T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/141 Esas - 2025/607
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/141 Esas
KARAR NO : 2025/607
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 4- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 5- ...
6- ...
7- ...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/02/2024
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan kurumun, dava dışı işçiye asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatı ödediğini, ödeme yapılan işçiler davalı yüklenici Şirketlerin işçisi olduğu ve kıdem tazminatının ödenmesinde davalıların akdi sorumlulukları bulunduğundan,davalı Şirketler işçisine ödenen toplam 221.556,08-TL'nin ödeme tarihlerimizden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı Şirketlerden rücuen tazminine karar verilmesini talep ver dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi asıl itibari ile davacının işçisi olması nedeniyle işçi alacaklarından doğan tüm sorumluluk davacıya ait olduğu; işçi alacakları, davacı kurum tarafından sözleşme uyarınca belirlenen birim fiyat üzerinden belirlenen ücret kadar olduğu, her türlü işçilik haklarından doğan tüm sorumluluk sadece kamu kurum ve kuruluşuna ait bulunduğu; aksi halde dahi müvekkili şirketin sorumluluğu devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlı olduğu; müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilebilse dahi yerleşik yargıtay içtihatlarına göre, rücuya konu işçilik alacaklarının hesaplanması ancak işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları süre ve çalıştırdıkları ücretle sınırlı olabileceği; davacı tarafın, dava dışı işçiye yapılan ödemenin faizinin başlangıç tarihi olarak ödeme tarihinin esas alınması talebinin kabulü mümkün olmayıp hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.
Diğer davalı şirketler tebligata rağmen suresinde cevap vermediğinden, tüm vakıaları inkar etmiş sayılmışlardır.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ve akdi sorumlulukları bulunduğu oranda, davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte rücuen tazminin tahsili talepli rücuen alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Taraflar arasında akdi ilişki olup olmadığı, işçiye ödenen tazminattan davalıların sorumlu olup olmadığı, sorumlu iseler, hangi miktardan sorumlu oldukları hususlarındadır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Davacı kurum ile; davalı ... arasında imzalanan ..., ..., ..., İhale Kayıt numaralı Hizmet Alıma Ait Sözleşmelerinin bulunduğu; davalı ... arasında imzalanan 2009/190022 İhale Kayıt numaralı Hizmet Alıma Ait Sözleşmenin bulunduğu; davalı ... arasında imzalanan ... İhale Kayıt numaralı Hizmet Alıma Ait Sözleşmenin bulunduğu; davalı ... arasında imzalanan ... İhale Kayıt numaralı Hizmet Alıma Ait Sözleşmenin bulunduğu; davalı ... arasında imzalanan ... İhale Kayıt numaralı Hizmet Alıma Ait Sözleşmenin bulunduğu; davalı ... arasında imzalanan ... İhale Kayıt numaralı Hizmet Alıma Ait Sözleşmenin bulunduğu; bu sözleşmelerin 22.1 maddesi gereğince; Davalı ... - ... arasında imzalanan Hizmet Alımları Tip Sözleşmenin bulunduğu; davalı ...- ... arasında imzalanan Hizmet Alımları Tip Sözleşmenin bulunduğu; davalı ... arasında imzalanan Hizmet Alımları Tip Sözleşmenin bulunduğu; davalı ... arasında imzalanan Hizmet Alımları Tip Sözleşmenin bulunduğu bu sözleşmelerin 23 maddesi gereğince, yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamak zorundu olduğu şeklinde düzenleme mevcuttur.
Mahkememiz ara kararı gereğince bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; davalının dava dışı işçilere yapmış olduğu ödemelere yönelik davacı tarafın rücuen talep edebileceği alacak tutarları aşağıdaki tabloda belirtildiği; ¸ şeklindedir.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar:
Türk Borçlar Kanununun 26 maddesinde ''Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.'' hükmü düzenlenmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 117. maddesinde: "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/633 E. 2020/819 K. Sayılı ilamında da belirtildiği gibi, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.04.2024 Tarih 2023/(23)6-46 E. 2024/203 K. Sayılı ilamında "...kıdem tazminatı ödenen dava dışı işçinin davacı yüklenicinin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, davalı işveren üniversitenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşme ve eklerinde herhangi bir hüküm bulunmaması hususları dikkate alındığında davacı yüklenicinin kendi çalıştırdığı işçisi için ödediği bedeli ve ferilerini davalı ... talep etmesine imkân bulunmamaktadır..." denilerek, asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşme ve eklerinde herhangi bir hüküm bulunmaması halinde, dava dışı işçinin alacaklarından taşerona karşı sorumlu olmayacağını belirtmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 30/10/2023 T. 2022/2824 E. 2023/3556 K. Sayılı ilamında da; "...taraflar arasındaki ilişkinin 6132 sayılı TTK kapsamında kalan ticari iş niteliğinde olması nedeni ile avans faizine hükmedilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmamakla birlikte, dosya kapsamında davacı tarafınca ödenen bedeller bakımından davalılara yönelik TBK 117 kapsamında temerrüde düşürücü bir işlem bulunmamasına karşın dava tarihi yerine ödeme tarihi olan 09/02/2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir...." denilerek, dava konusu alacak için davalı tarafın temerrüte düşürülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05.02.2024 T. 2023/4462 E. 2024/493 K. Sayılı ilamında da; "...Davacı tarafça dava konusu edilen alacağa ticari faiz talep edildiği mahkemece kısmen kabule karar verilen miktar yönünden yasal faize hükmedildiği anlaşılmaktadır. Davalılar tacir olup dava konusu alacak ticari işletmesi ile ilgili olduğundan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2.maddesine göre; taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır ve dava konusu alacak için ticari (avans) faizi istenebilir. Hal böyle olunca mahkemece hükmedilen alacağa ticari (avans) faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.." denilerek, dava konusu alacak için ticari (avans) faizi istenebileceği belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 29.04.2025 T. 2024/648 E. 2025/1735 K. Sayılı ilamında da; "...Mahkemece, dava konusu ödemelere dayanak mahkeme kararları ve icra dosyaları ile yapılan ödemeler dikkate alınarak davalılar yönünden temerrüt koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise hangi miktar yönünden hangi tarihte oluştuğu hususu tespit edilerek oluşacak sonuca göre faizin başlangıç tarihi yönünden gerekçeli şekilde belirleme yapılarak karar verilmesi gerekirken..." denilerek, faizin başlangıç tarihi için temerrüt koşulunun oluşması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 25.06.2020 T. 2019/1242 E. 2020/2304 K. Sayılı ilamında da; "...Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir...." şeklinde belirtilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 03.07.2025 T. 2025/4690 E. 2025/5819 K. Sayılı ilamında da; "...İlk Derece Mahkemesince dava konusu alacaklara ilişkin olarak arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde dava ve ıslah tarihlerinden işleyecek faize hükmedilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir...." denilerek, temerrüt koşulunun arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren gerekleşeceği belirtilmiştir.
Erzurum Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 02/02/2024 T. 2022/673 E. 2024/254 K. Sayılı ilamında da; "... davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığını bulunması nedeniyle her bir davalı yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu anlaşıldığından..." denilerek, her bir davalı yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler:
Davacı ... ( ...) Genel Müdürlüğü'ne bağlı, ... ile davalı firmalar arasında hizmet alımına dair sözleşmelerin düzenlendiği, bu sözleşmelerin 22.1 maddesi ve tip sözleşmelerin 23. maddesi gereğince, yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamak zorundu olduğu şeklinde düzenleme mevcuttur.
İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
TBK'nun 117. Maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur ve davacı ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edebilir. Alacaklı tarafından, arabuluculuk son tutanak tarihinden önce, davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge sunulamadığından, davalı şirket, arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, davalı kendi sorumluluğu oranında asıl alacaktan ve asıl alacağa arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işleyecek ticari faizden sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır.
Hak sahibinin birden fazla davalıya karşı talebini aynı davada istediği, ortada tek bir dava olmasına rağmen esasında talep sayısı kadar dava bulunmakta olduğundan ve davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığını bulunmadığından her bir talep bakımından leh ve aleyhe olmak üzere harç, vekalet ücreti ve yargılama giderine ayrı ayrı karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: davacı asıl işverenin dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarından dolayı davalı yüklenicilere rücu edebileceği; yüklenicinin işçiyi çalıştırdığı dönemle orantılı, işçilere ödenen bedelden ve temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek olan ticari faiz ile birlikte sorumlu olduğu sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Davacının davasının ... yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
8.854,24.-TL 'nin ... temerrüt tarihi olan dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak (11/09/2023) tarihinden itibaren işleyecek ticari - avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
B-Davacının davasının ... yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
133.769,64.-TL 'nin ... temerrüt tarihi olan dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak (11/09/2023) tarihinden itibaren işleyecek ticari - avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
C- Davacının davasının ... yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
15.172,75.-TL 'nin ... temerrüt tarihi olan dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak (11/09/2023) tarihinden itibaren işleyecek ticari - avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
D-Davacının davasının ... yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
8.812,67.-TL 'nin ... temerrüt tarihi olan dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak (11/09/2023) tarihinden itibaren işleyecek ticari - avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
E-Davacının davasının ... yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
7.274,61.-TL 'nin ... 'nden temerrüt tarihi olan dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak (11/09/2023) tarihinden itibaren işleyecek ticari - avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
F-Davacının davasının ... - ... yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
29.140,00.-TL 'nin ... - ... temerrüt tarihi olan dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak (11/09/2023) tarihinden itibaren işleyecek ticari - avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
G-Davacının davasının ... - ... yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
16.918,66.-TL 'nin ... - ... temerrüt tarihi olan dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak (11/09/2023) tarihinden itibaren işleyecek ticari - avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 15.024,28 TL harcın;
*604,83.-TL'sinin ...,
*9.137,80.-TL'sinin ...,
*1.036,45-TL'sinin ...,
*601,99-TL'sinin ...,
*496,93 -TL'sinin ...,
*1.990,55 -TL'sinin ...,
*1.155,71 -TL'sinin ... alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan;
*8.854,24-TL vekalet ücretinin ... alınarak davacıya verilmesine,
*30.000,00-TL vekalet ücretinin ... alınarak davacıya verilmesine,
*15.172,75.-TL vekalet ücretinin ... alınarak davacıya verilmesine,
*8.812,67-TL vekalet ücretinin ... alınarak davacıya verilmesine,
*7.274,61 -TL vekalet ücretinin ... alınarak davacıya verilmesine,
*29.140,00 -TL vekalet ücretinin ... alınarak davacıya verilmesine,
*16.918,66 -TL vekalet ücretinin ... alınarak davacıya verilmesine,
4- Davalı ... , davalı ..., ... , ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan;
*69,19-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile ...,
*779,27 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile ...,
*124,56-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile ...,
*110,76 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile ... verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan; 427.60 TL Başvuru Harcı, 3.783,63 TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 4.211,23- TL 'nin;
*169,53-TL'sinin ... tahsili ile davacıya verilmesine,
*2.561,28-TL'sinin ... tahsili ile davacıya verilmesine,
*290,51-TL'sinin ... tahsili ile davacıya verilmesine,
*168,73-TL'sinin ... alınarak davacıya verilmesine,
*139,28 TL'sinin ... alınarak davacıya verilmesine,
*557,94 TL'sinin ... alınarak davacıya verilmesine,
*323,94 TL'sinin ... alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan; 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 4.432,00 TL Posta ve sair masraflar olmak üzere toplam 7.932,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranında paylaştırılmak sureti ile 7.874,23- TL nin;
*316,99-TL'sinin ...,
*4.789,13 TL'sinin ...,
*543,20 TL'sinin ...,
*315,50 TL'sinin ...
*260,44 TL'sinin ...,
*1.043,24 TL'sinin ...,
*605,71 TL'sinin ... alınarak davacıya verilmesine,
*57,77 -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.280,00-TL'nin, 23,89-TL'sinin davacıdan alınarak, 3.256,11-TL'sinin;
*131,08-TL'sinin ... ,
*1.980,37-TL'sinin ...,
*224,62-TL'sinin ...,
*130,46-TL'sinin ...,
*107,69 TL'sinin ...,
*431,39 TL'sinin ...,
*250,47 TL'sinin .... - ... alınarak Hazineye İrat kaydına,
8-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,
9-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.25/09/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza