T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/215 Esas - 2025/509
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/215 Esas
KARAR NO : 2025/509
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACILAR : ...
...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : ...
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/04/2024
KARAR TARİHİ : 14/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Takibe dayanak gösterilen, 01/08/2023 Tanzim Tarihli, 31/08/2023 Vade Tarihli, 285.000,00-TL bedelli alacaklı tarafı davalı olan, borçlu tarafı ise müvekkiller olan senette iki ayrı vade tarihinin belirlendiğini, birinci vade ödeme günü kısmına 31/08/2023 olarak yazıldığını, söz konusu tarihin hemen yanına ise 30 gün olarak yeni bir vade yazıldığının, bu durumda çift vadenin bulunması nedeniyle takibe dayanak yapılan senedin bona (kambiyo senedi) vasfında olmadığının belirtildiğini, bu sebeple söz konusu bonoya dayanılarak müvekkile borç yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, takibe dayanak gösterilen 01/08/2023 tanzim Tarihli, 31/08/2023 Vade Tarihli, 285.000,00-TL bedelli senet üzerindeki imzaların müvekkillere ait olmadığını, mahkemece yaptırılacak imza incelemesi neticesinde de takibe konu senet üzerindeki imzanın müvekkile ait olmadığının ortaya çıkacağını, bu nedenle müvekkilin imzasının yer almadığı, sahte imza ile düzenlenen iş bu senetten dolayı sorumlu olmasının mümkün olamayacağının, Tüm bu nedenlerle; söz konusu takibe dayanak belgenin bono vasfında olmadığı, bu yüzden Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2024/202 Esas sayılı dosyası kapsamında müvekkillerin borçlu olmadığının tespit edilmesi gerektiğinin, tüm bu nedenlerle; ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, öncelikle müvekkillerini daha fazla mağdur olmaması için, takibe konu senet sureti ve vekaletname üzerindeki imzaların da değerlendirilerek kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla icar veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini, davacı müvekkillerini Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2024/202 Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini, davalı taraf aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 20/05/2024 Tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Çift vade değil, 31.08.2023 tarihli tek bir vade bulunduğunu, söz konusu imzaların birbirini doğrular nitelikte olduğunu, karşı tarafın iddia ettiği belge yeni tarihli bir belge olduğunu, söz konusu belgenin imza tarihi olan 01.08.2023 tarihine yakın bir zamanda tanzim edilmiş başka bir senetle incelemenin yapılması daha doğru olacağını, düzenleme tarihi ve vade tarihi yazılan imzası ikrarlı söz konusu senedin şekil yönünden bir eksiği bulunmadığını, müvekkil ve davalılar arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, taraflar arasında mal satışı ve borç senetleri düzenlendiğini, söz konusu bu belgeyi de sunduklarını,
Tüm bu nedenlerle; davacı borçluların haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile müvekkilin alacaklı olduğunun tespitini, İİK m.72/4 uyarınca, müvekkilin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçluların alacağın % 20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davaya konu senet nedeniyle yürütülen Hendek İcra Müdürlüğü'nün 2024/202 Esas numaralı dosyasından dolayı davacının borçlu olup olmadığı, takibe konu senetteki imzaların davacıya ait olup olmadığı, takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı, senedin geçerli olup olmadığı yönünde olduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 16/07/2024 Celse Tarihli duruşma zaptı (9) Nolu ara kararı gereği; "01/08/2023 Tanzim Tarihli, 31/08/2023 Vade Tarihli, 285.000,00-TL Bedelli senet altındaki atılı imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmasına, ATK'ya yazılacak yazıda sunulacak raporun 3 kişilik grafoloji bilirkişi heyetince yazılmasının istenmesine," şeklinde karar verilmiş olup, istenilen hususlarda rapor tanzim edilmek üzere dosya aslı İstanbul Adli Tıp Kurumu başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nin 06/01/2025 Tarihli Adli Tıp Raporunda özetle; "SONUÇ: İnceleme konusu senette ... adına üstte atılı 2 (iki) adet imza ve en altta "okudum anladım" ibaresinin sağında atılı imza ile ... mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ... eli ürünü olduğu, İnceleme konusu senette ... adına altta atılı 2 (iki) adet imza ile ... mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ... eli ürünü olduğu hususlarını bildirir kanaat raporudur." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Davacı vekili 12/06/2025 Tarihli dilekçesi ile; Davadan feragat ettiğini, feragat sebebi ile dosyanın kapatılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili 15/06/2025 Tarihli dilekçesi ile; Davadan feragat ettiklerini, taraflarınca yargılama gideri ve avukatlık ücreti taleplerini olmadığını, iş bu sebeple gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Davadan feragat 6100 sayılı HMK’nun 307. maddesinde davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanmış olup, HMK.'nun 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 310. maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği hükümleri düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı ve davalı vekili tarafından davadan feragat edilmekle, feragatın yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Açılan davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince davadan feragat ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, iki adet maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 820,53-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 9.878,27 TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı tarafın vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Taraflarca yapılan yapılan yargılama giderlerinin talepleri üzere kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 5.700,00 TL tutarın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.14/07/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı