T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/144 Esas - 2025/665
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/144 Esas
KARAR NO : 2025/665
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
VEKİLİ :
:
VEKİLİ :
:
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/02/2024
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı Şirketler bünyesinde çeşitli dönemlerde çalışan 14.04.2023 tarihinde emekliye ayrılması nedeniyle kendisine davacının üst işveren olarak toplam 421.582,19-TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, 26.01.2000- 14.04.2023 tarihleri arasında davalı şirketler bünyesinde çalışmış bulunduğunu, ancak ödemelerden alınan firmaların dönemleri itibari ile hukuken sorumlu olması nedeniyle davacının ödenen kıdem tazminatlarının anılan firmalara rücu edilmesi zorunluluğu doğduğunu,
26.01.2000-01.05.2002 tarihleri arasında .....45.238,91-TL
21.07.2003-01.01.2004 tarihleri arasında ...... 8.881,25-TL
01.05.2002-21.07.2003 ve 01.01.2004-10.04.2006 tarihleri arasında .... 69.884,40-TL
10.04.2006-01.03.2007 tarihleri arasında .... 17.818,02-TL
01.03.2007-10.04.2008 tarihleri arasında .....22.147,63-TL
10.04.2008-11.03.2010 tarihleri arasında ..... 38.355,93-TL
11.03.2010-31.12.2018 tarihleri arasında . 175,959,92-TL
01.01.2019-31.12.2019 tarihleri arasında 19.982,83-TL
01.01.2020-31.07.2020 tarihleri arasında 11.656,65-TL
01.08.2020-01.03.2021 tarihleri arasında . 11.656,65-TL'nin Davalı Şirketler ile Kuruluşumuz arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında imzalanan sözleşme ile davalılar ve davacı arasında üst-alt işveren ilişkisi mevcut olduğunu, üst işveren olarak davacının sorumluluğu, İş Kanunu'nun 2.maddesi 6.fıkrası gereğince Kanun'dan kaynaklanan sorumlulukları gereği davacı tarafından ödemeler yapıldığını, ancak ödeme yapılan işçi davalı yüklenici şirketlerin işçisidir ve kıdem tazminatının ödenmesinde akdi sorumlulukları bulunduğunu, bu sebeple davacı tarafından ödenen toplam 421.582,19-TL'nin ödeme tarihlerimizden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı Şirketlerden alınarak tarafımıza ödenmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Saytem vekili cevap dilekçesinde; işçinin asıl itibari ile davacının işçisi olması nedeniyle alt işveren olan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınır olduğunu asıl işveren davacı idarenin yasa gereği ödediği miktarı alt işveren müvekkili şirkete rücu edemeyeceğine dair düzenleme gereği davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalıların cevap dilekçesi sunmadığı ve münkir sayıldıkları görülmüştür.
Tüm doysa ve kapsamına göre;
Dava, rücuen tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde davalıların çalıştırdığı işçilerden sorumluluğa ilişkin bir düzenleme olup olmadığı, varsa dava dışı işçiye ödenen tazminattan kimin hangi oranda sorumlu olduğu, davacının davalılara, ödenen tazminat nedeniyle rücu edip edemeyeceği hususlarındadır.
Taraflar arasında imzalanan Hizmet Alımına ilişkin sözleşme ibraz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde, müteselsil sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişki düzenlenmiş olup, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki bu hükümde, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği belirtilmiştir.
Dava konusu olayda da davacı idare ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenle işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işveren, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7 ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli 2023/1118 E. 2023/1683 K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.
Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi’nin 31/05/2022 tarih, 2021/1473 Esas ve 2022/1183 Karar sayılı kararı: "…Genel olarak; "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar...İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla ve iş davasında taraf olmaları halinde gecikmeden doğan zarardan ayrı bir temerrüt ihtarına gerek olmadan ve ödeme tarihinden itibaren davalılar tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir(Yargıtay 23.HD 2019/296 E-2020/340 K,2019/1047 E-2020/2188 K). Bu durumda, yukarıda ayrıntısı ile belirtilen ilkeler uyarınca davalıların davaya konu işçilik alacağının tamamından ve ödeme tarihinden işleyen faizi ile sorumlu olduğu, dosyaya aldırılan bilirkişi raporunun tam rucü yönünden görüş içerdiği, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2014/42932 E. ve 2015/35485 K. sayılı önceki ilamında da, "...Hizmet işleri genel şartnamesi öncelikle uygulanması gereken ihale dökümanı olarak sayılmıştır. Bu açıklamalara göre işçinin işçilik alacakları için iş mahkemesinde açtığı davada davacı kurumun sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur. Davacı tarafından ödenen kısmın rücuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 22. ve 36/4 maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup şartnamenin 6. Bölüm 38. maddesi hükmüne göre çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davalı yüklenici sorumludur." şeklindeki izaha göre de, dava dışı işçinin diğerleri yanında davalının da işçisi olup sözleşmenin muvazaalı sayılamayacağı, İş Kanunun 112. maddesi değişikliğinin tahsilat kolaylığı sağlamak için konulduğu, aynı kanunun 2/6 maddesi 6. maddelerinin açık hükmüne ve sözleşme eki genel şartname hükümlerine göre, işçiye ödenen bedelin çalıştırılan süre ile sorumlu olduğu kabul edilerek kurulan hüküm isabetlidir.” şeklindedir.
Mevcut dosyada taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesine bakıldığında işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren davalı) lehine herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu durumda yüklenicinin (alt işveren davalılar) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işverenin (davacı) işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla takibe ve davaya konu ödemeden yüklenicinin sorumlu olduğu, davalı yüklenicinin takip konusu işçilik alacağından sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Bilirkişi Hakan Üstün'ün 27.12.2024 tarihli raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Yapılan hesaplamaların denetlemeye müsait, hükme elverişli olduğu tespit edilmiştir. Mahkemenin ara kararı olmaksızın bilirkişiden ek rapor alınmış olup ek rapor değerlendirmeye alınmamıştır. Bilirkişi raprundaki hesaplamalar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hak sahibinin birden fazla davalıya karşı talebini aynı davada istediği, ortada tek bir dava olmasına rağmen esasında talep sayısı kadar dava bulunmakta olduğundan ve davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığını bulunmadığından her bir talep bakımından leh ve aleyhe olmak üzere harç, vekalet ücreti ve yargılama giderine ayrı ayrı karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalının dava dışı işçilerin işçilik alacağı bedelinden ödeme tarihinden işleyen avans faizi ile sorumludur (Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi’nin 09/06/2022 tarih, 2021/1593 Esas ve 2022/1236 Karar sayılı kararı). Bu kapsamda davaya konusu alacağa ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-A-Davacının davasının Yusuf Çolak yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
-11.521,31.-TL 'nin ödeme tarihi olan 18.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı 'tan alınıp davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
B-Davacının davasının yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
- 174.721,68-TL 'nin ödeme tarihi olan 18.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı 'nden alınıp davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
C- Davacının davasının yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
-19.781,86.-TL 'nin ödeme tarihi olan 18.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 'nden alınıp davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Ç-Davacının davasının yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
- 11.358,57.-TL'nin ödeme tarihi olan 18.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 'nden alınıp davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
D-Davacının davasının yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
- 37.879,01-TL'nin ödeme tarihi olan 18.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte i'nden alınıp davacıya verilmesine,
- Fazlaya ilişkin talebin reddine,
E-Davacının davasının yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
- 67.551801-TL'nin ödeme tarihi olan 18.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte .'den alınıp davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
F-Davacının davasının yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
- 2.228,18-TL'nin ödeme tarihi olan 18.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte .'den alınıp davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
G-Davacının davasının yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
-17.499,34-TL'nin ödeme tarihi olan 18.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte .'den alınıp davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Ğ-Davacının davasının yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
-22.064,39-TL'nin ödeme tarihi olan 18.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
H-Davacının davasının yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
-38.042,05-TL'nin ödeme tarihi olan 18.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte .'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2- Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer olan 402.648,19 TL üzerinden alınması gereken toplam 27.504,90-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 7.199,57-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 20.305,33-TL harcın
581,01TL'sinin 'tan ,
8.811,12-TL'sinin 'den,
997,58TL'sinin 'den,
572,81-TL'sinin 'nden,
1.910,22-TL'sinin . 'nden,
3.406,55-TL'sinin .'nden,
112,36-TL'sinin .'nden
882,27TL 'sinin
1.112,70 TL sinin
1.918,71 TL sinin 'den alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davalılar arasında müteselsil ilişki olmadığından kabul edilen değerler ve A.A.Ü.T göre hesaplanan;
11.527,31 TL vekalet ücretini 'tan ,
30.000,00TL'sinin 'den,
19.781,86TL'sinin 'den,
11.358,57-TL'sinin'nden,
30.000,00-TL'sinin. 'nden,
30.000,00-TL'sinin .'nden,
2.228,18-TL'sinin .'nden
17.499,34TL 'sinin den
22.064,39 TL sinin
30.000,00 TL sinin 'den alınarak bakiye yargılama giderinin ise Davacılar üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı , davalı ve , kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, davalılar arasında müteselsil ilişki olmadığından AAÜT uyarınca hesaplanan;
135,34TL'sinin davacıdan alınarak 'a
1.238,24-TL'sinin davacıdan alınarak 'e ,
200,97TL'sinin davacıdan alınarak 'ne verilmesine,
5- Davacılar tarafından yapılan; 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 5.832,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.832,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 13.210,78-TL lik kısmının
378,01Tl'sinin 'tan ,
5.732,57-TL'sinin ,
649,03TL'sinin 'den,
372,67-TL'sinin 'nden,
1.242,80-TL'sinin 'nden,
2.215,35-TL'sinin .'nden,
73,10-TL'sinin .'nden
574,15TL 'sinin den
723,93 TL sinin
1.248,15 TL sinin 'den alınarak bakiye yargılama giderinin ise Davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.360,00-TL'nin, 151,2-TL'sinin davacıdan alınarak, bakiye kalan 3.208,8-TL'sinin;
91,82Tl'sinin 'tan ,
1.392,40-TL'sinin 'den,
157,65TL'sinin 'den,
90,51-TL'sinin 'nden,
301,87-TL'sinin 'nden,
538,33-TL'sinin .'nden,
17,75-TL'sinin .'nden
139,45TL 'sinininden
175,86 TL sinin
303,16 TL sinin 'den alınarak Hazineye İrat kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 7.199,57-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 7.627,17TL harcın
218,25TL'sinin 'tan ,
3.309,66-TL'sinin 'den,
374,71TL'sinin 'den,
215,15-TL'sinin 'nden,
717,55-TL'sinin 'nden,
1.279,60-TL'sinin .'nden,
42,20-TL'sinin.'nden
331,49TL 'sinin ..nden
417,95 TL sinin
720,61 TL sinin 'den alınarak davacıya verilmesine, ,
8-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalıların yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/10/2025
Katip
¸E-İmzalıdır
Hakim
¸E-İmzalıdır