T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/69 Esas - 2024/9
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/69 Esas
KARAR NO: 2024/9
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/02/2023
KARAR TARİHİ: 09/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün 2021/18024 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali, takibini devamı, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının süresinde cevap dilekçesi vermediği ve davacının ileri sürmüş olduğu bütün hususları inkar etmiş sayıldığı anlaşıldı.
Bilirkişi ... 23.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı firmanın 2021 yılı tüm ticari defterlerinin açılış ve kapanış berat onayları
Zamanında yapılmış olup TTK ve VUK ‘a göre uygun oldukları, Davalı firmanın 2021 yılı yevmiye defterine göre 31.12.2021 tarihi itibariyle davacı
firmaya ait muavin cari hesap bakiyesi 0,00 ₺ olduğu borç bakiyesi bulunmadığı,
Davaya konu faturanın kayıtlara alınarak Davacı firma ... şirketine
15.381,19 borçlanıldığı;
Ancak; Sakarya ...’nin Muavin Defter ve Yevmiye
Kayıtları İncelenmesi neticesinde İcraya ve Davaya konu fatura haricinde Davacı
firma ...’ne 15.831,19 ₺ tutarında 10/08/2021
tarih ESO2021000000535 nolu İADE FATURASI’nı düzenleyerek mahsup fişiyle
fatura bakiyeleRini (Borç/Alacak ilişkisini) kapatmak suretiyle Usule Uygun olarak
yevmiye defterine kayıt yaptığı görülmüştür. Davaya konu Fatura yönünden Davalı firma BA ve Davacı Firmanın BS kayıtlarının
örtüştüğü görülmüştür.
Ancak; Davalı firmanın kayıtlarında yer alan İADE FATURASI yönünden Sayın
mahkemenizin ilgili vergi dairelerinden Davalı Firma BS - Davacı Firma BA
yönünden herhangi bir talebi bulunmadığından ilgili vergi dairelerinde gelen
evraklarda bu formların gönderilmediği dosyada tespit edilmiştir. '' şeklinde rapor sunmuştur.
Olaya ilişkin yasal düzenlemeler ve yargı içtihatları değerlendirilecek olursa;
İcra Takibine İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde)
Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar)
Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir.
Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
TTK’nın 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar )
İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Davacı tarafından icra takibinin dayanağı olarak takip talebine ekli faturalar gösterilmiş, mahkemece davacının iddia ettiği alacak miktarının tespitinde teslim belgelerine dayalı faturalardaki alacağın sabit olduğu kabul edilmiştir. Ancak mahkemece icra takibine dayanak yapılan fatura konusu alacak miktarının ödenip ödenmediği noktasında, takip konusu edilmeyen faturalar da inceleme konusu yapılarak karar verilmesi yerinde değildir. (HGK 2017/(19)11-1309 e. 2021/377 k.)
Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu, bazı belgelere senetle ispat kuralının aşılabilmesi ve hakimin delilleri değerlendirirken takdir yetkisini kullanabilmesi imkanını vermiştir. Ancak belgenin, kesin delille ispatlanması gereken bir vakıa karşısında bu kuralı aşıp değerlendirilmeye alınabilmesi için HMK m. 202'de belirtilen bütün unsurları karşılaması gerekmektedir. Hakimin bu konuda yani kurala istisna getiren "kanuni unsurlar" üzerinde ise herhangi bir takdir yetkisi yoktur; bu unsurların objektif olarak gerçekleşmesi gerekir. Bir belge ancak aleyhine kullanılacak kişiden kaynaklanmışsa ve hukuki işlemi muhtemel gösteriyorsa delil başlangıcı sayılabilir. Bu bağlamda elektronik veriler de delil başlangıcı teşkil edebilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/5327 esas- 2021/5363 karar)
Somut Olay Yukarıdaki Açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa;
Davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu edilen 1 adet fatura ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesinin 2021/18024 Esas sayılı dosyası ile 15.831,19-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 23.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ödeme emrine 25.11.2021 tarihinde 2004 sayılı yasanın 62.maddesindeki yedi günlük sürede itiraz ettiği, itiraz dilekçelerinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, eldeki bu davanın 07.02.2023 tarihinde 2004 sayılı yasanın 67.maddesindeki bir yıllık sürede açıldığı, davadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği anlaşılmış ve esasa geçilmiştir.
Dosya kapsamında davacı tarafın davalı ile aralarındaki faturaya dayanarak davaya konu takibi açtığı anlaşılmıştır. Az yukarıda detaylandırıldığı üzere; faturalar tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkiyi gösteren bir delil olmayıp, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/(19)11-944 Esas. 2021/197 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hizmet sağlayan tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, taraflar arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Yine TTK’nın 21.maddesine göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bu bağlamda taraflar arasındaki akdi ilişkinin olup olmadığının tespiti amacıyla tarafların delil olarak dayandıkları ticari defterlerinin incelenmesi gerekmiş, bu hususta dosyamıza sunulan 12.07.2023 tarihli bilirkişi raporu ve 21.10.2023 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; taraflar arasında faturalara dayalı bir ticari ilişkinin bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin olduğu, davaya konu faturanın davalı şirket tarafından kayıtlara alındığı, ancak 15.831,19-TL tutarında 10.08.2021 Tarih ESO2021000000535 nolu iade faturasının düzenlenerek usulüne uygun davalının ticari defterlerine kayıt yapıldığı, davalı tarafından düzenlenen 10.08.2021 Tarih ESO2021000000535 nolu 15.831,19-TL bedelli iade faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iade faturasının davalının BS davacının BA formuyla beyan edildiği, tarafların ticari defterlerinde yapılan tespitler sonucunda davacının davalıdan alacağı olmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan 12.07.2023 tarihli bilirkişi raporu ve 21.10.2023 tarihli bilirkişi ek raporuna göre davaya konu faturanın davacının ve davalının ticari defterlerine kayıtlı olduğu ancak davalının 10.08.2021 Tarih ESO2021000000535 nolu 15.831,19-TL bedelli iade faturasını düzenleyerek usulüne uygun defterlerine kayıt ettiği, iade faturasının davacı ticari defterlerine kayıt edildiği ve BA formuyla beyan edildiği anlaşılmış, davacı ve davalı tarafın birbirlerini doğrulayan ticari defterleri doğrultusunda davacının davalıdan alacaklı olmadığına kanaat getirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
G.D: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-HMK 321/2. Maddesi gereği gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 236,40-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T 13/2 maddesine göre hesaplanan 15.831,19-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Fazladan yatırılan gider avansı var ise yatırılan tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 1.560,00-TL ücretin davacıdan alınarak alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin (E - Duruşma Vasıtasıyla) ve davalı vekilinin yüzünde miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi. 09/01/2024
Katip... Hakim ...
E-imzalıdır. E-imzalıdır.