T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/364 Esas - 2025/19
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/364 Esas
KARAR NO : 2025/19
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/06/2024
KARAR TARİHİ : 14/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kooperatif bünyesinde kullanılmak üzere davaya konu ... markalı aracı sıfır olmak üzere bedelini ödemek suretiyle satın alındığını, ... marka ... plakalı, ... Şase numaralı ticari araçta alındıktan çok kısa süre sonra baskı balata şanzıman vb. arızalardan kaynaklı problemler yaşandığını, problemlerin tekrarlandığını, kooperatifte benzer diğer araçta da sorunlar yaşanmış ve o araçla ilgili de dava sürecinin devam ettiğini, aracın davalı şirketin yetkili servis sağlayıcısı "..." yetkili servisine götürüldüğünü, servis yönlendirilmesi ile araçta "civata somun", "civata" ve "antifiriz" vb. değişimler gerçekleştiğini, bu onarımların davacıya 03/02/2024 tarihli ... numaralı ...-TL bedelli fatura düzenlenmiş olup ödeme alındığını, tüm bu sürecin garanti kapsamında değerlendirilmesi ve bedelsiz gerçekleştirilmesi gerektiğini, garanti kapsamında bedelsiz onarımı gerçekleştirmeyen marka servis ve distribütör firmalara, 28/02/2024 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile aracın kısa bir sürede birkaç defa onarım gördüğünü , ticari amaç ile satın alınmış maldan beklenen normal verimin elde edilemediğini, ayıp nedeniyle yaşanan onarımlar ve parça değişimi sonrasında müvekkil kooperatiften bedel alınmaksızın garanti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, iş kaybının yaşandığı davalı şirkete bildirildiğini, söz konusu onarım ve değişim bedellerinin davacı kooperatife iade edilmesi talep edildiğini, bu sebeple davacı kooperatifin zararlarının giderilmesi, haksız tahsil edilen yukarıdaki faturadaki onarım bedelinin davalılardan tahsilini taleple dava etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini husumet itirazları olduğunu, ayrınca davaya konu olan ... plakalı araç servisimize 27.01.2024 tarihinde “arıza lambası yanıyor” şikayeti ile geldiğini, davacı tarafından servis hizmeti talep edildiğini, yapılan incelemede egzoz sisteminde tıkanma olduğu tespit edilip gerekli tamir işlemine başlandığını. morunun kökeni olarak DPF filtreli araçlarda aracın kendi kendini (sistemin kurum bağlamaması adına) rejenere ettiği, eğer bu rejenerasyon tamamlanmadan araç stop edilirse sistemde kurum birikmesi olacağı her ticari araç kullanıcısının bildiği ve araç satıldığında teslimat sırasında ekstra ehemmiyetle bahis edilen bir konu olduğunu, sistemin bu şekilde kurum bağlamasına da kullanan kişinin rejenerasyona izin vermeden durdurmasına sebep olduğunu, egzozda biriken kurumun temizlenmesi için alınan 4.650 TL ücret piyasa şartlarına göre makul bir ücret olup yukarıda bahsedilen sebepten ötürü garanti prosedürüne girmeyeceğini, sistemin kurum bağlaması sonucu dpf basınç sensörü zarar görmüş olup bu parçanın da değişmesi gerektiği tespit edildiğini, 1.500 TL*KDV olan bu parça ücret alınmadan iyi niyet garantisi kapsamında değişmiş ve müşteri memnuniyeti adına herhangi bir ücret talep edilmediğini, dolayısıyla garanti ile ilgili işlem yapılmadığı gerçeği yansıtmadığını, açılan davanın kötü niyetli olduğunu bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili beyan dilekçesinde; davalının satıcı konumunda olmadığını, aracın ayıpsız bir şekilde teslim edildiğini, imalat ve üretim kaynaklı bir kusur bulunmadığını davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya ve kapsamına göre;
Dava; satış sözleşmesinden kaynaklanan ayıp nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlığın: ... plakalı aracın 03.02.2024 tarihli ve ... numaralı faturada yazılı tamir/onarım işlemlerinin garanti kapsamına girip girmediği, meydana gelen arızaların kullanıcı olan davacıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacının yaptığı ödemeyi geri alıp alamayacağı hususlarındadır.
Kocaeli 6. Noterliği'nin 28.02.2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ evrakı, ... plakalı aracın maliklik bilgilerinin UYAP'tan celp edilmiş, ... plakalı araca yönelik tamir evrakları celp edilmiştir.
Satım sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 207. maddesinde “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Satım sözleşmesi synallagmatik, başka deyişle tam iki tarafa karşılıklı borçlar yükleyen bir sözleşmedir. Tam iki yanlı sözleşmelerde, her iki yan birbirine karşı birer asli edim ile çeşitli yan ve tali edimler yüklenirler. Eş deyişle bu sözleşmeler nitelikleri gereği yanlardan her birini zorunlu olarak alacaklı ve borçlu kılar. Yanlardan her biri karşı edimi elde etmek için borç altına girer. Satıcının malın teslimi ve mülkiyetinin alıcıya geçirilmesi yükümlülüğü yanında satılanın ayıplardan ari olmasını sağlama yükümlülüğü de bulunmaktadır.
Türk Ticaret Kanunu 23’üncü maddesinde; “Ticari satış ve mal değişimi” düzenlenmiş, tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için somut olayda ticari satışın mevcut olması gerekir. Ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satıştır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı madde hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında Türk Ticaret Kanunu 23/1-c madde hükmünde düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacaktır. Satıcının ayıplı ifasına ilişkin diğer konularda ise Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı hükümlerinde düzenlenen genel hükümler uygulama alanı bulacaktır. (Prof. Dr. Ömer Adil ATASOY, Av. Hanife ÖZDİL Hukuk Fakültesi Dergisi Yıl 3 Sayı 1 - Haziran 2017 (1-19) 3)
6098 sayılı TBK’nun ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Buna göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur.
6098 sayılı TBK 222. Maddesinde; Satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK 23/1 maddesinde; Maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, Açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK 223/2 madde hükmü incelendiğinde; Alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Ayıp durumunda alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 227. Maddesi incelendiğinde;
Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir.
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. "Düzenlemesi mevcuttur.
6098 Sayılı TBK'nun 231. maddesinde "satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz."
Satıcının alıcıya garanti vermiş olması hali hiçbir surette 6098 sayılı TBK 223. maddesinde yer alan ayıp ihbar sürelerini asla ortadan kaldırmaz. TBK.223. maddede belirtilen ihbar süreleri hak düşürücü süre niteliğindedir. İğfal (ağır kusur) halinde ise zamanaşımından söz edilemeyeceği 6098 sayılı TBK.231/son maddesinde hükme bağlanmıştır. TBK 231/son madde hükmüne dayanılabilmesi için alıcının, satıcının hilesi veya kandırması sebebiyle zamanında dava açmasının önlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla malın sonradan ayıplı olduğunun saptanması ve bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlenmesi tek başına iğfal olarak değerlendirilemez.
Öncelikle ayıp ihbarı bakımından Yargıtay yerleşik içtihatlarından da anlaşılacağı üzere aracın ayıp niteliğinde olduğu iddia edilen arızaya ilişkin olarak yetkili servise götürülmesi, hukuki olarak ayıp ihbarı olarak değerlendirilmektedir (Yargıtay 19 Hukuk Dairesi, 11.05.2015 tarih, 2015/5501 Esas, 2015/6929 Karar).
Mahkememizce dosya bilirkişi Makine Mühendisi ... 'a tevdii edilmiş, bilirkişi mahkememize ibraz ettiği raporunda "... ... plakalı aracın 09.02.2024 tarihli ve ... numaralı faturada yazılı tamir/onarım işlemlerinin garanti kapsamı dışında olduğu, ... plakalı araçta meydana gelen arızanın kullanıcı hatası olduğu, ... plakalı araçta meydana gelen arızanın üretimden kaynaklanmadığı, ... plakalı araçta meydana gelen arızanın nedeninin; düşük hızda ve kısa mesafelerde araç kullanımı ve DPF temizleme işleminin belli peryotlarda kullanıcı tarafından yapılmadığı, DPF temizliği, civata/somun, somun değişiminin arıza ile uyumlu olduğu, Antifriz değişiminin tespit edilen arızla ile uyumlu olmadığı,..." yönünde raporunu mahkememize ibraz etmiştir.
Eldeki davada, davaya konu ... plakalı aracın 21.12.2022 tescil tarihi, faturalı satış ile davacıya satıldığı ve araç satımına ilişkin faturanın davalı Tenax tarafından sunulduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf, ... plakalı aracını davalı ...şirketinde tamir/onarım ettirmiş, buna yönelik 03.02.2024 tarihli 4.650,00 TL'lik faturayı dosyaya ibraz etmiştir. Davacı, faturada yazılı ve ödediği bedeli davalılardan talep etmektedir.
Davalı ... şirketi husumet itirazında bulunmuş olup davalı ...'ın ithalatçı olması, davalılar ... ile Bayraktar arasında bayilik ilişkisinin olması ve ... plakalı aracın tamir ve onarım işlemlerinin davalı ... tarafından yapılmış olması nedenleriyle davalıların davaya konu talepler yönünden müteselsil ilişki içerisinde oldukları, dava konusu taleplerden sorumlu oldukları sonucuna varılarak husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
Davaya konu ... plakalı aracın arızası için davacının 3 yıllık garanti süresi içerisinde, 27.01.2024 tarihinde arıza nedeniyle yetkili servise giderek davalılara başvurmuştur. Aracın arızasının DPF kirlenmesi olduğu, buna uygun olarak egzoz temizliği yapıldığı, egzozun söküldüğü, temizliğinin yapıldığı, montaj için civata kullanıldığı, yapılan onarım işleminin arıza ile uyumlu olduğu, aracın düşük hız ve devirde kullanılmasından kaynaklı tıkanmanın meydana geldiği, DPF temizliğinin bu nedenle yapıldığı, söz konusu arızanın kullanıcıdan kaynaklandığı, antifriz değiştirilmesi işleminin arıza ile uyumlu olmadığı , dolayısıyla üretimden kaynaklı ve garanti kapsamına giren bir arıza olmadığı anlaşılmakla dava konusu talep yerinde bulunmamış ve açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmelere itibar edilmiş ve hükme elverişli görülmüştür.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 319,80-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 4.650,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep eden tarafa iadesine,
6-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına,
Dair davacı vekilinin davalı ... vekilinin ve Davalı ... yetkilisi yüzünde miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 14/01/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza