T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/318 Esas - 2025/314
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/318 Esas
KARAR NO : 2025/314
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/05/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesi ile özetle; Taraflar arasındaki cari / açık hesap ilişkisi ve faturalara istinaden davalı şirketin davacı şirkete 177.449,40 TL bakiye borcundan dolayı Sakarya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2024/3951 Esas numaralı dosyası ile davalı aleyhine takibe geçildiği, davalı tarafın, takibe, borca, borca işlemiş ve işleyecek faize ve borcun tüm fer'ilerine itiraz edildiğini belirterek, borçlunun itirazlarının iptali ile Sakarya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2024/3951 Esas numaralı takibinin devamına, borçlunun icra inkar tazminatı ödemesine mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket tebligata rağmen suresinde cevap vermediği, ancak takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesi ile özetle: Her ne kadar alacaklı, müvekkilin borçlu olduğunu iddia etmiş ise de, müvekkilin böyle bir borcu bulunmamakta, bu nedenle müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine ve fer' ilerine itiraz ettiklerini belirtmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava, taraflar arasındaki iddia olunan akdi ilişki gereği düzenlenen fatura ve açık hesap bedelinin bakiyesinin tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptali talebidir.
Uyuşmazlık; Taraflar arasında faturaya ve açık hesaba konu alacağın dayanığı akdi ilişkinin varlığı, taraflar arasında akdi ilişki var ise davacının talep edebileceği alacak miktarı ve takibe yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği konuları ihtilaflıdır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller:
Sakarya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2024/3951 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, fatura alacağından ve faizinden kaynaklanan 192.938,54.-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafça yasal süresi içerisinde borca itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşıldı.
Mahkememiz ara kararı gereğince 10/12/2024 tarihli SMMM bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "...Davacı ...'nin davalı ...'a kesmiş olduğu 26 adet faturalar toplamının 1.160.549,40TL, kesilen faturalar karşılığında alınan çeklerin toplam tutarının 804.000,00TL, davalı yanın 179.100,00TL iade fatura kesmiş olduğu görülmüş olup, (1.160.549,40 — 983.100,00 > 177.449,40 ) davacın 2023, 2024 yılı ticari defterlerin tetkiki sonucu 177.449.40TL davacının davalıdan alacaklı olduğu,,..." şeklinde rapor sunmuştur.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar:
Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Mahkeme, ticari davalarda, tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
6102 sayılı TTK'nun 1530. Maddesinde Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları düzenlenmiş olup, (2) fıkrada; "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.
(3) fıkrada; Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır.
(4) fıkrada; Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır:
a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen süre, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresi mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 10. maddesinde ise; "Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar." hükmü yer almaktadır.
6098 sayılı yasanın117.maddesine göre de, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 18/09/2018 Tarih, 2017/3266 Esas 2018/4228 Karar Sayılı ilamında, "...TTK'nın 1530.maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117.maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Taraflar arasında da sözleşme ile ödeme günü kararlaştırılmadığı için davacı alacaklı icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamaz..." belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler:
Bu yasal düzenlemeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, faturaya dayalı alacağının tahsili için davalı şirket hakkında icra takibi başlattığı, takibin davalının itirazı ile durduğu ve asıl alacak yönünden itirazın iptali için eldeki davanın ikame edildiği, davalının takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde davaya konu borcun bulunmadığını beyan ettiği, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davacının incelenen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduklarının ve davaya konu faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olup, davalının ise davalı tarafın usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, yukarıda açıklanan HMK'nın 222/3. Maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan defterlerinin defter ibrazından kaçınan davalı karşısında lehine delil teşkil edeceği, dolayısıyla da davacının asıl alacağa ilişkin alacağını ispat etmesine rağmen davalının borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, davacı taraf takip talepnamesinde ve dava dilekçesinde alacak miktarını 192.938,54.-TL olarak belirlediği anlaşılmakla davanın faturalar yönünde akdi ilişkinin ve fatura ile fatura içeriği hizmetin verildiğinin kabulü gerektiğinden davanın asıl alacak yönünden kabulüne, taraflar arasında 1530.madde kapsamında bir tedarik sözleşmesi bulunmadığı ve davalının TBK.nun 117. maddesi hükmünce temerrüde de düşürülmediğinden davacının icra takibindeki işlemiş faize ilişkin talebinin reddine, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen KABULÜ ile;
Davalı borçlunun Sakarya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2024/3951 Esas sayılı takip dosyasındaki borca yönelik itirazının kısmen İPTALİ ile,
Takibin 177.449,40.-TL asıl alacak üzerinden devamına,
177.449,40.-TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 12.121,57-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.330,22-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 9.791,35-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 15.489,14-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 2.330,22-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.757,82TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Davacı tarafından yapılan; 3.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 974,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.474,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.114,83-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.600,00-TL'nin davanın kabul-red oranı dikkate alınarak 3.310,99-TL lik kısmının davalıdan, 289,01-TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydına,
8-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,
9-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, davacı yönünden miktar itibari ile kesin olmak, davalı yönünden ise kararın davalı tarafa tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır