T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 202..... Esas - 202....
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 202.... Esas
KARAR NO : 202.....
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/09/2024
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, uzun yıllardır meyve, sebze, baharat ve benzeri ürünlerle ilgili olarak satış yaptığını, davalı tarafın, davacıdan bir takım ürün alımı yapmış ve bu kapsamda davalı adına icra takibine konu faturaların tanzim edildiğini, davalı şirketin işbu faturalardan kaynaklı olarak davacıya toplam 74.480 TL asıl alacak olmak üzere bakiye borcu bulunduğunu, faturalardan kaynaklı borçların ödenmemesi üzerine davalı hakkında Sakarya .....İcra Dairesinin 202..... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafın, 11.08.2024 tarihli dilekçesi ile borca ve ferilerine haksız olarak itiraz etmiş ve davacının mağduriyetine sebep olduğ3unu, davacıya ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde davalının itirazında haksız olduğunun anlaşılacağını, davalı tarafın, haksız itirazı ile alacağın tahsilini geciktirme gayreti içinde olduğunu belirterek, davalı tarafın haksız itirazının iptali ve takibin devamı için dava açma zarureti hasıl olduğunu, yargılamaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak, zorunlu arabuluculuk müessesesine başvurulduğunu, yapılan müzakereler sonucunda tarafların anlaşmaya varamadıklarını, tarafların arabuluculuk neticesinde anlaşmaya varamadıklarına ilişkin olarak tanzim olunan 15.08.2024 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanak aslını (e-imzalı) dilekçe edikle ibraz edildiğini, gelinen aşamada, davalı tarafın haksız nitelikteki itirazının iptali ve takibin devamı için dava açma zarureti hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle; fazlaya dair hak ve alacakların saklı kalmak üzere davanın kabulü ile, davalı borçlunun Sakarya ....İcra Dairesinin 202..... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptalini ve takibin devamına karar verilmesini, davalı (borçlu) hakkında asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 22.10.2024 Tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin dava dilekçesi ile; müvekkil şirketin bahse konu faturalardan kaynaklı borcu bulunduğunu, müvekkil şirketin itirazının haksız olduğunu mesnetsiz olarak ileri sürdüğünü, davacının mesnetsiz icra takibine konu faturaların tarihleri 01.04.2019, 23.07.2019 ve 01.08.2019 tarihleri olduğunu, İcra takip talebi tarihinin ise; 06.08.2024 tarihi olduğunu, iddia edilen alacakları kabul etmemekle, davacının talep tarihine bakıldığında Borçlar Kanunu ile düzenlenen 5 yıllık alacak zamanaşımı süresi geçmiş olduğundan zamanaşımı itirazlarının mevcut olduğunu, iddia edilen alacakların zamanaşımına uğramış olduğu kabul edilerek öncelikle zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın usulden reddi gerektiğini, davacının takip konusu olarak dayanak gösterdiği 01.04.2019, 23.07.2019, 01.08.2019 tarihli faturalara ilişkin davalı şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirket ile müvekkil şirket arasında gerçekleşmiş ticaretten kaynaklı olarak müvekkil şirket tarafından davacıya tüm ödemelerin eksiksiz olarak yapıldığını, davalı şirketin ticari defterlerinde davacı şirkete borcu bulunmadığının görünmekte olduğunu, dosya kapsamına davalı şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkiyi gösterir muavin defter listesi sunulmuş olmakla, liste içerisinde tarihleri ve belge numaralarıyla borç alacak ilişkileri açıklanmış ve davalı şirketin davacı şirkete borcu bulunmadığının gösterildiğini, yazılı ödemelere ilişkin olarak da taraflar arası ticarette verilen çeklerin görüntüleri ile ilgili çeklerin ödemelerinin yapılmış olduğunu gösterir ıslak imzalı banka dekontlarının sunulduğunu, davalı şirketin, alanında saygın, aktif ticari hayatı olan bir şirket olmakla, tüm ödemelerini düzenli olarak yapmakta ve ticari itibarını her daim korumakta olduğunu, davalı şirketin dürüst ticaretine karşın, davacı şirketin seneler öncesinden olmayan bir borcu ortaya çıkarmasının, davalı şirketin ticari hayatına sekte vurmakta olduğunu belirterek; davacı şirketin basiretli davranmadığı ve kötü niyetli olarak davalı şirketi haksız şekilde borçlandırmaya çalıştığını belirterek, davalı şirketin ticari defterleri incelendiğinde görüleceği üzere; ticaretinin büyüklüğü ve kapsamı düşünüldüğünde, takip konusu miktarın oldukça düşük olduğunu, davalı şirketin çok daha yüksek bedelli ödemeleri bir günde yapıyor olmasına rağmen, olmayan bir borç için ödeme yapmak istemediğini, ödemelerini bu kadar düzenli yapan basiretli bir tacir olan davalı şirketin karşılığında hizmet aldığı, ticaretini yaptığı hiçbir ödemeden kaçınmadığını, bu durumun, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkide de böyle olduğunu, şirketlerin ticari defter ve banka kayıtları ile sabit olduğu üzere davacı şirketin, tarafların ticaretleri süresince kesilen faturalara ilişkin ödemeleri yaptığını, bu nedenle, 01.04.2019, 23.07.2019, 01.08.2019 tarihli faturaların takip ve dava konusu yapılması gerçek dışı bir borçlandırmadan ibaret olmakla, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Tüm bu nedenlerle; davanın reddine, kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, fatura ilişkisinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Taraflar arasında ticari ikişkinin olduğu ve bundan kaynaklı faturaların düzenlendiği konularında uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Sakarya ....İcra Müdürlüğünün 202.... Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının faturalara karşılık ödeme yapıp yapmadığı, davalının itirazının haklı olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
Sakarya .... İcra Müdürlüğünün 202......sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, toplam 74.480,00 TL üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin faturalara dayandırıldığı, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine süresinde itirazda bulunulduğu ve takibin durduğu, davanın süresinde açıldığı anlaşıldı. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı görüldü.
Davalı taraf cevap dilekçesinde her ne kadar zamanaşımı itirazında bulunmuş olsa da davanın faturalardan kaynaklı alacak talebiyle yürütülen takip dosyasına itirazın iptali talebine yönelik olduğu, TBK'nın 146. Maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı tespit edilerek davalı vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı HMK'nın 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda;
Davacı taraf, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu alacağın düzenlenen faturadan kaynaklandığını, ödenmeyen kısım kadar alacaklı olduklarını belirtmiştir.
Davalı taraf ise taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, ancak düzenlenen faturaların ödendiğini belirtmiştir.
Taraflar süresi içerisinde ticari defterlerin bulunduğu yer adresini bildirdiği tespit edilmiştir.
Mahkememizin 03.12.2024 tarihli celsesinde tarafların defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişilere tevdi edilmiştir.
Tarafların ticari defterlerini inceleyen bilirkişi Pınar Sezmiş'in sunduğu 16.04.2025 tarihli raporda tarafların ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, takibe konu faturaların ticari defterinde kayıtlı olduğu belirtilmiştir. Davacının ticari defter kayıtlarına göre toplamda 4 adet faturadan kaynaklı 114.480,00 TL alacak kaydı olduğu, 40.000,00 TL bedelli 0129091 seri numaralı çek ödemesinin kaydedildiği, sonucunda davacının davalıdan 74.480,00 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davalının ticari defter kayıtlarına göre toplamda toplamda 4 adet faturadan kaynaklı 114.480,00 TL borç kaydı olduğu, 4.000,00 TL banka havalesi ile, 20.000,00 TL bedelli 3140356 seri numaralı çek ile, 25.000,00 TL bedelli, 3140363 seri numaralı çek ile ödeme yaptığı, 65.480,00 TL'yi de banka havalesi kaydıyla ödeme yaptığı, 65.480,00 TL ödeme kaydının 0120210 ve 0121295 çek seri numaralı çeklerin bedelleri toplamına denk olduğu, davalının borcunun tamamını ödediği, alacak kalmadığı belirtilmiştir.
Alınan raporlar taraflara tebliğ edilmiş ve rapora itirazlar incelenmiştir.
Davalının bildirdiği çeklerin ödeme bilgileri muhatap bankalardan sorulmuş ve ibraza ilişkin kayıtlar incelenmiştir.
Dosya kapsamı ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 16.04.2025 tarihli tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak; tarafların ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, tarafların beyanları dikkate alınarak taraflar arasında ticari işin olduğu ve mal tesliminin yapıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlığa esas olan konu, fatura bedellerinin ödenip ödenmediği yönündedir.
Taraflar arasında kurulan akdi ilişki yazılı bir sözleşmeye dayanmamaktadır. Taraflar arasında gerçekleşen ticari iş nedeniyle tespit edilen toplam 4 adet fatura vardır. Bunlar 01.08.2019 tarihli 6676 numaralı ve 27.000 TL tutarlı, 23.07.2019 tarihli 6673 numaralı 21.600 TL tutarlı, 01.04.2019 tarihli 6655 numaralı ve 38.880 TL tutarlı faturalar ve 15.02.2019 tarihli 6651 numaralı 27.000 tutarlı faturalardır. Toplamda 114.480,00 TL tutarındaki bu faturalar tarafların ticari defter ve kayıtlarına işlenmiştir. Davacının ticari defter kayıtların göre davalının 0129091 seri numaralı 40.000,00 TL çek ödemesini kayıtlarına işlediği ve bakiye olarak 74.480,00 TL alacaklı olduğu görülmektedir. Davalı taraf ise ödemelerin 4.000,00 TL'sinin banka havale yoluyla, kalanının ise çek ile yapıldığını ileri sürmektedir. Davalının bildirdiği çeklere yönelik banka kayıtları getirilmiştir. Buna göre:
-...........Şubesine ait 0120209 seri numaralı 40.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin davalı olduğu, lehtarın davacı olduğu, çekin ödemesi yapıldığının davacının ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı anlaşılmıştır.
-....Şubesine ait 0120210 seri numaralı, 30.08.2019 tarihli, 50.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin davalı olduğu, lehtarın davacı olduğu, çekin davalıya verildiği, Garanti Bankasının 30.09.2025 tarihli cevabi yazısına göre çekin ......A.Ş. Tarafından ibraz edildiği ve tahsil edildiği bildirilmiştir. Bu durumda sözü edilen çek yönünden davacının davalıya ödeme yaptığı tespit edilmiştir.
......Şubesine ait 0120212 seri numaralı, 25.08.2019 tarihli, 35.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin davalı olduğu, lehtarın davacı olduğu, çekin davalıya verildiği, ......'ın 11.01.2025 tarihli cevabi yazısına göre çekin davalı tarafından ibraz edildiği ve tahsil edildiği bildirilmiştir. Bu durumda sözü edilen çek yönünden davacının davalıya ödeme yaptığı tespit edilmiştir.
......Şubesine ait 0121295 seri numaralı, 30.08.2019 tarihli 15.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin davalı olduğu, lehtarın davacı olduğu, çekin davalıya verildiği, ......'ın 01.10.2025 tarihli cevabi yazısına göre çekin davalı tarafından ibraz edildiği ve tahsil edildiği bildirilmiştir. Bu durumda sözü edilen çek yönünden davacının davalıya ödeme yaptığı tespit edilmiştir.
........Atatürk Bulvarı Şubesine ait E1-3140363 seri numaralı 30.01.2020 tarihli 25.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin davalı olduğu, lehtarın davacı olduğu, çekin davalıya verildiği, TurkishBank'ın 23.01.2025 tarihli cevabi yazısına göre çekin .......tarafından ibraz edildiği ve tahsil edildiği bildirilmiştir. Bu durumda sözü edilen çek yönünden davacının davalıya ödeme yaptığı tespit edilmiştir.
-..........Atatürk Bulvarı Şubesine ait E1-3140356 seri numaralı 25.12.2019 tarihli 20.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin davalı olduğu, lehtarın davacı olduğu, çekin davalıya verildiği, .......22.01.2025 tarihli cevabi yazısına göre çekin ......tarafından ibraz edildiği ve tahsil edildiği bildirilmiştir. Bu durumda sözü edilen çek yönünden davacının davalıya ödeme yaptığı tespit edilmiştir.
Davalı taraf 04.06.2025 tarihli beyan dilekçesinde ticari defter ve kayıtlarında yer alan 65.480,00 TL bedelli banka havalesi kaydının esasında .......Şubesine ait 0120210 seri numaralı, 30.08.2019 tarihli, 50.000,00 TL bedelli ve .......Şubesine ait 0121295 seri numaralı, 30.08.2019 tarihli 15.000,00 TL bedelli çeke dayandığı beyan etmiştir.
Çek, TTK'nın 780/1-b maddesine göre kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içerdiğinden sebepten mücerret bir borç ödeme aracı olduğuna ilişkin karine bulunmaktadır. Bu karinenin aksinin iddia eden tarafından ispatlanması gerekir. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/2473 Esas – 2019/5340 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 19 HD.nin 2014/17834 Esas- 2015/4830 Karar sayılı kararıda benzer mahiyettedir.) ( YARGITAY 11. Hukuk Dairesi 2020/4510 2021/6679)
Çekler ticari defterlere işlenmesi gereken zorunlu kayıtlardan değildir. Dolayısıyla taraf defterlerinde buna ilişkin kaydın olmaması onların aleyhine değerlendirilmesini gerektirmez. Davalının ibraz ettiği, takip konusu fatura tarihlerinden sonra düzenlenen ödeme çekleri yukarıda belirtildiği gibi tahsil edilmiştir. Çeklerin başka bir nedenle verildiği konusunda davalı tarafın iddiası olmadığı gibi 20.05.2025 tarihli celsede de kendisine verilen sürede açıklama yapmamıştır. Sözü edilen çeklerin geçerli bir borcun ödenmesine yönelik olduğuna dair kabulün gerektiği, taraflar arasında geçerli borç ilişkisinin takipte ileri sürülen faturalar ve bunların bedeli miktarınca olduğu, dolayısıyla çek ödemelerinin bu faturalara istinaden verildiği, banka havalesi dahil çek yoluyla borcu karşılayacak miktarda ödemenin yapıldığı anlaşılmakla davacının takip dosyasına yaptığı itirazın haklı olduğu anlaşılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf yemin deliline dayanmış olsa da HMK'nın 227. Maddesi dikkate alınarak vakıa konusu uyuşmazlık tam olarak giderildiğinden yemin delili hatırlatılmamıştır.
Davalı taraf kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş olup takip dosyasının ihtiyati tedbir kararı ile durmadığı, tazminatın şartları oluşmadığı anlaşılmakla davalının talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Açılan davanın reddine,
2-Şartlar oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 284,14-TL'nin yatıran davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan maktu 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Gerekçeli kararın HMK nun 321/2 maddesi uyarınca talep aranmaksızın taraflara tebliğine,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
9-Dosyada mevcut bulunan davalı tarafa ait ticari defterlerin iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma vasıtasıyla) ve davalı vekilinin (e-duruşma vasıtasıyla) yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
02/12/2025
Katip
e-imza
Hakim
e-imza