T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/15 Esas - 2024/128
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/15 Esas
KARAR NO: 2024/128
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 11/01/2024
KARAR TARİHİ: 26/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. Dilekçeler aşaması tamamlandı. Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2023/16847 Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
İcra dosyasının incelenmesinde takip talebinde 146.058,00 USD alacak talep edildiği ve dayanak olarak fatura gösterildiği ancak takip talebinde ve ödeme emrinde alacağın Türk Lirası karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır.
TBK’nun 99. maddesinin son fıkrasına göre; ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. Ancak İİK’nun 58. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, aynı zorunluluk İİK’nun 41. maddesi delaletiyle ilamlı takiplerde çıkartılacak olan icra emri için de geçerlidir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK’nun 12.05.1999 tarih 99/12-271 E, 99/301 K. sayılı kararı). (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 22/12/2023 tarihli 2023/1717 E. 2023/1547 K. Sayılı kararı)
Somut olayda; takip talebinde ve icra emrinde, toplam 146.058,00 USD alacağın tahsili istenmekle birlikte yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediği gibi, harca esas değerinin de Türk Lirası olarak yazılı olmadığı görülmektedir. Bu durumda kamu düzeni ile ilgili olan İİK’nun 58. Maddesine aykırı olarak yapılan icra takibi geçerli değildir ve bu husus resen gözetilmelidir.
Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı, borçlunun itirazının iptali ile 2004 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (Yargıtay HGK 31.05.2023 tarih, 2022/11-66 Esas, 2023/534 Karar sayılı kararı).
Bu davanın açılabilmesi ve davanın esası hakkında karar verilebilmesi için 6100 sayılı Kanun’daki genel hükümlerin yanı sıra itirazın iptali davalarına özgü bazı dava şartlarının bir arada bulunması gerekir. Bunlar; alacaklının dava ve takipte hukuki yararının bulunması, geçerli bir ilâmsız icra takibi yapılmış olması, süresi içinde yapılmış geçerli bir itirazın bulunması, (İİK md. 60) davanın itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde açılmasıdır. (İİK md. 67) (Yargıtay HGK, T.15.11.2023, E.2022/3-1269, K.2023/1106 )
Somut olayda itirazın iptali istenen Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2023/16847 Esas sayılı takip dosyasında icra takibinin yabancı para birimi ile yapıldığı ancak TL karşılığının İİK’nun 58. Maddesi emredici hükmüne rağmen gösterilmediği, bu haliyle geçerli bir icra takibinden bahsedilemeyeceği ve itirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli icra takibi bulunması dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
HMK nun 138/1 maddesindeki " Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir." hükmü ile "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır" şeklindeki HMK nun 115/1 maddesi ile dilekçeler aşamasının tamamlanmış olması ve usul ekonomisi nazara alınarak dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tensiple aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın geçerli bir icra takibinin bulunması dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Alınması gereken maktu harcın mahsubu ile bakiye 84.586,89 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk dosyasında Hazineden karşılanan 3.120,00 TL giderin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliğine,
7-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, mahkememize verilecek yada başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.26/02/2024
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı