T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/254 Esas - 2025/155
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/254 Esas
KARAR NO : 2025/155
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 05/09/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2025
Sakarya Tüketici Mahkemesinin 07/03/2024 Tarih ve 2024/113 Esas 2024/116 Karar sayılı görev uyuşmazlığına ilişkin dava dosyası Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 26/04/2024 tarih ve 2024/690 Esas 2024/706 Karar sayılı ilamı ile Sakarya Ticaret Mahkemesinin Yargı yeri olarak belirlenmiş dava dosyası Mahkememize gelmiş olmakla, Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın kasko sigortalı ticari araç malikinin sigorta şirketinden kasko sigorta sözleşmesi kapsamında hasar tazminatı ödenmesi talepli olduğunu, bu şekli ile davanın ticari dava olduğunu ve işbu nedenle dosyada mahkememizin görevli olduğunu belirtmekle, davacı ... adına davalı sigorta şirketine 13/02/2022 tarihinde usulüne uygun başvuruda bulunulduğunu ve davalı şirket tarafından davacı adına hasar dosyası oluşturulduğunu ancak yasal süre içerisinde taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, 31/07/2021 tarihinde dava dışı ... 'un sevk ve idaresindeki tescil zorunluluğu bulunmayan motorsuz araç olan elektrikli bisikleti ile ... istikametinden gelerek tek yönlü trafiğin seyrettiği Soğan Pazarı Caddesi kar yolunu takiben Ankara Caddesi ışıklı kavşağına geldiği esnada, kavşaktaki trafik ışıklarının seyrettiği yöndeki araç sürücüleri için kırmızı ışık yandığını, dava dışı ...'un kavşakta kırmızı ışıkta durup beklemeden Tozlu Cami istikametine doğru kavşağa giriş yaptığını, ancak o esnada Çeşme Meydanı Caddesi kavşağından Gümrükönü kavşağı istikametinde sürücülere yeşil ışık yandığını ve davacı... adına kayıtlı ve dava dışı ...'in sevk ve idaresinde ... plakalı aracın sol yan ön kısmının çarptığını, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sigorta şirketince davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'in kaza yerini terk ettiğinden bahisle olay yeri terk durumunun sigorta teminatı dışında kalan bir durum olduğunu belirttiğini, ancak davalı sigorta şirketinden araç hasarına ilişkin herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, dava dışı sürücünün korku ve panik nedeniyle gerçekleşen kazadaki şahısların öldüğünü düşünerek olay yerini terk etmek durumunda kaldığını, daha sonra Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/22916 Soruşturma numaralı dosyası kapsamında şahısların ifadelerinin alındığını, alınan ifadelerin birbiri ile uyumlu olduğunu kaza esnasında ... plakalı aracın sürücüsün ... olduğunu, soruşturma dosyası kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunda da araç sürücüsünün ... olarak tespit edildiğini, sürücünün değiştirilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını ve olayın şokunun etkisi ile kısa süreliğine olay mahallinden uzaklaşmanın olay yerini terk etmek olarak değerlendirilemeyeceğini, bu nedenle davalı sigorta şirketinin ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmeme veya sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar etme anlamına geldiğini, işbu nedenle olay yeri terk durumunun var olduğu ihtimalinde dahi salt olay yerinin terk edilmesinin teminat kapsamı dışındaki haller olarak kabul edilemeyeceğini, somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde bu şartların gerçekleşmediğini, işbu nedenlerle tazminat alacağının tam ve kesin olarak belirlenebilmek üzere mahkememize dava açıldığını ve tazminat alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olduğu takdirde alacak davası olarak ikame ettiğimiz davanın kabulü ile dava konusu trafik kazası sonucu ıslah ve fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 100,00 TL hasar bedelinin kaza tarihi olan 31/07/2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsil edilerek davacıya verilmesini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça her ne kadar Ticaret Mahkemesinde dava ikame edilmiş ise de görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın ise taraflar arasında akdedilen poliçeden kaynaklı olduğunu ve sigorta sözleşmelerinden doğan bütün taleplerin iki yıldan sonra zamanaşımına uğrayacağını, dava konusu kazanın meydana geldiği 31.07.2021 tarihiyle davanın açıldığı tarih dikkate alındığında işbu davanın zaman aşımına uğraması nedeniyle davanın reddine kara verilmesinin gerektiğini, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmış olmasına rağmen zararını eksper raporu ile tam olarak tespit ettirdiğini, buna rağmen kötü niyetli şekilde başvurusunu 100,00 TL üzerinden belirsiz alacak davası olarak dava açtığını, kazanın gerçekleştiği ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde ... numaralı Allıanz Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile kaskolu olduğunu, 31.07.2021 tarihli kazanın davalı şirkete bildirilmesinin ardından ... hasar dosyasının açıldığını, kaza esnasında aracı kullanan kişi olarak iddia edilen dava dışı ...nin kavşakta kendisine kırmızı ışık yanarken kırmızı ışıkta geçmeye çalışırken dava dışı ...'a ait motorsuz araca çarparak kaza yapmış olduğu ve kaza esnasında kaskolu aracın karıştığı kazada kazada aracın sürücüsünün bulunmadığının kaza tespit tutanağı, eksper raporu ve araştırma raporlarıyla da sabit olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı şirketin sorumlu tutulması ve dosyanın bilirkişiye tevdi halinde yapılacak hasar bedeli hesaplamasında davacı ile akdedilen poliçede var olan muafiyetlerin dikkate alınarak aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin tespitinin yapılmasını ve trafikten çekme belgesi dosya kapsamına alınması gerektiğini, davalı şirket lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini, tahkim masraflarının başvuran üzerinde bırakılmasını ve aleyhe davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Duruşmada dinlenen davacı tanığı ... duruşmadaki beyanında "... Ben dolmuş şoförü olarak görev yaparım. Davacı da aynı işi yapar. Davaya konu kaza, davacının sahibi olduğu aracın kullanıcısıyım. Kazayı ben yaptım. Kaza olduktan sonra 300 metre ileriye yürüyerek gittim. Kazadan sonra adam bayılmış. Ben onu öldü zannetiğim için şoka girdim. Kazada çocukta vardı. Yanında ki kadında annesi imiş sonradan öğredim. Kadın ağıt yakıyordu. 300 metre yürüyerek gittiğimi şoka girdiğim için hatırlamıyorum. Ben bir yere kaçmadım. Kaza yaptığıma dair bilgiyi eşime haber verdim. Davacının oğluna da haber verdim. 15 dakika sonrada olay yerine tekrar geldim. Bana göstermiş olduğunuz fotoğraflarda kaza mahallinde bulunduğum bellidir. 10-15 dakika sonra geldiğimde ambulans ile çarptığım kişiler gitmişti. Polis henüz tutanağı tutmamaktaydı, polisin yanına gittim. Kazayı benim yaptığımı, kolumda da hava yastığının hasarı olduğunu söyledim. Polis memuru da bana "Cüneyt Arkınlık yapma" dedi ve herhangi bir bilgi de almadı. Ben kendim hastaneye gittim. Alkol testi vermek istedim ancak bunu almadılar. Benden hemen önce patronumun oğlu olay yerine geldi. Davaya karışan davacıya ait ... plakalı aracın 4-5 yıldır şoförü sürekli benim..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... duruşmadaki beyanında "... Ben kazayı birebir görmedim, telefon ile ...'in araması üzerine öğrendim. Bu kişi davacının oğludur. Kazadan 10-15 dk sonra olay yerindeydim. Olay yerine gittiğimde araç şoförü olan ve tanık olarak dinlediğiniz ... kaza yerinde yoktu. Ancak kaza mahallinin yakınlarındaymış. Polis tutanak tutacağı için ...'ı aradık. Ünal hemen gelmedi. Bir 5-6 dakika kadar sonra geldi. Polis tutanağı tutmaya başlamıştı. Polis memuru ...'in şoför olduğuna inanmadı. ...'e neden uzaklaştığını sorduğumda korktuğu için uzaklaştığını söyledi. Korkmasının sebebi de kaza sonrası kazayı geçirenlerin yakınlarının kendisine bir şey yapabilecek olması imiş..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... duruşmadaki beyanında "..Ben kazayı birebir görmedim, Kazadan 10-15 dk sonra olay yerindeydim. Olay yerine gittiğimde araç şoförü olan ve tanık olarak dinlediğiniz Ünal Dağdelen kaza yerindeydi. Bir taksi durağının önünde taksi şoförleri kendisine su vermiş ve su içer haldeydi. Taksi durağının kaza yerine uzaklığı yaklaşık 10 metre kadardı. Polis tutanağı tutar ben olay yerinde yoktum..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... duruşmadaki beyanında ". ..Ben davacının oğluyum. Kaza olduğunda beni ... dağdelen aradı. 10-15 dakika içerisinde kaza yerine gittim. Gittiğimde bir hengame vardı. ...orada yoktu ancak arama üzerine hemen geldi. ...'a neden uzaklaştığını sorduğumda bana panik havası ile uzaklaştığını söyledi. Polis tutanağı tutarken ben oradaydım. Polis memuru olay yeri terk diye yazarken ... çıkıp geldi. Poliste ...'ın şoför olduğuna inanmadı. Biz ısrar ettik. O da ben tutanağı böyle tutarım, siz sonradan çözdürürsünüz..."şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Açılan dava; davacının aracının uğradığı hasar bedelinin davalı kasko sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememiz ve Sakarya Tüketici Mahkemesinin kararları neticesinde Sakarya 5. Hukuk Dairesinin 2024/690 Esas ve 2024/703 Karar numaralı ilamı ile mahkememizin yargı yeri olarak belirlendiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: 31/07/2021 Tarihinde meydana gelen kazadan dolayı tarafların kusur oranlarının ne olduğu, davaya konu ... Plakalı araçta hasar meydana gelip gelmediği, geldi ise hasar bedelinin davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususlarındadır.
Davaya konu kaza, 31.07.2021 tarihinde Sakarya ili ... İlçesi ... Mahallesinde Soğanpazarı kavşağında ...'un sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet maliki davacı olan sürücüsü ... olan ... plakalı aracın çarpışması şeklinde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf meydana gelen kazadan dolayı hasar bedelinden davalıların sorumlu olduğunu, davalı taraf zararın teminat dışında olduğunu ileri sürmüştür.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddelerde ise zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre bir motorlu taşıtın işletilmesinden dolayı ortaya çıkacak zararlardan dolayı işleten aynı zamanda sürücü değil ise sürücü ile birlikte müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir.
Olay tarihinde geçerli olan, Kasko Genel Şartlarının A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere, bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı kabul edilmiştir. Başka bir ifadeyle, poliçe tarihinde geçerli olan KSGŞ'nın A.5.10. maddesinde, zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması durumunda zararın teminat dışı olacağı belirtilmiştir. Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra, oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
Somut olayda; dava konusu kaza nedeniyle düzenlenen 31.07.2021 tarihli kaza tespit tutanağında, ... plakalı araç sürücüsü ...'in kaza yerini terk ettiği belirtilse de kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu, bu durumun kesinleşmiş ceza dosyası ve mevcut dosyada alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğu, ... dışında dinlenen davacı tanıklarının anlatımlarına göre de sürücünün kaza sonrası olay yerinden ayrılmasının sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için yapmadığı, kaldı ki Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/194 Esas sayılı dosyasında da ...'in aracın sürücüsü olarak tespit edildiği, hakkında mahkumiyet hükmü verildiği ve kararın kesinleştiği, davacı tarafça sunulan fotoğraflarda kaza mahallinde kolluk kuvveti bulunduğu esnada ...'in de bulunduğu anlaşılmakla hasarın teminat kapsamında olduğunun sonucuna varılmıştır.
Dosya makine alanında uzman ve sigorta alanın uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişiler ... ve ... sundukları 10.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda meydana gelen kazada ...'in %25 oranında kusurlu olduğu, ...'un %75 oranında kusurlu olduğu, meydana gelen kazadan dolayı ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedelinin 18.263,22 TL olduğu, hasarın teminat dışında kaldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazda bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin ıslah sunduğu, bu hususta gerekli harçları yatırdığı, sunulan dilekçenin davalıya tebliğ edildiği anlaşıldı.
Tarafların iddia ve savunmaları ile temin edilen deliller kapsamında yürütülen yargılama neticesinde; 31.07.2021 tarihinde ...'un Saoğanpazarı kavşağında kendisine kırmızı ışık yandığı halde kavşak içinde yeşil ışık yanan araçların geçişini beklemeden dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz bir şekilde kavşak içine girdiği, kendisine yeşil ışık yanan ...sevk ve idaresindeki ...plakalı araçla çarpışması şeklinde gerçekleşen kazada ...'un KTK'nın 84/a maddesinde düzenlenen kırmızı ışık kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, ...'in ise KTK'nın 52/a maddesinde düzenlenen kavşaklara yaklaşırken hız azaltma kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, ...'un %75 oranında, ...'in %25 oranında kusurlu olduğu, kazanın etkisiyle davacının aracında ortaya çıkan zarardan dolayı KTK'nın 85 ve 90. maddelerine göre davalı sigorta şirketinin sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır.
Mevcut dosyada alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmeler ile Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/194 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun ve hükmün çelişmediği anlaşılmakla dosya kapsamı da dikkate alınarak 10.12.2024 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmiştir.
Kaza nedeniyle ... plakalı aracın sol ön ve tampon kısımlarının hasar aldığı, hasarın maddi karşılığının KDV dahil 25.350,96 TL olduğu, kusur oranına göre davalıların sorumluluğunun 18.263,22 TL olduğu, 10.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen hasar bedeli hesabının yerinde olduğu tespit edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi zamanaşımı itirazın bulunmuş olsa da tazminata konu kazanın aynı zamanda suç teşkil etmesi ve ayrıca olağan zamanaşımı süresininde dolmaması sebebiyle davalı tarafın zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacının kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine 14.02.2022 tarihinde başvurduğu, 8 iş günü sonu olan 24.12.2022 tarihinde davalı sigorta şirketinin temerrüte düşürüldüğü tespit edilmiştir.
Hasar bedeli talebi belirlenebilir olduğundan hukuki nitelendirmede hakime ait olduğu dikkate alınarak hasar bedeli talebi kısmi dava olarak görülmüştür. Bu kapsamda temerrüt ve ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Kazaya karışan aracın ticari olması ve davalının da tacir olması dikkate alınarak hükmedilen alacağa avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Davacının ıslah ile artırmış olduğu hasar bedeli talebi yerine görülmüş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KABULÜ ile,
-Toplamda 18.263,22 TL hasar bedelinin 100,00 TL'sinin temerrüt tarihi olan 24.12.2022 tarihinden itibaren, bakiyesinin ıslah tarihi olan 20.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.247,56-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 580,04-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 667,52-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 18.263,22-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 310,19-TL Islah Harcı, 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 859,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.709,14TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
6-Arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 800,00 TL giderin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekili yüzünde, davalı taraf yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza