T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/375 Esas - 2025/617
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/375 Esas
KARAR NO : 2025/617
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/06/2024
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/08/2023 tarihinde gerçekleşen Sürücü sevk ve idaresindeki plakalı arcı ile Ankara ili istikametinden İstanbul ili istikametine sağ şeride takiben seyri esnasında belirtilen kilometreye geldiğinde bir anlık dalgınlığı sonucu aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek biraz önünde aynı istikamette orta şeritte seyreden sürücülüğünü 'in yapmakta olduğu plakalı aracın sağ arka köşe kısımlarına kendi aracının sol ön köşe kısımları ile çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda sürücü 'un kusurlu olduğu, bu nedenle gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve sair talep ve dava haklarının saklı kalmak üzere 100,00 TL hasar bedeli olmak üzere şimdilik toplam 200,00 TL maddi tazminatın ilgili mevzuat hükümleri uyarınca tespitine ve kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından dava şartı arabuluculuk sürecinin işletilmediğini, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, Yürürlükte Bulunan kasko poliçesi genel şartlarının ve sigortalı ile müvekkil şirket arasında akdedilmiş bulunan "sözleşmenin (poliçenin)" davaya konu kısımlarına ilişkin maddelerinin sunduğu teminatlar kapsamında, hakem bilirkişisi olan eksper raporu doğrultusunda zararın giderilmiş olup, "Zenginleşme Yasağı" ilkesi gözetilerek zararın somut olarak hiçbir delil ile ispatlanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, müvekkil şirket tarafından karşılık ayrıldığı için ve teknik karşılıkları da bu durum etkilediği için davacı aleyhine haksız ve hukuka aykırı şekilde açılmış bulunan dava nedeniyle kötü niyet tazminatı hükmedilmesini, yine kabul beyanı olmamak kaydıyla alacak iddiası yargılamayı gerektiği için likit olmadığını, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar bedeli ve değer kaybı bedeline yönelik tazminat isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: 27.08.2023 tarihinde meydana gelen kazada kazaya karışan araçların kusur oranlarının ne olduğu, plakalı araçta değer kaybının, hasar bedelinin olup olmadığı, var ise bunların bedelinin davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususundadır.
Davaya konu kaza; 27.08.2023 tarihinde Bolu ili, Merkez Kürkçüler Köyü mevkinde dava dışı Oğuzhan Yeşilyurt'un sevk ve idaresindeki plakalı aracın seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek aynı istikamette seyir halinde olan davacının sevk ve idaresindeki plakalı araca çarpması şeklinde gerçekleştiği tespit edilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddelerde ise zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre bir motorlu taşıtın işletilmesinden dolayı ortaya çıkacak zararlardan dolayı işleten aynı zamanda sürücü değil ise sürücü ile birlikte müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile; a) Karayolları Trafik Kanun’un 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi ile İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin Anayasaya aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi'nin bu maddelerdeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu değer kaybı tazminatı öncelikle Karayolları Trafik Kanununun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanununun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenecektir. Bu kanunlarda açıkça düzenlenmiş hususlarda genel şartlar ile kanunun kapsamını daraltan yada genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartlar TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarıldığı için, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile genel şartların hükümleri uygulanacaktır. Anayasa mahkemesinin iptal kararı derdest olan eldeki davada da uygulanması gerekmektedir. Bu durumda; değer kaybının ZMMS Genel Şartlarına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. (Sakarya BAM 3. HD 2021/1231 esas- 2022/757 karar,benzer yönde Yargıtay 17. HD'nin 2016/16876 E - 2017/12161 K sayılı, 27/12/2017 tarihli ve 2015/5301 E - 2017/11098 K sayılı, 28/11/2017 tarihli, YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/17525 esas- 2017/9448 kararları). Haksız fiil sorumluluğu içerisinde yer alan değer kaybı zararları tarafların kusur oranlarına göre belirlenecek olup makine mühendisi bilirkişi tarafından kusur oranının ve zarar miktarının doğru bir şekilde tespiti gerekir.
Mahkememizce dosya trafik alanında uzman makine mühendisi bilirkişisi Ünal Uysal ile sigorta uzmanı bilirkişisi Alpaslan Öndüç'e tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti 14.02.2025 tarihinde bilirkişi raporunu sunmuştur. Sunulan raporda özetle, meydana gelen kazada davacının kusurunun olmadığı, Oğuzhan Yeşilyur'un %100 oranında kusurunun olduğu, plakalı araçta hasar bedelinin 172.472,00 TL, dava dışı Türkiye Sigorta Şirketi tarafından 120.000,00 TL ödemenin mahsubuyla bakiye hasar bedelinin 52.472,00 TL olduğu, ödenen tutarın güncellenmesiyle ortaya çıkan tutarın da mahsubuyla ödenmemiş hasar bedelinin 28.877,48 TL olduğu, değer kaybı bedelinin 43.550,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin değer kaybı talebinden sorumlu olmadığı belirtilmiştir.
Rapor taraflara tebliğ edilmiş, raporlara karşı yapılan itirazlar incelenmiştir.
Kusur yönünden;
Dosya da ekli kaza tespit tutanağında meydana gelen kazada dava dışı Oğuzhan Yeşilyurt'un KTK'nın 46/2-c maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun olmadığı belirtilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları ile temin edilen deliller kapsamında yürütülen yargılama neticesinde; 27.08.2023 tarihinde dava dışı 'un sevk ve idaresindeki plakalı aracın seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek aynı istikamette seyir halinde olan davacının sevk ve idaresindeki plakalı araca çarpmasında dava dışı 'un 2918 sayılı Yasanın 46/2-c maddesindeki şerit değiştirme kuralını ihlal ettiği, aynı Yasa'nın 84/d maddesindeki arkadan çarpma nedeniyle asli kusurlu olduğu tespit edilmekle %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Kazanın etkisiyle davacının aracında ortaya çıkan zarardan dolayı KTK'nın 85 ve 90. maddelerine göre, 34 DRY 657 plakalı aracın İMM sigortacısı olan davalı şirketin sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır.
Tarafların kusur değerlendirmesine yönelik 14.02.2025 tarihli rapora itibar edilmiştir.
Hasar bedeli ve Değer kaybı yönünden;
Kaza nedeniyle plakalı araçta sağ ön kapı, sağ arka kapı, sağ ön çamurluğu değişiminin yapıldığı, sağ arka çamurluk ve ön tamponun onarımının yapıldığı ve ön tampon, sağ ön çamurluk, sağ arka kapı, sağ ön kapı, sağ arka çamurluk ve arka tamponda boyama işlemlerinin yapıldığı tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporu da dikkat alınarak davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle yedek parça ve işçilik bedelinin 172.472,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Dava dışı ZMM Sigortacısı tarafından davacıya 120.000,00 TL hasar bedeli ödenmiştir. Yargıtay 4. Hukuk dairesi'nin 22/05/2024 Tarih 2024/671 Esas ve 2024/5113 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak ödemenin yasal faize göre güncelleme yapılması ve toplam hasar bedelinden mahsubunun yapılmasıyla ödenmemiş hasar bedeli miktarının 28.877,48 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf değer kaybı talebinde bulunmuş olsa da dosyada ekli poliçedenin "İhtiyari Mali Sorumluluk Klozu" başlıklı kısmında değer kaybı talebinin teminat dışında olduğu belirtilmiştir. Davalının sorumluluğu poliçe limitiyle ve hükümleriyle sınırlı olduğundan davalı değer kaybından sorumlu değildir. Bu nedenle davacının değer kaybı talebi yerinde değildir.
Sunulan uzman mütalası incelemekle; reel değer kaybı araştırması bakımından sahibinden.com internet sayfası ilan numaraları verilmiş olsa da ilanların tarihlerinin ve dayanak belgelerinin mütalaada yer almadığı, bu nedenle emsal satış rakamlarının nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığı, yine iki adet bayiden alınan hasarsız emsal araç fitatı ile Türkiye Sigorta Birliğinden alınan hasarsız emsal araç fiyatının ortalamasına göre hasarsız emsal araç fiyatı tespit edilmiş olsa da hasarlı araç miktarı ortalamasının nasıl tespit edildiğinin dayanakları ile gösterilmediği tespit edilmekle davacı vekilince sunulan uzman mütalaasına itibar edilmemiş ve dayanakları gösterilen mahkememizce alınan 14.02.2025 tarihli raporu ile uzman mütalaası arasında çelişki oluşmayacağından yeniden rapor alınması yoluna gidilmiştir.
Sonuç olarak;
Dava konusu hasar bedeline ilişkin maddi zararın tamamen karşılandığına ilişkin dosyada belge ve beyan bulunmadığı anlaşılmış olup davacı tarafın hasar bedeli talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinin 2918 sayılı KTK 99 maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan tutarları hak sahibine ödemek zorundadır. Davacının davalı sigorta şirketine 11.01.2024 tarihinde başvurduğu, 8 iş gününün sonunda 23.07.2024 tarihi itibariyle temerrütün oluştuğu anlaşılmakla talep edilen tazminat kaleminin 100,00 TL'sine 23.01.2024 tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Hasar bedeli talebi kısmi dava olarak ileri sürülebileceğinden hükmedilen tutara temerrüt ve ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Davacı tarafın ıslah dilekçesinde yasal faiz istediği dikkate alınarak yasal faize hükmedilmiştir.
Davalı taraf ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Islah tarihi 17.06.2025 tarihi olup kazanın meydana geldiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu nedenle zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Değer kaybı talebi yönünden de davalı sorumlu olmadığından talebin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
-28.877,48-TL hasar bedeli talebinin 100,00 TL'sinin temerrüt tarihi olan 23.01.2024 tarihinden itibaren, bakiyesinin ıslah tarihi olan 17.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ve davalı .'nin poliçede yazılı limitle sınırlı sorumlu olmak üzere davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Değer kaybı talebinin reddine,
2-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.972,62-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.664,48-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 308,14-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'e göre hesaplanan 28.877,48-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 28.877,48-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.236,88-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 2.092,08TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.125,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 14.125,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (%39,87 kabul, 60,13 red) 5.631,64-TL'lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansın kararın kesinleşmesi halinde yatıran davacı tarafa iadesine,
8-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan ve 2024 yılı tarifesine göre toplamda 3.800,00-TL ücretin kabul red oranına(%39,87 kabul, 60,13 red) dikkate alınarak 1.515,06-TL'sinin davalıdan, bakiyesinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.23/09/2025
Katip
e-imza
Hakim
e-imza