T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/352 Esas - 2025/341
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/352 Esas
KARAR NO : 2025/341
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/06/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/06/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:
Davacı vekili Av. ... tarafından UYAP üzerinden mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan kurumun, dava dışı işçiye asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatı - Tis farkı ödediğini, dava dışı işçinin davalı şirkette çalıştığı dönemle alakalı, davalı tarafa düşen ödemeyle alakalı olarak ihtar gönderildiği, ancak davalı taraf yapılan ihtara cevap vermediğinden ilamsız icra takibi başlatıldığından, davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Av. ... tarafından UYAP üzerinden mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle;davacının ikame etmiş olduğu dava yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme ve sözleşmenin eki niteliğinde sayılan şartnamelerde dava dışı işçilerin işe iade edilmemelerinden kaynaklanan tazminat ve ücretlerin ihaleyi alan firmanın sorumlu olacağına dair açık bir hükmün bulunmadığı veyahut idarenin işçiye ödediği meblağın tamamını ihaleyi alan firmalardan rucüen isteyebileceğine ilişkin açık bir hüküm olmadığını, Müvekkilinin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte sorumluluk kabul edilse bile müvekkili şirket bünyesinde çalışılan sürenin toplam süreye oranlanması sonucunda ortaya çıkan tutarın müteselsil sorumluluk gereği yarısından davacı, diğer yarısından ise müvekkilinin sorumluluğu bulunabileceğini, yasal mevzuat gereği ihale teklif fiyatının içerisinde yer alamayan davaya konu bedellerin müvekkiline yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştirtir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar:
Dava; dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı farkının ve işlemiş faizin sözleşme kapsamında, davalıdan tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki akdi ilişki ve dava dışı işçiye ödenen tazminatın miktarı hususlarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; işçiye ödenen tazminattan davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise, hangi miktardan sorumlu olduğu hususlarındadır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller:
Mahkememiz ara kararı gereğince bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "...yapmış olduğu ödemelere yönelik davacı kurumun hak kazanması halinde davalı işverenlikten rücuen talep edebileceği alacak tutarları¸" şeklindedir.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar:
Türk Borçlar Kanununun 26 maddesinde ''Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.'' hükmü düzenlenmiştir.
Davalı ile davacı kurum arasında 2016/412029 İhale Kayıt Nolu ... tarihli ... nolu Tamir ve Bakım Hizmet Alımı Konulu sözleşmenin düzenlendiği, bu sözleşmelerin 22.1 maddesi gereğince, yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamak zorundu olduğu şeklinde düzenleme mevcuttur.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/633 E. 2020/819 K. Sayılı ilamında da belirtildiği gibi, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.04.2024 Tarih 2023/(23)6-46 E. 2024/203 K. Sayılı ilamında "...kıdem tazminatı ödenen dava dışı işçinin davacı yüklenicinin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, davalı işveren üniversitenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşme ve eklerinde herhangi bir hüküm bulunmaması hususları dikkate alındığında davacı yüklenicinin kendi çalıştırdığı işçisi için ödediği bedeli ve ferilerini davalı üniversiteden talep etmesine imkân bulunmamaktadır..." denilerek, asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşme ve eklerinde herhangi bir hüküm bulunmaması halinde, dava dışı işçinin alacaklarından taşerona karşı sorumlu olmayacağını belirtmiştir.
İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 30/10/2023 T. 2022/2824 E. 2023/3556 K. Sayılı ilamında da; "...taraflar arasındaki ilişkinin 6132 sayılı TTK kapsamında kalan ticari iş niteliğinde olması nedeni ile avans faizine hükmedilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmamakla birlikte, dosya kapsamında davacı tarafınca ödenen bedeller bakımından davalılara yönelik TBK 117 kapsamında temerrüde düşürücü bir işlem bulunmamasına karşın dava tarihi yerine ödeme tarihi olan 09/02/2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir...." denilerek, dava konusu alacak için davalı tarafın temerrüte düşürülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05.02.2024 T. 2023/4462 E. 2024/493 K. Sayılı ilamında da; "...Davacı tarafça dava konusu edilen alacağa ticari faiz talep edildiği mahkemece kısmen kabule karar verilen miktar yönünden yasal faize hükmedildiği anlaşılmaktadır. Davalılar tacir olup dava konusu alacak ticari işletmesi ile ilgili olduğundan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2.maddesine göre; taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır ve dava konusu alacak için ticari (avans) faizi istenebilir. Hal böyle olunca mahkemece hükmedilen alacağa ticari (avans) faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.." denilerek, dava konusu alacak için ticari (avans) faizi istenebileceği belirtilmiştir.
BK'nun 117. Maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur ve davacı ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edebilir. Alacaklı tarafından, arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak dışında, dosyaya davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge sunulamadığından, davalı şirket, dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak -dava konusu alacakların dava tarihinden önce arabuluculuk aracılığıyla talep edilmesi karşısında- tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğinden, davalı kendi sorumluluğu oranında sadece asıl alacak ve son tutanak tarihi ile dava tarihine kadar işleyen faizden sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler:
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: davacı asıl işverenin dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarından dolayı davalı yükleniciye rücu edebileceği; yüklenicinin işçiyi çalıştırdığı dönemle orantılı (davalı şirket, takip tarihi itibarıyla temerrüde düşürülmediğinden,) asıl alacaktan sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin ise alacak likit olmaması sebebi ile yasal şartları oluşmadığından reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen KABULÜ ile;
Davalının Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/3730 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİ ile,
Takibin 25.417,24-TL asıl alacak üzerinden devamına,
İcra inkar tazminat talebinin reddine,
2-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.736,25-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 485,16-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.251,09-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 25.417,24-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.991,69-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 485,16-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 912,76TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Davacı tarafından yapılan; 3.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 438,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.938,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (%89,47 Kabul, % 10,53 Red) 3.523,30-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7Artan gider avansın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
8-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre (%89,47 Kabul, % 10,53 Red) 3.220,92-TL'sinin davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, 379,08-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
22/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı