, kaporta onarımı, mekanik, elektrik ve boya işçilikleri yapıldığı tespit edilmiştir. Bu hasardan dolayı yedek parça ve işçilik bedelleri toplamının KDV dahil 350.000,00 TL olduğu yönündeki heyet raporundaki görüşe itibar edilmiştir. Davacının talep edebileceği hasar bedeli miktarının 350.000,00 TL olduğu sonucuna varılmıştır.
Bilirkişi heyeti hesaplamalarına göre davacının aracının hasarsız piyasa rayiç bedelinin 1.150.000,00 TL, kaza sonrası onarılmış piyasa rayiç bedelinin 1.046.500,00 TL olduğu, değer kaybı tutarının 103.500,00 TL olduğu, davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı bedelinin 103.500,00 TL olduğu, bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun olarak yapıldığı, rapora itibar edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davaya konu plakalı aracın dosya içerisinde ekli Akyazı 1. Noterliğince düzenlenen kira sözleşmesine göre 2022 yılında üç yıllığına 250,00 TL ile kiraya verildiği tespit edilmiştir. Kira sözleşmesi hükümleri de dikkate alınarak araçtan kullanım nedeni ile hak kaybına uğrayan aracı kiralayan dava dışı kiracı olduğundan davacının araçtan mahrum kalma durumunun oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
Sunulan raporlardaki hesaplamaların yerinde olduğu, denetlenebilir ve itibar edilebilir olduğu gözetilerek somut itiraz olmaması nedeniyle raporlara yönelik itirazların reddine karar verilmiştir.
Sonuç olarak;
Davacı taraf ıslah dilekçesi ibraz etmiştir.
Talep edilen hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı taleplerinin davalı .'nin poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere davalılar , . ve .'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kazada kusuru olmayan davalılar Kadir Akdoğan ve Sompo Sigorta A.Ş. Yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Talep edilen araç mahrumiyet bedeli talebinin davalılar ve . Yönünden oluşmaması nedeniyle reddine; davalılar ve . Yönünden ise kazada kusuru olmadıklarından reddine karar verilmiştir.
Hasar bedeli talebi kısmi dava olup başlangıçta ileri sürülen talebe davalı , . yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı . yönünden temerrüt tarihinden itibaren (sigorta şirketine başvuru tarihinin 03.10.2023 tarihi olup 8 iş günü sonrası temerrütün oluşacağı dikkate alınarak) ve ıslah ile ileri sürülen talebe ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Değer kaybı talebi belirsiz alacak davası olarak ileri sürüldüğünden kabul edilen miktara davalı , . yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı . yönünden temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmiştir.
Islah dilekçesinde zamanaşımı itirazı ileri sürülmüştür. Kaza tarihi 12.04.2023 tarihi olup arabuluculukta geçen 1 ay 25 gün süre ve KTK'nın 109. Maddesi gereği 2 yıl kadar ileri gidildiğinde hasar bedeli talebinin 07.06.2025 tarihinde zamanaşımına uğrayacağı, ıslah tarihinin ise zamanaşımı süresi içerisinde, 20.05.2025 tarihi olduğu tespit edilmiştir. Değer kaybı talebi de belirsiz alacak davası olarak açıldığından ve dava başlangıçta da tüm talepler yönünden zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenlerle zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde yasal faiz talep etmiş olup faiz türü ıslah yoluyla değiştirilemeyeceğinden kabul edilen talepler yönünden yasal faize hükmedilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
-350.000,00 TL hasar bedelinin 1.000,00 TL'sinin davalı , . yönünden kaza tarihi olan 12.04.2023 tarihiden itibaren, davalı . yönünden temerrüt tarihi olan 13.10.2023 tarihinden itibaren, bakiyesinin ıslah tarihi olan 20.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ve davalı .'nin poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere davalılar . ve .'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-103.500,00 TL değer kaybı bedelinin davalı , . yönünden kaza tarihi olan 12.04.2023 tarihiden itibaren, davalı . yönünden temerrüt tarihi olan 13.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ve davalı .'nin poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere davalılar .'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-Tüm davalılara yönelik açılan mahrum kalınan kar bedeli talebinin reddine,
-Hasar bedeli ve değer kaybı bedeli talebi bakımından davalılar ve 'ye karşı açılan davanın reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 30.978,59-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 7.980,35-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 22.998,24-TL harcın davalılar , ve 'den müştereken müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 7.710,50-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 8.250,20TL harcın davalılar , 'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 72.025,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılar 'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya,
5-Davalılar ve kendilerini vekil ile teslim ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 3.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ve 'ye verilmesine,
6-Davalılar , ve kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar , ve verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.295,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.295,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı k (%99,78 kabul oranı) dikkate alınarak 12.267,95-TL lik kısmının davalılar müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.280,00-TL'nin davanın kabul red oranına göre (%99,78 kabul oranı) 3.272,78-TL'lik kısmının davalılar ve 'den müştereken müteselsilen, bakiyesinin ise davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
9-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı vekilinin ve Davalı ve yüzünde, diğer davalıların yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/09/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır