T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/47 Esas - 2024/537
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/47 Esas
KARAR NO: 2024/537
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/01/2024
KARAR TARİHİ: 03/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı şirketin bir dönem işçisi olan dava dışı ...'a asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatı ödediğini, davalı ile 31/12/2010 tarihli sözleşme akdedildiğini ve dava dışı işçi ...'un bu sözleşmeye istinaden davalı nezdinde çalıştığını, davacı şirketin yalnızca, sadece ücret alacaklarıyla sınırlı olmak üzere davalının çalıştırmakta olduğu işçilerin alacaklarından sorumlu olduğunu, bunun dışında şirketin iç ilişkide davalıya karşı bir sorumluluğu olmadığını, dış ilişkide her ne kadar davalı şirketle birlikte kanun gereği işçilik alacaklarından müteselsil sorumluluk olsa dahi, iç ilişkide sözleşme hükümlerinin geçerli olacağını, sözleşme hükümleri incelendiğinde şirketin işçi alacaklarından sorumluluğunun sadece ücret alacağıyla sınırlı olduğunu ve ücret alacağında da azami 3 aylık ücret nezdinde sorumlu olduğunun sözleşmeyle kabul edildiğini, iş bu nedenle dava dışı işçiye şirketçe kanun gereği ödenen kıdem tazminatının davalıdan rücuan tahsilinin gerektiğini, iç ilişkide ücret alacağı dışındaki diğer tüm işçi alacaklarının ödenmesindeki sorumluluğun davalı şirkete ait olduğunu, davalı hakkında Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2023/17796 Esasına kayıtla ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı şirket tarafından itiraz edildiğini belirterek, Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2023/17796 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşçinin asıl itibari ile davacının işçisi olması nedeniyle alt işveren olan müvekkilin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilin işbu davaya ilişkin taraf ehliyetinin bulunmadığını, 4857 sayılı İş Kanunun 112. maddesinde, 22.2.2019 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7166 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik nazara alınarak asıl işveren davacı idarenin yasa gereği ödediği miktarı alt işveren müvekkil şirkete rücu edemeyeceğini, 6552 sayılı yasanın yürürlük tarihinden sonraki işçilik alacaklarının idare tarafından ödeneceğinin hüküm altına alınmış olduğunu, 4587 Sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işverenin işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu sürenin devir tarihinden itibaren iki yıl süre ile sınırlı olduğunu, bu sebeple müvekkil şirkete sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava: Dava dışı işçiye ödenen tazminatın rücû için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde davalının çalıştırdığı işçilerden sorumluluğa ilişkin bir düzenleme olup olmadığı, varsa dava dışı işçi ...'a ödenen tazminattan kimin hangi oranda sorumlu olduğu, davacının davalıya ödenen tazminat nedeniyle rücu edip edemeyeceği, Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2023/17796 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Sakarya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nden dava dışı ...'a ait hizmet döküm cetveli ve işveren bilgileri celp edilmiş ve incelenmiştir .
Türasaş İşçi İşlemleri Şube Müdürlüğü'nden temin edilen bilgi ve belgeler incelenmiştir.
Mahkememiz dosyası hesap uzmanı bilirkişi ...'ya tevdi edilerek rapor aldırılmış, aldırılan 05/07/2024 tarihli rapora göre: Genel Şartnameye göre yükleniciler ile yapılan sözleşmelerde, yüklenicilerin çalıştırdığı personellerin ücret ve yan ödemelerinin, yüklenicilere ödenen hakedişler ile ödeneceği, dava konusu alacak da, Sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçinin, yaş koşulu nedeniyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, 4447 sayılı Yasanın 45 inci maddesi ile 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi uyarınca, gerekçesi açıkça belirtilmek suretiyle emeklilik sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanarak işyerinden ayrılma hakkı kullanması nedeni ile ödenen kıdem tazminatı alacağının, davalı şirketçe adı geçen sigortalıları çalıştırdığı döneme ait meblağ olduğu; davacı kurumca, dava dışı sigortalı ...' un 01/01/2011-25/04/2023 tarihleri arasındaki 12 yıl 2 ay 1 gün ( olmak üzere toplam 4.381 gün ) çalışmasına karşılık, emeklilik (yaşlılık) nedeni ile işten ayrılması ile, giydirilmiş brüt ücreti 14/07/2023 TL üzerinden hesaplanan brüt 179.479,84 TL den 1.362,26 TL damga vergisi kesintisi sonrası net 178.117,58 TL kıdem tazminatının 16/06/2023 tarihinde banka hesabına ödendiği anlaşılmakla , dava dışı adı geçen sigortalıya ait SGK Hizmet Dökümü'nde, davalı yüklenici/ alt işveren şirket nezdinde çalışmasının 01/01/2011-22/01/2012 tarihleri arasında olmak üzere toplam 382 gün çalışmasına göre yapılan ödemeden davalı işveren yüklenicinin sorumlu olacağı meblağın da, 15.649,69.-TL olacağı; davacı kurumca , dava dışı sigortalıya iş bu ödemeleri 16/06/2023 tarihinde adı geçen dava dışı sigortalıların banka hesabına ödediğinden, iş bu ödeme tarihlerinden takip tarihi olan 23/11/2023 tarihine kadar, tarafların tacir olması nedeni ile reeskont avans faizinin de, 1.651,58.-TL işlemiş faiz olacağı; dosya kapsamına göre davacı kurumun, dava dışı sigortalı ...'a yaptığı ödeme nedeni ile davalının sorumlu olduğu miktarın, talep ile bağlılık ilkesi gereği, dava konusu icra takip dosyasında talep edilen asıl alacak için 15.530,91 TL ve vade farkı için 1.623,40 TL olacağı, bu nedenle de yersiz bir talebin olmadığı hususunda görüş ve kanaat bildirmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/633 E. 2020/819 K. Sayılı ilamında da belirtildiği gibi, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Davalılar ile davacı kurum arasında 2017/617372 sayılı Raylı Araç Bojilerin Destek ve Hazırlama Yardımcı İş ve İşlemleri Konulu Hizmet Alımlarına Ait Sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmelerin 22.1 maddesi gereğince, yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamak zorundu olduğu; yine Teknik Şartnamenin 7.1.3 maddesinde yüklenicinin, sözleşme sonunda, sözleşme sürecinde çalıştırdığı personelin ilgili mevzuat gereği hak ettiği tüm yasal hakları ve/veya alacakları kendi masrafında ödemek zorunda olduğu şeklinde düzenlemenin olduğu,
İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/633 E. 2020/819 K. Sayılı ilamı)
BK'nun 117. Maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur ve davacı ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edebilir. Alacaklı tarafından dosyaya bir ihtarname sunulmuş ise de ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğine dair tebliğ şerhi sunulmadığından davalı şirket, dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak -dava konusu alacakların dava tarihinden önce arabuluculuk aracılığıyla talep edilmesi karşısında- tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğinden, davalı kendi sorumluluğu oranında sadece asıl alacak ve son tutanak tarihi ile dava tarihine kadar işleyen faizden sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce, resen yapılan hesaplamada;
Alacak bedeli - son tutanak tarihi - dava tarihi - gün sayısı X faiz oranı = çıkan faiz 15.530,91TL 27.12.2023 - 23.01.2024 - 27 X 9 = 103,40.TL tutarında işlemiş yasal faiz işlenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: davacı asıl işverenin dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarından dolayı davalı yükleniciye rücu edebileceği; yüklenicinin işçiyi çalıştırdığı dönemle orantılı asıl alacaktan sorumlu olduğu ve dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak ile davalı temerrüte düştüğünden davacının 103,40.-TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği kanaatine varıldığından davalının Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2023/17796 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin taleple bağlı kalınarak 15.530,91.-TL asıl alacak ve 103,40.TL işlemiş faiz üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin ise alacak likit olmaması sebebi ile yasal şartları oluşmadığından reddine, karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kısmen KABULÜ ile;
Davalının Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2023/17796 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİ ile,
Takibin taleple bağlı kalınarak 15.530,91.-TL asıl alacak ve 103,40.TL işlemiş faiz üzerinden devamına,
İcra inkar tazminat talebinin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.060,92-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 633,32-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 15.634,31-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 1.623,40-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 855,20TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 2.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 102,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.602,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.355,76-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.120,00-TL'nin, 2.824,74-TL'lik kısmının davalıdan 295,26-TL'lik kısmının ise davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
8-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,
9-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 07/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır