T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/714 Esas - 2024/324
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/714 Esas
KARAR NO: 2024/324
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ...
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/12/2023
KARAR TARİHİ: 30/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... karşı taraf ... bir dönem işçisi olan dava dışı ...'ye asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatı ödediğini, Dava dışı işçinin davalı şirkette çalıştığı dönemle alakalı olarak davalı tarafa düşen ödemeyle alakalı olarak ihtar gönderilmiş ancak davalı taraf yapılan ihtara cevap vermemiş ve herhangi bir ödemede bulunmadığını, Davalı ... ile müvekkilim şirket arasında 2018/535027 İhale Kayıt Nolu 31/01/2019 Sözleşme Tarihli T 35885 İaşe ve Yemekhane İşleri Hizmeti Konulu sözleşme uyarınca, dava dışı işçi ... bu sözleşmeye istinaden davalı nezdinde çalıştığını, sözleşme uyarınca, dava dışı işçiye davacı şirketçe kanun gereği ödenen kıdem tazminatının davalıdan rücuan tahsili talebi zorunlu olduğunu, iç ilişkide ücret alacağı dışındaki diğer tüm işçi alacaklarının ödenmesindeki sorumluluğun davalı şirkete ait olduğunu, bu sebeple Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2023/15643 Esasına kayıtla ilamsız icra takibi başlatılmış olup davalı şirket tarafından takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan haksız itirazın iptali ile davamızın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına ,asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını taleple dava etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi vermemiş ve davacının ileri sürmüş olduğu bütün hususları inkar etmiş sayılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde davalının çalıştırdığı işçilerden sorumluluğa ilişkin bir düzenleme olup olmadığı, varsa dava dışı işçi ...'ye ödenen tazminattan kimin hangi oranda sorumlu olduğu, davacının davalıya ödenen tazminat nedeniyle rücu edip edemeyeceği, Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2023/15643 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2023/15643 Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 14.707,12 TL üzerinden takibin yapıldığı, davanın süresinde açıldığı anlaşıldı. Davadan önce arabuluculuk dava şartının gerçekleştiği anlaşılmış ve esasa geçilmiştir.
SGK Müdürlüğünden dava dışı ... 'nin hizmet döküm cetveli ve işyeri ünvan listesi celp edilmiştir.
Dosya bilirkişiye tevdii ile, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde işçilik alacaklarından sorumluluğa ilişkin bir düzenleme olup olmadığı, varsa kimin hangi oranda sorumlu olduğunun tespit edilmesinin istenmesine, dava dışı işçi ...'ye yapılan kıdem tazminatı ödemesinden davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarının tespiti ile icra takibine konu miktarın yerinde olup olmadığı, takip öncesi işlemiş faizin yerinde olup olmadığı hususlarında rapor sunulması istenmiştir.
Muhasebeci Bilirkişisi ... 31/03/2024 tarihli Bilirkişi raporunda özetle; " Dosya kapsamında, davalı şirket ile davacı kurum arasında, çıkılan ihale sonrasında 2018/535027 ihale kayıt nolu 31/01/2019 tarihli Kayıt Nolu Hizmet Alımlarına Ait Tip Sözleşmesi , Yüklenicinin Sözleşme Konusu İş İle İlgili Çalıştıracağı Personele İlişkin Sorumlulukları başlıklı 22.1 bendinde " Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür." şeklinde hükme yer verildiği, atıf yapılan Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin Altıncı Bölümünün Yüklenicinin Çalıştırdığı Personel, Çalışanların Hakları ve Çalışma Şartları başlığının Çalışanların özlük hakları alt başlığında düzenlenen Madde-38 /4 bendinde " Personel alacakları, hak ediş raporunun düzenlendiği tarihten önceki (işçi ücretleri ödeme günü öncesindeki) günler için belirlenmiş sayılır. Bu tür