T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/524 Esas - 2025/310
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/524 Esas
KARAR NO : 2025/310
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/08/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesi ile özetle; Davalı ile davacı arasındaki ticarete istinaden davalı, davacıdan mal aldığını, karşılığı olan bedeli ödemediğini, başlatılan icra takibine, davalı tarafından kötü niyetli olarak itiraz edildiğini belirterek, borçlunun itirazlarının iptali ile Sakarya 3. İcra Dairesinin 2024/ 8565 Esas numaralı takibinin devamına, borçlunun icra inkar tazminatı ödemesine mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesi ile özetle: dava dilekçesi ve davaya ilişkin tebligatlar vekile yapılması gerekirken usulsüz bir şekilde asıla yapılmış olması dolayısıyla yapılan tebligatın usulsüz olduğunu; davalı, davacının geri alma garanti sözüne güvenerek aldığı ve sattığı ürünlerin ödemesini davacıya yaptığını, davalının geri alma garantisi ile satın aldığı 60 adet "Otomatik Para Çantası", 5 adet "Otomatik Kart Çantası", 10 adet "10'lu Lüks Kart Çantası" ürünlerini 06.02.2024 tarihinde iade ettiğini, iade faturasının kabul edilerek kesinleşmesine rağmen davacı ürünleri iade almaktan imtina ederek işbu davaya konu icra takibine giriştiğini; davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta olup davacının iadesini kabul etmiş olduğu ürünleri geri alma borcu ve temerrüdü söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
aya, akdi ilişkiye ,borca ve borcun diğer tüm fer’ilerine açıkça itiraz ettiklerini belirtmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava, taraflar arasındaki akdi ilişki gereği düzenlenen fatura bedelinin bakiyesinin tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptali talebidir.
Taraflar arasındaki akdi ilişki ve mal teslimi hususları ihtilaf konusu değildir.
Uyuşmazlık; tebligatların usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, faturaya konu malların geri alma garantisi ile davalıya verilip verilmediği, davacının talep edebileceği alacak miktarı ve takibe yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği konuları ihtilaflıdır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller:
Sakarya 3. İcra Dairesinin 2024/ 8565 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, fatura alacağından ve faizinden kaynaklanan 16.280,11-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafça yasal süresi içerisinde borca itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşıldı.
Mahkememiz ara kararı gereğince 11/12/2024 tarihli kök SMMM bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "...Davacıya ait defter kayıtlarının incelenmesi sonucu, davalı ile 2024 yılında ticari faaliyette olduğu görülmektedir....Tarih ... No’lu genel toplamı 19.442,50 TL olan faturaya, Davalı ... tarafından 08.01.2024 tarihinde 3.442,50TL kredi kartı vasıtasıyla ödeme yapıldığı ve kalan borcun 16.000,00 TL olduğu..." şeklinde rapor sunmuştur.
Mahkememiz ara kararı gereğince 09/24/2025 tarihli ek SMMM bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "...Davacı ...’nun defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, Davacı ...'nun E-Defter mükellefi olmadığı, Davalı ...nin düzenlediği 06.02.2024 tarihli ... No’lu E Faturaya,davacı tarafından 13.02.2024 tarihinde, TTK 21/2.maddesine uygun olarak 8 gün içinde itiraz ederek faturayı Ticari Defter kayıtlarına almadığı.
..." şeklinde rapor sunmuştur.
Mahkememiz ara kararı gereğince 18/12/2024 tarihli SMMM bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "...Davalının kendi ticari defterlerinde davacıya borcu bulunmadığı, Davalının düzenlediği ...nolu iade faturası düzenlendiği, faturanın we fatura olarak düzenlendiği, davacının da e fatura olmasından hareketle bu faturanın davacının bilgisine sunulmuş olduğu ve faturaya itiraz edilmemesinin mallrın iade edildiğinin kabulu ve davalının borcu bulunmadığı yönündeki defter kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği, ..." şeklinde rapor sunmuştur.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar:
Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Mahkeme, ticari davalarda, tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 13/11/2018 Tarih, 2017/5491 Esas 2018/5733 Karar Sayılı ilamında, " Söz konusu iade faturasının davacı defterinde kayıtlı olmaması nedeniyle iadenin davalı tarafından usulüne uygun delillerle ispatı gerekir .İade faturasının davalı defterinde kayıtlı olması tek başına iadenin geçerliliğini ispatlamaya yeterli değildir. Ticari defterlerdeki kayıtların dayanak belgeler ile de doğrulanması gerekir." şeklinde belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 1530. Maddesinde Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları düzenlenmiş olup, (2) fıkrada; "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.
(3) fıkrada; Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır.
(4) fıkrada; Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır:
a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen süre, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresi mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 10. maddesinde ise; "Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar." hükmü yer almaktadır.
6098 sayılı yasanın117.maddesine göre de, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 18/09/2018 Tarih, 2017/3266 Esas 2018/4228 Karar Sayılı ilamında, "...TTK'nın 1530.maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117.maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Taraflar arasında da sözleşme ile ödeme günü kararlaştırılmadığı için davacı alacaklı icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamaz..." belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler:
Bu yasal düzenlemeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, faturaya dayalı alacağının tahsili için davalı şirket hakkında icra takibi başlattığı, takibin davalının itirazı ile durduğu ve asıl alacak yönünden itirazın iptali için eldeki davanın ikame edildiği, davalının cevap dilekçesinde davaya konu borcun bulunmadığını, davalı, davacının geri alma garanti sözüne güvenerek aldığı ve sattığı ürünlerin ödemesini davacıya yaptığını, davalının geri alma garantisi ile satın aldığı 60 adet "Otomatik Para Çantası", 5 adet "Otomatik Kart Çantası", 10 adet "10'lu Lüks Kart Çantası" ürünlerini 06.02.2024 tarihinde iade ettiğini, iade faturasının kabul edilerek kesinleşmesine rağmen davacı ürünleri iade almaktan imtina ettiğini beyan ettiği, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, tarafların incelenen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduklarının ve davaya konu faturanın tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu, iade faturasının ise sadece davalının ticari defterlerine kayıtlı olduğu ve davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı, dolayısıyla da davacının malların iadesini kabul ettiğine dair iradesinin bulunmadığının anlaşıldığı, davaya ve takibe konu fatruranın 08/01/2024 tarihinde düzenlendiği, iade faturasının ise 06/02/2024 tarihinde düzenlendiğinden süresinde düzenlenmediği, dolayısıyla da davacının asıl alacağa ilişkin alacağını ispat etmesine rağmen davalının borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, davacı taraf takip talepnamesinde ve dava dilekçesinde alacak miktarını 16.280,11.-TL olarak belirlediği anlaşılmakla davanın faturalar yönünde akdi ilişkinin ve fatura ile fatura içeriği hizmetin verildiğinin kabulü gerektiğinden davanın asıl alacak yönünden kabulüne, taraflar arasında 1530.madde kapsamında bir tedarik sözleşmesi bulunmadığı ve davalının TBK.nun 117. maddesi hükmünce temerrüde de düşürülmediğinden davacının icra takibindeki işlemiş faize ilişkin talebinin reddine, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen KABULÜ ile;
Davalı borçlunun Sakarya 3. İcra Dairesinin 2024/8565 Esas sayılı takip dosyasındaki borca yönelik itirazının kısmen İPTALİ ile,
Takibin 16.000,00.-TL asıl alacak üzerinden devamına,
16.000,00.-TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.092,96-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 665,36-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 16.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 280,11-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 855,20TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Davacı tarafından yapılan; 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 166,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.166,00-TL yargılama giderinin kabul red (%98,30) oranı dikkate alınarak 7.042,70-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.600,00-TL'nin davanın kabul-red (% 98,30) oranı dikkate alınarak 3.538,8-TL'lik kısmının davalıdan, bakiyesinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına
8-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
9-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.
15/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza