T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/573 Esas - 2025/260
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/573 Esas
KARAR NO : 2025/260
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/09/2024
KARAR TARİHİ : 02/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:
Müvekkili ..., karşı tarafın bir dönem işçileri olan dava dışı ...'a asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatı ödediğini; dava dışı işçilerin davalı şirkette çalıştığı dönemle alakalı olarak davalı tarafa düşen ödemeyle alakalı olarak ihtar gönderildiği ancak davalı taraf yapılan ihtara cevap verilmediğini ve herhangi bir ödemede bulunmadığını; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 2010/571704 İhale Kayıt Nolu 29/12/2010 Sözleşme Tarihli T ... Boji Sökme ve Tekerlek Kesme İşçiliği Konulu sözleşme akdedildiğini, müvekkili şirket yalnızca, ücret alacaklarıyla sınırlı olmak üzere davalının çalıştırmakta olduğu işçilerin alacaklarından sorumlu olduğunu, bunun dışında müvekkili şirketin iç ilişkide davalıya karşı bir sorumluluğu mevcut olmadığını; iş bu nedenle dava dışı işçiye müvekkili şirketçe kanun gereği ödenen kıdem tazminatının davalıdan rücuan tahsili talebi zorunlu olduğunu belirterek, dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatlarının davalıya ait kısmının dava dışı işçilere kıdem tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket tebligata rağmen suresinde cevap vermediğinden, tüm vakıaları inkar etmiş sayılmışlardır.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar:
Dava; Dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ve akdi sorumlulukları bulunduğu oranda, davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte rücuen tazmini talepli alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde davalının çalıştırdığı işçilerden sorumluluğa ilişkin bir düzenleme olup olmadığı, varsa dava dışı işçilere ödenen tazminattan kimin hangi oranda sorumlu olduğu, davacının davalıya ödenen tazminat nedeniyle rücu edip edemeyeceği, rücu edebilecekse, ne miktarda rücu edebileceği hususlarındadır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller:
Sakarya SGK'dan dava dışı olan ... 'ın hizmet döküm cetveli ile hizmet döküm cetvelinde sicil numaraları bulunan işverenlere ait iş yeri ünvan listesi celp edilerek incelenmiştir
Dava dışı işçi ... 'a yapılan ödemelere ilişkin kayıt ve belgeler celp edilerek incelenmiştir.
Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, ancak tarafların sulh olması sebebi ile rapor aldırılmamıştır.
Taraf vekilleri sundukları beyan dilekçesi ile, tarafların karşılıklı olarak sulh ve ibra sözleşmesi düzenleyerek anlaştıklarını, bu nedenle de davanın konusuz kaldığını belirtmişlerdir.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar:
6100 Sayılı HMK'nın 313 ve devamı maddeleri uyarınca; sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Ancak irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler:
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin beyanları ve yukarıda anılan HMK hükümleri kapsamında, davacının takibe konu taleplerinin karşılanması nedeniyle sulh oldukları, sulhun yargılamaya son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemlerinden olduğu anlaşılmış ve sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına; dava tarihindeki haklılık durumuna göre Arabulucuk sarf ücretinin, davacının takibe konu taleplerinin karşılanması nedeniyle davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve ayrıca taraflar arasında düzenlenen protokolde, "dava dosyasına konu edilmiş alacak ve haklara ilişkin doğacak arabuluculuk ücreti davalı şirket tarafından ödeneceğinin" belirtildiği anlaşıldığından, davalı üzerinde bırakılması gerektiğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulh ile çözülmüş olması nedeniyle HMK'nın 315. Maddesi gereğince ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.092,05-TL harç düşüldükten sonra kalan 476,65TL harcın istek halinde davacı tarafa ödenmesine,
3-Taraflar arasında düzenlenen sulh protokolü gereği yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflar arasında düzenlenen sulh protokolü gereği Ara buluculuk nedeniyle Hazine tarafından karşılanacak (sarf kararı olmadığından şimdilik takdiren) 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
5-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,
6-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza