T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/351 Esas - 2025/342
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/351 Esas
KARAR NO : 2025/342
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA İHBAR OLUNAN : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/06/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/06/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, Sepaş’ın ... sözleşme hesabı nolu müşterisi olduğunu, davaya ve takibe konu elektrik fatura borcu bedellerinin toplamı olan 198.301,98.-TL üzerinden Sakarya İcra Müdürlüğünün 2024 / ... MTS nolu dosyası ile icra takibi açıldığını, Borçlunun borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalı tarafın yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket, bir inşaat şirketi olup bahse konu abonelik de inşaatın tamamlandığı projeye ait olduğunu; davalı şirketin işveren olduğu projedeki inşaat Ağustos 2023 tarihinde sona erdiğini, iskan alındığını ve tüm bağımsız bölümlere ayrı elektrik hattı çekildiğini, inşaat işinin bitmesi sebebiyle konut olarak inşa edilen bağımsız bölümlerde malikler/ kiracılar ikamet etmeye başladığını; anılan proje bünyesinde davalı müvekkil şirkete ait birçok taşınmaz mevcut olsa da bu taşınmazların tamamı boştur. hal böyle olunca, boş bir taşınmazın yaklaşık 200.000 tl elektrik borcunun olması mümkün olmadığını; davacı şirketin hesaplamalarında veya ölçüm cihazlarında hata olduğunu belirterek davanın reddini ve davacının tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; elektrik aboneliği sözleşmesi uyarınca ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinde yapılan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında elektrik aboneliği sözleşmesinin bulunduğu hususu ihtilaf konusu değildir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı şirketin hesaplamalarında ve ölçüm cihazlarında bir hata olup olmadığı, faturadaki bedelin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, takip tarihi itibariyle davacı kurumun davalı şirketten talep edebileceği asıl alacak ve ferileri ile dava tarihi itibariyle haklılık durumuna ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Sepsaş Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, davaya konu icra takibine dayanak bilgi ve belgeler dosyamız arasına alınmıştır.
Sakarya İcra Müdürlüğünün 2024/144909 Esas sayılı icra takip dosyasına ait evraklar uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmış,
Dosyamız bir elektrik mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi Elektrik Mühendisi ... tarafından düzenlenen raporda: "Davacı ... ile davalı ...arasında görülen itirazın iptali davasıyla ilgili, davacının yönetmelik hükümleri gereğince faturalama yaptığına ve davacı şirket tarafından tahakkuk edilen icraya konu faturaların davalıya ait ... sözleşme hesap numaralı abonelik adına olduğuna" şeklinde rapor sunmuştur.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin abonenin zamanında ödenmeyen borçlarına ilişkin tedarik şirketinin yükümlülüklerini düzenleyen 35. Maddesi;
"(1) Zamanında ödenmeyen borçların tahsiline ilişkin hususlar serbest olmayan tüketicilere ve son kaynak tedariki kapsamındaki tüketicilere uygulanır.
(2) Tüketicinin elektrik enerjisi tüketimine ilişkin ödemelerini son ödeme tarihine kadar yapmaması durumunda görevli tedarik şirketi tüketiciye yazılı olarak en az 5 iş günü ödeme süresini içeren ikinci bildirimde bulunur. Görevli tedarik şirketi yazılı bildirimle birlikte kalıcı veri saklayıcılarından en az birini kullanarak tüketiciyi bilgilendirmek zorundadır.
(3) İkinci bildirimde ödeme yükümlülüğünün belirtilen sürede yerine getirilmemesi halinde elektrik enerjisinin kesileceği de belirtilir. Kalıcı veri saklayıcılarından en az biriyle ve yazılı olarak bildirimde bulunulmamış kullanım yerinin elektriği kesilemez.
(4) (Değişik:RG-20/2/2021-31401) Tüketicinin öngörülen ödemelerini, ikinci bildirimde belirtilen süre içerisinde de yapmaması halinde, görevli tedarik şirketinin bildirimi üzerine, bildirim tarihinden itibaren en geç 5 iş günü içerisinde dağıtım şirketi tarafından kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir ve yerinde yapılan kesme bildiriminin bir örneği kullanım yerine bırakılır. Kesme bildiriminde, kesme tarihine, saatine, mühür veya zaman damgası bilgilerine, endeks değerlerine ve kesmeyi yapan çalışana ait sicil numarasına veya şirket tarafından belirlenen koda yer verilmesi zorunludur. Kesme bildirimi ayrıca kalıcı veri saklayıcısıyla tüketiciye ve tedarikçisine bildirilir. Kesme işleminin sayacın fotoğraflanması ya da sayaç iç bilgileri raporuyla ispatlanması dağıtım şirketinin sorumluluğundadır.
