T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/187 Esas - 2025/106
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/187 Esas
KARAR NO : 2025/106
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : ...
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/03/2024
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine Akyazı İcra Müdürlüğü'nün 2023/620 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak itiraz edildiğini, davalı şirket ile icra dosyası sair borçlusu ..., Akyazı İlçesi ... mahallesinde ilkokul yapma konusunda ... ile anlaşıldığını, davacının anılan şirketlerle ilkokulun zemin hafriyat işleri konusunda sözlü anlaşmalar yaptığını, davacının taşeron olduğu ... ile yapılan anlaşmaya göre davacının, kendine ait kepçe ve kamyonlarıyla yapılacak olan okulun zeminin kazılması, düzeltilmesi ve çıkan harfiyatın sevk edilmesi işlerini yapacağını, davacının yine taşeron olduğu, davalı ...ile yaptığı anlaşmaya göre davacı okul zeminine, davacıya ait kepçe ve kamyonlarıyla dolgu malzemesi ile dolgu koyulması işlerini yapacağı ve karşılığında anılan şirketlerin faturalarda yer alan bedelleri davacıya ödeyecekleri şekilde anlaşma yapıldığını ancak bu ödemelerin yapılmadığını, ... tarafından borca itiraz edilmediğini ancak ... tarafından borca itiraz edildiğini, itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının adresinin Erzurum ilinde bulunduğundan yetki itirazının bulunduğunu, anılan ihalenin davalı ile ... ortak girişimi taahhüne kaldığını ve 14/03/2022 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı ile anlaşma yapıldığını, anılan okul yapımında 3. Kişilerle bu kapsamda davacı ile ticari ilişkide bulunulduğunu, her ne kadar hukuki manada davalı taraf ise de ticari faaliyetlere hiçbir daim taraf olmadığını, fatura içerikleri mal ve hizmetin sunulduğuna dair herhangi bir delilin söz konusu olmadığını, davacıya Başay & Hüryıldız adına 230.000,00-TL ödeme yapıldığının saptandığını, ...yetkilileri ile iletişime geçildiğinde davacıya olan borcun ödendiğinin beyan edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faturaya dayalı alacağın 388.575,18-TL olduğunu, davalı şirkete 413.425,18-TL tutarında ödeme emri gönderildiğini, fatura tarihinden itibaren işletilmiş faizlerden oluşan toplam 24.850,00-TL'lik miktarın davalı şirketten istemeyeceğini, söz konusu faturaların davalıya tebliğ edilmediğini, davanın ...şirketine ihbarını, davanın reddini ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, fatura ilişkisinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Taraf arasındaki anlaşmazlık; Akyazı İcra Müdürlüğü'nün 2023/620 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşıldı.
Akyazı İcra Müdürlüğü'nün 2023/620 sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının dava dışı ihbar olunan ... ile birlikte borçlu olduğu, 388.575,18 TL asıl alacak, 24.850,00 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 413.425,18 TL üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "04.10.2022 TARİHLİ ...NOLU FATURANIN TAHSİLİ TALEBİ 388.575,18 TL" şeklinde olduğu, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 18.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 19.05.2023 tarihinde takip nedeniyle borca ve yetkiye itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu için 22.05.2023 tarihinde durduğu, dava dışı diğer borlu için takibin devam ettiği, davanın süresinde açıldığı anlaşıldı. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı görüldü.
Davacı hakkında tacir araştırması yapılmış olup Akyazı Vergi Dairesinin 04.04.2024 tarihli cevabi yazısına göre davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu belirtilmiştir. Davacının tacir olarak nitelendirileceği ve davalının da tacir olduğu, davaya konu faturanın hafriyat işi olduğu, dolayısıyla mal taşıma işi olduğu tespit edilmekle mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu tespit edilmiştir.
HMK'nın 10 ve TBK'nın 89. Maddeleri uyarınca ve davalının sözleşmenin varlığı konusundaki beyanı dikkate alınarak ifa yeri olan Akyazı İlçesinin mahkememiz yetki çevresinde kaldığından davalının takibe ve davaya yönelik yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne, Kartal 21. Noterliğine yazılan yazılara cevap olunmuş ve temin edilen belgeler incelenmiştir.
Davaya konu faturalara ilişkin olarak BA ve BA formları temin edilmiş ve incelenmiştir.
HMK'nın 222 . maddesinde "(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Davacının süresi içerisinde ticari defterlerin bulunduğu yer adresini bildirdiği görülmüş ve iş ortaklığına ilişkin ticari defter kayıtları tanıklık hükümleri çerçevesinde dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizin 10.09.2024 tarihli celsesinde ticari defterlerin incelenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Ticari defterleri inceleyen Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişisi ...'nın 31.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda tarafların ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, davacının ve ...'na ait defterlere göre davacının 158.575,18 TL alacaklı olduğu, faturaya itiraza ilişkin dosya içerisinde belge olmadığı belirtilmiştir.
Alınan tüm raporlar taraflara tebliğ edilmiş ve tarafların rapora karşı itirazları incelenmiştir.
Somut olayda, dosya kapsamı ve hükme elverişli görülen 10.09.2024 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınmış ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu tespit edilmiş ve takibe konu fatura incelenmiştir. Davacı ile ... İş Ortaklığı'na ait defterler örtüştüğünden dolayı öncelikle davalının dava konusu talepten dolayı sorumlu olup olmadığı üzerinde durulmuştur.
Kartal 21. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 09.03.2022 tarihli noter belgesinde ...'nin İş Ortaklığı Sözleşmesi'nin yapıldığı, Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün cevabi yazısına 2021/87200 İhale kayıt numarası ile "..." işine ait sözleşmenin ... Ve ...'na 14.03.2022 tarihinde ihale edildiği görülmüştür. Davalı kurulan ve ihaleye alan iş ortaklığını oluşturan ortaklardan biridir.
Takibe ve davaya konu faturadan kaynaklı alacak ortaklık borcu mahiyetindedir. Böyle bir borçtan adi ortaklıktaki ortaklar TBK'nın 638. maddesi gereği müteselsilen sorumlu olacağından açılan davada ileri sürülen talepten davalı sorumludur.
Davacı ile Başay İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi Ve Hür-yıldız İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi İş Ortaklığı'na ait defterlerin delil olma vasfına sahip olduğu, ticari defterlerin birbirleriyle uyuştuğu, davacının takibe konu GIB2022000000070 numaralı faturayı Başay İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi Ve Hür-yıldız İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi İş Ortaklığı'na kesmiş olduğu, bu faturadan dolayı 230.000,00 TL ödeme aldığı, bakiye alacak miktarının 158.575,18 TL olduğu, iş ortaklığının ticari defter kayıtlarına göre de davacının 158.575,18 TL alacaklı olduğu, faturanın BA ve BS formlarında yer aldığı, faturaya karşı 8 iş günü içerisinde yapılmış bir itirazın olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak davacının davalıdan 158.575,18 TL alacaklı olduğu, hafriyat işinin yapıldığı, bunun tarafların ticari defterleriyle ispatlandığı ve takibe yapılan yapılan itirazın asıl alacak yönünden kısmen yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Dosyaya alınan davacıya ait BS formunda ve ... Ve ... İş Ortaklığı'na ait BS formunda yapılan bildirimlerin uyumlu olduğu ve 2 fatura karşılığı 658.602,00 TL olduğu görülmüştür. Bilirkişi raporunda her ne kadar yapılan bildirim ile davaya konu faturanın uyuşmadığı belirtilse de davaya konu 04.10.2022 tarih ve ... numaralı faturanın alt kısmında ...tarih ve ... numaralı faturanın sehven yanlış düzenlendiğinden iptal edildiğinin yazılı olduğu, aynı gün iki faturanın düzenlendiği ve iptal olan faturayla takibe konu faturanın birlikte KDV'siz fiyatlarının toplamı üzerinden bildirim yapıldığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla dava konusu faturanın beyanname formlarına bildiriminin yapıldığı sonucuna varılmıştır.
TBK'nun 117. Maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüte düşer. Davacı ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edebilir. Davacı tarafa davalıyı icra takibinden önce temerrüte düşürdüğüne dair delil ibraz etmediğinden takip dosyasındaki işlemiş faize yönelik talep yerinde görülmemiş, yapılan itirazın yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Taraflar arasında tedarik sözleşmesi olduğunda dair delil ibraz edilmemiştir. Tarafların uzun süre devam eden bir ticari iş ilişkisi içerisinde olduğu da anlaşılamamıştır. Açılan davada TTK'nın 1530. maddesinde yer alan düzenlemeler uygulanamaz. Bu nedenle, davalının temerüte düşürüldüğü sonucuna varılamaz.
Ödeme emrinde alacağın tahsili tarihine kadar TTK'nın 1530. maddesindeki temerüt faizi ile tahsilinin istenmiştir. Mevcut davada TTK 1530. maddesinde yer alan düzenlemeler uygulanamayacak olsa da çoğun içinde azın da var olduğu ilkesi gereği asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi işletilmesi yönünde hüküm tesis edilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davacı taraf somut itirazda bulunmadığından itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı taraf bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde eksik ve kusurlu bir ifa nedeniyle keşfin yapılmasını ileri sürmüş olsa da eksik ve kusurlu ifayı beyan etmekten öteye geçmediği, takibe konu faturayı BA olarak bildirimde bulunduğu, kendi iş ortaklığına ait ticari defterlerinde de davaya konu faturayı işlediği, buna karşılık bir miktar ödeme yaptığı konuları birlikte değerlendirilmiş ve davacının hafriyat işini yaptığı davalı defterleriyle de sabit olduğundan keşif yapılması talebi yerinde görülmemiştir.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kabul edilen alacak likit olduğundan kabul edilen alacak miktarının üzerinden yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
2-Davalının Akyazı İcra Müdürlüğü'nün 2023/620 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın ... TL asıl alacak yönünden iptali ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte devamına,
3-Alacak likit olduğundan İİK 67/2. madde uyarınca 158.575,18 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 10.832,27-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 7.060,27-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.772,00-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 40.776,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 7.060,27-TL Peşin Harcı olmak üzere toplam 7.487,87-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.667,33-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 6.667,33-TL yargılama giderinin davacının kabul-red oranı dikkate alınarak (%38,36 kabul ve %61,64 red oranı) 2.557,59-TL-lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3120,00-TL'nin (sarf ücreti olmadığından şimdilik takdiren) davanın kabul-red oranı dikkate alınarak (%38,36 kabul ve %61,64 red oranı) 1.196,83-TL'lik kısmının davalıdan, bakiyesinin ise davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına,
10-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır