T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/394 Esas - 2025/61
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/394 Esas
KARAR NO : 2025/61
BAŞKAN : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
: 2-...
3-...
DAVA : Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/06/2024
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı tarafın iddiaları: Dava dışı ...'ne ait Sakarya İli Serdivan Köyü ... pafta ... parsel sayılı taşınmazın davalı ...'nin her türlü borçları sebebiyle ... lehine üst sınır ipoteği şeklinde ipotek verildiğini, davacının ... ile Sakarya 4. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi yaparak bankanın Adapazarı Şubesi ile ... arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmelerine istinaden borçluya kullandırılan ... risk nolu krediden kaynaklanan tüm alacakların ...TL'lik kısmını tüm ferileri ve tüm teminatları ile birlikte temlik aldığını, davalı borçlu ...'in ipotek sözleşmesinin kurulmasından sonra temlike konu alacağın teminatını teşkil eden Sakarya İli Serdivan İlçesi ... parsel ... Blok Zemin Kat ... ve aynı parsel .. Blok Zemin Kat ... nolu bağımsız bölümleri ipotekli olarak devraldığını, davalı ...'nin ise temlike konu alacağın teminatını oluşturan Sakarya İli Serdivan İlçesi ... parsel ... Blok ... Kat ... Nolu bağımsız bölümü ipotekli olarak devraldığını, davacının borcun ödenmesi ödenmesi husunda davalılara Sakarya 5.Noterliğinin 18.04.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, verilen süre içerisinde borcun ödenmemesi nedeniyle davalılar hakkında Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/5966 esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlulardan ... tarafından takibe haksız şekilde itiraz edildiğini, diğer borçluların ise takibe itiraz etmediklerini, takibin borçlu ... yönünden durduğunu, ipotek hakkının dava konusu yapılmadığını, zorunlu dava arkadaşlığı gereğince temlik sözleşmesinde belirtilen bağımsız bölüm maliklerinin davalı olarak gösterildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek davalı ... tarafından yapılan kötüniyetli itirazın iptalini ve takibin devamı ile tazminata hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı ... savunmalarında; İpoteğin bağımsız bölümlerin bulunduğu ana taşınmaz üzerinde tesis edildiğini, bu arsa üzerinde tesis edilen ... bağımsız bölümün tamamına ipoteğin sirayet ettiğini, davacının sadece davalılar aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmasının hukuka hakkaniyet ilkesine ve orantılılık ilkesine aykırı olduğunu, davacının ipotek bedelini aşacak şekilde tahsilat yapmak amacıyla ... TL 'lik alacak üzerinden icra takibi başlattığını, davacının davalıya ödeme ihtarını usulüne uygun yapmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar tebligata rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davacının, temlik almış olduğu ipotekli alacak sebebiyle ipotek veren davalı gerçek kişiler ile asıl borçlu şirket aleyhine başlatmış olduğu ipoteğin paraya çevrilmesi talepli icra takibine davalı ... tarafından yapılmış olan itirazın iptali koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, icra inkar tazminatı şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/5966 sayılı dosyası Uyaptan eklenerek incelenmiştir. İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte alacaklı ... ipotek borçluları malikler ... ve ... ile asıl borçlu ...aleyhinde takip başlatmış, İpotekli taşınmazlar (...'e ait) 1618 parsel ... Blok Zemin Kat ... ve ... Nolu bağımsız bölümler ile (...'ye ait) ...parsel ... Blok ... Kat ... nolu bağımsız bölüm hakkında ipoteğin paraya çevrilmesini istemiştir. Taşınmazların ipotekli olarak şimdiki maliklerine geçtiği ve maliklerin ipotek sebebiyle sorumlu oldukları açıktır. Ancak bu takibin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususu eldeki itirazın iptali davası açısından önem arzetmektedir.
Serdivan Tapu Müdürlüğünden Serdivan ilçesi Serdivan mah. ...parsel sayılı taşınmazın üzerinde ... lehine tesis edilen 01/12/2015 tarihli ipoteğe ilişkin kayıtlar ve resmi senet sureti celp edilmiş dosya arasına alınmıştır. Gelen cevaptan ... parsel üzerine 01/12/2015 tarihinde işlenen ipoteğin bu taşınmaz üzerinde 24/03/2017 tarihinde kurulan kat irtifakı ve sonrasında 06/10/2021 tarihinde tesis edilen kat mülkiyeti ile oluşturulan tüm bağımsız bölümlere yansıtıldığı anlaşılmıştır. Bağımsız bölümlere ilişkin kayıtlar ayrı ayrı incelendiğinde ... ve ... dışında ... adına kayıtlı olan taşınmaz üzerinde de halen geçerli bir ipotek kaydının bulunduğu, diğer tüm bağımsız bölüm üzerlerindeki ipotek kaydının terkin edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle icra takibinde ipotek borçlusu olarak gösterilen malikler dışında ...'de ipotek borçlusu olarak sorumlu olmasına rağmen takipte bu malik ve taşınmaz hakkında satış talebinde bulunulmamıştır.
TMK'nın 889/1 maddesi; “…. ipotekli taşınmazın bölünmesi halinde, aksine bir anlaşma yoksa, rehin taşınmazlara, değerleri oranında tapu idaresince re'sen dağıtılır” hükmünü içermektedir. Buna göre, ipotekli taşınmazın bölünmesi halinde, ipotekten kaynaklı yükümlülüğün, yeni parsellere değerleri oranında geçeceği belirtilmiştir.
Uygulama ve öğretide yer alan tanımlamaya göre, bir tek alacak için birden fazla taşınmaz üzerinde, her biri alacağın tamamına teminat (güvence) teşkil etmek üzere, rehin yükü taşınmazlar arasında paylaşılmadan kurulan rehine, toplu rehin (kollektif rehin - müşterek rehin, birlikte rehin = Gesaptpfand) denilmektedir (Köprülü-sınırlı-haklar-İstanbul 1982- 1983,2.bası sh.291 vd.).
Yine aynı Kanun'un 873/3. maddesinde ise; aynı alacak için birden çok taşınmazın rehnedilmiş olması halinde, rehnin paraya çevrilmesi isteminin, taşınmazların tamamı hakkında yapılacağı düzenlemesi mevcuttur. Buna göre, toplu rehin durumunda, ipotek alacaklısı, alacağı gününde ödenmemişse, açıklanan yasa hükmü gereği, üzerinde toplu (birlikte) rehin kurulmuş olan taşınmazların her birinin aynı zamanda satılmasını talep etmek zorundadır. Bu zorunluluk, alacaklının istediği taşınmazı sattırarak keyfi davranmayı önlemeye yöneliktir (HGK.27.11.2002. T, 12-823/1020 K.). (Yargıtay 12. HD 2024/3110 Esas 2024/5578 Karar)
İpotek hakkının bölünmezliği ilkesi olarak ifade olunan anılan durum gereğince; alacaklı, ipotek ile teminat altına almak istediği tüm alacağını aynı takip dosyasından talep ederek ipoteğin paraya çevrilmesini talep etmelidir; zira takip konusu taşınmazın satışı gerçekleştiğinde taşınmazda yer alan ipotek çözülmekle, teminat oluşturmaktan çıkacaktır. Bu nedenle takipte talep edilmeyen bakiye alacak var ise sonradan ipoteğin teminatı kapsamında istenemeyeceği gibi, bu hakkın saklı tutulmuş olması da sonucu değiştirmeyecektir. Ayrıca; dosya borcunun ödenmesi nedeniyle ipotek satışının yapılmamış olması da bu sonucu değiştirmeyecektir; zira ipotek bir kez kullanılmakla artık aynı ya da farklı bir borcun teminatını oluşturamayacaktır. Bu nedenle sırf ipotek şerhinin tapudan fek edilmemesi nedeniyle aynı ipotek, borçlunun alacaklı nezdinde doğmuş doğacak tüm borçlarının teminatını oluşturmayacağı gibi tahsilde tekerrür olmamak üzere takip başlatılmış olması da sonucu değiştirmeyecektir. Bu ilkeye aykırılığın mahkemece, re'sen dikkate alınması gerekmektedir. (Yargıtay 12. HD 2024/934 Esas 2024/2153 Karar)
Somut olayda, 1618 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazda 06/10/2021 tarihinde kat mülkiyeti kurulduğu ve 01/12/2015 tarihinde tesis edilen ipoteğin bağımsız bölümler üzerine aynen taşındığı görülmüştür. Sonraki tarihlerde bağımsız bölümlerin çoğundan bu ipotek terkin edilmiş ise de takip borçluları ... ve ...'a ait bağımsız bölümler üzerinde ve ayrıca takip dışı bırakılan ...'ye ait A blok ... nolu bağımsız bölüm üzerinde ipoteğin devam ettiği, ...'ye ait bu ipotekli bağımsız bölümün de satışının istenmemiş olması sebebiyle Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/5966 sayılı dosyasında yapılmış olan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin usule aykırı olduğu ve geçerli bir takipten bahsedilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı, borçlunun itirazının iptali ile itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (Hukuk Genel Kurulunun 31.05.2023 tarih, 2022/11-66 Esas, 2023/534 Karar sayılı kararı).
Bu davanın açılabilmesi ve davanın esası hakkında karar verilebilmesi için 6100 sayılı Kanun’daki genel hükümlerin yanı sıra itirazın iptali davalarına özgü bazı dava şartlarının bir arada bulunması gerekir. Bunlar; alacaklının dava ve takipte hukuki yararının bulunması, geçerli bir ilâmsız icra takibi yapılmış olması, süresi içinde yapılmış geçerli bir itirazın bulunması (İİK md. 60), davanın itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde açılmasıdır (İİK md. 67). (Yargıtay HKG, T.15.11.2023, E.2022/3-1269, K.2023/1106)
Açıklanan gerekçelerle geçerli bir icra takibinin bulunmaması sebebiyle özel dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın geçerli bir icra takibinin bulunması özel dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Alınması gereken maktu harcın mahsubu ile bakiye 17.556,40 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
5-Arabuluculuk dosyasında Hazineden karşılanan 3.800,00 TL giderin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
7-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı çetin vekilinin yüzünde, diğer davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, mahkememize verilecek ya da başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/02/2025
Katip ...
e-imza
Başkan ...
e-imza