(5) İkinci bildirim sonrası kullanım yerinin elektriği kesilen tüketicinin borçlarına ilişkin;
a) Tüketicinin birikmiş borçlarını gecikme zamlarıyla birlikte 30 gün içinde ödememesi veya tedarikçi tarafından belirlenen takvim dahilinde ödemeyi taahhüt etmemesi halinde tedarikçi borcun güvence bedelinden mahsup edileceğine ilişkin yazılı ya da kalıcı veri saklayıcılarından en az birini kullanarak tüketiciyi bilgilendirmek zorundadır. Zamanında ödemenin yapılmaması halinde;
1) Güncellenmiş güvence bedeli, son ödeme tarihinden itibaren uygulanan gecikme zammını içeren toplam fatura tutarına eşit veya yüksek ise güncellenmiş güvence tutarı fatura tutarına mahsup edilir. Mahsup edilen güvence bedeli tutarı ile bu tutarı ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği tarihten itibaren kullanım yerinin elektriğinin bağlanacağına ilişkin bildirim kalıcı veri saklayıcılarından en az birini kullanarak ya da yazılı olarak tüketiciye aynı gün içerisinde yapılır.
2) (Değişik:RG-20/2/2021-31401) Güncellenmiş güvence bedeli, son ödeme tarihinden itibaren uygulanan gecikme zammını içeren toplam fatura tutarından düşük ise güncellenmiş güvence bedeli toplam fatura tutarına mahsup edilir ve tüketiciye aynı gün içerisinde yazılı ve kalıcı veri saklayıcılarından en az biri kullanılarak bildirimde bulunulur. Bildirimde güncellenmiş güvence bedelinin toplam fatura tutarını karşılamadığı, fark tutarın ve güvence bedelinin bildirim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmesi durumunda elektriğin bağlanacağı, borcun ödenmemesi durumunda sözleşmenin fesih edilebileceği ve muaccel hale gelmiş borcun yasal yollarla tahsiline gidileceğine ilişkin hususlar belirtilir.
b) Tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına ilişkin olarak yasal yollara başvurabilmek için elektriğin fiilen kesilmesi ve güvence bedelinin muaccel borçlara mahsup edilmiş olması zorunludur. Bu hükme aykırı olarak yasal yollara başvurulması halinde, yapılan işlemler sonlandırılır. Oluşan masraf ve giderler tüketiciden talep ve tahsil edilemez. (Ek cümle:RG-14/1/2025-32782) Ancak tüketici tarafından kullanım yerinin elektriğinin kesilmesine mukavemette bulunulduğunun kolluk kuvvetleri tarafından tutanak altına alınması veya kolluk kuvvetleri tarafından herhangi bir işlem tesis edilmese dahi şirket tarafından kolluk kuvvetlerine yapılan başvurunun belgelendirilmesi hâlinde yasal yollara başvurmak için fiili kesme şartı aranmaz.
(6) Tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına, görevli tedarik şirketi tarafından bu Yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere, gecikme zammı uygulanır. Gecikme zammı günlük olarak uygulanır.
(7) Borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle elektrik enerjisi kesilmiş olan tüketicinin, birikmiş borçlarını gecikme zamları ile birlikte peşin ödeyerek veya görevli tedarik şirketi tarafından belirlenen takvim dahilinde ödemeyi taahhüt ederek görevli tedarik şirketine başvurması halinde tüketicinin elektrik enerjisi yeniden bağlanır.
(8) Aynı kullanım yerine ait başka tüketicilerin önceki dönemlere ilişkin tüketimlerinden kaynaklanan borçları, yeni tüketicinin üstlenmesi talep edilemez.
(9) Tüketicinin borcu nedeniyle, aynı tüketicinin başka bir perakende satış sözleşmesine konu kullanım yerinin elektriği kesilemez.
(10) (Ek:RG-20/2/2021-31401) Bu madde kapsamında yapılan işlemler, toplam borç tutarı ilgili yıla ilişkin Kurul Kararıyla belirlenen kesme bağlama bedelinden düşük olan tüketicilere uygulanmaz."
Şeklinde düzenlenmiştir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 10/01/2025 Tarih 2024/6264 Esas ve 2025/111 Karar Sayılı ilamında "...Somut olayda davacı dağıtım şirketi, son ödeme tarihinde ödenmeyen elektrik borcunun tahsili için icra takibi başlatmış ise de, yönetmeliğin zamanında ödenmeyen borçlar başlıklı 35 maddesinde öngörülen, ödenmeyen borcun tahsili için yapılması gereken işlemlerden; tüketiciye ikinci bildirim, elektriği kesme bildirimi, kesme tutanağı düzenleme, borcun güvenceden mahsup edileceğine dair bildirim ve mahsup işlemi yapıldığına ilişkin bildirim işlemlerinin yapıldığını gösteren hiçbir delil ve belge dosya içerisinde bulunmamaktadır. Dolayısıyla tüketiciye, yönetmeliğin 35/5-2 maddesine uygun fesih ve yasal yollara başvurulacağı yönündeki ihtar da yapılmış değildir. Bu halde yönetmeliğin 35/b maddesine göre davacı dağıtım şirketinin, tüketici hakkında yasal yollara başvurması ve takip başlatması söz konusu olamaz. Buna rağmen takip başlatılmış olması halinde ise, yönetmelik hükmü uyarınca işlemin (takibin) sonlandırılması gerekmektedir..." denilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İcra takip dosyası incelendiğinde davacı kurumun takip dayanağı belge olarak ödenmemiş fatura özetleri başlıklı belge sunduğu anlaşılmıştır.
İcra dosyası takip talebinin ekine başkaca bilgi ve belge sunulmadığı, dava dilekçesi ekinde ise iş bu dava dosyasına davacı kurum tarafından, fatura suretleri, davalı şirket bilgileri, perakende satış sözleşmesi, sözleşme ekleri, güvence bedeli bilgileri, zeyilname ibraz edildiği, HMK 139. maddesi uyarınca verilen kesin süre içerisinde ise başkaca bilgi ve belge sunmadığı görülmüştür. Davacı kurum dava dilekçesinde icra takibine konu, tahakkuk edilen faturaların ödenmemesi üzerine icra takibine konu edildiğini, tüketim faturalarının davalı tarafından vadesinde ödenmemesi üzerine icra takibine konu edildiğini beyan etmesi gözetildiğinde ayrıca tesisat endeks dökümü incelendiğinde dava konusu faturaların dışında bu fatura tarihlerinden sonra elektrik enerjisinin kullanıldığı ve dönemsel tahakkuklar yapılması da birlikte değerlendirildiğinde davacı kurumun güncellenmiş güvence bedelini muaccel borçlara yani icra takibine konu edilen fatura borçlarına mahsup etmediği ve tüketicinin elektriğini fiilen kesmeden icra takibine giriştiği açıktır.
Dosyada taraf sıfatına sahip olan ve ispat yükü üzerinde olan davacı kurumun HMK'nun 195 maddesi uyarınca ayrıca delil bildirmeye zorlanamayacağı, uyuşmazlığın mevcut dosya kapsamı uyarınca çözümlenmesi gerektiği gözetildiğinde ispat yükü üzerinde olan davacı kurumun yukarıda anılan yönetmelik hükümleri uyarınca tüketicinin zamanında ödenmeyen borçlarının tahsiline ilişkin takip etmesi gereken prosedürü yani güncellenmiş güvence bedelinin tesisat endeks dökümüne (birbirini takip eden sayaç endekslerine) ve mevcut tarifeye göre hesaplandığını iddia ettiği tüketim bedelinden mahsup ettiğini ve elektiriğin fiilen kesildiğini ispat edemediği, bu itibarla yönetmeliğin 35. Maddesinin 5 fıkrasının b bendi uyarınca bu hükme aykırı olarak yasal yolara başvuramayacağı, davacı kurum tarafından yapılması gereken işlemin; yönetmelikte belirtildiği şekilde işlem tesis etmediğinden ötürü yukarıda anılan yönetmelik hükmü uyarınca icra takibini sonlandırmak olduğu, lakin davacı kurumun davalıya karşı giriştiği icra takibini sonlandırmadığı gibi iş bu itirazın iptali davasını ikame ettiği, itirazın iptali davalarında geçerli bir icra takibinin dava şartı olduğu gözetilerek adı geçen yönetmelik hükümleri uyarınca bu aşamada davacı kurumun yasal yollara başvurma hakkı bulunmadığından geçerli bir icra takibinden bahsedilemeyeceği anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Davanın usulden REDDİNE,
2-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.771,11-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 31.728,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı