T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/206 Esas - 2024/713
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/206 Esas
KARAR NO : 2024/713
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVA : Ticari krediden kaynaklanan İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 04/01/2022
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2025
Mahkememizin 19/10/2022 Karar Tarihli 2022/18 Esas 2022/1423 Karar sayılı kararı ile; davanın reddine dair karar verilmiş olup, bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2022/2674 Esas 2024/358 Karar sayılı kararı ile "670 sayılı KHK'nın 5/4. maddesi ile 675 sayılı KHK'nın 16. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; 670 sayılı KHK'nın 5/4. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin idareye başvuruya ilişkin olduğu ve borcu sona erdiren sebeplerden olmadığı görülmektedir. 675 sayılı KHK'nın 16. maddesinde de "dava ve takip" şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddedileceğinin düzenlendiği, bu düzenlemelerin açıkça "usule" ilişkin olduğu "maddi hukuka" ilişkin olmadığı ve böylelikle borcu sona erdiren nedenlerden olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının, 60 günlük hak düşürücü süre içerisinde idareye başvurmaması nedeniyle başvuru hakkı kaybedilse bile asıl borçludan olan alacağının maddi hukuk anlamında sonra ermeyeceği görülmektedir. Eldeki davada da, davacı idareye 60 günlük hak düşürücü süre içerisinde başvurmamış olsa bile maddi hukuk anlamında dava dışı şirketin varsa asıl borcu sona ermediğinden 6098 sayılı TBK'nın 598-(1) maddesinin uygulama yerinin olmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan 670 sayılı KHK'nın 5/4. maddesindeki düzenleme asıl borçlulara yönelik olup anılan hükümde kefillere yönelik bir düzenleme bulunmadığından eldeki davada uygulanması olanaklı değildir." gerekçesiyle kabul edilerek mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Mahkememizin 2024/206 esas sırasına tekrar kaydedilen dosya kapsamında yargılamaya devam edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ... Banka olarak şubeleri ile faaliyet gösterdiği tarihlerde ... ve kefillerinin imzaladığı kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, geri ödemelerini yapmayan şirketin verdiği ipotekler sebebi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile Sakarya 1. İcra Müdürlüğü 2017/134 esas sayılı dosyası takip açıldığını, ipotekli taşınmaza 15 temmuz sonrası devletin el koyması sebebi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takibin konusuz kaldığını, bunun üzerine ... Genel Müdürlüğü talimatı ile şirket ve kefilleri aleyhine Sakarya 3. İcra müdürlüğü 2021/1798 esas sayılı ilamsız takip başlatıldığını, müteselsil kefil olan davalılar ... ve ...'in borca itiraz ettiklerini ve haklarındaki takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerine ...'in katılmadığını, ... vekilinin ise anlaşmayı kabul etmediğini belirterek davalı/borçlular yönünden itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili sermaye şirketinin borcundan dolayı ortakların sorumluluğuna gidilemeyeceğini, borçlu şirketin KHK ile kapatılmış olması sebebiyle alacağın öncelikte 670 KHK'nın 5.maddesinde öngörülen şekilde Maliye Hazinesinden talep edilmesi gerektiğini, bu talebin de hak düşürücü süreye tabi olduğunu, bu sürenin de geçirildiğini, hak düşürücü süre nedeniyle alacağı ve talep yetkisi bulunmayan davacının davalılar aleyhine takipte bulunamayacağını, Sakarya 2 Sulh Ceza Hakimliği’nin 01.09.2016 tarih 2016/3091 D. İş nolu kararı ile şirkete kayyım heyeti atandığını, bu tarihten itibaren sorumluluğun kayyım heyetinde olduğunu, talep edilen borç yönünden hak düşürücü sürelerinin ve zaman aşımı sürelerinin dolduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasında anlaşmazlık; Davacının dava dışı ... 'ye kullandırdığı kredi sebebi ile davalıların kefil sıfatıyla sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, varsa bu kapsamda kefillik sebebi ile sorumlu olunan borç miktarı ile Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2021/1798 Esas sayılı icra takibine davalılarca yapılmış olan itirazın haklı olup olmadığı ve bu itirazın iptali koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini, icra inkar tazminatı şartlarının bulunup bulunmadığıdır.
Mahkememizce istinaf kararı doğrultusunda davanın esası incelenmiş, istinaf kararı öncesinde alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli görülmediğinden dosyaya getirtilen banka ve kredi evrakı üzerinde "dava dışı şirkete kullandırılan kredi sebebiyle davalıların kefil olarak sorumlulukları kapsamında icra takibine konu yapılan borcun bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı hususlarında" ikinci bir bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bankacı bilirkişi ...'ndan 15/08/2024 tarihli rapor ve itirazları değerlendirir 16/10/2024 tarihli ek rapor alınmış, icra dosyası incelenmiştir.