alacakların üç (3) aylık tutarından fazlası hakkında idareye herhangi bir sorumluk düşmez." şeklinde iken, 8. Bentte ise "Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak iş yerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup, bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur. Yüklenici, bunların ücretleri hakkında da aynen kendi elemanları gibi ve yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapmak zorundadır." şeklinde hükümler yer verildiği, bu nedenle taraflar arasında imzalanan tip sözleşme ve (m8) eki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi ( 6.,10,38Maddelerinde ) ve diğer ihale döküman belgelerinden , yüklenici (davalıların ) sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ücret ve diğer alacaklarını ödeneceği şeklinde düzenlemiştir. Genel Şartnameye göre yükleniciler ile yapılan sözleşmelerde, yüklenicilerin çalıştırdığı personellerin ücret ve yan ödemelerinin, yüklenicilere ödenen hakedişler ile ödeneceği anlaşılmaktadır. Dava konusu alacak da, Sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçinin, yaş koşulu nedeniyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, 4447 sayılı Yasanın 45 inci maddesi ile 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi uyarınca, gerekçesi açıkça belirtilmek suretiyle emeklilik sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanarak işyerinden ayrılma hakkı kullanması nedeni ile ödenen kıdem tazminatı alacağının , davalı şirketçe adı geçen sigortalıları çalıştırdığı döneme ait meblağ olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı kurumca, dava dışı sigortalı ...'nin 08/11/2007-01/01/2023 tarihleri arasında, yani14 yıl 8 ay 4 gün ( olmak üzere toplam 5.354 gün ) çalışmasına karşılık, emeklilik (yaşlılık) nedeni ile işten ayrılması ile, hesaplanan 217.518.78 TL brüt kıdem tazminatı alacağının 16/06/2023 tarihinde banka hesabına ödendiği anlaşılmakla, dava dışı adı geçen sigortalıya ait SGK Hizmet Dökümü'nde, davalı şirket nezdinde çalışmasının 02/01/2019-31/12/2019 tarihleri arasında (365 gün ) çalışması olduğu anlaşılmakla yapılan ödemeden davalı şirketin sorumlu olacağı meblağın da217.518,78 TL / 5.354 gün x 365 gün = 14.828,97 TL olarak hesaplanmış olup, davcı tarafça ise 14.707,12 TL talep edildiğinden, yersiz bir talep olmadığından, talep ile bağlılık ilkesi gereği , davalı şirketin çalıştırdığı süreye göre 14.707,12 TL olacağı anlaşılmıştır. Davacı kurumca , dava dışı sigortalıya iş bu ödemeleri 16/06/2023 tarihinde adı geçen dava dışı sigortalıların banka hesabına ödediğinden, iş bu ödeme tarihlerinden takip tarihi olan 02/10/2023 tarihine kadar, tarafların tacir olması nedeni ile reeskont avans faizinin de; Sigortalıya ödenen meblağdan davalının çalıştırdığı döneme ait 14.707,12 TL meblağın 16/06/2023 - 02/10/2023 tarihleri arası işlemiş reeskont avans faizi, 842,54 TL olarak hesaplanmış olup, davacı taraf ise 542,53 TL talep ettiğinden, talep ile bağlılık ilkesi gereği 542,53 TL işlemiş faiz alacağı hesaplanmıştır. davacı kurumun , dava dışı sigortalı ...'ye yaptığı ödeme nedeni ile davalnın sorumlu olduğu miktarın, dava konusu icra takip dosyasında yazılı meblağ kadar olacağı ...." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişi raporunun sunulduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili ve davalı tarafından rapora karşı beyanda ve itirazda bulunulmadığı görüldü.
Olaya ilişkin yasal düzenlemeler ve yargı içtihatları değerlendirilecek olursa;
1-4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
2-Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı Borçlar Kanununun 167. maddesindeki düzenleme uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olacaklardır. Yasa hükmünde eşit sorumluluğun müteselsil borçlularda aksinin kararlaştırılmaması halinde uygulanacağı belirtilmiştir.
