T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/106 Esas - 2025/701
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Tapu iptali ve tescil , araç devir sözleşmesinin iptali ve tescili
DAVA TARİHİ : 20/02/2024
KARAR TARİHİ : 22/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin iptali ve tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı tarafın iddiaları; Davacı şirketin ortağı ve münferit yetkili müdürü olan davalı ....tarafından yapılan başvuru üzerine davacı şirkete Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/...D. İş sayılı dosyası ile onay ve denetim kayyımı atandığını, bu sebeple şirketin işleyişinin aksaması üzerine diğer ortak ve münferit yetkili müdür ....ile davalı ortak arasında şirketin tasfiyesi hususunda 03.08.2023 tarihli protokol düzenlenerek kayyımlığın sonlandırıldığını, ancak davalının protokol gereklerine uymadığını, davacı şirkete ait olan “...ili, ...ilçesi, ....mahallesi, ...ada, 1 ...” ve “...ili, ...ilçesi, ...mahallesi, ...ada, ... parsel” sayılı taşınmazlar ile ...ve ....plaka sayılı araçların ve 1 adet forkliftin .....’a ve ....’ın eşinin tek ortağı olduğu davalı şirket .... Şti.’ne satışının gerçekleştirildiğini, fakat satış bedellerinin davacı şirkete intikal ettirilmediğini, bu satış işlemlerinin davalı tarafından şirket adına düzenlenmiş olan vekaletname ile davalının eşi olan dava dışı ....'a verilen vekaletname ile gerçekleştirildiğini, davacı şirketin malvarlığının önemli bir miktarına tekabül eden taşınmaz ve taşınır mallarının satışının TTK 538/2 maddesine aykırı olarak genel kurul kararı alınmaksızın ve muvazaalı olarak yapıldığını, ayrıca davalının temsil yetkisini kötüye kullandığını, taşınmaz ve taşınır malların satışının gerçek değerleri gösterilerek yapılmadığını, tapu senetleri üzerinde yer alan bedellerin davalı tarafından şirkete eksik ödendiğini, araç satış sözleşmesinde belirtilen bedellerin ise şirkete ödenmediğini, bu işlemlerin geçersiz olduğunu ve yoklukla malul olduğunu belirterek; “....mahallesi ...ada ...parsel sayılı taşınmazların davalı şirket adına olan tapu kayıtlarının iptaline ve davacı şirket adına tesciline, ayrıca ....ve ....plaka sayılı araçların satış işlemlerinin iptali ile bu araçların mülkiyetlerinin davalı adına olan kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini, terditli olarak (kısmi alacak davası şeklinde) 100.000-TL tutarındaki tazminatın satış tarihinden işleyecek olan reeskont avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dava konusu olan ....ve ....plakalı araçların yapılan satış ve tescil işlemlerinin muvazaa sebebiyle iptali ve davacı adına tescili talep edilmiş ve dava davalılar ....ile ... Şti'ne yöneltilmiş ise de; Uyaptan alınan araç sorgu raporuna göre bu araçların ilk olarak davacı şirket tarafından 26/12/2023 tarihinde davalı ....'a satış yapıldığı, davalı ...'ın da 28/12/2023 tarihinde bu araçları dava dışı ....'ye (TCKN .....) satış yoluyla devrettiği ve bu kişinin de aynı gün her iki aracı davalı şirkete sattığı, bu silsilede yer alan ....'nün davalı olarak gösterilmediği, davanın temelde muvazaa sebebine dayanan tescilin iptali istemine ilişkin olması sebebiyle son malik açısından iddianın incelenebilmesi için davalılar arasında işleme dahil olan Suat Öküzcü'nün davalılar ile olan hukuki ilişkilerinin muvazaalı olup olmadığının belirlenmesinin gerektiği, bu kişiler arasındaki ilişkinin somut dava açısından mecburi dava arkadaşlığı oluşturduğu (Yargıtay 1. HD, T. 04.07.2019, E.2018/2379, K.2019/4330) anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacı vekiline ....ve ....plakalı araçlara ilişkin dava yönünden işleme dahil olan (mecburi dava arkadaşı konumundaki) ....'yü davaya dahil etmesi ya da birleştirilmek üzere bu kişiye karşı ayrı bir dava açması amacıyla (2) iki haftalık kesin süre içerir muhtıra gönderilmiş, Davacı vekili dilekçesi ile ....'yü davalı olarak dahil etmiş ve dahili davalıya yapılan ...ve ....plaka sayılı araçların 26/12/2023 tarihli satış işlemlerinin ve bu dahili davalı tarafından davalı şirkete yapılan 28/12/2023 tarihli araç satış işlemlerinin muvazaalı olduğunu, ayrıca dahili davalıya şirket adına yapılan satış işlemlerinin genel kurul kararına dayanmaması sebebiyle geçersiz olduğunu, davalı ....'ın şirket adına eşine verdiği vekaletname ile gerçekleştirilen bu araç satış işlemlerinin gerçek değerlerin gösterilerek yapılmamış olması ve araç satış sözleşmesinde belirtilen bedellerin şirkete ödenmemiş olması itibariyle şirketten mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak gerçekleştirdiğini belirtmiştir.
Davalı tarafın savunmaları;
Davalı ...ve Davalı şirket vekili;
Davalının davacı şirkette %50 hissedar ve münferit yetkili müdür olduğunu, diğer yarı hissenin ise aynı zamanda münferit yetkili müdür olan .....'a ait olduğunu, ortakların kardeş olduğunu, ....'nın oğlu ...'in ortak olmamakla birlikte şirkete dışarıdan münferit yetkili müdür olarak atandığını, böylelikle ...'ın ve oğlu ...'in müdürler kurulunda çoğunluğu elde ettiklerini, böylelikle şirketin diğer müdürlerce kötü yönetildiğini ve şirketin menfaatlerinin ihlal edildiğini, adı geçen müdürlerin azli talebiyle Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/204 E. Sayılı dosyasında dava açıldığını, bu dava devam ederken davacı ... ile şirketin diğer ortağı ve müdürü olan .....arasında 03.08.2023 tarihli Protokol düzenlendiğini ve ortaklık ilişkisinin sonlandırılmasının öngörüldüğünü, davalı Erhan'ın protokol gereği edimlerini yerine getirmiş olmasına rağmen .....'ın protokol hükümlerine uymadığını, protokol gereği ...’a devri kararlaştırılan taşınmazlar-araçlar-makine/teçhizatlar ....tarafından devralındığını, ancak ....’a devri gereken malvarlığı yönünden uyuşmazlık çıkarıldığını, bu davanın bu amaçla kötü niyetle açıldığını,
Taraflar arasındaki protokolün 2.7 maddesinde müdürlerin münferit yetkilerinin kaldırıldığını ve biri .....olmak üzere iki müdürün birlikte imzasının öngörüldüğünü, buna rağmen diğer müdürlerce bu hükmün ihlal edildiğini ve uyarılara rağmen ticaret sicilinde gerekli tescil işlemlerinin yaptırılmadığını,
Halen münferit yetkili şirket müdürü olan ...'ın onayı olmadan bu davanın açılamayacağını, davalı .'ın müdür sıfatıyla davacı şirket adına bu davadan feragat ettiğini, bu haliyle şirketin aktif husumetinin bulunmadığını, şirket müdürleri arasında menfaat çatışması bulunması sebebiyle şirkete kayyım atanması gerektiğini,
Şirket müdürüne karşı bu davanın açılması için şirket genel kurulunda alınmış bir karar da bulunmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini,
Dava konusu tüm satışların bahsi geçen protokol kapsamında (2.1 md ve 2.5 md) usulüne uygun gerçekleştirildiğini, muvazaalı bir işlem bulunmadığını, bu protokolün genel kurul niteliğinde olduğunu, protokolde bu taşınmaz ve taşınırların bedelsiz şekilde devrinin öngörüldüğünü, dolayısıyla protokole uygun yapılan bu işlemlerin muvazaalı olduğunun iddia edilemeyeceğini,
Yapılan satış işlemlerinde belirtilen bedellerin davalı ....tarafından şirkete ödendiğini ve satış masraflarının dahi protokolde aksi belirtilmesine rağmen ....tarafından karşılandığını,
Protokol gereği ortak ...'a devri öngörülen taşınmazlar üzerindeki ipoteklere dayanak banka kredileri davacı şirket tarafından ödenip bu taşınmazlar ipoteklerder kurtarılırken aynı protokolde davalı Erhan'a devri öngörülen taşınmazlar üzerinde şirket lehine konulan ipoteklere sebep kredilerin kasıtlı olarak kapatılmayıp kötüniyetli şekilde bu taşınmazlar üzerindeki ipoteğin nakde çevrilmesinin amaçlandığını, bu sebeple davalı ....'ın banka kredi borçlarını ödemek zorunda kaldığını,
Belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dahili davalı ....davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davacı şirketin ortağı ve münferit yetkili müdürlü olan davalı ....tarafından davalı şirkete ait iki taşınmazın ve iki aracın satışı işleminin muvazaalı olup olmadığı, geçersiz olup olmadığı, bu satış işlemlerinin iptali ve mülkiyetlerin tekrar davacı şirket adına tescilinin gerekip gerekmediğinin, taraflar arasında düzenlenmiş olan 03/08/2023 tarihli protokolün bu işlemlerin geçerliliğine etkisinin ne olduğu hususlarındadır.
Mahkememizce Sakarya 6. Noterliğinden dava konusu edilen ....ve ....plaka sayılı araçların ....Şti tarafından 26/12/2023 tarihinde davalı ....'a satışına ve davalı ....tarafından da 28/12/2023 tarihinde dahili davalı ...'ye satışına ilişkin evrak sureti ve dayanak belgeler getirtilmiştir.
Mahkememizce .....Tapu Müdürlüğünden dava konusu edilen "....İli,.....İlçesi, ....Mahallesi, .....Ada ...ve .... Parsel sayılı" taşınmazların 29/12/2023 Tarihli 13084 yevmiye sayılı 02/01/2024 Tarihli 13 yevmiye sayılı satış işlemlerine ait resmi senet suretleri ve dayanak belgeler getirtilmiştir.
Dosyadaki mevcut evrak, tapu kayıtları, araç kayıtları, taraflar arasında düzenlenmiş olan 03/08/2023 tarihli protokol ile bu protokol kapsamında devri öngörülen diğer taşınmalara ve araçlara ait kayıt ve bilgiler incelenmiştir.
Uyuşmazlık dava konusu taşınmazların ve araçların satışı işlemlerinin genel kurul kararı olmaksızın yapılması ve ayrıca muvazaa sebebiyle iptali ile davacı şirket adına tescili talebine ilişkindir.
Davacı şirketin eşit hisselerle iki ortağının (%50 ......ve %50 ....) olduğu, her iki ortağın müdür yetkisinin bulunduğu, ...'nın oğlu olan ....'ın ise ortak sıfatı bulunmamakla birlikte şirkette dışarıdan atanan üçüncü müdür olarak görev yaptığı, müdürlerin münferit yetkili oldukları, müdürler kurulunun başkanının ise .....olduğu görülmektedir.
Bu davada davacı şirketi temsil eden vekilin şirket müdürü .....tarafından atandığı ve bu vekaletnameye istinaden davanın açıldığı görülmektedir. Davalı Erhan'da aynı zamanda münferit yetkili müdür olduğundan 28/08/2025 tarihli başka bir vekaletname ile davacı şirkete farklı bir vekil atamıştır. Davalı .....18/09/2024 tarihli dilekçesi ile ve ayrıca duruşmadaki beyanında davacı şirketin münferit yetkili müdürü sıfatıyla açılan davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Görüldüğü üzere davalı olan .....(şirket müdürü sıfatı ile) aleyhinde açılmış olan davayı hükümden düşürmeye yönelik işlemler yapmak istemiş ise de davanın davalısı olması sebebiyle bu beyan ve işlemleri hukuki değer taşımadığından nazara alınmamıştır. Davacı Şirket davalı ....dışındaki diğer müdür ve ortak tarafından temsil edilmiş durumdadır. Şirketin iki ortaklı olması gözetilerek şirkete temsil kayyımı atanmasına gerek görülmemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/11-795 Esas 2022/374 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 30. maddesi “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan hükümle amaçlanan; yargılamanın makul sürede tamamlanmasını sağlamaktır. Bu amaç; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6. maddesi ile düzenleme altına alınan adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından olan “yargılamanın makul bir süre içinde” bitirilmesi ilkesine dayanmaktadır. Bu bağlamda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), sözleşmenin tarafı devletlerin hukukî sistemlerini, AİHS şartlarına uyacak şekilde düzenlemekle görevli olduğunu belirtmiştir (AİHM, Zimmerman ve Steiner-İsviçre, 13 Temmuz 1983, 29. Paragraf). Anayasa’nın 141. maddesi ile de “davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir” denilerek ve HMK'nın "Usul Ekonomisi ilkesi" başlıklı 30. maddesi de benzer hükümle davaların makul bir süre içerisinde bitirilmesi gerektiğini açıkça düzenlenmiştir. Usul ekonomisi ilkesi, HMK’nın 30. maddesiyle düzenleme altına alınmış olup; uyuşmazlıkların en az giderle, en makul sürede ve en az emekle çözümü ve gereksiz yere dava açılmasının engellenmesi şeklinde açıklanmaktadır."
Somut davada davacı şirket eşit hisselerle iki ortaklı olup, ortaklardan biri davalı diğeri ise vekilin istifasından sonra son duruşmalara katılan ve şirketi temsilen hareket eden .....'dır. Bu haliyle uyuşmazlığın çözümü için şirkete temsil kayyımı atanmasının gerekli olmadığı değerlendirilmiştir.
Ortaklar arasındaki uyuşmazlık ilk olarak mahkememizin 2023/..... D.İş sayılı dosyasına yansımış, bu dosyada şirkete tedbiren onay ve denetim kayyımı atanmış, tedbir kararının icrasından sonra yasal süresi içinde mahkememizin 2023/.... Esas sayılı dosyasında Erhan Afacan tarafından diğer iki müdüre karşı yöneticinin haklı sebeple azli talepli dava açılmıştır.
Mahkememizin 2023/.... d.iş sayılı tedbir kararına yapılan itirazın reddi kararının istinafı üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2023/1682 Esas 2023/1589 Karar sayılı kararı ile "yaklaşık ispat koşulunun bulunmadığı" gerekçesiyle mahkememizin tedbir kararı kaldırılmıştır.
Mahkememizin 2023/... esas sayılı dosyasında devam eden yargılama sırasında ortaklar vekillerinin de katılımı ile aralarında 03/08/2023 tarihli bir protokol düzenlemişlerdir. Protokolün şirketin tasfiyesine ve şirket varlıklarının ortaklar arasında paylaşılmasına yönelik olduğu görülmektedir.
Sözleşmenin 2.1.maddesinde
• Merkez'in faaliyette bulunduğu ve Şirket'in maliki olduğu .... İli .....İlçesi .....Mah. ....ve ....Ada'da yer alan bina niteliğindeki taşınmazların mülkiyeti .....veya kuracağı yeni şirkete net defter değeri üzerinden (birikmiş amortismanlar düşüldükten sonra) devir işlemi gerçekleştirilecektir.
• Merkez'in faaliyette bulunduğu ve Şirket'in maliki olduğu .....İli .....İlçesi...Mah. ...., ...., ...,..., ....ve ...Ada'da arsa niteliğindeki taşınmazların mülkiyeti .....veya kuracağı/göstereceği şirkete net defter değeri üzerinden (birikmiş amortismanlar düşüldükten sonra) devir işlemi gerçekleştirilecektir.
• Devir işlemi ile birlikte söz konusu taşınmazlar üzerinde .....veya kuracağı yeni şirket lehine 20 (yirmi) yıl süreli ve bedelsiz olarak intifa hakkı tesis edilecek ve intifa hakkı tapuya şerh edilecektir.
Sözleşmenin 2.5. Maddesinde
• Elkap bünyesinde bulunan ....kullanımındaki binek araçlar (...., ...., ...), ....marka forklift ve .....( rakam hatası yapılmış doğrusu ...) ve ....plakalı kamyonetler .....veya kuracağı yeni şirkete net defter değeri üzerinden devredilecektir.
• Elkap bünyesinde bulunan ....kullanımındaki binek araçlar (...., ....,...) ....veya kuracağı/göstereceği şirkete net defter üzerinden devredilecektir.
Hükümleri yer almaktadır.
Dava konusu ....İli, ....İlçesi, ....Mahallesi, ....Ada ... ve .... Parsel sayılı" taşınmazlar sözleşmenin 2.1.maddesinde belirtilen ve ....'a devri öngörülen taşınmazlardır. ... parselin yeni numarası ....ada 1 parsel, ....parselin yeni numarası ise ....ada ... parsel olmuştur. Bu taşınmazlar ortaklar arasındaki tasfiye amaçlı protokol gereği davalı ....'a devredilmiş görünmektedir.
Sözleşmede bahsi geçen diğer taşınmazların ise (.....ve ....parsel, yeni .....ada .....parsel ) diğer ortak .....'a veya göstereceği kişiye devredileceği belirtilmiş ve alınan tapu kayıtlarından bu devirlerin Mustafa Erkan Afacan'a yapıldığı tespit edilmiştir.
Görüldüğü üzere her iki ortak aralarında düzenledikleri tasfiye amaçlı protokol gereği belirtilen taşınmazları şirketten devralmıştır.
Aynı şekilde araçlar yönünden de bir paylaşım yapılmıştır. Sözleşmeye göre şirkete ait ......, ....., ...., plakalı araçlar ile .....marka forklift ve ....ile ....plakalı kamyonetler ....'a ya da göstereceği şirkete devredilecek, ...'a ise ...., ...., ...plakalı araçlar verilecektir. Araç tescil bilgilerinden bu araç devirlerinin de sözleşme doğrultusunda gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın iki hukuki sebebi bulunmaktadır. İlki olarak taşınmaz ve araç devirlerinin genel kurul kararı olmadan yapılmış olması, diğer isi bu devirlerin muvazaalı yapılmasıdır.
İrade ve beyan arasında bilerek yaratılan uyumsuzluk şeklinde tanımlanan muvazaa, pozitif hukukumuzda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 19. maddesinde düzenlenmiş ve anılan maddede, “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.” hükmüne yer verilmiştir. O halde muvazaa; tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacı ile ve fakat kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak hususunda anlaşmalarıdır, şeklinde tanımlanabilir.
Taraflar, dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadırlar. (HMK md. 29) Davacı şirket ortağı ve müdürü ........ protokol kapsamında kendisine yaptığı devirleri nazara almayıp aynı protokol gereği davalı ortak ve müdür .....'ın yaptığı varlık devirlerini -şirket tüzel kişiliği temelinde- uyuşmazlık konusu yapması ve iadesini istemesi iyiniyetli ve dürüst bir yaklaşım olarak değerlendirilemez.
Somut olayda devirlerin ortakların arasındaki tasfiye amaçlı protokol çerçevesinde yapılmış olması, davalı ...... dışında diğer ortağın da protokole göre kendisine bırakılan taşınmaz ve araçları edinmiş olması, bu devirlerin ortakların müşterek iradelerine uygun olması karşısında muvazaadan bahsedilemeyeceği, devirlerin muvazaalı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Şirket aktiflerinin toptan satılması şirket genel kuruluna ait mutlak bir yetkidir. Söz konusu yetkinin genel kurul yerine yönetim kurulu veya yöneticilerce kullanılması yokluk sebebidir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/8038 esas 2022/4957 karar sayılı ilamı) Neticeten limited şirketin üzerinde faaliyette bulunduğu ve devredilmesi hâlinde şirketin faaliyetini sona erip fiilen tasfiye sürecine girmesine neden olacak düzeyde hayati önemi haiz bir mal varlığı değeri olan taşınmazlarının şirketin müdürü tarafından bu yönde bir ortaklar kurulu kararı olmaksızın devrine dair hukuki işlem, yukarıda sayılan emredici düzenlemeler gereğince batıldır. Bu sebeple anılan taşınmazın devri sonucunda yapılan tescil geçersiz olup taşınmazın mülkiyetinin üçüncü kişiye intikal ettiği söylenemez. Bu anlamda devralan kişinin iyi niyetli olup olmadığı hususu, devir işleminin geçersizliği ve mülkiyetin muhafazası yönünden herhangi bir önem arz etmemektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/11-1004 esas 2023/860 karar sayılı ilamı)
Belirtildiği üzere davacı şirket eşit hisseli iki ortaklıdır. Her iki ortak şirkete ait taşınmazların devri hususunu 03/08/2023 tarihli protokolde karara bağlamışlardır. Şirket ortaklarının birlikte imzaladığı bu protokol genel kurul kararı mahiyetindedir. (emsal Yargıtay 11. HD., 15/01/2015 tarih, 2014/14676 E., 2015/409 K.) (emsal Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2023/1946 E. 2025/599 K.) Mahkememizin 2023/204 esas sayılı dosyasında verilmiş olan karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüne dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2024/607 Esas 2025/1615 Karar sayılı kararda anılan protokolün genel kurul mahiyetinde olmayacağı yönündeki tespit müdür seçimine ilişkin 2.7 maddesine münhasırdır. Dolayısıyla şirket varlıklarının devrine dair protokol hükümleri genel kurul kararı mahiyetindedir ve bu doğrultuda yapılan devirler TTK 408 maddesine aykırılık oluşturmamaktadır.
Dosyada mevcut deliller hüküm kurmaya elverişli görülmekle tanık dinlenilmesi, bilirkişi incelemesi yapılması ve diğer toplanmayan delillerin esasa etkili olmayacağı değerlendirilmekle bu delillerin toplanması yönündeki taleplerin reddine karar verilmiş, açıklanan gerekçelerle davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken maktu karar harcının peşin alınan ve tamamlama olarak yatırılan harçtan mahsubu ile bakiye 36.496,02-TL karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran davacıya iadesine,
3-Taşınmazlara ilişkin davada davalı olan .....ve .....şirketi kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden (dava konusu yapılan taşınmazların belirlenen değeri 1.767.000,00 TL esas alınarak) AAÜT uyarınca hesaplanan 254.370,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
4-Araçlara ilişkin davada davalı olan .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden (dava konusu yapılan araçların belirlenen değeri 406.118,00 TL esas alınarak) AAÜT uyarınca hesaplanan 64.917,70 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ....'a verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı Teknorma tarafından yapılan posta giderinden ibaret 260,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
7-Davalı .....tarafından yapılan posta giderinden ibaret 17,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara (davacı şirkete, davalı ....'a ve diğer davalılar vekilline) tebliğine,
9-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde talep aranmaksızın yatıran tarafa iadesine,
Dair; davalı ...t'ın yokluğunda, davalı .....ve ....şirketi vekilleri ile davacı şirket temsilcisinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer asliye ticaret mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/10/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza
Hakim Yardımcısı
e-imza