Davacı bankanın dava dışı şirkete kullandırdığı nakit kredilere ait ödeme planları üzerindeki yer alan kredi faiz oranları borcun hesaplanmasında "sözleşme ile bağlılık" ilkesi gereği esas alınmış, davacı tarafça talep edilen %28 oranındaki faiz oranı kabul edilmemiştir. (Bilirkişi asıl raporunun 12. Sayfasında ek rapor 7. Sayfada belirtilen tablodaki hesaplama esas alınmıştır)
Alınan bilirkişi raporunda , Dava dışı şirketin kullandığı ve davalıların müteselsil kefil olduğu kredi sözleşmesi kapsamında, davalıların;
-Dava dışı şirketin kullandığı nakit krediler sebebiyle davacı bankaya 385.217,78 TL nakit kredi borcunun bulunduğu, bu nakit krediye temerrüt tarihinden itibarin takip tarihi itibariyle işlemiş faiz miktarının 338.568,12 TL olduğu, bunun BSMV miktarının ise 16.928,41 Tl olduğu ,
-Teminat mektubu komisyonu alacağının 10.093,86 TL bu alacağa takip tarihine kadar işlemiş faizin 6.351,07 TL BSMV sinin ise 317,55 TL olduğu,
-Sigorta prim alacağının 4.037,84 TL bu alacağa takip tarihine kadar işlemiş faizin 4.947,61 TL BSMV sinin ise 247,38 TL olduğu,
-Depo edilmesi gereken gayrinakti alacak miktarının ise 78.522,96 TL olduğu,
Tespit edilmiştir.
Davacı banka takip talebinde ise; Nakit kredi alacağı için 381.726,95 TL, Teminat Mektubu Komisyonu alacağı için 10.465,07 TL, Sigorta Poliçe Alacakları için 4.037,84 TL, Noter Masrafları için 3.140,37 TL, Masraf alacağı olarak 105,00 TL, Pos ücreti 110.00 TL, Faiz alacağı için ise 470.353,36 TL ve ayrıca Gayri nakit alacak olarak 78.522,96 TL nin depo edilmesi, olmak üzere toplam 948.461,55 TL alacak talebinde bulunmuştur.
Bilirkişi raporunda (asıl rapor sayfa 12 not.2) belirtildiği üzere davacının 3.140,37 TL noter masrafı ve 105,00 TL masraf alacağı ile 110,00 TL pos ücreti alacağına ilişkin banka kayıtlarında bir belge ve bilgi bulunmadığından ve bu alacak kalemleri ispat edilemediğinden bu alacak talepleri kabul görmemiştir.
Buna karşılık davacı bankanın dava dışı şirketin kullandığı nakit krediler sebebiyle 385.217,78 TL nakit kredi alacağının bulunduğu, bu alacağa takip tarihi itibariyle işlemiş faiz miktarının 338.568,12 TL olduğu, bunun BSMV miktarının ise 16.928,41 TL olduğu , Teminat mektubu komisyonu alacağının ise 10.093,86 TL ve bu alacağa takip tarihine kadar işlemiş faizin 6.351,07 TL BSMV sinin ise 317,55 TL olduğu, sigorta prim alacağının 4.037,84 TL ve bu alacağa takip tarihine kadar işlemiş faizin 4.947,61 TL BSMV sinin ise 247,38 TL olduğu, davalı müteselsil kefillerin bu rakamlar ile sorumlu oldukları hususu bilirkişi raporu ile sabit görülmüştür.
Hüküm kurulurken taleple bağlılık ilkesi gereği icra takibinde talep edilen (nakit kredi asıl alacağı 381.726,95 TL, sigorta poliçe alacağı 4.037,84 TL) miktarlar gözetilmiş, takip talebinde BSMV istenmediği nazara alınmış, teminat mektubu komisyon alacağı yönünden 10.093,86 TL alacak belirlenmiş, bu rakamlara ilişkin faiz alacağı yönünden bilirkişi raporundaki tespitler (338.568,12 TL +4.947,61-TL + 6.351,07-TL olmak üzere toplam 349.866,80-TL işlemiş faiz) hükme esas alınmıştır.
İcra takibinde her bir alacak kalemi için takip tarihinden itibaren %28 oranında faiz talep edildiği görülmektedir. Davalı tarafça faiz oranına da itiraz edilmiştir. Yukarıda değinildiği ve bilirkişi raporunda işlendiği üzere nakit kredi borçlarına ilişkin ödeme planında belirtilen faiz oranı taraflar açısından bağlayıcıdır. Bu sebeple hüküm altına alına alınan kredi asıl alacakları yönünden takipten itibaren işletilecek faiz oranları da hükümde ayrıca belirtilmiştir. Ödeme planına göre nakit kredi asıl alacağının 70.639,35 TL'si yönünden takip tarihinden itibaren %26.82 oranında, bakiye nakit kredi asıl alacağı için ise takip tarihinden itibaren %18.16 faiz talep edilebilecektir. Sigorta poliçe asıl alacağı ve teminat mektubu komisyon asıl alacağı yönünden ise takip tarihinden itibaren %28 oranında faiz talep edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı bankanın takibe konu ettiği son alacak kalemi 78.522,96 TL gayrinakit alacak talebidir. Gayri nakit krediler yönünden ise; asıl borçlunun gayrinakit kredilerden kaynaklı yükümlülüklerinin kefil hakkında da uygulanacağının sözleşmede genel bir ifade ile kabul edilmesinin kefili gayri nakdi sorumluluk bedelini depo etme yükümlülüğü altına soktuğu söylemenin mümkün olmadığı, aksini kabulün kanun koyucunun kefili koruma amacı ile çeliştiği, zira kefalet tıpkı depo gibi bir teminat olduğundan kefil açıkça gayri nakdi riski ayrı bir garanti sözleşmesi ile garanti etmedikçe kefilin iradesinin dar olarak yorumlanmasının uygun olacağı, bu durumda davalı kefillerin müteselsil kefil olarak imzaladığı sözleşmede açıkça gayrinakit kredi sorumluluk bedelini depo etme yükümlülüğü bulunmadığından depo talebinden kefillerin sorumlu olmayacağı, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/11-697 Esas 2022/1386 Karar) sonucuna ulaşılmıştır. Bu sebeple gayri nakit alacak talebi reddedilmiştir.
Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile takibin ayrıntısı yukarıda belirtildiği üzere toplam 745.725,45-TL alacak üzerinden devamına, Nakit kredi asıl alacağının 70.639,35 TL'si yönünden takip tarihinden itibaren %26.82 oranında, bakiye nakit kredi asıl alacağı için ise takip tarihinden itibaren %18.16 faiz oranı işletilmesine karar verilmiş, fazlaya ilişkin istemin ve gayrinakit kredi depo talebinin reddine hükmolunmuş, alacağın likit olması itibariyle koşulları oluştuğundan hüküm altına alınan alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 149.145,09-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile takibin ayrıntısı yukarıda belirtildiği üzere toplam 745.725,45-TL alacak üzerinden devamına, Nakit kredi asıl alacağının 70.639,35 TL'si yönünden takip tarihinden itibaren %26.82 oranında, bakiye nakit kredi asıl alacağı için ise takip tarihinden itibaren %18.16 faiz oranı işletilmesine karar verilmiş, fazlaya ilişkin istemin ve gayrinakit kredi depo talebinin reddine hükmolunmuş, alacağın likit olması itibariyle koşulları oluştuğundan hüküm altına alınan alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 149.145,09-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulüne, Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2021/1798 esas sayılı dosyasına borçlu davalılar ... ve ... tarafından yapılan itirazların kısmen iptaline,
2-Bu borçlular hakkındaki icra takibinin; 381.726,95 TL nakit kredi asıl alacağı, 4.037,84 TL sigorta poliçe asıl alacağı, 10.093,86-TL teminat mektubu komisyon asıl alacağı, 349.866,80-TL asıl alacaklara işlemiş faiz olmak üzere toplam 745.725,45-TL üzerinden devamına,
3-Nakit kredi asıl alacağının 70.639,35 TL'si yönünden takip tarihinden itibaren %26.82 oranında, bakiye nakit kredi asıl alacağı için ise takip tarihinden itibaren %18.16 faiz oranı işletilmesine,
4-Sigorta poliçe asıl alacağı ve teminat mektubu komisyon asıl alacağı yönünden ise takip tarihinden itibaren %28 oranında faiz işletilmesine,
5-Fazlaya ilişkin taleplerin ve gayrinakit kredi alacağı depo talebinin reddine,
6-Koşulları oluşmakla hüküm altına alınan alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 149.145,09-TL icra inkar tazminatının davalılar ...ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı 5411 sayılı yasanın 140/9 maddesi gereğince harçtan muaf olduğundan dava açılışında harç alınmadığı gözetilerek; hüküm altına alınan değer üzerinden hesaplanan 50.940,50-TL nispi karar harcı ile 427,60 TL başvuru harcının davalılar İsmail Hakkı ve Kadir'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen değer üzerinden AAÜT uyarınca belirlenen 115.858,82-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Haklarındaki dava kısmen reddedilen davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım sebebiyle AAÜT uyarınca taktir olunan 32.437,78 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit olarak verilmesine,
10- Arabuluculuk dosyasından yapılan ve bakanlık bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar İsmail Hakkı ve Kadir'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
11-Davacı tarafından yapılan 9.300,00 TL bilirkişi gideri ve 478 TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.778,00 TL yargılama giderinin; kabul oranlarına göre 7.687,46 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
12-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,
13-Kararın talep halinde taraf vekillerine tebliğine,
14-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
11/12/2024
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı