T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/447 Esas - 2025/335
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/447 Esas
KARAR NO : 2025/335
BAŞKAN :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVA : İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/07/2024
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Kredi Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı tarafın iddiaları: Davalı şirketin 06/06/2014 tarihinde kullandığı krediye davacının kardeşi ve murisi ipotek verip ayrıca müteselsil kefil olduğunu, davalı borçlu şirketin de ipotek verdiği farklı bir taşınmaz bulunduğunu, davalı şirketin kredi borcunu ödememesi sebebiyle banka tarafından Sakarya 4. İcra Müdürlüğü’nün 2017/6685 E. sayılı dosyası ile ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluyla takip ve ayrıca müteselsil kefalet sebebiyle aleyhinde aynı icra müdürlüğünün 2017/6687 E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, kesinleşen bu takiplerin devamı sırasında vefat ettiğini, mirasçısı olması sebebiyle icra takiplerinden haberdar olunca Banka ile anlaşmaya vararak dosya borcunu ödediğini, TBK 596 maddesine göre alacaklının haklarına halef olduğunu, davalı şirket tarafından ipotek verilen taşınmazın 15/10/2021 tarihinde diğer davalı devredildiğini, tüm uyarılara rağmen davalılarca borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında Sakarya 4. İcra Dairesi'nin 2023/13313 esas sayılı dosyasından 988.803,08 TL miktarla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra dairesinin yetkisine itirazı üzerine dosyanın Hendek İcra Dairesi'ne (2023/968) gönderildiğini, icra dosyasından bahsi geçen taşınmaz üzerine İİK 150/c şerhinin işlendiğini, borçlu davalılara yeni ödeme emirleri gönderildiğini borçlu şirketin herhangi bir itirazda bulunmadığını ancak taşınmazın yeni maliki olan davalı borca itiraz etmesi ile takibin durduğunu, zorunlu takip arkadaşlığı sebebiyle takibin borçlu şirket yönünden de durduğunu, bu sebeple her iki borçlunun davalı olarak gösterildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek açmış olduğu kısmi itirazın iptali davasında 515.000,00 TL alacak yönünden taşınmaz maliki borçlu Hendek İcra Dairesi'nin 2023/968 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin (ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) devamına ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Borçlu tarafından borcun tamamına itiraz edilmiştir. İtirazın iptalini amaçlayan dava dilekçesinde ise 515.000,00-TL asıl alacak ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden itirazın iptali ve takibin devamı talebinde bulunulmuş ancak dava konusu yapılan faiz miktarı belirtilmemiş, kredi ödemesinden kaynaklanan asıl alacak da takip talebinden fazla gösterilmiştir.İtirazın iptali davasının kısmi olarak açılması mümkün olmakla birlikte takipte talep edilen alacak kalemlerinin birden fazla olması itibariyle kısmi itirazın iptali davasının hangi alacak kalemlerine ve ne miktara ilişkin olduğunun belirtilmesi zorunludur. Dava dilekçesinde bu belirleme yapılmamıştır. Bu amaçla davacı vekiline HMK 119 maddesi kapsamında kesin süre verilmiştir.
Davacı vekilinin açıklama yaptığı 26/12/2024 tarihli dilekçe ile 30/12/2024 tarihli dilekçe birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın icra takibine 514.973,00-TL asıl alacak ve 137.018,22-TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptali, takibin devamını talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalılar tebligata rağmen cevap vermemiş vakıaları inkar etmiş sayılmışlardır.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davacının kefil sıfatıyla yapmış olduğu ödeme sebebiyle davalı taraftan Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2023/13313 Esas sayılı dosyasında (Hendek İcra Dairesi'nin 2023/968 Esas sayılı dosyasında) takibe konulan alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarındadır.
Hendek Tapu Müdürlüğü, T.C. Ziraat Bankasından celp edilen bilgi ve belgeler incelenmiştir.
Hendek İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/20 Esas sayılı dosyası ile ilgili dosya uhdesinde yer alan Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/6685 Esas sayılı dosyası fiziki halde dosya arasına aldırılak incelenmiştir.
Hendek İcra Dairesi'nin 2023/968 Esas sayılı dosyası incelenmiştir.
Davacının kefil sıfatıyla yapmış olduğu ödeme ve bu ödemenin davalılardan tahsil edilebileceği miktarı yönünden rapor tanzim ettirilmek üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan 07/03/2025 tarihli raporda özetle ;
"-Davacı 20.09.2021 tarihinde vefat eden 1/3 pay oranında kanuni Mirasçısı olduğu,
-20.09.2021 tarihinde vefat eden T.C. Ziraat Bankası A.Ş. İle arasında düzenlenen 10.06.2014 tarihli 500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesine 10.06.2024 tarihinde verdiği kefalet imzası ile Firması kredilerine kefil olduğu,
-Davacı 30.09.2021 tarihinde müteselsil kefil sıfatı ile Ziraat Bankası'na Firması kredilerinin kapatılması için net 506.335,06 TL ödeme yaptığı,
-Ziraat Bankası A.Ş. tarafından davalı Firması kredilerinin kapatıldığı, Bankanın başlattığı icra takibini durdurduğu ve dava konusu gayrimenkul için 19.09.2023 tarih, 19329 yevmiye numarası ile “*6098 Sayılı Borçlar Kanununun 596 ıncı maddesi gereğince Kefil 17.06.2024 tarih ve 4667 yevmiye sayılı ve 1.000.000,00 TL bedelli ipoteğe 31.09.2021 tarihinde ödediği 515.000,00 TL miktar ile sınırlı olmak üzere doğal haleftir'” beyanında bulunduğu,
-Davacı tarafından kefalet imzası nedeniyle Ziraat Bankası'na ödenen 506.335,06 TL'nin 30.09.2021 ödeme tarihinden 09.08.2023 icra takip tarihine kadar yasal faiz oranından ulastığı faizli bakivesinin 590.983.18 TL olduğu.
-Davacı tarafından kefalet imzası nedeniyle Ziraat Bankası'na ödenen 506.335,06 TL'nin 30.09.2021 ödeme tarihinden 09.08.2023 icra takip tarihine kadar %36,00 faiz oranından ulaştığı faizli bakiyesinin 844.927,56 TL olduğu, " yönünde görüş ve bilgilere yer vermiştir.
Davalı şirketin 06/06/2014 tarihinde şubesinden kullandığı krediye davacının kardeşi ve murisi ipotek verip ayrıca 10.06.2014 tarihinde asıl borçlu şirkete 500.000 TL limitle müteselsil kefil olduğu, davalı borçlu şirketin de 17/06/2014 tarihinde 4667 yevmiye numarası ile ayrıca ipotek verdiği farklı bir taşınmaz bulunduğu, davalı şirketin kredi borcunu ödememesi sebebiyle banka tarafından Sakarya 4. İcra Müdürlüğü’nün 2017/6685 E. sayılı dosyası ile ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluyla takip ve ayrıca müteselsil kefaleti sebebiyle muris aleyhinde aynı icra müdürlüğünün 2017/6687 E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, kesinleşen bu takiplerin devamı sırasında vefat ettiği, mirasçısı olan Davacının alacaklı Banka ile anlaşmaya vararak dosya borcunu 30/09/2021 tarihinde ödediği, davacının bankanın halefi olması sebebiyle asıl borçlu davalı şirket tarafından ipotek verilen ancak 15/10/2021 tarihinde diğer davalı -ipotek ile birlikte- devredilmiş olan taşınmazın paraya çevrilmesi amacıyla davalılar hakkında Sakarya 4. İcra Dairesi'nin 2023/13313 esas sayılı dosyasından 988.803,08 TL miktarla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığı, yetki itirazı üzerine dosyanın Hendek İcra Dairesi'ne (2023/968) gönderildiği, borçlu davalılara yeni ödeme emirleri gönderildiği, borçlu şirketin bu yeni ödeme emrine herhangi bir itirazda bulunmadığı ancak taşınmazın yeni maliki olan davalı borca itiraz etmesi ile takibin durduğu anlaşılmaktadır.
İİK'nın 149 ve 149/b maddeleri ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte ipotek veren üçüncü kişi ise takip talebinin borçlu kısmında asıl borçlu ile birlikte ipotek veren üçüncü kişinin de taraf olarak gösterilmesini düzenlemektedir. Bu hükümlere göre asıl borçlu ile ipotek veren üçüncü kişi arasında şekli mecburi takip arkadaşlığı vardır. Davalılar arasındaki ilişki zorunlu takip arkadaşlığı olduğundan borçlu itirazı diğer borçlu şirket yönünden de takibin yürütülmesine engel oluşturmaktadır. Dolayısıyla itirazın iptali davasında verilecek hüküm her iki takip borçlusunu etkileyeceğinden eldeki itirazın iptali davasında her iki borçlunun davalı olarak gösterilmesi ve haklarında hüküm kurulması gereklidir.
Kefil, TBK'nın 596/1 maddesine göre, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde alacaklının haklarına halef olduğundan, alacakla ilgili bütün fer'i haklar, teminatlar ödeme ile birlikte kendiliğinden kefile geçerler. TBK'nın 596/2. maddesine göre "Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında varolan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur".
Davacı 30/09/2021 tarihinde bankaya 515.000 TL ödeme yaptığını bildirmiş ve buna ilişkin makbuz sunmuştur. Ancak bu ödemenin 8.664,94 TL si aynı gün davacıya fazla ödeme olduğundan bahisle iade edilmiştir. Davacının murisi borçlu Ziynet için yaptığı toplam ödeme miktarı 506.335,06-TL olup yalnızca bu rakam ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi için halefiyet kuralları gereği talepte bulunabilecektir.
Davacının murisi kefalet tarihi (10.06.2014) itibariyle parsel numaralı taşınmaz üzerinde bir ipotek tesis edilmemiş ve bu ipotek kefaletten bir hafta sonra 17/06/2014 tarihinde 4667 yevmiye numaralı işlemle tesis edilmiş ise de ; TBK'nın 596/2. Maddesinde yer alan "Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında varolan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur" şeklindeki düzenlemeye göre davacı, asıl borçlu davalı şirket tarafından verilmiş olan ipoteğe başvurma imkanına sahiptir. İpotekli taşınmazın daha sonra 15/10/2021 tarihinde diğer davalı -ipotek ile birlikte- devredilmiş olması bu sonucu değiştirmeyecektir.
Davacı icra takibinde 514.973,00-TL asıl alacak ve 341.829,20 TL işlemiş faiz talebi ile birlikte itirazın iptali davasının konusu olmayan diğer alacak ve faiz taleplerinde de bulunmuştur. Davacının itirazın iptalini istediği iki alacak kalemi bulunmaktadır. Bunlardan biri bankaya kefil muris lehine 30/09/2021 tarihinde yapılan ödeme diğeri ise bu ödemenin takip tarihine kadar işlemiş faizidir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 30/09/2021 tarihinde davacının bankaya yapmış olduğu ödeme miktarı 506.335,06-TL dir. Davacı bu ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyecek faiz talebinde de haklıdır. Davacı takip talebinde %36 oranında işlemiş ve işleyecek faiz istemiş ise de dava dilekçesinde işlemiş ve işleyecek faiz talebini yasal faiz olarak belirlemiştir. Bu sebeple davacının talebi ile bağlı kalınarak 506.335,06-TL nin ödeme tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş yasal faizi hesaplanmış, takibin 506.335,06-TL asıl alacak ile bu rakam üzerinden hesaplanan 84.648.12-TL işlemiş yasal faizi ile devamına, takip tarihinden sonra da asıl alacağa yasal faiz işletilmesine hükmolunmuştur.
Alacak likit olduğundan icra inkar tazminat koşulları gerçekleşmiştir. Ancak icra inkar tazminat sorumluluğu takibe itiraz etmiş olan davalı aleyhinde hükmolunmuştur. Aynı şekilde yargılama giderleri ve vekalet ücretinden itiraz eden davalı sorumlu tutulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne, Hendek İcra Müdürlüğünün 2023/968 Esas sayılı dosyasına malik tarafından yapılmış olan (ve mecburi takip arkadaşı olan diğer borçlu açısından da takibi durduran) itirazın kısmen iptaline, icra takibinin her iki borçlu yönünden 506.335,06 asıl alacak ve 84.648.12 işlemiş faiz olmak üzere toplam 590.983,18 TL üzerinden devamına, İcra Müdürlüğünce asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacak likit olduğundan 118.196,63-TL icra inkar tazminatının itiraz eden davalı alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 40.370,06 TL nispi karar harcından peşin alınan ve tamamlama olarak yatırılan toplam 6.190,83 TL nin mahsubu ile eksik 34.179,23 TL nin itiraz eden davalı alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve davalı tarafın sorumluluğunda kalan 6.190,83 TL peşin nispi harcın itiraz eden davalı alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 92.647,48 TL vekalet ücretinin itiraz eden davalı alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.000,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 9.476,60 TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 8.589,85 TL sinin itiraz eden davalı alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Ara buluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL ara bulucu ücretinin itiraz eden davalı alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-Davalı tarafça yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,
10-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği talep aranmaksızın taraflara tebliğine,
11-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olarak karar verildi. 21/05/2025
Katip
Başkan