T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/42 Esas - 2024/517
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/42 Esas
KARAR NO: 2024/517
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/01/2024
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı şirketin bir dönem işçisi olan dava dışı ...'ya asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatı ödediğini, davalı ile 29/12/2010 tarihli sözleşme akdedildiğini ve dava dışı işçi ...'nın bu sözleşmeye istinaden davalı nezdinde çalıştığını, davacı şirketin yalnızca, sadece ücret alacaklarıyla sınırlı olmak üzere davalının çalıştırmakta olduğu işçilerin alacaklarından sorumlu olduğunu, bunun dışında şirketin iç ilişkide davalıya karşı bir sorumluluğu olmadığını, dış ilişkide her ne kadar davalı şirketle birlikte kanun gereği işçilik alacaklarından müteselsil sorumluluk olsa dahi, iç ilişkide sözleşme hükümlerinin geçerli olacağını, sözleşme hükümleri incelendiğinde şirketin işçi alacaklarından sorumluluğunun sadece ücret alacağıyla sınırlı olduğunu ve ücret alacağında da azami 3 aylık ücret nezdinde sorumlu olduğunun sözleşmeyle kabul edildiğini, iş bu nedenle dava dışı işçiye şirketçe kanun gereği ödenen kıdem tazminatının davalıdan rücuan tahsilinin gerektiğini, iç ilişkide ücret alacağı dışındaki diğer tüm işçi alacaklarının ödenmesindeki sorumluluğun davalı şirkete ait olduğunu, davalı hakkında Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2023/17519 Esasına kayıtla ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı şirket tarafından itiraz edildiğini belirterek, Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2023/17519 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin dava dışı işçiye ödeme yaparken müvekkil şirkete bilgi vermediğini, davacının dava dışı işçinin bağlı bulunduğu asıl işveren olduğunu ve tüm işçilik alacaklarından davacının sorumlu olduğunu, müvekkil ile diğer alt işverenler arasında 4857 sayılı kanunun 6. Maddesi uyarınca iş yeri devrine ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, davacı yanın alacak taleplerinin zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereğince alınan Bilirkişi raporundan özetle; "...Dosya kapsamına göre davacı kurumun , dava dışı sigortalı ...'ya yaptığı ödeme nedeni ile davalının sorumlu olduğu miktarın, talep ile bağlılık ilkesi gereği, dava konusu icra takip dosyasında talep edilen asıl alacak için ...TL ve vade farkı için ... TL olacağı, bu nedenle de asıl alacak yönünden yersiz bir talebin olmadığına, işlemiş faiz yönünden ise 48,68 TL yersiz işlemiş faiz alacağı talebinin olduğu ilişkin, tarafımca düzenlenen iş bu raporu saygıyla arz ederim" şeklinde kanaatini bildirmiştir.
Davacı vekili duruşmada alınan beyanında: "Biz karşı taraf ile sulh olduk. Davamız konusuz kalmıştır. Vekalet ücreti, yargılama gideri ve arabuluculuk ücreti talebimiz yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekili duruşmada alınan beyanında: "Biz karşı taraf ile sulh olduk. Dava konusuz kalmıştır. Vekalet ücreti, yargılama gideri ve arabuluculuk ücreti talebimiz yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davalı vekili 26/09/2024 tarihli celsede, uyuşmazlığın sulh ile sonuçlandığını, mevcut sulh sözleşmesi doğrultusunda davanın konusuz kalması sebebi ile duruşma günü beklenmeksizin karar verilmesini talep etmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 313 ve devamı maddeleri uyarınca; sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Ancak irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.
Davacı vekilinin ve davalının beyanları ve yukarıda anılan HMK hükümleri kapsamında, davacının takibe konu taleplerinin karşılanması nedeniyle sulh oldukları, sulhun yargılamaya son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemlerinden olduğu anlaşılmış ve sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulh ile çözülmüş olması nedeniyle HMK'nın 315/1 maddesi gereğince esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Peşin olarak yatırılan 622,40-TL harçtan alınması gereken maktu 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 194,80-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Arabulucuk sarf ücreti olan 3120,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydına,
5-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek karar verildi. 26/09/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.