3- Kamu kurumlarının ihale yolu ile muhtelif işlerin yapılması konusunda taşeron şirketlerle yaptıkları hizmet sözleşmeleri nedeniyle çalışan işçilerin, işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda karara bağlanan miktarları 4857 sayılı İş Kanunun 2. maddesindeki düzenleme gereğince müşterek ve müteselsil sorumlu olarak ödemesi nedeniyle bu miktarları 6098 sayılı TBK nun 162. maddesindeki “ tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip olur ve zarar görenin haklarına halef olur” hükmü uyarınca ödeyen taraf rücuen istemde bulunabilir. (Benzer yönde Yargıtay 13. HD. 24/05/2018 T, 2015/38873 E.-2018/6205 K. ve yine aynı Dairenin 31.5.2018 T, 2016/2779 E.- 2018/6452 K. ve 11/05/2017 tarih, 2016/7790 E. 2017/5936 K. sayılı ilamları)
4- İcra Takibine İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde)
5-Somut olaya ilişkin Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre “Taraflar arasında davacı asıl işveren ile davalı alt işveren ilişkisi mevcuttur. Rucü edilebilecek miktarın tespiti açısından taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi ve eki şartnamelerde hüküm bulunması halinde bu hüküm dikkate alınarak sonuca gidilmesi gerekir. Hüküm bulunmaması halinde ise davalı alt işverenin kendi dönemiyle sınırlı olmak üzere davacı asıl işveren ile yarı oranında sorumlu olduklarının kabulü gerekir." (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2013/19323 Esas, 2016/2426 Karar sayılı ilamı). Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin eki mahiyetindeki Genel Şartname ve Teknik Şartname de işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğuna ilişkin açık hüküm bulunmaması karşısında alt işveren olan yüklenicilerin kendi hizmet dönemleri ile sınırlı olmak üzere tespit edilen miktarların yarısından İş Kanunu’nun 4.maddesi ve TBK’nun 167.maddesi uyarınca yarı yarıya sorumlu olacağının kabulü gerekir. Ayrıca, hükmedilen işçilik alacakları dışında, davacı kurum, icra sonucu dava dışı işçiye ödediği masraf ve vekalet ücreti kalemlerini de dönemleriyle sınırlı olmak üzere alt işverenlerden rücu edebilir.
6-Somut olayda Hizmet alım sözleşmesinin 22. Maddesinin atıf yaptığı Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6.Bölüm 38. maddesinde ise “...Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup, bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur...” hükmü mevcuttur. Kamu İhale Genel tebliğinin 78/30. maddesinde ise “Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde isteklilerin teklif bedelleri varsa yüklenici karı ile aşağıdaki bileşenlerden oluşur:
a) Asgari İşçilik Maliyeti: İhale tarihinde yürürlükte bulunan brüt asgari ücret veya idari şartnamede brüt asgari ücretin yüzde (%) fazlası olarak belirlenen ücret (ulusal bayram ve genel tatil günleri ile fazla çalışma saatlerine ilişkin ücretler dahil), nakdi yemek ve yol bedeli gibi prime esas kazancın hesabında esas alınan işçiliğe bağlı diğer ödemeler ve işveren sigorta primlerinin toplam tutarı asgari işçilik maliyetini oluşturur...” yazılıdır. İki hüküm birlikte değerlendirildiğinde yüklenicinin sorumlu olduğu “ücretler”in içerinde ulusal bayram ve genel tatil günleri ile fazla çalışma saatlerine ilişkin ücretleri ile kıdem tazminatı olduğu anlaşılmaktadır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2015/33001 esas 2016/2063 karar sayılı ilamı)
Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa;
7- Davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu edilen alacak ile ilgili olarak Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2023/15643 esas sayılı takip dosyası ile 14.707,12-TL asıl alacak, 842,53-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.549,65-TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalıya 11.10.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ödeme emrine 13.10.2023 tarihinde 2004 sayılı yasanın 62.maddesindeki yedi günlük sürede itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, eldeki bu davanın 20.12.2023 tarihinde 2004 sayılı yasanın 67.maddesindeki bir yıllık sürede açıldığı, anlaşılmış ve esasa geçilmiştir.
8-Dava, rücuen tazminat nedeniyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Dava dışı işçi ...'nin davacıya ait iş yerinde, davalı nezdinde 02/01/2019-31/12/2019 tarihleri arasında çalıştığı, ...'nin emeklilik nedeniyle iş akdinin sonlanması nedeniyle davacı tarafından ödenen kıdem tazminatının davalıdan tahsili talep edilmiştir. Tarafların tacir olduğu, dava konusunun ticari işletmeleriyle ilgili olduğu, dolayısıyla ticari dava olduğu, bu nedenle mahkememizin görevli olduğu, davadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği anlaşılarak esasa geçilmiştir.
9-Somut olaya ilişkin Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre; Taraflar arasında davacı asıl işveren ile davalı alt işveren ilişkisi mevcuttur. Rucü edilebilecek miktarın tespiti açısından taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi ve eki şartnamelerde hüküm bulunması halinde bu hüküm dikkate alınarak sonuca gidilmesi gerekir. Hüküm bulunmaması halinde ise davalı alt işverenin kendi dönemiyle sınırlı olmak üzere davacı asıl işveren ile yarı oranında sorumlu olduklarının kabulü gerekir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2013/19323 Esas, 2016/2426 Karar sayılı ilamı). Taraflar arasında imzalanmış olan 31/01/2019 tarihli hizmet alım sözleşmesinin 22.1.maddesi ile Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 10 ve 38. maddelerinde davalı yüklenicinin işçilere ödenecek ücretlerden davalı yüklenicinin sorumlu olacağının yazılı olduğu ve bu şekilde davalının sorumluluğuna ilişkin sözleşmede açık hükmün bulunduğu, bu nedenle davalı yüklenicinin sorumlu olduğuna ilişkin açık hüküm bulunması nedeniyle alt işveren olan yüklenicinin çalıştırdığı işçiye ödenmesi gereken ücretlerden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
10-Davacının dava dışı işçi ...'ye ödediği kıdem tazminatının 16.06.2023 tarihli banka dekontuna göre 215.867,82-TL olduğu, dosyaya gelen SGK kayıtlarına göre dava dışı işçi ...'nin davalı nezdinde 02/01/2019-31/12/2019 tarihleri arasında çalıştığı, yukarıda detaylandırıldığı üzere, alt işveren olan davalının kıdem tazminatından sorumlu olduğu anlaşıldığından, dosya bir bütün halinde hesap yapılması için bilirkişiye gönderilmiş, dosyaya 31.03.2024 tarihli bilirkişi raporu sunulmuştur.
11-Dosyaya sunulan 31.03.2024 tarihli bilirkişi raporuna ve dosya kapsamındaki diğer delillere göre; davacı kurumca, dava dışı sigortalı ...'nin 08/11/2007-01/01/2023 tarihleri arasında 14 yıl 8 ay 4 gün (toplam 5.354 gün ) çalışmasına karşılık, emeklilik (yaşlılık) nedeni ile işten ayrılması ile giydirilmiş brüt ücreti 14.519,60 TL üzerinden hesaplanan 217.518,78 TL brüt kıdem tazminatından 1.650,96 TL damga vergisi kesintisi ile net 215.867,82 TL kıdem tazminatı alacağının 16/06/2023 tarihinde banka hesabına ödendiği, dava dışı adı geçen sigortalı ...'nin SGK Hizmet dökümünden davalı şirket nezdinde 02/01/2019-31/12/2019 tarihleri arasında çalışmasının olduğu, yapılan ödemeden davalı şirketin sorumlu olacağı miktarın, 217.518,78-TL/5.354 gün x365 gün=14.828,97 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça ise 14.707,12 TL talep edildiğinden, talep ile bağlılık ilkesi gereği davalı şirketin çalıştırdığı süreye göre 14.707,12 TL talep edilebileceği, sigortalı ...'ye davalının çalıştırdığı döneme ait ödenen 14.707,12 TL'nin 16/06/2023 - 02/10/2023 tarihleri arası işlemiş reeskont avans faizinin 842,54 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça icra takibinde 842,53-TL faiz talep edildiğinden faiz talebinin yerinde olduğu, dava dışı işçi ...'nin emekli olması nedeniyle dava dışı işçiye ödenen tazminat miktarından davalının sorumlu olduğu miktarın taleple bağlılık ilkesi gereği 14.707,12-TL olduğu, yukarıda detaylandırıldığı üzere taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin 22.1.maddesi ile Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 10 ve 38. maddelerinde davalının işçilik alacaklarının tamamından sorumlu olacağına dair düzenleme olduğundan davalının 14.707,12-TL'den sorumlu olduğu, ödeme tarihi olan 16.06.2023 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizin 842,54-TL olduğu, davacının icra takibinde 14.707,12-TL asıl alacak, 842,53-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.549,65-TL üzerinden takip başlattığı anlaşılmakla, davacının talebi ile bağlı kalınarak davanın kabulüne ve takibin aynen devamına karar vermek gerekmiş, davalı itirazında haksız olduğundan asıl alacak miktarı olan 14.707,12-TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
12-Davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de taraflar arasında ki sözleşmenin 37. Maddesine göre yetkili icra dairesi ve mahkemenin Sakarya Mahkemeleri olarak düzenlendiği göz önüne alınarak 6100 sayılı yasanın 17. Maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisine yapılan itirazının reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2023/15643 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Davalı asıl alacak yönünden talebinde haksız çıktığından asıl alacak miktarı olan 14.707,12-TL 'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.062,20-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 269,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 792,35-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 15.549,65-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 525,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.565,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Ara Buluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,
7-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara tebliğine,
8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı şirketin yokluğunda, MİKTAR itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.
30/05/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza