T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/194 Esas - 2025/377
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/194 Esas
KARAR NO : 2025/377
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/03/2024
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 09.03.2023 tarihinde davalı sevk ve idaresinde bulunan plakalı araç ile davacı sevk ve idaresinde bulunan plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini , kaza nedeniyle araçta hasar meydana geldiğini ve sigorta şirketine hasarın giderilmesi için başvuru yapıldığını, Araçta oluşan hasar nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğunu, aracın onarım süresince kullanılamadığını, yoksun kaldığını, araçta oluşan şimdilik; 10,00.-TL hasar bedeli (KDV dahil), 10,00.-TL değer kaybı, 10,00-TL ikame araç bedeli ve 10,00.-TL kazanç kaybı ve yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalılar yanına yükletilmesinin taleple dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; aracının sigortalı olduğunu, zararın sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, açılan davayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde , kazaya karışan aracının hem kaskosunun hemde sigortasının bulunduğunu, davacı tarafın zararını sigorta şirketinden alması gerektiğini, dava açılmasına sebep olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; plakalı kazaya karışan aracın davalı şirkete,16/04/2022-16/04/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere numaralı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluk dahilinde sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 120.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, Poliçe limitini bildirmemiz davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, kazaya istinaden davalı şirket tarafından davacı adına 07.06.2023 tarihinde 8.836,17-TL, hesabına 579,79-TL, hesabına 15.639,63-TL ve hesabına 4.716,86-TL hasar tazminatı ödendiğini, hasar araç bedeli yönünden bir fatura dosyaya sunulmadığını, kaza sonrası meydana gelen hasarın sigorta şirketi tarafından ödendiğini, sigorta şirketi hakkında açılan davanın reddine masrafların ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar bedeli, değer kaybı bedeli, ikame araç bedeli ve araçtan mahrum kalma bedeline yönelik tazminat isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: 09.03.2023 Tarihinde meydana gelen kazadan dolayı kazaya karışanların kusur oranlarının ne olduğu, Plakalı araç nedeniyle davacının kazanç kaybına uğrayıp uğramadığı, ikame araç bedelinin oluşup olmadığı, hasar bedelinin ne olduğu, değer kaybının oluşup oluşmadığı, bu taleplerden davalıların sorumlu olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşıldı.
Davaya konu kaza; 09.03.2023 tarihinde ili, ilçesi, üzerinde maliki davalı sürücüsü olan plakalı aracın karşı şeride geçiş yaptığı esnada plakalı araca çarpması şeklinde gerçekleştiği tespit edildi.
KTK 97. Maddesi kapsamında davacının davalı şirketine dava açılmadan önce müracaat ettiği, yine dava açılmadan önce arabulucuk dava şartının sağlandığı görülmüştür.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddelerde ise zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre bir motorlu taşıtın işletilmesinden dolayı ortaya çıkacak zararlardan dolayı işleten aynı zamanda sürücü değil ise sürücü ile birlikte müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile; a) Karayolları Trafik Kanun’un 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi ile İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin Anayasaya aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi'nin bu maddelerdeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu değer kaybı tazminatı öncelikle Karayolları Trafik Kanununun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanununun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenecektir. Bu kanunlarda açıkça düzenlenmiş hususlarda genel şartlar ile kanunun kapsamını daraltan yada genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartlar TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarıldığı için, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile genel şartların hükümleri uygulanacaktır. Anayasa mahkemesinin iptal kararı derdest olan eldeki davada da uygulanması gerekmektedir. Bu durumda; değer kaybının ZMMS Genel Şartlarına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. (Sakarya BAM 3. HD 2021/1231 esas- 2022/757 karar,benzer yönde Yargıtay 17. HD'nin 2016/16876 E - 2017/12161 K sayılı, 27/12/2017 tarihli ve 2015/5301 E - 2017/11098 K sayılı, 28/11/2017 tarihli, YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/17525 esas- 2017/9448 kararları). Haksız fiil sorumluluğu içerisinde yer alan değer kaybı zararları tarafların kusur oranlarına göre belirlenecek olup makine mühendisi bilirkişi tarafından kusur oranının ve zarar miktarının doğru bir şekilde tespiti gerekir.
Mahkememizin 19.07.2024 tarihli ara kararı ile dosya trafik alanında uzman bir makine mühendisi bilirkişi, bir muhasebeci bilirkişi ve sigorta alanında uzman bir bilirkişiden oluşturulan heyete tevdi edilmiştir.
Makine Mühendisi Bilirkişisi Sigorta Uzmanı bilirkişi ve SMMM bilirkişisi heyet raporunu 28.09.2024 tarihinde sunmuştur. Sunulan raporda " Kazanın oluşumunda plakalı araç sürücü ASLİ (%100) oranda kusurlu olduğu, Kazanın meydana gelmesinde plakalı araç sürücüsü herhangi kusur ve kabahatinin OLMADIĞI, Kazanın meydana gelmesinde plakalı araç maliki herhangi kusur ve kabahatinin OLMADIĞI plakalı araçta kaza sonrasında meydana gelen hasarın giderilmesi için gerekli olan yedek parça ve işçilik bedelinin 38.719,77 (Otuz Sekiz Bin Yedi Yüz On Dokuz Lira Yetmiş Yedi Kuruş) olduğu, plakalı araçta değer kaybı meydana gelmediği, İkame araç kiralama bedelinin 4.500,00 TL (Dört Bin Beş Yüz lira) olduğu, Araçtan mahrum kalma (kazanç kaybının) bedelinin ise 8.276 TL olduğu, plakalı aracın kazanç kaybı tazminatı ile ilgili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, plakalı aracın değer kaybı tazminatı ile ilgili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı" şeklinde mütalaada bulunulmuştur.
12.11.2024 tarihli celsede dosya ek rapor sunmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Sunulan 25.11.2024 tarihli ek raporda "Kazanın oluşumunda plakalı araç sürücü ASLİ (%100) oranda kusurlu olduğu, Kazanın meydana gelmesinde plakalı araç sürücüsü herhangi kusur ve kabahatinin OLMADIĞI, Kazanın meydana gelmesinde plakalı araç maliki herhangi kusur ve kabahatinin OLMADIĞI, plakalı araçta kaza sonrasında meydana gelen hasarın giderilmesi için gerekli olan yedek parça ve işçilik bedelinin 38.719,77 (Otuz Sekiz Bin Yedi Yüz On Dokuz Lira Yetmiş Yedi Kuruş) olduğu, plakalı araçta değer kaybı meydana gelmediği, İkame araç kiralama bedelinin 7.500,00 TL (Yedi Bin Beş Yüz lira) olduğu, Araçtan mahrum kalma (kazanç kaybının) bedelinin ise 8.276 TL olduğu, plakalı aracın kazanç kaybı tazminatı ile ilgili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, plakalı aracın değer kaybı tazminatı ile ilgili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı" şeklinde mütalaada bulunulmuştur.
Bilirkişi ek raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazda bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin ıslah/bedel artırım dilekçesi sunduğu, bu hususta gerekli harçları yatırdığı, sunulan dilekçenin davalıya tebliğ edildiği anlaşıldı.
Kusur yönünden;
Tarafların iddia ve savunmaları ile temin edilen deliller kapsamında yürütülen yargılama neticesinde; 09.03.2023 tarihinde meydana gelen kazada plakalı aracın dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz bir şekilde karşı yönden araçları kontrol etmeden karşı şeride geçiş yapması ve karşı şerit istikametinde yer alan davacıya ait plakalı araca çarpması ve sonrasında park halinde bulunan plakalı araca çarpılması şeklinde gerçekleşen kazada plakalı araç sürücüsünün KTK'nın 84/c maddesinde düzenlenen "İkiden fazla şeritli taşıt yollarında karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girme halinde asli kusurlu sayılırlar" kuralını ihlal ettiği tespit edilmekle %100 oranında kusurlu olduğu, ve plakalı aracın sürücülerinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, kazanın etkisiyle davacının aracında ortaya çıkan zarardan dolayı KTK'nın 85 ve 90. maddelerine göre aracın maliki ve sürücüsü ile davalı şirketinin sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır.
Hasar bedeli talebi yönünden;
Kaza nedeniyle plakalı aracın sağ ön çamurluk ve ön tampon bölgesinden hasar aldığı tespit edilmiştir. Aracın hasar bedelinin 38.719,77 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı sigort şirketinin 25.09.2024 tarihli dilekçesi ve ekleri göz önüne alınarak davacıya hasar bedeli ödemesi yapıldığı, davacının başkaca talep edebileceği hasar bedeli talebi olmadığı anlaşılmakla talebin reddine karar verilmiştir.
Değer kaybı yönünden;
Davaya konu plakalı aracın 09.03.2023 tarihinden önce 19.03.2021 tarihinde de kazaya karıştığı, 19.03.2021 tarihli kazada sağ ön çamurluk, ön tampon, sağ ön kapı, sağ sürgülü kapı, sağ arka çamurluğunda onarım ve değişim ve boya işleminin yapıldığı, 09.03.2023 tarihli kazada da sağ ön çamurluk ve ön tampon bölgesinden hasar aldığı, daha önceden onarılan ve değiştirilen parçaların yeniden hasar alması halinde değer kaybının oluşmayacağı anlaşılmakla plakalı aracın kaza sonrasında herhangi bir değer kaybına uğramadığı sonucuna varılarak talebin reddine karar verilmiştir.
İkame araç ve kazanç kaybı yönünden;
Davaya konu plakalı aracın hasarlı bölgeleri için yapılacak onarım ve boya işleri için 5 iş gününün geçeceği, günlük kira bedeli olan 1.500,00 TL üzerinden yapılacak hesaplama ile davacının talep edebileceği ikame araç bedelinin 7.500,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu yönde sunulan bilirkişi heyeti ek raporundaki tespitlere ve hesaplamalara itibar edilmiştir. Davacının ikame araç bedeli talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kazanın meydana geldiği 2023 yılı için davacının Z raporları ve yıllık gelir beyannamesine göre günlük kazancının 1.655,20 TL olduğu, buna göre aracın onarım ve boya işlerinde geçecek süre kadar kazanç kaybı miktarının 8.276,00 TL olduğu tespit edilmiştir . Bu yönde sunulan bilirkişi heyeti kök ve ek raporundaki tespitlere ve hesaplamalara itibar edilmiştir. Davacının kazanç kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Tarafların bilirkişi ek raporuna yaptığı itirazlarının somut delil ibraz edilmeden yapıldığı gözetilerek itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Sonuç olarak;
7.500,00 TL ikame araç bedeli, 8.276,00 TL kazanç kaybı bedeline ilişkin maddi zararın tamamen karşılandığına ilişkin dosyada belge ve beyan bulunmadığı anlaşılmış olup ,sigortalı aracın sürücüsünün tam kusuru nedeniyle ortaya çıkan hasar ve değer kaybı zararı bedellerinden ibaret maddi tazminat talebinden davalıların sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Islah/bedel artırım dilekçesi doğrultusunda sözü edilen taleplerin kabulüne karar verilmiştir. Hasar bedeli ve değer kaybı taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Davalılar ve hakkında yapılan tacir araştırmasına göre bu davalıların tacir olmadığı anlaşılmakla kabul edilen talepler yönünden yasal faize hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
-7.500,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihi olan 09.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ve alınarak davacıya verilmesine,
-8.276,00 TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihi olan 09.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ve alınarak davacıya verilmesine,
-Hasar bedeli ve değer kaybı bedeline yönelik taleplerin ayrı ayrı reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan başlangıçta alınan 427,60 TL harç mahsup edilerek bakiye 187,80 TL harcın davalılar ve alınarak Hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 20,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 15.776-TL vekalet ücretinin davalılar ve alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 270 TL bedel artırım harcı, 427,60-TL Başvuru Harcının davalılar ve alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 13.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.998,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.498,00 yargılama giderinin haklılık oranına göre (%99,87 oranında kabul) 15.477,85 TL'sinin davalılar ve alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Hazineden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk masrafının arabuluculuk görüşmelerinin davalılar ve tacir olmadıkları dikkate alınarak sadece davalı yönünden zorunlu olması, davalı aleyhine karar verilmemesi sebebi ile 3.800,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,
8-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı ve davalı yüzünde, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/06/2025
Katip
Hakim