T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/26 Esas - 2025/234
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/26 Esas
KARAR NO : 2025/234
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 16/01/2024
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile davalı ... arasında 07/10/2022 - 07/10/2023 başlangıç ve bitiş tarihli, ... Nolu İşyeri Ekstra Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği, ... ve ... Tarihlerinde poliçe konusu "... Mahallesi, ... Caddesi, ... Avm Sitesi, ... Avm Blok, 63 A Adapazarı / Sakarya" adresinde su baskınlarının meydana geldiği ve maddi zararın oluştuğu, ancak poliçe ile teminat altına alınan zararın davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmadığı, yapılan arabuluculuk görüşmeleri ile de sonuç alınamadığının, su baskınları nedeni ile sigorta şirketi nezdinde 41/4692030 ve 41/4623500 nolu hasar dosyalarının oluşturulduğu, gerekli incelemelerin yapıldığı ancak müvekkiline cüzi bir miktarda ödemenin yapıldığı, müvekkilin uğradığı zarar sonucu davalı şirketten alacağının olduğu, davalı şirketin kötü niyetli şekilde ödemeden kaçınmakta olduğunu, Tüm bu nedenlerle; öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile; alacaklarına yeter miktarda borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki ve bankalar nezdindeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla; oluşan zarar bedelinin şimdilik 40.000,00-TL'sinin olayın tarihlerinden itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tazminini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkil sigorta şirketi arasında akdedilen işyeri ekstra sigortası sözleşmesi tüketici işlemi niteliği taşımakta olup davacının ise tüketici sıfatının haiz olduğunu, dolayısıyla dava görevsiz mahkemede açılmış olup görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu, Davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacıya ait işyeri 07.10.2022 - 07.10.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı İşyeri Ekstra Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının, müvekkil şirkete İşyeri sigortası poliçesi kapsamında husumet yönelttiğini, bu durumda davacı sigortalının, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında "tüketici" sayıldığından ve davacı ile müvekkil şirket arasında akdedilen sigorta sözleşmesi de "tüketici işlemi" niteliğinde olduğundan, huzurdaki davanın görevli Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, Tüm bu nedenlerle; davanın usulden reddini, aksi kanaatte olunması halinde ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu olay, 30.05.2023 ve 21.06.2023 tarihinde meydana gelen su baskınları nedeniyle davacının mallarının zarar görmesi şeklindedir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: 30.05.2023 ile 21.06.2023 tarihinde meydana gelen su baskını nedeni ile davacının zarara uğrayıp uğramadığını, bu yönde davacının kusurunun olup olmadığı, zarardan dolayı davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, eksik sigorta hususunun olup olmadığı zarar verenin davalıdan tahsil edilip edilmeyeceği hususlarında olduğu anlaşıldı.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden sonra açılmış olup, davaya konu alacak, tacir olan tarafların ticari işletmesi ile ilgili olduğu gibi, davacı ile davalı sigorta şirketi arasındaki işyeri sigorta poliçesine dayalı olarak talepte bulunulduğundan, TTK'da düzenlenen bu hususla ilgili dava, aynı Kanunun 4/1. madde hükmü uyarınca nispi ticari dava niteliğindedir.
Davaya konu zararın mahkememiz yetkili çevresinde olduğu anlaşılmakla, yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan işyeri ekstra sigorta poliçesi incelenmiş ve su baskınlarının olduğu dönemin poliçenin geçerlilik tarihleri arasında olduğu görülmüştür.
Eksik sigorta; sigorta konusu menfaatin değerinin gerçek değerinden daha az gösterilmesi halidir. Sigorta ettiren bu değeri düşük gösterip daha az prim ödediğinde, rizikonun gerçekleşmesi halinde bunun sonuçlarına katlanmak durumundadır. Tam hasar halinde sigortalıya zarar miktarı yerine sigorta bedelinin tamamı, kısmi hasar halinde ise sigorta değeri ile menfaat değeri arasındaki orantı üzerinden tazminat ödemesi yapılır. Taraflar, poliçeye koyacakları hükümle eksik sigorta hükümlerinin uygulanmamasını kararlaştırabilirler(Yrd. Doç. Dr. Mustafa ÇEKER, Yargıtay Kararları Işığında Sigorta Hukuku, Karahan Kitapevi, Adana 2003, s.70-71). 6102 sayılı TTK m.1462 hükmünde eksik sigorta, “Sigorta bedeli, sigorta değerinden az olduğu takdirde, sigorta edilmiş menfaatin bir kısmının zarara uğraması halinde sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranına göre tazminat öder” şeklinde düzenlenmiştir. Yargıtay bu hüküm uyarınca eksik sigorta halinde kısmi zararda tazminatın orantı kuralına göre ödenmesini gerektiğini belirtmektedir (Yargıtay 11. HD., 05/02/2011 tarih, 2000/4866 E., 2001/884 K.; Yargıtay 11. HD., 03/11/2022 tarih, 2022/6366 E., 2022/7778 K.)
Mahkememizin 15/05/2025 Tarihli ara kararı ile; "Dosyanın alanında uzman bir inşaat bilirkişisi, bir sigortacı bilirkişi ve davaya konu zararı tespit edecek düzeyde uzmanlığı olan bir bilirkişinin resen seçilerek oluşturulacak heyetten rapor istenmesine, Bilirkişi heyetinin talep, savunmalara ve sunulan delillere göre rapor sunmasının istenmesine, sunulacak raporda meydana gelen su baskınları nedeniyle davacının zarara uğrayıp uğramadığı, uğradı ise hangi kalemlerde uğradığı, zarar miktarının ne olduğu, hasarlı ürünlerin ekonomik değerinin bulunup bulunmadığı, meydana gelen zararda davacının kusurunun bulunup bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğunun olup olmadığı, eksik sigorta hususunun olup olmadığı, zarar miktarının davalıdan talep edilip edilmeyeceği hususlarında ayrıca değerlendirme yapılmasının istenmesine," şeklinde karar verilmiş olup, istenen hususlarda rapor düzenlenmek üzere dosya aslı Heyet Bilirkişisi olarak; ..., ... ve ...'a tevdi edilmiştir.
..., ... ve ... 15/07/2024 Tarihli Bilirkişi raporunda özetle; Sonuçlar: "Meydana gelen dahili su baskınlarında davacının (sigortalı) zarara uğradığını, 30/05/2023 tarihinde 8 top 120'lik rulo halı, 8 top 100'lük rulo halı, 3 top 80'lik rulo halı, 2 adet dört metrekare halı ve 100*200 metrekare bir adet halı, 21/06/2023 tarihinde 2 top 150'li rulo halı dahili su baskınında hasar gördüğü, 30/05/2023 tarihinde yaşanan dahili su hasarında 71.871,88-TL, 21/06/2023 tarihinde 8.221,50-TL toplamda 80.093,38-TL davacının zarara uğradığını, her iki hasarda hasar gören ürünlerin ekonomik değerinin 80.093,38-TL sovtaj değerinin ise 20.023,35-TL olduğunu, meydana gelen zararda davacının sorumluluğunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorululuğunun bulunduğu, Poliçe Genel Şartlarına göre eksik sigorta olduğunu, eksik sigorta oranının: 1- (800.000,00-TL/2.000.000,00-TL)=0,60 30/05/2023 tarihinde yaşanan dahili su hasarında oluşan 71.871,88-TL zararın %25 sovtaj oranı 17.967,97-TL düşüldüğünde 53.903,91-TL x 0.60) (Eksik sigorta oranı) = 32.342,34-TL, 71.871,88-TL - 17.967,97 - 32.342,34= Tazminat tutarı 21.561,57-TL, 21/06/2023 tarihinde yaşanan dahili su hasarında oluşan 8.221,50-TL zararın %25 sovtaj oranı 2.055,38-TL düşüldüğünde 6.166,12-TL x 0,60 (Eksik sigorta arona) = 3.699,68-TL 8.221,50 - 2.055,38 - 3.699,68= tazminat tutarının 2.466,45-TL, toplam tazminat tutarı=24.028,02-TL olduğu, zarar miktarının tamamının davalıdan talep edilemeyeceği sonucuna varıldığına görüş ve kanaatindeyiz," şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişi raporlara taraflara tebliğ edilmiş ve rapora karşı beyan ve itirazlar incelenmiştir.
Dosya kapsamına göre; davacıya ait olan iş yerinde meydana gelen 30.05.2023 ve 21.06.2023 tarihindeki su baskınları ile davacının mallarının hasar aldığı, iki su baskını neticesinde hasar gören ürünlerin değerinin 80.093,38 TL olduğu, yine bu ürünlerin sovtaj değerinin ise 20.023,35 TL olduğu, meydana gelen su baskınlarında davacının kusurunun olmadığı, hasarın poliçe kapsamında karşılanması gerektiği, ancak davacının sigorta konusu menfaatin değerini gerçek değerinden daha az gösterdiği, bu durumda eksik sigorta olduğu, buna göre meydana gelen iki hasar nedeniyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının sovtaj hariç 24.028,02 TL olduğu, bu hasar bedelinin davalı tarafça dava açılmadan önce davacıya ödendiği tespit edilmiştir. Davacı taraf mizanları sunmadığından aksi yönde delil ibraz edememiş, mevcut delil durumuna göre inceleme yapılmıştır.
Bununla birlikte, davalı sovtajı davacıya terk etmiş olduğu ve davacının buna muvafakat vermediği anlaşılmakla sovtaj bedelinin de davalı tarafça karşılanması gerektiği sonucuna varılarak sovtaj bedeli olan 20.023,35 TL miktarın davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacının 08.02.2021'de hasarın meydana gelmesinden hemen sonra hasar ihbarında bulunduğu ve davalı sigortacının 27.10.2021 tarihinde zarar miktarını da gösterir eksper raporunu hazırladığı görülmüştür. Müzekkereye rağmen ve yargılamadaki aşamalarda tebliğe ilişkin kayıtlar davalı tarafça sunulmamıştır. Bu nedenle zararın kesinleştiği tarih 27.10.2021 tarihi olarak ele alınmış ve davalının 27.11.2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerekmiştir. Davacı taraf faizin niteliğini ve türünü açıkça belirtmediğinden yasal faize hükmedilmiştir.
Davacının davalıya müracaat ettiği ve tarafına yapılan son ödeme tarihi olan 05.12.2023 tarihinden itibaren faiz talep edildiği (22.04.2025 tarihli duruşma zaptında) anlaşılmakla kabul edilen miktara bu tarihten itibaren faiz işletilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Açılan davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine,
-20.023,35 TL'nin 05/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları tarifesi gereğince; kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.367,80-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 683,10-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 684,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 20.023,35-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 19.976,65-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 683,10-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.110,70TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Davacı tarafından yapılan; 10.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 188,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.688,25-TL yargılama giderinin kabul red oranı (%50,06 Kabul, %49,94 Red) dikkate alınarak 5.350,36-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
8-Hazineden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk masrafının arabuluculuk görüşmelerinin zorunlu olması ve davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak (%50,06 Kabul, %49,94 Red) 1.802,16-TL'sinin davalıdan alınarak, bakiye 1.797,84-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzünde kabul ve red miktarlarının miktar itibariyle kesinlik sınırında kaldığından kesin olmak olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı