T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 202....... Esas - 202.....
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 202......
KARAR NO : 202......
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/04/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı tarafın iddiaları: davacı aleyhine .....İcra Müdürlüğü’nün 201..... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını belirterek, takibe dayanak gösterilen, 10/10/2018 tanzim tarihli, 20/04/2019 ödeme tarihli 86.000,00-TL bedelli senede, davacı .....’ün imzası taklit edilmek suretiyle imza atıldığını, takibe konu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını, davacı tarafça dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, dava konusu icra takibinin kötü niyetli yapıldığını, takipte kesinleşen kısmın 87.162,04 TL iken zaman içerisindeki artışlarla birlikte toplam alacak kısmı 143.459,33 TL iken bu miktarın 17.548,31 TL'lik kısmı icra tehdidi altında ödendiğini, açıklanan nedenlerle; davacının ...... İcra Müdürlüğü’nün 201..... Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının ödemiş olduğu ve bu süreçte icra tehdidi altında ödeyeceği kısmın iadesinin yapılmasına, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı tarafın cevabı; ....... İcra Müdürlüğü'nün 201...... Esas sayılı dosyadaki takip dayanağı senedin davacı ve senette borçlu olan dava dışı vefat eden eski kayınvalidesi tarafından imzalandığını, senetteki borcun davacı ile dava dışı vefat eden eski kayınvalidesi ......'e verildiğini, davacının bu para ile dava dışı eski eşine iş yeri açtığını, aile ihtiyaçları için parayı kullanmanın neticesinde ödeme sözü verdiği halde borcu ödemeyerek dava konusu senedi verdiğini, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkememizce davalı tarafa dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
Davacının TAKBİS kayıtlarının UYAP sistemi üzerinden temin edilerek dosya arasına alındığı anlaşıldı.
Davacı hakkında mahkememizce sosyal ekonomik durum araştırmasının yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz 08/05/2024 tarihli ara kararı gereğince dava tarafın adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği anlaşıldı.
......İcra Müdürlüğü'nün 201...... Esas sayılı dosyasının ilgili dosya olarak dava dosyasına kayıt gördüğü ve bir suretinin dosya arasına alındığı anlaşıldı.
Davacı .......'ün dava konusu senedin düzenlenme tarihi olan 10.10.2018 tarihinden önceki ve bu tarihe en yakın imza asıllarının davacının ikametgahı adresinde yer alan Belediye, Tapu, Nüfus, Evlendirme Müdürlüğü, İlçe Seçim Kurulu, GSM Operatörlerin'den temin edilerek dosya arasına celp edildiği anlaşıldı.
Tokat Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak davacıya ait imza asıllarının dosya arasına celp edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya ve kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, menfi tespit ve kısmi ödeme nedeniyle istirdat talepli açılmış, sonrasında takibin infazen kapandığı anlaşılmakla İİK72/6. maddesi gereği istirdat davasına dönüşmüştür.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: 10.10.2018 tanzim tarihli 20.04.2019 ödeme tarihli 86.000,00 TL bedelli senet nedeniyle yürütülen .....İcra Müdürlüğü'nün 201..... Esas numaralı dosyasından dolayı davacının borçlu olup olmadığı, takibe konu senetteki imzaların davacıya ait olup olmadığı, senedin geçerli olup olmadığı, takip dosyasına var ise ödemenin iadesi yönünde olduğu anlaşıldı.
.....İcra Müdürlüğü'nün 201..... Esas numaralı dosyası incelenmiş olup kambiyo senetlerine özgü yürütülen takipte alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, 87.162,04 TL toplam asıl alacak üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin 10.10.2018 tanzim tarihli 20.04.2019 ödeme tarihli 86.000,00 TL bedelli senede dayandığı tespit edilmiştir.
Takibe ve davaya konu 10.10.2018 tanzim tarihli 20.04.2019 ödeme tarihli 86.000,00 TL bedelli senette davacının aval veren olarak isminin ve imzasının bulunduğu tespit edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.07.2021 Tarih2017/11-3091 Esas, 2021/965 Karar sayılı kararında avale ilişkin aşağıdaki şekilde açıklamalar yapılmıştır.
Aval, TTK’nın 700. maddesine göre poliçede yazılı bulunan borcun kısmen veya tamamen teminat altına alınmasını sağlayan bir nevi kefalettir. Bu kefaleti veren şahsa, aval veren denir (Bozer A./Göle C.: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2017, s. 161).
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 700. maddesinin 2. fıkrasına göre aval, üçüncü bir kişi veya poliçede imzası bulunan başka bir kişi tarafından da verilebilir. Bu şekilde poliçe borçlularından biri lehine aval verilmek suretiyle poliçenin ödenmesi güvence altına alınacağından o poliçenin tedavülü kolaylaştırılmış olur (Bozer/Göle, s. 161 ).
Türk Ticaret Kanunu’nun avalin şekline ilişkin 701. maddesi;
“(1) Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır.
(2) Aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır.
(3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır.
(4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır” şeklindedir.
Bu düzenlemeye göre poliçenin ön yüzünde avale ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmaması ancak imzanın bulunması hâlinde, muhatabın veya düzenleyenin imzaları dışında poliçenin ön yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. Poliçenin ön yüzüne atılan aval şerhinin kimin için verildiği belirtilmez ise aval düzenleyici için verilmiş sayılır.
Avale ilişkin hükümler TTK’nın 778. maddesinin 3. fıkrası gereğince bonolar hakkında da uygulanır. TTK’nın 776. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ile aynı Kanunun 778. maddesinin atfı ile uygulanması gereken TTK’nın 701. maddesi birlikte değerlendirildiğinde bononun geçerli olması için tek imza yeterlidir ve senet ön yüzüne atılan ikinci imza aval şerhi sayılır. Ne var ki, poliçenin ön yüzüne düzenleyen tarafından iki imza atılmış olsa dahi, bu imzalar TTK’nın 700. maddesine göre aval olarak kabul edilemez. Ancak, keşideciden başka bir kişi tarafından aval veya benzeri sözler kullanılarak imzalanmışsa aval olarak sayılır.
Aval verenin borcu bağımsız bir borçtur, bir diğer ifade ile feri nitelikte değildir. Aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile, aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerlidir. Yani lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile, aval veren bu geçersizliği ileri süremez. Lehine aval verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması hâlinde de aval verenin sorumluluğu devam eder. TTK’nın 702. maddesinin 2. fıkrası gereğince aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir (20.04.2018 tarihli ve 2017/4 E., 2018/5 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2020 tarihli ve 2017/12-268 E., 2020/729 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Somut olayda;
Davacı vekili davaya konusu senetteki imzanın davacıya ait olmadığını ileri sürmüştür. Davalı ise sözü edilen imzanın davacının olduğunu beyan etmiştir.
Davacı vekilinin imza inkarı iddiası nedeniyle davaya konu senedin keşide tarihinden öncesine ait davacının imza örneklerinin bulunduğu belge asılları getirilmiş ve dosya ATK'ya tevdi edilmiştir.
03.07.2025 tarihli ATK raporunda "inceleme konusu senette borçlu imza bölümünde atılı imzalar ile .........'ün mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği..." şeklinde mütalaada bulunulmuştur. Raporda yapılan tespitte muhtemel bir görüş bulunmadığı, aksine kesin kanaat içerdiği görülmüştür.
Yürütülen yargılama neticesinde; davacının aval veren olarak TTK'nın 702/2. maddesine dayanarak kambiyo senedindeki şekle ait eksikliği ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep edebileceği, davacının imza inkarı iddiasının da madde hükmünde belirtilen şekle ait bir eksiklik olduğu anlaşılmıştır. Alınan ATK raporunda senet üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir. Davacının kötüniyetli olduğunu gösterir deliller de sunulmamıştır. Senetten dolayı davacının sorumluluğunun bulunmadığı, ispat külfeti üzerinde olan davalının aksi yönde yazılı delil sunmadığı, davacının takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığı, İİK'nın 72. maddesi uyarınca takip dosyasına cebri icra tehdidi altında yapılan ödemelerin iadesinin gerektiği sabit görülerek menfi tespit ve istirdat talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davalı taraf davaya konu senedin lehtarı olup keşidecinin ve aval verenin imzasının sıhhatini bilmesi gerektiği, imzanın davacıya ait olmadığı, buna rağmen icra takibi yapıldığı tespit edilmekle davalının kötüniyetli olduğu anlaşılmış ve davacının kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM. Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile,
Davacının .......İcra Müdürlüğü'nün 201.... Esas Sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,
- Davacının .....İcra Müdürlüğü'nün 201.... Esas Sayılı takip dosyasında cebri icra tehdidi altında ödemiş olduğu 163.265,63-TL'nin davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine,
2-İİK 72/5. Maddesine uyarınca takip konusu 87.162,04 TL asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanacak kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 11.152,68-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 5.750,00-TL Adli Tıp Kurumu Fatura ücreti, 1.471,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.221,50TL'nin (dava dosyası üzerinden Adli Yardım Talebi Olumlu değerlendirildiğinden Suç Üstü Ödeneği Üzerinden karşılanan masrafın) davalıdan alınarak hazineye irad kaydına
6-Zorunlu arabuluculuk sürecinin davalılar yönünden dava şartı olması nedeniyle hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı taraf yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/12/2025
Katip
e-imza
Hakim
e-imza